“Biz'den Kaçamazsınız!” Demek Zorundayız!

İstanbul'dasınız ya da Anadolu'da, fark etmez. Elinize kültür sanat etkinlikleri içeren bir bülten geçtiğinde içeriğine dikkatle bakınız.

“Biz'den Kaçamazsınız!” Demek Zorundayız!

“Biz'den Kaçamazsınız!” Demek Zorundayız!

 

 

İstanbul'dasınız ya da Anadolu'da, fark etmez. Elinize kültür sanat etkinlikleri içeren bir bülten geçtiğinde içeriğine dikkatle bakınız. Ve yerel yönetiminize, belediyenize, kültür etkinlikleri düzenleyen kuruluşlarınıza şunu sorun: Burada “siz” neden yoksunuz? “Biz mi?" sorusu karşısında şaşıranlara anlatın kalbinizden geçen şehirleri. O şehirlerin, o acılı insanların ezgilerini dinlemek istediğinizi söyleyin.

 

 

Kadim medeniyete sahip insanların kıt imkânlarla da olsa yaptıkları filmleri izlemek istediğinizi söyleyiniz. Kulağınızda Dino Merlin'in, Ömer Karaoğlu'nun, Ümmü Gülsüm'ün, Feyruz'un, Nusret Fatih Ali Han'ın sesleri, kalbinize doğru bir yolculuk yapın.

 

Yoksa sizin kalbinize doğru tüm hışmıyla saldırıya geçen zalimlerin tüm yaptıkları, kardeşinizin daha büyük acılar yaşamasına sebep olur. Onların sizlere yaşatacağı acılar da cabası. Bu coğrafyada ülkeler yok, sınırlar yok, farklılıklar yok, öfke yok, kin yok, düşmanlığı besleyen sinsilikler yok; burası bizim yüreğimiz. Burası biziz. Acılı bir türkü de biziz, neşeli bir ezgi de…

 

Değil mi ki her birimiz aynı ezanlara uyanıyoruz, aynı kıbleye yöneliyoruz, aynı duaları farklı dillerde de olsa yapıyoruz. Duamız biziz, coğrafyamız biz: BİZ!

 

Avrupa çıkışlı Euromages gibi bir kurum oluşturup, Müslüman dünyanın sinemalarını yakınlaştırmayı düşünsek, mesela Malezya, mesela Suriye, mesela Mısır, mesela Türkiye böyle bir fondan para alsa ve filmler çekse; bu makus talihimizi değiştirir mi? Neden değiştirmesin. Eurimages'in bütçesi İslâm Konferansı Örgütü'nden (İKÖ) kat kat fazla. Yani İKÖ böyle bir çalışma içine girecek olsa bu işe ayrılacak para çok küçük miktarlarda kalacak. Arap Birliği'nin ayıracak bütçesi ise var.

 

Eğer İslâm dünyasının teşkilatları aralarındaki bürokratik ayrımları bir yana bırakıp böyle bir kurum oluştursa en azından Batı'nın zihinlerimizi işgal etmesinin önüne geçilecek. Bunun için ne gerekiyorsa yapılmalı. Hatta bunun ilk adımı şu şekilde atılabilir.

 

Doğu sinemasından güçlü filmler Türkiye'de düzenlenecek bir festivalde bir araya getirilir, yönetmen ve yapımcılar bu vesileyle birbirlerini tanır, sorunlarını konuşurlar ve çözüm için adım atarlar. Ama biz İstanbul Film Festivali ya da İF içinde ayrılan küçük bölüme razıysak, o zaman iş başka!

 

 

Bünyamin Yılmaz, teklif etti.

Güncelleme Tarihi: 23 Eylül 2010, 18:45
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26