Sinema sanat akımlarından nasıl etkilendi?

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde gazetecilik ve sinema eğitimi alan Esen E. Coşkun, lisans eğitiminin ardından Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamlar. Eğitim ve yüksek lisans yıllarında dünya sineması üzerine yapmış olduğu incelemeleri 2003 yılında “Dünya Sinemasında Akımlar” adıyla kitap hâline getiren Coşkun, aynı yıllarda gazetelerde de sinema ve edebiyat ile ilgili yazılar yazmaya başladı. Daha sonra çeşitli gazete ve dergilerde sinema ve edebiyatla ilgili yazılar, şiirleri yayınladı. Yazarın deneysel bir çalışma olarak kaleme aldığı ilk romanı “Hayal”, 2006 yılında yayımlandı. Esen E. Coşkun’un sinema üzerine kaleme aldığı bir diğer kitabı ise “Türk Sinemasında Akım Araştırması” adıyla 2009 yılında okuyucuyla buluştu.

Özellikle resim sanatında ortaya çıkan sanat akımları sinemadaki eğilimleri de etkilemiştir. Bu akımlar Empresyonizm, Kübizm, Fütürizm, Soyut Sanat, Ekspresyonizm, Sürrealizm, Yeni Dalga ve Yeni Gerçekçiliktir. Gerek klasik gerekse alternatif yönelimlerin oluşmasında kültürel, siyasal, düşünsel, ekonomik ve psikolojik etmenler önemli olmuştur. Esen E. Coşkun bu çalışmada sinema tarihinde klasik ve alternatif eğilimlerin oluşmasında hangi koşulların nasıl etkilere sahip olduğunu, sanat akımlarının sinemayı ne şekilde etkilediğini, ses öncesi ve ses sonrası kurgu biçimlerinin ne şekilde değişlikler gösterdiğini inceliyor: “Sanat tarihine baktığımızda hemen hemen her üslupların uzun süre bir toplumun tüm sanat ürünlerini etkiledikten sonra yerini yavaş yavaş başka bir üsluba bıraktığını görürüz.”

Kitap, 19. yüzyılın sonlarında, daha sonra “Yedinci Sanat” olarak kabul edilecek sinema sanatını ve akımlarını iki ana başlık altında ele alıyor. “Sanatta Akımların Ortaya Çıkışı” başlığı altında; akım kelimesinin anlamını, akım-üslup ayrımını, modern sanatı, sanatta değişik üslup ve akımların oluşmasını sağlayan faktörleri mercek altına alıyor. Yazarın, “Dünya Sinemasında Akımlar” başlığı ile ele aldığı ikinci bölümdeyse sinema; Fütürizm, Sovyet toplumsal gerçeği, Ekspresyonizm, Fransız Avant-Garde sineması, şiirsel gerçeklik, İngiliz belge okulu, İtalyan yeni gerçekçiliği, Fransız yeni dalgası, özgür sinema, Amerikan deneysel sineması gibi alt başlıklar altında inceleniyor. Yazarın sinema sanatının dünyadaki gelişimini, diğer sanat dallarında ve sinemada ortaya çıkan akımlardan yola çıkarak incelemeye çalıştığı bu araştırma kitabında, sinema alanında değişik dönemlerde değişik ülkelerde ortaya çıkan birçok anlayış, biçimsel, içeriksel ve teknik sorunlar açısından irdeleniyor.

“Alman Ekspresyonist sineması, ilk başta edebiyat ve resim sanatında ortaya çıkan ve sonra diğer sanat dallarına yayılan Ekspresyonizmin ancak son yıllarına yetişebilmiştir. Fütürizm önce bir edebiyat akımı olarak doğmuş, son olarak sinemaya yansımıştır. 1920’lerin Fransız Avant-Garde sineması aslında Dadaistlerin, Empresyonistlerin, Sürrealist sanatçıların deneysel çalışmalarının ürünüdür; Sovyet Toplumsal Gerçekçiliği ise, Fütürist ve Konstrüktivist sanatçıların devrimle birlikte kendi sanatlarını büyük ölçüde devrimin yararına sunmaları sonucu ortaya çıkmış, öncülerin deneysel çalışmaları bir toplumsal yarar anlayışıyla birlikte yürümüştür.”

Toplumsal değişimler sinemayı da etkiledi

Dünyada her alanda ve tabii ki sanat alanında büyük değişimlerin yaşandığı 20. yüzyılın ilk yılları sinemanın da sanat olma yolunda ilerlediği yıllardı. Sanat alanında büyük değişimlerle birlikte, toplumsal sarsıntılarında birbiri ardına geldiği bu yıllarda yeni yeni gelişmekte olan sinema sanatı; kendini sanayileşmenin, ekonomik bunalımların, emperyalizmin, savaşların ve devrimlerin ortasında buldu. Dolayısıyla tüm bu gelişmeler sinema sanatına da yansımış oldu. Dünyanın çeşitli yerlerinde meydana gelen ekonomik, siyasal ve toplumsal birtakım değişme ve gelişmeler oluştukları ülkenin veya ülkelerin kültürler hayatına doğrudan etki ettikleri gibi dünya toplumlarını da etkisi altına alabilecek güçte olabilirler.

Yani kültürel ve toplumsal ortam sürekli birbirleriyle etkileşim içerisindedir. Zaman zaman sanatsal ortam toplumsal ve siyasal gelişmelere zemin hazırlarken, kimi zaman da bu gelişmelerden etkilenerek sanatsal birtakım akımlar ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple “Dünya Sinemasında Akımlar”, sinema alanında ortaya çıkan akımları ele alırken onların doğdukları ortam ve koşulları da sinema üzerindeki etkisiyle birlikte ortaya koymaktadır. Kitap, tarihsel olayları ve farklı coğrafyalarda doğmuş akımları anlatmanın yanı sıra, dünya ve insanlık tarihi içinde, sosyolojik olayların sanatçının dünyasında nasıl derin izler bıraktığını, kimi zaman yaralara ve özgün yorumlara dönüştüğünü anlatıyor. Aynı zamanda farklı coğrafyalarda acıların, yıkımların ve toplumsal çatışmaların nasıl farklı sonuçlar ortaya çıkardığını, bu sonuçların arka planında, sanatçıların hep gerçeği arayarak, çağına tanıklık ettiğini kavramak için dünya sinema tarihi içinde gezinme imkânı sağlıyor.

Dünya Sinemasında Akımlar, Esen E. Coşkun, Phoenix Yayınevi.

YORUM EKLE