Sabahattin Ali'den: "İrade yoksunluğu mu, İçimizdeki Şeytan mı?"

1 / 18
1-Sabahattin Ali, eserlerinde toplumsal gerçeklerden faydalanmış bir yazardır. İlk basımı 1940 yılında yapılan bu eser, yaptığı toplum ve kişilik analizleri bakımından hâlâ güncelliğini korur. İnsanların yaptıkları kötü şeylerden sorumlu tutmaya çalıştıkları dürtüyü, “İçimizdeki Şeytan” olarak adlandıran yazar, bu şeytanın sorumluluğunun da aslında kişide olduğunu anlatır.

İstanbul’a konservatuar okumak için gelen ve uzak bir akrabasının yanında kalan Macide ile Ömer’in hayatı bir vapurda kesişir. Ömer, ilk gördüğü anda Macide’ye âşık olur. Macide ise henüz ne İstanbul’a ne de bu şehrin insanlarına alışabilmiş değildir. Birbirini çok az tanıyan Macide ve Ömer, gençlik duygularıyla birbirlerine kapılırlar. Birbirlerini tanımaya çalışırken geçirdikleri bu zaman aslında kendilerini tanımalarını sağlayacaktır.

1-Sabahattin Ali, eserlerinde toplumsal gerçeklerden faydalanmış bir yazardır. İlk basımı 1940 yılında yapılan bu eser, yaptığı toplum ve kişilik analizleri bakımından hâlâ güncelliğini korur. İnsanların yaptıkları kötü şeylerden sorumlu tutmaya çalıştıkları dürtüyü, “İçimizdeki Şeytan” olarak adlandıran yazar, bu şeytanın sorumluluğunun da aslında kişide olduğunu anlatır.

İstanbul’a konservatuar okumak için gelen ve uzak bir akrabasının yanında kalan Macide ile Ömer’in hayatı bir vapurda kesişir. Ömer, ilk gördüğü anda Macide’ye âşık olur. Macide ise henüz ne İstanbul’a ne de bu şehrin insanlarına alışabilmiş değildir. Birbirini çok az tanıyan Macide ve Ömer, gençlik duygularıyla birbirlerine kapılırlar. Birbirlerini tanımaya çalışırken geçirdikleri bu zaman aslında kendilerini tanımalarını sağlayacaktır.

banner19

banner13

banner26