<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bizim Kültür Portalı</title>
    <link>https://www.dunyabizim.com</link>
    <description>Türkiye'nin entelektüel birikimi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabizim.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 26 Oct 2026 18:07:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Korkut Ata Film Festivali İstanbul’a Dönüyor: 56 Film Ücretsiz Gösterilecek, 30 Yapım Yarışacak]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/korkut-ata-film-festivali-istanbula-donuyor-56-film-ucretsiz-gosterilecek-30-yapim-yarisacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/korkut-ata-film-festivali-istanbula-donuyor-56-film-ucretsiz-gosterilecek-30-yapim-yarisacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali, 3-7 Kasım 2026 tarihlerinde altıncı kez düzenlenecek. İstanbul'da gerçekleştirilecek festivalde Türk dünyasından 56 film ücretsiz olarak izleyiciyle buluşurken, üç kategoride 30 yapım ödül için yarışacak. Festival kapsamında dört yeni sinema projesine destek verilecek, uluslararası sinema sempozyumu ve yapay zekâ paneli düzenlenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde, Uluslararası Sinema Derneği tarafından düzenlenen 6. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali, 3-7 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek. TÜRKSOY, TRT ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) katkılarıyla düzenlenen organizasyon, Türk dünyasının farklı ülkelerinden sinemacıları, yönetmenleri, oyuncuları ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek. Beş gün sürecek festivalde film gösterimlerinin yanı sıra yarışmalar, ortak yapım görüşmeleri, akademik etkinlikler ve yeni sinema projelerine yönelik çalışmalar yapılacak.</p>

<p>Festivalin 2026 yılı programına 150'yi aşkın uluslararası konuk ile Türkiye'den 300 sektör profesyonelinin katılması planlanıyor. Akademisyenlerin de yer alacağı organizasyonda Türk dünyasının sinema alanındaki ortak çalışmaları, ülkeler arasındaki yapım olanakları ve yeni teknolojilerin film üretimine etkileri ele alınacak. Festival kapsamında gösterilecek 56 filmin tamamı izleyicilere ücretsiz olarak sunulacak.</p>

<h3>KORKUT ATA FİLM FESTİVALİ ALTI YIL SONRA YENİDEN İSTANBUL'DA</h3>

<p>Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali, ilk kez düzenlendiği İstanbul'a altıncı yılında geri dönüyor. Organizasyon, 2021 yılında İstanbul'da başlayan yolculuğunu sonraki yıllarda Bursa, Azerbaycan, Türkmenistan ve Kazakistan'a taşıdı. Türk dünyasının farklı coğrafyalarında gerçekleştirilen festival, 2026 yılında yeniden İstanbul'daki sinema salonlarında düzenlenecek.</p>

<p>Festivalin İstanbul programında Türk dünyasının kültürel mirasını, tarihini, edebiyatını ve toplumsal yaşamını konu alan yapımlar yer alacak. Uzun metraj kurmaca filmler, belgeseller, kısa filmler ve animasyon gösterimleriyle farklı türlerdeki sinema eserleri izleyiciyle buluşacak. Organizasyon kapsamında sinema profesyonellerinin katılımıyla ortak yapımlar ve uluslararası iş birlikleri üzerine toplantılar da gerçekleştirilecek.</p>

<h3>BAKAN ERSOY: TÜRK DÜNYASININ HİKÂYELERİNİ DAHA GENİŞ KİTLELERE ULAŞTIRACAĞIZ</h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada 6. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali'nin programına ilişkin bilgi verdi. Festivalin yeniden İstanbul'da gerçekleştirileceğini belirten Ersoy, ortak tarih, kültür ve hikâyelerin sinema aracılığıyla izleyicilere aktarılacağını ifade etti.</p>

<p>Bakan Ersoy, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Türk dünyasının sinemadaki büyük buluşmasına İstanbul’umuz yeniden ev sahipliği yapacak! Ortak tarihimizin, kültürümüzün ve hikâyelerimizin sinemanın evrensel diliyle hayat bulduğu 6. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivalimizi 3–7 Kasım tarihlerinde, başladığı şehir olan İstanbul’da gerçekleştireceğiz. 56 filmlik programımızla 150’yi aşkın uluslararası konuğu, Türkiye’den 300 sektör profesyonelini ve akademi dünyasını buluşturacağız. Üç ayrı kategoride 30 yapım ödül için yarışacak. Türk Dünyası Sinema Zirvesi ile yeni iş birliklerinin önünü açarken Türkiye–Kırgızistan Proje Sunumu kapsamında seçilecek dört sinema projesine destek sağlayacağız. Bu yıl ilk kez düzenlenecek uluslararası sinema sempozyumu ve yapay zekâ paneliyle sinemanın geleceğine de odaklanacağız. Cengiz Aytmatov’un hayatını anlatan ‘Aytmatov’ filmiyle başlayacak festivalimizde tüm film gösterimleri ücretsiz olacak. Kültürel bağlarımızı ortak yapımlarla güçlendirecek, Türk dünyasının hikâyelerini daha geniş kitlelere ulaştıracağız.”</p>
</blockquote>

<h3>TÜRK DÜNYASINDAN 56 FİLM BEŞ GÜN BOYUNCA GÖSTERİLECEK</h3>

<p>Festivalin film programında Türk dünyasının farklı ülkelerinden toplam 56 yapım bulunuyor. Uzun metraj kurmaca, belgesel ve kısa film türlerindeki eserler, İstanbul'da belirlenen sinema salonlarında gösterilecek. Festival seçkisinde tarihî olayları, bireysel yaşam öykülerini, kültürel değerleri ve toplumsal hafızayı konu alan filmler yer alacak.</p>

<p>Yarışma programı dışında Güncel İnsan Manzaraları, Tarihî Panorama ve Türkuaz Belgesel Kuşağı başlıkları altında özel gösterimler gerçekleştirilecek. Animasyon yapımları da festivalin gösterim takvimine dahil edilecek. Sinemaseverler, farklı coğrafyalardan gelen yapımları beş gün boyunca ücretsiz izleyebilecek.</p>

<h3>ÜÇ KATEGORİDE 30 FİLM ÖDÜL İÇİN YARIŞACAK</h3>

<p>Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali'nin yarışma bölümünde toplam 30 yapım yer alacak. Uzun Metraj Kurmaca Film, Belgesel Film ve Kısa Film olmak üzere üç ayrı kategoride düzenlenecek yarışmalara her kategoriden 10 film katılacak. Yapımlar, Türk dünyasının farklı ülkelerinden yönetmenlerin, oyuncuların ve sinema profesyonellerinin yer aldığı jüri heyetleri tarafından değerlendirilecek.</p>

<p>Uzun Metraj Kurmaca Film Yarışması'nda En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu ödülleri verilecek. Belgesel ve kısa film yarışmalarında ise birincilik, ikincilik ve üçüncülük derecelerine giren yapımlar ödüllendirilecek. Yarışmaların sonuçları, festivalin son günü düzenlenecek kapanış töreninde açıklanacak.</p>

<h3>FESTİVAL CENGİZ AYTMATOV'UN HAYATINI ANLATAN FİLMLE AÇILACAK</h3>

<p>Festivalin açılış töreni, 3 Kasım 2026 Salı günü saat 20.00'de Atlas Sineması'nda gerçekleştirilecek. Açılış filmi olarak Kırgızistan yapımı Aytmatov gösterilecek. Dünyaca tanınan Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un yaşamını anlatan biyografik yapım, Türkiye'de ilk kez izleyiciyle buluşacak.</p>

<p>Kanıbek Kalmatov'un yönetmenliğini üstlendiği filmin genel yapımcılığını Timurlan Taşiyev yürütüyor. Yapımda Cengiz Aytmatov'un çocukluk ve gençlik yıllarından edebiyat dünyasındaki yükselişine kadar yaşamının farklı dönemleri ele alınıyor. Yazarın babası Törekul Aytmatov'un Stalin dönemindeki trajik ölümü, İkinci Dünya Savaşı yılları ve Aytmatov'un karşılaştığı zorluklar filmin işlediği konular arasında bulunuyor.</p>

<h3>TÜRK DÜNYASI SİNEMA ZİRVESİ 4 KASIM'DA DÜZENLENECEK</h3>

<p>Festival kapsamında gerçekleştirilecek Türk Dünyası Sinema Zirvesi, 4 Kasım'da The Marmara Büyük Balo Salonu'nda düzenlenecek. Türk dünyasının farklı ülkelerinden sinema temsilcilerini bir araya getirecek toplantıda, ortak film yapım olanakları ve ülkeler arasındaki sektörel iş birlikleri görüşülecek.</p>

<p>Zirvenin gündeminde Türk dünyası ülkeleri arasında ortak yapımların geliştirilmesi ve sinema sektöründeki uluslararası ilişkilerin genişletilmesi yer alacak. Organizasyona katılan sektör temsilcileri, ülkeler arasındaki sinema çalışmalarına ilişkin görüşlerini paylaşacak.</p>

<h3>TÜRKİYE VE KIRGIZİSTAN'DAN DÖRT SİNEMA PROJESİNE DESTEK VERİLECEK</h3>

<p>Festivalin 2026 yılı programında ilk kez Türkiye–Kırgızistan Proje Sunumu (Pitching) Etkinliği düzenlenecek. Etkinlik, 5 Kasım'da The Marmara Meeting Center'da gerçekleştirilecek. Türkiye ve Kırgızistan'dan sinemacılar, hazırladıkları projeleri iki ülkeden jüri üyelerine sunacak.</p>

<p>Proje sunumlarının ardından jüri değerlendirmesiyle dört sinema projesi seçilecek ve belirlenen yapımlara destek sağlanacak. Etkinlik, iki ülkenin sinema profesyonellerini yeni projeler kapsamında bir araya getirecek. Desteklenecek projelerin seçimi festival programı içerisinde tamamlanacak.</p>

<h3>SİNEMADA YAPAY ZEKÂ VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM KONUŞULACAK</h3>

<p>Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali'nde bu yıl ilk kez sinema ve yapay zekâ teknolojilerini konu alan bir panel düzenlenecek. "Sinemada Yapay Zekâ ve Kadim Anlatının Dijital Dönüşümü" başlıklı etkinlik, 7 Kasım saat 10.30'da Atlas Sineması'nda gerçekleştirilecek.</p>

<p>Panele Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Prof. Dr. Serdar Öztürk, Doç. Dr. Şebnem Özdemir, Ozan Sihay ve Ay Yapım'ın yapay zekâ ekibinden temsilciler katılacak. Etkinlikte sinema üretiminde kullanılan yeni teknolojiler, yapay zekânın anlatım biçimleri üzerindeki etkileri ve geleneksel hikâyelerin dijital ortamdaki dönüşümü ele alınacak.</p>

<h3>ULUSLARARASI SİNEMA SEMPOZYUMU İSTANBUL ÜNİVERSİTESİNDE YAPILACAK</h3>

<p>Festival kapsamında ilk kez gerçekleştirilecek Uluslararası Türk Dünyası Korkut Ata Sinema Sempozyumu, 5 Kasım saat 10.30'da İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde düzenlenecek. Sempozyumda Türk dünyası sineması, akademik çalışmalar çerçevesinde ele alınacak.</p>

<p>Sinema alanında çalışan akademisyenler ile sektör temsilcilerinin katılacağı etkinlikte, Türk dünyasının sinema üretimi ve kültürel anlatıları üzerine görüşmeler gerçekleştirilecek. Program, sinemacılar ile akademi dünyasını aynı platformda bir araya getirecek.</p>

<h3>KORKUT ATA FİLM FESTİVALİ'NİN ÖDÜL TÖRENİ AKM'DE YAPILACAK</h3>

<p>Beş gün sürecek festivalin kapanış ve ödül töreni, 7 Kasım 2026 Cumartesi günü saat 20.00'de Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Yarışma kategorilerinde jüri değerlendirmeleri sonucunda belirlenen filmler ve sinema profesyonelleri törende ödüllerini alacak.</p>

<p>Uzun metraj kurmaca kategorisinde beş ayrı dalda ödül verilirken, belgesel ve kısa film kategorilerinde ilk üç sırada yer alan yapımlar açıklanacak. Kapanış töreniyle birlikte festivalin altıncı yılına ait yarışma programı tamamlanacak.</p>

<h3>KORKUT ATA FİLM FESTİVALİ'NDE ÜCRETSİZ GÖSTERİMLER NEREDE YAPILACAK?</h3>

<p>Festival kapsamında gerçekleştirilecek tüm film gösterimleri ücretsiz olacak. İstanbul'un farklı noktalarındaki beş salonda düzenlenecek gösterimlerle 56 yapım izleyicilerin beğenisine sunulacak.</p>

<p>Gösterimlerin yapılacağı salonlar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Atlas Sineması</p>
 </li>
 <li>
 <p>AKM Yeşilçam Sineması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emek Sineması</p>
 </li>
 <li>
 <p>İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema Salonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>İstanbul Ticaret Üniversitesi Sadabat Salonu</p>
 </li>
</ul>

<p>Festivalin film ve seans programı, resmi internet sitesi korkutatafilmfestivali.com ve organizasyonun sosyal medya hesapları üzerinden takip edilebilecek. İzleyiciler, gösterilecek filmlerin tarihlerini ve seans bilgilerini festival programından öğrenebilecek.</p>

<h3>KORKUT ATA FİLM FESTİVALİ 2026 ETKİNLİK TAKVİMİ</h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>Tarih</p>
   </th>
   <th>
   <p>Etkinlik</p>
   </th>
   <th>
   <p>Yer ve saat</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>3 Kasım</p>
   </td>
   <td>
   <p>Açılış töreni ve Aytmatov filmi</p>
   </td>
   <td>
   <p>Atlas Sineması, 20.00</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>4 Kasım</p>
   </td>
   <td>
   <p>Türk Dünyası Sinema Zirvesi</p>
   </td>
   <td>
   <p>The Marmara Büyük Balo Salonu</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>5 Kasım</p>
   </td>
   <td>
   <p>Uluslararası Sinema Sempozyumu</p>
   </td>
   <td>
   <p>İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, 10.30</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>5 Kasım</p>
   </td>
   <td>
   <p>Türkiye–Kırgızistan Proje Sunumu</p>
   </td>
   <td>
   <p>The Marmara Meeting Center</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>7 Kasım</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yapay zekâ ve dijital dönüşüm paneli</p>
   </td>
   <td>
   <p>Atlas Sineması, 10.30</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>7 Kasım</p>
   </td>
   <td>
   <p>Kapanış ve ödül töreni</p>
   </td>
   <td>
   <p>Atatürk Kültür Merkezi, 20.00</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sinema</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/korkut-ata-film-festivali-istanbula-donuyor-56-film-ucretsiz-gosterilecek-30-yapim-yarisacak</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/korkut-ata.jpg" type="image/jpeg" length="16276"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Topkapı Sarayı'nda 10 bin 500 eser ziyarete açıldı! Darphane-i Amire'de 5 yeni müze hizmete girdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/topkapi-sarayinda-10-bin-500-eser-ziyarete-acildi-darphane-i-amirede-5-yeni-muze-hizmete-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/topkapi-sarayinda-10-bin-500-eser-ziyarete-acildi-darphane-i-amirede-5-yeni-muze-hizmete-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Topkapı Sarayı bünyesindeki Darphane-i Amire Külliyesi'nde restorasyonu tamamlanan müzelerin açılışını gerçekleştirdi. Toplam 17 bin metrekarelik alanda bulunan 7 yapı ve 46 salon, 5 ayrı müze olarak düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'un tarihî yapılarından Topkapı Sarayı'nda yürütülen restorasyon çalışmalarının ardından Darphane-i Amire Külliyesi'ndeki yeni müzeler ziyarete açıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı açılış töreniyle birlikte sarayın envanterinde bulunan 10 bin 500 eser daha sergilenmeye başlandı. Darphane-i Amire bünyesinde gerçekleştirilen düzenlemelerle 17 bin metrekarelik alana yayılan 7 yapı ve 46 salon, 5 farklı müze olarak yeniden düzenlendi.</p>

<p>Açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Topkapı Sarayı'nın diğer bölümlerinde sergilenen 7 bin 500 esere ilave olarak Darphane müzelerinde 10 bin 500 eserin daha ziyaretçilerle buluştuğunu açıkladı. Yeni müzelerde Osmanlı dönemine ait haritalar, hat sanatı eserleri, tarihî üretim araçları ve farklı koleksiyonlardan seçilen kültür varlıkları yer alıyor. Külliye bünyesinde sanat galerileri ve araştırma merkezi de hizmet verecek.</p>

<h3>TOPKAPI SARAYI'NDA 17 BİN METREKARELİK ALAN MÜZEYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ</h3>

<p>Darphane-i Amire Külliyesi'nde yürütülen restorasyon çalışmaları kapsamında tarihî yapılar müzecilik faaliyetlerine uygun şekilde düzenlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış töreninde yaptığı açıklamada 17 bin metrekarelik alana yayılan 7 yapının ve 46 salonun 5 ayrı müze olarak hazırlandığını belirtti.</p>

<p>Erdoğan, “Darphane-i Amire Külliyesi'nde gerçekleştirdiğimiz restorasyonla 17 bin metrekarelik alana yayılan 7 yapı ve 46 salonu 5 farklı müze olarak düzenledik. Bu müzelerde Topkapı Sarayı'nın envanterinde bulunan toplam 10 bin 500 eser bugünden itibaren ziyaretçilerle buluşacak” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Topkapı Sarayı'nın daha önce ziyarete açık bölümlerinde 7 bin 500 eser sergilenirken Darphane müzelerinin açılmasıyla sergilenen eser sayısı toplam 18 bine ulaştı. Yeni düzenlemeler, saray envanterindeki farklı koleksiyonların ziyaretçilerle buluşturulmasını sağladı.</p>

<h3>HARİTA MÜZESİ'NDE OSMANLI COĞRAFYASINA AİT 200 HARİTA SERGİLENİYOR</h3>

<p>Darphane-i Amire Külliyesi'nde açılan müzeler arasında Harita Müzesi de bulunuyor. Müzede Osmanlı coğrafyasının farklı bölgelerini gösteren yaklaşık 200 harita ziyaretçilerin incelemesine sunuldu. Koleksiyon, Osmanlı döneminin coğrafi bilgi birikimine ve haritacılık çalışmalarına ilişkin eserleri bir araya getiriyor.</p>

<p>Harita Müzesi'nin bulunduğu binanın üst katında basılı kitap ve dergilerin yer aldığı bir kütüphane de oluşturuldu. Aynı bölümde hizmet verecek Milli Saraylar Araştırma Merkezi, tarih ve kültür alanlarında çalışma yapan akademisyenler ile araştırmacılara yönelik kaynakları bünyesinde barındırıyor.</p>

<h3>MİLLİ SARAYLAR ARAŞTIRMA MERKEZİ'NDE 800 BİNDEN FAZLA KAYNAK BULUNUYOR</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Saraylar Araştırma Merkezi'nde 800 binden fazla yazılı ve görsel kaynağın dijital ortamda bir araya getirildiğini açıkladı. Merkezde özellikle Yıldız Albümleri başta olmak üzere farklı dönemlere ait belge ve görsel koleksiyonlar yer alıyor.</p>

<p>Araştırma merkezinin akademisyenlere ve araştırmacılara hizmet vereceğini belirten Erdoğan, Harita Müzesi'nin üst katında bulunan kütüphanenin de bu çalışmaların bir parçası olduğunu söyledi. Basılı kitaplar, dergiler ve dijital kaynaklar aracılığıyla Osmanlı tarihi, sanat ve kültür hayatına ilişkin araştırmalar yapılabilecek.</p>

<h3>HÜSN-İ HAT ESERLERİ MÜZESİ'NDE 2 BİNDEN FAZLA ESER İLK KEZ SERGİLENİYOR</h3>

<p>Darphane-i Amire Külliyesi'nde hizmete açılan Hüsn-i Hat Eserleri Müzesi, daha önce depolarda muhafaza edilen hat sanatı eserlerini ziyaretçilerle buluşturdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın verdiği bilgilere göre 2 binden fazla hüsnühat eseri, müzenin 12 salonunda ilk kez sergilenmeye başlandı.</p>

<p>Koleksiyonda Türk ve İslam hat sanatının önemli temsilcilerinden Ahmet Karahisari, Şeyh Hamdullah, Hafız Osman, Mehmet Tahir Efendi ve Sami Efendi'nin eserleri bulunuyor. Hat sanatının farklı dönemlerine ait çalışmaların yer aldığı müze, daha önce ziyaretçilerin erişimine açık olmayan koleksiyonları da kapsıyor.</p>

<p>Erdoğan, açılış konuşmasında söz konusu sanatçıların eserlerinden oluşan koleksiyonun Hüsn-i Hat Eserleri Müzesi'nin temelini oluşturduğunu belirtti. Eserlerin 12 ayrı salonda sergilenmesiyle Topkapı Sarayı envanterindeki hat koleksiyonunun daha geniş bir bölümü ziyarete açılmış oldu.</p>

<h3>DARPHANE VE ENDÜSTRİ ARAÇLARI MÜZESİ'NDE 500 TARİHÎ PARÇA VAR</h3>

<p>Darphane-i Amire Külliyesi'nin tarihî işlevini yansıtan koleksiyonlar da yeni müze düzenlemelerinde yer aldı. Darphane ve Endüstri Araçları Müzesi'nde geçmiş dönemlerde kullanılan üretim vasıtaları ile yaklaşık 500 endüstri aracı sergileniyor.</p>

<p>Müze, Darphane-i Amire'nin üretim faaliyetlerini ve tarihî yapısını ziyaretçilere tanıtmayı amaçlıyor. Koleksiyonda yer alan araçlar, geçmiş dönemlerdeki üretim yöntemleri ve kullanılan teknik donanım hakkında bilgi sunuyor.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış konuşmasında Darphane ve Endüstri Araçları Müzesi'nde yaklaşık 500 parçanın ziyaretçilerle buluştuğunu belirterek tarihî üretim araçlarının yeni müzecilik düzenlemesinin bir parçası olduğunu açıkladı.</p>

<h3>DARPHANE SANAT GALERİLERİ SANATÇILARA VE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINA AYRILDI</h3>

<p>Restorasyon çalışmaları kapsamında Darphane-i Amire Külliyesi'ndeki iki bina, sanatçılar ve sivil toplum kuruluşlarının kullanımına ayrıldı. Darphane Sanat Galerileri adıyla hizmet verecek yapılarda geçici sergiler, konferanslar ve çeşitli kültür sanat etkinlikleri düzenlenecek.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu binaların müze faaliyetlerinin yanı sıra kültürel etkinliklere de ev sahipliği yapacağını belirtti. Erdoğan, “Darphane Sanat Galerileri olarak hizmet verecek bu iki binada geçici sergiler, konferanslar ve çeşitli etkinlikler düzenlenecek” dedi.</p>

<p>Galerilerin hizmete açılmasıyla birlikte Topkapı Sarayı bünyesinde sürekli müze sergilerinin yanı sıra dönemsel sanat etkinlikleri için de alan oluşturuldu. İki binanın sanatçılar ve sivil toplum kuruluşlarına ayrılması, Darphane-i Amire Külliyesi'nde gerçekleştirilen restorasyon ve yeniden işlevlendirme çalışmalarının kapsamında yer aldı.</p>

<h3>ERDOĞAN'DAN RESTORASYON SÜRECİNDEKİ İDDİALARA YANIT</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darphane-i Amire Külliyesi'ndeki çalışmaların yedi yıl önce başladığını belirterek restorasyon sürecinde kendisine yönelik çeşitli iddiaların gündeme getirildiğini söyledi. Erdoğan, çalışmaların başlangıcında külliyenin kendisine ofis veya özel kullanım alanı olarak hazırlandığının ileri sürüldüğünü hatırlattı.</p>

<p>Söz konusu iddiaları reddeden Erdoğan, “Kendisine ofis yapıyor dediler. Burayı kendi sarayı olarak kullanacak dediler” ifadelerini kullandı. Restorasyonun tamamlanmasının ardından alanın müzeler bölgesi olarak hizmete açıldığını belirten Erdoğan, geçmişte dile getirilen iddiaların asılsız olduğunu savundu.</p>

<p>Erdoğan, Darphane-i Amire Külliyesi'nin müzeler, araştırma merkezi ve sanat galerileriyle yeniden düzenlendiğini ifade ederek çalışmaların sonucunun açılışı yapılan yapılarla ortaya konulduğunu söyledi.</p>

<h3>ERDOĞAN YILDIZ SARAYI VE TARİHÎ ESERLERLE İLGİLİ GEÇMİŞ UYGULAMALARI ELEŞTİRDİ</h3>

<p>Açılış töreninde Türkiye'nin tarihî ve kültürel mirasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmiş dönemlerde bazı tarihî yapıların farklı amaçlarla kullanıldığını söyledi. Erdoğan, Yıldız Sarayı'nın bir dönem gazino ve kumarhane olarak işletildiğini, bazı el yazması eserlerin yabancılara satıldığını ve tarihî camilerin farklı amaçlarla kullanıldığını belirtti.</p>

<p>Nadir el yazması eserlerin hurda kâğıt olarak değerlendirildiğini ileri süren Erdoğan, bazı tarihî camilerin zahire ambarı ve ahır olarak kullanıldığı dönemler yaşandığını ifade etti. Konuşmasında merhum Mehmet Doğan'ın “batılılaşma ihaneti” ifadesine de atıfta bulunan Erdoğan, tarihî ve kültürel değerlerle bağın koparılmasına yönelik olduğunu savunduğu uygulamaları eleştirdi.</p>

<p>Erdoğan, geçmişteki kültür politikalarına ilişkin eleştirilerini sürdürerek “24 yıldır bu zihniyetin temsilcilerine fırsat vermedik, inşallah bundan sonra da fırsat vermeyeceğiz” dedi. Cumhurbaşkanı, tarihî eserlerin korunması ve yeniden kullanıma açılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini belirtti.</p>

<h3>TANPINAR'IN SÖZLERİYLE KÜLTÜREL MİRAS VURGUSU</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Türk milletinin tarih, kültür, mimari, sanat ve edebiyat alanlarında köklü bir birikime sahip olduğunu belirtti. Tarihî eserlerin farklı dönemlerde oluşan bilgi, estetik ve kültür anlayışlarının izlerini taşıdığını ifade eden Erdoğan, kültürel mirasın uzun bir tarihsel süreçte meydana geldiğini söyledi.</p>

<p>Erdoğan, “Türk milleti olarak tarihiyle kültürüyle mimarisiyle sanat ve edebiyat derinliğiyle bizler, dünyada eşine az rastlanır bir müktesebata sahibiz” ifadelerini kullandı. Tarihî eserlerin oluşumunda asırlara ve farklı coğrafyalara yayılan bir birikimin bulunduğunu dile getiren Erdoğan, bu mirasın korunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Konuşmasında yazar Ahmet Hamdi Tanpınar'ın “Onları bilmeden tamamiyetimizi kazanamayız” sözlerine de yer veren Erdoğan, tarihî ve kültürel eserlerin geçmişle kurulan bağdaki önemine değindi.</p>

<h3>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN TOPKAPI SARAYI'NA ZİYARET DAVETİ</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darphane-i Amire Külliyesi'ndeki yeni müzelerin açılışı dolayısıyla İstanbul'da yaşayan vatandaşları ve Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelecek ziyaretçileri Topkapı Sarayı'na davet etti. Yurt dışından gelecek ziyaretçilerin de yeni koleksiyonları inceleyebileceğini belirtti.</p>

<p>Topkapı Sarayı'nın envanterindeki 10 bin 500 eserin daha ziyarete açılmasıyla birlikte sarayın farklı dönemlere ait koleksiyonları yeni sergi alanlarında yerini aldı. Harita Müzesi, Hüsn-i Hat Eserleri Müzesi, Darphane ve Endüstri Araçları Müzesi, araştırma merkezi ve sanat galerileriyle Darphane-i Amire Külliyesi'nin müzecilik ve kültür sanat faaliyetlerine yönelik kullanımı genişletildi.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/topkapi-sarayinda-10-bin-500-eser-ziyarete-acildi-darphane-i-amirede-5-yeni-muze-hizmete-girdi</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Oct 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/topkapi-sarayi.jpg" type="image/jpeg" length="54240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Peyami Safa'nın edebî ve fikrî mirası Zeytinburnu'nda iki gün boyunca ele alındı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/peyami-safanin-edebi-ve-fikri-mirasi-zeytinburnunda-iki-gun-boyunca-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/peyami-safanin-edebi-ve-fikri-mirasi-zeytinburnunda-iki-gun-boyunca-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zeytinburnu Belediyesi tarafından 23-24 Ekim tarihlerinde düzenlenen “Mütefekkir Bir Muharririn Dünyası: Peyami Safa” sempozyumu tamamlandı. Türk edebiyatının önemli isimlerinden Peyami Safa'nın romancılığı, gazeteciliği, siyasi düşünceleri, felsefi yaklaşımı ve Server Bedi adıyla kaleme aldığı eserler, altı oturumda akademisyenler ve araştırmacılar tarafından ele alındı. Belediye Başkanı Ömer Arısoy, sempozyumda sunulan bildirilerin kapsamlı bir kitapta toplanacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zeytinburnu Belediyesi, Türk edebiyatının romancı, gazeteci ve düşünür kimliğiyle tanınan isimlerinden Peyami Safa'yı, 23-24 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlediği iki günlük sempozyumla andı. Zeytinburnu Kültür Sanat'ta gerçekleştirilen “Mütefekkir Bir Muharririn Dünyası: Peyami Safa” başlıklı programda yazarın edebî eserleri, düşünce hayatı, siyasi görüşleri, kültür eleştirileri ve Türk edebiyatına katkıları farklı başlıklar altında değerlendirildi.</p>

<p>Zeytinburnu Belediyesinin kültür ve düşünce dünyasının önemli isimlerini ele aldığı sempozyum dizisinin 20'ncisi olan etkinlik, 23 Ekim Cuma günü saat 15.00'te başladı. İlk gün iki, ikinci gün dört olmak üzere toplam altı oturum gerçekleştirildi. Akademisyenler, edebiyat araştırmacıları ve yazarların katıldığı program, 24 Ekim Cumartesi günü Prof. Dr. Seval Şahin'in “Peyami Safa'yı Eksik Okumak” başlıklı kapanış konuşmasıyla sona erecek şekilde düzenlendi.</p>

<h3>SEMPOZYUMUN AÇILIŞINA BAKAN YARDIMCISI COŞKUN YILMAZ DA KATILDI</h3>

<p>Sempozyumun açılış programına Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Coşkun Yılmaz, Zeytinburnu Kaymakamı Adem Uslu ve Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy katıldı. Açılışta konuşan isimler arasında yer alan Yılmaz, kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine değindi. Programa Albayrak Medya Genel Müdürü Abdullah Hanönü ile akademisyenler ve kültür sanat dünyasından katılımcılar da iştirak etti.</p>

<p>Coşkun Yılmaz, konuşmasında Sirkeci ve Haydarpaşa'da yürütülen çalışmalara, Galata Kulesi ve Kız Kulesi'ndeki uygulamalara değinerek tarihî eserlerin korunmasına yönelik faaliyetleri anlattı. Kültürün toplumsal kimliğin korunmasındaki yerine işaret eden Yılmaz, “Kültür milli beka meselesidir. Kültür, bir milli güvenlik meselesidir. Kültür varlığımızın temel sebebi, öyküsü ve devamlılığıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>ÖMER ARISOY: PEYAMİ SAFA'YI YENİDEN OKUTMAK VE TARTIŞMAK İSTİYORUZ</h3>

<p>Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, sempozyum kapsamında Yeni Şafak'a yaptığı açıklamada Peyami Safa'nın Türk edebiyatında tanınan bir isim olmasına rağmen eserlerinin ve fikirlerinin yeterince okunmadığını belirtti. Safa'nın yalnızca romanlarıyla değil, gazeteciliği, fikir yazıları, eleştirileri ve edebî tartışmalarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Arısoy, “Peyami Safa genel olarak romancı diye bilinir. Çok bilinen isimlerin maalesef bir talihsizliği var. Herkes okumuş, herkes biliyormuş ne söylediğini gibi düşünülür. Biz vefatından 65 yıl sonra Peyami Safa'yı yeniden hatırlamak, hatırlatmak, yeniden okunmasına vesile olmak istiyoruz” dedi.</p>

<p>Peyami Safa'nın edebiyat ve düşünce dünyasındaki görüşlerinin yeniden tartışılmasını amaçladıklarını belirten Arısoy, yazarın eleştiriye açık yönlerinin de gündeme getirilmesi gerektiğini ifade etti. Arısoy, “Peyami Safa'yı yeniden okumak, tartışmak, reddedeceğimiz taraflarını yeniden hatırlamak ve reddetmek istiyoruz. Çünkü Peyami Safa'nın bunu hak ettiğini düşünüyoruz. Türk kültür dünyası için vazgeçilmez bir isim olduğunu düşünüyoruz” sözlerini kullandı.</p>

<h3>ZEYTİNBURNU BELEDİYESİNİN 20'NCİ SEMPOZYUMU GERÇEKLEŞTİRİLDİ</h3>

<p>Zeytinburnu Belediyesi, daha önce Kemal Tahir, Cemil Meriç, Necip Fazıl Kısakürek, Mehmet Âkif Ersoy, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Said Halim Paşa gibi Türk edebiyatı ve düşünce hayatının önemli isimlerine yönelik sempozyumlar gerçekleştirdi. Peyami Safa programı da belediyenin “Türkiye'nin Ruhu” başlığı altında sürdürdüğü kültürel çalışmaların bir parçası olarak düzenlendi.</p>

<p>Ömer Arısoy, geçmiş sempozyumların ardından hazırlanan kitapların araştırmacılar için kaynak oluşturduğunu belirtti. Etkinliklerin yalnızca düzenlendikleri tarihlerle sınırlı kalmamasını amaçladıklarını söyleyen Arısoy, sempozyum bildirilerini bir araya getiren yayınların kalıcı bir kültür arşivi oluşturduğunu ifade etti.</p>

<h3>İLK OTURUMDA PEYAMİ SAFA'NIN ROMANCILIĞI VE SERVER BEDİ KİMLİĞİ KONUŞULDU</h3>

<p>Sempozyumun 23 Ekim Cuma günü saat 15.45'te başlayan ilk oturumu, “Peyami Safa'dan Server Bedi'ye” başlığıyla gerçekleştirildi. Prof. Dr. M. Fatih Andı'nın başkanlığını üstlendiği oturumda Peyami Safa'nın roman anlayışı, edebî yöntemleri, siyasi yorumları ve farklı isimlerle ortaya koyduğu eserler ele alındı.</p>

<p>Prof. Dr. Abdullah Uçman, “Peyami Safa'nın Romanları, Romancılığı ve Roman Anlayışı” başlıklı tebliğinde yazarın romancılığına odaklandı. Prof. Dr. Mehmet Tekin, “Bir Tereddüdün Romanı'nda Biçim ve Metinlerarası Yöntem” başlıklı sunumuyla Safa'nın anlatım tekniklerini gündeme getirdi. Dr. Öğr. Üyesi Necmettin Turinay ise “Peyami Safa'nın Kemalizm Yorumları” başlıklı bildirisiyle yazarın siyasi ve fikrî yaklaşımını değerlendirdi.</p>

<p>Polisiye edebiyat araştırmacısı Erol Üyepazarcı da “Server Bedi ve Cingöz Recai” başlıklı konuşmasıyla Peyami Safa'nın müstear isimle kaleme aldığı eserler üzerinde durdu. Safa'nın Server Bedi imzasıyla oluşturduğu Cingöz Recai karakteri, Türk polisiye edebiyatındaki yeri bakımından programda ele alınan konular arasında yer aldı.</p>

<h3>İKİNCİ OTURUMDA AŞK, KADIN, MUHAFAZAKÂRLIK VE FELSEFE ELE ALINDI</h3>

<p>İlk günün ikinci oturumu, saat 17.15'te “Romandaki İnsan” başlığı altında düzenlendi. Prof. Dr. Fazıl Gökçek'in yönettiği oturumda Peyami Safa'nın roman karakterleri, insan tasavvuru, muhafazakârlık anlayışı, aşk ve kadın temsilleri ile felsefi düşünceleri üzerinde duruldu.</p>

<p>Prof. Dr. Özlem Fedai, “İzm'ler Arasında Bir ‘Öteki’ ve Peyami Safa'nın Romanlarında Muhafazakârlık” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Prof. Dr. Mustafa Zeki Çıraklı, yazarın kurgularındaki gerçek yazar ve varsayılan yazar sorununu ele alırken Yıldız Ramazanoğlu, “Peyami Safa Romanlarında Aşk ve Kadın Tahayyülü” başlıklı bildirisini sundu.</p>

<p>Prof. Dr. Mehmet Fatih Birgül ise “Peyami Safa ve Felsefe: Buhranlar ve Türkiye'nin İlk Heideggercilerinden Biri Olarak Peyami Safa” başlıklı çalışmasında yazarın felsefi düşünceyle ilişkisini gündeme taşıdı. Oturumda romanların edebî yapılarının yanı sıra düşünsel ve toplumsal içerikleri de ele alındı.</p>

<h3>İKİNCİ GÜN PEYAMİ SAFA'NIN SİYASET VE TOPLUM ANLAYIŞI GÜNDEMDEYDİ</h3>

<p>Sempozyumun 24 Ekim Cumartesi günkü programı, saat 10.30'da “Bir Devrin İçinden” başlıklı üçüncü oturumla devam edecek şekilde hazırlandı. Prof. Dr. Mehmet Narlı'nın başkanlığındaki oturumda Peyami Safa'nın yaşadığı dönemin siyasi ve toplumsal koşullarıyla ilişkisi, iktidar kavramına yaklaşımı ve Türk müziği tartışmalarındaki konumu gündeme alındı.</p>

<p>Program kapsamında Prof. Dr. Kenan Çağan'ın “Entelektüel Aritminin Oluşumunda İktidarın Etkisi”, Selçuk Karakılıç'ın “Peyami Safa'nın Siyasetle İmtihanı” ve Doç. Dr. Peyami Safa Gülay'ın “İmkânsız Akort: Türk Müziği Tartışmasında Peyami Safa'nın Konumu” başlıklı bildirilerine yer verildi.</p>

<p>Yazarın siyasi düşünceleriyle yaşadığı dönemin kültürel tartışmaları arasındaki ilişki, ikinci gün programının başlıca konularını oluşturdu. Peyami Safa'nın edebiyat dışındaki fikir yazıları ve tartışmaları da oturumların kapsamına alındı.</p>

<h3>DÖRDÜNCÜ OTURUMDA EDEBİYAT, TOPLUM VE SİYASET İLİŞKİSİ İNCELENDİ</h3>

<p>Saat 12.00'de başlayan program bölümünde “Edebiyat, Toplum ve Siyaset” başlıklı dördüncü oturuma yer verildi. Prof. Dr. Mahmut Hakkı Akın'ın başkanlığındaki oturumda Peyami Safa'nın romanlarındaki suç kavramı, toplumsal düzensizlik, anlatıcı tavrı ve Türkiye'nin siyasi tarihiyle kurduğu ilişki ele alındı.</p>

<p>Dr. Öğr. Görevlisi Hakan Arslanbenzer, “Peyami Safa Romanlarında Suç” başlıklı bildiriyle programda yer aldı. Doç. Dr. Yunus Emre Özsaray, “Peyami Safa'da Toplumsal Anominin Görünümleri ve Anlatıcı Tavrı” başlıklı çalışmasını sunarken Dr. Hasan Turgut, “2. Dünya Savaşı'nın Alacakaranlığında Matmazel Noraliya'nın Koltuğu” başlığıyla yazarın romanını tarihsel bağlamda ele aldı.</p>

<p>Doç. Dr. Öner Buçukcu ise “Türkiye'nin En Uzun 10 Yılında Peyami Safa” başlıklı tebliğiyle programda yer aldı. Oturumun içeriğinde Safa'nın eserlerinin yalnızca edebî özellikleri değil, yaşadığı dönemin siyasi ve toplumsal gelişmeleriyle bağlantıları da bulunuyordu.</p>

<h3>SERVER BEDİ İMZASIYLA YAZDIĞI ESERLERE AYRI OTURUM AYRILDI</h3>

<p>İkinci günün saat 14.30'da başlayan beşinci oturumu, “İki İmza Bir Muharrir” başlığını taşıdı. İbrahim Demirci'nin başkanlığını üstlendiği oturumda Peyami Safa'nın Server Bedi müstear adıyla yazdığı eserler, edebî kimliği ve farklı türlerdeki çalışmaları üzerinde duruldu.</p>

<p>Dr. Öğr. Görevlisi İsa İlkay Karabaşoğlu, “Bir Müstearın Poetikası: Birincil ve İkincil Yazarlık Rejimi Olarak Server Bedi” başlıklı bildiriyle oturumda yer aldı. Doç. Dr. Çimen Günay-Erkol, “Zıpçıktıklar'da Erkek Akıl ve Adaletin Tecellisi” başlıklı çalışmasını sundu.</p>

<p>Doç. Dr. Fatih Altuğ, “Sahte Yıldızın Hakikati: Sinema Delisi Kız'da Kadın Sinefilisi, Performans ve Medyatik Kimlik” başlıklı sunumuyla programa katıldı. Tevfik Furkan Akbuğa ise “‘Pazardan Pazara’: Peyami Safa'nın Server Bedi Müstearıyla Yazdıkları Üzerine Bir İnceleme” başlıklı bildirisini sundu.</p>

<p>Oturumda Peyami Safa'nın kendi adıyla yayımladığı eserlerle Server Bedi imzasını taşıyan çalışmalarının oluşturduğu edebî üretim alanı değerlendirildi.</p>

<h3>SON OTURUMDA PEYAMİ SAFA'NIN KÜLTÜR VE SANAT ANLAYIŞI ELE ALINDI</h3>

<p>Sempozyumun altıncı ve son oturumu, 24 Ekim Cumartesi günü saat 16.00'da “Kültür, Sanat ve Entelektüel Arayış” başlığıyla programa alındı. Necip Tosun'un başkanlığındaki oturumda Peyami Safa'nın ahlak anlayışı, şiir zevki, Paris mektupları ve kültür eleştirileri gündeme geldi.</p>

<p>Doç. Dr. Faruk Turinay, “Felaketlerin Telafisi ya da Ahlaki Ütopyaya Kaçış: Yaralanmış Bir Zekâ Olarak Peyami Safa” başlıklı bildiriyle yer aldı. Dr. Celal Fedai, “Tefekkür ve Teknik Arasında: Peyami Safa'nın Şiir Zevki” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Habil Sağlam, “Yaşamak versus Müşahede Etmek: Peyami Safa'nın Paris Mektupları” başlıklı çalışmasıyla programda bulunurken Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Etil, “Halis Kültürün Peşinde: Bir Kültür Eleştirmeni Olarak Peyami Safa” başlıklı bildiriyi sundu.</p>

<h3>SEMPOZYUMUN KAPANIŞI SEVAL ŞAHİN'İN KONUŞMASINA AYRILDI</h3>

<p>İki günlük sempozyumun kapanış bölümü, 24 Ekim Cumartesi günü saat 17.30-18.00 arasında Prof. Dr. Seval Şahin'in “Peyami Safa'yı Eksik Okumak” başlıklı konuşmasına ayrıldı. Kapanış programının konusu, Peyami Safa'nın edebî ve düşünsel kimliğinin farklı yönleriyle okunması olarak belirlendi.</p>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat'taki sempozyumun oturumları, programa yerinde katılamayan izleyicilerin takip edebilmesi amacıyla Zeytinburnu Belediyesinin YouTube kanalı üzerinden canlı yayın programına da dahil edildi. Etkinliğin altı oturumluk içeriğiyle Peyami Safa'nın romanlarından gazeteciliğine, siyasi görüşlerinden kültür eleştirilerine kadar farklı alanlardaki çalışmaları gündeme taşındı.</p>

<h3>PEYAMİ SAFA SEMPOZYUMUNDA SUNULAN BİLDİRİLER KİTAPLAŞTIRILACAK</h3>

<p>Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, sempozyumun ardından Peyami Safa hakkında kapsamlı bir kitap hazırlanacağını açıkladı. İki gün boyunca gerçekleştirilen altı oturumda sunulan bildirilerin yanı sıra etkinliğe katılamayan araştırmacıların çalışmalarının da yayında bir araya getirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Arısoy, Zeytinburnu Belediyesinin önceki sempozyumlarından sonra yayımlanan kitapların araştırmacılar için kaynak niteliği taşıdığını belirtti. Peyami Safa üzerine hazırlanacak yayının da benzer bir çalışma olmasını amaçladıklarını ifade ederek kitabın ortaya çıkacak içeriğini merak ettiğini söyledi.</p>

<h3>ARISOY'DAN FATİH-HARBİYE VE DOKUZUNCU HARİCİYE KOĞUŞU AÇIKLAMASI</h3>

<p>Peyami Safa'nın eserleri hakkındaki kişisel görüşlerini de paylaşan Ömer Arısoy, özellikle Fatih-Harbiye ve Dokuzuncu Hariciye Koğuşu romanlarına değindi. Fatih-Harbiye eserini gençlik yıllarında okuduğunu belirten Arısoy, sempozyum vesilesiyle romanı yeniden okumak istediğini söyledi.</p>

<p>Dokuzuncu Hariciye Koğuşu romanının Peyami Safa'nın kendi hayatından izler taşıdığına dikkat çeken Arısoy, yazarın yaşamı boyunca mücadele ettiği hastalığın eserin anlaşılmasında önemli olduğunu ifade etti. Safa'nın hayatını daha yakından öğrenmek isteyen okurlara da Beşir Ayvazoğlu'nun kaleme aldığı Peyami adlı biyografi kitabını tavsiye etti.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/peyami-safanin-edebi-ve-fikri-mirasi-zeytinburnunda-iki-gun-boyunca-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Oct 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/peyami-safa.jpg" type="image/jpeg" length="52474"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Umre Vizesi Nasıl Alınır? 2026-2027 Umre Vizesi Başvurusu, Gerekli Belgeler ve Güncel Ücretler]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/umre-vizesi-nasil-alinir-2026-2027-umre-vizesi-basvurusu-gerekli-belgeler-ve-guncel-ucretler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/umre-vizesi-nasil-alinir-2026-2027-umre-vizesi-basvurusu-gerekli-belgeler-ve-guncel-ucretler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Umre vizesi nasıl alınır, 2026-2027 umre vizesi başvurusu nereden ve nasıl yapılır? Suudi Arabistan'a umre ibadeti için gitmek isteyenlerin hazırlaması gereken belgeler, pasaport şartları, e-vize başvuru adımları, Nusuk platformu, umre vizesi ücretleri ve vize geçerlilik süreleri merak ediliyor. Türk vatandaşları için online umre vizesi alma yöntemleri, turistik vizeyle umre yapma şartları, 2027 umre takvimi ve başvuru sırasında dikkat edilmesi gerekenler haberimizde.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Umre vizesi nasıl alınır? Kutsal topraklara giderek umre ibadetini yerine getirmek isteyen binlerce kişi, Suudi Arabistan umre vizesi başvuru şartlarını araştırıyor. 2026-2027 umre sezonunda başvuruların dijital platformlar üzerinden yapılabilmesi, seyahat planlayan vatandaşlara farklı seçenekler sunuyor. Peki, umre vizesi nereden alınır, hangi belgeler gereklidir, online başvuru nasıl yapılır ve umre vizesi kaç gün geçerlidir? İşte resmî açıklamalara göre umre vizesi alma süreci ve bilinmesi gereken ayrıntılar.</p>

<h3>UMRE VİZESİ NASIL ALINIR?</h3>

<p>Umre vizesi, Müslümanların Suudi Arabistan'a giderek Mekke'de umre ibadetini gerçekleştirmelerine olanak sağlayan seyahat izinlerinden biridir. Umre yapmak isteyen kişilerin, vatandaşlıklarına ve seyahat koşullarına uygun geçerli bir vizeye sahip olması gerekiyor.</p>

<p>Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, umre ziyaretçilerinin vize ve seyahat hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla Nusuk Umrah adlı resmî dijital platformu kullanıma sundu.</p>

<p>Bu sistem üzerinden uygun başvuru sahipleri doğrudan umre vizesi talebinde bulunabiliyor, konaklama ve ulaşım hizmetlerini inceleyebiliyor veya farklı umre paketlerini tercih edebiliyor.</p>

<p>Umre vizesi almak isteyenler için başlıca üç yöntem bulunuyor:</p>

<ol>
 <li>
 <p>Nusuk Umrah üzerinden başvuru: Suudi Arabistan'ın resmî umre platformunda hesap oluşturularak uygun vize ve seyahat paketleri seçilebiliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yetkili seyahat acenteleri aracılığıyla başvuru: Umre organizasyonu sunan yetkili acenteler, vize işlemlerini seyahat paketi kapsamında yürütebiliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Suudi Arabistan elektronik turistik vizesi (e-vize): Türk vatandaşları, uygunluk şartlarını karşılamaları hâlinde internet üzerinden turistik e-vize alarak hac dönemi dışındaki izin verilen zamanlarda umre yapabiliyor.</p>
 </li>
</ol>

<p><img alt="Umre Vizesi Nasıl Alınır (4)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/umre-vizesi-nasil-alinir-4.jpg" width="1280" /></p>

<p>Bununla birlikte umre için alınan vize ile turistik e-vize aynı belge değil. Başvuru yapacak kişilerin seyahat amaçlarına ve planlanan tarihlere uygun seçeneği tercih etmesi gerekiyor.</p>

<h3>2026-2027 UMRE VİZESİ BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?</h3>

<p>Umre vizesi başvurusunda izlenecek yol, seçilen vize türüne göre değişiyor. Doğrudan umre organizasyonu üzerinden seyahat etmek isteyenler için Nusuk Umrah platformu öne çıkıyor.</p>

<p>Nusuk Umrah üzerinden başvuru adımları:</p>

<ol>
 <li>
 <p>Resmî internet sitesine giriş yapın. umrah.nusuk.sa adresini ziyaret edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hesap oluşturun. İkamet ettiğiniz ülkeyi, uyruğunuzu ve e-posta bilgilerinizi girerek kayıt işlemini başlatın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru bilgilerinizi tamamlayın. Sistem tarafından istenen kimlik, pasaport ve iletişim bilgilerini doğru şekilde doldurun.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uygun hizmetleri inceleyin. Hesabınızın ve ülke uygunluğunuzun doğrulanmasının ardından erişiminize açılan vize ve umre paketlerini değerlendirin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Seyahat planınızı oluşturun. Gerekli durumlarda konaklama, ulaşım ve diğer hizmetleri seçin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ödeme ve onay sürecini tamamlayın. Seçilen hizmetin şartlarına göre ödeme yapın ve başvurunuzun sonucunu takip edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vize ve umre izninizi kontrol edin. Seyahatten önce vizenizin geçerliliğini ve Nusuk uygulamasında gerekli umre izin işlemlerini doğrulayın.</p>
 </li>
</ol>

<p>Platformda sunulan seçeneklerin her başvuru sahibine aynı şekilde açılmayabileceği unutulmamalı. Ülke, uyruk, başvuru dönemi ve güncel düzenlemeler erişilebilen hizmetleri etkileyebiliyor.</p>

<h3>UMRE VİZESİ İÇİN GEREKLİ BELGELER NELER?</h3>

<p>Umre vizesi başvurusu için gerekli belgeler, başvurunun doğrudan umre vizesiyle mi yoksa elektronik turistik vizeyle mi yapıldığına göre farklılık gösterebiliyor.</p>

<p>Başvuru öncesinde hazırlanması gereken başlıca bilgi ve belgeler şunlar:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Geçerli pasaport: Turistik e-vizede Suudi Arabistan'a giriş tarihi itibarıyla en az altı aylık geçerlilik şartı bulunuyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kimlik ve kişisel bilgiler: Ad, soyad, doğum tarihi, uyruk ve diğer kimlik bilgilerinin başvuruyla eşleşmesi gerekiyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Güncel fotoğraf: Seçilen vize sisteminin dijital fotoğraf şartları karşılanmalı.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İletişim bilgileri: Başvuruda kullanılacak geçerli e-posta adresi ve diğer iletişim bilgileri hazırlanmalı.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Seyahat ve konaklama bilgileri: Başvuru türüne veya seçilen umre paketine göre otel ve ulaşım bilgilerinin sunulması istenebiliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sağlık ve aşı belgeleri: Seyahat döneminde yürürlükte bulunan sağlık şartlarına uygun belgeler gerekebiliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çocuklar için gerekli izin ve temsil bilgileri: Reşit olmayan kişilerin başvuruları, ilgili vize türünün ve seyahat düzenlemelerinin şartlarına göre yapılmalı.</p>
 </li>
</ul>

<p>Özellikle pasaport süresinin yetersiz olması veya başvuru bilgilerinin pasaportla uyuşmaması, işlemlerin olumsuz sonuçlanmasına neden olabiliyor.</p>

<p><img alt="Umre Vizesi Nasıl Alınır (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/umre-vizesi-nasil-alinir-3.jpg" width="1280" /></p>

<h3>TÜRK VATANDAŞLARI UMRE VİZESİNİ İNTERNETTEN ALABİLİR Mİ?</h3>

<p>Evet. Türk vatandaşları, ilgili uygunluk şartlarını karşılamaları durumunda Suudi Arabistan'ın resmî elektronik vize sistemi üzerinden başvuru yapabiliyor.</p>

<p>Resmî e-vize sisteminde Türkiye, elektronik turistik vizeye başvurabilen ülkeler arasında yer alıyor.</p>

<p>Başvuru için visa.visitsaudi.com adresi kullanılıyor.</p>

<p>Elektronik turistik vize başvurusunun temel aşamaları, online formun doldurulması, vize ücretinin ödenmesi ve başvuru onayının alınmasından oluşuyor.</p>

<p>Suudi Arabistan'ın elektronik turistik vizesi, hac ibadeti için geçerli olmamakla birlikte izin verilen dönemlerde umre yapılmasına imkân tanıyor. Ancak umre izni ve hac sezonuna ilişkin kısıtlamalar ayrıca uygulanıyor.</p>

<h3>UMRE VİZESİ ÜCRETİ NE KADAR? 2026-2027 GÜNCEL FİYATLAR</h3>

<p>Umre vizesi ücreti ne kadar? sorusu, kutsal topraklara seyahat hazırlığı yapan vatandaşların en çok araştırdığı konular arasında bulunuyor.</p>

<p>Umre seyahatinde ödenecek toplam tutar; tercih edilen vize türüne, zorunlu sigorta masraflarına, hizmet bedellerine ve satın alınan seyahat paketine göre değişebiliyor.</p>

<p>Nusuk Umrah üzerinden alınan paketlerde vize işlemlerinin yanı sıra otel, ulaşım, yemek ve rehberlik gibi hizmetler de toplam fiyata dâhil edilebiliyor. Buna karşılık turistik e-vize başvurularında ayrı bir ücretlendirme uygulanıyor.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>Ücret kalemi</p>
   </th>
   <th>
   <p>Açıklama</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Umre vizesi</p>
   </td>
   <td>
   <p>Seçilen vize ve başvuru kanalına göre belirlenir</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Turistik e-vize</p>
   </td>
   <td>
   <p>Resmî başvuru ekranında güncel ücret gösterilir</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Sağlık sigortası</p>
   </td>
   <td>
   <p>Vize türüne göre zorunlu sigorta bedeli uygulanabilir</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Konaklama</p>
   </td>
   <td>
   <p>Otelin konumuna, kategorisine ve gece sayısına göre değişir</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Ulaşım</p>
   </td>
   <td>
   <p>Uçak bileti ve şehirler arası transfer ücretleri değişkendir</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Umre paketi</p>
   </td>
   <td>
   <p>İçerdiği hizmetlere göre fiyatlandırılır</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>24 Ekim 2026 itibarıyla bütün başvuru türleri için geçerli, doğrulanmış tek bir toplam umre vizesi ücreti bulunmadığından sabit bir rakam vermek doğru olmayacaktır. Kesin tutarın işlem öncesinde resmî ödeme ekranından kontrol edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Ayrıca yalnızca vize ücretine bakılarak hesaplama yapılmaması, toplam seyahat maliyetinin değerlendirilmesi öneriliyor.</p>

<h3>UMRE VİZESİ KAÇ GÜN GEÇERLİ? 2026 YILINDA YENİ DÜZENLEME</h3>

<p>Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, 20 Temmuz 2026 tarihinde çok girişli umre vizesine ilişkin yeni bir uygulama duyurdu.</p>

<p><img alt="Umre Vizesi Nasıl Alınır (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/umre-vizesi-nasil-alinir-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Suudi Arabistan resmî haber ajansı SPA tarafından yayımlanan açıklamaya göre yeni düzenleme kapsamında, 365 gün geçerliliğe sahip çok girişli umre vizesi uygulaması başlatıldı.</p>

<p>Bu vize türünde toplam kalış süresi en fazla 90 gün olarak belirlendi.</p>

<p>Ancak bu uygulamadan yararlanan ziyaretçilerin her seyahat öncesinde yetkili hizmet sağlayıcıdan Nusuk platformu üzerinden uygun hizmet paketi satın alması ve gerekli umre iznini oluşturması gerekiyor.</p>

<p>Vize, ülkeden çıkışın ardından devre dışı bırakılıyor ve sonraki ziyaret için şartlar yeniden sağlandığında etkinleştiriliyor.</p>

<p>Çok girişli umre vizesinin hac döneminde etkinleştirilemeyeceği de duyuruldu.</p>

<p>Burada dikkat edilmesi gereken nokta, 365 günlük vize geçerliliğinin 365 gün boyunca kesintisiz konaklama hakkı anlamına gelmemesi. Ayrıca söz konusu süre her umre vizesine otomatik olarak uygulanmıyor; vize türü ve düzenlenen belgenin koşulları esas alınıyor.</p>

<h3>2027 UMRE VİZESİ BAŞVURULARI NE ZAMAN BİTECEK?</h3>

<p>2026-2027 umre sezonu için önemli tarihler, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı tarafından açıklanan 1448 hicri yılı takviminde yer aldı.</p>

<p>Resmî takvime göre umre vizesi düzenlenmesine 31 Mayıs 2026 tarihinde başlandı. 2027 yılında ise vize başvuruları, ülkeye giriş ve çıkış için ayrı son tarihler belirlendi.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>İşlem</p>
   </th>
   <th>
   <p>Resmî takvim</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Umre vizesi düzenlenmeye başlanması</p>
   </td>
   <td>
   <p>31 Mayıs 2026</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Mekke'ye umre girişlerinin ve izinlerin başlaması</p>
   </td>
   <td>
   <p>1 Haziran 2026</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Umre vizesi düzenlenmesi için son tarih</p>
   </td>
   <td>
   <p>9 Mart 2027</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Umre amacıyla ülkeye son giriş tarihi</p>
   </td>
   <td>
   <p>23 Mart 2027</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Umre ziyaretçilerinin son çıkış tarihi</p>
   </td>
   <td>
   <p>7 Nisan 2027</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Bu tarihler, Bakanlığın 1448 hicri yılı için açıkladığı umre sezonu takvimine dayanıyor. Farklı vize kategorilerinin şartları ve hac dönemine ilişkin ilave kısıtlamalar ayrıca değerlendirilmelidir.</p>

<p>Özellikle Ramazan ayında umreye gitmek isteyen vatandaşların, seyahatlerini resmî vize ve giriş takvimini dikkate alarak planlamaları önem taşıyor.</p>

<h3>UMRE VİZESİ KAÇ GÜNDE ÇIKAR?</h3>

<p>Umre vizesinin sonuçlanma süresi, başvuru yöntemi ve ilgili makamların değerlendirme sürecine göre farklılık gösterebiliyor.</p>

<p>Elektronik turistik vize sistemi, online başvuru ve değerlendirme imkânı sunuyor. Ancak her başvurunun aynı süre içinde onaylanacağına dair kesin bir garanti bulunmuyor.</p>

<p>Doğrudan umre vizesi başvurularında ise uygunluk kontrolleri, seyahat paketi işlemleri ve ek belge talepleri nedeniyle süreç değişebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle vize sonucu kesinleşmeden iadesiz uçak bileti ve otel rezervasyonu yapılması maddi kayıp riski oluşturabilir.</p>

<h3>UMRE İÇİN AŞI ZORUNLU MU?</h3>

<p>Umre seyahatlerinde yalnızca vize işlemlerinin tamamlanması yeterli olmayabiliyor. Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen sağlık kurallarına da uyulması gerekiyor.</p>

<p>Bakanlığın yayımladığı sağlık düzenlemelerinde meningokok menenjit aşısı önemli bir yer tutuyor.</p>

<p>2025 yılı için yayımlanan resmî umre sağlık belgesinde, bir yaş ve üzerindeki umre ziyaretçileri için meningokok aşısına yönelik şartlar açıklanmıştı. Aşı türüne bağlı olarak geçerlilik süresi ve ülkeye girişten önce uygulanması gereken asgari süre farklılık gösterebiliyor.</p>

<p>Ancak 2026-2027 dönemindeki kesin yükümlülüklerin, seyahat tarihinde yürürlükte bulunan güncel sağlık talimatları üzerinden doğrulanması gerekiyor.</p>

<p>Vatandaşlar aşı ve sağlık belgesi şartlarını Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı resmî internet sitesinden inceleyebilir.</p>

<h3>UMRE VİZESİ OLMADAN UMRE YAPILABİLİR Mİ?</h3>

<p>Umre ibadetini yerine getirmek için mutlaka özel olarak düzenlenmiş bir umre vizesi alınması gerekmiyor.</p>

<p>Suudi Arabistan'ın resmî Nusuk bilgilendirmesine göre, geçerli turistik veya ilgili ziyaret vizelerine sahip kişiler de izin verilen dönemlerde umre yapabiliyor.</p>

<p>Bununla birlikte vize sahibi olmak, hac sezonuna ilişkin bütün kısıtlamalardan muafiyet sağlamıyor. Ayrıca umre ibadeti için gerekli izinlerin Nusuk uygulaması üzerinden düzenlenmesi gerekiyor.</p>

<p>Turistik vizeyle ülkeye giriş yapan kişilerin de seyahat tarihlerini ve Mekke'ye giriş kurallarını önceden kontrol etmeleri büyük önem taşıyor.</p>

<h3>UMRE VİZESİ İLE HAC YAPILIR MI?</h3>

<p>Hayır. Umre vizesi ve turistik e-vize, hac ibadetini yerine getirmek için kullanılamaz.</p>

<p>Hac ve umre, farklı izin ve organizasyon süreçlerine tabi ibadetlerdir.</p>

<p>Hac ibadeti için ilgili dönemin resmî hac vizesi, izinleri ve kontenjan düzenlemeleri geçerlidir. Umre amacıyla alınmış bir vize, hac organizasyonuna katılım hakkı sağlamaz.</p>

<p>Bu nedenle hac ibadeti yapmak isteyen vatandaşların Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanan resmî hac başvuru ve kayıt takvimini takip etmeleri gerekiyor.</p>

<h3>UMRE VİZESİ ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?</h3>

<p>Uzman rehberliğinde ya da bireysel olarak umre seyahati planlayan kişilerin, işlem öncesinde özellikle pasaport, vize ve hizmet sağlayıcısı bilgilerinin doğruluğunu kontrol etmeleri gerekiyor.</p>

<p>En önemli konuların başında vize türünün doğru seçilmesi geliyor. Ayrıca pasaportun geçerlilik süresi, seyahat tarihleri, sağlık belgeleri ve ülkeye giriş şartları birbirleriyle uyumlu olmalı.</p>

<p>Nusuk Umrah platformu, hizmetlerin Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş sağlayıcılar aracılığıyla sunulduğunu belirtiyor. Bu nedenle seyahat paketi satın alınırken acentenin yetki durumu ve paket kapsamı mutlaka incelenmeli.</p>

<p>Özellikle sosyal medya üzerinden ulaşılan, resmîliği doğrulanmamış vize satış tekliflerine karşı dikkatli olunması gerekiyor.</p>

<p>Ayrıca umre vizesiyle izin verilen kalış süresinin aşılması durumunda para cezası, sınır dışı edilme ve gelecekte ülkeye girişin kısıtlanması gibi yaptırımlar söz konusu olabiliyor.</p>

<h3>UMRE VİZESİ BAŞVURU SİTELERİ HANGİLERİ?</h3>

<p>Umre başvuru sürecinde vatandaşların yararlanabileceği temel resmî platformlar şunlar:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>Resmî platform</p>
   </th>
   <th>
   <p>Kullanım amacı</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Nusuk Umrah</p>
   </td>
   <td>
   <p>Umre vizesi ve seyahat paketleri</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Saudi eVisa</p>
   </td>
   <td>
   <p>Elektronik turistik vize başvurusu</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Nusuk</p>
   </td>
   <td>
   <p>Umre izni ve ibadet planlaması</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı</p>
   </td>
   <td>
   <p>Aşı ve sağlık kuralları</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Diyanet İşleri Başkanlığı</p>
   </td>
   <td>
   <p>Türkiye'deki resmî dinî hizmetler ve umre duyuruları</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3>UMRE VİZESİ HAKKINDA MERAK EDİLEN SORULAR</h3>

<p>Umre vizesi pasaportsuz alınır mı?</p>

<p>Hayır. Uluslararası seyahat ve vize başvurularında geçerli pasaport gerekiyor.</p>

<p>Umre vizesi online alınabilir mi?</p>

<p>Evet. Uygun başvuru sahipleri Nusuk Umrah platformu üzerinden umre vizesine veya resmî Saudi eVisa sistemi üzerinden turistik e-vizeye başvurabiliyor.</p>

<p>Umre vizesiyle Medine'ye gidilebilir mi?</p>

<p>Evet. Geçerli umre vizesi, izin verilen kalış süresi içinde Medine ve Suudi Arabistan'ın diğer şehirlerine seyahat etmeye de imkân tanıyor.</p>

<p>Umre için turistik vize yeterli mi?</p>

<p>Uygun ve geçerli turistik vizeyle hac dönemi dışındaki izin verilen zamanlarda umre yapılabiliyor. Ancak ibadet izni ve diğer düzenlemelere uyulması gerekiyor.</p>

<p>2027 umre vizesi başvuruları ne zaman sona erecek?</p>

<p>Açıklanan 1448 hicri yılı umre takvimine göre son umre vizesi düzenleme tarihi 9 Mart 2027 olarak belirlendi.</p>

<p>Umre vizesiyle Suudi Arabistan'da çalışılabilir mi?</p>

<p>Hayır. Umre vizesi veya turistik e-vize, Suudi Arabistan'da çalışma hakkı sağlamıyor.</p>

<h3>UMREYE GİDECEKLER İÇİN SON HATIRLATMA</h3>

<p>2026-2027 umre sezonunda, Türk vatandaşları için dijital başvuru seçenekleri seyahat organizasyonunu kolaylaştırıyor. Nusuk Umrah ve Saudi eVisa üzerinden yürütülebilen işlemler sayesinde uygun başvuru sahipleri, seyahatlerini doğrudan planlama imkânına sahip olabiliyor.</p>

<p>Ancak umre vizesi başvurusunun tamamlanması, vizenin onaylandığı veya umre izninin otomatik olarak oluşturulduğu anlamına gelmiyor. Kutsal topraklara gitmeyi planlayanların pasaport şartlarını, vize geçerliliğini, resmî umre takvimini ve güncel sağlık düzenlemelerini seyahat öncesinde kontrol etmeleri gerekiyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/umre-vizesi-nasil-alinir-2026-2027-umre-vizesi-basvurusu-gerekli-belgeler-ve-guncel-ucretler</guid>
      <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 01:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/umre-vizesi-nasil-alinir-1.jpg" type="image/jpeg" length="79396"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HUZEM'den 7'den 70'e Uzaktan İslami İlimler Eğitimi]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/huzemden-7den-70e-uzaktan-islami-ilimler-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/huzemden-7den-70e-uzaktan-islami-ilimler-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hüdâyi Uzaktan Eğitim Merkezi (HUZEM), İslami ilimler, Kur’an-ı Kerim ve Arapça alanlarında uzaktan eğitim programları sunuyor. Her yaştan katılımcıya yönelik hazırlanan programlarda tefsir, hadis, akaid, ilmihal, siyer, tasavvuf, Kur’an-ı Kerim ve Arapça dersleri yer alıyor. Kadın ve erkek katılımcılar için derslerin ayrı hocalar ve sınıflarla yürütüldüğü eğitimlere kayıt imkânı bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hüdâyi Uzaktan Eğitim Merkezi (HUZEM), İslami ilimler öğrenmek isteyenler için hazırladığı uzaktan eğitim programlarını duyurdu. Farklı bilgi seviyelerine ve yaş gruplarına yönelik düzenlenen eğitimlerde, temel dini bilgilerden ileri düzey İslami ilimlere, Kur’an-ı Kerim okumadan Arapça öğrenimine kadar çeşitli dersler bulunuyor. Katılımcılar, kendilerine uygun dersleri seçerek eğitim programlarına kayıt yaptırabiliyor.</p>

<p>HUZEM tarafından yapılan duyuruya göre eğitimler, 7'den 70'e her yaştan katılımcıya hitap ediyor. Derslerin canlı olarak takip edilebildiği programlarda, katılımcıların istedikleri dersleri daha sonra yeniden izleyebilmelerine de imkân sağlanıyor. Eğitimler kadın ve erkek katılımcılar için ayrı sınıflarda, farklı hocalar tarafından gerçekleştiriliyor.</p>

<h3>İSLAMİ İLİMLER EĞİTİMİ ÜÇ FARKLI PROGRAMDA SUNULUYOR</h3>

<p>Hüdâyi Uzaktan Eğitim Merkezi bünyesinde İslami ilimler eğitimi almak isteyenler için giriş seviyesi, ikinci seviye ve seçmeli derslerden oluşan programlar bulunuyor. Eğitim içerikleri, temel dini konuları öğrenmek isteyenlerle farklı İslami ilim alanlarında derslere katılmak isteyenlere yönelik başlıkları kapsıyor.</p>

<p>İslami ilimler giriş seviyesinde tefsir, hadis, akaid, ilmihal, siyer ve tasavvuf dersleri yer alırken ikinci seviyede aynı alanların devamı niteliğindeki dersler sunuluyor. Seçmeli derslerde ise güncel dini meseleler, İslam tarihi, aile, ahlak, medya okuryazarlığı ve sanat gibi farklı konular ele alınıyor.</p>

<h3>İSLAMİ İLİMLER GİRİŞ SEVİYESİNDE HANGİ DERSLER VAR?</h3>

<p>İslami ilimlerle ilgili temel konuları öğrenmek isteyen katılımcılar için oluşturulan giriş seviyesi programında altı ders bulunuyor. Program kapsamında tefsir, hadis, akaid, ilmihal, siyer ve tasavvuf alanlarına giriş niteliğinde eğitimler veriliyor.</p>

<p>Giriş seviyesindeki dersler şu şekilde sıralanıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Tefsir'e Giriş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hadis'e Giriş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akaid'e Giriş</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlmihal'e Giriş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Siyer'e Giriş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tasavvuf'a Giriş</p>
 </li>
</ul>

<p>Programda Kur’an-ı Kerim'in açıklanması ve anlaşılmasıyla ilgili tefsir, Hz. Muhammed'in söz ve uygulamalarını konu alan hadis, İslam inanç esaslarını kapsayan akaid ve dini hayatla ilgili hükümleri içeren ilmihal dersleri bulunuyor. Ayrıca Hz. Muhammed'in hayatını ele alan siyer ile tasavvuf alanlarında giriş dersleri sunuluyor.</p>

<h3>İSLAMİ İLİMLER İKİNCİ SEVİYEDE HANGİ KONULAR İŞLENİYOR?</h3>

<p>HUZEM'in İslami ilimler ikinci seviye programında, giriş seviyesinde bulunan altı temel ders alanının devamı yer alıyor. İkinci seviyedeki eğitimler, tefsir, hadis, akaid, ilmihal, siyer ve tasavvuf başlıkları altında düzenleniyor.</p>

<p>İkinci seviye programında yer alan dersler şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Tefsir II</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hadis II</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akaid II</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlmihal II</p>
 </li>
 <li>
 <p>Siyer II</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tasavvuf II</p>
 </li>
</ul>

<p>İkinci seviye kapsamında dini ilimlerin farklı alanlarına yönelik dersler sunuluyor. Katılımcılar, eğitim tercihlerini belirlerken ikinci seviyede bulunan dersleri de seçebiliyor.</p>

<h3>GÜNCEL MESELELERDEN İSLAM SANATLARINA KADAR SEÇMELİ DERSLER</h3>

<p>Hüdâyi Uzaktan Eğitim Merkezi'nin programında temel İslami ilimler derslerinin yanında farklı konulara odaklanan seçmeli eğitimler de bulunuyor. Seçmeli dersler, dini meselelerin yanı sıra aile hayatı, ahlak, tarih, medya okuryazarlığı ve sanat alanlarını kapsıyor.</p>

<p>HUZEM tarafından duyurulan seçmeli dersler şunlar:</p>

<ul>
 <li>
 <p>İslam'da Güncel Meseleler ve Çözüm Yolları</p>
 </li>
 <li>
 <p>İslam ve Aile</p>
 </li>
 <li>
 <p>İslam Ahlakı ve Âdâbı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Müslümanın Medya Okuryazarlığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>İslam Tarihi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İslam Sanatları</p>
 </li>
 <li>
 <p>İslam Tefekkür Ufku</p>
 </li>
</ul>

<p>Seçmeli dersler kapsamında İslam'da güncel meseleler ve çözüm yolları, aile ilişkileri, ahlak ve âdâb konuları ele alınıyor. Programda ayrıca medya okuryazarlığı, İslam tarihi ve sanatları ile İslam tefekkürüne ilişkin dersler de yer alıyor.</p>

<h3>KUR'AN-I KERİM DERSLERİNDE SIFIRDAN ÖĞRENME İMKÂNI</h3>

<p>HUZEM'in uzaktan eğitim programlarında Kur’an-ı Kerim öğrenmek isteyenler için de farklı dersler bulunuyor. Eğitimler, Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenmeye yönelik başlangıç derslerinden tecvid, tashih-i huruf, makam ve kelime meali çalışmalarına kadar çeşitli başlıkları içeriyor.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim dersleri kapsamında duyurulan eğitimler şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sıfırdan Kur’an-ı Kerim Öğreniyorum</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tecvid (Kur’an-ı Kerim'i Güzel Okuma Kâideleri)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tashih-i Huruf (Kur’an'ı Doğru ve Güzel Okuma)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Makam (Hüsn-i Tilavet) Dersi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kur’an-ı Kerim Kelime Meâli ve Kısa Açıklaması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Birebir Özel Kur’an Dersi (Çocuk ve Yetişkinlere)</p>
 </li>
</ul>

<p>Başlangıç seviyesindeki eğitimlerde Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenmeye yönelik dersler sunulurken tecvid ve tashih-i huruf programlarında doğru okuma kuralları üzerinde duruluyor. Makam dersleri Kur’an tilavetiyle ilgili çalışmaları, kelime meali dersleri ise Kur’an-ı Kerim'deki kelimelerin anlamları ve kısa açıklamalarını kapsıyor.</p>

<h3>ÇOCUKLAR VE YETİŞKİNLER İÇİN BİREBİR KUR'AN DERSLERİ</h3>

<p>Kur’an-ı Kerim eğitimleri arasında çocuklara ve yetişkinlere yönelik birebir özel ders seçeneği de bulunuyor. HUZEM'in duyurusunda, grup derslerinin yanında bireysel Kur’an-ı Kerim eğitimi almak isteyen katılımcılara yönelik özel ders programına da yer veriliyor.</p>

<p>Birebir eğitim seçeneği, hem çocuklar hem de yetişkinler için sunuluyor. Duyuruda özel derslerin haftalık süresi, ücretlendirilmesi ve ders saatlerine ilişkin ayrıca bir bilgi paylaşılmıyor.</p>

<h3>ARAPÇA EĞİTİMLERİ KLASİK VE MODERN ARAPÇAYI KAPSIYOR</h3>

<p>Hüdâyi Uzaktan Eğitim Merkezi'nin programında Arapça öğrenmek isteyenlere yönelik farklı eğitim seçenekleri bulunuyor. Klasik Arapça ve Modern Arapça derslerinin yanı sıra Arapça dil bilgisi, sınav hazırlığı, Osmanlı Türkçesi ve konuşma kulübü programları da sunuluyor.</p>

<p>HUZEM'in duyurduğu Arapça dersleri şu şekilde:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Klasik Arapça (Emsile-Binâ, Avâmil ve Maksûd)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Arapça Dil Bilgisi (Giriş Seviyesi)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Modern Arapça (A1, A2, B1, B2 Seviyesi)</p>
 </li>
 <li>
 <p>YDS-YÖKDİL Arapça Sınavına Hazırlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Osmanlı Türkçesi'ne Giriş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Arapça Konuşma Kulübü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Birebir Kişiye Özel Arapça Dersi</p>
 </li>
</ul>

<p>Klasik Arapça programında Emsile-Binâ, Avâmil ve Maksûd gibi geleneksel dil öğretimi metinleri yer alıyor. Arapça dil bilgisi dersleri başlangıç seviyesine yönelik hazırlanırken Modern Arapça programında A1, A2, B1 ve B2 seviyelerinde eğitim seçenekleri bulunuyor.</p>

<h3>YDS VE YÖKDİL ARAPÇA SINAVLARINA HAZIRLIK DERSLERİ</h3>

<p>Arapça eğitimleri arasında Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (YDS) ve Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı'na (YÖKDİL) yönelik hazırlık dersleri de yer alıyor. HUZEM, Arapça alanında söz konusu sınavlara hazırlanmak isteyen katılımcılar için ayrı bir eğitim başlığı sunuyor.</p>

<p>Arapça konuşma kulübü ve birebir kişiye özel Arapça dersleri de programdaki diğer seçenekler arasında bulunuyor. Ayrıca Osmanlı Türkçesi öğrenmek isteyenler için giriş seviyesinde bir ders programı duyuruluyor.</p>

<h3>DERSLER CANLI TAKİP EDİLEBİLİYOR VE SONRADAN İZLENEBİLİYOR</h3>

<p>HUZEM'in uzaktan eğitim modelinde katılımcılara dersleri canlı olarak takip etme imkânı sağlanıyor. Merkezin duyurusunda, derslerin canlı katılım yoluyla izlenebildiği gibi katılımcıların kendilerine uygun zamanlarda yeniden takip edebilecekleri de belirtiliyor.</p>

<p>Katılımcılar, sunulan programlar arasından kendilerine uygun dersleri seçerek kayıt yaptırabiliyor. Eğitim duyurusunda derslere katılım için belirli bir yaş grubuyla sınırlama yapılmazken programların 7'den 70'e herkesin başvurusuna açık olduğu ifade ediliyor.</p>

<h3>KADIN VE ERKEK KATILIMCILAR İÇİN AYRI SINIFLAR BULUNUYOR</h3>

<p>Hüdâyi Uzaktan Eğitim Merkezi'nin açıkladığı eğitim düzenine göre kadın ve erkek katılımcılar ayrı sınıflarda ders görüyor. Programlarda kadın ve erkek katılımcılara yönelik eğitimler farklı hocalar tarafından yürütülüyor.</p>

<p>Eğitimlerin hangi günlerde gerçekleştirileceği, ders süreleri ve programların başlangıç tarihleri hakkında duyuru görselinde ayrıntılı bilgi bulunmuyor. Kayıt sürecine ilişkin iletişim bilgileri ise merkezin duyurusunda paylaşılıyor.</p>

<h3>HUZEM UZAKTAN EĞİTİM PROGRAMLARINA NASIL KAYIT YAPILIR?</h3>

<p>İslami ilimler, Kur’an-ı Kerim ve Arapça derslerine katılmak isteyenler, Hüdâyi Uzaktan Eğitim Merkezi'nin internet sitesi üzerinden bilgi alabiliyor. Merkez, kayıt ve eğitim programlarıyla ilgili iletişim için WhatsApp numarasını da duyuruyor.</p>

<p>HUZEM'in paylaştığı iletişim bilgileri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kurum: Hüdâyi Uzaktan Eğitim Merkezi (HUZEM)</p>
 </li>
 <li>
 <p>İnternet sitesi: huzem.org</p>
 </li>
 <li>
 <p>WhatsApp iletişim: 0534 083 51 22</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eğitim yöntemi: Uzaktan eğitim</p>
 </li>
 <li>
 <p>Katılım: 7'den 70'e farklı yaş grupları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ders seçenekleri: İslami ilimler, Kur’an-ı Kerim, Arapça ve Osmanlı Türkçesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Merkezin duyurusunda kayıt için son başvuru tarihi, eğitim ücretleri ve derslerin başlangıç takvimine ilişkin bilgi yer almıyor. Eğitimlere katılmak isteyenler, ders seçimleri ve kayıt ayrıntıları hakkında HUZEM'in duyurduğu iletişim kanallarından bilgi edinebiliyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/huzemden-7den-70e-uzaktan-islami-ilimler-egitimi</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/arapca-huzem.jpg" type="image/jpeg" length="48537"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 Necip Fazıl Ödülleri açıklandı: 8 dalda 9 isim ödüle layık görüldü]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/2026-necip-fazil-odulleri-aciklandi-8-dalda-9-isim-odule-layik-goruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/2026-necip-fazil-odulleri-aciklandi-8-dalda-9-isim-odule-layik-goruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Star Gazetesi tarafından düzenlenen 13. Necip Fazıl Ödülleri'nin 2026 yılı kazananları belli oldu. Şiir, roman, düşünce, çocuk edebiyatı, müzik ve kültür sanat alanlarında 8 farklı kategoride 9 isim ödüle layık görüldü. İhsan Süreyya Sırma, Kemal Sayar, William C. Chittick, Adem Turan ve Zeki Bulduk ödül kazanan isimler arasında yer aldı. Ödüller, tarihi daha sonra açıklanacak törenle sahiplerine takdim edilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl Kısakürek'in edebiyat, düşünce ve kültür dünyasındaki mirasını yaşatmak amacıyla Star Gazetesi tarafından düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri'nin 2026 yılı sonuçları, 20 Ekim Salı günü kamuoyuyla paylaşıldı. İlk kez 2014 yılında verilen ve bu yıl 13'üncüsü düzenlenen ödüller kapsamında Türk edebiyatından İslam düşüncesine, çocuk kitaplarından geleneksel Türk musikisine kadar farklı alanlarda çalışmaları bulunan isimler belirlendi. Seçici kurulun değerlendirmeleri sonucunda Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü iki yazara verilirken diğer yedi kategoride birer isim ödül kazandı.</p>

<h3>NECİP FAZIL ÖDÜLLERİ 2026 JÜRİSİNDE KİMLER YER ALDI?</h3>

<p>2026 Necip Fazıl Ödülleri'nin seçici kurulunda M. Fatih Andı, Turan Karataş, Mehmet Narlı, Melike Günyüz, Samed Karagöz ve Bedir Acar yer aldı. Altı kişiden oluşan jüri, edebiyat, fikir, araştırma ve sanat alanlarındaki çalışmalar üzerine yaptığı değerlendirmelerin ardından ödül sahiplerini belirledi. Organizasyon tarafından yayımlanan duyuruda, kazananların isimleriyle birlikte ödüle layık görülme gerekçeleri de açıklandı.</p>

<h3>NECİP FAZIL ŞİİR ÖDÜLÜ ADEM TURAN'A VERİLDİ</h3>

<p>2026 Necip Fazıl Şiir Ödülü'nün sahibi şair Adem Turan oldu. Jüri, Turan'ın şiir dilindeki inceliği, farklı konulara yönelen eserleri, Müslüman coğrafyasının meselelerini şiire taşıması ve Türk şiirine yönelik çalışmalarını ödül gerekçeleri arasında gösterdi. Şairin özellikle tematik şiir çalışmaları, farklı kültürlerden edebiyatçıları konu edinen kitapları ve İslam coğrafyasının meseleleri etrafında oluşturduğu eserleri değerlendirmede yer aldı.</p>

<p>1960 yılında Çanakkale'nin Biga ilçesinde doğan Adem Turan, ilk şiirini Ocak 1982'de Yeni Devir gazetesinde yayımladı. Artık Kuşlarını Uçur, Son Günün Şiiri, Şiir Taşı, Borges Borges ve Mangan Mangan şairin kitapları arasında bulunuyor. Yedi İklim, Hece ve Edebiyat Ortamı gibi dergilerde şiirleri yayımlanan Turan, öğretmenlik ve gazetecilik de yaptı. Jorge Luis Borges ve İrlandalı şair James Clarence Mangan üzerine hazırladığı tematik şiir kitaplarının yanı sıra Hâfız'ı konu edinen şiir çalışmalarıyla da edebiyat faaliyetlerini sürdürdü. Turan, Mangan Mangan/Gün Batarken Gün Doğumu adlı eseriyle Türkiye Yazarlar Birliğinin 2021 yılı şiir ödülünü de kazanmıştı.</p>

<h3>NECİP FAZIL HİKÂYE-ROMAN ÖDÜLÜ'NÜN SAHİBİ ZEKİ BULDUK OLDU</h3>

<p>Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü, yazar Zeki Bulduk'a verildi. Seçici kurul, Bulduk'un roman ve hikâyelerinde Anadolu ile İslam coğrafyasının kültürel özelliklerini, insanlarını ve toplumsal meselelerini ele alışını ödül gerekçesi olarak açıkladı. Yazarın farklı coğrafyalardan insan hikâyelerini eserlerine taşıması, anlatılarında kullandığı şiirsel dil ve Türkçenin anlatım imkânlarından yararlanma biçimi de jüri değerlendirmesinde yer aldı.</p>

<p>1973 yılında Kırşehir'de doğan Zeki Bulduk, İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Roman, hikâye, gezi yazısı, inceleme ve mektup türlerinde eserler kaleme alan Bulduk'un kitapları arasında Bağdat Düşerken, Züleyha, Bozkırın Atları Yaman Ölür, Göçtü Kervan, Kayıplar/Kosova, Müstesna Deliler Albümü, Saklı Öyküler ve Annemin Gökyüzü bulunuyor. Yazar, Tahran Üniversitesinde Türkçe okutmanlığı yaptı; Afganistan ve Kosova'da Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) bünyesinde görevler üstlendi. Farklı coğrafyalarda yürüttüğü çalışmaların yanı sıra dergi yazıları ve radyo programlarıyla kültür hayatında yer aldı. Daha önce dünyabizim.com'da da yazıları yayımlanan Bulduk, roman ve hikâyeleri üzerine yapılan söyleşilere konu olmuştu.</p>

<h3>NECİP FAZIL FİKİR-ARAŞTIRMA ÖDÜLÜ KEMAL SAYAR'IN</h3>

<p>Psikiyatrist, yazar ve akademisyen Prof. Dr. Kemal Sayar, 2026 Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü'ne layık görüldü. Jüri, Sayar'ın psikiyatri alanındaki bilimsel çalışmalarıyla edebiyat, düşünce ve geleneksel kültür birikimi arasında kurduğu ilişkiye dikkat çekti. Psikiyatriye ilişkin meseleleri insanın manevi dünyası, kültürel geçmişi ve toplumsal hayatıyla birlikte ele alan çalışmaları, ödül gerekçesinde belirtildi. Sayar'ın psikoloji ve psikiyatri alanlarında kaleme aldığı eserlerin yanı sıra deneme ve edebiyat kitapları da bulunuyor.</p>

<p>1966 yılında Ordu'da doğan Kemal Sayar, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. Psikiyatri uzmanlık eğitimini Marmara Üniversitesinde tamamlayan Sayar, Karadeniz Teknik Üniversitesinde öğretim üyeliği yaptı ve Kanada'daki McGill Üniversitesinde kültürlerarası psikiyatri alanında akademik çalışmalarda bulundu. Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde Gençlik Kliniğinin kurulması ve yönetilmesinde görev aldı. Yavaşla, Merhamet, Sufi Psikolojisi, Her Şeyin Bir Anlamı Var, Hayat Teselli Bulmaktır, Ruhun Labirentleri ve Kendine İyi Bak kitapları arasında yer alıyor. Şiir, hikâye ve deneme türlerinde de eserler veren Sayar, insanın ruhsal hayatını konu edinen çalışmalarını farklı edebî türlerde sürdürdü.</p>

<h3>NECİP FAZIL İLK ESERLER ÖDÜLÜ HÜMEYRA YABAR'A</h3>

<p>Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'nü kazanan isimlerden biri Hümeyra Yabar oldu. Seçici kurul, Yabar'ın insanın iç dünyasını ve çok katmanlı gerçekliğini konu edinen anlatılarını değerlendirdi. Güncel anlatım teknikleriyle geleneksel hikâye etme yöntemlerini bir araya getirmesi, karakterlerin psikolojik ve duygusal yönlerini ele alması ödül gerekçeleri arasında sıralandı. Yazarın insan ilişkileri ve bireyin iç dünyası etrafında şekillenen edebî çalışmaları, jüri tarafından ödüle layık görüldü.</p>

<p>Hümeyra Yabar'ın yayımlanmış eserleri arasında Uykusuz Meyveler, Hayvan Geçidi, Bir Kulübe, Rûhum Gibidir İşbu Kitâb ve Sınırsız Güzel Gün/Psikoloji Masasından bulunuyor. Şule Yayınları tarafından yayımlanan Hayvan Geçidi 2019'da, Bir Kulübe 2024'te, Rûhum Gibidir İşbu Kitâb ise 2025'te okurlarla buluştu. Yabar'ın roman ve öykülerinde insan psikolojisi, bireysel yaşantılar, gündelik hayatın farklı yönleri ve karakterlerin iç dünyaları konu ediliyor. Yazarın eserlerinde kullandığı anlatım teknikleriyle insanın bireysel ve toplumsal ilişkilerini işleme biçimi, 2026 yılı ödül değerlendirmesinde öne çıkarılan unsurlar oldu.</p>

<h3>NECİP FAZIL İLK ESERLER ÖDÜLÜ'NÜN DİĞER SAHİBİ ONUR BAYRAK</h3>

<p>2026 Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'ne layık görülen ikinci isim şair ve yazar Onur Bayrak oldu. Jüri, Bayrak'ın şiirlerinde bireysel duyarlılıkla toplumsal temaları bir araya getirmesini, dil ve ritim üzerine yaptığı tercihleri ve gündelik hayatı şiirsel anlatımla ele alışını ödül gerekçesi olarak açıkladı. Şairin kişisel deneyimlerden hareketle oluşturduğu anlatım dünyası ve kelimelerin anlamlarıyla kurduğu ilişki, seçici kurulun değerlendirmesinde yer aldı.</p>

<p>Onur Bayrak'ın Şairi Öldürdüler adlı şiir kitabı, Ketebe Yayınları tarafından Mayıs 2024'te yayımlandı. Bayrak, daha önce Lügatlere Güncelleme/Alternatif Anlamlar Sözlüğü adlı çalışmasıyla da okurlarla buluşmuştu. İzdiham dergisinde yayımlanan kelimelere alternatif anlamlar kazandırmaya yönelik çalışmalarının kitaplaştırılmasıyla ortaya çıkan eser, yazarın dil üzerine çalışmalarını içeriyor. Şiirlerini kitap ve dergiler aracılığıyla okurlara ulaştıran Bayrak, 2026 Necip Fazıl Ödülleri'nde Hümeyra Yabar ile aynı kategoride ödül kazandı.</p>

<h3>NECİP FAZIL ULUSLARARASI KÜLTÜR SANAT ÖDÜLÜ WILLIAM C. CHITTICK'E</h3>

<p>2026 Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü, İslam düşüncesi ve tasavvuf tarihi üzerine çalışmalarıyla tanınan Amerikalı akademisyen William C. Chittick'e verildi. Jüri, Chittick'in İbnü'l-Arabî ve Mevlânâ üzerine gerçekleştirdiği araştırmaları, İslam düşünce geleneğinin Batı akademi dünyasında tanınmasına yönelik çalışmalarını ve farklı kültürler arasındaki fikrî etkileşime katkılarını ödül gerekçesinde sıraladı. Araştırmacının tasavvuf, irfan geleneği ve İslam felsefesi üzerine yayımladığı eserler, ödül kapsamında değerlendirildi.</p>

<p>William C. Chittick, İran'daki Tahran Üniversitesinde Fars edebiyatı alanında doktora yaptı. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Stony Brook Üniversitesinde din araştırmaları ve karşılaştırmalı düşünce alanlarında akademik çalışmalar yürüttü. The Sufi Path of Knowledge: Ibn al-Arabi's Metaphysics of Imagination, The Sufi Path of Love: The Spiritual Teachings of Rumi, Imaginal Worlds ve The Self-Disclosure of God araştırmacının eserleri arasında bulunuyor. Chittick'in İbnü'l-Arabî'nin varlık, bilgi ve hayal anlayışını ele aldığı kitapları ile Mevlânâ'nın tasavvuf düşüncesine ilişkin çalışmaları farklı dillere çevrildi. Eserlerinin bir bölümü Türkçeye de kazandırılan akademisyen, klasik İslam düşüncesinin temel kavramlarını inceleyen çalışmalarına uzun yıllardır devam ediyor.</p>

<h3>NECİP FAZIL ÇOCUK EDEBİYATI ÖDÜLÜ GÖKHAN AKÇİÇEK'E</h3>

<p>Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü'nün 2026 yılındaki sahibi şair ve yazar Gökhan Akçiçek oldu. Jüri, Akçiçek'in çocukların duygu ve düşünce dünyasına yönelen şiirlerini, Türkçenin anlatım imkânlarından yararlanmasını ve çocuk okurların hayal gücüne hitap eden çalışmalarını ödül gerekçesi olarak açıkladı. Çocuk edebiyatında kullandığı yalın anlatım, şiirlerinde ele aldığı konular ve çocukların edebiyatla ilişki kurmasını amaçlayan eserleri seçici kurulun değerlendirmesinde yer aldı.</p>

<p>15 Mart 1961'de Ordu'da doğan Gökhan Akçiçek, Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Bölümünden mezun oldu. Şiirleri ve yazıları Dergâh, Hece, Türk Edebiyatı ve Edebiyat Ortamı gibi dergilerde yayımlandı. Bulutlar Örtmese Güneşi, Bülbül Deresi Şiirleri, Çocuklara Ölüm Yakışmaz, Her Harfin Bir Şiiri Var, Kuş Resimli Kazak, Küçük İyilikler Sokağı ve Kuğuları Çağıran Anne kitapları arasında bulunuyor. Akçiçek, 1992 yılında Millî Eğitim Bakanlığı Çocuk Kitapları Şiir Ödülü'nü, 1995 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı Ödülü'nü kazandı. Şiirleri ders kitaplarında da yer alan yazarın bazı eserleri Arapça, İngilizce ve İspanyolcaya çevrildi. Çocuk edebiyatı üzerine çalışmaları farklı kurumlar tarafından da ödüllendirilen Akçiçek, 2026 yılında Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü'ne layık görüldü.</p>

<h3>NECİP FAZIL MÜZİK ÖDÜLÜ MURAT SALİM TOKAÇ'A</h3>

<p>Türk musikisi sanatçısı Prof. Dr. Murat Salim Tokaç, 2026 Necip Fazıl Müzik Ödülü'nün sahibi oldu. Jüri, Tokaç'ın klasik Türk musikisinin icra geleneğini sürdürmesi, ney ve tanbur alanındaki çalışmaları, akademik faaliyetleri ve geleneksel müziğin yeni kuşaklara aktarılması amacıyla yürüttüğü çalışmaları ödül gerekçeleri arasında gösterdi. Sanatçının yurt içi ve yurt dışındaki konserleriyle Türk musikisinin tanıtılmasına yönelik faaliyetleri de değerlendirmeye alındı.</p>

<p>1969 yılında Kırıkkale'de doğan Murat Salim Tokaç, küçük yaşlarda babası Dr. Turgut Tokaç aracılığıyla ut ve neyle tanıştı. Daha sonra tanbur üzerine eğitim alan Tokaç, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu ve aynı üniversitede doktora eğitimini tamamladı. Tıp eğitimiyle birlikte sürdürdüğü musiki çalışmalarında ney ve tanbur icracılığına yöneldi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Korosu ile İstanbul Devlet Türk Müziği Araştırma ve Uygulama Topluluğunda görev yaptı. Haliç Üniversitesi Konservatuvarı bünyesinde akademik ve idari görevler de üstlenen Tokaç, 2025 yılında sanat hayatının 45. yılını geride bıraktı. Türk musikisi repertuvarının icrası ve kayıt altına alınmasına yönelik çalışmalar gerçekleştiren sanatçının Ney Tanbur İkilisi, Sirto'dan Longa'ya ve Senfoni ile Saz Eserleri gibi albüm projeleri bulunuyor.</p>

<h3>NECİP FAZIL SAYGI ÖDÜLÜ İHSAN SÜREYYA SIRMA'YA</h3>

<p>2026 Necip Fazıl Saygı Ödülü, İslam tarihçisi Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma'ya verildi. Jüri, Sırma'nın yarım asrı aşan akademik çalışmalarını, İslam tarihi alanında yayımladığı kitapları ve Türkiye'de tarih bilincinin gelişmesine yönelik katkılarını ödül gerekçesi olarak açıkladı. İslam tarihini farklı dönemleriyle ele alan araştırmaları, tarih yazıcılığına yaklaşımı ve ilmî faaliyetlere ayırdığı uzun yıllar, Saygı Ödülü kapsamında değerlendirildi.</p>

<p>1943 yılında Siirt'in Pervari ilçesinde doğan İhsan Süreyya Sırma, İslam tarihi üzerine araştırmalar yaptı ve akademik hayatı boyunca çok sayıda kitap ve makale yayımladı. Beş ciltten oluşan Müslümanların Tarihi adlı eseri, Hz. Âdem'den Osmanlı Devleti'nin son dönemine kadar uzanan geniş bir tarih anlatısını içeriyor. Tarih Şuuru, İslam ve Tarih, Ah Endülüs, Haçlı Seferleri, Peygamberler Tarihi ve Osmanlı Devleti'nin Yıkılışında Yemen İsyanları Sırma'nın diğer eserleri arasında yer alıyor. Akademik araştırmalarının yanı sıra konferansları ve tarih üzerine konuşmalarıyla da faaliyetlerini sürdüren Sırma, İslam tarihi alanındaki çalışmalarından dolayı 13. Necip Fazıl Ödülleri'nde Saygı Ödülü'ne layık görüldü.</p>

<h3>NECİP FAZIL ÖDÜLLERİ'NİN 2026 TÖRENİ NE ZAMAN YAPILACAK?</h3>

<p>Necip Fazıl Ödülleri'nin 2026 yılı kazananları açıklanmasına rağmen ödül töreninin günü ve düzenleneceği mekâna ilişkin henüz bilgi paylaşılmadı. Organizasyonun resmî açıklamasına göre ödüller, ilerleyen günlerde duyurulacak tarihte gerçekleştirilecek törenle dokuz isme takdim edilecek.</p>

<p>Star Gazetesi tarafından 2014 yılında başlatılan Necip Fazıl Ödülleri'nin ilk yılında şiir dalında Hüseyin Atlansoy, hikâye dalında Güray Süngü, fikir-araştırma dalında Gülru Necipoğlu ve İsmail Erünsal ödül kazanmış, Necip Fazıl Saygı Ödülü ise Nuri Pakdil'e verilmişti. İlk ödül töreni 2 Kasım 2014'te İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenmişti. Organizasyon, 2026 yılında sekiz kategoriye ulaşan ödül programıyla 13. yılını sürdürüyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/2026-necip-fazil-odulleri-aciklandi-8-dalda-9-isim-odule-layik-goruldu</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/necip-fazil-odulleri-jurisi.jpg" type="image/jpeg" length="82231"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Defter tutmak insanı yeni düşünce mecralarına götürüyor"]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/defter-tutmak-insani-yeni-dusunce-mecralarina-goturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/defter-tutmak-insani-yeni-dusunce-mecralarina-goturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zeytinburnu Kültür Sanat’ta Aykut Ertuğrul’un sunumu ve Nabi Avcı’nın katılımıyla düzenlenen Peyâm-ı Garb söyleşilerinin yeni sezonu başladı. Sezonun ilk programında Roland Allen’ın “Defter” kitabı ele alınırken, defter tutmanın düşünme biçimleriyle ilişkisi ve yazarların eserlerini oluşturma süreçlerinde kullandıkları defterlerin önemi konuşuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zeytinburnu Kültür Sanat’ın kültür ve düşünce programları arasında yer alan Peyâm-ı Garb söyleşileri, yeni sezonda da farklı kavramları ve düşünce alanlarını gündeme taşımaya devam ediyor. Aykut Ertuğrul’un sunumuyla, Nabi Avcı’nın katılımıyla her ay gerçekleştirilen programın sezon açılışı, 13 Ekim Salı akşamı saat 19.30’da yapıldı. Söyleşide, Roland Allen’ın “Defter” adlı kitabından hareketle kâğıt üzerinde düşünmenin anlamı, defterin gündelik hayattaki yeri ve yazılı üretim süreçleriyle ilişkisi ele alındı.</p>

<h3>PEYÂM-I GARB SÖYLEŞİLERİNDE YENİ SEZONUN İLK KONUSU DEFTER OLDU</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat’ta düzenlenen Peyâm-ı Garb söyleşileri, her ay farklı düşünce, kavram ve konuların izini sürerek devam ediyor. Aykut Ertuğrul ve Nabi Avcı’nın katılımıyla gerçekleştirilen sezonun ilk buluşmasında, günlük yaşamda kullanılan defterin düşünce dünyasındaki yeri üzerinde duruldu. Roland Allen’ın “Defter” kitabının merkeze alındığı programda, defter yalnızca üzerine yazı yazılan bir nesne olarak değil, düşüncelerin kaydedildiği ve geliştirildiği bir araç olarak ele alındı.</p>

<p>Katılımcılarla çeşitli anekdotların paylaşıldığı söyleşide, kâğıt üzerinde düşünmenin farklı yönleri konuşuldu. Program kapsamında Roland Allen’ın “Defter” adlı eseri dinleyicilere hediye edildi.</p>

<h3>NABİ AVCI: DEFTER KİTABI SADECE BİR NESNENİN TARİHİNİ ANLATMIYOR</h3>

<p>Söyleşide defter tutma alışkanlığı ile düşünme biçimleri arasındaki ilişkiye değinen Nabi Avcı, günlük hayatta akla gelen düşüncelerin yazıya geçirilmesinin insanı farklı alanlara yönlendirebildiğini belirtti. Avcı, Roland Allen’ın kitabının defterin tarihini anlatmanın yanında, insanların defterle kurduğu ilişkiyi de konu edindiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="D S C F0137" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/d-s-c-f0137.jpg" width="1280" /></p>

<p>Nabi Avcı, defterin düşünce süreçlerindeki yerini şu sözlerle anlattı:</p>

<p>“Günlük hayatta aklınıza takılan bir şeyi defterinize yazmak bile sizi yeni yeni mecralara götürüyor. Bu yüzden ‘Defter’ kitabı sadece bir nesnenin tarihini sunmuyor. Aynı zamanda bir düşünme biçimi olarak defterle olan ilişkimizi özendiriyor, teşvik ediyor.”</p>

<p>Avcı’nın açıklamalarında, gündelik yaşamda ortaya çıkan fikirlerin deftere kaydedilmesi ve yazma eyleminin düşünme süreciyle ilişkisi öne çıktı. Roland Allen’ın eserinin, defteri yalnızca tarihsel bir nesne olarak incelemekle sınırlı kalmadığı, defter kullanma alışkanlığına da odaklandığı belirtildi.</p>

<h3>YAZARLARIN DEFTERLERİ ESERLERİN OLUŞUM SÜRECİNİ ORTAYA KOYUYOR</h3>

<p>Nabi Avcı, programda yazarların tuttukları defterler, günlükler ve eserlerinin ilk taslakları hakkında da konuştu. Edebiyat eserlerinin ortaya çıkış sürecini anlamak açısından söz konusu belgelerin taşıdığı anlama değinen Avcı, okurların sevdikleri yazarların çalışma notlarını ve ilk metinlerini görme isteğine dikkat çekti.</p>

<p>Bir romanın ilk taslaklarından tamamlanmış hâline ulaşıncaya kadar geçirdiği değişimlerin, yazarın üretim sürecini görme imkânı sunduğunu ifade eden Avcı, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“Sevdiğimiz yazarların defterlerini, günlüklerini, yazdıkları metinlerin ilk taslaklarını hangimiz görmek istemeyiz? Bir romanın hayat buluşunu gösterir. Nerelerden geldiğini, nelerden vazgeçildiğini, nelerin yüklendiğini, nelerin eksildiğini görmek eserle aramızdaki ilişkiyi zenginleştirir.”</p>

<p>Avcı’nın sözlerinde, yazarların ilk notlarından hareketle eserlerini nasıl şekillendirdiklerinin takip edilebilmesi üzerinde duruldu. Taslaklarda yapılan eklemelerin, çıkarılan bölümlerin ve değiştirilen ifadelerin incelenmesinin, okurların bir edebiyat eserinin oluşum aşamalarını görmesini sağladığı ifade edildi.</p>

<h3>KAĞIT ÜZERİNDE DÜŞÜNMEK VE YAZMA ALIŞKANLIĞI ELE ALINDI</h3>

<p>Peyâm-ı Garb söyleşisinin ilk programında defterin gündelik yaşamdan edebiyat dünyasına uzanan kullanım alanları, Roland Allen’ın kitabı çerçevesinde gündeme geldi. Nabi Avcı’nın açıklamaları, kişisel düşüncelerin kaydedilmesi ile yazarların eserlerini oluştururken tuttukları notlar arasındaki ilişkiye odaklandı.</p>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat’ta gerçekleştirilen ve dinleyicilere “Defter” kitabının hediye edildiği buluşmayla Peyâm-ı Garb’ın yeni sezonu açıldı. Aykut Ertuğrul’un sunumu ve Nabi Avcı’nın katılımıyla düzenlenen söyleşi dizisi, sezon boyunca her ay farklı düşünce ve kavramları ele almayı sürdürecek.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/defter-tutmak-insani-yeni-dusunce-mecralarina-goturuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 08:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/nabi-avci.jpg" type="image/jpeg" length="34958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Denizli Kitap Fuarı Kapılarını Açtı: 212 Katılımcı, 500’ü Aşkın İmza Günü ve 82 Etkinlik]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/denizli-kitap-fuari-kapilarini-acti-212-katilimci-500u-askin-imza-gunu-ve-82-etkinlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/denizli-kitap-fuari-kapilarini-acti-212-katilimci-500u-askin-imza-gunu-ve-82-etkinlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli’de ilk kez düzenlenen Tüyap Denizli Kitap Fuarı, EGS Fuar Alanı’nda ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. 17-25 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek fuar, 212 katılımcısı ve fuar alanının büyüklüğüyle Türkiye’nin üçüncü büyük kitap fuarı olarak açıklandı. Dokuz gün boyunca 82 kültürel etkinlik ve 500’ü aşkın imza günü düzenlenecek. Fuar, her gün 10.00-20.00 saatleri arasında ücretsiz ziyaret edilebilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. organizatörlüğünde, Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliği ve Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle düzenlenen Tüyap Denizli Kitap Fuarı, 17 Ekim 2026 tarihinde EGS Fuar Alanı’nda kapılarını açtı. Denizli’de ilk kez gerçekleştirilen organizasyon, yayınevlerini, yazarları, şairleri ve kitapseverleri aynı çatı altında buluşturuyor. İstanbul, Adana, Bursa, Eskişehir ve Diyarbakır’da düzenlenen Tüyap Kitap Fuarları’nın yeni adresi olan Denizli, 25 Ekim’e kadar kitap ve kültür sanat etkinliklerine ev sahipliği yapacak.</p>

<p>Tüyap Fuarcılık Grubu’nun fuarcılık sektöründeki 47 yıllık ve kitap fuarcılığı alanındaki 44 yıllık deneyimiyle hazırlanan organizasyonda, yayıncılık sektörünün önde gelen kuruluşları ve yüzlerce yazar yer alıyor. Dokuz gün sürecek fuarda söyleşiler, paneller, imza günleri, atölyeler, çocuk etkinlikleri ve sanat sergileri düzenleniyor. Denizli ve çevre illerden gelen ziyaretçilerin katılımına açık olan fuar kapsamında öğrencilerin etkinlik alanına ulaşımının sağlanması için yerel yönetimlerle koordinasyon yürütülmesi de planlanıyor.</p>

<h3>DENİZLİ KİTAP FUARI TÜRKİYE’NİN ÜÇÜNCÜ BÜYÜK KİTAP FUARI OLDU</h3>

<p>Tüyap Denizli Kitap Fuarı’nın açılış töreninde konuşan Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü, organizasyonun ilk yılında ulaştığı katılımcı sayısını ve fuar alanının büyüklüğünü açıkladı. Ersözlü, Denizli Kitap Fuarı’nın katılımcı sayısı ve alan bakımından uzun yıllardır düzenlenen bazı kitap fuarlarını geride bıraktığını belirterek İstanbul ve Adana’nın ardından Türkiye’nin üçüncü büyük kitap fuarı konumuna ulaştığını söyledi.</p>

<p><img alt="1792241081 750 1624" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/1792241081-750-1624.jpg" width="1280" /></p>

<p>Tüyap olarak 40 yılı aşkın süredir Türkiye’nin farklı şehirlerinde kitap fuarları düzenlediklerini hatırlatan Ersözlü, İstanbul, Bursa, Eskişehir, Adana ve Diyarbakır’ın ardından Denizli’yi de fuar takvimine eklediklerini ifade etti. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle organizasyonun hayata geçirildiğini belirten Ersözlü, ilk yıl 212 katılımcıyla açılan fuarın gelecek yıllarda da sürdürülmesini hedeflediklerini kaydetti.</p>

<h3>İLHAN ERSÖZLÜ: HEDEFİMİZ EGE BÖLGESİ’NİN EN BÜYÜK KİTAP FUARI OLMAK</h3>

<p>Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü, açılış konuşmasında Denizli Kitap Fuarı’nın gelecek dönem hedeflerine de yer verdi. Organizasyonun sürdürülebilirliğinin sağlanmasını ve katılımcı sayısının artırılmasını amaçladıklarını belirten Ersözlü, fuarı Ege Bölgesi’nin en büyük kitap fuarı haline getirmek istediklerini söyledi.</p>

<p>Fuarın açıldığı ilk saatlerden itibaren ziyaretçilerin ve öğrencilerin etkinlik alanına gelmeye başladığını aktaran Ersözlü, öğrencilerin ulaşımına yönelik çalışmalara da değindi. Denizli Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleriyle koordineli hareket edeceklerini belirten Ersözlü, Denizli’ye uzun yıllar devam edecek bir kitap fuarı kazandırmayı amaçladıklarını ifade etti.</p>

<p>Ersözlü, hazırlık sürecindeki katkıları nedeniyle Türkiye Yayıncılar Birliği’ne, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı ve ekibine, Denizli Valisi’ne ve organizasyonda görev alan çalışanlara teşekkür etti. Tüyap’ın kitap fuarcılığı alanındaki bilgi birikimini Denizli’ye taşımak istediklerini belirten Ersözlü, fuarın kent, bölge ve ülke için hayırlı olması temennisinde bulundu.</p>

<h3>KENAN KOCATÜRK TÜRKİYE’NİN YAYINCILIK VERİLERİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>Türkiye Yayıncılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Uluslararası Yayıncılar Birliği (IPA) Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Kocatürk, açılış töreninde Türkiye’nin yayıncılık sektörüne ilişkin verileri paylaştı. Kitap fuarlarının şehirlerin kültürel yaşamıyla bütünleşen organizasyonlar olduğunu belirten Kocatürk, Denizli Kitap Fuarı’nın öğrencileri, öğretmenleri ve okurları kitaplarla buluşturmasını önemsediklerini ifade etti.</p>

<p>Kocatürk’ün paylaştığı verilere göre Türkiye’de her yıl yaklaşık 100 bin yeni kitap yayımlanıyor. Yıllık yayınların 82 binini basılı kitaplar, yaklaşık 18 binini ise elektronik kitaplar oluşturuyor. Türkiye’de yılda en az 10 kitap yayımlayan 2 binin üzerinde yayınevi bulunuyor. Kocatürk, Türkiye’nin yeni kitap yayımlama bakımından dünyada beşinci sırada yer aldığını açıkladı.</p>

<p>Yayıncılık sektöründeki üretim kapasitesinin yanı sıra okuma alışkanlıklarının değişimine de değinen Kocatürk, ekran kullanımının okuma kültürü üzerindeki etkilerinin uluslararası düzeyde tartışıldığını söyledi. Özellikle çocukların ve gençlerin kitaplarla ilişkisinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek ailelerin, eğitim kurumlarının ve kültürel organizasyonların üstlendiği sorumluluklara dikkat çekti.</p>

<h3>EKRAN BAĞIMLILIĞI VE BASILI KİTAPLARA DÖNÜŞ GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Kenan Kocatürk, dijitalleşme ve ekran bağımlılığı nedeniyle okuma oranlarının gerilemesi konusunun Frankfurt Kitap Fuarı’nda da gündeme geldiğini aktardı. Farklı ülkelerde çocukların dikkatlerini toplaması ve öğrendiklerini pekiştirmesi amacıyla eğitim politikalarında değişiklikler yapıldığını belirten Kocatürk, Danimarka, Finlandiya ve İsveç’te basılı kitapların eğitimde yeniden ağırlık kazandığını ifade etti.</p>

<p>Okuma kültürünün aile ortamında başlayıp ilköğretim ve ortaöğretim dönemlerinde geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Kocatürk, Fransa’da uygulanan 15 dakikalık kitap okuma kampanyasını örnek gösterdi. Ailelerin çocuklarıyla birlikte her gün en az 15 dakika kitap okuması çağrısında bulunan Kocatürk, düzenli okumanın çocukların kendilerini ifade etmelerine, okuduklarını anlamalarına ve yaratıcılıklarını geliştirmelerine katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p>Çocukların kitap fuarlarına götürülmesi ve okuyacakları eserleri kendilerinin seçmesine fırsat tanınması gerektiğini belirten Kocatürk, her çocuğun kendi seçtiği kitaplardan oluşan kişisel bir kütüphane kurabileceğini söyledi. Denizli Kitap Fuarı’nın öğrenciler ve öğretmenler için yıllar boyunca devam eden bir buluşma noktası olmasını diledi.</p>

<h3>BAŞKAN ÇAVUŞOĞLU ÇOCUKLARIN KİTAPLARLA BULUŞMASINA DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, fuarın açılışında yaptığı konuşmada çocukların ve gençlerin kültür, sanat ve edebiyatla buluşmasına yönelik çalışmalara değindi. Ekran kullanımının günlük yaşamda giderek daha fazla yer kapladığını belirten Çavuşoğlu, kitap fuarlarının çocuklara ve gençlere ulaşmak açısından önemli bir işlev üstlendiğini ifade etti.</p>

<p>Denizli’nin farklı bölgelerinde yaşayan çocukların kitaplarla buluşmasını istediklerini söyleyen Çavuşoğlu, kültürel etkinliklerin kentin uzak noktalarına kadar ulaştırılmasına yönelik hedeflerini anlattı. Çocukların geleceğe hazırlanmasında dayanışmanın ve birlikte hareket etmenin önemine değinen Çavuşoğlu, kitapların insanlara farklı dünyaları tanıma ve yeni düşüncelerle karşılaşma imkânı sunduğunu belirtti.</p>

<p>Konuşmasında toplumsal dayanışma ve ortak sorumluluk anlayışına da yer veren Çavuşoğlu, “ben değil, biz” yaklaşımının gelecek nesillere aktarılmasını istediklerini söyledi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını şükran, minnet ve saygıyla andığını belirten Çavuşoğlu, organizasyonun gerçekleştirilmesinde görev alan belediye çalışanlarına, Tüyap yetkililerine, iş birliği yapılan kamu kurumlarına ve Denizli Valisi’ne teşekkür etti.</p>

<h3>VALİ KÖŞGER: KİTAP ASLA DEMODE OLMAYACAK</h3>

<p>Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, açılış töreninde fuarların ekonomik ve kültürel işlevlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fuarların üreticilerle tüketicileri ve kullanıcıları buluşturduğunu belirten Köşger, kitap fuarlarının ise yazarlarla okurlar arasında doğrudan iletişim kurulmasını sağlayan farklı bir niteliğe sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Öğrencilik yıllarında kitap fuarlarını heyecanla beklediklerini anlatan Köşger, fuarların bir yıl boyunca okunacak kitapların uygun fiyatlarla temin edilebildiği organizasyonlar olduğunu hatırlattı. Dijitalleşmenin kitapların önemini azaltacağı yönündeki görüşlere katılmadığını ifade eden Köşger, dijital ortamda bilgiye hızlı erişilebildiğini ancak edinilen bilgilerin aynı hızla unutulabildiğini belirtti.</p>

<p>Köşger, kitapların değerini korumaya devam edeceğini vurgulayarak “Kitap asla demode olmayacak ve vazgeçemeyeceğimiz bir değer olmaya devam edecek” dedi. Denizli Kitap Fuarı’nın ilk yılında Türkiye’nin üçüncü büyük kitap fuarı olarak açıklanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Köşger, organizasyonun sonraki yıllarda yeni katılımcı ve ziyaretçi sayılarına ulaşmasını temenni etti. Denizli Büyükşehir Belediyesi’ne, Tüyap yetkililerine ve katılımcılara teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.</p>

<h3>DENİZLİ KİTAP FUARI’NDA 82 KÜLTÜREL ETKİNLİK DÜZENLENECEK</h3>

<p>Tüyap Denizli Kitap Fuarı, dokuz günlük programı boyunca farklı yaş gruplarına yönelik toplam 82 kültürel etkinliğe ev sahipliği yapacak. Söyleşiler, çocuklara yönelik programlar, dinletiler ve özel etkinlikler fuarın kültür sanat takviminde yer alıyor.</p>

<p>Organizasyon kapsamında 71 söyleşi, 8 çocuk etkinliği, 2 dinleti ve “İlk Kitabım Tüyap’ta” adlı özel program gerçekleştirilecek. Söyleşilerde edebiyat, yayıncılık ve farklı alanlardan isimler okurlarla bir araya gelecek. Çocuk etkinlikleri ve atölyelerde ise genç ziyaretçilere yönelik programlar düzenlenecek.</p>

<h3>500’Ü AŞKIN İMZA GÜNÜNDE YAZARLAR OKURLARLA BULUŞACAK</h3>

<p>Denizli Kitap Fuarı’nın programında 500’ü aşkın imza günü bulunuyor. Farklı kuşaklardan yazarlar ve şairler, fuar süresince okurlarıyla buluşarak kitaplarını imzalayacak ve eserleri üzerine sohbet edecek.</p>

<p>Fuarın konukları arasında Arif Verimli, Ayşegül Aldinç, Behiç Ak, Can Gürses, Dilek Cesur, Elif Erdenay, Fatih Duman, Halit Ertuğrul, Hidayet Karakuş, Murat Aygen, Murathan Mungan, Mustafa Balbay, Naim Babüroğlu, Nilgün Bodur, Polat Özlüoğlu, Saygı Öztürk, Sinan Meydan, Sinan Yağmur, Ümit Özdağ ve Zeynep Oral yer alıyor.</p>

<p>Genç okurların takip ettiği Adora Yağmur, Beyza Alkoç, Ceren Melek, Emre Gül, Loresima ve Maral Atmaca da fuara katılan isimler arasında bulunuyor. Yazarların katılacağı söyleşiler ve imza programları, fuarın dokuz günlük etkinlik takvimi kapsamında gerçekleştirilecek.</p>

<h3>FUTBOL TEMALI ULUSLARARASI KARİKATÜR SERGİSİ AÇILDI</h3>

<p>Tüyap Denizli Kitap Fuarı, edebiyat etkinliklerinin yanı sıra görsel sanat çalışmalarına da yer veriyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Karikatür Yarışması Sergisi, fuar kapsamında ziyaretçilerle buluşuyor.</p>

<p>“Futbol” teması etrafında hazırlanan sergide karikatür sanatına ait eserler sergileniyor. Uluslararası yarışma kapsamında hazırlanan çalışmalar, kitap fuarının kültür ve sanat programı içerisinde ziyaretçilerin incelemesine sunuluyor.</p>

<h3>GENÇ SANATÇILARIN ESERLERİ İLLÜSTRATÖRLER DUVARI’NDA SERGİLENECEK</h3>

<p>Fuar kapsamında bölgedeki üniversitelerin sanat ve tasarım bölümlerinin katkılarıyla “İllüstratörler Duvarı” projesi de hayata geçiriliyor. Üniversitelerin ilgili bölümleriyle gerçekleştirilen iş birlikleri doğrultusunda hazırlanan illüstrasyonlar, EGS Fuar Alanı’nın fuaye bölümünde ziyaretçilerle buluşacak.</p>

<p>Projede genç sanatçıların ve tasarımcıların çalışmalarına yer verilecek. İllüstratörler Duvarı aracılığıyla üniversitelerde sanat ve tasarım eğitimi alan gençlerin eserlerinin fuar ziyaretçilerine ulaştırılması ve çalışmalarının sergilenmesi sağlanacak.</p>

<h3>DENİZLİ KİTAP FUARI NEREDE, SAAT KAÇTA AÇILIYOR VE GİRİŞ ÜCRETLİ Mİ?</h3>

<p>Denizli’de kitap fuarını ziyaret etmek isteyenler için organizasyonun tarihleri, ziyaret saatleri ve giriş koşulları açıklandı. Tüyap Denizli Kitap Fuarı, 17-25 Ekim 2026 tarihleri arasında EGS Fuar Alanı’nda gerçekleştiriliyor. Fuar alanı dokuz gün boyunca her gün saat 10.00’da açılacak ve 20.00’ye kadar ziyaret edilebilecek.</p>

<p>FUAR ZİYARET BİLGİLERİ</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>Fuar adı</td>
   <td>Tüyap Denizli Kitap Fuarı</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Tarih</td>
   <td>17-25 Ekim 2026</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Yer</td>
   <td>EGS Fuar Alanı, Denizli</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Ziyaret saatleri</td>
   <td>Her gün 10.00-20.00</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Giriş ücreti</td>
   <td>Ücretsiz</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Katılımcı sayısı</td>
   <td>212</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Kültürel etkinlik</td>
   <td>82</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İmza günü</td>
   <td>500’ü aşkın</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Fuar, Denizli ve çevre illerden gelen tüm kitapseverlerin ücretsiz ziyaretine açık olacak. Öğrencilerin fuar alanına ulaşımının sağlanması amacıyla Denizli Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri arasında koordinasyon yürütülecek.</p>

<h3>TÜYAP 47 YILDIR FUARCILIK SEKTÖRÜNDE FAALİYET GÖSTERİYOR</h3>

<p>Türkiye’nin ilk fuarcılık şirketi olarak 1979 yılında Bülent Ünal tarafından kurulan Tüyap, 2026 itibarıyla sektörde 47 yıllık faaliyet geçmişine sahip bulunuyor. Şirket, kuruluşundan bugüne kadar yurt içinde ve yurt dışında düzenlediği fuarlarda birçok ülkeden 370 binin üzerinde firmaya hizmet verdi ve 78 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladı.</p>

<p>Türkiye’de sahip olduğu ve işlettiği iki fuar merkezi ile altı ülkede bulunan uluslararası ofisleri üzerinden faaliyet gösteren Tüyap, 100’ü aşkın meslek örgütüyle uzun vadeli iş birlikleri yürütüyor. Çin, Rusya ve Afrika’da ilk Türk ihraç ürünleri fuarlarını gerçekleştiren kuruluş, yılda ortalama 10 yurt dışı fuara Türk milli katılımı organize ediyor.</p>

<p>Türkiye’de kendi fuar merkezine sahip tek özel sektör fuarcılık kuruluşu olan Tüyap, fiziksel fuarların yanı sıra dijital olanaklardan yararlanarak hibrit fuar organizasyonlarını da sürdürüyor. Şirketin kitap fuarcılığı alanındaki 44 yıllık deneyimiyle düzenlenen Denizli Kitap Fuarı, 25 Ekim 2026 Pazar günü sona erecek.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/denizli-kitap-fuari-kapilarini-acti-212-katilimci-500u-askin-imza-gunu-ve-82-etkinlik</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 18:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/1792241092-d-s-c-f6753.jpg" type="image/jpeg" length="77524"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'un en uzun süre görev yapan müftüsü Selahattin Kaya vefat etti: Mahmut Toptaş 28 Şubat hatıralarını anlattı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/istanbulun-en-uzun-sure-gorev-yapan-muftusu-selahattin-kaya-vefat-etti-mahmut-toptas-28-subat-hatiralarini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/istanbulun-en-uzun-sure-gorev-yapan-muftusu-selahattin-kaya-vefat-etti-mahmut-toptas-28-subat-hatiralarini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da en uzun süre müftülük yapan isim olarak bilinen eski İstanbul Müftüsü Selahattin Kaya, 92 yaşında hayatını kaybetti. Milli Gazete yazarı Mahmut Toptaş, Kaya'nın vefatının ardından kaleme aldığı yazıda, 28 Şubat döneminde yaşanan olayları, din görevlilerine yönelik müdahaleler karşısındaki tutumunu ve birlikte çalıştıkları yıllardan hatıralarını paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski İstanbul Müftüsü Selahattin Kaya, 14 Ekim 2026 Çarşamba günü 92 yaşında hayatını kaybetti. 1934 doğumlu olan ve İstanbul'da en uzun süre müftülük görevinde bulunan kişi olarak bilinen Kaya, Beyoğlu ve İstanbul müftülüklerinde uzun yıllar din hizmetlerini yürüttü. Kaya'nın vefatının ardından cenaze programına ilişkin bilgiler paylaşılırken, birlikte görev yaptığı isimler de hatıralarını kaleme aldı.</p>

<p>Milli Gazete yazarı Mahmut Toptaş, Selahattin Kaya'nın ardından yayımladığı makalede, 1995-1999 yılları arasında birlikte çalıştıkları döneme ilişkin ayrıntıları anlattı. Kaya'nın kişiliğine ve görev anlayışına değinen Toptaş, özellikle 28 Şubat sürecinde din görevlileriyle ilgili yaşanan olaylara, İstanbul'da gerçekleştirilen toplantılara ve dinî yayınların dağıtılması için yürütülen çalışmalara yer verdi.</p>

<h3>SELAHATTİN KAYA'NIN CENAZESİ ÜSKÜDAR ŞAKİRİN CAMİİ'NDEN KALDIRILDI</h3>

<p>Selahattin Kaya'nın vefatının ardından yapılan ilk duyuruda, cenazesinin 15 Ekim 2026 Perşembe günü Üsküdar Şakirin Camii'nde öğle namazının ardından kaldırılacağı bildirildi. Cenaze programına ilişkin paylaşılan bilgilerde defin yerine dair ayrıntıya yer verilmedi.</p>

<p>İstanbul'da en uzun süre müftülük yapan isim olarak tanınan Kaya'nın vefat haberiyle birlikte geçmiş yıllardaki çalışmaları da yeniden gündeme geldi. Genel Yayın Yönetmeni Kemal Bozkurt'un yıllar önce Selahattin Kaya ile gerçekleştirdiği röportaj da vefat haberinde hatırlatıldı.</p>

<h3>MAHMUT TOPTAŞ: BOYNUNA TASMA TAKTIRMADI</h3>

<p>Milli Gazete yazarı Mahmut Toptaş, Selahattin Kaya ile 1995 yılından 1999 yılına kadar İstanbul merkez vaizi olarak birlikte çalıştıklarını belirtti. Kaya'yı güler yüzlü, nazik, sakin, kibar ve yumuşak huylu bir kişi olarak hatırladığını ifade eden Toptaş, onun haksızlıklar karşısında taviz vermeyen bir tutuma sahip olduğunu yazdı.</p>

<p>Toptaş, Kaya'nın kişiliğini anlatırken Mehmet Akif Ersoy'un şu dizelerine yer verdi:</p>

<p>"Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;</p>

<p>Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.</p>

<p>Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?</p>

<p>Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum."</p>

<p>Selahattin Kaya'nın görev yıllarındaki tutumunu "Boynuna tasma taktırmadı. Çiğnemedi, çiğnenmedi, çiğnetmedi. Zalimin karşısında, mazlumun yanında oldu" sözleriyle anlatan Toptaş, meslektaşının özellikle 28 Şubat döneminde din görevlilerine yönelik girişimler karşısında nasıl hareket ettiğine ilişkin hatıralarını paylaştı.</p>

<h3>28 ŞUBAT DÖNEMİNDE DİNÎ KURSLARIN KAPATILMASINA KARŞI TUTUMUNU ANLATTI</h3>

<p>Mahmut Toptaş, 28 Şubat 1997 döneminde Selahattin Kaya'nın İstanbul'daki dinî faaliyetlerin sürdürülmesi için çaba gösterdiğini belirtti. Kaya'nın İslami hizmetlerde bulunan grupların ve kursların kapatılmasını, bu faaliyetlerde görev alan kişilerin hapsedilmesini önlemeye çalıştığını ileri sürdü.</p>

<p>Kaya'nın yetkililerle yaptığı görüşmelerde sakin ve güler yüzlü bir yaklaşım sergilediğini aktaran Toptaş, bazı müdahale taleplerini "Onu ve onları bana bırakın" diyerek karşılayıp herhangi bir olumsuz işlem gerçekleştirmediğini yazdı. Toptaş, Kaya'nın din görevlilerinin çalışmalarının kesintiye uğramaması için görev yaptığı makamın imkânlarını kullandığını ifade etti.</p>

<h3>CUMHURBAŞKANLIĞINDAN GELDİĞİ SÖYLENEN NAKİL TALİMATINI UYGULAMADI</h3>

<p>Toptaş, Selahattin Kaya'nın kendisine özel bir görüşmede anlattığı olayı da okuyucularıyla paylaştı. Aktardığına göre Kaya'ya telefonla ulaşılarak bir cami imamının başka bir camiye nakledilmesinin Cumhurbaşkanlığı emri olduğu bildirildi.</p>

<p>Kaya'nın telefondaki kişiye "Gereken yapılacak efendim" yanıtını verdiğini belirten Toptaş, buna rağmen nakil işleminin gerçekleştirilmediğini yazdı. Kaya'nın, söz konusu imamın çalışmalarının aksamaması için kendisine de telefon görüşmesinden bahsetmediğini aktardı.</p>

<h3>HİNDİSTAN'DA BİR YIL KALAN İMAMIN GÖREVE DÖNÜŞÜNÜ ANLATTI</h3>

<p>Mahmut Toptaş, Selahattin Kaya'nın Beyoğlu Müftülüğü dönemine ilişkin başka bir kişiden duyduğunu belirttiği hatıraya da makalesinde yer verdi. Anlatıma göre Beyoğlu'nda görev yapan bir imam, yıllık iznini geçirmek üzere Hindistan'a gitti. Orada dinî tebliğ faaliyetlerine katılan imam, başlangıçta planladığı bir aylık sürenin yerine bir yıl kaldı.</p>

<p>İstanbul'a döndüğünde Selahattin Kaya'yı ziyaret eden imam, görevini kaybettiğini düşündüğünü söyledi. Kaya'nın kendisine ne zaman göreve başlayacağını sorması üzerine imam, "Hocam, ben bir ay gittim, bir sene kaldım; görev mi kaldı ki?" karşılığını verdi.</p>

<p>Toptaş'ın aktardığına göre Selahattin Kaya, imamın Hindistan'da tebliğ yapıp yapmadığını sordu. Olumlu yanıt almasının ardından, "Sen tebliğini yapmışsın, görev yerine gelsin de ha burada ha orada, ne farkı var?" diyerek imamın görevine başlamasını sağladı.</p>

<p>Toptaş, aynı anlatımda imamın görevinden uzak kaldığı on bir aylık döneme ait maaşının da mutemet tarafından ödendiğini belirtti. Yazar, söz konusu olayın kendisine başka bir kişi tarafından anlatıldığını özellikle ifade etti.</p>

<h3>28 ŞUBAT'IN ARDINDAN İSTANBUL'DA YEDİ TOPLANTI DÜZENLEDİ</h3>

<p>Mahmut Toptaş, 28 Şubat sürecinde Selahattin Kaya'nın kendisini müftülüğe davet ederek din görevlilerine yönelik bir konuşma hazırlamasını istediğini anlattı. Kaya'nın kendisine üç ay süre verdiğini belirten Toptaş, konuşmada din hizmetlerinin nasıl daha etkili yürütülebileceğinin sade bir dille anlatılmasının istendiğini yazdı.</p>

<p>Selahattin Kaya'nın İstanbul'daki müftü, vaiz ve imamların katılacağı toplantıları yedi farklı salonda düzenlemeyi planladığını aktaran Toptaş, valilikten "Sosyal Hizmetlerde Din Görevlisinin Rolü" başlığı altında izin alınacağını söylediğini kaydetti. Hazırlıkların tamamlanmasının ardından programlar 1997 yılının kasım ve aralık aylarında gerçekleştirildi.</p>

<h3>1997 YILINDAKİ YEDİ TOPLANTININ TARİHLERİ VE YERLERİ</h3>

<p>Toptaş, makalesinde İstanbul'daki din görevlilerine yönelik gerçekleştirilen toplantıların tarihlerini ve salonlarını da paylaştı. Tamamı saat 08.00'de başlayan programlar şu şekilde sıralandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>6 Kasım 1997:</strong> Pendik Atatürk Kültür Merkezi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13 Kasım 1997:</strong> Üsküdar Müftülüğü salonu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20 Kasım 1997:</strong> Eyüp Müftülüğü salonu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>4 Aralık 1997:</strong> Cemal Reşit Rey Salonu için belediyeden alınan iznin sonradan iptal edilmesi üzerine Eyüp Müftülüğü salonu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>11 Aralık 1997:</strong> Eyüp Müftülüğü salonu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>18 Aralık 1997:</strong> Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>25 Aralık 1997:</strong> Büyükçekmece Belediye Düğün Salonu.</p>
 </li>
</ul>

<p>Mahmut Toptaş, İstanbul'un bütün ilçelerinden din görevlilerine hitap edilen toplantılarda Selahattin Kaya'nın kendisinden önce yaklaşık on dakikalık konuşmalar yaptığını belirtti. Kaya'nın kısa konuşmalarının, kendisinin bir saatlik konuşmalarından daha etkili olduğunu düşündüğünü ifade etti.</p>

<h3>SELAHATTİN KAYA'NIN 28 ŞUBAT DÖNEMİNDEKİ KONUŞMASINI PAYLAŞTI</h3>

<p>Toptaş, Selahattin Kaya'nın din görevlilerine hitaben yaptığı konuşmalardan birini de makalesine taşıdı. Kaya'nın, din görevlilerinin sahip oldukları imkânları hatırlatarak dönemin koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu aktardı.</p>

<p>Toptaş'ın yazısına göre Kaya, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Arkadaşlar, zor günlerden geçiyoruz ama geçilmez ve aşılmaz değil. Siz çok güçlüsünüz. İçinizden birini, evine yakın camiden yine evine çok daha yakın bir camiye gönülsüz nakletmişiz. Bana Cumhurbaşkanlığı'ndan telefon geldi ve o imamı eski camisine iade etmem istendi. Siz, böyle bir gücünüzü, bu günlerde, İslam'a yapılan saldırılar karşısında neden kullanmıyorsunuz?"</p>

<p>Toptaş, Kaya'nın din görevlilerine yönelik konuşmalarında karşılaştıkları sorunlara ve birlikte hareket etmenin önemine değindiğini ifade etti.</p>

<h3>RUSÇAYA ÇEVRİLEN KİTABIN TÜRK CUMHURİYETLERİNDE DAĞITILMASINA DESTEK VERDİ</h3>

<p>Mahmut Toptaş, Selahattin Kaya'nın dinî yayınların farklı ülkelere ulaştırılmasına yönelik çalışmalarını da anlattı. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencilerine haftada bir gün yaptığı iman sohbetlerinin ses kayıtlarından yazıya aktarıldığını ve 1988 yılında Türkçe olarak yayımlandığını belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Sacit Adalı'nın Bakü Üniversitesi'nde görev yaptığı dönemde söz konusu eseri Rusçaya çevirttiğini aktaran Toptaş, Adalı'nın Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından anayasa üyeliğine getirilmesinin ardından Türkiye'ye gelerek Rusça nüshayı kendisine teslim ettiğini yazdı.</p>

<p>Cantaş Yayınevi'nin 1994 yılında eserden 2 bin adet bastığını belirten Toptaş, kitabın kuşe kâğıda yedi renkli ofset baskı yöntemiyle hazırlandığını ve ücretsiz dağıtıldığını ifade etti. Türk cumhuriyetlerinden gelen talepler üzerine kitabın baskı filmlerinin iş insanlarına ücretsiz verildiğini, farklı kişiler tarafından da çoğaltılarak dağıtıldığını anlattı.</p>

<h3>SELAHATTİN KAYA KİTAPTAN 10 BİN ADET BASTIRDI</h3>

<p>Toptaş, Selahattin Kaya'nın Rusçaya çevrilen eserden 10 bin adet bastırdığını ve Türk cumhuriyetlerinden gelen heyetlerin üyelerine birer paket halinde hediye ettiğini belirtti. Mustafa Bey olarak andığı bir kişinin de eserin Türkçe nüshasından yurt dışında 10 bin adet bastırarak ücretsiz dağıttığını kaydetti.</p>

<p>Yazısında kamu görevlilerinin makamlarını kaybetme veya terfi edememe endişesiyle faaliyetlerini sınırlandırmaması gerektiği yönündeki düşüncelerine yer veren Toptaş, Selahattin Kaya'nın yaklaşık kırk yıl boyunca Beyoğlu ve İstanbul müftülüklerinde görev yaptığını hatırlattı. Toptaş, görev hayatında karşılaşılan zorluklara ilişkin görüşlerini "Allah'ın dediği olur" sözleriyle ifade etti.</p>

<h3>MAHMUT TOPTAŞ, SELAHATTİN KAYA İÇİN DUA ETTİ</h3>

<p>Mahmut Toptaş, 14 Ekim 2026'da hayatını kaybeden Selahattin Kaya'nın ardından kaleme aldığı yazıyı dua ile tamamladı. Uzun yıllar birlikte görev yaptığı Kaya'nın meslek hayatından hatıralarını aktaran Toptaş, merhum için Allah'tan rahmet diledi.</p>

<p>Toptaş, Kaya'nın sevdiklerinin arasına katılması ve "mükarrabün"den olması temennisinde bulunurken, yakınlarına sabır diledi. Sevenlerinin de onun adına Allah'ın razı olacağı hayırlı işler yapabilmesi için dua etti.</p>

<h2>SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI</h2>

<p>İstanbul'da en uzun süre müftülük yapan isim olarak bilinen Selahattin Kaya, 92 yaşında hayatını kaybetti.</p>

<p>Milli Gazete yazarı Mahmut Toptaş, Kaya'nın ardından 28 Şubat dönemine ilişkin hatıralarını kaleme aldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığından geldiği belirtilen imamın nakil talimatını ve 1997'de düzenlenen yedi toplantıyı anlattı.</p>

<p>Toptaş, Kaya'nın din görevlilerine yönelik tutumunu ve yıllar boyunca yürüttüğü hizmetleri yazısında paylaştı.</p>

<h2>ALTERNATİF HABER BAŞLIKLARI</h2>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Selahattin Kaya vefat etti: Mahmut Toptaş 28 Şubat döneminde yaşananları anlattı</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İstanbul'un en uzun süre görev yapan müftüsü hayatını kaybetti: Ardından 28 Şubat hatıraları kaldı</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mahmut Toptaş'tan Selahattin Kaya'nın ardından dikkat çeken yazı: "Boynuna tasma taktırmadı"</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Eski İstanbul Müftüsü Selahattin Kaya 92 yaşında vefat etti: Cumhurbaşkanlığından gelen talimatı da anlattı</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Selahattin Kaya'nın vefatının ardından 28 Şubat hatıraları: Mahmut Toptaş yıllar sonra yazdı</strong></p>
 </li>
</ol><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Mercek Altı</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/istanbulun-en-uzun-sure-gorev-yapan-muftusu-selahattin-kaya-vefat-etti-mahmut-toptas-28-subat-hatiralarini-anlatti</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/selahattin-kaya.jpg" type="image/jpeg" length="14484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cevat abiyi önden gönderiyoruz!]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/cevat-abiyi-onden-gonderiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/cevat-abiyi-onden-gonderiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazar Ahmet Varol, Özkaya'nın vefatının ardından kaleme aldığı yazıda; "Belki aramızdan ayrıldığı ve yeniden kavuşma gününe kadar sürecek bir hasret dönemi başladığından kalplerimiz hüzünlenecektir. Aile efradının, akrabalarının ve yakın çevresinin hüznü daha fazla olacaktır. Ama bir kimsenin imtihanı bitirmesine değil kaybetmesine üzülmek gerekir. Bizim beklentimiz ve temennimiz de Cevat abinin imtihanı kazanmış olarak bitirdiği yönündedir. " dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Müslim, Nesai, İbnu Hanbel ve İbnu Mace’nin bazı küçük farklarla rivayet ettiği bir hadiste şöyle denmektedir: “Resulullah bir kabristanın yanından geçerken şöyle derdi: Buradaki mekanların mü’minlerden ve Müslümanlardan olan sakinleri! Size selam olsun. İnşallah biz de sizin aranıza karışacağız. Siz bizden önce gittiniz, ama biz de sizin arkanızdan geliyoruz. Sizin için de bizim için de Allah’tan huzur diliyorum.” Bu tercüme Nesai’de geçen metnin tercümesidir. Diğer kaynaklarda geçen metinler biraz farklı ama anlam birbirine yakındır.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim’de şöyle deniyor: “Hanginizin amelinin daha güzel olduğu konusunda sizi denemek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O yücedir, bağışlayandır.” (Mülk, 67/2)</p>

<p>Dolayısıyla bu dünya hayatı imtihan içindir ve herkes için sonludur. Ölüm geldiğinde imtihan bitmiş demektir. Başka bir imtihan yok. Ondan sonrası yaptıklarından hesap verme vaktidir. Hesap gününde bağışlama yetkisine sahip olan sadece Allah’tır. Onun dışında kimsenin bağışlama imkânı yoktur. Allah dilerse bir kimsenin dünyadaki bazı iyiliklerine karşılık günahlarını bağışlar. Ama şirk, yani Allah’ın bütün evren üzerindeki mutlak egemenliğini tanımayıp başka varlıkların da O’nunla gücü ve egemenliği paylaşabileceklerini düşünmek affedilebilecek suçların dışında tutulmuştur. Bu konuda da şöyle buyurur:</p>

<p>“Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındakileri dilediği için bağışlayabilir. Kim Allah’a ortak koşarsa büyük bir günahla iftira etmiş olur.” (Nisa, 4/48)</p>

<p>“Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bunun dışındakileri ise dilediği kimse için bağışlayabilir. Kim Allah’a ortak koşarsa uzak bir sapıklığın içine düşmüştür.” (Nisa, 4/116)</p>

<p>Dolayısıyla biz de tevhit ve sadakat üzere ahirete göç ettiklerine şahitlik ettiklerimiz için Yüce Allah’tan af ve mağfiret dileyebiliriz.</p>

<p>Uzun süre kanser tedavisi gördükten sonra vefat eden kıymetli ağabeyimiz Cevat Özkaya’nın da, Allah’ın izniyle tevhit, iman ve sadakat üzere imtihanı tamamladığını düşündüğümüzden Yüce Allah’tan onun günahlarını ve hatalarını bağışlamasını, kendisini en güzel şekilde mükafatlandırmasını diliyoruz.</p>

<p>Cevat Özkaya ile değişik vesilelerle birlikte oldum. Ancak bir kimseyi tanımanın en iyi yollarından birinin onunla yolculuk yapmak olduğu Hz. Ömer’e (r.a.) nispet edilen bir rivayette belirtilmektedir. Cevat abiyle yolculuk vesilesiyle de bir araya geldim ve Suriye’de Baas diktasının devrilmesinin hemen ardından gerçekleştirdiğimiz seyahatte bir haftadan fazla süre birlikte olduk.</p>

<p>Cevat abi, kendisini tanıyanların hakkında hüsni şehadette bulunduğu, gayretleriyle, tevazusuyla, araştırmacı kimliğiyle ve daha başka iyilikleriyle bilinen bir insandı. Allah hayırlarını makbul, kusurlarını mağfur, mekanını cennet eylesin.</p>

<p>Biz şimdi onu önden gönderiyoruz. Onun gibi daha nicelerini önden gönderdik. Ama elbette biz de onlara kavuşacağız.</p>

<p>Belki aramızdan ayrıldığı ve yeniden kavuşma gününe kadar sürecek bir hasret dönemi başladığından kalplerimiz hüzünlenecektir. Aile efradının, akrabalarının ve yakın çevresinin hüznü daha fazla olacaktır. Ama bir kimsenin imtihanı bitirmesine değil kaybetmesine üzülmek gerekir. Bizim beklentimiz ve temennimiz de Cevat abinin imtihanı kazanmış olarak bitirdiği yönündedir. İmtihanı kazananlar için de Yüce Allah şu müjdeyi veriyor:</p>

<p>“Artık kimin kitabı sağından verilirse der ki: “Alın, kitabımı okuyun. Çünkü ben hesabımla karşılaşacağımı zaten düşünüyordum.” Artık o hoşnut(luk verici) bir hayat içindedir. Yüksek bir cennette.” (Hakka, 69/19-22)</p>

<p>İşte o zaman zaten, bazılarının önden gitmesi sebebiyle yaşanan hasretler de bitmiştir. Burada bize uzun gibi görünen o hasret süreleri, yeniden buluşmanın gerçekleşeceği vakitte çok kısa görünecektir.</p>

<p>Yüce Allah’tan dileğimiz Allah yolunda, iman davasıyla, O’nun ilahi mesajının bütün insanlığa ulaştırılması, zulme karşı haklıların yanında durmak için birlikte olan dostları sonsuz hayatta imtihanı kazanmış bir şekilde yeniden bir araya getirmesidir.</p>

<p><i><u><strong>Ahmet Varol / Yeni Akit</strong></u></i></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/cevat-abiyi-onden-gonderiyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/cevat-ozkaya-2.jpg" type="image/jpeg" length="50072"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yayın dünyasının acı kaybı: Cevat Özkaya vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/yayin-dunyasinin-aci-kaybi-cevat-ozkaya-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/yayin-dunyasinin-aci-kaybi-cevat-ozkaya-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pınar Yayınları'nın kurucularından, genel yayın yönetmeni ve yazar Cevat Özkaya, 72 yaşında vefat etti. Bir süredir kolon kanseri nedeniyle tedavi gören Özkaya'nın cenazesi, 17 Ekim Cumartesi günü İstanbul'da kılınacak cenaze namazının ardından Kartal Soğanlık Mezarlığı'nda toprağa verilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'de yayıncılık, kültür ve düşünce alanlarında uzun yıllar faaliyet gösteren, Pınar Yayınları'nın kurucuları arasında yer alan yazar Cevat Özkaya, 72 yaşında hayatını kaybetti. Bir süredir kolon kanseri nedeniyle tedavi altında bulunan Özkaya, Pınar Yayınları'nın genel yayın yönetmenliğinin yanı sıra Pınar, Gerçek ve Umran dergilerindeki çalışmalarıyla da yayın hayatında görev aldı. Özkaya'nın vefatı, yayınevinin sosyal medya hesabından yapılan açıklamayla duyuruldu.</p>

<h3>CEVAT ÖZKAYA'NIN CENAZESİ 17 EKİM'DE DEFNEDİLECEK</h3>

<p>Pınar Yayınları tarafından paylaşılan cenaze programına göre Cevat Özkaya için 17 Ekim 2026 Cumartesi günü öğle namazını müteakip İstanbul Üsküdar'daki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii'nde cenaze namazı kılınacak. Özkaya'nın naaşı, cenaze namazının ardından Kartal Soğanlık Mezarlığı'na götürülerek burada defnedilecek. Yayınevinin duyurusunda cenaze töreninin tarihi, namazın kılınacağı cami ve defin yeri kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<h3>PINAR YAYINLARI'NDAN CEVAT ÖZKAYA İÇİN TAZİYE MESAJI</h3>

<p>Pınar Yayınları, kurucularından ve genel yayın yönetmeni olan Cevat Özkaya'nın vefatı dolayısıyla sosyal medya hesabından bir açıklama yayımladı. Açıklamada Özkaya'dan "kıymetli büyüğümüz ve hocamız" ifadeleriyle söz edilirken ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dilekleri iletildi. Yayınevinin paylaşımı, "Hocamıza Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz." sözleriyle tamamlandı.</p>

<h3>CEVAT ÖZKAYA KİMDİR?</h3>

<p>1954 yılında Samsun'un Çarşamba ilçesinde dünyaya gelen Cevat Özkaya, yedi çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Ortaokul öğrenimini Çarşamba'da, lise öğrenimini Perşembe Öğretmen Lisesi'nde tamamladıktan sonra İstanbul Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünden mezun oldu. 1974 yılında Trabzon Öğretmen Okulu'nda üç ay öğretmenlik yapan Özkaya, askerlik görevinin ardından yayıncılık alanında çalışmaya başladı.</p>

<p>1976 yılında İstanbul Cağaloğlu'nda Pınar Yayınları'nda yazı işleri müdürü olarak görev alan Özkaya, yayınevinin kuruluş ve yayın faaliyetlerinde bulundu. 1972-1980 yılları arasında aylık olarak yayımlanan Pınar dergisinin yayın ekibinde yer aldı ve daha sonraki dönemde Gerçek dergisinin çıkarılmasında görev üstlendi. Lise yıllarında Yeniden Millî Mücadele dergisinin okuyucusu ve dağıtıcısı olarak da faaliyet gösterdi.</p>

<h3>PINAR YAYINLARI, UMRAN DERGİSİ VE SİVİL TOPLUM ÇALIŞMALARI</h3>

<p>Yayıncılık faaliyetlerini Pınar Yayınları bünyesinde sürdüren Cevat Özkaya, 1988 yılında kurulan Araştırma ve Kültür Vakfı'nın kurucuları arasında bulundu. 1993 yılından itibaren yayımlanan Umran dergisinin yayın yönetmenliğini üstlenerek düşünce ve kültür yayıncılığı alanındaki çalışmalarına devam etti. Pınar Yayınları'nda uzun yıllar genel yayın yönetmenliği yapan Özkaya, kitap ve dergi yayıncılığının yanı sıra sivil toplum kuruluşlarında da görev aldı.</p>

<p>Özkaya, bir dönem İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneğinin (MAZLUMDER) genel başkanlığını yürüttü. Yaklaşık yarım asırlık yayıncılık hayatı boyunca Pınar Yayınları ve Umran dergisiyle ilişkisini sürdüren yazar, 16 Ekim 2026 tarihinde vefat etti.</p>

<h3>ÖMER ÇELİK'TEN CEVAT ÖZKAYA İÇİN BAŞSAĞLIĞI MESAJI</h3>

<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cevat Özkaya'nın vefatının ardından sosyal medya hesabından taziye mesajı yayımladı. Çelik, paylaşımında Özkaya'nın Pınar Yayınları'nın kurucularından olduğunu ve onlarca yıl genel yayın yönetmenliği yaptığını hatırlatarak kendisini ilim dünyasının emektar isimlerinden biri olarak nitelendirdi.</p>

<p>Özkaya'nın ilim ve kültür hayatına yönelik çalışmalarına değinen Çelik, yayıncılık alanındaki emeğinin ve bıraktığı izlerin unutulmayacağını ifade etti. Çelik, mesajında merhuma Allah'tan rahmet dileyerek ailesine, Pınar Yayınları ve Umran camiasına, bütün sevenlerine başsağlığı dileklerini iletti. Paylaşımını "Mekânı cennet olsun." sözleriyle sonlandırdı.</p>

<h3>BURHANETTİN DURAN: ÖMRÜNÜ İLME, FİKRE VE YAYINCILIĞA ADADI</h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da Cevat Özkaya'nın hayatını kaybetmesinin ardından sosyal medya hesabından başsağlığı mesajı paylaştı. Duran, Özkaya'nın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendiğini belirterek kendisinden kültür ve düşünce dünyasının kıymetli isimlerinden biri olarak söz etti.</p>

<p>Duran, Özkaya'nın ömrünü ilme, fikre ve yayıncılığa adadığını, yarım asra yaklaşan yayıncılık çalışmaları boyunca İslam düşüncesinden dünya fikir mirasına uzanan geniş bir birikimi okurlarla buluşturduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı, mesajının sonunda Özkaya'ya Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve yayın camiasına başsağlığı dileyerek "Mekanı cennet olsun." ifadelerine yer verdi.</p>

<h3>TÜRKİYE DİL VE EDEBİYAT DERNEĞİNDEN TAZİYE</h3>

<p>Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği de Cevat Özkaya'nın vefatı dolayısıyla bir açıklama yayımladı. Derneğin Genel Başkanı Ekrem Erdem, Özkaya'yı yayıncı ve yazar kimliğiyle anarak yakınlarına, sevenlerine ve yayın camiasına başsağlığı diledi. Erdem, taziye mesajında Özkaya için Allah'tan rahmet temennisinde bulundu.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/yayin-dunyasinin-aci-kaybi-cevat-ozkaya-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 18:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/cevat-ozkaya.jpg" type="image/jpeg" length="83229"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeyh Galib'in 18 yaşında kendi eliyle yazdığı Divan gün yüzüne çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/seyh-galibin-18-yasinda-kendi-eliyle-yazdigi-divan-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/seyh-galibin-18-yasinda-kendi-eliyle-yazdigi-divan-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmanlı kitap ve kütüphane tarihi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. İsmail Erünsal'ın Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine bağışladığı 525 eserlik koleksiyon dijital erişime açıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un duyurduğu koleksiyonda, Şeyh Galib'in henüz 18-19 yaşlarındayken kendi el yazısıyla kaleme aldığı Divan'ı da bulunuyor. Tek nüsha, nadir ve müellif hattı eserlerden oluşan koleksiyon, dünyanın farklı bölgelerindeki araştırmacıların ve ilgililerin erişimine sunuld]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk edebiyatı ve Osmanlı yazma eser mirasına ilişkin 525 eserlik özel koleksiyon, dijital ortama aktarılarak erişime açıldı. Prof. Dr. İsmail Erünsal'ın uzun yıllar boyunca şahsi imkânlarıyla oluşturduğu ve Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine bağışladığı koleksiyonun bakım, onarım, kataloglama ve dijitalleştirme işlemleri tamamlandı. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmaların ardından aralarında tek nüsha eserlerin ve yazarlarının kendi el yazısıyla hazırladığı yazmaların da bulunduğu koleksiyon araştırmacıların kullanımına sunuldu.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı açıklamayla koleksiyonun dijital erişime açıldığını duyurdu. Bakan Ersoy, eserlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılmasında bağışların önemine dikkat çekerken koleksiyonda yer alan Şeyh Galib'in el yazması Divan'ına da değindi. Osmanlı edebiyatının önemli isimlerinden Şeyh Galib'in gençlik döneminde kendi eliyle kaleme aldığı eser, dijitalleştirilen 525 yazma arasında yer aldı.</p>

<h3>ŞEYH GALİB'İN KENDİ EL YAZISIYLA KALEME ALDIĞI DİVAN ERİŞİME AÇILDI</h3>

<p>Prof. Dr. İsmail Erünsal'ın bağışladığı koleksiyonda bulunan eserler arasında Şeyh Galib'in kendi el yazısıyla hazırladığı Divan'ı da yer alıyor. Şairin henüz 18-19 yaşlarında kaleme aldığı belirtilen yazma, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının dijitalleştirme çalışmaları kapsamında elektronik ortama aktarıldı.</p>

<p><img alt="0L Ha6 1791369529 482" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/0l-ha6-1791369529-482.jpg" width="1280" /></p>

<p>Şeyh Galib'in gençlik dönemine ait olan Divan, müellif hattı niteliği taşımasıyla koleksiyonda ayrı bir yere sahip bulunuyor. Müellif hattı, bir eserin doğrudan yazarı tarafından kaleme alınmış nüshasını ifade ediyor. Dijital erişime açılan yazma sayesinde Şeyh Galib'in kendi el yazısıyla oluşturduğu metin, fiziksel nüshaya ihtiyaç duyulmadan incelenebilecek eserler arasına katıldı.</p>

<h3>525 NADİR ESER DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN İNCELENEBİLECEK</h3>

<p>Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine kazandırılan 525 eserlik koleksiyon, tek nüsha, nadir ve müellif hattı yazmaları içeriyor. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının yürüttüğü çalışmalarla koleksiyonun dijital kopyaları hazırlanarak dünyanın farklı bölgelerinden erişilebilir hale getirildi.</p>

<p>Dijitalleştirme süreciyle birlikte araştırmacılar ve yazma eserlerle ilgilenen kişiler, koleksiyondaki metinleri elektronik ortamda inceleme imkânına kavuştu. Eserlerin dijital kopyalarının hazırlanması, orijinal nüshaların korunmasına yönelik çalışmalarla birlikte yürütüldü. Koleksiyondaki yazmaların kataloglama işlemleri de tamamlanarak eserlerin kayıtları düzenlendi.</p>

<h3>BAKAN MEHMET NURİ ERSOY 525 ESERLİK KOLEKSİYONU DUYURDU</h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda Prof. Dr. İsmail Erünsal'ın bağışladığı koleksiyonun dijital erişime açıldığını açıkladı. Ersoy, kültürel mirasın korunması, gelecek kuşaklara ulaştırılması ve daha geniş kitlelerin kullanımına sunulmasında yazma eser bağışlarının taşıdığı öneme değindi.</p>

<p>Koleksiyonun tek nüsha, nadir ve müellif hattı eserleri barındırdığını belirten Bakan Ersoy, Şeyh Galib'in 18-19 yaşlarında kendi el yazısıyla hazırladığı Divan'ın da dijitalleştirildiğini ifade etti. Ersoy, söz konusu eserlerin artık dünyanın farklı ülkelerinden incelenebildiğini bildirdi.</p>

<h3>BAKAN ERSOY'DAN PROF. DR. İSMAİL ERÜNSAL'A TEŞEKKÜR</h3>

<p>Bakan Mehmet Nuri Ersoy, paylaşımında koleksiyonunu Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine bağışlayan Prof. Dr. İsmail Erünsal'a teşekkür etti. Ersoy, eserlerin korunması ve daha fazla kişinin yararlanabilmesi amacıyla gerçekleştirilen bağışa ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Milletimize ait bir emanet olarak gördüğü bu eserlerin daha iyi korunması, gelecek nesillere ulaşması ve daha fazla insanın istifadesine sunulması gayesiyle koleksiyonunu bağışlayan kıymetli hocamız Prof. Dr. İsmail Erünsal'a gönülden teşekkür ediyorum."</p>

<p>Bakan Ersoy, koleksiyonun bakım, koruma ve dijital ortama aktarılması sürecinde görev alan Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığını ve çalışmalarda emeği geçen personeli de tebrik etti.</p>

<h3>PROF. DR. İSMAİL ERÜNSAL 525 ESERİ 6 AĞUSTOS'TA BAĞIŞLADI</h3>

<p>Osmanlı kitap ve kütüphane tarihi alanındaki akademik çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. İsmail Erünsal, uzun yıllar boyunca şahsi imkânlarıyla bir araya getirdiği yazma eser koleksiyonunu 6 Ağustos 2026 tarihinde Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine bağışladı. Toplam 525 eserden oluşan koleksiyon, bağışın ardından Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının koruma ve dijitalleştirme çalışmalarına dahil edildi.</p>

<p>Erünsal, bağış kararına ilişkin açıklamasında Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının son dönemde yürüttüğü faaliyetlerin kararında etkili olduğunu belirtti. Yazmaların kurumsal imkânlarla korunması ve araştırmacıların kullanımına sunulması amacıyla koleksiyonunu Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine teslim ettiğini ifade etti.</p>

<h3>İSMAİL ERÜNSAL: EMANETİ ASIL SAHİBİNE TESLİM ETTİM</h3>

<p>Prof. Dr. İsmail Erünsal, yıllar boyunca topladığı yazma eserleri millete ait bir emanet olarak gördüğünü açıkladı. Koleksiyonunu Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine bağışlama kararını bu anlayış doğrultusunda aldığını belirten Erünsal, eserleri asıl sahibine teslim ettiğini söyledi.</p>

<p>Erünsal, yazmaların daha iyi koşullarda korunmasının ve daha fazla insanın eserlerden yararlanabilmesinin kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu dile getirdi. Akademisyenin şahsi koleksiyonunda bulunan eserler, bağışın ardından Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesinin bünyesine katıldı.</p>

<h3>525 YAZMA ESERİN BAKIM VE DİJİTALLEŞTİRME İŞLEMLERİ İKİ AYDA TAMAMLANDI</h3>

<p>Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, 6 Ağustos'ta bağışlanan 525 eserlik koleksiyonun dijital erişime hazırlanması için çalışma başlattı. Yaklaşık iki ay süren süreçte eserlerin bakım, onarım, dijitalleştirme ve kataloglama işlemleri tamamlandı.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında yazma eserlerin fiziksel korunmasına yönelik işlemler gerçekleştirilirken dijital kopyaları da hazırlandı. Kataloglama sürecinin tamamlanmasıyla koleksiyon erişime uygun hale getirildi. Şeyh Galib'in kendi el yazısıyla hazırladığı Divan da aynı süreçte dijital ortama aktarılan eserler arasında yer aldı.</p>

<h3>SÜLEYMANİYE YAZMA ESER KÜTÜPHANESİNDEKİ KOLEKSİYON DİJİTAL ERİŞİMDE</h3>

<p>Prof. Dr. İsmail Erünsal'ın bağışıyla Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine kazandırılan koleksiyonun dijitalleştirilmesi, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının yürüttüğü çalışmaların ardından tamamlandı. Toplam 525 eserin elektronik ortama aktarılmasıyla birlikte nadir yazmalar, müellif hattı nüshalar ve tek nüsha eserler dijital erişim kapsamına alındı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından duyurulan çalışmayla Şeyh Galib'in gençlik yıllarında kaleme aldığı Divan da dahil olmak üzere koleksiyondaki eserler dünyanın farklı bölgelerindeki kullanıcıların incelemesine sunuldu. Orijinal yazmalar Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesinin koleksiyonunda korunurken dijital nüshaları üzerinden erişim sağlanabilecek.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kitap</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/seyh-galibin-18-yasinda-kendi-eliyle-yazdigi-divan-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/l4fj-l-1791369547-4628.jpg" type="image/jpeg" length="58285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Klasik Eserleri Yeniden Okumak: Geçmişin Kitapları Bugünün Okuruna Ne Söylüyor?]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/klasik-eserleri-yeniden-okumak-gecmisin-kitaplari-bugunun-okuruna-ne-soyluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/klasik-eserleri-yeniden-okumak-gecmisin-kitaplari-bugunun-okuruna-ne-soyluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Raflarda tozlanan o kalın ciltleri hepimiz biliriz. Okul yıllarında zorla okuduğumuz, yarıda bıraktığımız ya da hiç açmadığımız kitaplar. Peki aradan yıllar geçince aynı sayfalar neden bambaşka konuşuyor? Cevap basit: değişen kitap değil, biziz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>Klasik Eserleri Yeniden Okumak: Geçmişin Kitapları Bugünün Okuruna Ne Söylüyor?</h1>

<p>Raflarda tozlanan o kalın ciltleri hepimiz biliriz. Okul yıllarında zorla okuduğumuz, yarıda bıraktığımız ya da hiç açmadığımız kitaplar. Peki aradan yıllar geçince aynı sayfalar neden bambaşka konuşuyor? Cevap basit: değişen kitap değil, biziz.</p>

<h2>Klasik Dediğimiz Şey Tam Olarak Ne?</h2>

<p>İtalyan yazar Italo Calvino bu soruya güzel bir cevap vermişti:</p>

<blockquote>
<p>"Klasik, söyleyecek sözü hiçbir zaman tükenmeyen kitaptır."</p>
</blockquote>

<p>Yani eski olmak tek başına yetmez. <strong><i><a href="https://www.hunattv.com/400-yili-askin-suredir-okunuyor-don-kisot-un-bitmeyen-yolculugu/30859/" rel="dofollow">Don Kişot 1605'te yayımlandı</a></i></strong>. Aradan 400 yıldan fazla geçti ama hâlâ basılıyor, hâlâ tartışılıyor. Charles Dickens'ın İki Şehrin Hikâyesi'nin ise tahminlere göre 200 milyondan fazla sattığı söylenir. Demek ki bu kitaplarda zamana dayanan bir şey var.</p>

<h2>Rakamlar Ne Anlatıyor?</h2>

<p>Okuma alışkanlığı üzerine yapılan araştırmalar umut verici. Amerika'daki Pew Araştırma Merkezi'nin 2021 tarihli çalışmasına göre yetişkinlerin yaklaşık yüzde 75'i son bir yıl içinde en az bir kitabın bir bölümünü okumuş. Üstelik dijital kitap ve sesli kitap bu oranı yukarı çekiyor.</p>

<p>Telif süresi dolan eserlerin açık arşivleri de büyüyor. Gutenberg Projesi'nde 70 binden fazla ücretsiz kitap bulunuyor. Yani klasiklere ulaşmanın önündeki en büyük engel artık fiyat değil, vakit ve istek.</p>

<h2>Ekranda mı, Kâğıtta mı?</h2>

<p>Kâğıt kokusunu kimse inkâr etmez. Ama günümüzde klasiklerin büyük kısmı telefonda, tablette, bilgisayarda okunuyor. Metro yolculuğunda on sayfa, uyumadan önce beş sayfa. Küçük parçalar birikir ve bir ayda koca bir roman biter.</p>

<p>Windows kullanıyorsanız, kitap arşivlerine girerken bağlantınızı korumak için VeePN uygulamasını Microsoft Store üzerinden de kurabilirsiniz.</p>

<h2>Aynı Kitap, Farklı Okur</h2>

<p>On altı yaşında okuduğunuz roman, kırk yaşında bambaşka bir kitaba dönüşür. Kitap değişmedim, siz değiştiniz. İş hayatını, kaybı ve pişmanlığı tanıdıktan sonra Raskolnikov'un derdi çok daha yakından hissedilir.</p>

<p>Bu yüzden klasiği ikinci kez okumak, eski bir arkadaşla yıllar sonra konuşmaya benzer. Kişi aynıdır ama sohbet başka yerlere gider.</p>

<h2>Dijital Kütüphanelerde Klasikleri Bulmak</h2>

<p>Telif süresi dolan eserleri ücretsiz sunan Gutenberg Projesi'nde 70 binden fazla e-kitap var. Yani bir akşam yemeğinden daha ucuza, hatta hiç para vermeden, yüzlerce klasiği telefonunuza yükleyebilirsiniz.</p>

<p>Ama her arşiv her ülkeden açılmıyor. Bazı kütüphaneler ve yayın siteleri bölgeye göre erişimi sınırlıyor. Kafede ya da havalimanında herkese açık bir ağa bağlanıyorsanız, o ağı başka kimlerin izlediğini de bilemezsiniz. VPN uygulamaları bu noktada işe yarar: trafiğinizi şifreler ve bağlanacağınız konumu seçmenize izin verir. VeePN'i kullanma süreci de kısa. Kurulum için <strong><i><a href="https://veepn.com/tr/vpn-apps/download-vpn-for-pc/" rel="dofollow">VeePN ile güvenli anahtar</a></i></strong> sayfasındaki bilgisayar sürümünü indirirsiniz, bir sunucu seçip bağlanırsınız, sonra e-kitap sitenizi her zamanki gibi açarsınız. Artık güvenli bir iletişim kanalı.</p>

<h2>Çeviri Meselesi: Hangi Baskıyı Seçmeli?</h2>

<p>Aynı roman üç ayrı çeviriyle üç ayrı kitaba dönüşebilir. Eski çeviriler ağır ve süslü olabilir, yenileri daha akıcı. Hangisi daha iyi? Bu tamamen okura bağlı.</p>

<p>Pratik bir yöntem var: ilk sayfayı iki farklı baskıdan okuyun. Hangisi sizi ileri çekiyorsa onu alın. Ayrıca önsözü okumayı ihmal etmeyin. İyi bir önsöz, kitabın kapısını aralayan küçük bir anahtardır.</p>

<h2>Beş Klasik, Beş Güncel Mesaj</h2>

<p>Bazı kitaplar bugünü anlatıyormuş gibi okunuyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Suç ve Ceza (1866):</strong> Yoksulluk insanı nereye kadar sürükler, vicdan nerede devreye girer?</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sefiller (1862):</strong> Adalet ile merhamet arasındaki gerilim bugün de sürüyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hayvan Çiftliği (1945):</strong> İktidarın dili nasıl değişir? Cevap kısa bir hikâyenin içinde.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1962):</strong> Bürokrasinin absürt yüzünü Tanpınar'dan dinleyin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kürk Mantolu Madonna (1943):</strong> Görünmeyen insanların yalnızlığı.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Okumaya Nereden Başlamalı?</h2>

<p>Büyük bir plana gerek yok. Küçük adımlar yeter:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kısa olandan başlayın.</strong> İnce bir roman, kalın bir cilde göre cesaret kırmaz.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Önsözü sona bırakın.</strong> Kitabı kimsenin yorumunu duymadan tanıyın.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Günde 15 sayfa okuyun.</strong> Bu hızla yılda yaklaşık 5.400 sayfa eder. 300 sayfalık romanlarla hesaplarsanız 18 kitap yapar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kenara not alın.</strong> Bir cümle, bir soru, bir itiraz, fark etmez.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Basılı mı, Ekran mı?</h2>

<p>Pew Research Center'ın 2021 verilerine göre Amerikalı yetişkinlerin yaklaşık yüzde 23'ü bir yıl boyunca hiç kitap okumamış. Okuyanların büyük kısmı hâlâ basılı kitabı seçiyor, dijital okuyanlar ise yaklaşık yüzde 30 civarında. Yani ekran, kâğıdın yerini almıyor, yanına oturuyor. Akşamları bilgisayardan okuyorsanız, otel ya da kafe ağında e-kitap hesabınıza giriş yaparken <strong><i><a href="https://apps.microsoft.com/detail/9nr8h45cnlds?hl=en-US&amp;gl=US" rel="dofollow">VeePN </a></i></strong>gibi bir uygulamayı açık tutmak, giriş bilgilerinizi korumanıza yardımcı olur. Microsoft mağazasından indirmek yeterli.</p>

<p>Peki hangisi daha iyi? Ona kitabın kendisi karar verir. Şiir kâğıtta, uzun bir Rus romanı belki telefonda daha rahat okunur.</p>

<h2>Çeviri Meselesi</h2>

<p>Yabancı bir klasiği Türkçeden okuyorsanız çevirmen çok şey değiştirir. Aynı roman bir çeviride akar, başka birinde takılır. İlk iki bölümü deneyin. Cümleler ağır geliyorsa kitabı suçlamayın, başka bir baskıya bakın.</p>

<p>Eski çeviriler bazen şiirsel ama yorucu olur. Güncel çeviriler daha rahattır. Yine de karar sizin, çünkü okurken en çok siz yaşayacaksınız.</p>

<h2>Bitirememek Ayıp Değil</h2>

<p>Mark Twain'e atfedilen bir söz şöyle der:</p>

<blockquote>
<p>"Klasik, herkesin övdüğü ama kimsenin okumadığı kitaptır."</p>
</blockquote>

<p>Biraz haksız, biraz da doğru. Bu yüzden bir kitabı yarıda bırakmak suç sayılmamalı. Üç yüz sayfa direndiniz ve hâlâ bağ kuramıyorsanız, bir yıl sonra yeniden deneyebilirsiniz. Kitap kaçmaz.</p>

<h2>Sonuç</h2>

<p>Klasikler bize hazır cevaplar vermez, daha iyi sorular sordurur. Eski bir kitabı bugün açmak, yüzlerce yıl önce yaşamış birinin bugünkü derdinize ses vermesini dinlemek demektir. Bir tanesini seçin, ilk on sayfayı okuyun ve gerisini kendiliğinden gelmesine bırakın.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/klasik-eserleri-yeniden-okumak-gecmisin-kitaplari-bugunun-okuruna-ne-soyluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/veepen.jpg" type="image/jpeg" length="93224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kâdirî Yolu Büyüklerinden ve Kıbrıs Savaşı Manevî Erlerinden Bir Allah Dostu: Hâfız Mustafa Yaşar Göletderevî]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/kadiri-yolu-buyuklerinden-ve-kibris-savasi-manevi-erlerinden-bir-allah-dostu-hafiz-mustafa-yasar-goletderevi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/kadiri-yolu-buyuklerinden-ve-kibris-savasi-manevi-erlerinden-bir-allah-dostu-hafiz-mustafa-yasar-goletderevi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[5 Eylül 2020 tarihinde dâr-ı bekâya irtihal eyleyen Hâfız Mustafa Yaşar Göletderevî, 90 yıllık bereketli ömrünün her ânını aşk ve feyizle Cenâb-ı Hakk’a vuslata adamış, bu uğurda ümmet-i Muhammed’in irşâdına hizmetkâr olmuş ve her dâim kendini sırra çekmiş saklı bir hazine idi.

Hayatı

1930 yıl...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">5 Eylül 2020 tarihinde dâr-ı bekâya irtihal eyleyen Hâfız Mustafa Yaşar Göletderevî, 90 yıllık bereketli ömrünün her ânını aşk ve feyizle Cenâb-ı Hakk’a vuslata adamış, bu uğurda ümmet-i Muhammed’in irşâdına hizmetkâr olmuş ve her dâim kendini sırra çekmiş saklı bir hazine idi.</font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Hayatı</strong></font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">1930 yılının 1 Ağustos günü Çorum’un Kargı ilçesine bağlı Göletdere Köyü Cembekli Mahallesi’nde doğan Hâfız Mustafa Yaşar Efendi dokuz yaşında başladığı hafızlığını on bir yaşında tamamladı. Hafızlığa teşvik eden hocası Boyabatlı Osman Efendi, tahsilini İstanbul’da tamamlamış, ardından memleketine dönmüş bir muallim idi. Hafızlık eğitimine ilaveten Mustafa Yaşar Efendi’ye Arapça, Tefsir, Fıkıh, Hitabet, Coğrafya, Matematik ve İnşa gibi dersler okutmuştur. Mustafa Yaşar Efendi’nin talim ve tecvit hocası ise Kurra Hafız Mehmet Efendi’dir. Boyabatlı olan bu zât, İstanbul Fatih Camii İmamı Filibeli Mehmet Rasim Efendi’nin (ki bu zât Arap Hafız olarak bilinmektedir) yakın talebelerinden olup bilahare memleketine dönmüş bir âlimdir. Mustafa Yaşar Efendi’nin aynı zaman diliminde istifade ettiği bir diğer zât ise o yörenin ümmî velilerinden olan Derviş Mehmet Efendi’dir. Derviş Mehmet Efendi, Mustafa Yaşar Efendi’deki istidadı fark ederek onu manevî terbiye altına almış, henüz on-on bir yaşlarında iken onu halvete koymuş, bazı rüya ve zuhuratlarını tabir etmiş, hayata hazırlamıştır. Bu manevî eğitimlerin seyr ü sülûka bir hazırlık mahiyetinde olduğu anlaşılmaktadır. Zira Derviş Mehmet Efendi, Mustafa Yaşar Efendi’ye, kendisinin irşâda yetkisi olmadığını ve bu sebeple bir mürşid bulmasını tavsiye etmiş, intisap edeceği mürşid-i kâmilin vasıflarını da bildirmiştir. Bu andan sonra mürşid aramaya koyulan Mustafa Yaşar Efendi, pek çok şeyh efendiyle (Kâdiriyye meşâyıhından İskilipli Ethem Efendi (ö.1963) ve Nakşibendiyye meşâyıhından Ahıskalı Ali Haydar Efendi (ö. 1960) onun görüştüğü şeyhler arasındadır), dervişle, tasavvuf çevreleriyle irtibatından sonra 1960 yılında Ankara’da Kâdiriyye-Hâlisiyye meşâyıhından Malatyalı Seyyid Mustafa Hayri (Öğüt) Efendi’ye (ö. 1979) intisap etmiştir. Mustafa Yaşar Efendi, Ankara’da bulunduğu zaman diliminde Hacı Bayram Camii’nde ve Zincirli Camii’nde Arapça ve Kur’ân-ı Kerîm derslerine de devam etmiştir.</font></font></p>

<p><img alt="M. Yaşar Efendi 1" class="detail-photo img-fluid" height="650" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/m-yasar-efendi-1.jpg" width="650" /></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Burada Ahıskalı Ali Haydar Efendi’nin, Mustafa Yaşar Efendi’yle olan diyaloğunu hususen zikretmek, gerçek bir mürşid-i kâmilin yol göstericiliğinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyacaktır. Mustafa Yaşar Efendi 1956 yılında askerlik dönüşü İstanbul’a gitmiş ve burada intisap edeceği bir mürşid aramaya başlamıştır. Yolu Ali Haydar Efendi’ye çıkan Mustafa Yaşar Efendi, meramını yazılı olarak kendisine bildirmiş ve Ali Haydar Efendi bir süre murâkabe ettikten sonra “</font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Ben sende Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin kokusunu ve izini görüyorum. Tavsiye ederim Gavsu’l-A‘zam’ın tarîkinin dışında hiçbir şeyhe gönül verme. Dua ederim, Mevla’m seni Kutbu’l-Ârifîn olan zâta teslim eyleye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">” demiş ve böylelikle Mustafa Yaşar Efendi’ye bir Kâdirî şeyhi aramasını tavsiye etmiştir. Mustafa Yaşar Efendi’nin bu arayışı, Mustafa Hayri Malatyevî hazretlerine intisabı ile son bulmuş ve o andan itibaren büyük bir teslimiyetle şeyhine bağlanmış, bu yola hizmet etmiş ve Malatyevî hazretlerinin kendi ifadesiyle “birinci ihvan ve halifesi” olmuştur. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Mustafa Yaşar Efendi’nin Mustafa Hayri Efendi’ye intisap ettiği ânın hoş bir nüktesi vardır: Mustafa Yaşar Efendi Ankara’da bulunduğu zamanlarda, Sivaslı Mustafa Gürbüz isimli bir Kâdirî dervişi ile tanışmış. Mustafa Gürbüz devamlı olarak şeyhinden bahsederek Mustafa Yaşar Efendi’yi şeyhi ile tanışmaya teşvik edermiş. Bir gün yine aynı konudan bahsedince Mustafa Yaşar Efendi “</font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>bir şartla</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">” diyerek; </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">“Efendim, uğrarsa yolun semt-i Harameyn’e </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Ta‘zîm ü selâmımı arz eyle Rasûlü’s-Sekaleyn’e”</font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">yazıp Mustafa Gürbüz Efendi’den bu nâmeyi şeyhine ulaştırmasını istemiş. Bu not aynı günün akşamında Mustafa Hayri Efendi’ye ulaşınca peş peşe sayha etmiş ve Mustafa Gürbüz’e “</font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Denize iyi bir ağ attın, iyi bir balık avladın, gelsin de görüşelim</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">” demiş ve cevabi not yazarak Mustafa Yaşar Efendi’ye göndermiş. Bu arada Mustafa Yaşar Efendi de istihare etmiş ve istiharesinde yukarıda ismi geçen Derviş Mehmet Efendi’nin, intisap edeceği şeyhin vasıfları diye sıraladığı her şeyi Mustafa Hayri Efendi’de görmüş. 1960 yılının Ekim ayında, bir akşam zikir meclisinden sonra Mustafa Hayri Efendi, Mustafa Yaşar Efendi’yi karşısına oturtmuş ve “</font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Hafızlar, hocalar, mürekkep yalamışlar kolay kolay teslim olamazlar. Sen teslim ol evlat</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">” demiş, Mustafa Yaşar Efendi müsaade isteyerek söz almış ve “</font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Efendim, ben yeni açan bir gülüm. Yolunuzun bir eğriliği olup da gülümü soldurursa vebal olarak size yeter</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">” demiş. Bu söz Mustafa Hayri Efendi’nin çok hoşuna gitmiş ve Mustafa Yaşar Efendi’ye tarikat dersini tarif etmiş. Bu esnada Mustafa Yaşar Efendi bir zuhurat da yaşamış ve beyaz halılar, bir buçuk-iki metre arası yeşil mermerlerle kaplı sütunlar, Osmanlı yapısı bir mihrap, sol tarafında demir parmaklıklar ve perdelerle örtülü bir mekânda Mustafa Hayri Efendi’nin kendisine ders tarif ettiğini görmüş. Bu durumu Mustafa Hayri Efendi’ye anlattığında tebessüm etmiş ve bir süre sessiz kaldıktan sonra Mustafa Yaşar Efendi’ye “</font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Bir gün olur o gördüğün yeri zâhiren de görürsün. O zaman neresi olduğunu anlarsın. Ben beni mi methedeyim? Hazreti Allah bildire de bilesin</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">” demiş. Mustafa Yaşar Efendi 1982 yılında hacca gittiğinde Medine’ye varınca zuhuratında gördüğü yerin cennet bahçesi olduğunu, mihrabın Rasûlullah’ın (sav) mihrabı olduğunu, demir parmaklıkların da şebeke-i Rasûl olduğunu anlamış. Mustafa Yaşar Efendi, şeyhi Mustafa Hayri Efendi’den tarikat dersini aldığı ilk andan itibaren şeyhinin maddî ve manevî her işinde onun hizmetinde bulunmuş, ilerleyen süreçte kendisinden hilafet icazeti almış, Kâdiriyye-Hâlisiyye yolu içinde Mustafa Hayri Efendi tarafından tesis edilen Hayriyye kolunun ana esaslarının da en önemli aktarıcısı olmuştur. Aşağıda haklarında bilgi verilecek olan eserleri arasında özellikle </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Evrâd-ı Kâdiriyye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">, </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Miftâhu’l-İrşâd</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">, </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Miftâhu’l-Usûl</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> ve </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Râbıta Risâlesi</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">, Kâdiriyye-Hâlisiyye-Hayriyye yolunun usul ve esaslarına kaynaklık eden önemli eserleridir. </font></font></p>

<p><img alt="Evradı Kadiriyye." class="detail-photo img-fluid" height="1216" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/evradi-kadiriyye.jpg" width="850" /></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Mustafa Yaşar Efendi, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde imam-hatiplik ve müezzinlik görevlerinde bulunmuş ve buradan emekli olmuştur. İlk olarak memleketindeki muhtelif köylerde imam-hatiplik yapmıştır. İlk resmî görev yeri Kırıkkale Irmak İstasyonu’dur. Ardından 1965-1985 yılları arasında Kayseri’nin muhtelif camilerinde görev yapmıştır. En uzun süreli görevi Cami-i Kebîr müezzinliği olup 1985 yılında Çukurlu Camii’nden emekli olmuştur. 1969 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açmış olduğu Kıraat-ı Aşere kursuna katılmış ve Akdağmadeni Müftüsü Sadık Fidancı Hoca riyasetindeki bu kursu başarıyla bitirerek icazetnâmesini almıştır. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Emekli olduktan sonra sırasıyla İstanbul ve Çorum’da ikamet etmiş, son olarak tekrar Kayseri’ye dönmüş ve vefatına kadar burada irşad ve telif faaliyetlerini sürdürmüştür. İstanbul’da yaşadığı zaman dilimi telif faaliyetlerinin yoğunlaşmaya başladığı bir dönem olmuştur. Bu dönemde gençlerin manevî eğitimine de özel önem vermiştir. Kayseri’deki ikametinde ise telif çalışmaları hız kazanmış, bir dergâh tesis edilerek yaşadığı dönemde irşad hizmetinin merkezi bu dergâh olmuştur.</font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">5 Eylül 2020 günü sabahında rahmet-i Rahmân’a kavuşmuştur. Türbesi Çankırı Merkez Mezarlığı’ndadır. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Eserleri</strong></font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Hâfız Mustafa Yaşar Efendi’nin matbu ve gayr-ı matbu toplam on üç adet eseri bulunmaktadır. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i><strong>Evrâd-ı Kâdiriyye:</strong></i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> Mustafa Yaşar Efendi’nin en önemli çalışmasıdır. Eserin mukaddimesinden öğrendiğimize göre Mustafa Yaşar Efendi, şeyhi Mustafa Hayri Efendi’nin emriyle </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Evrâd-ı Kâdiriyye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">’yi derlemeye başlamıştır. 1982 yılında karayolu ile hacca giderken Bağdat’a uğramış, orada Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin türbesini ziyaret etmiş ve bu ziyarette Abdülkâdir Geylânî hazretleri de </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Evrâd-ı Kâdiriyye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">’yi derleyerek insanlara ulaştırmasını emir buyurmuş, Abdülganî Nablusî’nin </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Kevkebü’l-Mebânî ve Mevkibü’l-Me‘ânî</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> adlı </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Evrâd-ı Kâdiriyye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> şerhini işaret ederek ondan faydalanması talimatını vermiştir. Mustafa Yaşar Efendi 1989 yılında </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Evrâd-ı Kâdiriyye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">’yi derlemiş olarak tekrar hacca gitmiştir. Medine’de Ravza-i Mutahhara’da salı günü virdini okuduğu esnada bir hal vâki olmuş ve Rasûlullah Efendimiz (sav) bazı emir ve tavsiyelerde bulunmuştur. Bu emirlerden biri de </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Evrâd-ı Kâdiriyye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">’nin insanlara ulaştırılmasıdır. Ömrünün sonuna kadar </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Evrâd-ı Kâdiriyye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> üzerindeki çalışmalarını canlı tutan Mustafa Yaşar Efendi, evrâda dair ulaştığı her metni bir araya getirmeyi değil, okunması amacını merkeze almış ve evrâdı buna göre derlemiştir. Evrâdın bazı bölümlerinde kendi katkısı da olmuştur. Ayrıca </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i><strong>Ed‘iyyetü’l-Ezkâr</strong></i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> ismiyle, </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Evrâd-ı Kâdiriyye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">’nin özeti mahiyetinde bir çalışması daha vardır ki, şeyhi Mustafa Hayri Efendi’nin okuduğu virdleri merkeze alarak neşretmiştir. </font></font></p>

<p><img alt="Miftâhu'r Rüşd" class="detail-photo img-fluid" height="809" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/miftahur-rusd.jpg" width="560" /></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i><strong>Miftâhu’l-İrşâd:</strong></i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> İnanç, ibadet, ahlak ve tasavvuf konularını içeren ilmihal mahiyetinde bir eserdir. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i><strong>Miftâhu’r-Rüşd:</strong></i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> Tasavvufun temel konularını ele alan bir eserdir. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i><strong>Miftâhu’t-Turuk:</strong></i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> Dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde tasavvuf ve tarikatın mahiyeti, evliyâullah, mürşid, zikir, cezbe gibi konulara değinilmiş; ikinci bölümde eski Kayseri müftülerinden Ahmed Remzi (Akgöztürk) Efendi’nin cehrî zikrin cami ve mescidlerde cevazına dair risalesi </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Raf‘u Enzâri’l-Câhid ve Mu‘ânid fî Meşrû‘iyyeti’z-Zikri’l-Cehrî fi’l-Cevâmi‘ ve’l-Mesâcid</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> adlı eserinin tercümesine yer verilmiş; üçüncü bölümde bir kırk hadis seçkisi sunulmuş; dördüncü bölümde ise Peygamberimiz’e Salat ve Selam Okumanın Fazileti başlığıyla konuya dair hadis-i şerifler sıralanmıştır. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i><strong>Miftâhu’l-Usûl / Rabıta Risalesi:</strong></i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> Rabıta ve rabıtayla alakalı kavramların genişçe açıklandığı bir eserdir. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i><strong>Miftâhu’l-Usûl:</strong></i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> Mustafa Yaşar Efendi’nin bağlı bulunduğu Kâdiriyye Tarikatı’nın Hâlisiyye-Hayriyye Kolu usulüne dair telif ettiği bir eserdir. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i><strong>Miftâhu’t-Tevhîd ve’t-Takvâ:</strong></i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> Muhtelif hadis kaynaklarından derlenen hadisleri ihtiva etmektedir. İman, Taharet, Tevbe, İbadet, Zikir, Dua, Edep ve Ahlak, Faziletler ve Müteferrik başlıklarından oluşmaktadır. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Mustafa Yaşar Efendi’nin bunlardan başka </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Gönül İncileri</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> adlı bir dua kitabı ile </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Nasihatler 1-2</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">, </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Hadîs-i Erbaîn</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> ve </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Miftâhu’s-Sâdıkîn / Nafile İbadetler Risalesi</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> adlı eserleri bulunmaktadır. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Tasavvufî Şahsiyeti</strong></font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Mustafa Yaşar Efendi, marifetullahı bütün ilimlerin gayesi ve özü olarak görmüş, diğer bütün ilim dallarını marifetullaha nispetle bir kültür birikimi olarak değerlendirmiştir. Allah’ın yarattıklarını sevmeyenin Hakk’a vâsıl olamayacağını ifade ederek muhabbetin önemini ifade etmiş ve muhabbetullahın vuslat yolundaki merkezî konumunu vurgulamıştır. Yine muhabbetullahtan neş’et eden ve Allah teâlâya vuslat yolunda erdirici ve elzem iki yol olarak râbıta ve zikrullahın önemini her daim vurgulamıştır. Marifet ile muhabbeti, râbıta ile zikrullahı ve güzel ahlâka dair hususları hem sohbet yoluyla hem de eserleri vesilesiyle insanlara anlatmış, irşâdında her daim kolaylığı öncelemiş, insanlara anlayacakları şekilde hitap etmeyi şiar edinmiştir. Seyr ü sülûk yolunda mürşid-i kâmilin önemini vurgulamış, velâyet kavramının üzerinde durmuş, velînin temel vasfı olarak “görüldüğü zaman Allah teâlânın hatırlanır” oluşunu öne çıkarmıştır.</font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Mustafa Yaşar Efendi manevî hâllere vâkıf bir mürşid-i kâmil ve mükemmil idi. Nazar ettiği kalpleri inkılâba uğratır, yanına sıkıntı ile geleni ferahlatarak uğurlar, ziyaretine giden, meclisine katılan kişi, yapmadığı ibadetleri yapabilme iştiyâkı ve günahlarına derin bir pişmanlık hissi duyarak tevbeye yönelirdi. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Bir an dahi huzur bilincinden çıkmaz, her an edep ve vakar ile ihsan hâlinde bulunurdu. İbadete son derece istidadı vardı; normal bir insanın kaldıramayacağı şekilde ibadet hâlinde bulunur ve çok az uyurdu. Rüyalara vâkıftı. Keşfi açık ve kerameti çok olmasına rağmen bunları gizler ve bunlara bir önem atfetmezdi. Bütün gayreti insanlara hizmet ve irşaddı. Manevî hallere vâkıftı. Vaktini her yaştan insana itikad ve tevhîdi zâhiren ve bâtınen öğretmeye çalışmakla geçirirdi. Hâli ve sözleri son derece sade ve mütevazı, aynı zamanda etkili idi. Büyük sûfîlere mahsus haller yaşamasına rağmen bunları çoğunlukla gizler, anlatacağı bir husus olduğunda da bunu son derece sadeleştirerek ve şeyhi Mustafa Hayri Efendi’ye atfederek anlatır, kendisini hiçbir zaman ve halde şeyhinin önüne geçirmezdi. Merhameti, onun en belirgin vasıflarından idi. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Kıbrıs Harekâtı, Mustafa Yaşar Efendi’nin hayatında önem verdiği hâdiselerden biridir. Zira o 1964 yılındaki hava harekâtına ve on yıl sonra başlayan Kıbrıs Barış Harekâtı’na manen katılmış, tarihimizde Çanakkale ve diğer savaşlarda Allah dostlarıyla takviye edilen bâtınî ordular gibi Kıbrıs Harekâtı’ndaki bâtınî ordunun bir ferdi olarak çeşitli vazifeler icra etmiştir. Bu durum, tasavvuf terminolojisinde “uzak mesafelerin bir anda aşılmasını ifade eden” tayy-i mekân kavramıyla ifade edilmektedir. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Tarikat silsilesi şu şekildedir: </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Menba‘u’l-feyzi ve’l-kemâl Hazreti Muhammed Mustafa sallallâhu aleyhi ve sellem, İmam Aliyyü’l-Murtazâ, Şeyh Hasan-ı Basrî, Şeyh Habîb el-Acemî, Şeyh Dâvûd et-Tâî, Şeyh Ma‘rûf el-Kerhî, Şeyh Serî es-Sekatî, Şeyh Cüneyd el-Bağdâdî, Şeyh Ebû Bekir eş-Şiblî, Şeyh Abdülaziz et-Temîmî, Şeyh Abdülvâhid et-Temîmî, Şeyh Yûsuf et-Tarsûsî, Şeyh Ebu’l-Hasen el-Hekkârî, Şeyh Kadı Ebû Sa‘d el-Muharrimî, Pîr-i Tarîkat Muhyiddîn Abdülkâdir el-Geylânî, Şeyh Abdürrezzâk el-Geylânî, Şeyh Osman el-Geylânî, Şeyh Yahyâ el-Basrî, Şeyh Nureddîn eş-Şâmî, Şeyh Abdurrahmân el-Hasenî, Şeyh Burhâneddin ez-Zencerî, Şeyh Muhammed Ma‘sûm el-Medenî, Şeyh Abdürrezzâk el-Hamevî, Şeyh Muhammed Hüseyin el-Ezmirânî, Şeyh Ahmed el-Hindî el-Lâhûrî, Şeyh Mahmûd ez-Zengenî et-Talebânî, Şeyh Ahmed et-Talebânî el-Kerkûkî, Pîr-i Sânî Şeyh Ziyâüddîn Abdurrahmân Hâlis et-Talebânî, Şeyh Dede Osman Avnî Urfevî, Şeyh Ömer Hüdâyî Kövenkî, Şeyh Muhammed Kürkî, Şeyh Mustafa Hayri Malatyevî, Şeyh Mustafa Yaşar Göletderevî kaddesallâhu esrârahum. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif">Mustafa Yaşar Efendi’nin yirmi yedi halifesi vardır. Bunlardan üçü vefat etmiş olup yirmi dördü berhayattır.</font></span></font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">(Bu yazı, Mustafa Yaşar Efendi’nin eserlerinden, bazı halifeleri ile yapılan özel görüşmelerden ve daha önce Kayseri Şehir Kültür Dergisi’ne yazmış olduğumuz Hâfız Mustafa Yaşar Göletderevî adlı özet biyografiden istifade ile hazırlanmıştır.) </font></font></p>

<p><strong><i>Yazar: M. Kasım Gültekin</i></strong></p>

<div id="gtx-trans" style="left:85px; position:absolute; top:5633px">
<div class="gtx-trans-icon"></div>
</div><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Portre</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/kadiri-yolu-buyuklerinden-ve-kibris-savasi-manevi-erlerinden-bir-allah-dostu-hafiz-mustafa-yasar-goletderevi</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/m-yasar-efendi-2.jpg" type="image/jpeg" length="12240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy duyurdu: 69 Kürtçe eser 15 ciltlik koleksiyonda bir araya getirildi]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/bakan-ersoy-duyurdu-69-kurtce-eser-15-ciltlik-koleksiyonda-bir-araya-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/bakan-ersoy-duyurdu-69-kurtce-eser-15-ciltlik-koleksiyonda-bir-araya-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Kütüphanede düzenlenen programda 69 Kürtçe eserin tıpkıbasımını içeren 15 ciltlik Aleksandre Jaba Koleksiyonu'nun araştırmacıların ve okuyucuların erişimine sunulduğunu açıkladı. Mardin Artuklu Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan koleksiyonun yanı sıra tarihî Rami Kışlası'nın dönüşümünü anlatan Rami Kütüphanesi kitabı da tanıtıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan Aleksandre Jaba Koleksiyonu ile Rami Kütüphanesi kitabının tanıtımı, Ankara'daki Millî Kütüphanede gerçekleştirildi. Yayıncılık dünyasının temsilcilerini bir araya getiren programa katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, iki eserin hazırlanma sürecine, içeriklerine ve kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Toplam 69 Kürtçe eserin tıpkıbasımını içeren Aleksandre Jaba Koleksiyonu'nun 15 cilt halinde yayımlandığını belirten Ersoy, eserlerin araştırmacıların ve okuyucuların erişimine sunulduğunu bildirdi.</p>

<p>Bakan Ersoy, programda tanıtılan yayınlardan Aleksandre Jaba Koleksiyonu'nun Kürtçe yazılı mirasa ilişkin kaynakları bir araya getirdiğini, Rami Kütüphanesi kitabının ise tarihî Rami Kışlası'nın çağdaş bir kütüphane ve kültür merkezine dönüşümünü belgelediğini ifade etti. Kültür alanındaki kamu hizmetlerinin yalnızca eserlerin korunmasıyla sınırlı olmadığını belirten Ersoy, araştırma, yaşatma ve kültürel değerleri toplumun farklı kesimlerine ulaştırma çalışmalarının da Bakanlığın sorumlulukları arasında bulunduğunu söyledi.</p>

<h3>BAKAN ERSOY: HER DİLİ VE KÜLTÜREL DEĞERİ ORTAK MİRASIMIZIN PARÇASI GÖRÜYORUZ</h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Anadolu ve çevresinde yüzyıllar boyunca farklı dillerde ve edebî geleneklerde ortaya çıkan eserlerin kültür tarihinin araştırılmasında önemli kaynaklar olduğunu belirtti. Farklı topluluklar tarafından oluşturulan yazılı ve sözlü kültür birikiminin bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını dile getiren Ersoy, kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik yayıncılık faaliyetlerini anlattı.</p>

<p>Bakan Ersoy, kültürel mirasa ilişkin açıklamasında, "Bu topraklarda üretilen her eseri, konuşulan her dili ve yaşatılan her kültürel değeri ortak mirasımızın bir parçası olarak görüyoruz. Kültürel zenginliğimizi koruyup gelecek kuşaklara aktardıkça birbirimizi daha iyi tanıyor, kardeşliğimizi daha da güçlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ersoy, farklı dillerde oluşturulan eserlerin bilimsel yöntemlerle incelenmesi, korunması ve yayımlanmasının kültür politikaları kapsamındaki çalışmalar arasında bulunduğunu belirtti. Aleksandre Jaba Koleksiyonu'nun hazırlanmasını da söz konusu çalışmaların bir parçası olarak değerlendirdi.</p>

<h3>ERSOY'DAN TERÖRSÜZ TÜRKİYE AÇIKLAMASI</h3>

<p>Millî Kütüphanedeki konuşmasında Terörsüz Türkiye hedefine de değinen Bakan Ersoy, kültürel çalışmalar ile toplumsal birlik ve beraberlik arasındaki ilişkiye yönelik açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin sürece ilişkin rollerine değinen Ersoy, kültür alanındaki faaliyetlerin ortak aidiyetin güçlendirilmesine katkı sağlamasını amaçladıklarını ifade etti.</p>

<p>Ersoy, konuşmasının bu bölümünde şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin güçlü desteğiyle ilerleyen Terörsüz Türkiye hedefi, milletimizin huzur içinde, birlik ve beraberlikle geleceğe yürümesi iradesinin ifadesidir. Biz de kültürün birleştirici gücüyle ortak aidiyetimizi güçlendirmeye, her vatandaşımızın kendisini bu ülkenin kültürel hayatında bulabildiği bir geleceğe katkı sunmaya devam edeceğiz."</p>
</blockquote>

<h3>ALEKSANDRE JABA KOLEKSİYONU 13 CİLTTEN 15 CİLDE ÇIKARILDI</h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanan Aleksandre Jaba Koleksiyonu, özgün halinde 13 ciltten oluşan bir yazılı mirası kapsıyor. Bakan Ersoy, yürütülen yayın çalışmasının kapsamı ve tercih edilen format doğrultusunda koleksiyonun yeniden düzenlenerek 15 cilt halinde okuyuculara sunulduğunu açıkladı. Koleksiyonda toplam 69 Kürtçe eserin tıpkıbasımı bulunuyor.</p>

<p>Yayın kapsamında eserlerin özgün metinleri korunarak yeniden basıldı. Kürt dili ve edebiyatına ilişkin kaynakların yanı sıra halk kültürü, folklor, sözlü anlatı geleneği ve dönemin toplumsal yaşamını konu alan metinler de 15 ciltlik çalışmada bir araya getirildi. Bakanlık tarafından hazırlanan yayın, araştırmacıların farklı disiplinlerde yararlanabileceği tarihî metinleri toplu halde sunuyor.</p>

<h3>KOLEKSİYONUN TEMELLERİ ALEKSANDRE JABA'NIN ERZURUM'DAKİ GÖREVİ SIRASINDA ATILDI</h3>

<p>Aleksandre Jaba Koleksiyonu'nun geçmişi, Jaba'nın Erzurum'da görev yaptığı dönemde Kürt dili ve kültürüne yönelik çalışmalarıyla bağlantılı bulunuyor. Bakan Ersoy'un verdiği bilgilere göre Jaba'nın Kürtçeye duyduğu ilgiyle başlayan derleme faaliyetleri, Molla Mahmud Bayezîdî'nin katkılarıyla genişledi. Çalışmalar sonucunda ortaya çıkan yazılı kaynaklar, daha sonra Aleksandre Jaba Koleksiyonu olarak bir araya getirildi.</p>

<p>Molla Mahmud Bayezîdî'nin katkıları, koleksiyondaki Kürtçe metinlerin derlenmesi ve kültürel kaynakların kayıt altına alınması sürecinin bir parçasını oluşturuyor. Jaba'nın Erzurum'daki görevinden başlayan çalışmanın içerdiği eserler, Kürtçenin tarihî yazılı kaynakları ve dönemin toplumsal hayatı hakkında araştırma yapılmasına imkân sağlayan metinler arasında yer alıyor.</p>

<h3>MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ İLE ORTAK ÇALIŞMA YÜRÜTÜLDÜ</h3>

<p>Aleksandre Jaba Koleksiyonu'nun yayıma hazırlanması sürecinde Mardin Artuklu Üniversitesi Türkiye'de Yaşayan Diller Enstitüsü ile iş birliği yapıldı. Bakanlık ve üniversite arasında yürütülen çalışma kapsamında koleksiyonun içerdiği eserler incelenerek yayın hazırlıkları gerçekleştirildi. Eserlerin dil, edebiyat, folklor ve toplumsal tarih açısından taşıdığı kaynak niteliği dikkate alınarak 15 ciltlik yayın oluşturuldu.</p>

<p>Koleksiyonun her cildinde Türkçe ve Kürtçe inceleme ile tavsif metinlerine yer verildi. Eserleri tanıtan ve içeriklerini açıklayan söz konusu metinler, araştırmacıların koleksiyondaki kaynaklara ilişkin bilgi edinmesini sağlayacak biçimde hazırlandı. Bakan Ersoy, iki dilde hazırlanan açıklama metinlerinin yayınların akademik çalışmalarda kullanılmasına yönelik katkısına değindi.</p>

<p>Ersoy, çalışmanın kapsamını anlatırken, "Dolayısıyla yaptığımız bu çalışmayla, araştırmacıların farklı alanlarda kullanabileceği bir kültür malzemesini toplu, düzenli ve erişilebilir bir yayın hâline getirmiş olduk" dedi.</p>

<h3>KÜRTÇE KLASİK ESERLERİN YAYIMI 2010 YILINDA BAŞLADI</h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Bakanlığın Kürtçe klasik eserlerin yayımlanmasına yönelik çalışmalarının geçmişine de değindi. Kürtçe klasiklerin Türkçe çevirileriyle birlikte 2010 yılından itibaren yayımlandığını hatırlatan Ersoy, 2025 yılına kadar söz konusu çalışmalar kapsamında 17 başlık eserin okuyucularla buluşturulduğunu açıkladı.</p>

<p>Ersoy, 2010 yılında başlayan yayın faaliyetlerinin Aleksandre Jaba Koleksiyonu ile genişletildiğini belirtti. Daha önce yayımlanan Kürtçe klasikler ve Türkçe çevirilerinin ardından 69 eserin tıpkıbasımını içeren yeni koleksiyonun hazırlıklarının tamamlandığını ifade etti. Farklı kültürel çevrelerde üretilmiş metinlerin bilimsel yöntemlerle incelenmesi ve yayın yoluyla erişilebilir hale getirilmesinin kamu yayıncılığının görevleri arasında bulunduğunu kaydetti.</p>

<h3>RAMİ KÜTÜPHANESİ'NİN DÖNÜŞÜMÜ DE KİTAPLAŞTIRILDI</h3>

<p>Millî Kütüphanedeki lansmanda tanıtılan ikinci eser, İstanbul'daki tarihî Rami Kışlası'nın dönüşümünü konu alan Rami Kütüphanesi kitabı oldu. Bakan Ersoy, eserin tarihî yapının geçmişini, mimari özelliklerini ve günümüzde üstlendiği işlevleri kapsamlı biçimde ele aldığını söyledi. Rami Kışlası'nın restorasyon süreciyle kütüphane ve kültür merkezine dönüştürülmesinin kitapta farklı yönleriyle kayıt altına alındığını belirtti.</p>

<p>Rami Kütüphanesi'nin günümüzde kitapları, yazma eserleri, araştırma faaliyetlerini, kültür ve sanat etkinliklerini, eğitimi ve sosyal yaşamı aynı çatı altında buluşturduğunu ifade eden Ersoy, yapının geçmişten bugüne uzanan dönüşümüne değindi. Tarihî binanın yeni işlevlerle kullanılmaya başlanmasını anlatan Ersoy, "Aslen geçmişten devraldığımız bir yapının ve hafızanın bugünün ihtiyaçlarıyla yeniden ilişki kurmasını ve gelecek kuşakların kullanımına açık hâle gelmesini sağlamış olduk" dedi.</p>

<h3>RAMİ KÜTÜPHANESİ 2026 YILINDA DÜNYA BİRİNCİSİ OLDU</h3>

<p>Bakan Ersoy, Rami Kütüphanesi'nin uluslararası alanda aldığı ödüle ilişkin bilgileri de paylaştı. Rami Kütüphanesi'nin 2026 yılında Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kurumları Federasyonu (IFLA) tarafından verilen Yeşil Kütüphane Ödülü'nde büyük ölçekli proje kategorisinde dünya birinciliğine layık görüldüğünü hatırlattı.</p>

<p>Ersoy, söz konusu ödülün kütüphanenin dönüşümünde benimsenen yaklaşımın uluslararası alanda karşılık bulduğunu gösterdiğini söyledi. Tarihî yapının korunarak güncel ihtiyaçlara uygun bir kütüphane ve kültür merkezine dönüştürülmesi, Bakanlığın Rami Kütüphanesi'ne ilişkin yayınında ele alınan konular arasında yer aldı.</p>

<h3>RAMİ KÜTÜPHANESİ KİTABINDA MİMARİ ÇİZİMLER VE TARİHÎ FOTOĞRAFLAR YER ALIYOR</h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanan Rami Kütüphanesi kitabında yapının tarihsel gelişimi, mimarisi, restorasyon süreci ve günümüzdeki kullanım alanlarına ilişkin içerikler bulunuyor. Eserde akademik yazılar, mimari çizimler, planlar, fotoğraflar ve uzman değerlendirmeleri bir araya getirilerek tarihî Rami Kışlası'nın geçirdiği dönüşüm belgelendi.</p>

<p>Bakan Ersoy, kitabın yalnızca kütüphanenin tanıtımına yönelik hazırlanmadığını, gelecekte yapılacak akademik araştırmalarda yararlanılabilecek kaynakların da bir araya getirildiğini belirtti. Yapının geçmişine ve dönüşüm sürecine ilişkin görsel ve yazılı belgelerin aynı eserde toplandığını ifade eden Ersoy, "Bir tanıtım kitabının ötesinde, ileride Rami Kütüphanesi üzerine çalışacak araştırmacılar için başvurulabilecek kapsamlı bir kaynak meydana getirdik" dedi.</p>

<h3>BAKAN ERSOY KAMU YAYINCILIĞININ ÖNCELİKLERİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>Millî Kütüphanede gerçekleştirilen programda yayıncılık sektörü temsilcilerine de seslenen Mehmet Nuri Ersoy, kamu yayıncılığının sorumluluklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ticari olarak yayımlanması güç olan, uzun hazırlık süreçleri gerektiren ve uzmanlaşmış okuyucu kitlelerine hitap eden eserlerin kamu yayıncılığı kapsamında ele alındığını söyledi. Kültürel değerleri nedeniyle kayıt altına alınması gereken çalışmaların da Bakanlığın yayın faaliyetleri arasında bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Ersoy, Bakanlık yayınlarının hazırlanmasında kültürel ve bilimsel değer ölçütlerinin esas alındığını ifade ederek, "Bakanlık yayınlarının temel ölçütlerinden biri, yayımlanan çalışmanın kültürel ve bilimsel bir değer taşıması ve kalıcı bir kaynak niteliği kazanabilmesidir" açıklamasında bulundu.</p>

<p>Bakanlık tarafından yayımlanan Aleksandre Jaba Koleksiyonu ile Rami Kütüphanesi kitabı, programda kamu yayıncılığının farklı alanlarına ilişkin iki çalışma olarak tanıtıldı. Ersoy, bir yayının tarihî yazılı kaynakları araştırmacılara sunduğunu, diğerinin ise tarihî bir yapının dönüşümünü belgelediğini anlattı.</p>

<h3>DİJİTAL YAYINCILIK VE ÖZEL SEKTÖRLE İŞ BİRLİĞİ GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Bakan Ersoy, yayıncılık sektöründe yaşanan teknolojik ve mesleki değişimlere ilişkin açıklamalarda da bulundu. Editoryal hazırlık, tasarım, baskı teknikleri ve dijital yayıncılık alanlarındaki gelişmelerin Bakanlık tarafından takip edildiğini belirten Ersoy, kamu yayıncılığı faaliyetlerinde sektörün bilgi ve deneyiminden yararlanılmasına önem verdiklerini söyledi.</p>

<p>Kamu kurumları ile özel yayıncılık sektörü arasındaki iletişimin geliştirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini ifade eden Ersoy, yayınların hazırlanmasından okuyucuya ulaştırılmasına kadar farklı aşamalarda sektör temsilcileriyle iş birliği yürütüldüğünü belirtti.</p>

<p>Programın sonunda iki eserin hazırlanmasında görev alan akademisyenlere, araştırmacılara, editörlere, çevirmenlere ve tasarımcılara teşekkür eden Bakan Ersoy, Mardin Artuklu Üniversitesi Türkiye'de Yaşayan Diller Enstitüsü ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü çalışanlarının katkılarını da dile getirdi.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/bakan-ersoy-duyurdu-69-kurtce-eser-15-ciltlik-koleksiyonda-bir-araya-getirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/ersoy-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="87046"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[18 ilde 7 bin mezar taşı ve kitabe belgelendi]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/18-ilde-7-bin-mezar-tasi-ve-kitabe-belgelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/18-ilde-7-bin-mezar-tasi-ve-kitabe-belgelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk-İslam medeniyetinin tarihî izlerini taşıyan mezar taşları ve kitabeleri dijital ortamda kayıt altına alıyor. 2024 yılında başlatılan proje kapsamında 2025'te dört ilde yürütülen saha çalışmaları, 2026'da 18 ile genişletildi. Yaklaşık 7 bin eserin belgelendiği çalışmayla Türkiye'nin kültürel miras envanterinin oluşturulması hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2024 yılında hayata geçirilen "Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi" kapsamında Anadolu'nun farklı bölgelerinde bulunan tarihî mezar taşları ve kitabelerin belgelenmesi sürüyor. Akademisyenlerin yürütücülüğünde gerçekleştirilen çalışmalarda eserlerin üzerindeki yazılar, sanat özellikleri, kullanılan malzemeler ve ait oldukları dönemlere ilişkin bilgiler bilimsel yöntemlerle kayıt altına alınıyor. Projenin ilk saha uygulamalarının gerçekleştirildiği 2025 yılında dört ilde toplam 859 eser belgelenirken 2026 yılında çalışma yürütülen il sayısı 18'e yükseldi.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemlerinin tamamlandığını duyurdu. Türkiye genelindeki çalışmalar sonucunda elde edilen verilerin ortak bir dijital sistemde toplanması ve zaman içerisinde araştırmacıların yararlanabileceği kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürülmesi amaçlanıyor.</p>

<h3>TÜRKİYE'DE 18 İLDE YAKLAŞIK 7 BİN TARİHÎ ESER BELGELENDİ</h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk-İslam medeniyetinin farklı dönemlerinden günümüze ulaşan mezar taşları ve kitabelerin ülke çapında kayıt altına alındığını açıkladı. Bakanlık tarafından yürütülen proje kapsamında hem tarihî eserlerin mevcut durumları belgeleniyor hem de üzerlerinde bulunan yazı ve semboller bilimsel incelemeye tabi tutuluyor.</p>

<p><img alt="Kitabe Ve Mezar Taşları1" class="detail-photo img-fluid" height="1366" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/kitabe-ve-mezar-taslari1.jpg" width="1079" /></p>

<p>Ersoy, projenin ulaştığı aşamaya ilişkin açıklamasında, "Türk-İslam medeniyetinin asırlara uzanan izlerini taşıyan mezar taşları ve kitabeleri, ülke çapında yürüttüğümüz kapsamlı bir çalışmayla kayıt altına alıyoruz. 2024 yılında hayata geçirdiğimiz Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi kapsamında; 2025'te Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da başlattığımız saha çalışmalarını bu yıl 18 ile taşıdık. Bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemlerini gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Proje kapsamında elde edilen veriler dijital kayıt sistemine aktarılırken çalışmaların 2026 yılı sonuna kadar devam etmesi planlanıyor. Bakanlığın uzun vadeli hedefleri arasında envanterin Türkiye genelindeki tarihî mezar taşları ve kitabeleri kapsayacak şekilde genişletilmesi bulunuyor.</p>

<h3>TÜRKİYE DÜNYADA BU ALANDA HANGİ KONUMDA?</h3>

<p>Tarihî mezar taşları, kitabeler ve mezarlık alanlarının dijital ortamda belgelenmesi, farklı ülkelerde kültürel mirasın korunması kapsamında yürütülen çalışmalar arasında yer alıyor. İngiltere'de Historic England tarafından desteklenen projelerde tarihî mezarlıklar, anıtlar ve mezar taşları kayıt altına alınırken Türkiye'de yürütülen ulusal envanter çalışması özellikle Türk-İslam dönemine ait eserlerin bilimsel olarak belgelenmesine odaklanıyor.</p>

<p>İngiltere'de York Üniversitesi ve Archaeology Data Service iş birliğiyle yürütülen "Discovering England's Burial Spaces" projesi kapsamında mezarlık alanlarının standart yöntemlerle belgelenmesi ve elde edilen bilgilerin dijital arşivlerde saklanması için sistem geliştirildi. İngiltere Kilisesi tarafından 2021'de duyurulan ayrı bir ulusal projede ise yaklaşık 19 bin Anglikan mezarlık alanının büyük bölümünün dijital olarak haritalandırılması hedeflendi.</p>

<p>Türkiye'nin projesinde mezar taşlarının yalnızca konumlarının belirlenmesiyle yetinilmiyor. Kitabelerdeki yazıların okunması, Osmanlı Türkçesi metinlerin çözümlenmesi, taşların biçimsel ve sanatsal özelliklerinin incelenmesi de envanter çalışmalarının kapsamına giriyor. İstanbul Medeniyet Üniversitesi tarafından Haziran 2026'da paylaşılan bilgilere göre, Üsküdar'daki çalışmalarda eserlerin yüksek çözünürlüklü fotoğrafları çekiliyor, coğrafi koordinatları belirleniyor ve üzerlerindeki yazılar bilimsel yöntemlerle çözümleniyor.</p>

<p><img alt="Kitabe Ve Mezar Taşları22" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/kitabe-ve-mezar-taslari22.jpg" width="1200" /></p>

<p>Türkiye'nin tarihî mezar taşı ve kitabe belgeleme çalışmalarında dünyada kaçıncı sırada bulunduğuna ilişkin karşılaştırılabilir, resmî bir uluslararası sıralama bulunmuyor. Ülkelerde yürütülen projelerin kapsamları ve kayıt altına alınan eser türleri farklılık gösterdiğinden Türkiye'deki yaklaşık 7 bin eserlik envanter ile başka ülkelerin mezarlık haritalama verileri doğrudan aynı ölçütlerle karşılaştırılamıyor. Türkiye'nin çalışması, Türk-İslam mezar taşları ve kitabelerinin ülke genelinde ortak bilimsel standartlarla kayıt altına alınmasına yönelik ulusal bir envanter niteliği taşıyor.</p>

<h3>2025 YILINDA DÖRT İLDE 859 MEZAR TAŞI KAYIT ALTINA ALINDI</h3>

<p>Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi'nin ilk saha uygulamaları 2025 yılında Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da gerçekleştirildi. Akademisyenlerin yürütücülüğünde belirlenen mezarlık alanları ve hazirelerde yapılan incelemeler sonucunda toplam 859 tarihî eser tespit edilerek belgelendi.</p>

<p>İlk uygulama yılında kayıt altına alınan eserlerin illere ve tarihî alanlara göre dağılımı şöyle gerçekleşti:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>İl ve tarihî alan</p>
   </th>
   <th>
   <p>Belgelenen eser</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Denizli – Acıpayam Alaattin Mahallesi Mezarlık Alanı</p>
   </td>
   <td>
   <p>243</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>İstanbul – Şeyh Mustafa Devâtî Haziresi</p>
   </td>
   <td>
   <p>504</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Tokat – Mahmutpaşa Camii Haziresi</p>
   </td>
   <td>
   <p>13</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Diyarbakır – Fatih Paşa Camisi Haziresi</p>
   </td>
   <td>
   <p>99</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Toplam</p>
   </td>
   <td>
   <p>859</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>İlk yıl gerçekleştirilen çalışmalarda en fazla mezar taşı İstanbul'daki Şeyh Mustafa Devâtî Haziresi'nde belgelendi. Söz konusu alanda 504 eser kayıt altına alınırken Denizli'de 243, Diyarbakır'da 99 ve Tokat'ta 13 mezar taşı tespit edildi. Elde edilen kayıtlar, projenin sonraki yıllarda genişletilmesi için oluşturulan envanterin ilk bölümünü meydana getirdi.</p>

<h3>İSTANBUL'DA TARİHÎ MEZAR TAŞLARININ YAZILARI DA ÇÖZÜMLENİYOR</h3>

<p>İstanbul'da gerçekleştirilen çalışmaların akademik koordinasyonunda İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Kadir Pektaş da görev alıyor. Üniversitenin 15 Haziran 2026 tarihli açıklamasına göre, projenin Marmara Bölgesi çalışmalarında Üsküdar'daki Şeyh Mustafa Devâtî Efendi Haziresi'nin ardından Valide-i Cedid Camii Haziresi'nde incelemelere geçildi.</p>

<p>Saha ekipleri, tarihî mezar taşlarının fotoğraflarını yüksek çözünürlükte çekerek coğrafi koordinatlarını belirliyor. Eserlerin üzerindeki Osmanlı Türkçesi yazılar okunup günümüz araştırmalarında kullanılabilecek şekilde çözümlenirken taşların biçimleri, süslemeleri, motifleri ve malzeme özellikleri de dijital envantere işleniyor. Böylece eserlerin yalnızca fiziksel görünümleri değil, üzerlerinde bulunan yazılı tarihî bilgiler de kayıt altına alınıyor.</p>

<h3>MEZAR TAŞLARI DÖNEMLERİN SOSYAL VE KÜLTÜREL HAYATINA IŞIK TUTUYOR</h3>

<p>Tarihî mezar taşları ve kitabeler, üzerlerinde bulunan kişi isimleri ve ölüm tarihlerinin yanı sıra ait oldukları dönemlerin dil, sanat, inanç ve toplumsal hayatına ilişkin bilgiler barındırıyor. Mezar taşlarındaki yazılar, kullanılan unvanlar, süslemeler ve taş işçiliği, eserlerin hazırlandığı dönemin kültürel özelliklerinin incelenmesinde yararlanılan kaynaklar arasında bulunuyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, mezar taşları ve kitabelerin tarihî belge niteliğine dikkati çekerek, "Her bir mezar taşı, her bir kitabe; bir ismin ötesinde yaşadığı dönemin dili, sanatı, inancı, estetik anlayışı ve toplumsal hayatından izler taşıyan tarihî bir belge niteliğinde" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Eserlerin üzerindeki yazı türleri, kullanılan ifadeler, sanatsal motifler ve malzemeler, farklı bölgelerdeki tarihî geleneklerin araştırılmasına imkân sağlıyor. Envanter kapsamında kaydedilen bilgilerin bir araya getirilmesiyle mezar taşı ve kitabe örnekleri dönem, bölge ve sanat özellikleri bakımından karşılaştırmalı olarak incelenebilecek.</p>

<h3>TÜRKİYE'NİN ULUSAL DİJİTAL KÜLTÜR MİRASI ENVANTERİ OLUŞTURULUYOR</h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü proje kapsamında elde edilen kayıtların ortak bir ulusal veri tabanında toplanması hedefleniyor. Dijital sistemde yer alacak eser bilgilerinin dönem, bölge, malzeme, yazı türü, sanat üslubu ve kitabe özellikleri gibi farklı başlıklar altında sınıflandırılması planlanıyor. Böylece Türkiye'nin çeşitli illerinde belgelenecek tarihî eserler aynı envanter yapısı içerisinde değerlendirilebilecek.</p>

<p>Uluslararası alanda kültürel mirasın dijital ortama aktarılması için geliştirilen sistemlerde de eserlerin konum, malzeme, tarih ve korunma durumuna ilişkin veriler kullanılıyor. İngiltere'deki Historic England, tarihî mezar anıtlarının belgelenmesinde konum, ölçü, malzeme, yazıt ve yapısal özelliklerin kaydedilmesini öneriyor. Türkiye'de hazırlanan ulusal envanter de mezar taşları ve kitabelerin birden fazla bilimsel özellik üzerinden incelenmesine yönelik veri toplama yöntemlerini içeriyor.</p>

<p>Ortak veri tabanının oluşturulmasıyla farklı illerde yürütülen saha araştırmalarından elde edilen bilgiler aynı sistemde saklanabilecek. Bakanlığın açıkladığı hedefler arasında envanterin uzun vadede araştırmacıların kullanımına sunulabilecek kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürülmesi de yer alıyor.</p>

<h3>TARİHÎ MİRASIN BELGELENMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR TÜRKİYE GENELİNE YAYILACAK</h3>

<p>2025 yılında dört ilde gerçekleştirilen saha uygulamalarıyla başlayan belgeleme süreci, 2026'da 18 ilde yürütülen çalışmalarla devam ediyor. Proje kapsamında kayıt altına alınan eser sayısı yaklaşık 7 bine ulaşırken saha araştırmalarının yıl sonuna kadar sürdürülmesi planlanıyor. Gelecek yıllarda çalışmaların Türkiye'nin diğer illerindeki Türk-İslam dönemi mezar taşları ve kitabeleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, projenin uzun vadeli amacını, "Hedefimiz, ülkemizin dört bir yanındaki bu eşsiz mirası ortak bir dijital veri tabanında buluşturmak ve zaman içerisinde kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürmek. Anadolu'nun taş üzerindeki hafızasını bilimsel yöntemlerle kayıt altına alıyor, koruyor ve gelecek kuşaklara aktarıyoruz" sözleriyle açıkladı.</p>

<p>Proje çerçevesinde tarihî mezar taşlarının ve kitabelerin kayıt altına alınması, dijital sistemde saklanması ve bilimsel araştırmalarda kullanılabilecek verilerin oluşturulması çalışmaları devam ediyor. Bakanlığın açıklamasına göre Türkiye genelinde yürütülen saha araştırmalarından elde edilen kayıtlar, ulusal kültürel miras envanterinin bir parçası olarak bir araya getirilecek.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/18-ilde-7-bin-mezar-tasi-ve-kitabe-belgelendi</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/kitabe-ve-mezar-taslari.jpg" type="image/jpeg" length="90196"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerin yarısı sivil topluma siyasi ve güvenlik kaygısıyla mesafeli]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/genclerin-yarisi-sivil-topluma-siyasi-ve-guvenlik-kaygisiyla-mesafeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/genclerin-yarisi-sivil-topluma-siyasi-ve-guvenlik-kaygisiyla-mesafeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İLKE Vakfı ve Genç İHH iş birliğiyle hazırlanan “Gençlik ve Gönüllülük Araştırması”, gençlerin sivil toplumla ilişkisine dair çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. 78 ilden 1.425 gencin katıldığı araştırmaya göre gençlerin sivil topluma katılmamasının en önemli nedeni siyasi ve güvenlik kaygıları. Hiçbir STK’da yer almayan gençlerin önemli bölümü ise uygun koşullar oluşursa gönüllü olabileceğini söylüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İLKE İlim Kültür Eğitim Vakfı</strong>, <strong>Genç İHH</strong> iş birliğiyle hazırlanan <strong>“Gençlik ve Gönüllülük Araştırması”</strong> raporunu yayımladı. <strong>Doç. Dr. Elyesa Koytak</strong> yürütücülüğünde hazırlanan araştırma, Türkiye’de gençlerin sivil toplum kuruluşlarıyla kurduğu ilişkiyi, gönüllülük motivasyonlarını ve katılımın önündeki engelleri mercek altına aldı.</p>

<p>Araştırma, <strong>2026 yılında 78 ilden 1.425 katılımcıdan elde edilen verilerle</strong> hazırlandı. Raporun resmi sayfasında çalışmanın, gençlerin değer dünyasından kuruma ilk temas biçimlerine, motivasyon ve aidiyetten gönüllülükte devamlılığa kadar geniş bir çerçeve sunduğu belirtildi.</p>

<h3>ARAŞTIRMA 78 İLDEN 1.425 GENÇLE YAPILDI</h3>

<p><strong>“Gençlik ve Gönüllülük Araştırması”</strong>, yalnızca aktif gönüllülerin memnuniyetini ölçen dar kapsamlı bir çalışma olarak değil, gençlerin sivil toplumla farklı düzeylerde kurduğu ilişkiyi inceleyen geniş bir araştırma olarak tasarlandı.</p>

<p>Çalışmada dört farklı grup ele alındı: <strong>Genç İHH’da aktif görev alan gençler</strong>, görev almadan faaliyetlere katılanlar, kurumdan ayrılmış eski gönüllüler ve hiçbir sivil toplum kuruluşuyla bağı olmayan gençler.</p>

<p>Bu yöntem sayesinde rapor, gönüllülüğe dahil olanların yanı sıra sivil toplumun dışında kalan gençlerin de neden uzak durduğunu ortaya koydu.</p>

<h3>GENÇLERİN YARISI SİYASİ VE GÜVENLİK KAYGISI TAŞIYOR</h3>

<p>Araştırmanın en dikkat çeken bulgularından biri, gençlerin sivil topluma katılmama nedenleri oldu. Katılımcıların <strong>%51,9’u</strong>, gençlerin STK ve gönüllülük faaliyetlerine yeterince katılmamasını <strong>siyasi ya da güvenlik kaygılarıyla</strong> açıkladı.</p>

<p>Bu nedeni <strong>%28,7 ile “sivil toplumun çalışma hayatına katkı sağlamadığı” düşüncesi</strong>, <strong>%25,1 ile STK’lara nasıl ulaşılacağını bilmeme</strong>, <strong>%22,3 ile fark veya değer yaratacağına inanmama</strong> izledi.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>Gençlerin STK’lara katılmama nedeni</th>
   <th>Oran</th>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Siyasi ya da güvenlik kaygısı</strong></td>
   <td><strong>%51,9</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Çalışma hayatına katkısı olmadığı düşüncesi</strong></td>
   <td><strong>%28,7</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>STK’lara nasıl ulaşacağını bilmemek</strong></td>
   <td><strong>%25,1</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Fark veya değer yaratacağına inanmamak</strong></td>
   <td><strong>%22,3</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Zaman yetersizliği</strong></td>
   <td><strong>%19,4</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Maddi imkansızlıklar</strong></td>
   <td><strong>%14,9</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3>STK’YA ULAŞAMAMA SORUNU ÖNE ÇIKIYOR</h3>

<p>Rapora göre gençler açısından sivil topluma katılımın önündeki engeller yalnızca ideolojik ya da güvenlik temelli değil. Hiçbir STK’da yer almayan gençlerde pratik sorunlar daha belirgin hale geliyor.</p>

<p>Bu gruptaki gençlerin <strong>%42,7’si zaman bulamadığını</strong>, <strong>%33,9’u ise kimle tanışması gerektiğini bilmediğini</strong> söyledi. Aynı oran kadınlarda <strong>%42,9</strong>, erkeklerde ise <strong>%12,7</strong> olarak ölçüldü. Raporda bu bulgu, özellikle kadınların gönüllülüğe istekli olmasına rağmen temas kanallarından uzak kaldığı şeklinde yorumlandı.</p>

<h3>UYGUN KOŞULLAR OLUŞURSA GÖNÜLLÜ OLURUM DİYENLER YÜKSEK</h3>

<p>Araştırma, sivil toplumun dışında duran gençlerin tamamen gönüllülüğe kapalı olmadığını da gösterdi. Hiçbir STK’da bulunmayan gençler arasında <strong>uygun koşullar oluşursa Genç İHH faaliyetlerine katılmayı düşünenlerin oranı %63</strong> oldu.</p>

<p>Aynı grupta kararsızların oranı <strong>%27</strong>, olumsuz cevap verenlerin oranı ise <strong>%9,6</strong> olarak kaydedildi. <strong>“STK faaliyetlerine asla katılmam”</strong> diyenlerin oranı ise <strong>%7,7</strong> seviyesinde kaldı.</p>

<h3>GENÇLER EN ÇOK SOSYAL ETKİNLİKLERE İLGİ DUYUYOR</h3>

<p>Araştırmaya göre gençlerin ilgisini en çok çeken sivil toplum faaliyetleri, gezi, kamp, piknik, şehir dışı programlar ve sosyal buluşmalar gibi etkinlikler oldu. Raporda gençlerin yalnızca yardım faaliyetine değil, aynı zamanda birlikte vakit geçirmeye, sosyal bağ kurmaya ve deneyim kazanmaya önem verdiği vurgulandı.</p>

<p>Bu tablo, gençlerin sivil toplumu sadece görev ve sorumluluk alanı olarak değil, aynı zamanda sosyalleşme ve aidiyet zemini olarak gördüğünü ortaya koydu.</p>

<h3>BURS VE ÜCRET GÖNÜLLÜLÜĞÜ ARTIRIR MI?</h3>

<p>Araştırmada gençlere, aktif ve düzenli görev alan gönüllülere burs ya da ücret verilmesinin katılımı nasıl etkileyeceği de soruldu.</p>

<p>Katılımcıların <strong>%55,1’i</strong>, burs veya ücret verilmesinin gönüllü katılımını önemli ölçüde artıracağını belirtti. Buna karşılık <strong>%21,4’ü</strong> böyle bir uygulamanın gönüllülüğün karşılıksız olma özünü zedeleyebileceğini, <strong>%16,4’ü</strong> ise yalnızca kısa vadeli katılımı artıracağını düşündüğünü söyledi.</p>

<h3>ARKADAŞ DAVETİ EN ETKİLİ TEMAS YOLU</h3>

<p>Rapor, gençlerin bir sivil toplum kuruluşuyla ilk temasında arkadaş çevresinin belirleyici olduğunu ortaya koydu. Katılımcıların <strong>%34,4’ü</strong>, <strong>Genç İHH</strong> ile bir arkadaşının doğrudan daveti sayesinde tanıştığını söyledi.</p>

<p>Aile üyeleri aracılığıyla gelenlerin oranı <strong>%15,2</strong>, sosyal medya veya dijital içerikler yoluyla kuruma ulaşanların oranı ise <strong>%11,2</strong> oldu. Bu sonuç, sosyal medya görünürlüğünün önemli olmakla birlikte gençleri gönüllülüğe davette yüz yüze ve güven ilişkisine dayalı temasın gerisinde kaldığını gösterdi.</p>

<h3>GÖNÜLLÜLERİN EN BÜYÜK SORUNU ZAMAN</h3>

<p>Aktif gönüllüler için en zorlayıcı başlıkların başında zaman yönetimi geliyor. Raporda gönüllülük sürecinde gençleri zorlayan konular arasında zaman bulamama, maddi giderler ve kurum içi işleyişteki belirsizlikler öne çıktı.</p>

<p>Özellikle gönüllülüğün ilk aylarında yalnız ve desteksiz hissetme riskinin arttığı belirtildi. Bu nedenle raporda, yeni gönüllüler için daha güçlü rehberlik mekanizmaları kurulması gerektiği vurgulandı.</p>

<h3>GÖNÜLLÜLÜĞÜ BIRAKANLARIN ÇOĞU GERİ DÖNMEYE AÇIK</h3>

<p>Araştırmaya göre gönüllülüğü bırakan gençlerin önemli bir bölümü sivil toplumdan tamamen kopmuş değil. Ayrılma nedenlerinin başında <strong>zaman yetersizliği</strong>, şehir ya da ülke değiştirme ve mezuniyet sonrası çalışma hayatına giriş yer aldı.</p>

<p>Bu sonuç, gençlerin gönüllülükten uzaklaşmasının çoğu zaman kuruma yönelik olumsuz bir tutumdan değil, hayat döngüsündeki değişimlerden kaynaklandığını gösterdi.</p>

<h3>RAPORDAN STK’LARA ÖNERİLER</h3>

<p>Rapor, sivil toplum kuruluşlarına genç gönüllülerle daha sürdürülebilir bağ kurmaları için çeşitli önerilerde bulunuyor.</p>

<p>Buna göre STK’ların her yeni gönüllü için standart bir karşılama ve rehberlik uygulaması geliştirmesi, net görev tanımları oluşturması, ilk üç ayda düzenli geri bildirim vermesi ve gençlerin eğitim-çalışma hayatına uyumlu esnek katılım modelleri tasarlaması gerekiyor.</p>

<p>Kadınlara yönelik davet kanallarının güçlendirilmesi de raporda öne çıkan öneriler arasında yer aldı.</p>

<h3>AHMET SAİT ÖNER: GÖNÜLLÜ YÖNETİMİ SADECE GÖREV DAĞITMAK DEĞİLDİR</h3>

<p><strong>İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ahmet Sait Öner</strong>, raporun takdim yazısında gönüllü yönetiminin yalnızca organizasyonel bir süreç olmadığını vurguladı.</p>

<p><strong>Öner</strong>, <strong>“Gönüllü yönetimi demek sadece görev dağıtmak değildir; insanı tanımak, kabiliyetini fark etmek, uygun sorumluluğu vermek, emeğini gözetmek ve uzun soluklu bir yol arkadaşlığı kurabilmektir.”</strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3>GENÇLER SİVİL TOPLUMA KAPALI DEĞİL, DOĞRU KANAL BEKLİYOR</h3>

<p>Araştırmanın genel sonucu, gençlerin sivil topluma tamamen mesafeli ya da ilgisiz olmadığını gösteriyor. Gençlerin önemli bir bölümü siyasi ve güvenlik kaygıları, zaman sorunu, erişim eksikliği ve kurumlarla temas kuramama nedeniyle gönüllülük faaliyetlerinden uzak duruyor.</p>

<p>Ancak hiçbir STK’da yer almayan gençlerin büyük kısmının uygun koşullar oluştuğunda gönüllü olabileceğini belirtmesi, sivil toplum kuruluşları için güçlü bir potansiyele işaret ediyor. Bu potansiyelin harekete geçmesi için gençlerin dünyasına uygun, güven veren, esnek ve erişilebilir gönüllülük modellerinin geliştirilmesi gerekiyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Mercek Altı</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/genclerin-yarisi-sivil-topluma-siyasi-ve-guvenlik-kaygisiyla-mesafeli</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/kalabalik-insanlar.jpg" type="image/jpeg" length="99142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kocaeli Kitap Fuarı 1 milyon 59 bin ziyaretçiyle rekor kırdı: Kitapların yeni durağı Denizli]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/kocaeli-kitap-fuari-1-milyon-59-bin-ziyaretciyle-rekor-kirdi-kitaplarin-yeni-duragi-denizli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/kocaeli-kitap-fuari-1-milyon-59-bin-ziyaretciyle-rekor-kirdi-kitaplarin-yeni-duragi-denizli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından 3-11 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenen 16. Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, 1 milyon 59 bin 347 ziyaretçiyle tarihinin en yüksek katılımına ulaştı. Dokuz gün boyunca 515 yayınevi ve 1.065 etkinliğe ev sahipliği yapan fuarda edebiyat, tarih, düşünce ve kültür dünyasından isimler okurlarla buluştu. Kocaeli'nin ardından kitap fuarı takvimindeki sıradaki büyük buluşma ise 17 Ekim'de Denizli'de başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kocaeli Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen 16. Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, 11 Ekim Pazar günü sona erdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve dokuz gün süren organizasyon, 1 milyon 59 bin 347 ziyaretçiyi ağırlayarak kendi tarihindeki ziyaretçi rekorunu yeniledi. Yayınevleri, yazarlar, şairler, akademisyenler, araştırmacılar ve farklı yaş gruplarından okurların katıldığı fuarda söyleşiler, imza günleri, paneller, kültürel etkinlikler ve kitap müzayedeleri gerçekleştirildi.</p>

<p>Türkiye'nin geniş katılımlı kitap organizasyonlarından biri olan fuar, bu yıl 16'ncı kez düzenlendi. Edebiyat ve düşünce dünyasının farklı alanlarını bir araya getiren program kapsamında roman, hatırat, tarih, psikoloji, kültür ve güncel meseleler ele alındı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından açıklanan verilere göre fuarın ziyaretçi sayısı, organizasyonun bugüne kadar ulaştığı en yüksek seviyeye çıktı.</p>

<h3>KOCAELİ KİTAP FUARI'NIN ZİYARETÇİ REKORUNU HAYRİ BARAÇLI AÇIKLADI</h3>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, fuarın kapanışında belediye personeliyle bir araya gelerek organizasyonun sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Dokuz günlük fuar boyunca 1 milyon 59 bin 347 ziyaretçinin ağırlandığını belirten Baraçlı, organizasyonda bini aşkın çalışanın görev aldığını söyledi. Kapanış programında saat kulesi ve kitap figürleriyle hazırlanan 16. Kocaeli Kitap Fuarı pastası da çocuklarla birlikte kesildi.</p>

<p>Baraçlı, fuarın Kocaeli için önemli bir kültür organizasyonuna dönüştüğünü ifade ederek Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve belediye çalışanlarının katkılarına değindi. Okuma kültürünün yaygınlaştırılması konusunda yerel yönetimlerin çalışmalarını sürdüreceğini belirten Baraçlı, şehirde yeni müzelerin hizmete açılmasına yönelik hazırlıklardan da söz etti. Gelecek yıl 17'ncisi düzenlenecek fuarda yeniden okurlarla buluşmayı temenni etti.</p>

<h3>515 YAYINEVİ VE 1.065 ETKİNLİK OKURLARLA BULUŞTU</h3>

<p>Fuarın 2026 yılı programında 515 yayınevi yer aldı. Dokuz gün boyunca toplam 1.065 etkinlik ve söyleşi gerçekleştirildi. Yazar buluşmaları, kitap imza programları, paneller ve farklı yaş gruplarına yönelik kültür etkinlikleriyle hazırlanan takvim, Kocaeli Kongre Merkezi'nin salonlarında uygulandı.</p>

<p>Her yıl ağaçların kitaplarla süslenmesiyle duyurulan fuar, 2026 yılında da aynı gelenekle başladı. Fuar alanına ulaşım için belediye tarafından ücretsiz ring seferleri ve otopark imkânları sağlandı. Organizasyon süresince uygulanan trafik düzenlemeleriyle ziyaretçilerin kongre merkezine ulaşımı için ilave önlemler alındı.</p>

<h3>ROMANLARIN VE HATIRATLARIN İZİNDE BİR EDEBİYAT BULUŞMASI</h3>

<p>16. Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı'nın ana teması "Romanların ve Hatıratların İzinde" olarak belirlendi. Fuarın onur konuğu ise iktisat tarihi alanındaki akademik çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ahmed Güner Sayar oldu. Roman, hatırat, tarih ve hafıza ilişkisini konu alan programlarda edebî eserlerin yanı sıra tarihsel anlatılar ve düşünce dünyasına ilişkin çalışmalar da ele alındı.</p>

<p>Fuarın etkinlik takviminde tarihçi Erhan Afyoncu, psikiyatrist ve yazar Kemal Sayar, yazar Şermin Yaşar, Merve Gülcemal, Saliha Erdim, şair Nurullah Genç ve romancı Tarık Tufan gibi isimler yer aldı. Söyleşilerin ardından düzenlenen imza programlarında okurlar, yazarlarla görüşerek kitaplarını imzalatma imkânı buldu.</p>

<h3>JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY ULUSLARARASI KONUKLAR ARASINDAYDI</h3>

<p>Fuarın uluslararası katılımcıları arasında Amerikalı yazar John Perkins ve İngiliz tarihçi Roger Crowley de yer aldı. Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları adlı eseriyle tanınan Perkins, "Kurgu Gibi Bir Dünya: Güç, Borç ve Ekonomik İmparatorluklar" başlıklı söyleşiye katıldı. Ekonomik ve siyasi ilişkileri konu alan konuşmasında Türkiye'ye ilişkin görüşlerini de paylaşan Perkins, Türkiye hakkında bir kitap kaleme alması hâlinde eserine "Kilit Taşı" adını vereceğini söyledi.</p>

<p>Tarihçi Roger Crowley ise tarih anlatıcılığına ilişkin programıyla okurların karşısına çıktı. Söyleşisinin ardından fuar alanını kamera gözlükle gezen Crowley, organizasyona ilişkin izlenimlerini paylaştı. Uluslararası konuklar arasında ayrıca Soyoung Park, Paola Peretti, Silvana Paternostro ve Amina Seçeroviç de bulunuyordu.</p>

<h3>GAZZE İÇİN ÖZEL SÖYLEŞİ VE BELGESEL GÖSTERİMİ DÜZENLENDİ</h3>

<p>Fuar programında Filistin ve Gazze'deki gelişmelere de yer verildi. 7 Ekim tarihinde gerçekleştirilen "7 Ekim Gazze Özel Etkinliği" kapsamında Nour Alhila, Samir Atiye ve Peren Birsaygılı Mut bir söyleşide buluştu. Programda Gazze'de yaşananlar, Filistin halkının karşı karşıya kaldığı koşullar ve bölgedeki gelişmeler ele alındı.</p>

<p>Söyleşi öncesinde Anadolu Ajansı tarafından hazırlanan Kanıt belgeseli gösterildi. Belgeselde İsrail'in Gazze'deki saldırılarına ve savaş suçu iddialarına ilişkin belgeler ile görüntüler yer aldı. Gösterimin ardından düzenlenen programda katılımcılar konuya ilişkin değerlendirmelerini okurlarla paylaştı.</p>

<h3>NADİR KİTAPLAR VE TARİHÎ BELGELER MÜZAYEDEYE ÇIKTI</h3>

<p>Fuarın kitap koleksiyonculuğuna yönelik etkinliklerinden biri "Değerli Eserler Müzayedesi" oldu. İki ayrı seansta gerçekleştirilen müzayedede farklı dönemlere ait yaklaşık 45 kitap, mecmua, harita ve tarihî belge satışa sunuldu. Türk edebiyatının yanı sıra tarih, sanat, düşünce ve kültür alanlarından eserler de müzayede kataloğunda yer aldı.</p>

<p>Açılış fiyatları 5 TL ile 7 bin 500 TL arasında değişen eserler için katılımcılar teklif verdi. Müzayede programı, fuarın güncel yayınların dışında eski basım kitaplara, koleksiyon eserlerine ve tarihî belgelere de yer veren etkinliklerinden biri olarak gerçekleştirildi.</p>

<h3>KOCAELİ'NİN TARİHİ VE KÜLTÜREL HAFIZASI İÇİN BEŞ YENİ KİTAP TANITILDI</h3>

<p>Fuar kapsamında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan beş eserin tanıtımı yapıldı. Şehrin tarih, kültür, spor ve toplumsal hafızasına odaklanan yayınlar, belediyenin kültürel yayıncılık çalışmaları kapsamında okurlarla buluşturuldu.</p>

<p>Tanıtılan eserler arasında Uluslararası Kocaeli Spor Tarihi Sempozyumu VII / Bildiriler Kitabı, Spor Kenti Kocaeli: Dünden Bugüne, Soyut Vatan, Geçmişi Kim Anlatır: Tarih, Roman, Hafıza ve Aslı Gibidir bulunuyor. Ayrıca tarihî ve kültürel mirasın korunması ile yerel sanatçıların çalışmalarının desteklenmesini amaçlayan Kültürel Değerler Destek Projesi'nin (KÜDEP) tanıtımı gerçekleştirildi.</p>

<h3>KOCAELİ KİTAP FUARI'NDA 100'ÜNCÜ ORGANİZASYON HEDEFİ</h3>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, fuarın geleceğine ilişkin açıklamalarında organizasyonun 100'üncü kez düzenlenmesini arzuladığını ifade etti. Büyükakın'ın sözleri, belediyenin fuarı uzun vadeli bir kültür etkinliği olarak sürdürme hedefi kapsamında paylaşıldı.</p>

<p>2009 yılında başlayan Kocaeli Kitap Fuarı, 2026 yılında 16'ncı organizasyonunu tamamladı. Belediye tarafından açıklanan son ziyaretçi verileri, fuarın bugüne kadarki en yüksek katılım rakamına ulaştığını ortaya koydu.</p>

<h3>SIRADAKİ KİTAP FUARI DENİZLİ'DE: 17 EKİM'DE BAŞLIYOR</h3>

<p>Kocaeli Kitap Fuarı'nın tamamlanmasının ardından Türkiye'deki kitap fuarı takviminde sıradaki organizasyonlardan biri Denizli'de gerçekleştirilecek. Denizli Kitap Fuarı, 17-25 Ekim 2026 tarihleri arasında EGS Fuar Alanı'nda kitapseverleri ağırlayacak. Kocaeli'deki organizasyonun sona ermesinden altı gün sonra başlayacak fuar, dokuz gün boyunca yayınevlerini, yazarları ve okurları bir araya getirecek.</p>

<p>TÜYAP Fuarlar Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliği ve Denizli Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle düzenlenecek fuarda yayınevleri ile sivil toplum kuruluşları yer alacak. Program kapsamında paneller, söyleşiler, atölyeler, çocuk etkinlikleri ve yazarların katılacağı imza günleri gerçekleştirilecek. TÜYAP'ın açıkladığı bilgilere göre yüzlerce yazarın okurlarıyla buluşması planlanıyor.</p>

<h3>EKİM AYINDA MALATYA, SAMSUN VE AYDIN'DA DA KİTAP FUARLARI VAR</h3>

<p>Denizli'nin ardından ekim ayının ikinci yarısında farklı şehirlerde kitap fuarları düzenlenecek. Açıklanan fuar takvimlerine göre Malatya Kitap ve Kültür Fuarı 23 Ekim-1 Kasım, Samsun Kitap Fuarı 24 Ekim-1 Kasım ve Aydın Kitap Fuarı 30 Ekim-8 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.</p>

<p>Yılın ilerleyen dönemlerinde ise İstanbul'da yeni bir kitap buluşması yapılacak. TÜYAP tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle düzenlenecek 43. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 12-20 Aralık 2026 tarihlerinde Büyükçekmece'deki TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Yaklaşık 1.000 yayınevi, marka ve sivil toplum kuruluşunun katılımının öngörüldüğü fuarda söyleşiler, paneller, atölyeler, çocuk etkinlikleri ve imza programları yer alacak.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/kocaeli-kitap-fuari-1-milyon-59-bin-ziyaretciyle-rekor-kirdi-kitaplarin-yeni-duragi-denizli</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/kim-demis.jpg" type="image/jpeg" length="81568"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zeytinburnu Kültür Sanat’ta 12-18 Ekim etkinlik takvimi açıklandı! Sinema, tiyatro ve söyleşiler]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/zeytinburnu-kultur-sanatta-12-18-ekim-etkinlik-takvimi-aciklandi-sinema-tiyatro-ve-soylesiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/zeytinburnu-kultur-sanatta-12-18-ekim-etkinlik-takvimi-aciklandi-sinema-tiyatro-ve-soylesiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zeytinburnu Kültür Sanat’ın 12-18 Ekim 2026 tarihleri arasındaki haftalık etkinlik takvimi belli oldu. Sinema gösterimleri, çocuk tiyatrosu, söyleşiler, seminerler ve müzik programlarının yer aldığı takvimde Nabi Avcı, Emre Ayvaz, Prof. Dr. İsmail Coşkun ve Dr. Mehmet Erken gibi isimler sanatseverlerle buluşacak. Etkinlikler Zeytinburnu Kültür Sanat’ın yanı sıra Tarihi Merkezefendi Fırını, Zeytinburnu Kitapçısı ve Merkezefendi Dârülkurrâsı’nda gerçekleştirilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zeytinburnu Kültür Sanat, yeni kültür sanat sezonunda farklı yaş gruplarına yönelik etkinliklerle programlarını sürdürüyor. 12-18 Ekim 2026 haftasında sinema gösterimlerinden edebiyat söyleşilerine, tarih seminerlerinden müzik buluşmalarına ve çocuk tiyatrosuna kadar çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Haftalık program kapsamında kültür, sanat, edebiyat, tarih ve gastronomi alanlarında isimler katılımcılarla bir araya gelecek.</p>

<p>Ekim ayının üçüncü haftasında gerçekleştirilecek etkinliklerde Türk modernleşmesi, Ahmet Hamdi Tanpınar, Osmanlı'da yayıncılık, Orta Doğu tarihi, İstanbul'un yemek kültürü ve kitap koleksiyonculuğu gibi konular ele alınacak. Çocuklar için animasyon filmleri ve tiyatro gösterileri düzenlenirken Merkezefendi Dârülkurrâsı'nda "İrfani Türküler" programı gerçekleştirilecek.</p>

<h3>12-15 EKİM’DE MUCİZELER PARKI SİNEMASEVERLERLE BULUŞACAK</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat'ın haftalık sinema programında "Mucizeler Parkı" filmi 12, 13, 14 ve 15 Ekim tarihlerinde gösterilecek. Animasyon türündeki yapım, belirtilen günlerde saat 13.30, 16.00 ve 19.00 seanslarında izleyiciyle buluşacak. Film, hayal gücüyle ortaya çıkan bir eğlence parkını kurtarmaya çalışan June adlı küçük bir kızın macerasını konu alıyor.</p>

<p>İyimser ve hayalperest bir çocuk olan June, ormanda gezintiye çıktığı sırada bir kelebeğin peşinden giderek Wonderland isimli gizemli eğlence parkını keşfeder. Çok sayıda oyuncağın ve farklı hayvanların bulunduğu parkın kendi hayal gücü sayesinde ortaya çıktığını anlayan June, buranın tehlike altında olduğunu öğrenir. Eğlence parkını eski haline getirebilecek tek kişi olduğunu fark eden küçük kız, sevimli dostlarıyla birlikte Wonderland'i kurtarmak için harekete geçer.</p>

<h3>12 EKİM’DE YÜZLER VE HATIRALAR SÖYLEŞİSİNİN KONUĞU EMRE AYVAZ</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat'ta 12 Ekim Pazartesi günü saat 19.30'da gerçekleştirilecek "Yüzler ve Hatıralar" söyleşisinin konuğu Emre Ayvaz olacak. Erkan Şimşek'in moderatörlüğünü üstlendiği programda Cumhuriyet tarihinin önemli dönüm noktaları, sanat, fikir ve kültür hayatında iz bırakan isimler üzerinden ele alınacak.</p>

<p>Söyleşi dizisi kapsamında farklı dönemlerin politik, entelektüel ve kültürel atmosferi üzerinde duruluyor. Ekim ayının ilk buluşmasında Emre Ayvaz ile Türk modernleşmesi ve Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar üzerine bir konuşma gerçekleştirilecek.</p>

<h3>13 EKİM’DE NABİ AVCI PEYÂM-I GARB SÖYLEŞİSİNE KATILACAK</h3>

<p>13 Ekim Salı günü saat 19.30'da düzenlenecek "Peyâm-ı Garb" söyleşisinde Nabi Avcı, Aykut Ertuğrul'un moderatörlüğünde katılımcılarla buluşacak. Her ay gerçekleştirilen programda kitaplardan filmlere, şarkılardan resimlere, Türkiye ve dünyadaki edebiyat ve sanat gelişmelerine kadar farklı konular üzerine konuşuluyor.</p>

<p>"Peyâm-ı Garb" söyleşi dizisi, insanların birbirleriyle iletişim kurmakta ve ortak anlam dünyaları oluşturmakta zorlandığı günümüzde ortak kültürel birikim etrafında buluşmayı amaçlıyor. Ludwig Wittgenstein'ın dil ve dünya arasındaki ilişkiye dair yaklaşımından hareket eden programda, katılımcıların okudukları kitaplar, izledikleri filmler ve tanıdıkları sanat eserleri üzerinden ortak bir düşünce zemini oluşturulması hedefleniyor. Dinleyicilerin bireysel entelektüel deneyimleri ve okurluk serüvenleri de söyleşinin temel unsurları arasında yer alıyor.</p>

<h3>14 EKİM’DE PROF. DR. İSMAİL COŞKUN UYGARLIK TARİHİNİ ANLATACAK</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat'ın "Uygarlık Tarihi" seminer dizisi, 14 Ekim Çarşamba günü saat 19.30'da Prof. Dr. İsmail Coşkun'un katılımıyla gerçekleştirilecek. Seminerde Osmanlı İmparatorluğu'nun 1918 yılında tasfiye edilmesinin ardından Orta Doğu coğrafyasında yaşanan gelişmeler tarihsel bir çerçevede ele alınacak.</p>

<p>Orta Doğu'nun 20. yüzyıldaki tarihsel sürecinin coğrafi, siyasi ve kültürel dinamikleriyle incelendiği seminer dizisinde uluslararası ilişkiler bağlamındaki konulara da yer veriliyor. Ekim ayı programında özellikle 19. yüzyılda ortaya çıkan yeni tanımlama arayışları ve "Orta Doğu" kavramının tarihsel kökenleri üzerinde durulacak.</p>

<h3>14 EKİM’DE İSTANBUL’UN LEZZET TAKVİMİ TARİHİ MERKEZEFENDİ FIRINI’NDA</h3>

<p>14 Ekim Çarşamba günü saat 19.30'da düzenlenecek "İstanbul'un Lezzet Takvimi" söyleşisi, Tarihi Merkezefendi Fırını'nda gerçekleştirilecek. Aylin Öney Tan'ın moderatörlüğünü üstlendiği programın ekim ayı konuğu Ruhi Güler olacak. Söyleşide "İstanbul ve Deniz" başlığı üzerinden kentin kültürel geçmişi ele alınacak.</p>

<p>Her ay İstanbul'un yemek kültürünün farklı yönlerine odaklanan söyleşi dizisi, şehrin tarihsel ve kültürel birikimini gastronomi üzerinden incelemeyi amaçlıyor. Ruhi Güler'in katılımıyla gerçekleştirilecek ekim ayı buluşmasında İstanbul'un denizle ilişkisi, kentin kültür tarihi çerçevesinde konuşulacak.</p>

<h3>15 EKİM’DE KİTABİYAT SÖYLEŞİSİNİN KONUĞU BAHTİYAR İSTEKLİ</h3>

<p>15 Ekim Perşembe günü saat 19.30'da gerçekleştirilecek "Kitabiyat" söyleşisinin konuğu sahhaf Bahtiyar İstekli olacak. Tahsin Yıldırım'ın moderatörlüğünde düzenlenen programda kitaplar yalnızca içerikleriyle değil, kendilerine özgü fiziksel ve kültürel nitelikleriyle de ele alınıyor.</p>

<p>"Kitabiyat" söyleşi dizisi kapsamında sahhaflar, kitap koleksiyonerleri, yayıncılar ve kitap dünyasının farklı alanlarında faaliyet gösteren isimler ağırlanıyor. Ekim ayı programında Bahtiyar İstekli ile kitapların kültürel bir nesne olarak taşıdığı anlam ve sahhaflık dünyası üzerine sohbet gerçekleştirilecek.</p>

<h3>16 EKİM’DE OYUNCAK HİKAYESİ 5 GÖSTERİMLERİ BAŞLAYACAK</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat'ın sinema programında "Oyuncak Hikayesi 5" için 16, 17, 18, 19, 20, 21 ve 22 Ekim tarihleri gösterim günü olarak duyuruldu. Film, belirtilen tarihlerde saat 13.30, 16.00 ve 19.00 seanslarında izleyicilerle buluşacak. Gösterim takviminin 19-22 Ekim tarihlerini kapsayan bölümü, 12-18 Ekim haftasının ardından da devam edecek.</p>

<p>Filmde Woody, Buzz Lightyear, Jessie ve diğer oyuncak karakterler, çocukların değişen oyun alışkanlıklarıyla karşı karşıya kalıyor. Tabletler, dokunmatik ekranlar ve dijital içeriklerin çocukların günlük yaşamında daha fazla yer edinmesiyle birlikte oyuncakların yaşadığı değişim konu ediliyor. Hikâye, oyuncakların modern dijital teknoloji karşısında kendilerine yeni dünyada nasıl bir yer bulacakları sorusu etrafında şekilleniyor.</p>

<h3>16 EKİM’DE ZEYTİNBURNU KİTAPÇISI’NDA OSMANLI YAYINCILIĞI KONUŞULACAK</h3>

<p>16 Ekim Cuma günü saat 19.30'da Zeytinburnu Kitapçısı'nda gerçekleştirilecek "Zeytinburnu Kitapçısı Buluşmaları" programının konuğu Dr. Mehmet Erken olacak. Yusuf Temizcan'ın moderatörlüğünde düzenlenecek söyleşide Erken'in "Osmanlı'da Yayıncılığın Doğuşu" adlı kitabı ele alınacak.</p>

<p>Her ay farklı bir yazarın yeni yayımlanan eseri etrafında gerçekleştirilen söyleşi dizisi, okurlarla yazarları bir araya getiriyor. Ekim ayı buluşmasında Osmanlı'da yayıncılığın ortaya çıkışı kitap çerçevesinde konuşulacak. Etkinlik kapsamında "Osmanlı'da Yayıncılığın Doğuşu" adlı eser ilk 30 katılımcıya hediye edilecek.</p>

<h3>17 EKİM’DE MERKEZEFENDİ DÂRÜLKURRÂSI’NDA İRFANİ TÜRKÜLER PROGRAMI</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat'ın müzik etkinlikleri kapsamında 17 Ekim Cumartesi günü saat 15.00'te "İrfani Türküler" programı gerçekleştirilecek. Nağmedâr etkinlikleri arasında yer alan programın adresi Merkezefendi Dârülkurrâsı olacak.</p>

<p>Haftalık kültür sanat takviminde müzik programı olarak yer alan etkinliğin sanatçı kadrosuna ve icra edilecek eserlere ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. Program, 17 Ekim Cumartesi günü belirtilen yer ve saatte düzenlenecek.</p>

<h3>18 EKİM’DE ÇOCUKLAR DEĞERLER DİYARI TİYATROSUYLA BULUŞACAK</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat'ın çocuklara yönelik tiyatro programında "Değerler Diyarı" adlı oyun 18 Ekim Pazar günü sahnelenecek. Çocuk tiyatrosunun gösterimleri saat 13.00 ve 15.00'te gerçekleştirilecek. Oyun, Mino adlı neşeli, heyecanlı ve maceraperest bir çocuğun kendi iç dünyasını keşfetme yolculuğunu anlatıyor.</p>

<p>Mino'nun odasının bir köşesinde kendisine ışık saçarak seslenen "Değerli Yıldız" isimli bir rehber bulunuyor. Ancak küçük çocuk, kendisine yol gösterebilecek bu yıldızın gücünün henüz farkında değildir. Yıldızıyla iletişim kurmaya çalıştığı anlarda kukla arkadaşlarının çıkardığı engellerle karşılaşan Mino, bir gece kalbindeki gerçek neşeyi ve cesareti yeniden bulmak ister. Yatağının altından yükselen gizemli ışığın peşinden gitmesiyle birlikte kendisini rengârenk ve farklı bir dünya olan Değerler Diyarı'nda bulur.</p>

<h3>ZEYTİNBURNU KÜLTÜR SANAT 12-18 EKİM HAFTALIK ETKİNLİK TAKVİMİ</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat'ın 12-18 Ekim tarihleri arasındaki etkinlik programında söyleşiler, seminerler, sinema gösterimleri, müzik etkinliği ve çocuk tiyatrosu yer alıyor. Haftanın etkinlik tarihleri, saatleri ve program başlıkları şöyle:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>Tarih</p>
   </th>
   <th>
   <p>Etkinlik</p>
   </th>
   <th>
   <p>Saat</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>12-15 Ekim</p>
   </td>
   <td>
   <p>Mucizeler Parkı – Sinema</p>
   </td>
   <td>
   <p>13.30, 16.00, 19.00</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>12 Ekim Pazartesi</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yüzler ve Hatıralar – Emre Ayvaz</p>
   </td>
   <td>
   <p>19.30</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>13 Ekim Salı</p>
   </td>
   <td>
   <p>Peyâm-ı Garb – Nabi Avcı</p>
   </td>
   <td>
   <p>19.30</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>14 Ekim Çarşamba</p>
   </td>
   <td>
   <p>Uygarlık Tarihi – Prof. Dr. İsmail Coşkun</p>
   </td>
   <td>
   <p>19.30</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>14 Ekim Çarşamba</p>
   </td>
   <td>
   <p>İstanbul'un Lezzet Takvimi – Ruhi Güler</p>
   </td>
   <td>
   <p>19.30</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>15 Ekim Perşembe</p>
   </td>
   <td>
   <p>Kitabiyat – Bahtiyar İstekli</p>
   </td>
   <td>
   <p>19.30</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>16-22 Ekim</p>
   </td>
   <td>
   <p>Oyuncak Hikayesi 5 – Sinema</p>
   </td>
   <td>
   <p>13.30, 16.00, 19.00</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>16 Ekim Cuma</p>
   </td>
   <td>
   <p>Zeytinburnu Kitapçısı Buluşmaları – Dr. Mehmet Erken</p>
   </td>
   <td>
   <p>19.30</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>17 Ekim Cumartesi</p>
   </td>
   <td>
   <p>Nağmedâr: İrfani Türküler</p>
   </td>
   <td>
   <p>15.00</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>18 Ekim Pazar</p>
   </td>
   <td>
   <p>Değerler Diyarı – Çocuk Tiyatrosu</p>
   </td>
   <td>
   <p>13.00, 15.00</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Programda özel mekân bilgisi verilen etkinliklerden "İstanbul'un Lezzet Takvimi" Tarihi Merkezefendi Fırını'nda, "Zeytinburnu Kitapçısı Buluşmaları" Zeytinburnu Kitapçısı'nda ve "İrfani Türküler" Merkezefendi Dârülkurrâsı'nda düzenlenecek.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Etkinlik Takvimi</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/zeytinburnu-kultur-sanatta-12-18-ekim-etkinlik-takvimi-aciklandi-sinema-tiyatro-ve-soylesiler</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/480-500-14.jpg" type="image/jpeg" length="99246"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mahkemeden ünlü repçiye edebiyat şartı: Türk edebiyatı eğitimi alacak]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/mahkemeden-unlu-repciye-edebiyat-sarti-turk-edebiyati-egitimi-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/mahkemeden-unlu-repciye-edebiyat-sarti-turk-edebiyati-egitimi-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Ahlaka mugayir" şarkı sözleri nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan Lvbel C5, tutuklama talebiyle sevk edildiği hâkimlik tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Rapçi Süleyman Burak Bodur'a yurt dışına çıkış yasağı ve haftada iki gün imza verme yükümlülüğünün yanı sıra Türk edebiyatı eğitimi alma şartı getirildi. Karar, kitap okuma ve edebiyat eğitiminin adli kontrol tedbirleri arasında yer almasıyla gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lvbel C5 sahne adıyla tanınan rapçi Süleyman Burak Bodur hakkında, Asya Alizade ile birlikte seslendirdiği “Kahpe” adlı şarkının sözleri nedeniyle başlatılan soruşturmada Türk edebiyatını ilgilendiren bir karar verildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanması istenen Bodur, Sulh Ceza Hâkimliğinin kararıyla adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Hâkimlik, rapçinin belirli yükümlülüklere uymasının yanı sıra Türk edebiyatına ilişkin eğitimine devam etmesine hükmetti.</p>

<p>11 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan karar, şarkı sözlerinin adli soruşturmaya konu olması ve rapçinin eğitim yükümlülüğünün Türk edebiyatıyla ilişkilendirilmesi bakımından kültür ve sanat gündeminde de yer buldu. Haberlerde kitap okuma ve edebiyat eğitimi olarak aktarılan tedbirin, adli kontrol kapsamında uygulanacağı belirtildi.</p>

<h3>ŞARKI SÖZLERİ NEDENİYLE SORUŞTURMA BAŞLATILDI</h3>

<p>İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu, Süleyman Burak Bodur'un Asya Alizade ile birlikte seslendirdiği “Kahpe” adlı şarkının sözleri hakkında soruşturma başlattı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine (CİMER) yapılan şikâyetlerin de gündeme geldiği soruşturmada, şarkıdaki bazı ifadelerin şiddet içerdiği ve suç işlemeye teşvik niteliği taşıdığı iddiaları üzerinde duruldu.</p>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Bodur, İstanbul Adalet Sarayı'na getirildi. Savcılıkta ifadesi alınan rapçiye, şarkı sözlerinde yer alan ve soruşturmaya konu edilen ifadeler hakkında sorular yöneltildi. Bodur ise söz konusu ifadelerin gerçek bir eylemi anlatmadığını, şarkının hayal gücüne dayalı olarak kaleme alındığını savundu.</p>

<h3>RAPÇİ ŞARKI SÖZLERİNİ HAYAL GÜCÜYLE YAZDIĞINI SÖYLEDİ</h3>

<p>Savcılık ifadesinde hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Süleyman Burak Bodur, şarkı sözlerini yazarken herhangi bir kişiyi suç işlemeye veya şiddete yönlendirme amacı taşımadığını belirtti. Rapçi, şiddet içerdiği ileri sürülen ifadelerin gerçek hayatta karşılığı bulunan bir eylem çağrısı olmadığını dile getirdi.</p>

<p>Bodur, savcılıktaki savunmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ben hayal kurarak şarkı sözlerini yazıyorum. Bu sözlerde özel bir kastım yoktur. Şiddet içeren bir durum söz konusu değildir, tamamen gençlere yönelik hayali sözlerdir.”</p>
</blockquote>

<p>Rapçi ayrıca şarkıda tartışmaya konu olan diğer bazı bölümlerin birlikte düet yaptığı Asya Alizade'ye ait olduğunu öne sürdü. Soruşturma kapsamında yöneltilen suçlamaları reddeden Bodur, şarkı sözlerinin yazılış amacıyla ilgili açıklamalarını savcılık ifadesine taşıdı.</p>

<h3>CİMER ŞİKÂYETLERİNİN ARDINDAN ŞARKIYI KALDIRDI</h3>

<p>Soruşturmanın ayrıntıları arasında şarkının dijital müzik platformlarından kaldırılması da yer aldı. Süleyman Burak Bodur, CİMER'e yapılan şikâyetlerden haberdar olduktan sonra “Kahpe” adlı şarkıyı bütün dijital platformlardan kaldırdığını söyledi. Rapçinin açıklamasına göre kaldırma işlemi, şarkı sözlerine ilişkin şikâyetleri öğrenmesinin ardından gerçekleştirildi.</p>

<p>Savcılık, Bodur'un ifadesinin alınmasının ardından dosyayı tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hâkimliğine gönderdi. Rapçi hakkındaki tutuklama talebinin gerekçesini ise Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen “suç işlemeye alenen tahrik” suçlaması oluşturdu.</p>

<h3>HÂKİMLİK TUTUKLAMA TALEBİNİ REDDETTİ</h3>

<p>Savcılığın tutuklama talebini değerlendiren Sulh Ceza Hâkimliği, soruşturma dosyasındaki delil durumunu ve Süleyman Burak Bodur'un kaçma şüphesinin bulunmamasını dikkate aldı. Hâkimlik, mevcut koşullarda tutuklama tedbirinin orantısız olacağına kanaat getirerek savcılığın talebini reddetti.</p>

<p>Tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına karar verildi. Böylece Bodur hakkında soruşturma sürecinde uyması gereken çeşitli yükümlülükler belirlendi. Hâkimliğin kararı, rapçinin hareket serbestisine ilişkin sınırlamaların yanında edebiyat eğitimini de kapsadı.</p>

<h3>TÜRK EDEBİYATI EĞİTİMİ ADLİ KONTROL ŞARTI OLDU</h3>

<p>Hâkimliğin kararında yer alan Türk edebiyatı eğitimi yükümlülüğü, soruşturmanın kültür ve edebiyat alanına uzanan yönünü oluşturdu. Basına yansıyan bilgilere göre Süleyman Burak Bodur'un Türk edebiyatına ilişkin eğitimine devam etmesi, uyması gereken adli kontrol tedbirleri arasında sayıldı. Söz konusu yükümlülük, çeşitli haberlerde “kitap okuma ve edebiyat eğitimi” şeklinde ifade edildi.</p>

<p>Kararda rapçinin hangi Türk edebiyatı eserlerini okuyacağına, hangi yazarların kitaplarıyla ilgileneceğine veya eğitimin hangi kurum tarafından verileceğine ilişkin ayrıntılar kamuoyuna aktarılan haberlerde yer almadı. Eğitim programının süresi, içeriği ve uygulanma yöntemi hakkında da açıklanmış bir bilgi bulunmuyor. Dolayısıyla rapçinin belirli bir kitap listesi üzerinden eğitim göreceğine ilişkin kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor.</p>

<h3>HAFTADA İKİ GÜN İMZA VE YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI</h3>

<p>Türk edebiyatına ilişkin eğitim yükümlülüğünün yanında Süleyman Burak Bodur hakkında iki ayrı adli kontrol tedbiri daha uygulanmasına karar verildi. Rapçinin yurt dışına çıkışı yasaklanırken haftanın pazartesi ve çarşamba günleri karakola giderek imza vermesi kararlaştırıldı.</p>

<p>Bodur'un belirlenen günlerde imza yükümlülüğünü yerine getirmesi ve Türk edebiyatına ilişkin eğitimine devam etmesi gerekiyor. Söz konusu tedbirler, soruşturma kapsamında verilen adli kontrol kararının parçalarını oluşturuyor. Hâkimliğin kararı bir mahkûmiyet hükmü değil, soruşturma sürecinde uygulanacak yükümlülükleri içeriyor.</p>

<h3>EDEBİYAT EĞİTİMİ KARARI NASIL UYGULANACAK?</h3>

<p>Şarkı sözleri nedeniyle başlatılan soruşturmada verilen edebiyat eğitimi şartının nasıl yerine getirileceği konusunda henüz ayrıntılı bir program açıklanmadı. Kamuoyuna yansıyan kararın içeriğinde Türk edebiyatına ilişkin eğitime devam edilmesi öngörülürken kitapların seçimi, eğitim faaliyetlerinin denetlenmesi ve programın tamamlanmasına ilişkin usuller belirtilmedi.</p>

<p>Kararda özellikle Türk edebiyatının adının geçmesi, soruşturmayı yalnızca müzik ve adliye gündemiyle sınırlı olmaktan çıkardı. Edebiyat eğitiminin adli kontrol yükümlülükleri arasında yer alması, olayın edebiyat yayıncılığı açısından da haber konusu olmasına neden oldu.</p>

<h3>SORUŞTURMA SÜRECİ DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Lvbel C5 hakkında verilen karar, şarkı sözleriyle ilgili suçlamaların kesinleştiği veya rapçinin suçlu bulunduğu anlamına gelmiyor. Sulh Ceza Hâkimliği, savcılığın tutuklama talebini reddederek soruşturma sürecinde uygulanacak adli kontrol tedbirlerini belirledi.</p>

<p>Süleyman Burak Bodur'un yurt dışına çıkış yasağına, haftada iki gün imza yükümlülüğüne ve Türk edebiyatı eğitimine ilişkin karara uyması gerekiyor. Dosyanın sonraki aşamalarına ve edebiyat eğitiminin uygulanmasına ilişkin yeni bir yargı kararı ise henüz kamuoyuna yansımadı.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/mahkemeden-unlu-repciye-edebiyat-sarti-turk-edebiyati-egitimi-alacak</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/images-6.jpg" type="image/jpeg" length="66558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistin konulu filmlerden özel bir seçki]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/filistin-konulu-filmlerden-ozel-bir-secki-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/filistin-konulu-filmlerden-ozel-bir-secki-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/filistin-konulu-filmlerden-ozel-bir-secki-1</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Oct 2025 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/film-1.jpg" type="image/jpeg" length="30795"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selçuklular sanatta nasıl bu kadar yükseldi?]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/selcuklular-sanatta-nasil-bu-kadar-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/selcuklular-sanatta-nasil-bu-kadar-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/selcuklular-sanatta-nasil-bu-kadar-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 22 Sep 2023 10:42:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/DCENuMOXoAE77L2.jpg" type="image/jpeg" length="90123"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kötü yazmamak için kaçınılması gereken 10 yanlış]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/kotu-yazmamak-icin-kacinilmasi-gereken-10-yanlis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/kotu-yazmamak-icin-kacinilmasi-gereken-10-yanlis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/kotu-yazmamak-icin-kacinilmasi-gereken-10-yanlis</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Sep 2023 08:56:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/.cccSLwithTypewriter72dpi.jpg" type="image/jpeg" length="31472"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri’nden altın değerinde 5 nasihat]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/suleyman-hilmi-tunahan-hazretlerinden-altin-degerinde-5-nasihat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/suleyman-hilmi-tunahan-hazretlerinden-altin-degerinde-5-nasihat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/suleyman-hilmi-tunahan-hazretlerinden-altin-degerinde-5-nasihat</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 20:38:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/1_82.jpg" type="image/jpeg" length="95873"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Allah Teala buyurdu: Taksim ettiğim ile razı olursan kalbini ve bedenini rahatlatırım]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/allah-teala-buyurdu-taksim-ettigim-ile-razi-olursan-kalbini-ve-bedenini-rahatlatirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/allah-teala-buyurdu-taksim-ettigim-ile-razi-olursan-kalbini-ve-bedenini-rahatlatirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısırlı alim Muhammed Mutevelli eş Şa'ravi'nin "Rızık" konusundaki vaazı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Mısırlı alim Muhammed Mutevelli eş Şa'ravi'nin "Rızık" konusundaki vaazı</span></span></p>
<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/allah-teala-buyurdu-taksim-ettigim-ile-razi-olursan-kalbini-ve-bedenini-rahatlatirim</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Sep 2023 16:33:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/news-140123-egypt.alsha3rawi.jpg" type="image/jpeg" length="65088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeryüzünde ayakta kalmış tek Bizans sarayı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/yeryuzunde-ayakta-kalmis-tek-bizans-sarayi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/yeryuzunde-ayakta-kalmis-tek-bizans-sarayi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gezi</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/yeryuzunde-ayakta-kalmis-tek-bizans-sarayi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Sep 2023 12:22:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/kapak.jpg" type="image/jpeg" length="13844"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[10 yazarın vazgeçemediği 10 kitap]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/10-yazarin-vazgecemedigi-10-kitap</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/10-yazarin-vazgecemedigi-10-kitap" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/10-yazarin-vazgecemedigi-10-kitap</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Sep 2023 11:59:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/giriY_13.jpg" type="image/jpeg" length="88170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[J.R.R. Tolkien, Orta Dünya evrenini başlatan cümleyi ilk kez nasıl yazdığını anlatıyor.]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/jrr-tolkien-orta-dunya-evrenini-baslatan-cumleyi-ilk-kez-nasil-yazdigini-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/jrr-tolkien-orta-dunya-evrenini-baslatan-cumleyi-ilk-kez-nasil-yazdigini-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[J.R.R. Tolkien, Orta Dünya evrenini başlatan cümleyi ilk kez nasıl yazdığını anlatıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>J.R.R. Tolkien, Orta Dünya evrenini başlatan cümleyi ilk kez nasıl yazdığını anlatıyor.</p>

<p></p>

<p style="text-align: center;"><img alt="" class="" src="https://www.dunyabizim.com/images/upload/14e212005624.jpg" style="margin: 5px; width: 390px; height: 243px; float: left;" /></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/jrr-tolkien-orta-dunya-evrenini-baslatan-cumleyi-ilk-kez-nasil-yazdigini-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Sep 2023 11:11:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/yazar-j-r-r-tolkien.jpg" type="image/jpeg" length="26010"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ali Göründü Gözüme- Okuyan: Muzaffer Ozak Efendi]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/ali-gorundu-gozume-okuyan-muzaffer-ozak-efendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/ali-gorundu-gozume-okuyan-muzaffer-ozak-efendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ali Göründü Gözüme- Okuyan: Muzaffer Ozak Efendi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Ali Göründü Gözüme- Okuyan: Muzaffer Ozak Efendi</span></span></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/ali-gorundu-gozume-okuyan-muzaffer-ozak-efendi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Sep 2023 10:09:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/Ekran-Alıntısı_7.PNG" type="image/jpeg" length="37986"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mustafa Kutlu'nun ‘Sır’ hikayesinde yabancılaşma ve yozlaşma]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/mustafa-kutlu-nun-sir-hikayesinde-yabancilasma-ve-yozlasma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/mustafa-kutlu-nun-sir-hikayesinde-yabancilasma-ve-yozlasma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/mustafa-kutlu-nun-sir-hikayesinde-yabancilasma-ve-yozlasma</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Sep 2023 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/Agac_ve_yapraklari.jpg" type="image/jpeg" length="73507"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İbn Haldun bir sosyolog mu, yoksa bir tarih filozofu mu? Câbiri cevaplıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/ibn-haldun-bir-sosyolog-mu-yoksa-bir-tarih-filozofu-mu-cbiri-cevapliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/ibn-haldun-bir-sosyolog-mu-yoksa-bir-tarih-filozofu-mu-cbiri-cevapliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/ibn-haldun-bir-sosyolog-mu-yoksa-bir-tarih-filozofu-mu-cbiri-cevapliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Sep 2023 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/ic_32.jpg" type="image/jpeg" length="92720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taş kesilmiş insanların ibretlik nişanesi: Pompei faciası]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/tas-kesilmis-insanlarin-ibretlik-nisanesi-pompei-faciasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/tas-kesilmis-insanlarin-ibretlik-nisanesi-pompei-faciasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/tas-kesilmis-insanlarin-ibretlik-nisanesi-pompei-faciasi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Sep 2023 14:43:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/1_126.jpg" type="image/jpeg" length="31164"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aile Arşivinden Fotoğraflarla M. Serhan Tayşi]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/aile-arsivinden-fotograflarla-m-serhan-taysi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/aile-arsivinden-fotograflarla-m-serhan-taysi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/aile-arsivinden-fotograflarla-m-serhan-taysi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Sep 2023 23:10:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/picture-030.jpg" type="image/jpeg" length="77142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cuma Sohbetleri - Osman Nuri Topbaş - 'Kainat Kitabını Oku!']]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/cuma-sohbetleri-osman-nuri-topbas-kainat-kitabini-oku</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/cuma-sohbetleri-osman-nuri-topbas-kainat-kitabini-oku" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cuma Sohbetleri'nde bu hafta Osman Nuri Topbaş &nbsp;Hocaefedi'nin 'Kainat Kitabını Oku!' konulu dersini dinliyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Cuma Sohbetleri'nde bu hafta Osman Nuri Topbaş &nbsp;Hocaefedi'nin 'Kainat Kitabını Oku!' konulu dersini dinliyoruz.</span></span></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/cuma-sohbetleri-osman-nuri-topbas-kainat-kitabini-oku</guid>
      <pubDate>Fri, 01 Sep 2023 08:10:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/Ekran-Alıntısı_8.PNG" type="image/jpeg" length="95953"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayasofya Camii'nde Sahih-i Buhari dersleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/ayasofya-camiinde-sahih-i-buhari-dersleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/ayasofya-camiinde-sahih-i-buhari-dersleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Halil İbrahim Kutlay ile Sahih-i Buhari dersleri Ayasofya Camii'nde her cumartesi günü saat: 14:00'da...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Prof. Dr. Halil İbrahim Kutlay ile Sahih-i Buhari dersleri Ayasofya Camii'nde her cumartesi günü saat: 14:00'da...</span></span></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/ayasofya-camiinde-sahih-i-buhari-dersleri</guid>
      <pubDate>Thu, 31 Aug 2023 11:04:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/Ekran-Alıntısı_6.PNG" type="image/jpeg" length="62140"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayşe Hümeyra Ökten: "Her eve bir anne ama yedi mahalleye de bir doktor lazım. İşte o doktor ben olayım."]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/ayse-humeyra-okten-her-eve-bir-anne-ama-yedi-mahalleye-de-bir-doktor-lazim-iste-o-doktor-ben-olayim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/ayse-humeyra-okten-her-eve-bir-anne-ama-yedi-mahalleye-de-bir-doktor-lazim-iste-o-doktor-ben-olayim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Her eve bir anne ama yedi mahalleye de bir doktor lazım. İşte o doktor ben olayım." TRT2'den kutsal topraklarda görevlendirilen ilk Türk kadın doktor Hümeyra Ökten'in anısına hazırlanan video]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span segoe="" ui=""><span style="color:#0f1419">"Her eve bir anne ama yedi mahalleye de bir doktor lazım. İşte o doktor ben olayım." TRT2'den kutsal topraklarda görevlendirilen ilk Türk kadın doktor Hümeyra Ökten'in anısına hazırlanan video</span></span></span></span></span></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/ayse-humeyra-okten-her-eve-bir-anne-ama-yedi-mahalleye-de-bir-doktor-lazim-iste-o-doktor-ben-olayim</guid>
      <pubDate>Thu, 31 Aug 2023 09:10:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/Ekran-goruntusu-2023-05-11-151043.jpg" type="image/jpeg" length="72774"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeyh Yusuf el-Karadâvî: Kıldığım en güzel akşam namazı...]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/seyh-yusufel-karadv-kildigim-en-guzel-aksam-namazi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/seyh-yusufel-karadv-kildigim-en-guzel-aksam-namazi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şeyh Yusuf&nbsp;el-Karadâvî: Kıldığı en güzel akşam namazını anlatıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Şeyh Yusuf&nbsp;el-Karadâvî: Kıldığı en güzel akşam namazını anlatıyor.</span></span></p>
<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/seyh-yusufel-karadv-kildigim-en-guzel-aksam-namazi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Aug 2023 09:58:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/Ekran-Alıntısı_5.PNG" type="image/jpeg" length="59980"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["İngilizlerin hayalindeki Osmanlı bayrağı"]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/ingilizlerin-hayalindeki-osmanli-bayragi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/ingilizlerin-hayalindeki-osmanli-bayragi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale Savaşı başladığında İngilizler zaferden emindi. 

The Manchester Guardian, okurlarına üzerinde Çanakkale haritası bulunan bir mendil hediye etti. 

O mendilde Osmanlı için sömürge bayrağı bile hazırlanmıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Çanakkale Savaşı başladığında İngilizler zaferden emindi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">The Manchester Guardian, okurlarına üzerinde Çanakkale haritası bulunan bir mendil hediye etti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">O mendilde Osmanlı için sömürge bayrağı bile hazırlanmıştı.</span></span></p>
<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/ingilizlerin-hayalindeki-osmanli-bayragi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Aug 2023 09:51:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/Ekran-Alıntısı_4.PNG" type="image/jpeg" length="79956"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Ot otladık ot, mal gibi! Mal, mal otluyor ya, otluyorduk öyle. Allah da gün verdi ölmedik!']]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/ot-otladik-ot-mal-gibi-mal-mal-otluyor-ya-otluyorduk-oyle-allah-da-gun-verdi-olmedik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/ot-otladik-ot-mal-gibi-mal-mal-otluyor-ya-otluyorduk-oyle-allah-da-gun-verdi-olmedik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1944 yılında Stalin'in emriyle Gürcistan'ın Ahıska Bölgesi'nden sürgün edilen Ahıska Türkleri, yaşadıkları o acı günleri böyle anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">1944 yılında Stalin'in emriyle Gürcistan'ın Ahıska Bölgesi'nden sürgün edilen Ahıska Türkleri, yaşadıkları o acı günleri böyle anlattı.</span></span></p>
<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/ot-otladik-ot-mal-gibi-mal-mal-otluyor-ya-otluyorduk-oyle-allah-da-gun-verdi-olmedik</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Aug 2023 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/Ekran-Alıntısı_3.PNG" type="image/jpeg" length="99579"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efruz Elçibey: Bizde ihanet olmaz]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/efruz-elcibey-bizde-ihanet-olmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/efruz-elcibey-bizde-ihanet-olmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Ben Cumhurbaşkanı olmuşum, oturduğum ev kiradır. Evim yoktur. Bizde ihanet olmaz. Benim hiç bir şeyim olmasın. Ben sade Türküm...” 

Vefatının yıl dönümünde, Ebulfez Elçibey’in hatırasına saygı ile...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">“Ben Cumhurbaşkanı olmuşum, oturduğum ev kiradır. Evim yoktur. Bizde ihanet olmaz. Benim hiç bir şeyim olmasın. Ben sade Türküm...” </span></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Vefatının yıl dönümünde, Ebulfez Elçibey’in hatırasına saygı ile...</span></span></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/efruz-elcibey-bizde-ihanet-olmaz</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Aug 2023 16:23:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/ebulfez-elcibey11.jpg" type="image/jpeg" length="36009"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
