<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bizim Kültür Portalı</title>
    <link>https://www.dunyabizim.com</link>
    <description>Türkiye'nin entelektüel birikimi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabizim.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 21 Oct 2026 01:08:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Denizli Kitap Fuarı Kapılarını Açtı: 212 Katılımcı, 500’ü Aşkın İmza Günü ve 82 Etkinlik]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/denizli-kitap-fuari-kapilarini-acti-212-katilimci-500u-askin-imza-gunu-ve-82-etkinlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/denizli-kitap-fuari-kapilarini-acti-212-katilimci-500u-askin-imza-gunu-ve-82-etkinlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli’de ilk kez düzenlenen Tüyap Denizli Kitap Fuarı, EGS Fuar Alanı’nda ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. 17-25 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek fuar, 212 katılımcısı ve fuar alanının büyüklüğüyle Türkiye’nin üçüncü büyük kitap fuarı olarak açıklandı. Dokuz gün boyunca 82 kültürel etkinlik ve 500’ü aşkın imza günü düzenlenecek. Fuar, her gün 10.00-20.00 saatleri arasında ücretsiz ziyaret edilebilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. organizatörlüğünde, Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliği ve Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle düzenlenen Tüyap Denizli Kitap Fuarı, 17 Ekim 2026 tarihinde EGS Fuar Alanı’nda kapılarını açtı. Denizli’de ilk kez gerçekleştirilen organizasyon, yayınevlerini, yazarları, şairleri ve kitapseverleri aynı çatı altında buluşturuyor. İstanbul, Adana, Bursa, Eskişehir ve Diyarbakır’da düzenlenen Tüyap Kitap Fuarları’nın yeni adresi olan Denizli, 25 Ekim’e kadar kitap ve kültür sanat etkinliklerine ev sahipliği yapacak.</p>

<p>Tüyap Fuarcılık Grubu’nun fuarcılık sektöründeki 47 yıllık ve kitap fuarcılığı alanındaki 44 yıllık deneyimiyle hazırlanan organizasyonda, yayıncılık sektörünün önde gelen kuruluşları ve yüzlerce yazar yer alıyor. Dokuz gün sürecek fuarda söyleşiler, paneller, imza günleri, atölyeler, çocuk etkinlikleri ve sanat sergileri düzenleniyor. Denizli ve çevre illerden gelen ziyaretçilerin katılımına açık olan fuar kapsamında öğrencilerin etkinlik alanına ulaşımının sağlanması için yerel yönetimlerle koordinasyon yürütülmesi de planlanıyor.</p>

<h3>DENİZLİ KİTAP FUARI TÜRKİYE’NİN ÜÇÜNCÜ BÜYÜK KİTAP FUARI OLDU</h3>

<p>Tüyap Denizli Kitap Fuarı’nın açılış töreninde konuşan Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü, organizasyonun ilk yılında ulaştığı katılımcı sayısını ve fuar alanının büyüklüğünü açıkladı. Ersözlü, Denizli Kitap Fuarı’nın katılımcı sayısı ve alan bakımından uzun yıllardır düzenlenen bazı kitap fuarlarını geride bıraktığını belirterek İstanbul ve Adana’nın ardından Türkiye’nin üçüncü büyük kitap fuarı konumuna ulaştığını söyledi.</p>

<p><img alt="1792241081 750 1624" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/1792241081-750-1624.jpg" width="1280" /></p>

<p>Tüyap olarak 40 yılı aşkın süredir Türkiye’nin farklı şehirlerinde kitap fuarları düzenlediklerini hatırlatan Ersözlü, İstanbul, Bursa, Eskişehir, Adana ve Diyarbakır’ın ardından Denizli’yi de fuar takvimine eklediklerini ifade etti. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle organizasyonun hayata geçirildiğini belirten Ersözlü, ilk yıl 212 katılımcıyla açılan fuarın gelecek yıllarda da sürdürülmesini hedeflediklerini kaydetti.</p>

<h3>İLHAN ERSÖZLÜ: HEDEFİMİZ EGE BÖLGESİ’NİN EN BÜYÜK KİTAP FUARI OLMAK</h3>

<p>Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü, açılış konuşmasında Denizli Kitap Fuarı’nın gelecek dönem hedeflerine de yer verdi. Organizasyonun sürdürülebilirliğinin sağlanmasını ve katılımcı sayısının artırılmasını amaçladıklarını belirten Ersözlü, fuarı Ege Bölgesi’nin en büyük kitap fuarı haline getirmek istediklerini söyledi.</p>

<p>Fuarın açıldığı ilk saatlerden itibaren ziyaretçilerin ve öğrencilerin etkinlik alanına gelmeye başladığını aktaran Ersözlü, öğrencilerin ulaşımına yönelik çalışmalara da değindi. Denizli Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleriyle koordineli hareket edeceklerini belirten Ersözlü, Denizli’ye uzun yıllar devam edecek bir kitap fuarı kazandırmayı amaçladıklarını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ersözlü, hazırlık sürecindeki katkıları nedeniyle Türkiye Yayıncılar Birliği’ne, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı ve ekibine, Denizli Valisi’ne ve organizasyonda görev alan çalışanlara teşekkür etti. Tüyap’ın kitap fuarcılığı alanındaki bilgi birikimini Denizli’ye taşımak istediklerini belirten Ersözlü, fuarın kent, bölge ve ülke için hayırlı olması temennisinde bulundu.</p>

<h3>KENAN KOCATÜRK TÜRKİYE’NİN YAYINCILIK VERİLERİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>Türkiye Yayıncılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Uluslararası Yayıncılar Birliği (IPA) Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Kocatürk, açılış töreninde Türkiye’nin yayıncılık sektörüne ilişkin verileri paylaştı. Kitap fuarlarının şehirlerin kültürel yaşamıyla bütünleşen organizasyonlar olduğunu belirten Kocatürk, Denizli Kitap Fuarı’nın öğrencileri, öğretmenleri ve okurları kitaplarla buluşturmasını önemsediklerini ifade etti.</p>

<p>Kocatürk’ün paylaştığı verilere göre Türkiye’de her yıl yaklaşık 100 bin yeni kitap yayımlanıyor. Yıllık yayınların 82 binini basılı kitaplar, yaklaşık 18 binini ise elektronik kitaplar oluşturuyor. Türkiye’de yılda en az 10 kitap yayımlayan 2 binin üzerinde yayınevi bulunuyor. Kocatürk, Türkiye’nin yeni kitap yayımlama bakımından dünyada beşinci sırada yer aldığını açıkladı.</p>

<p>Yayıncılık sektöründeki üretim kapasitesinin yanı sıra okuma alışkanlıklarının değişimine de değinen Kocatürk, ekran kullanımının okuma kültürü üzerindeki etkilerinin uluslararası düzeyde tartışıldığını söyledi. Özellikle çocukların ve gençlerin kitaplarla ilişkisinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek ailelerin, eğitim kurumlarının ve kültürel organizasyonların üstlendiği sorumluluklara dikkat çekti.</p>

<h3>EKRAN BAĞIMLILIĞI VE BASILI KİTAPLARA DÖNÜŞ GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Kenan Kocatürk, dijitalleşme ve ekran bağımlılığı nedeniyle okuma oranlarının gerilemesi konusunun Frankfurt Kitap Fuarı’nda da gündeme geldiğini aktardı. Farklı ülkelerde çocukların dikkatlerini toplaması ve öğrendiklerini pekiştirmesi amacıyla eğitim politikalarında değişiklikler yapıldığını belirten Kocatürk, Danimarka, Finlandiya ve İsveç’te basılı kitapların eğitimde yeniden ağırlık kazandığını ifade etti.</p>

<p>Okuma kültürünün aile ortamında başlayıp ilköğretim ve ortaöğretim dönemlerinde geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Kocatürk, Fransa’da uygulanan 15 dakikalık kitap okuma kampanyasını örnek gösterdi. Ailelerin çocuklarıyla birlikte her gün en az 15 dakika kitap okuması çağrısında bulunan Kocatürk, düzenli okumanın çocukların kendilerini ifade etmelerine, okuduklarını anlamalarına ve yaratıcılıklarını geliştirmelerine katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p>Çocukların kitap fuarlarına götürülmesi ve okuyacakları eserleri kendilerinin seçmesine fırsat tanınması gerektiğini belirten Kocatürk, her çocuğun kendi seçtiği kitaplardan oluşan kişisel bir kütüphane kurabileceğini söyledi. Denizli Kitap Fuarı’nın öğrenciler ve öğretmenler için yıllar boyunca devam eden bir buluşma noktası olmasını diledi.</p>

<h3>BAŞKAN ÇAVUŞOĞLU ÇOCUKLARIN KİTAPLARLA BULUŞMASINA DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, fuarın açılışında yaptığı konuşmada çocukların ve gençlerin kültür, sanat ve edebiyatla buluşmasına yönelik çalışmalara değindi. Ekran kullanımının günlük yaşamda giderek daha fazla yer kapladığını belirten Çavuşoğlu, kitap fuarlarının çocuklara ve gençlere ulaşmak açısından önemli bir işlev üstlendiğini ifade etti.</p>

<p>Denizli’nin farklı bölgelerinde yaşayan çocukların kitaplarla buluşmasını istediklerini söyleyen Çavuşoğlu, kültürel etkinliklerin kentin uzak noktalarına kadar ulaştırılmasına yönelik hedeflerini anlattı. Çocukların geleceğe hazırlanmasında dayanışmanın ve birlikte hareket etmenin önemine değinen Çavuşoğlu, kitapların insanlara farklı dünyaları tanıma ve yeni düşüncelerle karşılaşma imkânı sunduğunu belirtti.</p>

<p>Konuşmasında toplumsal dayanışma ve ortak sorumluluk anlayışına da yer veren Çavuşoğlu, “ben değil, biz” yaklaşımının gelecek nesillere aktarılmasını istediklerini söyledi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını şükran, minnet ve saygıyla andığını belirten Çavuşoğlu, organizasyonun gerçekleştirilmesinde görev alan belediye çalışanlarına, Tüyap yetkililerine, iş birliği yapılan kamu kurumlarına ve Denizli Valisi’ne teşekkür etti.</p>

<h3>VALİ KÖŞGER: KİTAP ASLA DEMODE OLMAYACAK</h3>

<p>Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, açılış töreninde fuarların ekonomik ve kültürel işlevlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fuarların üreticilerle tüketicileri ve kullanıcıları buluşturduğunu belirten Köşger, kitap fuarlarının ise yazarlarla okurlar arasında doğrudan iletişim kurulmasını sağlayan farklı bir niteliğe sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Öğrencilik yıllarında kitap fuarlarını heyecanla beklediklerini anlatan Köşger, fuarların bir yıl boyunca okunacak kitapların uygun fiyatlarla temin edilebildiği organizasyonlar olduğunu hatırlattı. Dijitalleşmenin kitapların önemini azaltacağı yönündeki görüşlere katılmadığını ifade eden Köşger, dijital ortamda bilgiye hızlı erişilebildiğini ancak edinilen bilgilerin aynı hızla unutulabildiğini belirtti.</p>

<p>Köşger, kitapların değerini korumaya devam edeceğini vurgulayarak “Kitap asla demode olmayacak ve vazgeçemeyeceğimiz bir değer olmaya devam edecek” dedi. Denizli Kitap Fuarı’nın ilk yılında Türkiye’nin üçüncü büyük kitap fuarı olarak açıklanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Köşger, organizasyonun sonraki yıllarda yeni katılımcı ve ziyaretçi sayılarına ulaşmasını temenni etti. Denizli Büyükşehir Belediyesi’ne, Tüyap yetkililerine ve katılımcılara teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.</p>

<h3>DENİZLİ KİTAP FUARI’NDA 82 KÜLTÜREL ETKİNLİK DÜZENLENECEK</h3>

<p>Tüyap Denizli Kitap Fuarı, dokuz günlük programı boyunca farklı yaş gruplarına yönelik toplam 82 kültürel etkinliğe ev sahipliği yapacak. Söyleşiler, çocuklara yönelik programlar, dinletiler ve özel etkinlikler fuarın kültür sanat takviminde yer alıyor.</p>

<p>Organizasyon kapsamında 71 söyleşi, 8 çocuk etkinliği, 2 dinleti ve “İlk Kitabım Tüyap’ta” adlı özel program gerçekleştirilecek. Söyleşilerde edebiyat, yayıncılık ve farklı alanlardan isimler okurlarla bir araya gelecek. Çocuk etkinlikleri ve atölyelerde ise genç ziyaretçilere yönelik programlar düzenlenecek.</p>

<h3>500’Ü AŞKIN İMZA GÜNÜNDE YAZARLAR OKURLARLA BULUŞACAK</h3>

<p>Denizli Kitap Fuarı’nın programında 500’ü aşkın imza günü bulunuyor. Farklı kuşaklardan yazarlar ve şairler, fuar süresince okurlarıyla buluşarak kitaplarını imzalayacak ve eserleri üzerine sohbet edecek.</p>

<p>Fuarın konukları arasında Arif Verimli, Ayşegül Aldinç, Behiç Ak, Can Gürses, Dilek Cesur, Elif Erdenay, Fatih Duman, Halit Ertuğrul, Hidayet Karakuş, Murat Aygen, Murathan Mungan, Mustafa Balbay, Naim Babüroğlu, Nilgün Bodur, Polat Özlüoğlu, Saygı Öztürk, Sinan Meydan, Sinan Yağmur, Ümit Özdağ ve Zeynep Oral yer alıyor.</p>

<p>Genç okurların takip ettiği Adora Yağmur, Beyza Alkoç, Ceren Melek, Emre Gül, Loresima ve Maral Atmaca da fuara katılan isimler arasında bulunuyor. Yazarların katılacağı söyleşiler ve imza programları, fuarın dokuz günlük etkinlik takvimi kapsamında gerçekleştirilecek.</p>

<h3>FUTBOL TEMALI ULUSLARARASI KARİKATÜR SERGİSİ AÇILDI</h3>

<p>Tüyap Denizli Kitap Fuarı, edebiyat etkinliklerinin yanı sıra görsel sanat çalışmalarına da yer veriyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Karikatür Yarışması Sergisi, fuar kapsamında ziyaretçilerle buluşuyor.</p>

<p>“Futbol” teması etrafında hazırlanan sergide karikatür sanatına ait eserler sergileniyor. Uluslararası yarışma kapsamında hazırlanan çalışmalar, kitap fuarının kültür ve sanat programı içerisinde ziyaretçilerin incelemesine sunuluyor.</p>

<h3>GENÇ SANATÇILARIN ESERLERİ İLLÜSTRATÖRLER DUVARI’NDA SERGİLENECEK</h3>

<p>Fuar kapsamında bölgedeki üniversitelerin sanat ve tasarım bölümlerinin katkılarıyla “İllüstratörler Duvarı” projesi de hayata geçiriliyor. Üniversitelerin ilgili bölümleriyle gerçekleştirilen iş birlikleri doğrultusunda hazırlanan illüstrasyonlar, EGS Fuar Alanı’nın fuaye bölümünde ziyaretçilerle buluşacak.</p>

<p>Projede genç sanatçıların ve tasarımcıların çalışmalarına yer verilecek. İllüstratörler Duvarı aracılığıyla üniversitelerde sanat ve tasarım eğitimi alan gençlerin eserlerinin fuar ziyaretçilerine ulaştırılması ve çalışmalarının sergilenmesi sağlanacak.</p>

<h3>DENİZLİ KİTAP FUARI NEREDE, SAAT KAÇTA AÇILIYOR VE GİRİŞ ÜCRETLİ Mİ?</h3>

<p>Denizli’de kitap fuarını ziyaret etmek isteyenler için organizasyonun tarihleri, ziyaret saatleri ve giriş koşulları açıklandı. Tüyap Denizli Kitap Fuarı, 17-25 Ekim 2026 tarihleri arasında EGS Fuar Alanı’nda gerçekleştiriliyor. Fuar alanı dokuz gün boyunca her gün saat 10.00’da açılacak ve 20.00’ye kadar ziyaret edilebilecek.</p>

<p>FUAR ZİYARET BİLGİLERİ</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>Fuar adı</td>
   <td>Tüyap Denizli Kitap Fuarı</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Tarih</td>
   <td>17-25 Ekim 2026</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Yer</td>
   <td>EGS Fuar Alanı, Denizli</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Ziyaret saatleri</td>
   <td>Her gün 10.00-20.00</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Giriş ücreti</td>
   <td>Ücretsiz</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Katılımcı sayısı</td>
   <td>212</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Kültürel etkinlik</td>
   <td>82</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İmza günü</td>
   <td>500’ü aşkın</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Fuar, Denizli ve çevre illerden gelen tüm kitapseverlerin ücretsiz ziyaretine açık olacak. Öğrencilerin fuar alanına ulaşımının sağlanması amacıyla Denizli Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri arasında koordinasyon yürütülecek.</p>

<h3>TÜYAP 47 YILDIR FUARCILIK SEKTÖRÜNDE FAALİYET GÖSTERİYOR</h3>

<p>Türkiye’nin ilk fuarcılık şirketi olarak 1979 yılında Bülent Ünal tarafından kurulan Tüyap, 2026 itibarıyla sektörde 47 yıllık faaliyet geçmişine sahip bulunuyor. Şirket, kuruluşundan bugüne kadar yurt içinde ve yurt dışında düzenlediği fuarlarda birçok ülkeden 370 binin üzerinde firmaya hizmet verdi ve 78 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladı.</p>

<p>Türkiye’de sahip olduğu ve işlettiği iki fuar merkezi ile altı ülkede bulunan uluslararası ofisleri üzerinden faaliyet gösteren Tüyap, 100’ü aşkın meslek örgütüyle uzun vadeli iş birlikleri yürütüyor. Çin, Rusya ve Afrika’da ilk Türk ihraç ürünleri fuarlarını gerçekleştiren kuruluş, yılda ortalama 10 yurt dışı fuara Türk milli katılımı organize ediyor.</p>

<p>Türkiye’de kendi fuar merkezine sahip tek özel sektör fuarcılık kuruluşu olan Tüyap, fiziksel fuarların yanı sıra dijital olanaklardan yararlanarak hibrit fuar organizasyonlarını da sürdürüyor. Şirketin kitap fuarcılığı alanındaki 44 yıllık deneyimiyle düzenlenen Denizli Kitap Fuarı, 25 Ekim 2026 Pazar günü sona erecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/denizli-kitap-fuari-kapilarini-acti-212-katilimci-500u-askin-imza-gunu-ve-82-etkinlik</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 18:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/1792241092-d-s-c-f6753.jpg" type="image/jpeg" length="56608"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'un en uzun süre görev yapan müftüsü Selahattin Kaya vefat etti: Mahmut Toptaş 28 Şubat hatıralarını anlattı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/istanbulun-en-uzun-sure-gorev-yapan-muftusu-selahattin-kaya-vefat-etti-mahmut-toptas-28-subat-hatiralarini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/istanbulun-en-uzun-sure-gorev-yapan-muftusu-selahattin-kaya-vefat-etti-mahmut-toptas-28-subat-hatiralarini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da en uzun süre müftülük yapan isim olarak bilinen eski İstanbul Müftüsü Selahattin Kaya, 92 yaşında hayatını kaybetti. Milli Gazete yazarı Mahmut Toptaş, Kaya'nın vefatının ardından kaleme aldığı yazıda, 28 Şubat döneminde yaşanan olayları, din görevlilerine yönelik müdahaleler karşısındaki tutumunu ve birlikte çalıştıkları yıllardan hatıralarını paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski İstanbul Müftüsü Selahattin Kaya, 14 Ekim 2026 Çarşamba günü 92 yaşında hayatını kaybetti. 1934 doğumlu olan ve İstanbul'da en uzun süre müftülük görevinde bulunan kişi olarak bilinen Kaya, Beyoğlu ve İstanbul müftülüklerinde uzun yıllar din hizmetlerini yürüttü. Kaya'nın vefatının ardından cenaze programına ilişkin bilgiler paylaşılırken, birlikte görev yaptığı isimler de hatıralarını kaleme aldı.</p>

<p>Milli Gazete yazarı Mahmut Toptaş, Selahattin Kaya'nın ardından yayımladığı makalede, 1995-1999 yılları arasında birlikte çalıştıkları döneme ilişkin ayrıntıları anlattı. Kaya'nın kişiliğine ve görev anlayışına değinen Toptaş, özellikle 28 Şubat sürecinde din görevlileriyle ilgili yaşanan olaylara, İstanbul'da gerçekleştirilen toplantılara ve dinî yayınların dağıtılması için yürütülen çalışmalara yer verdi.</p>

<h3>SELAHATTİN KAYA'NIN CENAZESİ ÜSKÜDAR ŞAKİRİN CAMİİ'NDEN KALDIRILDI</h3>

<p>Selahattin Kaya'nın vefatının ardından yapılan ilk duyuruda, cenazesinin 15 Ekim 2026 Perşembe günü Üsküdar Şakirin Camii'nde öğle namazının ardından kaldırılacağı bildirildi. Cenaze programına ilişkin paylaşılan bilgilerde defin yerine dair ayrıntıya yer verilmedi.</p>

<p>İstanbul'da en uzun süre müftülük yapan isim olarak tanınan Kaya'nın vefat haberiyle birlikte geçmiş yıllardaki çalışmaları da yeniden gündeme geldi. Genel Yayın Yönetmeni Kemal Bozkurt'un yıllar önce Selahattin Kaya ile gerçekleştirdiği röportaj da vefat haberinde hatırlatıldı.</p>

<h3>MAHMUT TOPTAŞ: BOYNUNA TASMA TAKTIRMADI</h3>

<p>Milli Gazete yazarı Mahmut Toptaş, Selahattin Kaya ile 1995 yılından 1999 yılına kadar İstanbul merkez vaizi olarak birlikte çalıştıklarını belirtti. Kaya'yı güler yüzlü, nazik, sakin, kibar ve yumuşak huylu bir kişi olarak hatırladığını ifade eden Toptaş, onun haksızlıklar karşısında taviz vermeyen bir tutuma sahip olduğunu yazdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toptaş, Kaya'nın kişiliğini anlatırken Mehmet Akif Ersoy'un şu dizelerine yer verdi:</p>

<p>"Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;</p>

<p>Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.</p>

<p>Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?</p>

<p>Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum."</p>

<p>Selahattin Kaya'nın görev yıllarındaki tutumunu "Boynuna tasma taktırmadı. Çiğnemedi, çiğnenmedi, çiğnetmedi. Zalimin karşısında, mazlumun yanında oldu" sözleriyle anlatan Toptaş, meslektaşının özellikle 28 Şubat döneminde din görevlilerine yönelik girişimler karşısında nasıl hareket ettiğine ilişkin hatıralarını paylaştı.</p>

<h3>28 ŞUBAT DÖNEMİNDE DİNÎ KURSLARIN KAPATILMASINA KARŞI TUTUMUNU ANLATTI</h3>

<p>Mahmut Toptaş, 28 Şubat 1997 döneminde Selahattin Kaya'nın İstanbul'daki dinî faaliyetlerin sürdürülmesi için çaba gösterdiğini belirtti. Kaya'nın İslami hizmetlerde bulunan grupların ve kursların kapatılmasını, bu faaliyetlerde görev alan kişilerin hapsedilmesini önlemeye çalıştığını ileri sürdü.</p>

<p>Kaya'nın yetkililerle yaptığı görüşmelerde sakin ve güler yüzlü bir yaklaşım sergilediğini aktaran Toptaş, bazı müdahale taleplerini "Onu ve onları bana bırakın" diyerek karşılayıp herhangi bir olumsuz işlem gerçekleştirmediğini yazdı. Toptaş, Kaya'nın din görevlilerinin çalışmalarının kesintiye uğramaması için görev yaptığı makamın imkânlarını kullandığını ifade etti.</p>

<h3>CUMHURBAŞKANLIĞINDAN GELDİĞİ SÖYLENEN NAKİL TALİMATINI UYGULAMADI</h3>

<p>Toptaş, Selahattin Kaya'nın kendisine özel bir görüşmede anlattığı olayı da okuyucularıyla paylaştı. Aktardığına göre Kaya'ya telefonla ulaşılarak bir cami imamının başka bir camiye nakledilmesinin Cumhurbaşkanlığı emri olduğu bildirildi.</p>

<p>Kaya'nın telefondaki kişiye "Gereken yapılacak efendim" yanıtını verdiğini belirten Toptaş, buna rağmen nakil işleminin gerçekleştirilmediğini yazdı. Kaya'nın, söz konusu imamın çalışmalarının aksamaması için kendisine de telefon görüşmesinden bahsetmediğini aktardı.</p>

<h3>HİNDİSTAN'DA BİR YIL KALAN İMAMIN GÖREVE DÖNÜŞÜNÜ ANLATTI</h3>

<p>Mahmut Toptaş, Selahattin Kaya'nın Beyoğlu Müftülüğü dönemine ilişkin başka bir kişiden duyduğunu belirttiği hatıraya da makalesinde yer verdi. Anlatıma göre Beyoğlu'nda görev yapan bir imam, yıllık iznini geçirmek üzere Hindistan'a gitti. Orada dinî tebliğ faaliyetlerine katılan imam, başlangıçta planladığı bir aylık sürenin yerine bir yıl kaldı.</p>

<p>İstanbul'a döndüğünde Selahattin Kaya'yı ziyaret eden imam, görevini kaybettiğini düşündüğünü söyledi. Kaya'nın kendisine ne zaman göreve başlayacağını sorması üzerine imam, "Hocam, ben bir ay gittim, bir sene kaldım; görev mi kaldı ki?" karşılığını verdi.</p>

<p>Toptaş'ın aktardığına göre Selahattin Kaya, imamın Hindistan'da tebliğ yapıp yapmadığını sordu. Olumlu yanıt almasının ardından, "Sen tebliğini yapmışsın, görev yerine gelsin de ha burada ha orada, ne farkı var?" diyerek imamın görevine başlamasını sağladı.</p>

<p>Toptaş, aynı anlatımda imamın görevinden uzak kaldığı on bir aylık döneme ait maaşının da mutemet tarafından ödendiğini belirtti. Yazar, söz konusu olayın kendisine başka bir kişi tarafından anlatıldığını özellikle ifade etti.</p>

<h3>28 ŞUBAT'IN ARDINDAN İSTANBUL'DA YEDİ TOPLANTI DÜZENLEDİ</h3>

<p>Mahmut Toptaş, 28 Şubat sürecinde Selahattin Kaya'nın kendisini müftülüğe davet ederek din görevlilerine yönelik bir konuşma hazırlamasını istediğini anlattı. Kaya'nın kendisine üç ay süre verdiğini belirten Toptaş, konuşmada din hizmetlerinin nasıl daha etkili yürütülebileceğinin sade bir dille anlatılmasının istendiğini yazdı.</p>

<p>Selahattin Kaya'nın İstanbul'daki müftü, vaiz ve imamların katılacağı toplantıları yedi farklı salonda düzenlemeyi planladığını aktaran Toptaş, valilikten "Sosyal Hizmetlerde Din Görevlisinin Rolü" başlığı altında izin alınacağını söylediğini kaydetti. Hazırlıkların tamamlanmasının ardından programlar 1997 yılının kasım ve aralık aylarında gerçekleştirildi.</p>

<h3>1997 YILINDAKİ YEDİ TOPLANTININ TARİHLERİ VE YERLERİ</h3>

<p>Toptaş, makalesinde İstanbul'daki din görevlilerine yönelik gerçekleştirilen toplantıların tarihlerini ve salonlarını da paylaştı. Tamamı saat 08.00'de başlayan programlar şu şekilde sıralandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>6 Kasım 1997:</strong> Pendik Atatürk Kültür Merkezi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13 Kasım 1997:</strong> Üsküdar Müftülüğü salonu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20 Kasım 1997:</strong> Eyüp Müftülüğü salonu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>4 Aralık 1997:</strong> Cemal Reşit Rey Salonu için belediyeden alınan iznin sonradan iptal edilmesi üzerine Eyüp Müftülüğü salonu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>11 Aralık 1997:</strong> Eyüp Müftülüğü salonu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>18 Aralık 1997:</strong> Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>25 Aralık 1997:</strong> Büyükçekmece Belediye Düğün Salonu.</p>
 </li>
</ul>

<p>Mahmut Toptaş, İstanbul'un bütün ilçelerinden din görevlilerine hitap edilen toplantılarda Selahattin Kaya'nın kendisinden önce yaklaşık on dakikalık konuşmalar yaptığını belirtti. Kaya'nın kısa konuşmalarının, kendisinin bir saatlik konuşmalarından daha etkili olduğunu düşündüğünü ifade etti.</p>

<h3>SELAHATTİN KAYA'NIN 28 ŞUBAT DÖNEMİNDEKİ KONUŞMASINI PAYLAŞTI</h3>

<p>Toptaş, Selahattin Kaya'nın din görevlilerine hitaben yaptığı konuşmalardan birini de makalesine taşıdı. Kaya'nın, din görevlilerinin sahip oldukları imkânları hatırlatarak dönemin koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu aktardı.</p>

<p>Toptaş'ın yazısına göre Kaya, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Arkadaşlar, zor günlerden geçiyoruz ama geçilmez ve aşılmaz değil. Siz çok güçlüsünüz. İçinizden birini, evine yakın camiden yine evine çok daha yakın bir camiye gönülsüz nakletmişiz. Bana Cumhurbaşkanlığı'ndan telefon geldi ve o imamı eski camisine iade etmem istendi. Siz, böyle bir gücünüzü, bu günlerde, İslam'a yapılan saldırılar karşısında neden kullanmıyorsunuz?"</p>

<p>Toptaş, Kaya'nın din görevlilerine yönelik konuşmalarında karşılaştıkları sorunlara ve birlikte hareket etmenin önemine değindiğini ifade etti.</p>

<h3>RUSÇAYA ÇEVRİLEN KİTABIN TÜRK CUMHURİYETLERİNDE DAĞITILMASINA DESTEK VERDİ</h3>

<p>Mahmut Toptaş, Selahattin Kaya'nın dinî yayınların farklı ülkelere ulaştırılmasına yönelik çalışmalarını da anlattı. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencilerine haftada bir gün yaptığı iman sohbetlerinin ses kayıtlarından yazıya aktarıldığını ve 1988 yılında Türkçe olarak yayımlandığını belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Sacit Adalı'nın Bakü Üniversitesi'nde görev yaptığı dönemde söz konusu eseri Rusçaya çevirttiğini aktaran Toptaş, Adalı'nın Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından anayasa üyeliğine getirilmesinin ardından Türkiye'ye gelerek Rusça nüshayı kendisine teslim ettiğini yazdı.</p>

<p>Cantaş Yayınevi'nin 1994 yılında eserden 2 bin adet bastığını belirten Toptaş, kitabın kuşe kâğıda yedi renkli ofset baskı yöntemiyle hazırlandığını ve ücretsiz dağıtıldığını ifade etti. Türk cumhuriyetlerinden gelen talepler üzerine kitabın baskı filmlerinin iş insanlarına ücretsiz verildiğini, farklı kişiler tarafından da çoğaltılarak dağıtıldığını anlattı.</p>

<h3>SELAHATTİN KAYA KİTAPTAN 10 BİN ADET BASTIRDI</h3>

<p>Toptaş, Selahattin Kaya'nın Rusçaya çevrilen eserden 10 bin adet bastırdığını ve Türk cumhuriyetlerinden gelen heyetlerin üyelerine birer paket halinde hediye ettiğini belirtti. Mustafa Bey olarak andığı bir kişinin de eserin Türkçe nüshasından yurt dışında 10 bin adet bastırarak ücretsiz dağıttığını kaydetti.</p>

<p>Yazısında kamu görevlilerinin makamlarını kaybetme veya terfi edememe endişesiyle faaliyetlerini sınırlandırmaması gerektiği yönündeki düşüncelerine yer veren Toptaş, Selahattin Kaya'nın yaklaşık kırk yıl boyunca Beyoğlu ve İstanbul müftülüklerinde görev yaptığını hatırlattı. Toptaş, görev hayatında karşılaşılan zorluklara ilişkin görüşlerini "Allah'ın dediği olur" sözleriyle ifade etti.</p>

<h3>MAHMUT TOPTAŞ, SELAHATTİN KAYA İÇİN DUA ETTİ</h3>

<p>Mahmut Toptaş, 14 Ekim 2026'da hayatını kaybeden Selahattin Kaya'nın ardından kaleme aldığı yazıyı dua ile tamamladı. Uzun yıllar birlikte görev yaptığı Kaya'nın meslek hayatından hatıralarını aktaran Toptaş, merhum için Allah'tan rahmet diledi.</p>

<p>Toptaş, Kaya'nın sevdiklerinin arasına katılması ve "mükarrabün"den olması temennisinde bulunurken, yakınlarına sabır diledi. Sevenlerinin de onun adına Allah'ın razı olacağı hayırlı işler yapabilmesi için dua etti.</p>

<h2>SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI</h2>

<p>İstanbul'da en uzun süre müftülük yapan isim olarak bilinen Selahattin Kaya, 92 yaşında hayatını kaybetti.</p>

<p>Milli Gazete yazarı Mahmut Toptaş, Kaya'nın ardından 28 Şubat dönemine ilişkin hatıralarını kaleme aldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığından geldiği belirtilen imamın nakil talimatını ve 1997'de düzenlenen yedi toplantıyı anlattı.</p>

<p>Toptaş, Kaya'nın din görevlilerine yönelik tutumunu ve yıllar boyunca yürüttüğü hizmetleri yazısında paylaştı.</p>

<h2>ALTERNATİF HABER BAŞLIKLARI</h2>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Selahattin Kaya vefat etti: Mahmut Toptaş 28 Şubat döneminde yaşananları anlattı</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İstanbul'un en uzun süre görev yapan müftüsü hayatını kaybetti: Ardından 28 Şubat hatıraları kaldı</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mahmut Toptaş'tan Selahattin Kaya'nın ardından dikkat çeken yazı: "Boynuna tasma taktırmadı"</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Eski İstanbul Müftüsü Selahattin Kaya 92 yaşında vefat etti: Cumhurbaşkanlığından gelen talimatı da anlattı</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Selahattin Kaya'nın vefatının ardından 28 Şubat hatıraları: Mahmut Toptaş yıllar sonra yazdı</strong></p>
 </li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Mercek Altı</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/istanbulun-en-uzun-sure-gorev-yapan-muftusu-selahattin-kaya-vefat-etti-mahmut-toptas-28-subat-hatiralarini-anlatti</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/selahattin-kaya.jpg" type="image/jpeg" length="63366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cevat abiyi önden gönderiyoruz!]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/cevat-abiyi-onden-gonderiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/cevat-abiyi-onden-gonderiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazar Ahmet Varol, Özkaya'nın vefatının ardından kaleme aldığı yazıda; "Belki aramızdan ayrıldığı ve yeniden kavuşma gününe kadar sürecek bir hasret dönemi başladığından kalplerimiz hüzünlenecektir. Aile efradının, akrabalarının ve yakın çevresinin hüznü daha fazla olacaktır. Ama bir kimsenin imtihanı bitirmesine değil kaybetmesine üzülmek gerekir. Bizim beklentimiz ve temennimiz de Cevat abinin imtihanı kazanmış olarak bitirdiği yönündedir. " dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Müslim, Nesai, İbnu Hanbel ve İbnu Mace’nin bazı küçük farklarla rivayet ettiği bir hadiste şöyle denmektedir: “Resulullah bir kabristanın yanından geçerken şöyle derdi: Buradaki mekanların mü’minlerden ve Müslümanlardan olan sakinleri! Size selam olsun. İnşallah biz de sizin aranıza karışacağız. Siz bizden önce gittiniz, ama biz de sizin arkanızdan geliyoruz. Sizin için de bizim için de Allah’tan huzur diliyorum.” Bu tercüme Nesai’de geçen metnin tercümesidir. Diğer kaynaklarda geçen metinler biraz farklı ama anlam birbirine yakındır.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim’de şöyle deniyor: “Hanginizin amelinin daha güzel olduğu konusunda sizi denemek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O yücedir, bağışlayandır.” (Mülk, 67/2)</p>

<p>Dolayısıyla bu dünya hayatı imtihan içindir ve herkes için sonludur. Ölüm geldiğinde imtihan bitmiş demektir. Başka bir imtihan yok. Ondan sonrası yaptıklarından hesap verme vaktidir. Hesap gününde bağışlama yetkisine sahip olan sadece Allah’tır. Onun dışında kimsenin bağışlama imkânı yoktur. Allah dilerse bir kimsenin dünyadaki bazı iyiliklerine karşılık günahlarını bağışlar. Ama şirk, yani Allah’ın bütün evren üzerindeki mutlak egemenliğini tanımayıp başka varlıkların da O’nunla gücü ve egemenliği paylaşabileceklerini düşünmek affedilebilecek suçların dışında tutulmuştur. Bu konuda da şöyle buyurur:</p>

<p>“Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındakileri dilediği için bağışlayabilir. Kim Allah’a ortak koşarsa büyük bir günahla iftira etmiş olur.” (Nisa, 4/48)</p>

<p>“Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bunun dışındakileri ise dilediği kimse için bağışlayabilir. Kim Allah’a ortak koşarsa uzak bir sapıklığın içine düşmüştür.” (Nisa, 4/116)</p>

<p>Dolayısıyla biz de tevhit ve sadakat üzere ahirete göç ettiklerine şahitlik ettiklerimiz için Yüce Allah’tan af ve mağfiret dileyebiliriz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzun süre kanser tedavisi gördükten sonra vefat eden kıymetli ağabeyimiz Cevat Özkaya’nın da, Allah’ın izniyle tevhit, iman ve sadakat üzere imtihanı tamamladığını düşündüğümüzden Yüce Allah’tan onun günahlarını ve hatalarını bağışlamasını, kendisini en güzel şekilde mükafatlandırmasını diliyoruz.</p>

<p>Cevat Özkaya ile değişik vesilelerle birlikte oldum. Ancak bir kimseyi tanımanın en iyi yollarından birinin onunla yolculuk yapmak olduğu Hz. Ömer’e (r.a.) nispet edilen bir rivayette belirtilmektedir. Cevat abiyle yolculuk vesilesiyle de bir araya geldim ve Suriye’de Baas diktasının devrilmesinin hemen ardından gerçekleştirdiğimiz seyahatte bir haftadan fazla süre birlikte olduk.</p>

<p>Cevat abi, kendisini tanıyanların hakkında hüsni şehadette bulunduğu, gayretleriyle, tevazusuyla, araştırmacı kimliğiyle ve daha başka iyilikleriyle bilinen bir insandı. Allah hayırlarını makbul, kusurlarını mağfur, mekanını cennet eylesin.</p>

<p>Biz şimdi onu önden gönderiyoruz. Onun gibi daha nicelerini önden gönderdik. Ama elbette biz de onlara kavuşacağız.</p>

<p>Belki aramızdan ayrıldığı ve yeniden kavuşma gününe kadar sürecek bir hasret dönemi başladığından kalplerimiz hüzünlenecektir. Aile efradının, akrabalarının ve yakın çevresinin hüznü daha fazla olacaktır. Ama bir kimsenin imtihanı bitirmesine değil kaybetmesine üzülmek gerekir. Bizim beklentimiz ve temennimiz de Cevat abinin imtihanı kazanmış olarak bitirdiği yönündedir. İmtihanı kazananlar için de Yüce Allah şu müjdeyi veriyor:</p>

<p>“Artık kimin kitabı sağından verilirse der ki: “Alın, kitabımı okuyun. Çünkü ben hesabımla karşılaşacağımı zaten düşünüyordum.” Artık o hoşnut(luk verici) bir hayat içindedir. Yüksek bir cennette.” (Hakka, 69/19-22)</p>

<p>İşte o zaman zaten, bazılarının önden gitmesi sebebiyle yaşanan hasretler de bitmiştir. Burada bize uzun gibi görünen o hasret süreleri, yeniden buluşmanın gerçekleşeceği vakitte çok kısa görünecektir.</p>

<p>Yüce Allah’tan dileğimiz Allah yolunda, iman davasıyla, O’nun ilahi mesajının bütün insanlığa ulaştırılması, zulme karşı haklıların yanında durmak için birlikte olan dostları sonsuz hayatta imtihanı kazanmış bir şekilde yeniden bir araya getirmesidir.</p>

<p><i><u><strong>Ahmet Varol / Yeni Akit</strong></u></i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/cevat-abiyi-onden-gonderiyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/cevat-ozkaya-2.jpg" type="image/jpeg" length="57911"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yayın dünyasının acı kaybı: Cevat Özkaya vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/yayin-dunyasinin-aci-kaybi-cevat-ozkaya-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/yayin-dunyasinin-aci-kaybi-cevat-ozkaya-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pınar Yayınları'nın kurucularından, genel yayın yönetmeni ve yazar Cevat Özkaya, 72 yaşında vefat etti. Bir süredir kolon kanseri nedeniyle tedavi gören Özkaya'nın cenazesi, 17 Ekim Cumartesi günü İstanbul'da kılınacak cenaze namazının ardından Kartal Soğanlık Mezarlığı'nda toprağa verilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'de yayıncılık, kültür ve düşünce alanlarında uzun yıllar faaliyet gösteren, Pınar Yayınları'nın kurucuları arasında yer alan yazar Cevat Özkaya, 72 yaşında hayatını kaybetti. Bir süredir kolon kanseri nedeniyle tedavi altında bulunan Özkaya, Pınar Yayınları'nın genel yayın yönetmenliğinin yanı sıra Pınar, Gerçek ve Umran dergilerindeki çalışmalarıyla da yayın hayatında görev aldı. Özkaya'nın vefatı, yayınevinin sosyal medya hesabından yapılan açıklamayla duyuruldu.</p>

<h3>CEVAT ÖZKAYA'NIN CENAZESİ 17 EKİM'DE DEFNEDİLECEK</h3>

<p>Pınar Yayınları tarafından paylaşılan cenaze programına göre Cevat Özkaya için 17 Ekim 2026 Cumartesi günü öğle namazını müteakip İstanbul Üsküdar'daki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii'nde cenaze namazı kılınacak. Özkaya'nın naaşı, cenaze namazının ardından Kartal Soğanlık Mezarlığı'na götürülerek burada defnedilecek. Yayınevinin duyurusunda cenaze töreninin tarihi, namazın kılınacağı cami ve defin yeri kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<h3>PINAR YAYINLARI'NDAN CEVAT ÖZKAYA İÇİN TAZİYE MESAJI</h3>

<p>Pınar Yayınları, kurucularından ve genel yayın yönetmeni olan Cevat Özkaya'nın vefatı dolayısıyla sosyal medya hesabından bir açıklama yayımladı. Açıklamada Özkaya'dan "kıymetli büyüğümüz ve hocamız" ifadeleriyle söz edilirken ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dilekleri iletildi. Yayınevinin paylaşımı, "Hocamıza Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz." sözleriyle tamamlandı.</p>

<h3>CEVAT ÖZKAYA KİMDİR?</h3>

<p>1954 yılında Samsun'un Çarşamba ilçesinde dünyaya gelen Cevat Özkaya, yedi çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Ortaokul öğrenimini Çarşamba'da, lise öğrenimini Perşembe Öğretmen Lisesi'nde tamamladıktan sonra İstanbul Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünden mezun oldu. 1974 yılında Trabzon Öğretmen Okulu'nda üç ay öğretmenlik yapan Özkaya, askerlik görevinin ardından yayıncılık alanında çalışmaya başladı.</p>

<p>1976 yılında İstanbul Cağaloğlu'nda Pınar Yayınları'nda yazı işleri müdürü olarak görev alan Özkaya, yayınevinin kuruluş ve yayın faaliyetlerinde bulundu. 1972-1980 yılları arasında aylık olarak yayımlanan Pınar dergisinin yayın ekibinde yer aldı ve daha sonraki dönemde Gerçek dergisinin çıkarılmasında görev üstlendi. Lise yıllarında Yeniden Millî Mücadele dergisinin okuyucusu ve dağıtıcısı olarak da faaliyet gösterdi.</p>

<h3>PINAR YAYINLARI, UMRAN DERGİSİ VE SİVİL TOPLUM ÇALIŞMALARI</h3>

<p>Yayıncılık faaliyetlerini Pınar Yayınları bünyesinde sürdüren Cevat Özkaya, 1988 yılında kurulan Araştırma ve Kültür Vakfı'nın kurucuları arasında bulundu. 1993 yılından itibaren yayımlanan Umran dergisinin yayın yönetmenliğini üstlenerek düşünce ve kültür yayıncılığı alanındaki çalışmalarına devam etti. Pınar Yayınları'nda uzun yıllar genel yayın yönetmenliği yapan Özkaya, kitap ve dergi yayıncılığının yanı sıra sivil toplum kuruluşlarında da görev aldı.</p>

<p>Özkaya, bir dönem İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneğinin (MAZLUMDER) genel başkanlığını yürüttü. Yaklaşık yarım asırlık yayıncılık hayatı boyunca Pınar Yayınları ve Umran dergisiyle ilişkisini sürdüren yazar, 16 Ekim 2026 tarihinde vefat etti.</p>

<h3>ÖMER ÇELİK'TEN CEVAT ÖZKAYA İÇİN BAŞSAĞLIĞI MESAJI</h3>

<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cevat Özkaya'nın vefatının ardından sosyal medya hesabından taziye mesajı yayımladı. Çelik, paylaşımında Özkaya'nın Pınar Yayınları'nın kurucularından olduğunu ve onlarca yıl genel yayın yönetmenliği yaptığını hatırlatarak kendisini ilim dünyasının emektar isimlerinden biri olarak nitelendirdi.</p>

<p>Özkaya'nın ilim ve kültür hayatına yönelik çalışmalarına değinen Çelik, yayıncılık alanındaki emeğinin ve bıraktığı izlerin unutulmayacağını ifade etti. Çelik, mesajında merhuma Allah'tan rahmet dileyerek ailesine, Pınar Yayınları ve Umran camiasına, bütün sevenlerine başsağlığı dileklerini iletti. Paylaşımını "Mekânı cennet olsun." sözleriyle sonlandırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BURHANETTİN DURAN: ÖMRÜNÜ İLME, FİKRE VE YAYINCILIĞA ADADI</h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da Cevat Özkaya'nın hayatını kaybetmesinin ardından sosyal medya hesabından başsağlığı mesajı paylaştı. Duran, Özkaya'nın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendiğini belirterek kendisinden kültür ve düşünce dünyasının kıymetli isimlerinden biri olarak söz etti.</p>

<p>Duran, Özkaya'nın ömrünü ilme, fikre ve yayıncılığa adadığını, yarım asra yaklaşan yayıncılık çalışmaları boyunca İslam düşüncesinden dünya fikir mirasına uzanan geniş bir birikimi okurlarla buluşturduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı, mesajının sonunda Özkaya'ya Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve yayın camiasına başsağlığı dileyerek "Mekanı cennet olsun." ifadelerine yer verdi.</p>

<h3>TÜRKİYE DİL VE EDEBİYAT DERNEĞİNDEN TAZİYE</h3>

<p>Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği de Cevat Özkaya'nın vefatı dolayısıyla bir açıklama yayımladı. Derneğin Genel Başkanı Ekrem Erdem, Özkaya'yı yayıncı ve yazar kimliğiyle anarak yakınlarına, sevenlerine ve yayın camiasına başsağlığı diledi. Erdem, taziye mesajında Özkaya için Allah'tan rahmet temennisinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/yayin-dunyasinin-aci-kaybi-cevat-ozkaya-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 18:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/cevat-ozkaya.jpg" type="image/jpeg" length="71513"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeyh Galib'in 18 yaşında kendi eliyle yazdığı Divan gün yüzüne çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/seyh-galibin-18-yasinda-kendi-eliyle-yazdigi-divan-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/seyh-galibin-18-yasinda-kendi-eliyle-yazdigi-divan-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmanlı kitap ve kütüphane tarihi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. İsmail Erünsal'ın Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine bağışladığı 525 eserlik koleksiyon dijital erişime açıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un duyurduğu koleksiyonda, Şeyh Galib'in henüz 18-19 yaşlarındayken kendi el yazısıyla kaleme aldığı Divan'ı da bulunuyor. Tek nüsha, nadir ve müellif hattı eserlerden oluşan koleksiyon, dünyanın farklı bölgelerindeki araştırmacıların ve ilgililerin erişimine sunuld]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk edebiyatı ve Osmanlı yazma eser mirasına ilişkin 525 eserlik özel koleksiyon, dijital ortama aktarılarak erişime açıldı. Prof. Dr. İsmail Erünsal'ın uzun yıllar boyunca şahsi imkânlarıyla oluşturduğu ve Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine bağışladığı koleksiyonun bakım, onarım, kataloglama ve dijitalleştirme işlemleri tamamlandı. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmaların ardından aralarında tek nüsha eserlerin ve yazarlarının kendi el yazısıyla hazırladığı yazmaların da bulunduğu koleksiyon araştırmacıların kullanımına sunuldu.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı açıklamayla koleksiyonun dijital erişime açıldığını duyurdu. Bakan Ersoy, eserlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılmasında bağışların önemine dikkat çekerken koleksiyonda yer alan Şeyh Galib'in el yazması Divan'ına da değindi. Osmanlı edebiyatının önemli isimlerinden Şeyh Galib'in gençlik döneminde kendi eliyle kaleme aldığı eser, dijitalleştirilen 525 yazma arasında yer aldı.</p>

<h3>ŞEYH GALİB'İN KENDİ EL YAZISIYLA KALEME ALDIĞI DİVAN ERİŞİME AÇILDI</h3>

<p>Prof. Dr. İsmail Erünsal'ın bağışladığı koleksiyonda bulunan eserler arasında Şeyh Galib'in kendi el yazısıyla hazırladığı Divan'ı da yer alıyor. Şairin henüz 18-19 yaşlarında kaleme aldığı belirtilen yazma, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının dijitalleştirme çalışmaları kapsamında elektronik ortama aktarıldı.</p>

<p><img alt="0L Ha6 1791369529 482" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/0l-ha6-1791369529-482.jpg" width="1280" /></p>

<p>Şeyh Galib'in gençlik dönemine ait olan Divan, müellif hattı niteliği taşımasıyla koleksiyonda ayrı bir yere sahip bulunuyor. Müellif hattı, bir eserin doğrudan yazarı tarafından kaleme alınmış nüshasını ifade ediyor. Dijital erişime açılan yazma sayesinde Şeyh Galib'in kendi el yazısıyla oluşturduğu metin, fiziksel nüshaya ihtiyaç duyulmadan incelenebilecek eserler arasına katıldı.</p>

<h3>525 NADİR ESER DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN İNCELENEBİLECEK</h3>

<p>Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine kazandırılan 525 eserlik koleksiyon, tek nüsha, nadir ve müellif hattı yazmaları içeriyor. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının yürüttüğü çalışmalarla koleksiyonun dijital kopyaları hazırlanarak dünyanın farklı bölgelerinden erişilebilir hale getirildi.</p>

<p>Dijitalleştirme süreciyle birlikte araştırmacılar ve yazma eserlerle ilgilenen kişiler, koleksiyondaki metinleri elektronik ortamda inceleme imkânına kavuştu. Eserlerin dijital kopyalarının hazırlanması, orijinal nüshaların korunmasına yönelik çalışmalarla birlikte yürütüldü. Koleksiyondaki yazmaların kataloglama işlemleri de tamamlanarak eserlerin kayıtları düzenlendi.</p>

<h3>BAKAN MEHMET NURİ ERSOY 525 ESERLİK KOLEKSİYONU DUYURDU</h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda Prof. Dr. İsmail Erünsal'ın bağışladığı koleksiyonun dijital erişime açıldığını açıkladı. Ersoy, kültürel mirasın korunması, gelecek kuşaklara ulaştırılması ve daha geniş kitlelerin kullanımına sunulmasında yazma eser bağışlarının taşıdığı öneme değindi.</p>

<p>Koleksiyonun tek nüsha, nadir ve müellif hattı eserleri barındırdığını belirten Bakan Ersoy, Şeyh Galib'in 18-19 yaşlarında kendi el yazısıyla hazırladığı Divan'ın da dijitalleştirildiğini ifade etti. Ersoy, söz konusu eserlerin artık dünyanın farklı ülkelerinden incelenebildiğini bildirdi.</p>

<h3>BAKAN ERSOY'DAN PROF. DR. İSMAİL ERÜNSAL'A TEŞEKKÜR</h3>

<p>Bakan Mehmet Nuri Ersoy, paylaşımında koleksiyonunu Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine bağışlayan Prof. Dr. İsmail Erünsal'a teşekkür etti. Ersoy, eserlerin korunması ve daha fazla kişinin yararlanabilmesi amacıyla gerçekleştirilen bağışa ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Milletimize ait bir emanet olarak gördüğü bu eserlerin daha iyi korunması, gelecek nesillere ulaşması ve daha fazla insanın istifadesine sunulması gayesiyle koleksiyonunu bağışlayan kıymetli hocamız Prof. Dr. İsmail Erünsal'a gönülden teşekkür ediyorum."</p>

<p>Bakan Ersoy, koleksiyonun bakım, koruma ve dijital ortama aktarılması sürecinde görev alan Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığını ve çalışmalarda emeği geçen personeli de tebrik etti.</p>

<h3>PROF. DR. İSMAİL ERÜNSAL 525 ESERİ 6 AĞUSTOS'TA BAĞIŞLADI</h3>

<p>Osmanlı kitap ve kütüphane tarihi alanındaki akademik çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. İsmail Erünsal, uzun yıllar boyunca şahsi imkânlarıyla bir araya getirdiği yazma eser koleksiyonunu 6 Ağustos 2026 tarihinde Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine bağışladı. Toplam 525 eserden oluşan koleksiyon, bağışın ardından Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının koruma ve dijitalleştirme çalışmalarına dahil edildi.</p>

<p>Erünsal, bağış kararına ilişkin açıklamasında Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının son dönemde yürüttüğü faaliyetlerin kararında etkili olduğunu belirtti. Yazmaların kurumsal imkânlarla korunması ve araştırmacıların kullanımına sunulması amacıyla koleksiyonunu Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine teslim ettiğini ifade etti.</p>

<h3>İSMAİL ERÜNSAL: EMANETİ ASIL SAHİBİNE TESLİM ETTİM</h3>

<p>Prof. Dr. İsmail Erünsal, yıllar boyunca topladığı yazma eserleri millete ait bir emanet olarak gördüğünü açıkladı. Koleksiyonunu Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine bağışlama kararını bu anlayış doğrultusunda aldığını belirten Erünsal, eserleri asıl sahibine teslim ettiğini söyledi.</p>

<p>Erünsal, yazmaların daha iyi koşullarda korunmasının ve daha fazla insanın eserlerden yararlanabilmesinin kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu dile getirdi. Akademisyenin şahsi koleksiyonunda bulunan eserler, bağışın ardından Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesinin bünyesine katıldı.</p>

<h3>525 YAZMA ESERİN BAKIM VE DİJİTALLEŞTİRME İŞLEMLERİ İKİ AYDA TAMAMLANDI</h3>

<p>Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, 6 Ağustos'ta bağışlanan 525 eserlik koleksiyonun dijital erişime hazırlanması için çalışma başlattı. Yaklaşık iki ay süren süreçte eserlerin bakım, onarım, dijitalleştirme ve kataloglama işlemleri tamamlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmalar kapsamında yazma eserlerin fiziksel korunmasına yönelik işlemler gerçekleştirilirken dijital kopyaları da hazırlandı. Kataloglama sürecinin tamamlanmasıyla koleksiyon erişime uygun hale getirildi. Şeyh Galib'in kendi el yazısıyla hazırladığı Divan da aynı süreçte dijital ortama aktarılan eserler arasında yer aldı.</p>

<h3>SÜLEYMANİYE YAZMA ESER KÜTÜPHANESİNDEKİ KOLEKSİYON DİJİTAL ERİŞİMDE</h3>

<p>Prof. Dr. İsmail Erünsal'ın bağışıyla Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine kazandırılan koleksiyonun dijitalleştirilmesi, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının yürüttüğü çalışmaların ardından tamamlandı. Toplam 525 eserin elektronik ortama aktarılmasıyla birlikte nadir yazmalar, müellif hattı nüshalar ve tek nüsha eserler dijital erişim kapsamına alındı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından duyurulan çalışmayla Şeyh Galib'in gençlik yıllarında kaleme aldığı Divan da dahil olmak üzere koleksiyondaki eserler dünyanın farklı bölgelerindeki kullanıcıların incelemesine sunuldu. Orijinal yazmalar Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesinin koleksiyonunda korunurken dijital nüshaları üzerinden erişim sağlanabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kitap</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/seyh-galibin-18-yasinda-kendi-eliyle-yazdigi-divan-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/l4fj-l-1791369547-4628.jpg" type="image/jpeg" length="36069"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Klasik Eserleri Yeniden Okumak: Geçmişin Kitapları Bugünün Okuruna Ne Söylüyor?]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/klasik-eserleri-yeniden-okumak-gecmisin-kitaplari-bugunun-okuruna-ne-soyluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/klasik-eserleri-yeniden-okumak-gecmisin-kitaplari-bugunun-okuruna-ne-soyluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Raflarda tozlanan o kalın ciltleri hepimiz biliriz. Okul yıllarında zorla okuduğumuz, yarıda bıraktığımız ya da hiç açmadığımız kitaplar. Peki aradan yıllar geçince aynı sayfalar neden bambaşka konuşuyor? Cevap basit: değişen kitap değil, biziz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>Klasik Eserleri Yeniden Okumak: Geçmişin Kitapları Bugünün Okuruna Ne Söylüyor?</h1>

<p>Raflarda tozlanan o kalın ciltleri hepimiz biliriz. Okul yıllarında zorla okuduğumuz, yarıda bıraktığımız ya da hiç açmadığımız kitaplar. Peki aradan yıllar geçince aynı sayfalar neden bambaşka konuşuyor? Cevap basit: değişen kitap değil, biziz.</p>

<h2>Klasik Dediğimiz Şey Tam Olarak Ne?</h2>

<p>İtalyan yazar Italo Calvino bu soruya güzel bir cevap vermişti:</p>

<blockquote>
<p>"Klasik, söyleyecek sözü hiçbir zaman tükenmeyen kitaptır."</p>
</blockquote>

<p>Yani eski olmak tek başına yetmez. <strong><i><a href="https://www.hunattv.com/400-yili-askin-suredir-okunuyor-don-kisot-un-bitmeyen-yolculugu/30859/" rel="dofollow">Don Kişot 1605'te yayımlandı</a></i></strong>. Aradan 400 yıldan fazla geçti ama hâlâ basılıyor, hâlâ tartışılıyor. Charles Dickens'ın İki Şehrin Hikâyesi'nin ise tahminlere göre 200 milyondan fazla sattığı söylenir. Demek ki bu kitaplarda zamana dayanan bir şey var.</p>

<h2>Rakamlar Ne Anlatıyor?</h2>

<p>Okuma alışkanlığı üzerine yapılan araştırmalar umut verici. Amerika'daki Pew Araştırma Merkezi'nin 2021 tarihli çalışmasına göre yetişkinlerin yaklaşık yüzde 75'i son bir yıl içinde en az bir kitabın bir bölümünü okumuş. Üstelik dijital kitap ve sesli kitap bu oranı yukarı çekiyor.</p>

<p>Telif süresi dolan eserlerin açık arşivleri de büyüyor. Gutenberg Projesi'nde 70 binden fazla ücretsiz kitap bulunuyor. Yani klasiklere ulaşmanın önündeki en büyük engel artık fiyat değil, vakit ve istek.</p>

<h2>Ekranda mı, Kâğıtta mı?</h2>

<p>Kâğıt kokusunu kimse inkâr etmez. Ama günümüzde klasiklerin büyük kısmı telefonda, tablette, bilgisayarda okunuyor. Metro yolculuğunda on sayfa, uyumadan önce beş sayfa. Küçük parçalar birikir ve bir ayda koca bir roman biter.</p>

<p>Windows kullanıyorsanız, kitap arşivlerine girerken bağlantınızı korumak için VeePN uygulamasını Microsoft Store üzerinden de kurabilirsiniz.</p>

<h2>Aynı Kitap, Farklı Okur</h2>

<p>On altı yaşında okuduğunuz roman, kırk yaşında bambaşka bir kitaba dönüşür. Kitap değişmedim, siz değiştiniz. İş hayatını, kaybı ve pişmanlığı tanıdıktan sonra Raskolnikov'un derdi çok daha yakından hissedilir.</p>

<p>Bu yüzden klasiği ikinci kez okumak, eski bir arkadaşla yıllar sonra konuşmaya benzer. Kişi aynıdır ama sohbet başka yerlere gider.</p>

<h2>Dijital Kütüphanelerde Klasikleri Bulmak</h2>

<p>Telif süresi dolan eserleri ücretsiz sunan Gutenberg Projesi'nde 70 binden fazla e-kitap var. Yani bir akşam yemeğinden daha ucuza, hatta hiç para vermeden, yüzlerce klasiği telefonunuza yükleyebilirsiniz.</p>

<p>Ama her arşiv her ülkeden açılmıyor. Bazı kütüphaneler ve yayın siteleri bölgeye göre erişimi sınırlıyor. Kafede ya da havalimanında herkese açık bir ağa bağlanıyorsanız, o ağı başka kimlerin izlediğini de bilemezsiniz. VPN uygulamaları bu noktada işe yarar: trafiğinizi şifreler ve bağlanacağınız konumu seçmenize izin verir. VeePN'i kullanma süreci de kısa. Kurulum için <strong><i><a href="https://veepn.com/tr/vpn-apps/download-vpn-for-pc/" rel="dofollow">VeePN ile güvenli anahtar</a></i></strong> sayfasındaki bilgisayar sürümünü indirirsiniz, bir sunucu seçip bağlanırsınız, sonra e-kitap sitenizi her zamanki gibi açarsınız. Artık güvenli bir iletişim kanalı.</p>

<h2>Çeviri Meselesi: Hangi Baskıyı Seçmeli?</h2>

<p>Aynı roman üç ayrı çeviriyle üç ayrı kitaba dönüşebilir. Eski çeviriler ağır ve süslü olabilir, yenileri daha akıcı. Hangisi daha iyi? Bu tamamen okura bağlı.</p>

<p>Pratik bir yöntem var: ilk sayfayı iki farklı baskıdan okuyun. Hangisi sizi ileri çekiyorsa onu alın. Ayrıca önsözü okumayı ihmal etmeyin. İyi bir önsöz, kitabın kapısını aralayan küçük bir anahtardır.</p>

<h2>Beş Klasik, Beş Güncel Mesaj</h2>

<p>Bazı kitaplar bugünü anlatıyormuş gibi okunuyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Suç ve Ceza (1866):</strong> Yoksulluk insanı nereye kadar sürükler, vicdan nerede devreye girer?</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sefiller (1862):</strong> Adalet ile merhamet arasındaki gerilim bugün de sürüyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hayvan Çiftliği (1945):</strong> İktidarın dili nasıl değişir? Cevap kısa bir hikâyenin içinde.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1962):</strong> Bürokrasinin absürt yüzünü Tanpınar'dan dinleyin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kürk Mantolu Madonna (1943):</strong> Görünmeyen insanların yalnızlığı.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Okumaya Nereden Başlamalı?</h2>

<p>Büyük bir plana gerek yok. Küçük adımlar yeter:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kısa olandan başlayın.</strong> İnce bir roman, kalın bir cilde göre cesaret kırmaz.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Önsözü sona bırakın.</strong> Kitabı kimsenin yorumunu duymadan tanıyın.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Günde 15 sayfa okuyun.</strong> Bu hızla yılda yaklaşık 5.400 sayfa eder. 300 sayfalık romanlarla hesaplarsanız 18 kitap yapar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kenara not alın.</strong> Bir cümle, bir soru, bir itiraz, fark etmez.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Basılı mı, Ekran mı?</h2>

<p>Pew Research Center'ın 2021 verilerine göre Amerikalı yetişkinlerin yaklaşık yüzde 23'ü bir yıl boyunca hiç kitap okumamış. Okuyanların büyük kısmı hâlâ basılı kitabı seçiyor, dijital okuyanlar ise yaklaşık yüzde 30 civarında. Yani ekran, kâğıdın yerini almıyor, yanına oturuyor. Akşamları bilgisayardan okuyorsanız, otel ya da kafe ağında e-kitap hesabınıza giriş yaparken <strong><i><a href="https://apps.microsoft.com/detail/9nr8h45cnlds?hl=en-US&amp;gl=US" rel="dofollow">VeePN </a></i></strong>gibi bir uygulamayı açık tutmak, giriş bilgilerinizi korumanıza yardımcı olur. Microsoft mağazasından indirmek yeterli.</p>

<p>Peki hangisi daha iyi? Ona kitabın kendisi karar verir. Şiir kâğıtta, uzun bir Rus romanı belki telefonda daha rahat okunur.</p>

<h2>Çeviri Meselesi</h2>

<p>Yabancı bir klasiği Türkçeden okuyorsanız çevirmen çok şey değiştirir. Aynı roman bir çeviride akar, başka birinde takılır. İlk iki bölümü deneyin. Cümleler ağır geliyorsa kitabı suçlamayın, başka bir baskıya bakın.</p>

<p>Eski çeviriler bazen şiirsel ama yorucu olur. Güncel çeviriler daha rahattır. Yine de karar sizin, çünkü okurken en çok siz yaşayacaksınız.</p>

<h2>Bitirememek Ayıp Değil</h2>

<p>Mark Twain'e atfedilen bir söz şöyle der:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Klasik, herkesin övdüğü ama kimsenin okumadığı kitaptır."</p>
</blockquote>

<p>Biraz haksız, biraz da doğru. Bu yüzden bir kitabı yarıda bırakmak suç sayılmamalı. Üç yüz sayfa direndiniz ve hâlâ bağ kuramıyorsanız, bir yıl sonra yeniden deneyebilirsiniz. Kitap kaçmaz.</p>

<h2>Sonuç</h2>

<p>Klasikler bize hazır cevaplar vermez, daha iyi sorular sordurur. Eski bir kitabı bugün açmak, yüzlerce yıl önce yaşamış birinin bugünkü derdinize ses vermesini dinlemek demektir. Bir tanesini seçin, ilk on sayfayı okuyun ve gerisini kendiliğinden gelmesine bırakın.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/klasik-eserleri-yeniden-okumak-gecmisin-kitaplari-bugunun-okuruna-ne-soyluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/veepen.jpg" type="image/jpeg" length="34057"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kâdirî Yolu Büyüklerinden ve Kıbrıs Savaşı Manevî Erlerinden Bir Allah Dostu: Hâfız Mustafa Yaşar Göletderevî]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/kadiri-yolu-buyuklerinden-ve-kibris-savasi-manevi-erlerinden-bir-allah-dostu-hafiz-mustafa-yasar-goletderevi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/kadiri-yolu-buyuklerinden-ve-kibris-savasi-manevi-erlerinden-bir-allah-dostu-hafiz-mustafa-yasar-goletderevi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[5 Eylül 2020 tarihinde dâr-ı bekâya irtihal eyleyen Hâfız Mustafa Yaşar Göletderevî, 90 yıllık bereketli ömrünün her ânını aşk ve feyizle Cenâb-ı Hakk’a vuslata adamış, bu uğurda ümmet-i Muhammed’in irşâdına hizmetkâr olmuş ve her dâim kendini sırra çekmiş saklı bir hazine idi....]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">5 Eylül 2020 tarihinde dâr-ı bekâya irtihal eyleyen Hâfız Mustafa Yaşar Göletderevî, 90 yıllık bereketli ömrünün her ânını aşk ve feyizle Cenâb-ı Hakk’a vuslata adamış, bu uğurda ümmet-i Muhammed’in irşâdına hizmetkâr olmuş ve her dâim kendini sırra çekmiş saklı bir hazine idi.</font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Hayatı</strong></font></font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">1930 yılının 1 Ağustos günü Çorum’un Kargı ilçesine bağlı Göletdere Köyü Cembekli Mahallesi’nde doğan Hâfız Mustafa Yaşar Efendi dokuz yaşında başladığı hafızlığını on bir yaşında tamamladı. Hafızlığa teşvik eden hocası Boyabatlı Osman Efendi, tahsilini İstanbul’da tamamlamış, ardından memleketine dönmüş bir muallim idi. Hafızlık eğitimine ilaveten Mustafa Yaşar Efendi’ye Arapça, Tefsir, Fıkıh, Hitabet, Coğrafya, Matematik ve İnşa gibi dersler okutmuştur. Mustafa Yaşar Efendi’nin talim ve tecvit hocası ise Kurra Hafız Mehmet Efendi’dir. Boyabatlı olan bu zât, İstanbul Fatih Camii İmamı Filibeli Mehmet Rasim Efendi’nin (ki bu zât Arap Hafız olarak bilinmektedir) yakın talebelerinden olup bilahare memleketine dönmüş bir âlimdir. Mustafa Yaşar Efendi’nin aynı zaman diliminde istifade ettiği bir diğer zât ise o yörenin ümmî velilerinden olan Derviş Mehmet Efendi’dir. Derviş Mehmet Efendi, Mustafa Yaşar Efendi’deki istidadı fark ederek onu manevî terbiye altına almış, henüz on-on bir yaşlarında iken onu halvete koymuş, bazı rüya ve zuhuratlarını tabir etmiş, hayata hazırlamıştır. Bu manevî eğitimlerin seyr ü sülûka bir hazırlık mahiyetinde olduğu anlaşılmaktadır. Zira Derviş Mehmet Efendi, Mustafa Yaşar Efendi’ye, kendisinin irşâda yetkisi olmadığını ve bu sebeple bir mürşid bulmasını tavsiye etmiş, intisap edeceği mürşid-i kâmilin vasıflarını da bildirmiştir. Bu andan sonra mürşid aramaya koyulan Mustafa Yaşar Efendi, pek çok şeyh efendiyle (Kâdiriyye meşâyıhından İskilipli Ethem Efendi (ö.1963) ve Nakşibendiyye meşâyıhından Ahıskalı Ali Haydar Efendi (ö. 1960) onun görüştüğü şeyhler arasındadır), dervişle, tasavvuf çevreleriyle irtibatından sonra 1960 yılında Ankara’da Kâdiriyye-Hâlisiyye meşâyıhından Malatyalı Seyyid Mustafa Hayri (Öğüt) Efendi’ye (ö. 1979) intisap etmiştir. Mustafa Yaşar Efendi, Ankara’da bulunduğu zaman diliminde Hacı Bayram Camii’nde ve Zincirli Camii’nde Arapça ve Kur’ân-ı Kerîm derslerine de devam etmiştir.</font></font></p>

<p><img alt="M. Yaşar Efendi 1" class="detail-photo img-fluid" height="650" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/m-yasar-efendi-1.jpg" width="650" /></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Burada Ahıskalı Ali Haydar Efendi’nin, Mustafa Yaşar Efendi’yle olan diyaloğunu hususen zikretmek, gerçek bir mürşid-i kâmilin yol göstericiliğinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyacaktır. Mustafa Yaşar Efendi 1956 yılında askerlik dönüşü İstanbul’a gitmiş ve burada intisap edeceği bir mürşid aramaya başlamıştır. Yolu Ali Haydar Efendi’ye çıkan Mustafa Yaşar Efendi, meramını yazılı olarak kendisine bildirmiş ve Ali Haydar Efendi bir süre murâkabe ettikten sonra “</font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Ben sende Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin kokusunu ve izini görüyorum. Tavsiye ederim Gavsu’l-A‘zam’ın tarîkinin dışında hiçbir şeyhe gönül verme. Dua ederim, Mevla’m seni Kutbu’l-Ârifîn olan zâta teslim eyleye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">” demiş ve böylelikle Mustafa Yaşar Efendi’ye bir Kâdirî şeyhi aramasını tavsiye etmiştir. Mustafa Yaşar Efendi’nin bu arayışı, Mustafa Hayri Malatyevî hazretlerine intisabı ile son bulmuş ve o andan itibaren büyük bir teslimiyetle şeyhine bağlanmış, bu yola hizmet etmiş ve Malatyevî hazretlerinin kendi ifadesiyle “birinci ihvan ve halifesi” olmuştur. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Mustafa Yaşar Efendi’nin Mustafa Hayri Efendi’ye intisap ettiği ânın hoş bir nüktesi vardır: Mustafa Yaşar Efendi Ankara’da bulunduğu zamanlarda, Sivaslı Mustafa Gürbüz isimli bir Kâdirî dervişi ile tanışmış. Mustafa Gürbüz devamlı olarak şeyhinden bahsederek Mustafa Yaşar Efendi’yi şeyhi ile tanışmaya teşvik edermiş. Bir gün yine aynı konudan bahsedince Mustafa Yaşar Efendi “</font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>bir şartla</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">” diyerek; </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">“Efendim, uğrarsa yolun semt-i Harameyn’e </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Ta‘zîm ü selâmımı arz eyle Rasûlü’s-Sekaleyn’e”</font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">yazıp Mustafa Gürbüz Efendi’den bu nâmeyi şeyhine ulaştırmasını istemiş. Bu not aynı günün akşamında Mustafa Hayri Efendi’ye ulaşınca peş peşe sayha etmiş ve Mustafa Gürbüz’e “</font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Denize iyi bir ağ attın, iyi bir balık avladın, gelsin de görüşelim</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">” demiş ve cevabi not yazarak Mustafa Yaşar Efendi’ye göndermiş. Bu arada Mustafa Yaşar Efendi de istihare etmiş ve istiharesinde yukarıda ismi geçen Derviş Mehmet Efendi’nin, intisap edeceği şeyhin vasıfları diye sıraladığı her şeyi Mustafa Hayri Efendi’de görmüş. 1960 yılının Ekim ayında, bir akşam zikir meclisinden sonra Mustafa Hayri Efendi, Mustafa Yaşar Efendi’yi karşısına oturtmuş ve “</font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Hafızlar, hocalar, mürekkep yalamışlar kolay kolay teslim olamazlar. Sen teslim ol evlat</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">” demiş, Mustafa Yaşar Efendi müsaade isteyerek söz almış ve “</font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Efendim, ben yeni açan bir gülüm. Yolunuzun bir eğriliği olup da gülümü soldurursa vebal olarak size yeter</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">” demiş. Bu söz Mustafa Hayri Efendi’nin çok hoşuna gitmiş ve Mustafa Yaşar Efendi’ye tarikat dersini tarif etmiş. Bu esnada Mustafa Yaşar Efendi bir zuhurat da yaşamış ve beyaz halılar, bir buçuk-iki metre arası yeşil mermerlerle kaplı sütunlar, Osmanlı yapısı bir mihrap, sol tarafında demir parmaklıklar ve perdelerle örtülü bir mekânda Mustafa Hayri Efendi’nin kendisine ders tarif ettiğini görmüş. Bu durumu Mustafa Hayri Efendi’ye anlattığında tebessüm etmiş ve bir süre sessiz kaldıktan sonra Mustafa Yaşar Efendi’ye “</font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Bir gün olur o gördüğün yeri zâhiren de görürsün. O zaman neresi olduğunu anlarsın. Ben beni mi methedeyim? Hazreti Allah bildire de bilesin</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">” demiş. Mustafa Yaşar Efendi 1982 yılında hacca gittiğinde Medine’ye varınca zuhuratında gördüğü yerin cennet bahçesi olduğunu, mihrabın Rasûlullah’ın (sav) mihrabı olduğunu, demir parmaklıkların da şebeke-i Rasûl olduğunu anlamış. Mustafa Yaşar Efendi, şeyhi Mustafa Hayri Efendi’den tarikat dersini aldığı ilk andan itibaren şeyhinin maddî ve manevî her işinde onun hizmetinde bulunmuş, ilerleyen süreçte kendisinden hilafet icazeti almış, Kâdiriyye-Hâlisiyye yolu içinde Mustafa Hayri Efendi tarafından tesis edilen Hayriyye kolunun ana esaslarının da en önemli aktarıcısı olmuştur. Aşağıda haklarında bilgi verilecek olan eserleri arasında özellikle </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Evrâd-ı Kâdiriyye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">, </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Miftâhu’l-İrşâd</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">, </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Miftâhu’l-Usûl</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> ve </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Râbıta Risâlesi</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">, Kâdiriyye-Hâlisiyye-Hayriyye yolunun usul ve esaslarına kaynaklık eden önemli eserleridir. </font></font></p>

<p><img alt="Evradı Kadiriyye." class="detail-photo img-fluid" height="1216" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/evradi-kadiriyye.jpg" width="850" /></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Mustafa Yaşar Efendi, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde imam-hatiplik ve müezzinlik görevlerinde bulunmuş ve buradan emekli olmuştur. İlk olarak memleketindeki muhtelif köylerde imam-hatiplik yapmıştır. İlk resmî görev yeri Kırıkkale Irmak İstasyonu’dur. Ardından 1965-1985 yılları arasında Kayseri’nin muhtelif camilerinde görev yapmıştır. En uzun süreli görevi Cami-i Kebîr müezzinliği olup 1985 yılında Çukurlu Camii’nden emekli olmuştur. 1969 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açmış olduğu Kıraat-ı Aşere kursuna katılmış ve Akdağmadeni Müftüsü Sadık Fidancı Hoca riyasetindeki bu kursu başarıyla bitirerek icazetnâmesini almıştır. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Emekli olduktan sonra sırasıyla İstanbul ve Çorum’da ikamet etmiş, son olarak tekrar Kayseri’ye dönmüş ve vefatına kadar burada irşad ve telif faaliyetlerini sürdürmüştür. İstanbul’da yaşadığı zaman dilimi telif faaliyetlerinin yoğunlaşmaya başladığı bir dönem olmuştur. Bu dönemde gençlerin manevî eğitimine de özel önem vermiştir. Kayseri’deki ikametinde ise telif çalışmaları hız kazanmış, bir dergâh tesis edilerek yaşadığı dönemde irşad hizmetinin merkezi bu dergâh olmuştur.</font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">5 Eylül 2020 günü sabahında rahmet-i Rahmân’a kavuşmuştur. Türbesi Çankırı Merkez Mezarlığı’ndadır. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Eserleri</strong></font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Hâfız Mustafa Yaşar Efendi’nin matbu ve gayr-ı matbu toplam on üç adet eseri bulunmaktadır. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i><strong>Evrâd-ı Kâdiriyye:</strong></i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> Mustafa Yaşar Efendi’nin en önemli çalışmasıdır. Eserin mukaddimesinden öğrendiğimize göre Mustafa Yaşar Efendi, şeyhi Mustafa Hayri Efendi’nin emriyle </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Evrâd-ı Kâdiriyye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">’yi derlemeye başlamıştır. 1982 yılında karayolu ile hacca giderken Bağdat’a uğramış, orada Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin türbesini ziyaret etmiş ve bu ziyarette Abdülkâdir Geylânî hazretleri de </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Evrâd-ı Kâdiriyye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">’yi derleyerek insanlara ulaştırmasını emir buyurmuş, Abdülganî Nablusî’nin </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Kevkebü’l-Mebânî ve Mevkibü’l-Me‘ânî</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> adlı </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Evrâd-ı Kâdiriyye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> şerhini işaret ederek ondan faydalanması talimatını vermiştir. Mustafa Yaşar Efendi 1989 yılında </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Evrâd-ı Kâdiriyye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">’yi derlemiş olarak tekrar hacca gitmiştir. Medine’de Ravza-i Mutahhara’da salı günü virdini okuduğu esnada bir hal vâki olmuş ve Rasûlullah Efendimiz (sav) bazı emir ve tavsiyelerde bulunmuştur. Bu emirlerden biri de </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Evrâd-ı Kâdiriyye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">’nin insanlara ulaştırılmasıdır. Ömrünün sonuna kadar </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Evrâd-ı Kâdiriyye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> üzerindeki çalışmalarını canlı tutan Mustafa Yaşar Efendi, evrâda dair ulaştığı her metni bir araya getirmeyi değil, okunması amacını merkeze almış ve evrâdı buna göre derlemiştir. Evrâdın bazı bölümlerinde kendi katkısı da olmuştur. Ayrıca </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i><strong>Ed‘iyyetü’l-Ezkâr</strong></i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> ismiyle, </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Evrâd-ı Kâdiriyye</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">’nin özeti mahiyetinde bir çalışması daha vardır ki, şeyhi Mustafa Hayri Efendi’nin okuduğu virdleri merkeze alarak neşretmiştir. </font></font></p>

<p><img alt="Miftâhu'r Rüşd" class="detail-photo img-fluid" height="809" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/miftahur-rusd.jpg" width="560" /></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i><strong>Miftâhu’l-İrşâd:</strong></i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> İnanç, ibadet, ahlak ve tasavvuf konularını içeren ilmihal mahiyetinde bir eserdir. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i><strong>Miftâhu’r-Rüşd:</strong></i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> Tasavvufun temel konularını ele alan bir eserdir. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i><strong>Miftâhu’t-Turuk:</strong></i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> Dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde tasavvuf ve tarikatın mahiyeti, evliyâullah, mürşid, zikir, cezbe gibi konulara değinilmiş; ikinci bölümde eski Kayseri müftülerinden Ahmed Remzi (Akgöztürk) Efendi’nin cehrî zikrin cami ve mescidlerde cevazına dair risalesi </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Raf‘u Enzâri’l-Câhid ve Mu‘ânid fî Meşrû‘iyyeti’z-Zikri’l-Cehrî fi’l-Cevâmi‘ ve’l-Mesâcid</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> adlı eserinin tercümesine yer verilmiş; üçüncü bölümde bir kırk hadis seçkisi sunulmuş; dördüncü bölümde ise Peygamberimiz’e Salat ve Selam Okumanın Fazileti başlığıyla konuya dair hadis-i şerifler sıralanmıştır. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i><strong>Miftâhu’l-Usûl / Rabıta Risalesi:</strong></i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> Rabıta ve rabıtayla alakalı kavramların genişçe açıklandığı bir eserdir. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i><strong>Miftâhu’l-Usûl:</strong></i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> Mustafa Yaşar Efendi’nin bağlı bulunduğu Kâdiriyye Tarikatı’nın Hâlisiyye-Hayriyye Kolu usulüne dair telif ettiği bir eserdir. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i><strong>Miftâhu’t-Tevhîd ve’t-Takvâ:</strong></i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> Muhtelif hadis kaynaklarından derlenen hadisleri ihtiva etmektedir. İman, Taharet, Tevbe, İbadet, Zikir, Dua, Edep ve Ahlak, Faziletler ve Müteferrik başlıklarından oluşmaktadır. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Mustafa Yaşar Efendi’nin bunlardan başka </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Gönül İncileri</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> adlı bir dua kitabı ile </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Nasihatler 1-2</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">, </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Hadîs-i Erbaîn</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> ve </font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><i>Miftâhu’s-Sâdıkîn / Nafile İbadetler Risalesi</i></font></font><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> adlı eserleri bulunmaktadır. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Tasavvufî Şahsiyeti</strong></font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Mustafa Yaşar Efendi, marifetullahı bütün ilimlerin gayesi ve özü olarak görmüş, diğer bütün ilim dallarını marifetullaha nispetle bir kültür birikimi olarak değerlendirmiştir. Allah’ın yarattıklarını sevmeyenin Hakk’a vâsıl olamayacağını ifade ederek muhabbetin önemini ifade etmiş ve muhabbetullahın vuslat yolundaki merkezî konumunu vurgulamıştır. Yine muhabbetullahtan neş’et eden ve Allah teâlâya vuslat yolunda erdirici ve elzem iki yol olarak râbıta ve zikrullahın önemini her daim vurgulamıştır. Marifet ile muhabbeti, râbıta ile zikrullahı ve güzel ahlâka dair hususları hem sohbet yoluyla hem de eserleri vesilesiyle insanlara anlatmış, irşâdında her daim kolaylığı öncelemiş, insanlara anlayacakları şekilde hitap etmeyi şiar edinmiştir. Seyr ü sülûk yolunda mürşid-i kâmilin önemini vurgulamış, velâyet kavramının üzerinde durmuş, velînin temel vasfı olarak “görüldüğü zaman Allah teâlânın hatırlanır” oluşunu öne çıkarmıştır.</font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Mustafa Yaşar Efendi manevî hâllere vâkıf bir mürşid-i kâmil ve mükemmil idi. Nazar ettiği kalpleri inkılâba uğratır, yanına sıkıntı ile geleni ferahlatarak uğurlar, ziyaretine giden, meclisine katılan kişi, yapmadığı ibadetleri yapabilme iştiyâkı ve günahlarına derin bir pişmanlık hissi duyarak tevbeye yönelirdi. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Bir an dahi huzur bilincinden çıkmaz, her an edep ve vakar ile ihsan hâlinde bulunurdu. İbadete son derece istidadı vardı; normal bir insanın kaldıramayacağı şekilde ibadet hâlinde bulunur ve çok az uyurdu. Rüyalara vâkıftı. Keşfi açık ve kerameti çok olmasına rağmen bunları gizler ve bunlara bir önem atfetmezdi. Bütün gayreti insanlara hizmet ve irşaddı. Manevî hallere vâkıftı. Vaktini her yaştan insana itikad ve tevhîdi zâhiren ve bâtınen öğretmeye çalışmakla geçirirdi. Hâli ve sözleri son derece sade ve mütevazı, aynı zamanda etkili idi. Büyük sûfîlere mahsus haller yaşamasına rağmen bunları çoğunlukla gizler, anlatacağı bir husus olduğunda da bunu son derece sadeleştirerek ve şeyhi Mustafa Hayri Efendi’ye atfederek anlatır, kendisini hiçbir zaman ve halde şeyhinin önüne geçirmezdi. Merhameti, onun en belirgin vasıflarından idi. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Kıbrıs Harekâtı, Mustafa Yaşar Efendi’nin hayatında önem verdiği hâdiselerden biridir. Zira o 1964 yılındaki hava harekâtına ve on yıl sonra başlayan Kıbrıs Barış Harekâtı’na manen katılmış, tarihimizde Çanakkale ve diğer savaşlarda Allah dostlarıyla takviye edilen bâtınî ordular gibi Kıbrıs Harekâtı’ndaki bâtınî ordunun bir ferdi olarak çeşitli vazifeler icra etmiştir. Bu durum, tasavvuf terminolojisinde “uzak mesafelerin bir anda aşılmasını ifade eden” tayy-i mekân kavramıyla ifade edilmektedir. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Tarikat silsilesi şu şekildedir: </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Menba‘u’l-feyzi ve’l-kemâl Hazreti Muhammed Mustafa sallallâhu aleyhi ve sellem, İmam Aliyyü’l-Murtazâ, Şeyh Hasan-ı Basrî, Şeyh Habîb el-Acemî, Şeyh Dâvûd et-Tâî, Şeyh Ma‘rûf el-Kerhî, Şeyh Serî es-Sekatî, Şeyh Cüneyd el-Bağdâdî, Şeyh Ebû Bekir eş-Şiblî, Şeyh Abdülaziz et-Temîmî, Şeyh Abdülvâhid et-Temîmî, Şeyh Yûsuf et-Tarsûsî, Şeyh Ebu’l-Hasen el-Hekkârî, Şeyh Kadı Ebû Sa‘d el-Muharrimî, Pîr-i Tarîkat Muhyiddîn Abdülkâdir el-Geylânî, Şeyh Abdürrezzâk el-Geylânî, Şeyh Osman el-Geylânî, Şeyh Yahyâ el-Basrî, Şeyh Nureddîn eş-Şâmî, Şeyh Abdurrahmân el-Hasenî, Şeyh Burhâneddin ez-Zencerî, Şeyh Muhammed Ma‘sûm el-Medenî, Şeyh Abdürrezzâk el-Hamevî, Şeyh Muhammed Hüseyin el-Ezmirânî, Şeyh Ahmed el-Hindî el-Lâhûrî, Şeyh Mahmûd ez-Zengenî et-Talebânî, Şeyh Ahmed et-Talebânî el-Kerkûkî, Pîr-i Sânî Şeyh Ziyâüddîn Abdurrahmân Hâlis et-Talebânî, Şeyh Dede Osman Avnî Urfevî, Şeyh Ömer Hüdâyî Kövenkî, Şeyh Muhammed Kürkî, Şeyh Mustafa Hayri Malatyevî, Şeyh Mustafa Yaşar Göletderevî kaddesallâhu esrârahum. </font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif">Mustafa Yaşar Efendi’nin yirmi yedi halifesi vardır. Bunlardan üçü vefat etmiş olup yirmi dördü berhayattır.</font></span></font></font></p>

<p><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">(Bu yazı, Mustafa Yaşar Efendi’nin eserlerinden, bazı halifeleri ile yapılan özel görüşmelerden ve daha önce Kayseri Şehir Kültür Dergisi’ne yazmış olduğumuz Hâfız Mustafa Yaşar Göletderevî adlı özet biyografiden istifade ile hazırlanmıştır.) </font></font></p>

<p><strong><i>Yazar: M. Kasım Gültekin</i></strong></p>

<div id="gtx-trans" style="left:85px; position:absolute; top:5633px">
<div class="gtx-trans-icon"></div>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Portre</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/kadiri-yolu-buyuklerinden-ve-kibris-savasi-manevi-erlerinden-bir-allah-dostu-hafiz-mustafa-yasar-goletderevi</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/m-yasar-efendi-2.jpg" type="image/jpeg" length="54433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy duyurdu: 69 Kürtçe eser 15 ciltlik koleksiyonda bir araya getirildi]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/bakan-ersoy-duyurdu-69-kurtce-eser-15-ciltlik-koleksiyonda-bir-araya-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/bakan-ersoy-duyurdu-69-kurtce-eser-15-ciltlik-koleksiyonda-bir-araya-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Kütüphanede düzenlenen programda 69 Kürtçe eserin tıpkıbasımını içeren 15 ciltlik Aleksandre Jaba Koleksiyonu'nun araştırmacıların ve okuyucuların erişimine sunulduğunu açıkladı. Mardin Artuklu Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan koleksiyonun yanı sıra tarihî Rami Kışlası'nın dönüşümünü anlatan Rami Kütüphanesi kitabı da tanıtıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan Aleksandre Jaba Koleksiyonu ile Rami Kütüphanesi kitabının tanıtımı, Ankara'daki Millî Kütüphanede gerçekleştirildi. Yayıncılık dünyasının temsilcilerini bir araya getiren programa katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, iki eserin hazırlanma sürecine, içeriklerine ve kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Toplam 69 Kürtçe eserin tıpkıbasımını içeren Aleksandre Jaba Koleksiyonu'nun 15 cilt halinde yayımlandığını belirten Ersoy, eserlerin araştırmacıların ve okuyucuların erişimine sunulduğunu bildirdi.</p>

<p>Bakan Ersoy, programda tanıtılan yayınlardan Aleksandre Jaba Koleksiyonu'nun Kürtçe yazılı mirasa ilişkin kaynakları bir araya getirdiğini, Rami Kütüphanesi kitabının ise tarihî Rami Kışlası'nın çağdaş bir kütüphane ve kültür merkezine dönüşümünü belgelediğini ifade etti. Kültür alanındaki kamu hizmetlerinin yalnızca eserlerin korunmasıyla sınırlı olmadığını belirten Ersoy, araştırma, yaşatma ve kültürel değerleri toplumun farklı kesimlerine ulaştırma çalışmalarının da Bakanlığın sorumlulukları arasında bulunduğunu söyledi.</p>

<h3>BAKAN ERSOY: HER DİLİ VE KÜLTÜREL DEĞERİ ORTAK MİRASIMIZIN PARÇASI GÖRÜYORUZ</h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Anadolu ve çevresinde yüzyıllar boyunca farklı dillerde ve edebî geleneklerde ortaya çıkan eserlerin kültür tarihinin araştırılmasında önemli kaynaklar olduğunu belirtti. Farklı topluluklar tarafından oluşturulan yazılı ve sözlü kültür birikiminin bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını dile getiren Ersoy, kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik yayıncılık faaliyetlerini anlattı.</p>

<p>Bakan Ersoy, kültürel mirasa ilişkin açıklamasında, "Bu topraklarda üretilen her eseri, konuşulan her dili ve yaşatılan her kültürel değeri ortak mirasımızın bir parçası olarak görüyoruz. Kültürel zenginliğimizi koruyup gelecek kuşaklara aktardıkça birbirimizi daha iyi tanıyor, kardeşliğimizi daha da güçlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ersoy, farklı dillerde oluşturulan eserlerin bilimsel yöntemlerle incelenmesi, korunması ve yayımlanmasının kültür politikaları kapsamındaki çalışmalar arasında bulunduğunu belirtti. Aleksandre Jaba Koleksiyonu'nun hazırlanmasını da söz konusu çalışmaların bir parçası olarak değerlendirdi.</p>

<h3>ERSOY'DAN TERÖRSÜZ TÜRKİYE AÇIKLAMASI</h3>

<p>Millî Kütüphanedeki konuşmasında Terörsüz Türkiye hedefine de değinen Bakan Ersoy, kültürel çalışmalar ile toplumsal birlik ve beraberlik arasındaki ilişkiye yönelik açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin sürece ilişkin rollerine değinen Ersoy, kültür alanındaki faaliyetlerin ortak aidiyetin güçlendirilmesine katkı sağlamasını amaçladıklarını ifade etti.</p>

<p>Ersoy, konuşmasının bu bölümünde şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin güçlü desteğiyle ilerleyen Terörsüz Türkiye hedefi, milletimizin huzur içinde, birlik ve beraberlikle geleceğe yürümesi iradesinin ifadesidir. Biz de kültürün birleştirici gücüyle ortak aidiyetimizi güçlendirmeye, her vatandaşımızın kendisini bu ülkenin kültürel hayatında bulabildiği bir geleceğe katkı sunmaya devam edeceğiz."</p>
</blockquote>

<h3>ALEKSANDRE JABA KOLEKSİYONU 13 CİLTTEN 15 CİLDE ÇIKARILDI</h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanan Aleksandre Jaba Koleksiyonu, özgün halinde 13 ciltten oluşan bir yazılı mirası kapsıyor. Bakan Ersoy, yürütülen yayın çalışmasının kapsamı ve tercih edilen format doğrultusunda koleksiyonun yeniden düzenlenerek 15 cilt halinde okuyuculara sunulduğunu açıkladı. Koleksiyonda toplam 69 Kürtçe eserin tıpkıbasımı bulunuyor.</p>

<p>Yayın kapsamında eserlerin özgün metinleri korunarak yeniden basıldı. Kürt dili ve edebiyatına ilişkin kaynakların yanı sıra halk kültürü, folklor, sözlü anlatı geleneği ve dönemin toplumsal yaşamını konu alan metinler de 15 ciltlik çalışmada bir araya getirildi. Bakanlık tarafından hazırlanan yayın, araştırmacıların farklı disiplinlerde yararlanabileceği tarihî metinleri toplu halde sunuyor.</p>

<h3>KOLEKSİYONUN TEMELLERİ ALEKSANDRE JABA'NIN ERZURUM'DAKİ GÖREVİ SIRASINDA ATILDI</h3>

<p>Aleksandre Jaba Koleksiyonu'nun geçmişi, Jaba'nın Erzurum'da görev yaptığı dönemde Kürt dili ve kültürüne yönelik çalışmalarıyla bağlantılı bulunuyor. Bakan Ersoy'un verdiği bilgilere göre Jaba'nın Kürtçeye duyduğu ilgiyle başlayan derleme faaliyetleri, Molla Mahmud Bayezîdî'nin katkılarıyla genişledi. Çalışmalar sonucunda ortaya çıkan yazılı kaynaklar, daha sonra Aleksandre Jaba Koleksiyonu olarak bir araya getirildi.</p>

<p>Molla Mahmud Bayezîdî'nin katkıları, koleksiyondaki Kürtçe metinlerin derlenmesi ve kültürel kaynakların kayıt altına alınması sürecinin bir parçasını oluşturuyor. Jaba'nın Erzurum'daki görevinden başlayan çalışmanın içerdiği eserler, Kürtçenin tarihî yazılı kaynakları ve dönemin toplumsal hayatı hakkında araştırma yapılmasına imkân sağlayan metinler arasında yer alıyor.</p>

<h3>MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ İLE ORTAK ÇALIŞMA YÜRÜTÜLDÜ</h3>

<p>Aleksandre Jaba Koleksiyonu'nun yayıma hazırlanması sürecinde Mardin Artuklu Üniversitesi Türkiye'de Yaşayan Diller Enstitüsü ile iş birliği yapıldı. Bakanlık ve üniversite arasında yürütülen çalışma kapsamında koleksiyonun içerdiği eserler incelenerek yayın hazırlıkları gerçekleştirildi. Eserlerin dil, edebiyat, folklor ve toplumsal tarih açısından taşıdığı kaynak niteliği dikkate alınarak 15 ciltlik yayın oluşturuldu.</p>

<p>Koleksiyonun her cildinde Türkçe ve Kürtçe inceleme ile tavsif metinlerine yer verildi. Eserleri tanıtan ve içeriklerini açıklayan söz konusu metinler, araştırmacıların koleksiyondaki kaynaklara ilişkin bilgi edinmesini sağlayacak biçimde hazırlandı. Bakan Ersoy, iki dilde hazırlanan açıklama metinlerinin yayınların akademik çalışmalarda kullanılmasına yönelik katkısına değindi.</p>

<p>Ersoy, çalışmanın kapsamını anlatırken, "Dolayısıyla yaptığımız bu çalışmayla, araştırmacıların farklı alanlarda kullanabileceği bir kültür malzemesini toplu, düzenli ve erişilebilir bir yayın hâline getirmiş olduk" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KÜRTÇE KLASİK ESERLERİN YAYIMI 2010 YILINDA BAŞLADI</h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Bakanlığın Kürtçe klasik eserlerin yayımlanmasına yönelik çalışmalarının geçmişine de değindi. Kürtçe klasiklerin Türkçe çevirileriyle birlikte 2010 yılından itibaren yayımlandığını hatırlatan Ersoy, 2025 yılına kadar söz konusu çalışmalar kapsamında 17 başlık eserin okuyucularla buluşturulduğunu açıkladı.</p>

<p>Ersoy, 2010 yılında başlayan yayın faaliyetlerinin Aleksandre Jaba Koleksiyonu ile genişletildiğini belirtti. Daha önce yayımlanan Kürtçe klasikler ve Türkçe çevirilerinin ardından 69 eserin tıpkıbasımını içeren yeni koleksiyonun hazırlıklarının tamamlandığını ifade etti. Farklı kültürel çevrelerde üretilmiş metinlerin bilimsel yöntemlerle incelenmesi ve yayın yoluyla erişilebilir hale getirilmesinin kamu yayıncılığının görevleri arasında bulunduğunu kaydetti.</p>

<h3>RAMİ KÜTÜPHANESİ'NİN DÖNÜŞÜMÜ DE KİTAPLAŞTIRILDI</h3>

<p>Millî Kütüphanedeki lansmanda tanıtılan ikinci eser, İstanbul'daki tarihî Rami Kışlası'nın dönüşümünü konu alan Rami Kütüphanesi kitabı oldu. Bakan Ersoy, eserin tarihî yapının geçmişini, mimari özelliklerini ve günümüzde üstlendiği işlevleri kapsamlı biçimde ele aldığını söyledi. Rami Kışlası'nın restorasyon süreciyle kütüphane ve kültür merkezine dönüştürülmesinin kitapta farklı yönleriyle kayıt altına alındığını belirtti.</p>

<p>Rami Kütüphanesi'nin günümüzde kitapları, yazma eserleri, araştırma faaliyetlerini, kültür ve sanat etkinliklerini, eğitimi ve sosyal yaşamı aynı çatı altında buluşturduğunu ifade eden Ersoy, yapının geçmişten bugüne uzanan dönüşümüne değindi. Tarihî binanın yeni işlevlerle kullanılmaya başlanmasını anlatan Ersoy, "Aslen geçmişten devraldığımız bir yapının ve hafızanın bugünün ihtiyaçlarıyla yeniden ilişki kurmasını ve gelecek kuşakların kullanımına açık hâle gelmesini sağlamış olduk" dedi.</p>

<h3>RAMİ KÜTÜPHANESİ 2026 YILINDA DÜNYA BİRİNCİSİ OLDU</h3>

<p>Bakan Ersoy, Rami Kütüphanesi'nin uluslararası alanda aldığı ödüle ilişkin bilgileri de paylaştı. Rami Kütüphanesi'nin 2026 yılında Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kurumları Federasyonu (IFLA) tarafından verilen Yeşil Kütüphane Ödülü'nde büyük ölçekli proje kategorisinde dünya birinciliğine layık görüldüğünü hatırlattı.</p>

<p>Ersoy, söz konusu ödülün kütüphanenin dönüşümünde benimsenen yaklaşımın uluslararası alanda karşılık bulduğunu gösterdiğini söyledi. Tarihî yapının korunarak güncel ihtiyaçlara uygun bir kütüphane ve kültür merkezine dönüştürülmesi, Bakanlığın Rami Kütüphanesi'ne ilişkin yayınında ele alınan konular arasında yer aldı.</p>

<h3>RAMİ KÜTÜPHANESİ KİTABINDA MİMARİ ÇİZİMLER VE TARİHÎ FOTOĞRAFLAR YER ALIYOR</h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanan Rami Kütüphanesi kitabında yapının tarihsel gelişimi, mimarisi, restorasyon süreci ve günümüzdeki kullanım alanlarına ilişkin içerikler bulunuyor. Eserde akademik yazılar, mimari çizimler, planlar, fotoğraflar ve uzman değerlendirmeleri bir araya getirilerek tarihî Rami Kışlası'nın geçirdiği dönüşüm belgelendi.</p>

<p>Bakan Ersoy, kitabın yalnızca kütüphanenin tanıtımına yönelik hazırlanmadığını, gelecekte yapılacak akademik araştırmalarda yararlanılabilecek kaynakların da bir araya getirildiğini belirtti. Yapının geçmişine ve dönüşüm sürecine ilişkin görsel ve yazılı belgelerin aynı eserde toplandığını ifade eden Ersoy, "Bir tanıtım kitabının ötesinde, ileride Rami Kütüphanesi üzerine çalışacak araştırmacılar için başvurulabilecek kapsamlı bir kaynak meydana getirdik" dedi.</p>

<h3>BAKAN ERSOY KAMU YAYINCILIĞININ ÖNCELİKLERİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>Millî Kütüphanede gerçekleştirilen programda yayıncılık sektörü temsilcilerine de seslenen Mehmet Nuri Ersoy, kamu yayıncılığının sorumluluklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ticari olarak yayımlanması güç olan, uzun hazırlık süreçleri gerektiren ve uzmanlaşmış okuyucu kitlelerine hitap eden eserlerin kamu yayıncılığı kapsamında ele alındığını söyledi. Kültürel değerleri nedeniyle kayıt altına alınması gereken çalışmaların da Bakanlığın yayın faaliyetleri arasında bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Ersoy, Bakanlık yayınlarının hazırlanmasında kültürel ve bilimsel değer ölçütlerinin esas alındığını ifade ederek, "Bakanlık yayınlarının temel ölçütlerinden biri, yayımlanan çalışmanın kültürel ve bilimsel bir değer taşıması ve kalıcı bir kaynak niteliği kazanabilmesidir" açıklamasında bulundu.</p>

<p>Bakanlık tarafından yayımlanan Aleksandre Jaba Koleksiyonu ile Rami Kütüphanesi kitabı, programda kamu yayıncılığının farklı alanlarına ilişkin iki çalışma olarak tanıtıldı. Ersoy, bir yayının tarihî yazılı kaynakları araştırmacılara sunduğunu, diğerinin ise tarihî bir yapının dönüşümünü belgelediğini anlattı.</p>

<h3>DİJİTAL YAYINCILIK VE ÖZEL SEKTÖRLE İŞ BİRLİĞİ GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Bakan Ersoy, yayıncılık sektöründe yaşanan teknolojik ve mesleki değişimlere ilişkin açıklamalarda da bulundu. Editoryal hazırlık, tasarım, baskı teknikleri ve dijital yayıncılık alanlarındaki gelişmelerin Bakanlık tarafından takip edildiğini belirten Ersoy, kamu yayıncılığı faaliyetlerinde sektörün bilgi ve deneyiminden yararlanılmasına önem verdiklerini söyledi.</p>

<p>Kamu kurumları ile özel yayıncılık sektörü arasındaki iletişimin geliştirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini ifade eden Ersoy, yayınların hazırlanmasından okuyucuya ulaştırılmasına kadar farklı aşamalarda sektör temsilcileriyle iş birliği yürütüldüğünü belirtti.</p>

<p>Programın sonunda iki eserin hazırlanmasında görev alan akademisyenlere, araştırmacılara, editörlere, çevirmenlere ve tasarımcılara teşekkür eden Bakan Ersoy, Mardin Artuklu Üniversitesi Türkiye'de Yaşayan Diller Enstitüsü ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü çalışanlarının katkılarını da dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/bakan-ersoy-duyurdu-69-kurtce-eser-15-ciltlik-koleksiyonda-bir-araya-getirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/ersoy-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="70185"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[18 ilde 7 bin mezar taşı ve kitabe belgelendi]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/18-ilde-7-bin-mezar-tasi-ve-kitabe-belgelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/18-ilde-7-bin-mezar-tasi-ve-kitabe-belgelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk-İslam medeniyetinin tarihî izlerini taşıyan mezar taşları ve kitabeleri dijital ortamda kayıt altına alıyor. 2024 yılında başlatılan proje kapsamında 2025'te dört ilde yürütülen saha çalışmaları, 2026'da 18 ile genişletildi. Yaklaşık 7 bin eserin belgelendiği çalışmayla Türkiye'nin kültürel miras envanterinin oluşturulması hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2024 yılında hayata geçirilen "Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi" kapsamında Anadolu'nun farklı bölgelerinde bulunan tarihî mezar taşları ve kitabelerin belgelenmesi sürüyor. Akademisyenlerin yürütücülüğünde gerçekleştirilen çalışmalarda eserlerin üzerindeki yazılar, sanat özellikleri, kullanılan malzemeler ve ait oldukları dönemlere ilişkin bilgiler bilimsel yöntemlerle kayıt altına alınıyor. Projenin ilk saha uygulamalarının gerçekleştirildiği 2025 yılında dört ilde toplam 859 eser belgelenirken 2026 yılında çalışma yürütülen il sayısı 18'e yükseldi.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemlerinin tamamlandığını duyurdu. Türkiye genelindeki çalışmalar sonucunda elde edilen verilerin ortak bir dijital sistemde toplanması ve zaman içerisinde araştırmacıların yararlanabileceği kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürülmesi amaçlanıyor.</p>

<h3>TÜRKİYE'DE 18 İLDE YAKLAŞIK 7 BİN TARİHÎ ESER BELGELENDİ</h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk-İslam medeniyetinin farklı dönemlerinden günümüze ulaşan mezar taşları ve kitabelerin ülke çapında kayıt altına alındığını açıkladı. Bakanlık tarafından yürütülen proje kapsamında hem tarihî eserlerin mevcut durumları belgeleniyor hem de üzerlerinde bulunan yazı ve semboller bilimsel incelemeye tabi tutuluyor.</p>

<p><img alt="Kitabe Ve Mezar Taşları1" class="detail-photo img-fluid" height="1366" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/kitabe-ve-mezar-taslari1.jpg" width="1079" /></p>

<p>Ersoy, projenin ulaştığı aşamaya ilişkin açıklamasında, "Türk-İslam medeniyetinin asırlara uzanan izlerini taşıyan mezar taşları ve kitabeleri, ülke çapında yürüttüğümüz kapsamlı bir çalışmayla kayıt altına alıyoruz. 2024 yılında hayata geçirdiğimiz Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi kapsamında; 2025'te Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da başlattığımız saha çalışmalarını bu yıl 18 ile taşıdık. Bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemlerini gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Proje kapsamında elde edilen veriler dijital kayıt sistemine aktarılırken çalışmaların 2026 yılı sonuna kadar devam etmesi planlanıyor. Bakanlığın uzun vadeli hedefleri arasında envanterin Türkiye genelindeki tarihî mezar taşları ve kitabeleri kapsayacak şekilde genişletilmesi bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TÜRKİYE DÜNYADA BU ALANDA HANGİ KONUMDA?</h3>

<p>Tarihî mezar taşları, kitabeler ve mezarlık alanlarının dijital ortamda belgelenmesi, farklı ülkelerde kültürel mirasın korunması kapsamında yürütülen çalışmalar arasında yer alıyor. İngiltere'de Historic England tarafından desteklenen projelerde tarihî mezarlıklar, anıtlar ve mezar taşları kayıt altına alınırken Türkiye'de yürütülen ulusal envanter çalışması özellikle Türk-İslam dönemine ait eserlerin bilimsel olarak belgelenmesine odaklanıyor.</p>

<p>İngiltere'de York Üniversitesi ve Archaeology Data Service iş birliğiyle yürütülen "Discovering England's Burial Spaces" projesi kapsamında mezarlık alanlarının standart yöntemlerle belgelenmesi ve elde edilen bilgilerin dijital arşivlerde saklanması için sistem geliştirildi. İngiltere Kilisesi tarafından 2021'de duyurulan ayrı bir ulusal projede ise yaklaşık 19 bin Anglikan mezarlık alanının büyük bölümünün dijital olarak haritalandırılması hedeflendi.</p>

<p>Türkiye'nin projesinde mezar taşlarının yalnızca konumlarının belirlenmesiyle yetinilmiyor. Kitabelerdeki yazıların okunması, Osmanlı Türkçesi metinlerin çözümlenmesi, taşların biçimsel ve sanatsal özelliklerinin incelenmesi de envanter çalışmalarının kapsamına giriyor. İstanbul Medeniyet Üniversitesi tarafından Haziran 2026'da paylaşılan bilgilere göre, Üsküdar'daki çalışmalarda eserlerin yüksek çözünürlüklü fotoğrafları çekiliyor, coğrafi koordinatları belirleniyor ve üzerlerindeki yazılar bilimsel yöntemlerle çözümleniyor.</p>

<p><img alt="Kitabe Ve Mezar Taşları22" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/kitabe-ve-mezar-taslari22.jpg" width="1200" /></p>

<p>Türkiye'nin tarihî mezar taşı ve kitabe belgeleme çalışmalarında dünyada kaçıncı sırada bulunduğuna ilişkin karşılaştırılabilir, resmî bir uluslararası sıralama bulunmuyor. Ülkelerde yürütülen projelerin kapsamları ve kayıt altına alınan eser türleri farklılık gösterdiğinden Türkiye'deki yaklaşık 7 bin eserlik envanter ile başka ülkelerin mezarlık haritalama verileri doğrudan aynı ölçütlerle karşılaştırılamıyor. Türkiye'nin çalışması, Türk-İslam mezar taşları ve kitabelerinin ülke genelinde ortak bilimsel standartlarla kayıt altına alınmasına yönelik ulusal bir envanter niteliği taşıyor.</p>

<h3>2025 YILINDA DÖRT İLDE 859 MEZAR TAŞI KAYIT ALTINA ALINDI</h3>

<p>Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi'nin ilk saha uygulamaları 2025 yılında Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da gerçekleştirildi. Akademisyenlerin yürütücülüğünde belirlenen mezarlık alanları ve hazirelerde yapılan incelemeler sonucunda toplam 859 tarihî eser tespit edilerek belgelendi.</p>

<p>İlk uygulama yılında kayıt altına alınan eserlerin illere ve tarihî alanlara göre dağılımı şöyle gerçekleşti:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>İl ve tarihî alan</p>
   </th>
   <th>
   <p>Belgelenen eser</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Denizli – Acıpayam Alaattin Mahallesi Mezarlık Alanı</p>
   </td>
   <td>
   <p>243</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>İstanbul – Şeyh Mustafa Devâtî Haziresi</p>
   </td>
   <td>
   <p>504</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Tokat – Mahmutpaşa Camii Haziresi</p>
   </td>
   <td>
   <p>13</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Diyarbakır – Fatih Paşa Camisi Haziresi</p>
   </td>
   <td>
   <p>99</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Toplam</p>
   </td>
   <td>
   <p>859</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>İlk yıl gerçekleştirilen çalışmalarda en fazla mezar taşı İstanbul'daki Şeyh Mustafa Devâtî Haziresi'nde belgelendi. Söz konusu alanda 504 eser kayıt altına alınırken Denizli'de 243, Diyarbakır'da 99 ve Tokat'ta 13 mezar taşı tespit edildi. Elde edilen kayıtlar, projenin sonraki yıllarda genişletilmesi için oluşturulan envanterin ilk bölümünü meydana getirdi.</p>

<h3>İSTANBUL'DA TARİHÎ MEZAR TAŞLARININ YAZILARI DA ÇÖZÜMLENİYOR</h3>

<p>İstanbul'da gerçekleştirilen çalışmaların akademik koordinasyonunda İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Kadir Pektaş da görev alıyor. Üniversitenin 15 Haziran 2026 tarihli açıklamasına göre, projenin Marmara Bölgesi çalışmalarında Üsküdar'daki Şeyh Mustafa Devâtî Efendi Haziresi'nin ardından Valide-i Cedid Camii Haziresi'nde incelemelere geçildi.</p>

<p>Saha ekipleri, tarihî mezar taşlarının fotoğraflarını yüksek çözünürlükte çekerek coğrafi koordinatlarını belirliyor. Eserlerin üzerindeki Osmanlı Türkçesi yazılar okunup günümüz araştırmalarında kullanılabilecek şekilde çözümlenirken taşların biçimleri, süslemeleri, motifleri ve malzeme özellikleri de dijital envantere işleniyor. Böylece eserlerin yalnızca fiziksel görünümleri değil, üzerlerinde bulunan yazılı tarihî bilgiler de kayıt altına alınıyor.</p>

<h3>MEZAR TAŞLARI DÖNEMLERİN SOSYAL VE KÜLTÜREL HAYATINA IŞIK TUTUYOR</h3>

<p>Tarihî mezar taşları ve kitabeler, üzerlerinde bulunan kişi isimleri ve ölüm tarihlerinin yanı sıra ait oldukları dönemlerin dil, sanat, inanç ve toplumsal hayatına ilişkin bilgiler barındırıyor. Mezar taşlarındaki yazılar, kullanılan unvanlar, süslemeler ve taş işçiliği, eserlerin hazırlandığı dönemin kültürel özelliklerinin incelenmesinde yararlanılan kaynaklar arasında bulunuyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, mezar taşları ve kitabelerin tarihî belge niteliğine dikkati çekerek, "Her bir mezar taşı, her bir kitabe; bir ismin ötesinde yaşadığı dönemin dili, sanatı, inancı, estetik anlayışı ve toplumsal hayatından izler taşıyan tarihî bir belge niteliğinde" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Eserlerin üzerindeki yazı türleri, kullanılan ifadeler, sanatsal motifler ve malzemeler, farklı bölgelerdeki tarihî geleneklerin araştırılmasına imkân sağlıyor. Envanter kapsamında kaydedilen bilgilerin bir araya getirilmesiyle mezar taşı ve kitabe örnekleri dönem, bölge ve sanat özellikleri bakımından karşılaştırmalı olarak incelenebilecek.</p>

<h3>TÜRKİYE'NİN ULUSAL DİJİTAL KÜLTÜR MİRASI ENVANTERİ OLUŞTURULUYOR</h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü proje kapsamında elde edilen kayıtların ortak bir ulusal veri tabanında toplanması hedefleniyor. Dijital sistemde yer alacak eser bilgilerinin dönem, bölge, malzeme, yazı türü, sanat üslubu ve kitabe özellikleri gibi farklı başlıklar altında sınıflandırılması planlanıyor. Böylece Türkiye'nin çeşitli illerinde belgelenecek tarihî eserler aynı envanter yapısı içerisinde değerlendirilebilecek.</p>

<p>Uluslararası alanda kültürel mirasın dijital ortama aktarılması için geliştirilen sistemlerde de eserlerin konum, malzeme, tarih ve korunma durumuna ilişkin veriler kullanılıyor. İngiltere'deki Historic England, tarihî mezar anıtlarının belgelenmesinde konum, ölçü, malzeme, yazıt ve yapısal özelliklerin kaydedilmesini öneriyor. Türkiye'de hazırlanan ulusal envanter de mezar taşları ve kitabelerin birden fazla bilimsel özellik üzerinden incelenmesine yönelik veri toplama yöntemlerini içeriyor.</p>

<p>Ortak veri tabanının oluşturulmasıyla farklı illerde yürütülen saha araştırmalarından elde edilen bilgiler aynı sistemde saklanabilecek. Bakanlığın açıkladığı hedefler arasında envanterin uzun vadede araştırmacıların kullanımına sunulabilecek kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürülmesi de yer alıyor.</p>

<h3>TARİHÎ MİRASIN BELGELENMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR TÜRKİYE GENELİNE YAYILACAK</h3>

<p>2025 yılında dört ilde gerçekleştirilen saha uygulamalarıyla başlayan belgeleme süreci, 2026'da 18 ilde yürütülen çalışmalarla devam ediyor. Proje kapsamında kayıt altına alınan eser sayısı yaklaşık 7 bine ulaşırken saha araştırmalarının yıl sonuna kadar sürdürülmesi planlanıyor. Gelecek yıllarda çalışmaların Türkiye'nin diğer illerindeki Türk-İslam dönemi mezar taşları ve kitabeleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, projenin uzun vadeli amacını, "Hedefimiz, ülkemizin dört bir yanındaki bu eşsiz mirası ortak bir dijital veri tabanında buluşturmak ve zaman içerisinde kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürmek. Anadolu'nun taş üzerindeki hafızasını bilimsel yöntemlerle kayıt altına alıyor, koruyor ve gelecek kuşaklara aktarıyoruz" sözleriyle açıkladı.</p>

<p>Proje çerçevesinde tarihî mezar taşlarının ve kitabelerin kayıt altına alınması, dijital sistemde saklanması ve bilimsel araştırmalarda kullanılabilecek verilerin oluşturulması çalışmaları devam ediyor. Bakanlığın açıklamasına göre Türkiye genelinde yürütülen saha araştırmalarından elde edilen kayıtlar, ulusal kültürel miras envanterinin bir parçası olarak bir araya getirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/18-ilde-7-bin-mezar-tasi-ve-kitabe-belgelendi</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/kitabe-ve-mezar-taslari.jpg" type="image/jpeg" length="94454"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerin yarısı sivil topluma siyasi ve güvenlik kaygısıyla mesafeli]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/genclerin-yarisi-sivil-topluma-siyasi-ve-guvenlik-kaygisiyla-mesafeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/genclerin-yarisi-sivil-topluma-siyasi-ve-guvenlik-kaygisiyla-mesafeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İLKE Vakfı ve Genç İHH iş birliğiyle hazırlanan “Gençlik ve Gönüllülük Araştırması”, gençlerin sivil toplumla ilişkisine dair çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. 78 ilden 1.425 gencin katıldığı araştırmaya göre gençlerin sivil topluma katılmamasının en önemli nedeni siyasi ve güvenlik kaygıları. Hiçbir STK’da yer almayan gençlerin önemli bölümü ise uygun koşullar oluşursa gönüllü olabileceğini söylüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İLKE İlim Kültür Eğitim Vakfı</strong>, <strong>Genç İHH</strong> iş birliğiyle hazırlanan <strong>“Gençlik ve Gönüllülük Araştırması”</strong> raporunu yayımladı. <strong>Doç. Dr. Elyesa Koytak</strong> yürütücülüğünde hazırlanan araştırma, Türkiye’de gençlerin sivil toplum kuruluşlarıyla kurduğu ilişkiyi, gönüllülük motivasyonlarını ve katılımın önündeki engelleri mercek altına aldı.</p>

<p>Araştırma, <strong>2026 yılında 78 ilden 1.425 katılımcıdan elde edilen verilerle</strong> hazırlandı. Raporun resmi sayfasında çalışmanın, gençlerin değer dünyasından kuruma ilk temas biçimlerine, motivasyon ve aidiyetten gönüllülükte devamlılığa kadar geniş bir çerçeve sunduğu belirtildi.</p>

<h3>ARAŞTIRMA 78 İLDEN 1.425 GENÇLE YAPILDI</h3>

<p><strong>“Gençlik ve Gönüllülük Araştırması”</strong>, yalnızca aktif gönüllülerin memnuniyetini ölçen dar kapsamlı bir çalışma olarak değil, gençlerin sivil toplumla farklı düzeylerde kurduğu ilişkiyi inceleyen geniş bir araştırma olarak tasarlandı.</p>

<p>Çalışmada dört farklı grup ele alındı: <strong>Genç İHH’da aktif görev alan gençler</strong>, görev almadan faaliyetlere katılanlar, kurumdan ayrılmış eski gönüllüler ve hiçbir sivil toplum kuruluşuyla bağı olmayan gençler.</p>

<p>Bu yöntem sayesinde rapor, gönüllülüğe dahil olanların yanı sıra sivil toplumun dışında kalan gençlerin de neden uzak durduğunu ortaya koydu.</p>

<h3>GENÇLERİN YARISI SİYASİ VE GÜVENLİK KAYGISI TAŞIYOR</h3>

<p>Araştırmanın en dikkat çeken bulgularından biri, gençlerin sivil topluma katılmama nedenleri oldu. Katılımcıların <strong>%51,9’u</strong>, gençlerin STK ve gönüllülük faaliyetlerine yeterince katılmamasını <strong>siyasi ya da güvenlik kaygılarıyla</strong> açıkladı.</p>

<p>Bu nedeni <strong>%28,7 ile “sivil toplumun çalışma hayatına katkı sağlamadığı” düşüncesi</strong>, <strong>%25,1 ile STK’lara nasıl ulaşılacağını bilmeme</strong>, <strong>%22,3 ile fark veya değer yaratacağına inanmama</strong> izledi.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>Gençlerin STK’lara katılmama nedeni</th>
   <th>Oran</th>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Siyasi ya da güvenlik kaygısı</strong></td>
   <td><strong>%51,9</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Çalışma hayatına katkısı olmadığı düşüncesi</strong></td>
   <td><strong>%28,7</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>STK’lara nasıl ulaşacağını bilmemek</strong></td>
   <td><strong>%25,1</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Fark veya değer yaratacağına inanmamak</strong></td>
   <td><strong>%22,3</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Zaman yetersizliği</strong></td>
   <td><strong>%19,4</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Maddi imkansızlıklar</strong></td>
   <td><strong>%14,9</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3>STK’YA ULAŞAMAMA SORUNU ÖNE ÇIKIYOR</h3>

<p>Rapora göre gençler açısından sivil topluma katılımın önündeki engeller yalnızca ideolojik ya da güvenlik temelli değil. Hiçbir STK’da yer almayan gençlerde pratik sorunlar daha belirgin hale geliyor.</p>

<p>Bu gruptaki gençlerin <strong>%42,7’si zaman bulamadığını</strong>, <strong>%33,9’u ise kimle tanışması gerektiğini bilmediğini</strong> söyledi. Aynı oran kadınlarda <strong>%42,9</strong>, erkeklerde ise <strong>%12,7</strong> olarak ölçüldü. Raporda bu bulgu, özellikle kadınların gönüllülüğe istekli olmasına rağmen temas kanallarından uzak kaldığı şeklinde yorumlandı.</p>

<h3>UYGUN KOŞULLAR OLUŞURSA GÖNÜLLÜ OLURUM DİYENLER YÜKSEK</h3>

<p>Araştırma, sivil toplumun dışında duran gençlerin tamamen gönüllülüğe kapalı olmadığını da gösterdi. Hiçbir STK’da bulunmayan gençler arasında <strong>uygun koşullar oluşursa Genç İHH faaliyetlerine katılmayı düşünenlerin oranı %63</strong> oldu.</p>

<p>Aynı grupta kararsızların oranı <strong>%27</strong>, olumsuz cevap verenlerin oranı ise <strong>%9,6</strong> olarak kaydedildi. <strong>“STK faaliyetlerine asla katılmam”</strong> diyenlerin oranı ise <strong>%7,7</strong> seviyesinde kaldı.</p>

<h3>GENÇLER EN ÇOK SOSYAL ETKİNLİKLERE İLGİ DUYUYOR</h3>

<p>Araştırmaya göre gençlerin ilgisini en çok çeken sivil toplum faaliyetleri, gezi, kamp, piknik, şehir dışı programlar ve sosyal buluşmalar gibi etkinlikler oldu. Raporda gençlerin yalnızca yardım faaliyetine değil, aynı zamanda birlikte vakit geçirmeye, sosyal bağ kurmaya ve deneyim kazanmaya önem verdiği vurgulandı.</p>

<p>Bu tablo, gençlerin sivil toplumu sadece görev ve sorumluluk alanı olarak değil, aynı zamanda sosyalleşme ve aidiyet zemini olarak gördüğünü ortaya koydu.</p>

<h3>BURS VE ÜCRET GÖNÜLLÜLÜĞÜ ARTIRIR MI?</h3>

<p>Araştırmada gençlere, aktif ve düzenli görev alan gönüllülere burs ya da ücret verilmesinin katılımı nasıl etkileyeceği de soruldu.</p>

<p>Katılımcıların <strong>%55,1’i</strong>, burs veya ücret verilmesinin gönüllü katılımını önemli ölçüde artıracağını belirtti. Buna karşılık <strong>%21,4’ü</strong> böyle bir uygulamanın gönüllülüğün karşılıksız olma özünü zedeleyebileceğini, <strong>%16,4’ü</strong> ise yalnızca kısa vadeli katılımı artıracağını düşündüğünü söyledi.</p>

<h3>ARKADAŞ DAVETİ EN ETKİLİ TEMAS YOLU</h3>

<p>Rapor, gençlerin bir sivil toplum kuruluşuyla ilk temasında arkadaş çevresinin belirleyici olduğunu ortaya koydu. Katılımcıların <strong>%34,4’ü</strong>, <strong>Genç İHH</strong> ile bir arkadaşının doğrudan daveti sayesinde tanıştığını söyledi.</p>

<p>Aile üyeleri aracılığıyla gelenlerin oranı <strong>%15,2</strong>, sosyal medya veya dijital içerikler yoluyla kuruma ulaşanların oranı ise <strong>%11,2</strong> oldu. Bu sonuç, sosyal medya görünürlüğünün önemli olmakla birlikte gençleri gönüllülüğe davette yüz yüze ve güven ilişkisine dayalı temasın gerisinde kaldığını gösterdi.</p>

<h3>GÖNÜLLÜLERİN EN BÜYÜK SORUNU ZAMAN</h3>

<p>Aktif gönüllüler için en zorlayıcı başlıkların başında zaman yönetimi geliyor. Raporda gönüllülük sürecinde gençleri zorlayan konular arasında zaman bulamama, maddi giderler ve kurum içi işleyişteki belirsizlikler öne çıktı.</p>

<p>Özellikle gönüllülüğün ilk aylarında yalnız ve desteksiz hissetme riskinin arttığı belirtildi. Bu nedenle raporda, yeni gönüllüler için daha güçlü rehberlik mekanizmaları kurulması gerektiği vurgulandı.</p>

<h3>GÖNÜLLÜLÜĞÜ BIRAKANLARIN ÇOĞU GERİ DÖNMEYE AÇIK</h3>

<p>Araştırmaya göre gönüllülüğü bırakan gençlerin önemli bir bölümü sivil toplumdan tamamen kopmuş değil. Ayrılma nedenlerinin başında <strong>zaman yetersizliği</strong>, şehir ya da ülke değiştirme ve mezuniyet sonrası çalışma hayatına giriş yer aldı.</p>

<p>Bu sonuç, gençlerin gönüllülükten uzaklaşmasının çoğu zaman kuruma yönelik olumsuz bir tutumdan değil, hayat döngüsündeki değişimlerden kaynaklandığını gösterdi.</p>

<h3>RAPORDAN STK’LARA ÖNERİLER</h3>

<p>Rapor, sivil toplum kuruluşlarına genç gönüllülerle daha sürdürülebilir bağ kurmaları için çeşitli önerilerde bulunuyor.</p>

<p>Buna göre STK’ların her yeni gönüllü için standart bir karşılama ve rehberlik uygulaması geliştirmesi, net görev tanımları oluşturması, ilk üç ayda düzenli geri bildirim vermesi ve gençlerin eğitim-çalışma hayatına uyumlu esnek katılım modelleri tasarlaması gerekiyor.</p>

<p>Kadınlara yönelik davet kanallarının güçlendirilmesi de raporda öne çıkan öneriler arasında yer aldı.</p>

<h3>AHMET SAİT ÖNER: GÖNÜLLÜ YÖNETİMİ SADECE GÖREV DAĞITMAK DEĞİLDİR</h3>

<p><strong>İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ahmet Sait Öner</strong>, raporun takdim yazısında gönüllü yönetiminin yalnızca organizasyonel bir süreç olmadığını vurguladı.</p>

<p><strong>Öner</strong>, <strong>“Gönüllü yönetimi demek sadece görev dağıtmak değildir; insanı tanımak, kabiliyetini fark etmek, uygun sorumluluğu vermek, emeğini gözetmek ve uzun soluklu bir yol arkadaşlığı kurabilmektir.”</strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3>GENÇLER SİVİL TOPLUMA KAPALI DEĞİL, DOĞRU KANAL BEKLİYOR</h3>

<p>Araştırmanın genel sonucu, gençlerin sivil topluma tamamen mesafeli ya da ilgisiz olmadığını gösteriyor. Gençlerin önemli bir bölümü siyasi ve güvenlik kaygıları, zaman sorunu, erişim eksikliği ve kurumlarla temas kuramama nedeniyle gönüllülük faaliyetlerinden uzak duruyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak hiçbir STK’da yer almayan gençlerin büyük kısmının uygun koşullar oluştuğunda gönüllü olabileceğini belirtmesi, sivil toplum kuruluşları için güçlü bir potansiyele işaret ediyor. Bu potansiyelin harekete geçmesi için gençlerin dünyasına uygun, güven veren, esnek ve erişilebilir gönüllülük modellerinin geliştirilmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Mercek Altı</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/genclerin-yarisi-sivil-topluma-siyasi-ve-guvenlik-kaygisiyla-mesafeli</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/kalabalik-insanlar.jpg" type="image/jpeg" length="72715"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kocaeli Kitap Fuarı 1 milyon 59 bin ziyaretçiyle rekor kırdı: Kitapların yeni durağı Denizli]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/kocaeli-kitap-fuari-1-milyon-59-bin-ziyaretciyle-rekor-kirdi-kitaplarin-yeni-duragi-denizli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/kocaeli-kitap-fuari-1-milyon-59-bin-ziyaretciyle-rekor-kirdi-kitaplarin-yeni-duragi-denizli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından 3-11 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenen 16. Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, 1 milyon 59 bin 347 ziyaretçiyle tarihinin en yüksek katılımına ulaştı. Dokuz gün boyunca 515 yayınevi ve 1.065 etkinliğe ev sahipliği yapan fuarda edebiyat, tarih, düşünce ve kültür dünyasından isimler okurlarla buluştu. Kocaeli'nin ardından kitap fuarı takvimindeki sıradaki büyük buluşma ise 17 Ekim'de Denizli'de başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kocaeli Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen 16. Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, 11 Ekim Pazar günü sona erdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve dokuz gün süren organizasyon, 1 milyon 59 bin 347 ziyaretçiyi ağırlayarak kendi tarihindeki ziyaretçi rekorunu yeniledi. Yayınevleri, yazarlar, şairler, akademisyenler, araştırmacılar ve farklı yaş gruplarından okurların katıldığı fuarda söyleşiler, imza günleri, paneller, kültürel etkinlikler ve kitap müzayedeleri gerçekleştirildi.</p>

<p>Türkiye'nin geniş katılımlı kitap organizasyonlarından biri olan fuar, bu yıl 16'ncı kez düzenlendi. Edebiyat ve düşünce dünyasının farklı alanlarını bir araya getiren program kapsamında roman, hatırat, tarih, psikoloji, kültür ve güncel meseleler ele alındı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından açıklanan verilere göre fuarın ziyaretçi sayısı, organizasyonun bugüne kadar ulaştığı en yüksek seviyeye çıktı.</p>

<h3>KOCAELİ KİTAP FUARI'NIN ZİYARETÇİ REKORUNU HAYRİ BARAÇLI AÇIKLADI</h3>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, fuarın kapanışında belediye personeliyle bir araya gelerek organizasyonun sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Dokuz günlük fuar boyunca 1 milyon 59 bin 347 ziyaretçinin ağırlandığını belirten Baraçlı, organizasyonda bini aşkın çalışanın görev aldığını söyledi. Kapanış programında saat kulesi ve kitap figürleriyle hazırlanan 16. Kocaeli Kitap Fuarı pastası da çocuklarla birlikte kesildi.</p>

<p>Baraçlı, fuarın Kocaeli için önemli bir kültür organizasyonuna dönüştüğünü ifade ederek Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve belediye çalışanlarının katkılarına değindi. Okuma kültürünün yaygınlaştırılması konusunda yerel yönetimlerin çalışmalarını sürdüreceğini belirten Baraçlı, şehirde yeni müzelerin hizmete açılmasına yönelik hazırlıklardan da söz etti. Gelecek yıl 17'ncisi düzenlenecek fuarda yeniden okurlarla buluşmayı temenni etti.</p>

<h3>515 YAYINEVİ VE 1.065 ETKİNLİK OKURLARLA BULUŞTU</h3>

<p>Fuarın 2026 yılı programında 515 yayınevi yer aldı. Dokuz gün boyunca toplam 1.065 etkinlik ve söyleşi gerçekleştirildi. Yazar buluşmaları, kitap imza programları, paneller ve farklı yaş gruplarına yönelik kültür etkinlikleriyle hazırlanan takvim, Kocaeli Kongre Merkezi'nin salonlarında uygulandı.</p>

<p>Her yıl ağaçların kitaplarla süslenmesiyle duyurulan fuar, 2026 yılında da aynı gelenekle başladı. Fuar alanına ulaşım için belediye tarafından ücretsiz ring seferleri ve otopark imkânları sağlandı. Organizasyon süresince uygulanan trafik düzenlemeleriyle ziyaretçilerin kongre merkezine ulaşımı için ilave önlemler alındı.</p>

<h3>ROMANLARIN VE HATIRATLARIN İZİNDE BİR EDEBİYAT BULUŞMASI</h3>

<p>16. Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı'nın ana teması "Romanların ve Hatıratların İzinde" olarak belirlendi. Fuarın onur konuğu ise iktisat tarihi alanındaki akademik çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ahmed Güner Sayar oldu. Roman, hatırat, tarih ve hafıza ilişkisini konu alan programlarda edebî eserlerin yanı sıra tarihsel anlatılar ve düşünce dünyasına ilişkin çalışmalar da ele alındı.</p>

<p>Fuarın etkinlik takviminde tarihçi Erhan Afyoncu, psikiyatrist ve yazar Kemal Sayar, yazar Şermin Yaşar, Merve Gülcemal, Saliha Erdim, şair Nurullah Genç ve romancı Tarık Tufan gibi isimler yer aldı. Söyleşilerin ardından düzenlenen imza programlarında okurlar, yazarlarla görüşerek kitaplarını imzalatma imkânı buldu.</p>

<h3>JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY ULUSLARARASI KONUKLAR ARASINDAYDI</h3>

<p>Fuarın uluslararası katılımcıları arasında Amerikalı yazar John Perkins ve İngiliz tarihçi Roger Crowley de yer aldı. Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları adlı eseriyle tanınan Perkins, "Kurgu Gibi Bir Dünya: Güç, Borç ve Ekonomik İmparatorluklar" başlıklı söyleşiye katıldı. Ekonomik ve siyasi ilişkileri konu alan konuşmasında Türkiye'ye ilişkin görüşlerini de paylaşan Perkins, Türkiye hakkında bir kitap kaleme alması hâlinde eserine "Kilit Taşı" adını vereceğini söyledi.</p>

<p>Tarihçi Roger Crowley ise tarih anlatıcılığına ilişkin programıyla okurların karşısına çıktı. Söyleşisinin ardından fuar alanını kamera gözlükle gezen Crowley, organizasyona ilişkin izlenimlerini paylaştı. Uluslararası konuklar arasında ayrıca Soyoung Park, Paola Peretti, Silvana Paternostro ve Amina Seçeroviç de bulunuyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>GAZZE İÇİN ÖZEL SÖYLEŞİ VE BELGESEL GÖSTERİMİ DÜZENLENDİ</h3>

<p>Fuar programında Filistin ve Gazze'deki gelişmelere de yer verildi. 7 Ekim tarihinde gerçekleştirilen "7 Ekim Gazze Özel Etkinliği" kapsamında Nour Alhila, Samir Atiye ve Peren Birsaygılı Mut bir söyleşide buluştu. Programda Gazze'de yaşananlar, Filistin halkının karşı karşıya kaldığı koşullar ve bölgedeki gelişmeler ele alındı.</p>

<p>Söyleşi öncesinde Anadolu Ajansı tarafından hazırlanan Kanıt belgeseli gösterildi. Belgeselde İsrail'in Gazze'deki saldırılarına ve savaş suçu iddialarına ilişkin belgeler ile görüntüler yer aldı. Gösterimin ardından düzenlenen programda katılımcılar konuya ilişkin değerlendirmelerini okurlarla paylaştı.</p>

<h3>NADİR KİTAPLAR VE TARİHÎ BELGELER MÜZAYEDEYE ÇIKTI</h3>

<p>Fuarın kitap koleksiyonculuğuna yönelik etkinliklerinden biri "Değerli Eserler Müzayedesi" oldu. İki ayrı seansta gerçekleştirilen müzayedede farklı dönemlere ait yaklaşık 45 kitap, mecmua, harita ve tarihî belge satışa sunuldu. Türk edebiyatının yanı sıra tarih, sanat, düşünce ve kültür alanlarından eserler de müzayede kataloğunda yer aldı.</p>

<p>Açılış fiyatları 5 TL ile 7 bin 500 TL arasında değişen eserler için katılımcılar teklif verdi. Müzayede programı, fuarın güncel yayınların dışında eski basım kitaplara, koleksiyon eserlerine ve tarihî belgelere de yer veren etkinliklerinden biri olarak gerçekleştirildi.</p>

<h3>KOCAELİ'NİN TARİHİ VE KÜLTÜREL HAFIZASI İÇİN BEŞ YENİ KİTAP TANITILDI</h3>

<p>Fuar kapsamında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan beş eserin tanıtımı yapıldı. Şehrin tarih, kültür, spor ve toplumsal hafızasına odaklanan yayınlar, belediyenin kültürel yayıncılık çalışmaları kapsamında okurlarla buluşturuldu.</p>

<p>Tanıtılan eserler arasında Uluslararası Kocaeli Spor Tarihi Sempozyumu VII / Bildiriler Kitabı, Spor Kenti Kocaeli: Dünden Bugüne, Soyut Vatan, Geçmişi Kim Anlatır: Tarih, Roman, Hafıza ve Aslı Gibidir bulunuyor. Ayrıca tarihî ve kültürel mirasın korunması ile yerel sanatçıların çalışmalarının desteklenmesini amaçlayan Kültürel Değerler Destek Projesi'nin (KÜDEP) tanıtımı gerçekleştirildi.</p>

<h3>KOCAELİ KİTAP FUARI'NDA 100'ÜNCÜ ORGANİZASYON HEDEFİ</h3>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, fuarın geleceğine ilişkin açıklamalarında organizasyonun 100'üncü kez düzenlenmesini arzuladığını ifade etti. Büyükakın'ın sözleri, belediyenin fuarı uzun vadeli bir kültür etkinliği olarak sürdürme hedefi kapsamında paylaşıldı.</p>

<p>2009 yılında başlayan Kocaeli Kitap Fuarı, 2026 yılında 16'ncı organizasyonunu tamamladı. Belediye tarafından açıklanan son ziyaretçi verileri, fuarın bugüne kadarki en yüksek katılım rakamına ulaştığını ortaya koydu.</p>

<h3>SIRADAKİ KİTAP FUARI DENİZLİ'DE: 17 EKİM'DE BAŞLIYOR</h3>

<p>Kocaeli Kitap Fuarı'nın tamamlanmasının ardından Türkiye'deki kitap fuarı takviminde sıradaki organizasyonlardan biri Denizli'de gerçekleştirilecek. Denizli Kitap Fuarı, 17-25 Ekim 2026 tarihleri arasında EGS Fuar Alanı'nda kitapseverleri ağırlayacak. Kocaeli'deki organizasyonun sona ermesinden altı gün sonra başlayacak fuar, dokuz gün boyunca yayınevlerini, yazarları ve okurları bir araya getirecek.</p>

<p>TÜYAP Fuarlar Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliği ve Denizli Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle düzenlenecek fuarda yayınevleri ile sivil toplum kuruluşları yer alacak. Program kapsamında paneller, söyleşiler, atölyeler, çocuk etkinlikleri ve yazarların katılacağı imza günleri gerçekleştirilecek. TÜYAP'ın açıkladığı bilgilere göre yüzlerce yazarın okurlarıyla buluşması planlanıyor.</p>

<h3>EKİM AYINDA MALATYA, SAMSUN VE AYDIN'DA DA KİTAP FUARLARI VAR</h3>

<p>Denizli'nin ardından ekim ayının ikinci yarısında farklı şehirlerde kitap fuarları düzenlenecek. Açıklanan fuar takvimlerine göre Malatya Kitap ve Kültür Fuarı 23 Ekim-1 Kasım, Samsun Kitap Fuarı 24 Ekim-1 Kasım ve Aydın Kitap Fuarı 30 Ekim-8 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.</p>

<p>Yılın ilerleyen dönemlerinde ise İstanbul'da yeni bir kitap buluşması yapılacak. TÜYAP tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle düzenlenecek 43. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 12-20 Aralık 2026 tarihlerinde Büyükçekmece'deki TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Yaklaşık 1.000 yayınevi, marka ve sivil toplum kuruluşunun katılımının öngörüldüğü fuarda söyleşiler, paneller, atölyeler, çocuk etkinlikleri ve imza programları yer alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/kocaeli-kitap-fuari-1-milyon-59-bin-ziyaretciyle-rekor-kirdi-kitaplarin-yeni-duragi-denizli</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/kim-demis.jpg" type="image/jpeg" length="69089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zeytinburnu Kültür Sanat’ta 12-18 Ekim etkinlik takvimi açıklandı! Sinema, tiyatro ve söyleşiler]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/zeytinburnu-kultur-sanatta-12-18-ekim-etkinlik-takvimi-aciklandi-sinema-tiyatro-ve-soylesiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/zeytinburnu-kultur-sanatta-12-18-ekim-etkinlik-takvimi-aciklandi-sinema-tiyatro-ve-soylesiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zeytinburnu Kültür Sanat’ın 12-18 Ekim 2026 tarihleri arasındaki haftalık etkinlik takvimi belli oldu. Sinema gösterimleri, çocuk tiyatrosu, söyleşiler, seminerler ve müzik programlarının yer aldığı takvimde Nabi Avcı, Emre Ayvaz, Prof. Dr. İsmail Coşkun ve Dr. Mehmet Erken gibi isimler sanatseverlerle buluşacak. Etkinlikler Zeytinburnu Kültür Sanat’ın yanı sıra Tarihi Merkezefendi Fırını, Zeytinburnu Kitapçısı ve Merkezefendi Dârülkurrâsı’nda gerçekleştirilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zeytinburnu Kültür Sanat, yeni kültür sanat sezonunda farklı yaş gruplarına yönelik etkinliklerle programlarını sürdürüyor. 12-18 Ekim 2026 haftasında sinema gösterimlerinden edebiyat söyleşilerine, tarih seminerlerinden müzik buluşmalarına ve çocuk tiyatrosuna kadar çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Haftalık program kapsamında kültür, sanat, edebiyat, tarih ve gastronomi alanlarında isimler katılımcılarla bir araya gelecek.</p>

<p>Ekim ayının üçüncü haftasında gerçekleştirilecek etkinliklerde Türk modernleşmesi, Ahmet Hamdi Tanpınar, Osmanlı'da yayıncılık, Orta Doğu tarihi, İstanbul'un yemek kültürü ve kitap koleksiyonculuğu gibi konular ele alınacak. Çocuklar için animasyon filmleri ve tiyatro gösterileri düzenlenirken Merkezefendi Dârülkurrâsı'nda "İrfani Türküler" programı gerçekleştirilecek.</p>

<h3>12-15 EKİM’DE MUCİZELER PARKI SİNEMASEVERLERLE BULUŞACAK</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat'ın haftalık sinema programında "Mucizeler Parkı" filmi 12, 13, 14 ve 15 Ekim tarihlerinde gösterilecek. Animasyon türündeki yapım, belirtilen günlerde saat 13.30, 16.00 ve 19.00 seanslarında izleyiciyle buluşacak. Film, hayal gücüyle ortaya çıkan bir eğlence parkını kurtarmaya çalışan June adlı küçük bir kızın macerasını konu alıyor.</p>

<p>İyimser ve hayalperest bir çocuk olan June, ormanda gezintiye çıktığı sırada bir kelebeğin peşinden giderek Wonderland isimli gizemli eğlence parkını keşfeder. Çok sayıda oyuncağın ve farklı hayvanların bulunduğu parkın kendi hayal gücü sayesinde ortaya çıktığını anlayan June, buranın tehlike altında olduğunu öğrenir. Eğlence parkını eski haline getirebilecek tek kişi olduğunu fark eden küçük kız, sevimli dostlarıyla birlikte Wonderland'i kurtarmak için harekete geçer.</p>

<h3>12 EKİM’DE YÜZLER VE HATIRALAR SÖYLEŞİSİNİN KONUĞU EMRE AYVAZ</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat'ta 12 Ekim Pazartesi günü saat 19.30'da gerçekleştirilecek "Yüzler ve Hatıralar" söyleşisinin konuğu Emre Ayvaz olacak. Erkan Şimşek'in moderatörlüğünü üstlendiği programda Cumhuriyet tarihinin önemli dönüm noktaları, sanat, fikir ve kültür hayatında iz bırakan isimler üzerinden ele alınacak.</p>

<p>Söyleşi dizisi kapsamında farklı dönemlerin politik, entelektüel ve kültürel atmosferi üzerinde duruluyor. Ekim ayının ilk buluşmasında Emre Ayvaz ile Türk modernleşmesi ve Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar üzerine bir konuşma gerçekleştirilecek.</p>

<h3>13 EKİM’DE NABİ AVCI PEYÂM-I GARB SÖYLEŞİSİNE KATILACAK</h3>

<p>13 Ekim Salı günü saat 19.30'da düzenlenecek "Peyâm-ı Garb" söyleşisinde Nabi Avcı, Aykut Ertuğrul'un moderatörlüğünde katılımcılarla buluşacak. Her ay gerçekleştirilen programda kitaplardan filmlere, şarkılardan resimlere, Türkiye ve dünyadaki edebiyat ve sanat gelişmelerine kadar farklı konular üzerine konuşuluyor.</p>

<p>"Peyâm-ı Garb" söyleşi dizisi, insanların birbirleriyle iletişim kurmakta ve ortak anlam dünyaları oluşturmakta zorlandığı günümüzde ortak kültürel birikim etrafında buluşmayı amaçlıyor. Ludwig Wittgenstein'ın dil ve dünya arasındaki ilişkiye dair yaklaşımından hareket eden programda, katılımcıların okudukları kitaplar, izledikleri filmler ve tanıdıkları sanat eserleri üzerinden ortak bir düşünce zemini oluşturulması hedefleniyor. Dinleyicilerin bireysel entelektüel deneyimleri ve okurluk serüvenleri de söyleşinin temel unsurları arasında yer alıyor.</p>

<h3>14 EKİM’DE PROF. DR. İSMAİL COŞKUN UYGARLIK TARİHİNİ ANLATACAK</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat'ın "Uygarlık Tarihi" seminer dizisi, 14 Ekim Çarşamba günü saat 19.30'da Prof. Dr. İsmail Coşkun'un katılımıyla gerçekleştirilecek. Seminerde Osmanlı İmparatorluğu'nun 1918 yılında tasfiye edilmesinin ardından Orta Doğu coğrafyasında yaşanan gelişmeler tarihsel bir çerçevede ele alınacak.</p>

<p>Orta Doğu'nun 20. yüzyıldaki tarihsel sürecinin coğrafi, siyasi ve kültürel dinamikleriyle incelendiği seminer dizisinde uluslararası ilişkiler bağlamındaki konulara da yer veriliyor. Ekim ayı programında özellikle 19. yüzyılda ortaya çıkan yeni tanımlama arayışları ve "Orta Doğu" kavramının tarihsel kökenleri üzerinde durulacak.</p>

<h3>14 EKİM’DE İSTANBUL’UN LEZZET TAKVİMİ TARİHİ MERKEZEFENDİ FIRINI’NDA</h3>

<p>14 Ekim Çarşamba günü saat 19.30'da düzenlenecek "İstanbul'un Lezzet Takvimi" söyleşisi, Tarihi Merkezefendi Fırını'nda gerçekleştirilecek. Aylin Öney Tan'ın moderatörlüğünü üstlendiği programın ekim ayı konuğu Ruhi Güler olacak. Söyleşide "İstanbul ve Deniz" başlığı üzerinden kentin kültürel geçmişi ele alınacak.</p>

<p>Her ay İstanbul'un yemek kültürünün farklı yönlerine odaklanan söyleşi dizisi, şehrin tarihsel ve kültürel birikimini gastronomi üzerinden incelemeyi amaçlıyor. Ruhi Güler'in katılımıyla gerçekleştirilecek ekim ayı buluşmasında İstanbul'un denizle ilişkisi, kentin kültür tarihi çerçevesinde konuşulacak.</p>

<h3>15 EKİM’DE KİTABİYAT SÖYLEŞİSİNİN KONUĞU BAHTİYAR İSTEKLİ</h3>

<p>15 Ekim Perşembe günü saat 19.30'da gerçekleştirilecek "Kitabiyat" söyleşisinin konuğu sahhaf Bahtiyar İstekli olacak. Tahsin Yıldırım'ın moderatörlüğünde düzenlenen programda kitaplar yalnızca içerikleriyle değil, kendilerine özgü fiziksel ve kültürel nitelikleriyle de ele alınıyor.</p>

<p>"Kitabiyat" söyleşi dizisi kapsamında sahhaflar, kitap koleksiyonerleri, yayıncılar ve kitap dünyasının farklı alanlarında faaliyet gösteren isimler ağırlanıyor. Ekim ayı programında Bahtiyar İstekli ile kitapların kültürel bir nesne olarak taşıdığı anlam ve sahhaflık dünyası üzerine sohbet gerçekleştirilecek.</p>

<h3>16 EKİM’DE OYUNCAK HİKAYESİ 5 GÖSTERİMLERİ BAŞLAYACAK</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat'ın sinema programında "Oyuncak Hikayesi 5" için 16, 17, 18, 19, 20, 21 ve 22 Ekim tarihleri gösterim günü olarak duyuruldu. Film, belirtilen tarihlerde saat 13.30, 16.00 ve 19.00 seanslarında izleyicilerle buluşacak. Gösterim takviminin 19-22 Ekim tarihlerini kapsayan bölümü, 12-18 Ekim haftasının ardından da devam edecek.</p>

<p>Filmde Woody, Buzz Lightyear, Jessie ve diğer oyuncak karakterler, çocukların değişen oyun alışkanlıklarıyla karşı karşıya kalıyor. Tabletler, dokunmatik ekranlar ve dijital içeriklerin çocukların günlük yaşamında daha fazla yer edinmesiyle birlikte oyuncakların yaşadığı değişim konu ediliyor. Hikâye, oyuncakların modern dijital teknoloji karşısında kendilerine yeni dünyada nasıl bir yer bulacakları sorusu etrafında şekilleniyor.</p>

<h3>16 EKİM’DE ZEYTİNBURNU KİTAPÇISI’NDA OSMANLI YAYINCILIĞI KONUŞULACAK</h3>

<p>16 Ekim Cuma günü saat 19.30'da Zeytinburnu Kitapçısı'nda gerçekleştirilecek "Zeytinburnu Kitapçısı Buluşmaları" programının konuğu Dr. Mehmet Erken olacak. Yusuf Temizcan'ın moderatörlüğünde düzenlenecek söyleşide Erken'in "Osmanlı'da Yayıncılığın Doğuşu" adlı kitabı ele alınacak.</p>

<p>Her ay farklı bir yazarın yeni yayımlanan eseri etrafında gerçekleştirilen söyleşi dizisi, okurlarla yazarları bir araya getiriyor. Ekim ayı buluşmasında Osmanlı'da yayıncılığın ortaya çıkışı kitap çerçevesinde konuşulacak. Etkinlik kapsamında "Osmanlı'da Yayıncılığın Doğuşu" adlı eser ilk 30 katılımcıya hediye edilecek.</p>

<h3>17 EKİM’DE MERKEZEFENDİ DÂRÜLKURRÂSI’NDA İRFANİ TÜRKÜLER PROGRAMI</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat'ın müzik etkinlikleri kapsamında 17 Ekim Cumartesi günü saat 15.00'te "İrfani Türküler" programı gerçekleştirilecek. Nağmedâr etkinlikleri arasında yer alan programın adresi Merkezefendi Dârülkurrâsı olacak.</p>

<p>Haftalık kültür sanat takviminde müzik programı olarak yer alan etkinliğin sanatçı kadrosuna ve icra edilecek eserlere ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. Program, 17 Ekim Cumartesi günü belirtilen yer ve saatte düzenlenecek.</p>

<h3>18 EKİM’DE ÇOCUKLAR DEĞERLER DİYARI TİYATROSUYLA BULUŞACAK</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat'ın çocuklara yönelik tiyatro programında "Değerler Diyarı" adlı oyun 18 Ekim Pazar günü sahnelenecek. Çocuk tiyatrosunun gösterimleri saat 13.00 ve 15.00'te gerçekleştirilecek. Oyun, Mino adlı neşeli, heyecanlı ve maceraperest bir çocuğun kendi iç dünyasını keşfetme yolculuğunu anlatıyor.</p>

<p>Mino'nun odasının bir köşesinde kendisine ışık saçarak seslenen "Değerli Yıldız" isimli bir rehber bulunuyor. Ancak küçük çocuk, kendisine yol gösterebilecek bu yıldızın gücünün henüz farkında değildir. Yıldızıyla iletişim kurmaya çalıştığı anlarda kukla arkadaşlarının çıkardığı engellerle karşılaşan Mino, bir gece kalbindeki gerçek neşeyi ve cesareti yeniden bulmak ister. Yatağının altından yükselen gizemli ışığın peşinden gitmesiyle birlikte kendisini rengârenk ve farklı bir dünya olan Değerler Diyarı'nda bulur.</p>

<h3>ZEYTİNBURNU KÜLTÜR SANAT 12-18 EKİM HAFTALIK ETKİNLİK TAKVİMİ</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat'ın 12-18 Ekim tarihleri arasındaki etkinlik programında söyleşiler, seminerler, sinema gösterimleri, müzik etkinliği ve çocuk tiyatrosu yer alıyor. Haftanın etkinlik tarihleri, saatleri ve program başlıkları şöyle:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>Tarih</p>
   </th>
   <th>
   <p>Etkinlik</p>
   </th>
   <th>
   <p>Saat</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>12-15 Ekim</p>
   </td>
   <td>
   <p>Mucizeler Parkı – Sinema</p>
   </td>
   <td>
   <p>13.30, 16.00, 19.00</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>12 Ekim Pazartesi</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yüzler ve Hatıralar – Emre Ayvaz</p>
   </td>
   <td>
   <p>19.30</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>13 Ekim Salı</p>
   </td>
   <td>
   <p>Peyâm-ı Garb – Nabi Avcı</p>
   </td>
   <td>
   <p>19.30</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>14 Ekim Çarşamba</p>
   </td>
   <td>
   <p>Uygarlık Tarihi – Prof. Dr. İsmail Coşkun</p>
   </td>
   <td>
   <p>19.30</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>14 Ekim Çarşamba</p>
   </td>
   <td>
   <p>İstanbul'un Lezzet Takvimi – Ruhi Güler</p>
   </td>
   <td>
   <p>19.30</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>15 Ekim Perşembe</p>
   </td>
   <td>
   <p>Kitabiyat – Bahtiyar İstekli</p>
   </td>
   <td>
   <p>19.30</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>16-22 Ekim</p>
   </td>
   <td>
   <p>Oyuncak Hikayesi 5 – Sinema</p>
   </td>
   <td>
   <p>13.30, 16.00, 19.00</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>16 Ekim Cuma</p>
   </td>
   <td>
   <p>Zeytinburnu Kitapçısı Buluşmaları – Dr. Mehmet Erken</p>
   </td>
   <td>
   <p>19.30</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>17 Ekim Cumartesi</p>
   </td>
   <td>
   <p>Nağmedâr: İrfani Türküler</p>
   </td>
   <td>
   <p>15.00</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>18 Ekim Pazar</p>
   </td>
   <td>
   <p>Değerler Diyarı – Çocuk Tiyatrosu</p>
   </td>
   <td>
   <p>13.00, 15.00</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Programda özel mekân bilgisi verilen etkinliklerden "İstanbul'un Lezzet Takvimi" Tarihi Merkezefendi Fırını'nda, "Zeytinburnu Kitapçısı Buluşmaları" Zeytinburnu Kitapçısı'nda ve "İrfani Türküler" Merkezefendi Dârülkurrâsı'nda düzenlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Etkinlik Takvimi</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/zeytinburnu-kultur-sanatta-12-18-ekim-etkinlik-takvimi-aciklandi-sinema-tiyatro-ve-soylesiler</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/480-500-14.jpg" type="image/jpeg" length="37980"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mahkemeden ünlü repçiye edebiyat şartı: Türk edebiyatı eğitimi alacak]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/mahkemeden-unlu-repciye-edebiyat-sarti-turk-edebiyati-egitimi-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/mahkemeden-unlu-repciye-edebiyat-sarti-turk-edebiyati-egitimi-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Ahlaka mugayir" şarkı sözleri nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan Lvbel C5, tutuklama talebiyle sevk edildiği hâkimlik tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Rapçi Süleyman Burak Bodur'a yurt dışına çıkış yasağı ve haftada iki gün imza verme yükümlülüğünün yanı sıra Türk edebiyatı eğitimi alma şartı getirildi. Karar, kitap okuma ve edebiyat eğitiminin adli kontrol tedbirleri arasında yer almasıyla gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lvbel C5 sahne adıyla tanınan rapçi Süleyman Burak Bodur hakkında, Asya Alizade ile birlikte seslendirdiği “Kahpe” adlı şarkının sözleri nedeniyle başlatılan soruşturmada Türk edebiyatını ilgilendiren bir karar verildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanması istenen Bodur, Sulh Ceza Hâkimliğinin kararıyla adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Hâkimlik, rapçinin belirli yükümlülüklere uymasının yanı sıra Türk edebiyatına ilişkin eğitimine devam etmesine hükmetti.</p>

<p>11 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan karar, şarkı sözlerinin adli soruşturmaya konu olması ve rapçinin eğitim yükümlülüğünün Türk edebiyatıyla ilişkilendirilmesi bakımından kültür ve sanat gündeminde de yer buldu. Haberlerde kitap okuma ve edebiyat eğitimi olarak aktarılan tedbirin, adli kontrol kapsamında uygulanacağı belirtildi.</p>

<h3>ŞARKI SÖZLERİ NEDENİYLE SORUŞTURMA BAŞLATILDI</h3>

<p>İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu, Süleyman Burak Bodur'un Asya Alizade ile birlikte seslendirdiği “Kahpe” adlı şarkının sözleri hakkında soruşturma başlattı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine (CİMER) yapılan şikâyetlerin de gündeme geldiği soruşturmada, şarkıdaki bazı ifadelerin şiddet içerdiği ve suç işlemeye teşvik niteliği taşıdığı iddiaları üzerinde duruldu.</p>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Bodur, İstanbul Adalet Sarayı'na getirildi. Savcılıkta ifadesi alınan rapçiye, şarkı sözlerinde yer alan ve soruşturmaya konu edilen ifadeler hakkında sorular yöneltildi. Bodur ise söz konusu ifadelerin gerçek bir eylemi anlatmadığını, şarkının hayal gücüne dayalı olarak kaleme alındığını savundu.</p>

<h3>RAPÇİ ŞARKI SÖZLERİNİ HAYAL GÜCÜYLE YAZDIĞINI SÖYLEDİ</h3>

<p>Savcılık ifadesinde hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Süleyman Burak Bodur, şarkı sözlerini yazarken herhangi bir kişiyi suç işlemeye veya şiddete yönlendirme amacı taşımadığını belirtti. Rapçi, şiddet içerdiği ileri sürülen ifadelerin gerçek hayatta karşılığı bulunan bir eylem çağrısı olmadığını dile getirdi.</p>

<p>Bodur, savcılıktaki savunmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ben hayal kurarak şarkı sözlerini yazıyorum. Bu sözlerde özel bir kastım yoktur. Şiddet içeren bir durum söz konusu değildir, tamamen gençlere yönelik hayali sözlerdir.”</p>
</blockquote>

<p>Rapçi ayrıca şarkıda tartışmaya konu olan diğer bazı bölümlerin birlikte düet yaptığı Asya Alizade'ye ait olduğunu öne sürdü. Soruşturma kapsamında yöneltilen suçlamaları reddeden Bodur, şarkı sözlerinin yazılış amacıyla ilgili açıklamalarını savcılık ifadesine taşıdı.</p>

<h3>CİMER ŞİKÂYETLERİNİN ARDINDAN ŞARKIYI KALDIRDI</h3>

<p>Soruşturmanın ayrıntıları arasında şarkının dijital müzik platformlarından kaldırılması da yer aldı. Süleyman Burak Bodur, CİMER'e yapılan şikâyetlerden haberdar olduktan sonra “Kahpe” adlı şarkıyı bütün dijital platformlardan kaldırdığını söyledi. Rapçinin açıklamasına göre kaldırma işlemi, şarkı sözlerine ilişkin şikâyetleri öğrenmesinin ardından gerçekleştirildi.</p>

<p>Savcılık, Bodur'un ifadesinin alınmasının ardından dosyayı tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hâkimliğine gönderdi. Rapçi hakkındaki tutuklama talebinin gerekçesini ise Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen “suç işlemeye alenen tahrik” suçlaması oluşturdu.</p>

<h3>HÂKİMLİK TUTUKLAMA TALEBİNİ REDDETTİ</h3>

<p>Savcılığın tutuklama talebini değerlendiren Sulh Ceza Hâkimliği, soruşturma dosyasındaki delil durumunu ve Süleyman Burak Bodur'un kaçma şüphesinin bulunmamasını dikkate aldı. Hâkimlik, mevcut koşullarda tutuklama tedbirinin orantısız olacağına kanaat getirerek savcılığın talebini reddetti.</p>

<p>Tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına karar verildi. Böylece Bodur hakkında soruşturma sürecinde uyması gereken çeşitli yükümlülükler belirlendi. Hâkimliğin kararı, rapçinin hareket serbestisine ilişkin sınırlamaların yanında edebiyat eğitimini de kapsadı.</p>

<h3>TÜRK EDEBİYATI EĞİTİMİ ADLİ KONTROL ŞARTI OLDU</h3>

<p>Hâkimliğin kararında yer alan Türk edebiyatı eğitimi yükümlülüğü, soruşturmanın kültür ve edebiyat alanına uzanan yönünü oluşturdu. Basına yansıyan bilgilere göre Süleyman Burak Bodur'un Türk edebiyatına ilişkin eğitimine devam etmesi, uyması gereken adli kontrol tedbirleri arasında sayıldı. Söz konusu yükümlülük, çeşitli haberlerde “kitap okuma ve edebiyat eğitimi” şeklinde ifade edildi.</p>

<p>Kararda rapçinin hangi Türk edebiyatı eserlerini okuyacağına, hangi yazarların kitaplarıyla ilgileneceğine veya eğitimin hangi kurum tarafından verileceğine ilişkin ayrıntılar kamuoyuna aktarılan haberlerde yer almadı. Eğitim programının süresi, içeriği ve uygulanma yöntemi hakkında da açıklanmış bir bilgi bulunmuyor. Dolayısıyla rapçinin belirli bir kitap listesi üzerinden eğitim göreceğine ilişkin kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor.</p>

<h3>HAFTADA İKİ GÜN İMZA VE YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI</h3>

<p>Türk edebiyatına ilişkin eğitim yükümlülüğünün yanında Süleyman Burak Bodur hakkında iki ayrı adli kontrol tedbiri daha uygulanmasına karar verildi. Rapçinin yurt dışına çıkışı yasaklanırken haftanın pazartesi ve çarşamba günleri karakola giderek imza vermesi kararlaştırıldı.</p>

<p>Bodur'un belirlenen günlerde imza yükümlülüğünü yerine getirmesi ve Türk edebiyatına ilişkin eğitimine devam etmesi gerekiyor. Söz konusu tedbirler, soruşturma kapsamında verilen adli kontrol kararının parçalarını oluşturuyor. Hâkimliğin kararı bir mahkûmiyet hükmü değil, soruşturma sürecinde uygulanacak yükümlülükleri içeriyor.</p>

<h3>EDEBİYAT EĞİTİMİ KARARI NASIL UYGULANACAK?</h3>

<p>Şarkı sözleri nedeniyle başlatılan soruşturmada verilen edebiyat eğitimi şartının nasıl yerine getirileceği konusunda henüz ayrıntılı bir program açıklanmadı. Kamuoyuna yansıyan kararın içeriğinde Türk edebiyatına ilişkin eğitime devam edilmesi öngörülürken kitapların seçimi, eğitim faaliyetlerinin denetlenmesi ve programın tamamlanmasına ilişkin usuller belirtilmedi.</p>

<p>Kararda özellikle Türk edebiyatının adının geçmesi, soruşturmayı yalnızca müzik ve adliye gündemiyle sınırlı olmaktan çıkardı. Edebiyat eğitiminin adli kontrol yükümlülükleri arasında yer alması, olayın edebiyat yayıncılığı açısından da haber konusu olmasına neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SORUŞTURMA SÜRECİ DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Lvbel C5 hakkında verilen karar, şarkı sözleriyle ilgili suçlamaların kesinleştiği veya rapçinin suçlu bulunduğu anlamına gelmiyor. Sulh Ceza Hâkimliği, savcılığın tutuklama talebini reddederek soruşturma sürecinde uygulanacak adli kontrol tedbirlerini belirledi.</p>

<p>Süleyman Burak Bodur'un yurt dışına çıkış yasağına, haftada iki gün imza yükümlülüğüne ve Türk edebiyatı eğitimine ilişkin karara uyması gerekiyor. Dosyanın sonraki aşamalarına ve edebiyat eğitiminin uygulanmasına ilişkin yeni bir yargı kararı ise henüz kamuoyuna yansımadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/mahkemeden-unlu-repciye-edebiyat-sarti-turk-edebiyati-egitimi-alacak</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/images-6.jpg" type="image/jpeg" length="65031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ZKS'de yeni sezon başladı: 17 yılda 1,3 milyon sanatsever ağırlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/zksde-yeni-sezon-basladi-17-yilda-13-milyon-sanatsever-agirlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/zksde-yeni-sezon-basladi-17-yilda-13-milyon-sanatsever-agirlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zeytinburnu Kültür Sanat, 2026-2027 sezonunu 9 Ekim Cuma akşamı düzenlenen törenle açtı. Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman'ın katıldığı programda, Yılmaz Eneş'in "Geleneği Taşımak" adlı ebru sergisi sanatseverlerle buluştu. İstanbul Devlet Modern Folk Müzik Topluluğu ise "Sözün Yolculuğu" konseriyle sahne aldı. Açılışta merkezin 17 yıllık faaliyetlerine ilişkin veriler de paylaşıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zeytinburnu Kültür Sanat, 2026-2027 kültür ve sanat sezonuna 9 Ekim Cuma günü düzenlenen açılış programıyla başladı. Saat 19.00'da gerçekleştirilen törene Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, AK Parti Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman ve çok sayıda sanatsever katıldı. Program kapsamında merkezin bugüne kadar gerçekleştirdiği etkinlikler, kültür ve sanat eğitimleri ile yeni sezonda düzenlenecek faaliyetler gündeme geldi.</p>

<p>2009 yılından bu yana Zeytinburnu'nda faaliyet gösteren kültür ve sanat merkezi, yeni sezonun ilk gününde sergi ve konser programına ev sahipliği yaptı. Açılış konuşmalarının ardından ebru sanatçısı Yılmaz Eneş'in eserlerinden oluşan "Geleneği Taşımak" sergisi ziyarete açıldı. Saat 20.00'de ise İstanbul Devlet Modern Folk Müzik Topluluğu, "Sözün Yolculuğu" temalı konserini gerçekleştirdi. Açılış programına sanatseverler yoğun ilgi gösterdi.</p>

<h3>ÖMER ARISOY: ZEYTİNBURNU KÜLTÜR SANAT CANLI BİR MAHFİLE DÖNÜŞTÜ</h3>

<p>Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, açılış töreninde yaptığı konuşmada Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi'nin 17 yıllık faaliyetlerine değindi. Merkezin yalnızca etkinliklerin düzenlendiği bir mekân olmadığını belirten Arısoy, kültür ve sanat kursları, yarışmalar, söyleşiler ve farklı yaş gruplarına yönelik programlarla bir buluşma noktası haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Arısoy, merkezin yıllar içerisindeki gelişimini ve sanatseverlerle kurduğu ilişkiyi şu sözlerle anlattı:</p>

<p>"Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi'nin 17 yıllık yolculuğunda adım adım hakiki ve canlı bir mahfile dönüşmesinden elbette çok memnunuz. Hemşehrilerimizin merkezimizdeki kültür sanat kurslarında yeteneklerini keşfedip geliştirmeleri; sanatseverlerin etkinliklerimize gösterdikleri ilgi, yarışmalarımızda yeni sanatçıların neşvü nema bulması, ebediyete irtihal etmiş kültür insanlarının yad edilmesi, her yaştan sanatseverin mahfilimizde soluklanması, kültüre, sanata, tarihe, ülkemize ve dünyaya dair yeni şeyleri bu çatı altında öğrenmesi; her biri bizi ayrıca mutlu eden şevk kaynaklarımız."</p>

<h3>ZEYTİNBURNU KÜLTÜR SANAT'TA 17 YILDA 1 MİLYON 300 BİNİ AŞKIN KATILIMCI</h3>

<p>Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, merkezin 2009 yılından itibaren gerçekleştirdiği etkinliklere ilişkin sayısal verileri de açıkladı. Arısoy'un paylaştığı bilgilere göre Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi'nde 17 yılda 1.426 seminer ve söyleşi, 544 sinema gösterimi, 1.219 tiyatro gösterimi, 33'ü panel olmak üzere 394 özel etkinlik, 19 sempozyum, 123 sergi ve 688 konser düzenlendi. Söz konusu programlara toplam 1 milyon 300 bin 169 sanatsever katıldı.</p>

<p>Merkezin eğitim faaliyetlerine de değinen Arısoy, fotoğraf, diksiyon, yazarlık, ebru, minyatür ve tiyatro gibi alanlarda her yıl ortalama 25 farklı branşta kurs açıldığını belirtti. Bugüne kadar düzenlenen kurslardan 16 bin 782 kişinin sertifika aldığını açıklayan Arısoy, 2026-2027 sezonunda ise 3 bin 274 kişinin kurslara başvurduğunu bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ÖMER ARISOY: SANATSEVERLERİN İLGİSİ ÇALIŞMA AZMİMİZİ ARTIRIYOR</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat'ın etkinlik ve kurslarına yönelik katılım verilerini paylaşan Ömer Arısoy, merkeze gelen ziyaretçilerin ilgisinin yeni çalışmalar açısından kendileri için önemli olduğunu söyledi. Kültür ve sanat faaliyetlerine katılan kişilerin memnuniyetini önemsediklerini belirten Arısoy, yalnızca sayısal verilere değil, ziyaretçilerin deneyimlerine de dikkat ettiklerini ifade etti.</p>

<p>Arısoy, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bu rakamlar, elbette çok şey anlatıyor ama bize asıl şevk veren, enerjimizi artıran; farklı sebeplerle buraya gelen insanların gözlerinde gördüğümüz ışık. Her bir sanatseverin ilgisi, her bir hemşehrimizin memnuniyeti çalışma azmimizi biraz daha artırıyor."</p>

<h3>HÜSEYİN YAYMAN: KÜLTÜRÜMÜZ KİMLİĞİMİZDİR</h3>

<p>AK Parti Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman da Zeytinburnu Kültür Sanat'ın yeni sezon açılışında konuşma yaptı. Yayman, kültürün toplumların kimliğindeki yerine değinerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye Yüzyılı perspektifi kapsamında kültür ve insan odaklı çalışmaların önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Konuşmasında mimar ve düşünür Turgut Cansever'in şehirlerin gelişimi ile nesillerin yetiştirilmesi arasındaki ilişkiye yönelik sözlerine atıfta bulunan Yayman, kültürel değerlerin korunması ve yaşatılmasına ilişkin görüşlerini paylaştı.</p>

<p>Yayman, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Turgut Cansever Hoca'mızın güzel bir sözü vardır. 'Bir şehri ihya ederken nesilleri inşa etmezsek o nesiller sonra dönüp o şehri tahrip ederler.' der Turgut Cansever. Bugün biz de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye Yüzyılı perspektifi doğrultusunda sadece yollar, köprüler, hastaneler, bayındırlık faaliyetleri yapmakla yetinmiyoruz; aynı zamanda insanı ve kültürü, bizi bizi yapan değerleri yeniden ayağa kaldırmak istiyoruz. Kültürümüz kimliğimizdir, bizi biz yapan değerlerdir."</p>

<h3>YILMAZ ENEŞ'İN "GELENEĞİ TAŞIMAK" EBRU SERGİSİ AÇILDI</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat'ın yeni sezonundaki ilk sergi, ebru sanatçısı Yılmaz Eneş'in eserlerinden oluşan "Geleneği Taşımak" oldu. Açılış konuşmalarının ardından ziyaretçilerle buluşan sergide, geleneksel Türk sanatları arasında yer alan ebru sanatının farklı örnekleri sergilenmeye başladı.</p>

<p>Uzun yıllardır ebru alanında eserler üreten ve eğitimler veren Yılmaz Eneş, çalışmalarında geleneksel sanatın tekniklerini kendine özgü bir üslupla ele alıyor. Sanatçının eserlerinden oluşan sergi, ebru sanatının geçmişten günümüze uzanan birikimini ziyaretçilere sunuyor. Serginin küratörlüğünü ise Mehmet Lütfi Şen üstleniyor.</p>

<h3>"GELENEĞİ TAŞIMAK" SERGİSİ 22 KASIM'A KADAR ZİYARET EDİLEBİLECEK</h3>

<p>9 Ekim 2026 Cuma günü açılan "Geleneği Taşımak" sergisi, 22 Kasım 2026 Pazar gününe kadar Zeytinburnu Kültür Sanat'ta ziyaret edilebilecek. Sergi, haftanın her günü saat 10.00 ile 00.00 arasında sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.</p>

<p>Sergi tarihleri: 9 Ekim – 22 Kasım 2026</p>

<p>Ziyaret saatleri: Her gün 10.00–00.00</p>

<p>Yer: Zeytinburnu Kültür Sanat</p>

<p>Küratör: Mehmet Lütfi Şen</p>

<h3>İSTANBUL DEVLET MODERN FOLK MÜZİK TOPLULUĞU'NDAN "SÖZÜN YOLCULUĞU" KONSERİ</h3>

<p>Yeni sezon açılış programının müzik bölümünde İstanbul Devlet Modern Folk Müzik Topluluğu sahne aldı. Saat 20.00'de başlayan "Sözün Yolculuğu" temalı konser, açılış töreni ve sergi ziyaretinin ardından gerçekleştirildi.</p>

<p>Konser programıyla birlikte Zeytinburnu Kültür Sanat'ın 2026-2027 sezonunun ilk akşamı tamamlandı. Açılışa katılan sanatseverler, aynı program kapsamında hem geleneksel ebru sanatının örneklerini görme hem de müzik dinletisine katılma imkânı buldu.</p>

<h3>ZEYTİNBURNU KÜLTÜR SANAT'TA EKİM AYI ETKİNLİKLERİ DEVAM EDECEK</h3>

<p>Zeytinburnu Kültür Sanat, yeni sezonda da farklı sanat dallarından isimleri ve çeşitli kültürel etkinlikleri ziyaretçilerle buluşturacak. Merkezin ekim ayı programında farklı alanlarda düzenlenecek etkinlikler yer alırken sezon boyunca kültür ve sanat kursları da sürdürülecek.</p>

<p>Ekim ayındaki etkinliklerin ayrıntılı takvimi ve program içerikleri, Zeytinburnu Kültür Sanat'ın resmî internet sitesinde yayımlanan aylık katalog üzerinden incelenebilecek. Merkez, 2026-2027 sezonunda sergi, konser, söyleşi, tiyatro ve eğitim faaliyetlerine ev sahipliği yapmayı sürdürecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/zksde-yeni-sezon-basladi-17-yilda-13-milyon-sanatsever-agirlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 16:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/acilis-gorseli-4.jpg" type="image/jpeg" length="50930"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esenler'de 2026-2027 kültür sanat sezonu açıldı: 125 bin hanede Sezai Karakoç okunacak]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/esenlerde-2026-2027-kultur-sanat-sezonu-acildi-125-bin-hanede-sezai-karakoc-okunacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/esenlerde-2026-2027-kultur-sanat-sezonu-acildi-125-bin-hanede-sezai-karakoc-okunacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Esenler Belediyesi, 2026-2027 Kültür Sanat Sezonu'nu şair ve düşünür Sezai Karakoç'a adadı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in katıldığı açılışta Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, ilçedeki 125 bin hanede Sezai Karakoç'un eserlerinin okunacağını açıkladı. Göksu, Esenler'deki kültür sanat etkinliklerinin seyirci kapasitesinin 250 koltuktan yaklaşık 13 bine yükseldiğini belirterek ilçenin suç oranlarına ilişkin verileri de paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Esenler Belediyesi, her yıl farklı bir tarihî şahsiyetin düşünce ve eserlerini merkeze aldığı kültür sanat sezonlarının 2026-2027 dönemini Türk edebiyatının şair ve düşünürlerinden Sezai Karakoç'a ithaf etti. Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen sezon açılış programı, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu'nun ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Törene AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in yanı sıra kültür, sanat, edebiyat, siyaset ve medya dünyasından çok sayıda davetli katıldı. Programda Sezai Karakoç'un edebî mirası, kültür ve sanatın şehir yaşamındaki yeri ve Esenler'de yürütülen çalışmalar ele alındı.</p>

<h3>ESENLER'DE SEZAİ KARAKOÇ KÜLTÜR SANAT SEZONU TÖRENLE AÇILDI</h3>

<p>Esenler Belediyesi'nin 2026-2027 Kültür Sanat Sezonu açılışı Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Sunuculuğunu İsa Yeşilyurt'un üstlendiği programda Sezai Karakoç'un hayatını ve düşünce dünyasını konu alan özel bir animasyon film izleyicilerle buluşturuldu. Şehir Ekranı ekibi tarafından yapay zekâ teknolojisinden yararlanılarak 2D animasyon tekniğiyle hazırlanan filmde Karakoç'un yaşamı ve düşünceleri anlatıldı.</p>

<p>Açılışta ayrıca bir önceki dönem olan Cemil Meriç Kültür Sanat Sezonu kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların yer aldığı tanıtım filmi gösterildi. Programın sanat bölümünde oyuncu Ali Nuri Türkoğlu, Sezai Karakoç'un şiirlerinden oluşan özel bir dinleti sundu. Böylece yeni sezonun açılışında hem önceki dönemin faaliyetlerine hem de Sezai Karakoç'un edebî eserlerine yer verildi.</p>

<h3>ÖMER ÇELİK: KÜLTÜR SANAT BİR EĞLENCE DEĞİL, DİRİLİŞ FAALİYETİDİR</h3>

<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, açılış törenindeki konuşmasına gençlerin programa gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladı. Esenler'de kültür, sanat ve edebiyat alanında gerçekleştirilen çalışmaların şehirlerin kimliğini ve hafızasını yaşatmak açısından önem taşıdığını belirten Çelik, Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu'yu çalışmalarından dolayı tebrik etti.</p>

<p>Toplumların dillerini, düşünce birikimlerini ve kültürel miraslarını korumalarının önemine değinen Çelik, geçmiş dönemlerde yaşamış düşünürlerle bağ kurulmasının bugünün dünyasını anlamak açısından gerekli olduğunu ifade etti. Kültür ve sanatın yalnızca eğlence amacıyla yapılan etkinlikler olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Çelik, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Biz bugün bu çağa yeni bir şey söylemek istiyorsak öncekilerin söylediklerini kendimize yâr edineceğiz. Sezai Karakoç'la, Yusuf Has Hacib'le ve diğer düşünürlerle yakınlık kurmadan bugün tarihle ve coğrafyayla doğru bir ilişki yaşayamayız. Bugün en büyük direniş kültürel direniştir. En büyük savaş, kavramların savaşıdır. Kültür ve sanat faaliyetleri, özellikle gençlerin tarihleriyle, dilleriyle ve medeniyet birikimleriyle bağ kurmaları açısından büyük önem taşıyor."</p>
</blockquote>

<h3>ÖMER ÇELİK'TEN SEZAİ KARAKOÇ'UN DİRİLİŞ DÜŞÜNCESİNE VURGU</h3>

<p>Konuşmasında Sezai Karakoç'un düşünce dünyasına da değinen Ömer Çelik, kültür ve sanat faaliyetlerini toplumların tarihsel birikimleriyle bağ kurmasını sağlayan bir alan olarak tanımladı. Karakoç'un diriliş düşüncesine atıfta bulunan Çelik, yeni kültür sanat sezonunun şairin hatırasına uygun biçimde düzenlenmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Çelik, konuşmasının devamında şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Kültür sanat bir eğlence faaliyeti değil, bir varoluş faaliyetidir, bir diriliş faaliyetidir. Onun için başkanımızı tebrik ediyorum. Bu zamanda, bu coğrafyada ve dünyanın mevcut gündemi içerisinde büyük bir diriliş şairinin hatırasına ve ismine uygun bir kültür sanat sezonunun açılıyor olması, aslında bu çağa verecek bir cevabımız olduğunu da göstermeye çalışıyor."</p>
</blockquote>

<h3>"YAPAY ZEKÂYLA ADAM ÖLDÜRENLERE KARŞI DİRİLİŞLE CEVAP VERİYORUZ"</h3>

<p>Ömer Çelik, konuşmasının bir bölümünde teknolojinin kullanımı, kültürel kimlik ve medeniyet anlayışı üzerinde durdu. Yapay zekâ ve ileri teknolojilerin insan hayatına etkilerine değinen Çelik, teknolojik silahların kullanımına karşı kültürel ve düşünsel birikimin korunması gerektiğini savundu.</p>

<p>Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>"Biz insanlığa diyoruz ki yapay zekâyla adam öldürenlere karşı dirilişle cevap veriyoruz. Ellerindeki en yüksek teknolojik silahlarla insanın zihnini çalmaya çalışanlara karşı medeniyet tasavvurumuzla cevap veriyoruz. Sevdiklerimizi çalmaya çalışanlara karşı fikrimizle, düşüncemizle, imanımızla ve özgüvenimizle cevap veriyoruz. Doğu da bizimdir, Batı da bizimdir."</p>
</blockquote>

<h3>ÖMER ÇELİK GENÇLİK YILLARINI ANLATTI: BUNLAR OLAĞANÜSTÜ FIRSATLAR</h3>

<p>Esenler Belediyesi'nin yeni kültür sanat sezonundaki etkinliklere katılmayı planladığını açıklayan Ömer Çelik, özellikle sinema programlarını takip etmek istediğini belirtti. İlçede farklı sanat dallarına yönelik çalışmaların bulunmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Çelik, gençlere sunulan kültürel imkanları kendi öğrencilik yıllarıyla karşılaştırdı.</p>

<p>Ankara'da öğrencilik yaptığı dönemde kitaplara ulaşmakta yaşadığı güçlükleri anlatan Çelik, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Muhtemelen en çok sinema etkinliklerine katılacağım. Buradaki çok boyutlu kültür ve sanat anlayışından gerçekten mutlu oldum. Özellikle genç arkadaşlarıma şunu söylemek istiyorum: Ben öğrenciyken Ankara'da Zafer Çarşısı vardı. Yerde eğilip okuyamadığım bir kitabı arar, bazen de paramız olmadığı için istediğimiz kitapları alamazdık. Bugün burada ise gençlerin yararlanabileceği pek çok imkân var. Bunlar olağanüstü fırsatlar."</p>
</blockquote>

<h3>ESENLER'DE 125 BİN HANEDE SEZAİ KARAKOÇ'UN ESERLERİ OKUNACAK</h3>

<p>Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, açılış programında yaptığı konuşmada 2026-2027 Kültür Sanat Sezonu'nun Sezai Karakoç'un eserleri ve düşünceleri etrafında şekillendirildiğini belirtti. Karakoç'un yalnızca edebiyat alanında değil, düşünce ve medeniyet anlayışı bakımından da önemli bir isim olduğunu ifade eden Göksu, yeni sezonda şairin eserlerini toplumun farklı kesimleriyle buluşturmayı amaçladıklarını söyledi.</p>

<p>Göksu, Esenler'de 125 bin hanenin Sezai Karakoç'un eserleriyle buluşturulacağını açıklayarak şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Dünya hayatını kendisine bir sürgün olarak tarif eden, insanın fıtratında var olan cesareti diriliş olarak tanımlayan; büyük bir medeniyet işçisi olarak şiir ve edebiyatla düşüncelerini yüreklere nakşeden Sezai Karakoç ile sezonumuzu taçlandırıyoruz. Karakoç, sadece bir şair değil, büyük bir medeniyet işçisi. Bu yıl Esenler'de 125 bin hanede Sezai Karakoç okunacak. Bu yıl sabah akşam Sezai Karakoç diyeceğiz."</p>
</blockquote>

<h3>GÖKSU: ŞEHRİ İMAR EDERKEN İNSANI İHMAL ETMEMEK GEREKİYOR</h3>

<p>Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, konuşmasının devamında şehirlerin gelişiminin yalnızca fiziksel yatırımlarla sınırlı olmadığını belirtti. Kültür ve sanat çalışmalarının şehirde yaşayan insanların düşünce dünyasına ve toplumsal yaşama katkı sağladığını ifade eden Göksu, mimar Turgut Cansever'in şehir ve insan ilişkisine yönelik sözlerini hatırlattı.</p>

<p>Göksu, şehirlerin gelişiminde kültürel yatırımların yerini anlatırken şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Eğer siz bir şehri imar etmek istiyorsanız sadece yollarını yapmış, binalarını yenilemiş olmanız şehri imar etmiş olduğunuz anlamına gelmiyor. Merhum Turgut Cansever'in ifadesiyle, 'Şehri imar ederken şehrin insanını, neslini ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil imar ettiğiniz şehri tahrip eder.' İşte biz biliyoruz ki bir şehri inşa ve imar etmek istiyorsanız duvarlarından değil, içindeki insanın gönül dünyasından başlayacaksınız."</p>
</blockquote>

<p>Kültürün gündelik yaşamla bağlantılı bir birikim ve gelişim süreci olduğunu söyleyen Göksu, belediyenin kültür sanat yatırımlarını şehir yönetiminin bir parçası olarak gördüklerini dile getirdi.</p>

<h3>ESENLER'DE KÜLTÜR SANAT KAPASİTESİ 250 KOLTUKTAN 13 BİNE YÜKSELDİ</h3>

<p>Esenler Belediyesi'nin kültür ve sanat alanındaki yatırımlarına ilişkin sayısal bilgiler de paylaşan Mehmet Tevfik Göksu, göreve başladıkları dönemde ilçedeki etkinlik salonlarının toplam 250 koltuk kapasitesine sahip olduğunu açıkladı. Göksu, yapılan çalışmalarla birlikte kültür sanat etkinlikleri için kullanılabilen toplam kapasitenin yaklaşık 13 bin koltuğa ulaştığını belirtti.</p>

<p>Belediye Başkanı, geçmişte ilçede kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapan yalnızca bir salon bulunduğunu, bugün ise onlarca salonun hizmet verdiğini ifade etti. Göksu, "Kültür ve sanatın bir şehre neler kattığını görmek istiyorsanız Esenler'e gelip bakabilirsiniz." sözleriyle ilçedeki çalışmalarına değindi.</p>

<h3>GÖKSU ESENLER'İN SUÇ ORANLARINA İLİŞKİN VERİLERİ PAYLAŞTI</h3>

<p>Mehmet Tevfik Göksu, açılış konuşmasında Esenler'in geçmiş yıllardaki suç oranlarına ilişkin bilgiler de verdi. Belediye Başkanı, 2009 yılında Esenler'in İstanbul'da suç oranlarının en yüksek olduğu ilk üç ilçe arasında yer aldığını, 2017-2018 dönemine gelindiğinde ise suç oranlarının en düşük olduğu üç ilçeden biri haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Göksu, ilçede yürütülen kültür ve sanat çalışmalarını anlatırken söz konusu değişime de değindi. Açıklamasında kullanılan suç oranı verilerinin hangi resmî istatistiklere dayandığına ilişkin ayrıca bir bilgi paylaşılmadı. Belediye Başkanı, konuşmasını Esenler'deki kültür sanat faaliyetlerini sürdüreceklerini belirterek tamamladı.</p>

<h3>KÜLTÜR SANAT SEZONU AÇILIŞI HEDİYE TAKDİMİYLE SONA ERDİ</h3>

<p>Esenler Belediyesi'nin Sezai Karakoç'a adadığı 2026-2027 Kültür Sanat Sezonu'nun açılış programı, konuşmalar ve sanat etkinliklerinin ardından tamamlandı. Programın sonunda Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik'e hediye takdim etti.</p>

<p>Açılış töreni, protokol üyeleri ve davetlilerin katıldığı hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Esenler Belediyesi, yeni kültür sanat sezonunda Sezai Karakoç'un eserlerini ve düşünce dünyasını merkeze alan çalışmalar gerçekleştireceğini duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/esenlerde-2026-2027-kultur-sanat-sezonu-acildi-125-bin-hanede-sezai-karakoc-okunacak</guid>
      <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/esenler-44.jpg" type="image/jpeg" length="52963"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Gemuhluoğlu vefatının 49. yılında Arapgir'de anıldı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/fethi-gemuhluoglu-vefatinin-49-yilinda-arapgirde-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/fethi-gemuhluoglu-vefatinin-49-yilinda-arapgirde-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fikir ve gönül insanı Fethi Gemuhluoğlu, vefatının 49. yılında memleketi Malatya'nın Arapgir ilçesinde düzenlenen programla anıldı. Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı, Gemuhluoğlu'nun hayatını, düşünce dünyasını ve Türkiye'ye yaptığı hizmetleri anlattı. Bıyıklı, İstanbul'da doğmasına rağmen Arapgir'e duyduğu özlemi hayatı boyunca dile getiren Gemuhluoğlu'nun memleketiyle kurduğu bağı kendi sözleri üzerinden aktardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fikir ve gönül insanı Fethi Gemuhluoğlu, vefatının 49. yıl dönümünde Malatya'nın Arapgir ilçesinde gerçekleştirilen anma programıyla yad edildi. Arapgir Belediyesi ve Arapgir İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinlikte, Gemuhluoğlu'nun yaşamı, fikirleri, memleketine bağlılığı ve genç nesillerin yetişmesine yönelik çalışmaları ele alındı. Samime Aydınlar Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programa Gemuhluoğlu'nun ailesi, yazarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Anma programında konuşmacı olarak yer alan Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı, Fethi Gemuhluoğlu'nun hayatından kesitler paylaşarak düşünce dünyasını ve Türkiye'ye sunduğu hizmetleri anlattı. Gemuhluoğlu'nun özellikle genç nesillerin yetişmesindeki öncü rolüne değinen Bıyıklı, onun memleketi Arapgir'e duyduğu sevgi ve özlemi de kendi ifadeleriyle katılımcılara aktardı.</p>

<h3>MAHMUT BIYIKLI, FETHİ GEMUHLUOĞLU'NUN HAYATINI VE FİKİR DÜNYASINI ANLATTI</h3>

<p>Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı, Arapgir'deki anma programında Fethi Gemuhluoğlu'nun yaşamı boyunca sürdürdüğü çalışmalar üzerinde durdu. Gemuhluoğlu'nun fikir dünyasını, Türkiye'ye yaptığı hizmetleri ve gençlerin yetişmesine yönelik katkılarını anlatan Bıyıklı, onun memleketiyle ilişkisine de konuşmasında geniş yer ayırdı.</p>

<p>Gemuhluoğlu'nun İstanbul'da dünyaya gelmesine rağmen ailesinin köklerinin bulunduğu Arapgir'e büyük bir bağlılık duyduğunu belirten Bıyıklı, bu bağlılığın hayatı boyunca devam ettiğini ifade etti. Annesi tarafından Arapgir kültürüyle yetiştirilen Gemuhluoğlu'nun memleketine ilişkin sözlerini hatırlatan Bıyıklı, onun Arapgir'e duyduğu sevgi ve özlemi çeşitli dönemlerde yaptığı açıklamalardan örneklerle anlattı.</p>

<h3>FETHİ GEMUHLUOĞLU'NUN ARAPGİR SEVGİSİ ANLATILDI</h3>

<p>Mahmut Bıyıklı, Fethi Gemuhluoğlu'nun İstanbul'da doğmuş olmasına rağmen kendisini her zaman Arapgirli olarak tanımladığını belirtti. Gemuhluoğlu'nun ailesinden aldığı kültürel mirasla memleketine bağlılığını sürdürdüğünü dile getiren Bıyıklı, onun Arapgir'e yönelik duygularını yalnızca sözlerinde değil, yazılarında da ifade ettiğini söyledi.</p>

<p><img alt="H U Ncso R X A A A9 Llb" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/h-u-ncso-r-x-a-a-a9-llb.jpg" width="1280" /></p>

<p>Bıyıklı, Gemuhluoğlu'nun memleketine duyduğu özlemi hayatının farklı dönemlerinde dile getirdiğini belirterek Arapgir ile kurduğu bağın aile geçmişi ve yetiştiği kültürle ilişkili olduğunu aktardı. Gemuhluoğlu'nun annesinden öğrendiği Arapgir kültürünü benimsediğini ve çocuklarının da aynı memleket aidiyetini taşımasını istediğini ifade etti.</p>

<h3>"ARAPGİRLİYİM DİYORUM, KÂFİ DEĞİL Mİ?"</h3>

<p>Mahmut Bıyıklı, konuşmasında Fethi Gemuhluoğlu'nun Arapgir Postası gazetesinin kurucusu merhum Kamuran Sezer'e verdiği röportajdan da söz etti. Gemuhluoğlu'nun söz konusu röportajda memleketine bağlılığını açık biçimde dile getirdiğini belirten Bıyıklı, onun Arapgirli kimliğine verdiği önemi kendi ifadeleriyle katılımcılara aktardı.</p>

<p>Gemuhluoğlu'nun Kamuran Sezer'e verdiği röportajda kullandığı şu sözleri hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>"Bunları bana uzun uzun anlattırmanızın bir faydası yok. Arapgirliyim diyorum, kâfi değil mi? İstikbalde çocuklarım da oralı olacak."</p>
</blockquote>

<p>Bıyıklı, Gemuhluoğlu'nun söz konusu ifadeleriyle memleketine bağlılığını ve çocuklarının da Arapgirli kimliğiyle yetişmesine yönelik arzusunu dile getirdiğini belirtti. Röportajda yer alan ifadelerin, Gemuhluoğlu'nun Arapgir ile kurduğu bağın gelecek nesillere uzanmasını istediğini ortaya koyduğunu aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"ARAPGİR'İ NE KADAR ÖZLEDİĞİMİ BİLEMEZSİNİZ"</h3>

<p>Fethi Gemuhluoğlu'nun Arapgir'e duyduğu özlemin yazılarına da yansıdığını anlatan Mahmut Bıyıklı, onun memleketine ilişkin sözlerinden bir başka bölümü katılımcılarla paylaştı. Gemuhluoğlu'nun Arapgir'e yeniden gelme isteğini sık sık dile getirdiğini belirten Bıyıklı, memleket özlemini anlatan ifadelerini hatırlattı.</p>

<p>Gemuhluoğlu'nun Arapgir'e yönelik duygularını şu sözlerle dile getirdiğini aktardı:</p>

<blockquote>
<p>"Arapgir'i ne kadar özlediğimi bilemezsiniz. Yazılarım bu özlemle dolu değilse hüzünlenirim. İlk fırsatta gelecek ve candan bir merhaba diyeceğim."</p>
</blockquote>

<p>Bıyıklı, Gemuhluoğlu'nun memleketine ilişkin düşüncelerinde özlem duygusunun önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Arapgir'e yeniden kavuşma arzusunu yazılarında ve konuşmalarında dile getiren Gemuhluoğlu'nun, doğduğu şehirden farklı bir yerde bulunan aile kökleriyle bağını sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<h3>FETHİ GEMUHLUOĞLU 1946 YILINDA ARAPGİR'DE 45 GÜN KALDI</h3>

<p>Mahmut Bıyıklı, Fethi Gemuhluoğlu'nun Arapgir'e gerçekleştirdiği ziyaretlerden de söz ederek 1946 yılında ilçede 45 gün kaldığını anlattı. Gemuhluoğlu'nun söz konusu ziyaret sırasında Arapgir'in köylerini dolaştığını belirten Bıyıklı, onun ilçede gitmediği köy bırakmadığını söyledi.</p>

<p>Gemuhluoğlu'nun 45 günlük ziyaretinde Arapgir'in farklı yerleşimlerini görme fırsatı bulduğunu aktaran Bıyıklı, memleketine duyduğu bağlılığın yaşamı boyunca sürdüğünü ifade etti. İstanbul'da doğup yetişen Gemuhluoğlu'nun Arapgir'i ziyaret etmesi ve ilçenin köylerini dolaşması, anma programında memleketiyle ilişkisi kapsamında ele alındı.</p>

<h3>MAHMUT BIYIKLI: ARAPGİR ASLA UNUTULMAYACAK MUHTEŞEM BİR YER</h3>

<p>Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı, anma programı kapsamında Arapgir'de geçirdikleri iki güne ilişkin izlenimlerini de paylaştı. Gemuhluoğlu'nun memleketine duyduğu sevgiyi ilçeyi ziyaret ettiklerinde daha yakından hissettiklerini belirten Bıyıklı, Arapgir'in insanlarını, doğal çevresini ve farklı mekânlarını tanıma fırsatı bulduklarını anlattı.</p>

<p>Bıyıklı, Arapgir ziyaretini Fethi Gemuhluoğlu'nun sözlerine atıfta bulunarak şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>"Biz de iki gün boyunca Arapgir'in insanlarına, mekânlarına, ağacına, kurduna, kuşuna, çiçeklerine, dağlarına, taşlarına ve ırmaklarına Gemuhluoğlu'nun diliyle candan bir merhaba dedik. Gördük ki Arapgir asla unutulmayacak muhteşem bir yer."</p>
</blockquote>

<p>Bıyıklı, ilçede geçirdikleri süre boyunca Gemuhluoğlu'nun Arapgir'e duyduğu bağlılığı onun sözleri üzerinden yeniden hatırladıklarını dile getirdi. Arapgir'in insanları ve doğal çevresiyle kurdukları ilişkiyi anlatan Bıyıklı, ziyaret boyunca Gemuhluoğlu'nun memleketine yönelik ifadelerini hatırladıklarını belirtti.</p>

<h3>ARAPGİR'DEKİ ANMA PROGRAMINA AİLESİ VE VATANDAŞLAR KATILDI</h3>

<p>Fethi Gemuhluoğlu'nun vefatının 49. yılı dolayısıyla düzenlenen anma programı, Arapgir Belediyesi ile Arapgir İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün organizasyonuyla Samime Aydınlar Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Etkinlikte Gemuhluoğlu'nun ailesinin yanı sıra yazarlar ve çok sayıda vatandaş yer aldı.</p>

<p>Programda Gemuhluoğlu'nun hayatı, düşünceleri, genç nesillerin yetişmesine yönelik hizmetleri ve Arapgir'e duyduğu bağlılık ele alındı. Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı'nın konuşmasında Gemuhluoğlu'nun geçmişte verdiği röportajlar, memleket özlemini anlattığı sözleri ve 1946 yılındaki Arapgir ziyareti öne çıkan konular arasında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/fethi-gemuhluoglu-vefatinin-49-yilinda-arapgirde-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 22:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/gemuhluoglu.jpg" type="image/jpeg" length="55491"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erhan Erken’in “Ticaretin Kalbinden” kitabı yayımlandı: 4 yılın birikimi 28 yazıda toplandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/erhan-erkenin-ticaretin-kalbinden-kitabi-yayimlandi-4-yilin-birikimi-28-yazida-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/erhan-erkenin-ticaretin-kalbinden-kitabi-yayimlandi-4-yilin-birikimi-28-yazida-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Ticaret Odası (İTO) 21. Dönem Meclisinin son toplantısında Erhan Erken’in kaleme aldığı “Ticaretin Kalbinden” kitabı meclis üyelerine armağan edildi. Profil Yayınlarından çıkan eser, Erken’in dört yıl boyunca İTO Meclisinde ve üniversitedeki toplantılarda yaptığı konuşmalardan seçilen 28 yazıyı bir araya getiriyor. Kitapta ekonomi, ticaret, tarih, kültür, ahlak ve uluslararası gelişmeler gibi farklı konular ele alınıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erhan Erken’in dört yıllık konuşma ve değerlendirmelerinden derlenen “Ticaretin Kalbinden” adlı kitabı okuyucularla buluştu. Profil Yayınları tarafından yayımlanan eser, İstanbul Ticaret Odası 21. Dönem Meclisinin son toplantısında üyelere hediye edildi. Erken, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada kitabın hazırlanma sürecine ve içeriğine ilişkin bilgiler paylaştı.</p>

<p>Dört yıl boyunca İTO Meclisinde ve üniversitede gerçekleştirilen toplantılarda yaptığı konuşmalardan seçilen 28 yazının yer aldığı kitap, söz konusu dönemde gündeme getirilen konuları ve paylaşılan görüşleri kapsıyor. Erken, eserin dört yıllık çalışmaların bir özeti niteliğinde olduğunu ifade etti.</p>

<h3>İTO MECLİSİNİN SON TOPLANTISINDA ÜYELERE ARMAĞAN EDİLDİ</h3>

<p>İstanbul Ticaret Odası 21. Dönem Meclisinin son toplantısında üyelere “Ticaretin Kalbinden” kitabı takdim edildi. Erhan Erken, sosyal medya paylaşımında eserin ortaya çıkış sürecini anlatarak dört yıl boyunca gerçekleştirilen toplantılarda yaptığı konuşmalar arasından seçilen metinlerin kitaplaştırıldığını belirtti.</p>

<p>Erken, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"21.Dönem İTO Meclisinin son toplantısında üyelerimize TİCARETİN KALBİNDEN isimli son yayınlanan kitabımızı armağan ettik. Dört yıl boyunca Meclis’teki ve Üniversitemizdeki toplantılarda yaptığım konuşmaların içinden seçtiğimiz 28 yazıdan oluşan kitap, adeta 4 yılın bir özetini oluşturuyor."</p>
</blockquote>

<h3>PROFİL YAYINLARINDAN ÇIKAN KİTABA MÜNİR ÜSTÜN'ÜN KATKISI</h3>

<p>“Ticaretin Kalbinden” kitabı, Profil Yayınları tarafından yayımlandı. Erhan Erken, kitabın yayımlanma sürecinde yayınevi sahibi Münir Üstün'ün katkısının bulunduğunu belirterek eserin satışa sunulacağını da açıkladı.</p>

<p>Erken, yayımlanma sürecine ilişkin açıklamasında, "Kitabımız Profil yayınlarından çıktı. Yayınevi sahibi Münir Üstün kardeşimin katkısıyla vücut bulan kitabımız inşallah satışa da arz ediliyor" ifadelerine yer verdi. Çalışmaya katkıda bulunanlara teşekkür eden Erken, kitabı okuyacak kişilerin İTO Meclis üyeleriyle paylaşılan görüş ve düşüncelerin yanı sıra gündeme taşınan konuları da görebileceğini kaydetti.</p>

<h3>KİTAPTA TEFEKKÜR, AHLAK VE HAYAT KONULARI ELE ALINIYOR</h3>

<p>Kitabın içindekiler bölümünde ilk ana başlıklardan biri “Tefekkür, Ahlak ve Hayat” olarak yer alıyor. Sayfa 11'de başlayan bölümde bireysel hayat, insan ilişkileri, ahlaki değerler ve düşünce dünyasına ilişkin yazılar bulunuyor.</p>

<p>Bölümde “Yeni Bir Kırmızı Sabah İçin Yol Açtığı Sonuçlar”, “Ağustos Böceğinin Sesini Duyabilmek”, “Birinci Sınıf Fikirlerin Ortaya Çıkması İçin Gayret Etmek”, “Sahip Olmak Ya Da Olmak”, “Fütüvvet Ruhu” ve “Ahlâk Anlayışıyla Günümüze Bakış” başlıklı metinlere yer veriliyor. Söz konusu yazılar, kitabın ilk bölümünde farklı düşünce ve hayat konularını bir araya getiriyor.</p>

<h3>İNSAN VE KÜLTÜR BÖLÜMÜNDE KİTAPLAR, TARİHİ ŞAHSİYETLER VE ŞEHİRLER VAR</h3>

<p>Sayfa 63'te başlayan “İnsan ve Kültür” bölümünde kitap okuma, tarihi şahsiyetler, kültürel miras ve şehir hayatına ilişkin başlıklar bulunuyor. “Kitap Okumak Ne İşe Yarar?” ve “Bir Güvercin Hikâyesinin Düşündürdükleri” başlıklı yazıların ardından “Edebiyat Dünyamızdan Üç Önemli Kişiyi Rahmetle Andık” başlığı geliyor.</p>

<p>Aynı bölümde “Modern Şehirleşme ve Kadın: Ahi Bacı Modelinin Güncel Yansıması”, “Turgut Özal ve Bir Dönemin Dönüşümü” ile “Kapalıçarşı Sadece Bir Çarşı Değil, Yaşayan Bir Medeniyet Okuludur” başlıklı yazılar da yer alıyor. Kapalıçarşı'ya ilişkin metin sayfa 96'da, Turgut Özal'a ilişkin yazı ise sayfa 86'da başlıyor.</p>

<h3>TARİHE BAKIŞ BÖLÜMÜNDE CUMHURİYETİN YÜZÜNCÜ YILI VE SİYASET VAR</h3>

<p>Kitabın “Tarihe Bakış” bölümü sayfa 105'te başlıyor. Bölümde siyasetin tarihsel gelişimi, Türk kavramı ve Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig adlı eseri gibi konular ele alınıyor.</p>

<p>“Siyasetnamelerle Şekillenen Siyaset”, “Kut Kavramı ve Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig'i”, “Temmuz ve Muharrem Aylarında Hatırlamamız Gerekenler” ve “Türkiye Cumhuriyeti'nin Yüzüncü Yılını Kutlarken” başlıklı yazılar bölümün içeriğini oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kitabın devamında “Cumhuriyet'in Birinci Yüzyılı Biterken Kısa Bir Geçmiş-Gelecek Analizi”, “Eylül Ayında Tarihimizde Vuku Bulan İki Önemli Askerî Darbe”, “Yüzyılın İstanbul'u” ve “İstanbul'un Hafızasına Yolculuk” başlıkları bulunuyor. İstanbul'a ilişkin yazılar, şehir tarihini ve kent hafızasını konu alan metinler arasında yer alıyor.</p>

<h3>İKTİSAT VE ÇALIŞMA HAYATI BÖLÜMÜNDE EKONOMİK GÜNDEMLER</h3>

<p>“Ticaretin Kalbinden” kitabında ekonomi ve çalışma hayatına ayrı bir bölüm ayrılıyor. Sayfa 163'te başlayan “İktisat ve Çalışma Hayatı” bölümünde Türkiye ekonomisi, tüketim alışkanlıkları, kanaat ekonomisi, hizmet sektörü ve mesleki örgütlenme gibi konular bulunuyor.</p>

<p>Bölümde “Türkiye'nin Ekonomik ve Sosyal Hayatından Üç Dikkat Çekici Tespit”, “Tüketim Ekonomisi Yerine Kanaat Ekonomisine Geçmek Mümkün Mü?”, “Hizmet Sektörü ve Ekonomi İlişkisinin Dengesi Nasıl Kurulmalı Kültür Ekonomisi ve Tıbbi Hizmetler Örnekleri” ile “İnsanın Bir Meslek Sahibi Olmasının Önemi” başlıklı yazılar yer alıyor.</p>

<p>Ekonomi ve çalışma hayatına ilişkin bölümde tüketim, üretim, hizmetler ve meslek sahibi olma konuları farklı başlıklar altında işleniyor. “İnsanın Bir Meslek Sahibi Olmasının Önemi” başlıklı yazı sayfa 201'de başlıyor.</p>

<h3>DÜNYA VE GELECEK BÖLÜMÜNDE GAZZE, NATO VE ULUSLARARASI GELİŞMELER</h3>

<p>Kitabın sayfa 209'da başlayan “Dünya ve Gelecek” bölümünde uluslararası gelişmelere ilişkin yazılar bulunuyor. Bölümün ilk başlığı “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Ne Kadar Geçerli Bir Belge” olurken sonraki yazılarda bölgesel çatışmalar ve uluslararası kuruluşlara ilişkin konulara yer veriliyor.</p>

<p>“Ateş Çemberinin Ortasında Yarınlara Ümitle Bakabilmek”, “Gazze Katliamı Bir Yılını Doldururken Gelişmelere ve Uluslararası Sisteme Bakış” ve “NATO'nun 2026 Ankara Zirvesini Anlamaya Çalışırken” başlıklı yazılar, bölümün diğer metinlerini oluşturuyor.</p>

<p>Gazze ve uluslararası sisteme ilişkin yazı sayfa 225'te, NATO'nun 2026 Ankara Zirvesi'ni konu alan yazı ise sayfa 237'de başlıyor. Kitabın son bölümünde uluslararası gündeme ilişkin konuların ardından “Geride Ne Bırakıyoruz?” başlıklı metin bulunuyor.</p>

<h3>KİTAP “GERİDE NE BIRAKIYORUZ?” BAŞLIĞIYLA SONA ERİYOR</h3>

<p>“Ticaretin Kalbinden” kitabının içindekiler bölümünde son yazı “Geride Ne Bırakıyoruz?” başlığını taşıyor. Sayfa 245'te başlayan metin, eserin kapanış bölümünü oluşturuyor.</p>

<p>Erhan Erken, kitabı okuyacak kişilerin dört yıllık süreçte İTO Meclis üyeleriyle paylaşılan görüşleri ve öne çıkarılan gündemleri bir arada bulabileceğini belirtti. Erken, paylaşımını başta Profil Yayınları sahibi Münir Üstün olmak üzere eserin hazırlanmasına katkıda bulunanlara teşekkür ederek tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kitap</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/erhan-erkenin-ticaretin-kalbinden-kitabi-yayimlandi-4-yilin-birikimi-28-yazida-toplandi</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 20:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/erhan-erken-kitabi.jpg" type="image/jpeg" length="76421"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Marifet Ebru Yarışması başvuruları başladı: Son tarih 1 Aralık 2026]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/marifet-ebru-yarismasi-basvurulari-basladi-son-tarih-1-aralik-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/marifet-ebru-yarismasi-basvurulari-basladi-son-tarih-1-aralik-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halkbank, geleneksel Türk ebru sanatını desteklemek amacıyla “Marifet” adlı kültür-sanat programını başlattı. Programın ilk yılında “Aile” temasıyla düzenlenen ebru yarışmasına 18 yaşını doldurmuş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sanatçılar katılabilecek. Başvurular 1 Aralık 2026 saat 23.59'a kadar devam edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halkbank, geleneksel Türk ebru sanatının yaşatılması, sanatçıların yeni eserler üretmeye teşvik edilmesi ve kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla “Marifet” adlı kültür-sanat programını hayata geçirdi. Her yıl farklı bir tema çerçevesinde düzenlenmesi planlanan programın ilk etkinliği, “Aile” temalı ebru yarışması oldu.</p>

<p>7 Ekim 2026 tarihinde başlayan yarışma başvuruları, 1 Aralık 2026 saat 23.59'a kadar kabul edilecek. Yarışmaya katılmak isteyen sanatçılar için diploma, herhangi bir kuruma üyelik veya icazet şartı aranmazken, her katılımcının daha önce yayımlanmamış tek bir özgün eserle başvuruda bulunması gerekiyor. Yarışma sonuçlarının Ocak-Şubat 2027 döneminde açıklanması planlanıyor.</p>

<h3>HALKBANK MARİFET PROGRAMI İLE EBRU SANATINA ODAKLANDI</h3>

<p>Halkbank, geleneksel sanatların yaşatılmasına yönelik çalışmaları kapsamında Marifet Programı'nı başlattı. Programın merkezinde, Türk kültürünün geleneksel sanat dallarından biri olan ebru sanatı yer alıyor. Banka, program aracılığıyla sanatçıların üretimlerini desteklemeyi, ustalıklarını görünür kılmayı ve yeni eserlerin ortaya çıkmasını teşvik etmeyi amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Marifet Programı'nın her yıl farklı bir tema üzerinden yürütülmesi planlanıyor. Yarışmalar ve kültür-sanat etkinlikleri aracılığıyla ebru sanatının farklı konularla ilişkilendirilmesi ve ortaya çıkan eserlerin sanatseverlerle buluşturulması hedefleniyor.</p>

<h3>İLK YILIN TEMASI “AİLE” OLARAK BELİRLENDİ</h3>

<p>Marifet Programı'nın ilk yılında düzenlenecek ebru yarışmasının teması “Aile” olarak açıklandı. Tema, “Aile ve Nüfus On Yılı” çerçevesinde belirlenirken sanatçılardan aile kavramını ebru sanatının teknikleri ve anlatım olanaklarıyla ele alan özgün eserler hazırlamaları isteniyor.</p>

<p>Halkbank, aile kavramının kuşaklar arasında aktarılan değerlerle ilişkisini programın ilk yılındaki sanat çalışmalarına taşımayı amaçlıyor. Yarışmaya katılan eserler, alanında uzman jüri üyelerinden oluşan seçici kurul tarafından değerlendirilecek.</p>

<h3>HALKBANK EBRU YARIŞMASINA KİMLER BAŞVURABİLECEK?</h3>

<p>Halkbank Marifet Ebru Yarışması'na, son başvuru tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmuş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sanatçılar katılabilecek. Katılımcıların herhangi bir sanat kurumuna üye olması, ilgili alanda diploma sahibi bulunması veya ustalık icazeti almış olması gerekmiyor.</p>

<p>Yarışma, belirtilen yaş ve vatandaşlık koşullarını sağlayan sanatçıların başvurularına açık olacak. Her katılımcı, daha önce yayımlanmamış ve kendisine ait tek bir özgün ebru eseriyle yarışmaya katılabilecek.</p>

<h3>YARIŞMAYA KAÇ ESERLE KATILIM SAĞLANABİLECEK?</h3>

<p>Marifet Ebru Yarışması'nda her sanatçının yalnızca bir eserle başvuru yapmasına izin verilecek. Başvuruda kullanılacak eserin özgün olması ve daha önce yayımlanmamış bulunması şartı aranacak.</p>

<p>Yarışma koşullarında diploma, kurum üyeliği veya icazet zorunluluğunun bulunmaması, katılımın bu belgelere bağlı olmayacağı anlamına geliyor. Eserlerin teknik özelliklerine ve başvuru sırasında istenen diğer belgelere ilişkin ayrıntılar ise Halkbank'ın yarışma duyurusunda yer alıyor.</p>

<h3>HALKBANK MARİFET EBRU YARIŞMASI BAŞVURULARI NE ZAMAN BİTECEK?</h3>

<p>Yarışma başvuruları 7 Ekim 2026 tarihinde başladı. Katılım sağlamak isteyen sanatçıların başvuru işlemlerini 1 Aralık 2026 Salı günü saat 23.59'a kadar tamamlaması gerekiyor.</p>

<p>HALKBANK MARİFET EBRU YARIŞMASI TAKVİMİ</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>Başvuru başlangıcı</td>
   <td>
   <p>7 Ekim 2026</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Son başvuru</td>
   <td>
   <p>1 Aralık 2026</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Son başvuru saati</td>
   <td>
   <p>23.59</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Sonuçların açıklanması</td>
   <td>
   <p>Ocak–Şubat 2027</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Yarışma teması</td>
   <td>
   <p>Aile</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Yarışmanın değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından sonuçların Ocak-Şubat 2027 döneminde ilan edilmesi planlanıyor. Dereceye giren sanatçılar, uzman jüri üyelerinin değerlendirmesi sonucunda belirlenecek.</p>

<h3>HALKBANK MARİFET EBRU YARIŞMASI BAŞVURUSU NASIL YAPILACAK?</h3>

<p>Yarışmaya katılmak isteyen sanatçılar, Halkbank'ın kurumsal internet sitesinde yer alan Marifet Yarışması Başvuru Formu üzerinden başvuru işlemlerini gerçekleştirebilecek. Başvuru koşulları, yarışma takvimi ve programa ilişkin ayrıntılı bilgilere bankanın resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabilecek.</p>

<p>Başvuru işlemlerinin belirtilen süre içerisinde tamamlanması gerekiyor. Yarışmaya katılacak sanatçıların özgün eser şartını ve katılım koşullarını karşılamaları isteniyor.</p>

<h3>İLK ÜÇE GİREN SANATÇILAR ÖDÜLLENDİRİLECEK</h3>

<p>Halkbank Marifet Ebru Yarışması kapsamında başvurusu kabul edilen eserler, alanında uzman jüri üyeleri tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme sonucunda ilk üç sırada yer alan sanatçılara ödül verilecek.</p>

<p>Yarışmada ayrıca bir sanatçıya Seçici Kurul Özel Ödülü takdim edilecek. Böylece ilk üç dereceye ek olarak özel ödül kategorisinde de bir eser belirlenecek. Ödüllerin parasal tutarlarına veya diğer içeriklerine ilişkin bilgi, paylaşılan duyuruda yer almıyor.</p>

<h3>DERECEYE GİREN EBRU ESERLERİ SERGİLENECEK</h3>

<p>Marifet Programı kapsamında düzenlenen yarışmada dereceye giren eserler, özel bir sergide sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Sergi aracılığıyla yarışmaya katılan sanatçıların çalışmalarının kamuoyuyla buluşturulması planlanıyor.</p>

<p>Serginin düzenleneceği şehir, mekân ve açılış tarihine ilişkin ayrıntılar açıklanmadı. Halkbank, yarışmada ödül alan eserlerin sergilenmesini programın kültürel mirasın görünürlüğüne yönelik çalışmalarından biri olarak duyurdu.</p>

<h3>HALKBANK GENEL MÜDÜRÜ ÖZDİL: “MARİFET İLTİFATA TABİDİR”</h3>

<p>Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, Marifet Programı'nın tanıtımı kapsamında yaptığı açıklamada geleneksel sanatların sabır, bilgi birikimi ve ustalık gerektirdiğini belirtti. Programın adının ve yaklaşımının “Marifet iltifata tabidir” anlayışına dayandığını ifade eden Özdil, sanatçıların emeğinin görünür kılınmasını amaçladıklarını söyledi.</p>

<p>Özdil, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kültürümüzün en kıymetli hazinelerinden olan geleneksel sanatlarımız; sabır, birikim ve ustalığın eseridir. Ebru sanatını odağına alan programımızı 'Marifet iltifata tabidir.' anlayışıyla hayata geçirdik. Buradaki marifet, yalnızca yeteneği değil, bilgi ve birikimi de ifade ediyor. İltifat ise; bu emeğin görülmesi, değerinin bilinmesi ve takdir edilmesidir. Halkbank olarak Marifet ile ebru sanatçılarımızın emeğini görünür kılmayı, yeni üretimleri teşvik etmeyi ve kültürel hafızamızı yarınlara taşımayı amaçlıyoruz.”</p>
</blockquote>

<p>Halkbank Genel Müdürü, programın yalnızca yarışma düzenlemekle sınırlı olmadığını, ebru sanatçılarının üretimlerinin desteklenmesine ve geleneksel sanatların yeni kuşaklara aktarılmasına yönelik bir çalışma olarak planlandığını belirtti.</p>

<h3>MARİFET PROGRAMININ TEMELİNDE AHİLİK KÜLTÜRÜ YER ALIYOR</h3>

<p>Recep Süleyman Özdil, Marifet Programı'nın hazırlanmasında Ahilik kültürünün taşıdığı değerlerden yararlanıldığını ifade etti. Halkbank'ın kuruluşundan itibaren esnaf, sanatkâr ve üreticilerle kurduğu ilişkiyi kültür-sanat alanına da taşımayı amaçladığını belirten Özdil, ustalık ve emeğin desteklenmesinin kurumsal sorumlulukları arasında bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Özdil, konuya ilişkin açıklamasında şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p>“Köklerimizde yer alan Ahilik kültürünün taşıdığı değerlerden aldığımız ilhamla bu anlayışı, kültür-sanat dünyamızda sürdürülebilir kılmayı kurumsal sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Halkbank olarak; kuruluşumuzdan bu yana esnafımızın, sanatkârımızın ve üreticimizin yanında olduk. Marifet Programı ile bir diğer hedefimiz de üreticimizle kurduğumuz güçlü bağı, kültür-sanat alanına taşıyarak ustalığın ve emeğin değerini yaşatmaya katkı sunmak.”</p>
</blockquote>

<p>Halkbank, Marifet Programı aracılığıyla geleneksel sanatlar alanında üretim yapan kişilerin çalışmalarının tanıtılmasını ve sanatçıların yeni eserler hazırlamaya teşvik edilmesini hedefliyor.</p>

<h3>ÖZDİL'DEN “AİLE” TEMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA</h3>

<p>Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, yarışmanın ilk yılındaki “Aile” temasının belirlenme gerekçesine de değindi. Ebru sanatında su üzerinde oluşturulan desenlerin kâğıda aktarılmasıyla kalıcı hale gelmesi ile aile içerisinde kuşaktan kuşağa aktarılan değerler arasında bir ilişki kurduklarını belirtti.</p>

<p>Özdil, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Bu yılki temamız olan 'Aile', ebrunun kendine özgü dünyası ile aile kavramı arasında kurulan güçlü bir bağdan besleniyor. Ebruda su üzerinde doğan her desen kâğıda aktarıldığında kalıcı bir iz bırakır. Tıpkı ailede kuşaktan kuşağa aktarılan değerlerin ortak bir mirasa dönüşmesi gibi.”</p>
</blockquote>

<p>Özdil'in açıklamasında aile kavramı, kuşaklar arası kültürel aktarım çerçevesinde ele alındı. Yarışmanın ilk yılındaki eserlerin de belirlenen tema doğrultusunda hazırlanması ve jüri tarafından değerlendirilmesi planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/marifet-ebru-yarismasi-basvurulari-basladi-son-tarih-1-aralik-2026</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 18:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/marifet.jpg" type="image/jpeg" length="22512"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi Anne Carson oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/2026-nobel-edebiyat-odulunun-sahibi-anne-carson-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/2026-nobel-edebiyat-odulunun-sahibi-anne-carson-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Nobel Edebiyat Ödülü, 76 yaşındaki Kanadalı şair, yazar, çevirmen ve akademisyen Anne Carson'a verildi. 12 milyon İsveç kronu (1,2 milyon dolar) tutarındaki ödülün sahibi olan Carson'un, Nobel'i kazandığını İzlanda'da rüzgarın sesini dinlerken öğrendiği açıklandı. İsveç Akademisi, Carson'un klasik edebiyat geleneğiyle kurduğu ilişki ve çağdaş edebiyata kazandırdığı anlatım biçimleri nedeniyle ödüle layık görüldüğünü bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 Nobel Edebiyat Ödülü'nün kazananı, İsveç Akademisi tarafından yapılan açıklamayla duyuruldu. Edebiyat dünyasının önemli ödüllerinden biri olan Nobel Edebiyat Ödülü, bu yıl Kanadalı şair, deneme yazarı, çevirmen ve klasik edebiyat profesörü Anne Carson'a verildi. 76 yaşındaki Carson, edebiyat alanındaki çalışmaları ve yayımladığı eserleriyle 2026 yılının Nobel Edebiyat Ödülü sahibi olarak açıklandı.</p>

<p>İsveç Akademisi'nin Stockholm'de gerçekleştirdiği duyurunun ardından Carson'un ödülü kazandığını nasıl öğrendiğine ilişkin ayrıntılar da paylaşıldı. Akademinin daimi sekreteri Ingred Carlberg, yazarla yaptığı görüşmede Carson'un İzlanda'da bulunduğunu ve rüzgarın sesini dinlediğini söylediğini aktardı. Carson'un 2022 yılından bu yana Kanada vatandaşlığının yanı sıra İzlanda vatandaşlığı da bulunuyor.</p>

<h3>ANNE CARSON 2026 NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ'NÜ NEDEN KAZANDI?</h3>

<p>İsveç Akademisi, Anne Carson'un Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmesinin gerekçesini açıkladı. Akademinin değerlendirmesinde Carson'un klasik edebiyat geleneğiyle kurduğu ilişkiye, eserlerindeki yaratıcı anlatıma ve çağdaş edebiyat alanındaki çalışmalarına yer verildi.</p>

<p>Ödül gerekçesinde Carson'un, "klasik gelenekle kurduğu esprili diyalogla çağdaş edebiyat için yeni anlatım biçimleri yaratan cesur ve yaratıcı eserlerinden dolayı" seçildiği belirtildi. Şiir, deneme, çeviri ve akademik çalışmalarıyla tanınan yazarın eserleri, Nobel Edebiyat Ödülü kararının açıklanmasının ardından Stockholm'deki İsveç Akademisi'nde sergilendi.</p>

<h3>ANNE CARSON'A 1,2 MİLYON DOLARLIK NOBEL ÖDÜLÜ</h3>

<p>2026 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan Anne Carson, ödülle birlikte verilen para ödülünün de sahibi oldu. Carson'a 12 milyon İsveç kronu tutarında para ödülü verileceği açıklandı. Söz konusu tutarın yaklaşık 1,2 milyon dolara karşılık geldiği belirtildi.</p>

<p>Nobel Edebiyat Ödülü, Alfred Nobel'in vasiyeti doğrultusunda verilen ödüller arasında yer alıyor. Edebiyat alanındaki ödülün kazananı İsveç Akademisi tarafından belirlenirken, ödülün takdimi her yıl 10 Aralık'ta düzenlenen Nobel törenleri kapsamında gerçekleştiriliyor.</p>

<h3>NOBEL ÖDÜLÜ'NÜ İZLANDA'DA RÜZGARIN SESİNİ DİNLERKEN ÖĞRENDİ</h3>

<p>Anne Carson'un Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandığını öğrendiği sırada nerede bulunduğu da İsveç Akademisi tarafından açıklandı. Akademinin daimi sekreteri Ingred Carlberg, ödül kararının ardından Carson ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin bilgi verdi. Carlberg, yazarın haberi öğrendiğinde büyük bir şaşkınlık yaşadığını ve görüşmelerinin kısa sürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Carlberg, Carson ile gerçekleştirdiği görüşmeyi şu sözlerle anlattı:</p>

<p>"Öğrendiğinde büyük bir şaşkınlık yaşadı. Konuşacak çok fazla vaktimiz olmadı ve bana söyleyebildiği tek şey, şu anda İzlanda'da olduğu ve orada rüzgarın sesini dinlediğiydi."</p>

<p>Carson'un ödül haberini aldığı İzlanda ile vatandaşlık bağı da bulunuyor. Kanadalı yazarın 2022 yılında İzlanda vatandaşlığı aldığı ve o tarihten itibaren iki ülkenin vatandaşlığını taşıdığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ANNE CARSON KİMDİR, KAÇ YAŞINDA VE NEREDE DOĞDU?</h3>

<p>2026 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi Anne Carson, 1950 yılında Kanada'nın Toronto kentinde dünyaya geldi. 76 yaşındaki Carson, şair, deneme yazarı, çevirmen, yazar ve akademisyen kimliğiyle tanınıyor. Klasik edebiyat alanındaki akademik çalışmalarının yanı sıra şiir, düzyazı ve çeviri türlerinde çok sayıda eser yayımladı.</p>

<p>Carson, üniversite eğitimini Toronto Üniversitesi'nde aldı. Lisans eğitiminin ardından yüksek lisans ve doktora çalışmalarını da aynı üniversitede tamamladı. Akademik kariyerinde klasik edebiyat, karşılaştırmalı edebiyat ve yaratıcı yazarlık alanlarına yönelen Carson, eğitim faaliyetlerini Kanada ve ABD'deki çeşitli üniversitelerde sürdürdü.</p>

<h3>ANNE CARSON HANGİ ÜNİVERSİTELERDE DERS VERDİ?</h3>

<p>Anne Carson'un akademik kariyeri 1979 yılından itibaren Kanada ve ABD'deki yükseköğretim kurumlarında devam etti. Carson, farklı dönemlerde McGill Üniversitesi, Michigan Üniversitesi, New York Üniversitesi ve Princeton Üniversitesi dahil olmak üzere çeşitli üniversitelerde görev aldı.</p>

<p>Üniversitelerde klasik edebiyat, karşılaştırmalı edebiyat ve yaratıcı yazarlık alanlarında dersler veren Carson, akademik çalışmalarını edebiyat eserleri ve çeviri faaliyetleriyle birlikte yürüttü. Antik Yunan edebiyatı ve klasik metinler üzerine yaptığı çalışmalar da akademik faaliyetleri arasında yer aldı.</p>

<h3>ANNE CARSON'UN EN BİLİNEN KİTAPLARI HANGİLERİ?</h3>

<p>Anne Carson, şiir, deneme ve farklı edebi anlatım türlerinde yayımladığı kitaplarla tanınıyor. Yazarın eserleri arasında klasik edebiyatla çağdaş anlatım biçimlerini bir araya getiren çalışmalar bulunuyor. Carson'un kitapları, farklı türlerde kaleme alınmış metinleri kapsıyor.</p>

<p>Carson'un en bilinen eserleri arasında şu kitaplar yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Eros the Bittersweet: Aşk, arzu ve klasik Yunan edebiyatı üzerine kaleme alınan çalışma.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Autobiography of Red: Antik Yunan mitolojisinden hareketle oluşturulan şiirsel anlatı.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Men in the Off Hours: Şiir ve farklı edebi metinleri bir araya getiren eser.</p>
 </li>
 <li>
 <p>The Beauty of the Husband: Evlilik ve ilişkileri konu alan şiirsel anlatı.</p>
 </li>
</ul>

<p>Carson'un yayımlanmış kitaplarının yanı sıra klasik edebiyat alanında yaptığı çeviriler de bulunuyor. Şiir, deneme, akademik inceleme ve çeviri çalışmalarını sürdüren yazar, kariyeri boyunca çeşitli edebiyat ödüllerine layık görüldü.</p>

<h3>ANNE CARSON 2005 YILINDA KANADA NİŞANI İLE ONURLANDIRILDI</h3>

<p>Anne Carson, edebiyat alanındaki çalışmaları nedeniyle Nobel Edebiyat Ödülü öncesinde de çeşitli ödüller aldı. Şiirleri, kitapları ve çevirileri farklı edebiyat kurumları tarafından ödüllendirilen Carson, Kanada edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle ülkesinde de resmî olarak onurlandırıldı.</p>

<p>Kanadalı yazara 2005 yılında Kanada Nişanı verildi. Kanada'nın resmî onurlandırma sisteminde yer alan nişan, Carson'un edebiyat alanındaki çalışmalarına ve Kanada kültürüne katkılarına karşılık takdim edildi.</p>

<h3>NOBEL ÖDÜLLERİ HANGİ ALANLARDA VERİLİYOR?</h3>

<p>Nobel Ödülleri'nin temeli, İsveçli bilim insanı ve mucit Alfred Nobel'in vasiyetine dayanıyor. Nobel'in ölümünün ardından 29 Haziran 1900 tarihinde Nobel Vakfı kuruldu. Vakıf aracılığıyla yürütülen ödül sistemi kapsamında, insanlığa hizmette bulunan kişi ve kuruluşların çalışmaları ödüllendiriliyor.</p>

<p>Alfred Nobel'in vasiyeti doğrultusunda oluşturulan Nobel Ödülleri başlangıçta beş alanda verilmeye başlandı. Fizik, kimya, edebiyat, barış ve fizyoloji veya tıp dallarındaki ödüller, ilgili kurumların değerlendirmeleri sonucunda sahiplerini buluyor.</p>

<p>Nobel Ödülleri'nin belirlenmesinde İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü bünyesindeki Nobel Meclisi ve Norveç Nobel Komitesi görev alıyor. Edebiyat ödülünün kazananını İsveç Akademisi açıklarken, Nobel Barış Ödülü Norveç Nobel Komitesi tarafından belirleniyor.</p>

<h3>NOBEL EKONOMİ ÖDÜLÜ İLK KEZ 1969 YILINDA VERİLDİ</h3>

<p>Nobel Ödülleri kapsamında ekonomi alanında da ödül veriliyor. Ancak ekonomi ödülü, Alfred Nobel'in vasiyetinde yer alan ilk beş ödül kategorisi arasında bulunmuyor. Ekonomi alanındaki ödülün oluşturulmasına 1968 yılında İsveç Merkez Bankası tarafından karar verildi.</p>

<p>Alfred Nobel'in anısına oluşturulan İsveç Merkez Bankası Ekonomi Bilimleri Ödülü, ilk kez 1969 yılında sahiplerine verildi. Ekonomi ödülüyle birlikte Nobel törenleri kapsamında toplam altı farklı alanda ödül takdim ediliyor.</p>

<h3>NOBEL ÖDÜLLERİ NE ZAMAN VERİLİYOR?</h3>

<p>Nobel Ödülleri, her yıl Alfred Nobel'in ölüm yıl dönümü olan 10 Aralık'ta düzenlenen törenlerde sahiplerine teslim ediliyor. Ödül sahipleri ilgili kurumlar tarafından önceden açıklanırken, madalya, diploma ve para ödülleri aralık ayındaki törenlerde takdim ediliyor.</p>

<p>İlk Nobel Ödülleri 1901 yılında verildi. Ödüllerin verilmediği yılların önemli bir bölümü Birinci ve İkinci Dünya Savaşları dönemine denk geldi. Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021 yıllarında da geleneksel Nobel ödül törenleri gerçekleştirilemedi.</p>

<h3>NOBEL ÖDÜLLERİNDE ADAY İSİMLERİ NEDEN 50 YIL GİZLİ TUTULUYOR?</h3>

<p>Nobel Ödülleri'ne aday gösterilen kişilerin isimleri, ödül değerlendirme sürecinde kamuoyuna açıklanmıyor. Nobel kurumlarının gizlilik kuralları kapsamında adaylık bilgileri ve ilgili değerlendirme belgeleri 50 yıl boyunca gizli tutuluyor.</p>

<p>Gizlilik uygulaması nedeniyle Nobel Edebiyat Ödülü dahil olmak üzere ödül kategorilerindeki resmî aday listelerine açıklama yılı içinde erişilemiyor. Aday gösterilen isimlere ilişkin resmî kayıtlar, 50 yıllık gizlilik süresinin tamamlanmasının ardından ilgili arşiv kuralları çerçevesinde erişime açılabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/2026-nobel-edebiyat-odulunun-sahibi-anne-carson-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/nobel-edebiyat.jpg" type="image/jpeg" length="90130"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hattat Mehmethan Akan: Aşk, Meşk'in Sabrıdır]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/hattat-mehmethan-akan-ask-meskin-sabridir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/hattat-mehmethan-akan-ask-meskin-sabridir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Hoca yazar, talebe bakar. Talebe yazar, hoca tashih eder. Bu yıllarca devam eder. Fakat o tekrarların içerisinde göz eğitilir, el olgunlaşır ve gönül terbiye olur. “Aşk olmadan meşk olur mu?” derseniz; yapılabilir belki, fakat sürdürülemez. Çünkü hat yolu uzundur. İnsan sevmediği bir şeyin zahmetine uzun yıllar tahammül edemez. Ben bunu şöyle ifade etmeyi seviyorum: Aşk, meşkin sabrıdır; meşk ise aşkın disiplinidir."]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Özge Sena Bigeç / Dünya Bizim</strong></p>

<p>Çocuk yaşlardan itibaren kalemi elinden bırakmayan, Saygıdeğer Hocamız Mehmethan Akan Beyefendi ile yazının rûhunu, insan varlığına kattığı değeri, toplum hayatındaki önemini, tarihsel süreçlerini, aşk ve meşk kavramlarının hakiki mânasını konuştuk.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>1. Saygıdeğer Hocam, sizi hat sanatının güzelliği, yani “Hüsn-i Hat” ile tanıyoruz. Bize bu güzel yolculuğa nasıl başladığınızı anlatır mısınız?</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Hat sanatıyla yolculuğum, güzel yazıya duyduğum merakın zamanla bir </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>sevda</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">ya dönüşmesiyle başladı. Fakat kısa zamanda anladım ki hüsn-i hat, yalnızca harfleri güzel yazmak değildir. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Bu sanat; sabır, edep, ölçü, disiplin ve devamlılık isteyen</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>uzun bir terbiye yoludur.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Bu yolda </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Mücahit Kılınçer Hocam</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> ile yaklaşık sekiz yıl meşk ettim. Hocam da </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Ali Rüştü Oran ve Saim Özel</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> gibi kıymetli isimlerden istifade etmiş bir sanatkârdır. Uzun yıllar süren meşklerimin ardından 2010 yılında </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>nesih, celî nesih, sülüs, celî sülüs ve rik‘a</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> yazılarından </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>icazet</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> aldım. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Ma‘kılî yazı</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> da üzerinde çalıştığım ve icazet sahibi olduğum hat dallarından olup, Cumhuriyet tarihinde ilk kez </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>İstanbul Tasarım Merkezi</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">’nde düzenlenen bir törenle </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Hattat, Dr. Savaş Çevik ve Hattat Turan Sevgili</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">'nin imzalarıyla aldım .</font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Fakat benim nazarımda </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>icazet, bir tahsilin bittiğini değil, asıl mesuliyetin başladığını ifade eder. Çünkü hattat, icazetten sonra artık yalnız kendi yazısından değil, mensubu bulunduğu sanat silsilesinin vakarından da sorumludur.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Bugün geriye baktığımda, açtığım kişisel sergilerden ve eserlerimin farklı sergilerde yer almasından ziyade</font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>, yüzlerce talebeye</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> hat sanatını tanıtmış ve onların gönlünde bu sanata dair bir muhabbet uyandırmış olmayı çok kıymetli buluyorum. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Eyüp Sultan Sanat Merkezi</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">’nde uzun yıllardır sürdürdüğümüz eğitim faaliyetlerini de bu anlayışın bir devamı olarak görüyorum.</font></font></span></p>

<p><span style="color:#ff0000"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>2. Hat sanatında esas olan nedir?</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Hat sanatında esas, bana göre edep, meşk ve devamlılıktır. </strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Kalem tutmayı öğrenebilirsiniz, harfin ölçülerini ezberleyebilirsiniz; fakat hat sanatının ruhunu ancak </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>sabırla </strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">ve </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>bir hocanın terbiyesinde meşk</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> ederek kazanabilirsiniz.</font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Hüsn-i Hat</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">’ta harfin bir ölçüsü vardır; fakat hattatın da bir ölçüsü olmalıdır. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Harfin nizâmı ile insanın iç nizâmı birbirinden ayrı değildir</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Kaleminiz ne kadar kuvvetli olursa olsun, sabrınız ve edebiniz eksikse bu sanat sizi bir noktada durdurur.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Bu sebeple eskilerin </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>“Hat, hocanın öğretmesinde gizlidir”</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> mânasına gelen sözlerini çok kıymetli buluyorum. Kitaplardan bilgi edinirsiniz; fakat </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>hattatlık, yaşayan bir meşk zinciri içerisinde öğrenilir.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#ff0000"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>3. İnsanın yaşadığı muhit, hat sanatıyla olan ilişkisini belirler mi?</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Muhit elbette insanı etkiler</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">. İnsan gördüğü mimariden, işittiği musikiden, içinde bulunduğu kültürden ve beraber olduğu insanlardan beslenir.</font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Ben İstanbul’u bu bakımdan çok önemli görüyorum</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Bir camiye girdiğinizde kubbede, kuşakta, levhada, mihrapta yahut çeşme kitabesinde karşınıza çıkan yazı yalnızca bir metin değildir; geçmişten bugüne ulaşan estetik bir terbiyedir.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Fakat muhit yalnız fizikî çevre değildir. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>İnsanın hocaları, arkadaşları, okudukları ve gönül dünyası da onun muhitidir.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Dolayısıyla güzel bir çevre sanatkârı besler; fakat </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>insan kendi sanat muhitini de inşa edebilir</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">.</font></font></span></p>

<p><span style="color:#ff0000"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>4. Hat sanatında talebenin iç disiplini nasıl olmalıdır?</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Talebe her şeyden önce sabırlı olmalıdır. Bugünün dünyası insana her şeyi hızla elde etmeyi telkin ediyor. Hat sanatı ise bunun tam tersini öğretir.</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> Bazen tek bir harfi yüzlerce defa yazarsınız. Hoca yine bir kusur bulur. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Talebe burada incinmemeli; bilakis tashihi bir nimet olarak görmelidir. </strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Talebenin; hocasına karşı edebi, sanatına karşı sadakati ve kendisine karşı dürüstlüğü olmalıdır</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">. Ben talebelerime her zaman şunu hissettirmeye çalışırım: </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Meşk kâğıdındaki kırmızı tashihler başarısızlığın değil, ilerlemenin işaretidir</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">.</font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Hat sanatında insan önce elini terbiye ettiğini zanneder. Zamanla fark eder ki aslında terbiye edilen, insanın kendisidir.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#ff0000"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>5. Her isteyen hat sanatkârı olabilir mi?</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Her isteyen hat sanatına başlayabilir; fakat her başlayan hattat olamaz. Çünkü </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>istemek başlangıçtır. Bunun arkasından sabır, istikrar, meşk, fedakârlık ve uzun yıllar süren çalışma gelmelidir</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">. Kabileyetin elbette payı vardır. Fakat ben </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>istikrarın kabiliyetten daha belirleyici olduğuna inanıyorum</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">. Çok kabiliyetli olup devam etmeyen nice insan vardır; buna karşılık sabırla çalışan bir talebenin yıllar içerisinde ulaştığı seviyeye defalarca şahit oldum. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Hattatlık biraz da vazgeçmemeyi öğrenme sanatıdır.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#ff0000"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>6. Bu mümtaz silsilenin kaçıncı halkası oluyorsunuz?</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Hat sanatında silsile meselesini yalnızca rakamla ifade etmeyi çok doğru bulmuyorum. Çünkü farklı yazı nevileri ve hoca kollarında silsilelerin intikal yolları farklılaşabilmektedir. Benim için esas olan, kaçıncı halka olduğumdan ziyade, sahih bir meşk ve icazet geleneğinin halkalarından biri olabilmektir. </font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Gerek Mücahit Kılınçer Hocamdan ve gerek Dr. Savaş Çevik hocamdan aldığım terbiye ve icazeti, onların hocalarından gelen sanat anlayışını muhafaza ederek talebelerime aktarmaya gayret ediyorum.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Bu zincirin kıymeti de burada yatıyor: Hoca, kendisine emanet edileni talebesine aktarır; talebe de bir gün hoca olduğunda aynı emaneti gelecek nesillere taşır. Dolayısıyla </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>ben kendimi bu büyük silsilenin sahibi değil, emanetçisi olarak görüyorum.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#ff0000"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>7. Hat yolculuğunuzda sizi derinden etkileyen, unutamadığınız hatıra ve hikâyelerinizi bizimle paylaşır mısınız?</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Hat hayatımda beni etkileyen pek çok hatıra vardır. Fakat en unutamadıklarım çoğu zaman büyük sergilerden veya resmî merasimlerden ziyade </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>meşk esnasındaki küçük anlar</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">dır. Bir hocanın bazen tek bir harfin üzerine uzun uzun durması, talebenin ilk bakışta göremediği küçücük bir kusuru göstermesi insana çok şey öğretir. Yıllar sonra aynı hâli kendi talebelerimde gördüğümde meşk zincirinin ne demek olduğunu daha iyi anladım.</font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Bir talebenin yıllarca çalıştıktan sonra güzel bir yazı ortaya koyduğunu görmek veya icazet seviyesine ulaştığına şahit olmak benim için ayrı bir mutluluktur. Çünkü o anda insan kendi eserinden başka bir eser meydana getirdiğini fark ediyor: Bir insan yetiştiriyorsunuz.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Bugün yüzlerce talebeyle yollarımızın kesişmiş olmasını hayatımın en kıymetli kazanımlarından biri olarak görüyorum. Ancak</font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>; insan hayatında bazı özel zaman dilimleri vardır ki o anda Allah'ın elinizden tuttuğuna şahit olursunuz</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">: </font></font></span></p>

<p><img alt="Hattat 1" class="detail-photo img-fluid" height="776" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/10/hattat-1.jpg" width="684" /></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">2014 yılında </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Diyarbakır'</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">da bulunan </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Hz Süleyman Camisi</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">'nde medfun bulunan </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>27 Şehit Sahabe</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">’ye atfen geometrik daire içerisinde bir eser yapmayı arzulamıştım. ancak takdir edersiniz ki bir daireyi 27 eşit parçaya bölerek çalışmam gerekirdi..Bu karmaşık ölçüyü kağıt üzerinde hesaplamaya çalışırken, etrafı küçücük çıkıntılara ve girintilere sahip bir yemek tabağı setimiz vardı. çıkıntılı olan yarım yay şekillerini kullanmak üzere mutfaktan tabağı alıp kağıt üzerine koydum ve eskiz için çalışmaya başladım. Şaşılacak durum o ki; tabağın dış çıkıntıları tam 27 idi. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Yüce Rabbim, anında yardım elini uzatıp 27 Şehit Sahabe’nin daire üzerindeki geometrik ölçülerini sadece bir dakikada hazır duruma getirmişti. İnanılmaz bir mutlulukla Allah'ıma şükür ettim.</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Sübhanallahi ve bihamdihi....</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#ff0000"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>8. Hat sanatının insanın manevî dünyasına yansıması nasıldır?</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Hat sanatı insanı sükûnete davet eder.</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Kalemi elinize aldığınızda acele edemezsiniz. Nefesinizi, elinizi ve dikkatinizi kontrol etmek zorundasınız. Bir süre sonra bu disiplin yalnız kâğıt üzerinde kalmaz; hayatınıza da sirayet eder.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Üstelik hattat çoğu zaman âyet, hadis, dua ve hikmetli sözlerle meşguldür.</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>İnsan yıllarca aynı mânaların etrafında dolaştığında bunların gönlünde hiçbir iz bırakmaması mümkün değildir.</strong></font></font></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Ben hüsn-i hattı yalnız göze hitap eden bir güzellik değil, aynı zamanda insanın iç dünyasını incelten bir terbiye olarak görüyorum. Kalem kâğıda yazarken, yazdığı mânanın da insanın gönlüne yazılması gerekir.</font></font></span></p>

<p><span style="color:#ff0000"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>9. Hat sanatında her şey kaide ve letâfet ile ilerliyor. Hat sanatı kişiye “istikamet” verir mi?</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Kesinlikle verir. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Hat sanatında istikamet çok güzel bir kavramdır</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">. Çünkü harfin bile istikameti vardır. Elif eğilirse başka bir hâl alır; satırın nizâmı bozulursa bütün kompozisyon bundan etkilenir. İnsanın hayatı da böyledir. Hat bize ölçüyü öğretir. Nerede başlayacağımızı, nerede duracağımızı, ne kadar uzatacağımızı, ne kadar kısaltacağımızı öğretir. Bu sebeple </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>hat sanatının insan karakterine de bir ölçü ve istikamet kazandırdığına inanıyorum</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">. Harf ölçüyle güzelleşir, insan da ölçüyle kemale yaklaşır. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Güneşe, aya ve sayısızca galaksilere yön ve yörünge veren Allah-u Teala'nın kullarından istediği bir erdem de doğru yol üzerine istikamettir. </strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#ff0000"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>10. Meşk nedir? Aşk olmadan meşk olur mu?</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Meşk, yalnızca hocanın yazdığını taklit etmek değildir. Meşk; görmenin, anlamanın, tekrarın ve sabrın eğitimidir.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Hoca yazar, talebe bakar. Talebe yazar, hoca tashih eder. Bu yıllarca devam eder. Fakat </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>o tekrarların içerisinde göz eğitilir, el olgunlaşır ve gönül terbiye olur.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>“Aşk olmadan meşk olur mu?”</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> derseniz; yapılabilir belki, fakat sürdürülemez. Çünkü hat yolu uzundur. İnsan sevmediği bir şeyin zahmetine uzun yıllar tahammül edemez. Ben bunu şöyle ifade etmeyi seviyorum:</font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Aşk, meşkin sabrıdır; meşk ise aşkın disiplinidir.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Yalnız aşk yeterli değildir; kaide gerekir. Yalnız kaide de yeterli değildir; muhabbet gerekir. Hüsn-i hat bu ikisinin birleştiği yerde güzelleşir.</font></font></span></p>

<p><span style="color:#ff0000"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>11. Hâfız Hattat Osman Efendi (1642–1698) “Padişah Hocalığı” da yapmıştır. Osmanlı padişahlarının hat sanatına teveccühü ve iltifatının hikmeti nedir?</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Osmanlı dünyasında hat sanatı yalnızca estetik bir faaliyet değildi. Kur’ân-ı Kerîm’in yazılmasıyla doğrudan ilişkili olduğu için yüksek bir manevî kıymete sahipti.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Padişahların ve devlet adamlarının</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> hüsn-i hatta ilgi göstermelerini de bu çerçevede değerlendirmek gerekir. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Hat meşk etmek; sabrı, ölçüyü, dikkati ve tevazuyu beraberinde getirir.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Hâfız Osman</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>gibi büyük hattatların hükümdarlara ders vermesi, sanatın devlet katında gördüğü itibarı göstermesi bakımından son derece önemlidir.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Burada ayrıca çok güzel bir sembolizm vardır: </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Hükümdar dahi olsa, meşkhanede talebedir. Hocasının karşısında kalem tutar ve tashih alır. Sanatın terbiyesi makamın önüne geçer.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>2. Bayezid,</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> padişah olduğu zaman</font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>. Amasya'da</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> hocası olan </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Şeyh Hamdullah'ı</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Der-Saadet’</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">e yani </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Topkapı</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">'daki saraya getirip kendi aile efradı içerisinde ona hususen bir oda verip hat sanatını en pik noktaya yani üst seviyeye getirmesi için </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>sükunetle ve huzurla çalışmasını </strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">istemiştir. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Şeyh Hamdullah</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> yazıyı kısa bir süreç içerisinde en görkemli seviyeye çıkaran çok önemli hattatlardan biridir </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Rabbim onlara rahmet eylesin.</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> </font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Osmanlı tarihine baktığımızda 36 padişahın yaklaşık 17'si yıllarca zaman ayırıp meşk ederek Hattat olmuştur</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">. </font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Bugün baktığımızda, Cihan İmparatoru olan birçok padişah hat sanatına zaman ayırabilirken , bir meşki yazmak için zaman bulamadığını ifade eden öğrenciler çıkabiliyor. </strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#ff0000"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>12. Ecdadımız hat sanatına büyük kıymet vermiş; “Hâfız Hattat...” gibi vasıflar yüksek bir itibar taşımıştır. Daha sonra ise bu sanat bir dönem unutuluşa terk edildi. Siz değerli hocalarımız ise yeniden ihya ediyorsunuz. Bu iki çağı nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Geleneksel sanatlarımızın tarih içerisinde çok güçlü dönemleri olduğu gibi, zayıfladığı dönemler de olmuştur. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Hüsn-i hat ise bütün kırılmalara rağmen usta-talebe ilişkisi sayesinde yaşamayı başarmıştır.</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Bence burada en önemli kavram emanettir. </strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Biz bu sanatı sıfırdan meydana getirmiyoruz. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Asırlar boyunca işlenmiş, kaideleri teşekkül etmiş, büyük üstatların elinde zirveye ulaşmış bir mirası devralıyoruz. </strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Bizlere düşen, geçmişi yalnızca taklit etmek değil; geleneğin özünü bozmadan onu bugünün insanıyla buluşturmaktır.</font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Ben yıllardır verdiğim eğitimlerde ve yetiştirdiğim talebelerde bunu esas almaya çalışıyorum. Sergiler de bunun bir parçasıdır; fakat </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>kanaatimce asıl ihya, yeni bir talebenin önüne meşk kâğıdını koyduğunuz anda başlar. Çünkü sergi bir müddet sonra kapanır; fakat iyi yetişmiş bir talebe, öğrendiğini başka bir nesle aktarabilir. </strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Bu bakımdan bugün hat sanatına gösterilen ilginin artmasını memnuniyetle karşılıyorum.</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> Ancak bu ilginin yalnız görsel beğeni seviyesinde kalmaması; </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>meşk, icazet, hoca-talebe ilişkisi ve sanat ahlâkıyla beraber devam etmesi gerektiğine inanıyorum.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#ff0000"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>13. Kıymetli talebelerinize ve müstakbel talebelere söylemek istedikleriniz nelerdir?</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Öncelikle bu yola girecek kardeşlerime şunu söylemek isterim: </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Acele etmeyin. </strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Hat sanatı size hemen netice vadetmez. Fakat sabrederseniz size güzel yazıdan çok daha fazlasını verir.</font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Hocanıza güvenin</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Tashihlerden incinmeyin</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Başkalarının yazılarıyla kendinizi sürekli mukayese etmeyin. Dün yazdığınız harfle bugün yazdığınız harfi mukayese edin.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Kaleminizi bırakmayın</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">. Çünkü hüsn-i hatta kabiliyet kadar devamlılık da önemlidir. </font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Talebelerime söylediğim gibi, müstakbel talebelerime de şunu söylemek isterim:</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"> </font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Hat sanatını yalnız elinizle değil, gönlünüzle meşk edin. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Harfin şeklini öğrenirken edebini, ölçüsünü öğrenirken sabrını, güzelliğini öğrenirken tevazusunu da öğrenin</strong></font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">. Bizler bu sanatın sahibi değiliz. Bizden önce nice büyük üstatlar bu emaneti taşıdı; bugün sıra bizdedir. Yarın ise sizde olacaktır. </font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Benim en büyük temennim, yetiştirdiğimiz talebelerin bizlerden daha güzel yazmaları, daha güzel eserler meydana getirmeleri ve kendilerinden sonraki nesillere bu emaneti hakkıyla aktarabilmeleridir. </font></font></span><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Çünkü bir hocanın gerçek eseri yalnız duvara asılan levhası değildir. Onun en büyük eseri, yetiştirdiği talebedir.</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#ff0000"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Bu güzel söyleşi için, siz Değerli Hocam’a şükranlarımı sunuyorumç Vâr olun, Kıymetli Hocam!</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3">Bu güzel söyleşi vesilesiyle hüsn-i hat sanatımıza gösterdiğiniz ilgi ve hassasiyet için ben de teşekkür ediyorum. Kadim sanatlarımızın konuşulması, araştırılması, kayıt altına alınması ve gelecek nesillere aktarılması son derece kıymetlidir.</font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman, serif"><font size="3"><strong>Hat, geçmişten bize ulaşmış bir estetik miras olmanın ötesinde, yaşayan bir meşk ve terbiye geleneğidir. Bizlere düşen vazife de bu emaneti aldığımız yerden daha ileriye taşıyarak gelecek nesillere teslim etmektir.</strong></font></font></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Söyleşi</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/hattat-mehmethan-akan-ask-meskin-sabridir</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/10/ask-mesk.jpg" type="image/jpeg" length="42752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistin konulu filmlerden özel bir seçki]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/filistin-konulu-filmlerden-ozel-bir-secki-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/filistin-konulu-filmlerden-ozel-bir-secki-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/filistin-konulu-filmlerden-ozel-bir-secki-1</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Oct 2025 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/film-1.jpg" type="image/jpeg" length="14685"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selçuklular sanatta nasıl bu kadar yükseldi?]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/selcuklular-sanatta-nasil-bu-kadar-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/selcuklular-sanatta-nasil-bu-kadar-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/selcuklular-sanatta-nasil-bu-kadar-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 22 Sep 2023 10:42:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/DCENuMOXoAE77L2.jpg" type="image/jpeg" length="31511"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kötü yazmamak için kaçınılması gereken 10 yanlış]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/kotu-yazmamak-icin-kacinilmasi-gereken-10-yanlis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/kotu-yazmamak-icin-kacinilmasi-gereken-10-yanlis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/kotu-yazmamak-icin-kacinilmasi-gereken-10-yanlis</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Sep 2023 08:56:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/.cccSLwithTypewriter72dpi.jpg" type="image/jpeg" length="32258"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri’nden altın değerinde 5 nasihat]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/suleyman-hilmi-tunahan-hazretlerinden-altin-degerinde-5-nasihat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/suleyman-hilmi-tunahan-hazretlerinden-altin-degerinde-5-nasihat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/suleyman-hilmi-tunahan-hazretlerinden-altin-degerinde-5-nasihat</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 20:38:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/1_82.jpg" type="image/jpeg" length="49877"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Allah Teala buyurdu: Taksim ettiğim ile razı olursan kalbini ve bedenini rahatlatırım]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/allah-teala-buyurdu-taksim-ettigim-ile-razi-olursan-kalbini-ve-bedenini-rahatlatirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/allah-teala-buyurdu-taksim-ettigim-ile-razi-olursan-kalbini-ve-bedenini-rahatlatirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısırlı alim Muhammed Mutevelli eş Şa'ravi'nin "Rızık" konusundaki vaazı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Mısırlı alim Muhammed Mutevelli eş Şa'ravi'nin "Rızık" konusundaki vaazı</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/allah-teala-buyurdu-taksim-ettigim-ile-razi-olursan-kalbini-ve-bedenini-rahatlatirim</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Sep 2023 16:33:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/news-140123-egypt.alsha3rawi.jpg" type="image/jpeg" length="64668"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeryüzünde ayakta kalmış tek Bizans sarayı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/yeryuzunde-ayakta-kalmis-tek-bizans-sarayi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/yeryuzunde-ayakta-kalmis-tek-bizans-sarayi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gezi</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/yeryuzunde-ayakta-kalmis-tek-bizans-sarayi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Sep 2023 12:22:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/kapak.jpg" type="image/jpeg" length="45523"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[10 yazarın vazgeçemediği 10 kitap]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/10-yazarin-vazgecemedigi-10-kitap</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/10-yazarin-vazgecemedigi-10-kitap" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/10-yazarin-vazgecemedigi-10-kitap</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Sep 2023 11:59:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/giriY_13.jpg" type="image/jpeg" length="85166"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[J.R.R. Tolkien, Orta Dünya evrenini başlatan cümleyi ilk kez nasıl yazdığını anlatıyor.]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/jrr-tolkien-orta-dunya-evrenini-baslatan-cumleyi-ilk-kez-nasil-yazdigini-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/jrr-tolkien-orta-dunya-evrenini-baslatan-cumleyi-ilk-kez-nasil-yazdigini-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[J.R.R. Tolkien, Orta Dünya evrenini başlatan cümleyi ilk kez nasıl yazdığını anlatıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>J.R.R. Tolkien, Orta Dünya evrenini başlatan cümleyi ilk kez nasıl yazdığını anlatıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p style="text-align: center;"><img alt="" class="" src="https://www.dunyabizim.com/images/upload/14e212005624.jpg" style="margin: 5px; width: 390px; height: 243px; float: left;" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/jrr-tolkien-orta-dunya-evrenini-baslatan-cumleyi-ilk-kez-nasil-yazdigini-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Sep 2023 11:11:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/yazar-j-r-r-tolkien.jpg" type="image/jpeg" length="38391"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ali Göründü Gözüme- Okuyan: Muzaffer Ozak Efendi]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/ali-gorundu-gozume-okuyan-muzaffer-ozak-efendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/ali-gorundu-gozume-okuyan-muzaffer-ozak-efendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ali Göründü Gözüme- Okuyan: Muzaffer Ozak Efendi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Ali Göründü Gözüme- Okuyan: Muzaffer Ozak Efendi</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/ali-gorundu-gozume-okuyan-muzaffer-ozak-efendi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Sep 2023 10:09:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/Ekran-Alıntısı_7.PNG" type="image/jpeg" length="22614"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mustafa Kutlu'nun ‘Sır’ hikayesinde yabancılaşma ve yozlaşma]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/mustafa-kutlu-nun-sir-hikayesinde-yabancilasma-ve-yozlasma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/mustafa-kutlu-nun-sir-hikayesinde-yabancilasma-ve-yozlasma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/mustafa-kutlu-nun-sir-hikayesinde-yabancilasma-ve-yozlasma</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Sep 2023 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/Agac_ve_yapraklari.jpg" type="image/jpeg" length="99583"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İbn Haldun bir sosyolog mu, yoksa bir tarih filozofu mu? Câbiri cevaplıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/ibn-haldun-bir-sosyolog-mu-yoksa-bir-tarih-filozofu-mu-cbiri-cevapliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/ibn-haldun-bir-sosyolog-mu-yoksa-bir-tarih-filozofu-mu-cbiri-cevapliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/ibn-haldun-bir-sosyolog-mu-yoksa-bir-tarih-filozofu-mu-cbiri-cevapliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Sep 2023 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/ic_32.jpg" type="image/jpeg" length="42787"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taş kesilmiş insanların ibretlik nişanesi: Pompei faciası]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/tas-kesilmis-insanlarin-ibretlik-nisanesi-pompei-faciasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/tas-kesilmis-insanlarin-ibretlik-nisanesi-pompei-faciasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/tas-kesilmis-insanlarin-ibretlik-nisanesi-pompei-faciasi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Sep 2023 14:43:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/1_126.jpg" type="image/jpeg" length="76695"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aile Arşivinden Fotoğraflarla M. Serhan Tayşi]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/aile-arsivinden-fotograflarla-m-serhan-taysi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/aile-arsivinden-fotograflarla-m-serhan-taysi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/foto-galeri/aile-arsivinden-fotograflarla-m-serhan-taysi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Sep 2023 23:10:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/album/picture-030.jpg" type="image/jpeg" length="73581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cuma Sohbetleri - Osman Nuri Topbaş - 'Kainat Kitabını Oku!']]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/cuma-sohbetleri-osman-nuri-topbas-kainat-kitabini-oku</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/cuma-sohbetleri-osman-nuri-topbas-kainat-kitabini-oku" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cuma Sohbetleri'nde bu hafta Osman Nuri Topbaş &nbsp;Hocaefedi'nin 'Kainat Kitabını Oku!' konulu dersini dinliyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Cuma Sohbetleri'nde bu hafta Osman Nuri Topbaş &nbsp;Hocaefedi'nin 'Kainat Kitabını Oku!' konulu dersini dinliyoruz.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/cuma-sohbetleri-osman-nuri-topbas-kainat-kitabini-oku</guid>
      <pubDate>Fri, 01 Sep 2023 08:10:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/Ekran-Alıntısı_8.PNG" type="image/jpeg" length="76738"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayasofya Camii'nde Sahih-i Buhari dersleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/ayasofya-camiinde-sahih-i-buhari-dersleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/ayasofya-camiinde-sahih-i-buhari-dersleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Halil İbrahim Kutlay ile Sahih-i Buhari dersleri Ayasofya Camii'nde her cumartesi günü saat: 14:00'da...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Prof. Dr. Halil İbrahim Kutlay ile Sahih-i Buhari dersleri Ayasofya Camii'nde her cumartesi günü saat: 14:00'da...</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/ayasofya-camiinde-sahih-i-buhari-dersleri</guid>
      <pubDate>Thu, 31 Aug 2023 11:04:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/Ekran-Alıntısı_6.PNG" type="image/jpeg" length="64459"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayşe Hümeyra Ökten: "Her eve bir anne ama yedi mahalleye de bir doktor lazım. İşte o doktor ben olayım."]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/ayse-humeyra-okten-her-eve-bir-anne-ama-yedi-mahalleye-de-bir-doktor-lazim-iste-o-doktor-ben-olayim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/ayse-humeyra-okten-her-eve-bir-anne-ama-yedi-mahalleye-de-bir-doktor-lazim-iste-o-doktor-ben-olayim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Her eve bir anne ama yedi mahalleye de bir doktor lazım. İşte o doktor ben olayım." TRT2'den kutsal topraklarda görevlendirilen ilk Türk kadın doktor Hümeyra Ökten'in anısına hazırlanan video]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span segoe="" ui=""><span style="color:#0f1419">"Her eve bir anne ama yedi mahalleye de bir doktor lazım. İşte o doktor ben olayım." TRT2'den kutsal topraklarda görevlendirilen ilk Türk kadın doktor Hümeyra Ökten'in anısına hazırlanan video</span></span></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/ayse-humeyra-okten-her-eve-bir-anne-ama-yedi-mahalleye-de-bir-doktor-lazim-iste-o-doktor-ben-olayim</guid>
      <pubDate>Thu, 31 Aug 2023 09:10:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/Ekran-goruntusu-2023-05-11-151043.jpg" type="image/jpeg" length="31459"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeyh Yusuf el-Karadâvî: Kıldığım en güzel akşam namazı...]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/seyh-yusufel-karadv-kildigim-en-guzel-aksam-namazi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/seyh-yusufel-karadv-kildigim-en-guzel-aksam-namazi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şeyh Yusuf&nbsp;el-Karadâvî: Kıldığı en güzel akşam namazını anlatıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Şeyh Yusuf&nbsp;el-Karadâvî: Kıldığı en güzel akşam namazını anlatıyor.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/seyh-yusufel-karadv-kildigim-en-guzel-aksam-namazi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Aug 2023 09:58:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/Ekran-Alıntısı_5.PNG" type="image/jpeg" length="26144"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["İngilizlerin hayalindeki Osmanlı bayrağı"]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/ingilizlerin-hayalindeki-osmanli-bayragi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/ingilizlerin-hayalindeki-osmanli-bayragi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale Savaşı başladığında İngilizler zaferden emindi. 

The Manchester Guardian, okurlarına üzerinde Çanakkale haritası bulunan bir mendil hediye etti. 
                                

O mendilde Osmanlı için sömürge bayrağı bile hazırlanmıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Çanakkale Savaşı başladığında İngilizler zaferden emindi. </span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">The Manchester Guardian, okurlarına üzerinde Çanakkale haritası bulunan bir mendil hediye etti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">O mendilde Osmanlı için sömürge bayrağı bile hazırlanmıştı.</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/ingilizlerin-hayalindeki-osmanli-bayragi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Aug 2023 09:51:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/Ekran-Alıntısı_4.PNG" type="image/jpeg" length="57259"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Ot otladık ot, mal gibi! Mal, mal otluyor ya, otluyorduk öyle. Allah da gün verdi ölmedik!']]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/ot-otladik-ot-mal-gibi-mal-mal-otluyor-ya-otluyorduk-oyle-allah-da-gun-verdi-olmedik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/ot-otladik-ot-mal-gibi-mal-mal-otluyor-ya-otluyorduk-oyle-allah-da-gun-verdi-olmedik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1944 yılında Stalin'in emriyle Gürcistan'ın Ahıska Bölgesi'nden sürgün edilen Ahıska Türkleri, yaşadıkları o acı günleri böyle anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">1944 yılında Stalin'in emriyle Gürcistan'ın Ahıska Bölgesi'nden sürgün edilen Ahıska Türkleri, yaşadıkları o acı günleri böyle anlattı.</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/ot-otladik-ot-mal-gibi-mal-mal-otluyor-ya-otluyorduk-oyle-allah-da-gun-verdi-olmedik</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Aug 2023 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/Ekran-Alıntısı_3.PNG" type="image/jpeg" length="89773"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efruz Elçibey: Bizde ihanet olmaz]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/video/efruz-elcibey-bizde-ihanet-olmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/video/efruz-elcibey-bizde-ihanet-olmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Ben Cumhurbaşkanı olmuşum, oturduğum ev kiradır. Evim yoktur. Bizde ihanet olmaz. Benim hiç bir şeyim olmasın. Ben sade Türküm...” 
                                

Vefatının yıl dönümünde, Ebulfez Elçibey’in hatırasına saygı ile...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">“Ben Cumhurbaşkanı olmuşum, oturduğum ev kiradır. Evim yoktur. Bizde ihanet olmaz. Benim hiç bir şeyim olmasın. Ben sade Türküm...” </span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Vefatının yıl dönümünde, Ebulfez Elçibey’in hatırasına saygı ile...</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kim Kimdir?</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/video/efruz-elcibey-bizde-ihanet-olmaz</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Aug 2023 16:23:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/images/video/ebulfez-elcibey11.jpg" type="image/jpeg" length="23784"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
