<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dünya Bizim Kültür Portalı</title>
    <link>https://www.dunyabizim.com</link>
    <description>Türkiye'nin entelektüel birikimi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabizim.com/rss/havadis" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 17 Aug 2026 19:00:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/rss/havadis"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Üç ayda 650 bin ziyaretçi, 25 enstalasyon, 14 sergi, 7 dijital deneyim]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/uc-ayda-650-bin-ziyaretci-25-enstalasyon-14-sergi-7-dijital-deneyim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/uc-ayda-650-bin-ziyaretci-25-enstalasyon-14-sergi-7-dijital-deneyim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen 1. Rami Çocuk ve Sanat Bienali, 98 günde 650 bin ziyaretçiyi ağırladı. Yaklaşık 100 resimli çocuk kitabından ilham alınarak hazırlanan bienalde 25 enstalasyon, 14 sergi ve 7 dijital deneyim alanı kuruldu; 500’ü aşkın atölye, söyleşi, panel, yazar-çizer buluşması, tiyatro ve sinema gösterimi gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rami Kütüphanesi’nde resimli çocuk kitaplarını sanatla buluşturan 1. Rami Çocuk ve Sanat Bienali, 650 bin ziyaretçinin ardından tamamlandı. “Resimli Çocuk Kitapları” teması ve “Renkliyse Gerçektir” mottosuyla 25 Nisan’da Emine Erdoğan’ın katılımıyla açılan bienal, gördüğü ilgi üzerine 31 Temmuz 2026’ya kadar uzatıldı.</p>

<p>Yaklaşık 100 resimli çocuk kitabından ilham alınarak hazırlanan etkinlikte, kitap sayfalarındaki çizimler, karakterler ve hikâyeler üç boyutlu sanat alanlarına dönüştürüldü. Çocuklar eserleri yalnızca izlemekle kalmadı; oluşturulan alanların içine girdi, karakterlerle aynı mekânda dolaştı ve hikâyeleri dokunarak deneyimledi.</p>

<h3>98 GÜNDE 650 BİN ZİYARETÇİ</h3>

<p>Rami Çocuk ve Sanat Bienali, 98 günlük sürede toplam 650 bin kişiyi ağırladı. Ziyaretçiler arasında çocukların yanı sıra aileler, eğitimciler, yayıncılar, yazarlar, çizerler ve sanatseverler de yer aldı.</p>

<p><img alt="Rami Kütüphanesi Sergi (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/08/rami-kutuphanesi-sergi-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Yoğun ilgi nedeniyle süresi uzatılan bienal, Rami Kütüphanesi’nin farklı bölümlerine yayılan sergiler, enstalasyonlar ve deneyim alanlarıyla geniş bir ziyaretçi kitlesine ulaştı. Etkinlik, yalnızca sergi alanlarıyla değil, katılımcı programlarıyla da dikkat çekti.</p>

<h3>25 ENSTALASYON, 14 SERGİ VE 7 DİJİTAL DENEYİM ALANI</h3>

<p>Bienalde ziyaretçilere 25 enstalasyon, 14 sergi ve 7 dijital deneyim alanı sunuldu. Çocuk kitaplarının görsel dünyasından hareketle hazırlanan bu alanlarda karakterler ve çizimler büyük ölçekli sanat çalışmalarına dönüştürüldü.</p>

<p>Kitap sayfalarındaki küçük illüstrasyonlar metrelerce büyütülerek mekânsal deneyimlere taşındı. Çocuklar, dioramalar, kâğıt heykeller, interaktif düzenlemeler ve dijital alanlar aracılığıyla kitapların içindeki dünyayı farklı biçimlerde deneyimledi.</p>

<h3>YAKLAŞIK 100 ÇOCUK KİTABI SANAT ALANINA DÖNÜŞTÜ</h3>

<p>Bienalin ana çıkış noktasını yaklaşık 100 resimli çocuk kitabı oluşturdu. Kitaplardaki hikâyeler, karakterler ve illüstrasyonlar sergi tasarımlarının ve enstalasyonların temelini oluştururken edebiyat ile görsel sanatlar aynı mekânda bir araya getirildi.</p>

<p>“Işıldayan Masallar”dan sessiz kitaplara, ödüllü illüstrasyon seçkilerinden “Kitabın Serüveni” deneyim alanına kadar farklı başlıklarda hazırlanan bölümlerde çocukların bir kitabın ortaya çıkış sürecini keşfetmeleri hedeflendi.</p>

<h3>ÇOCUKLAR KİTAP SAYFALARININ İÇİNE GİRDİ</h3>

<p>Bienalin küratörü Ayşe Kalyoncu Cumur, çalışmaların temel amacının resimli çocuk kitaplarının anlam dünyasını fiziksel mekâna taşımak olduğunu belirtti. Çocukların küçük bir çizimin metrelerce büyümüş hâliyle karşılaşmasını hedeflediklerini söyleyen Cumur, ziyaretçilerin yalnızca kitaba bakmadığını, doğrudan hikâyenin içine dahil olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Rami Kütüphanesi Sergi (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/08/rami-kutuphanesi-sergi-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Cumur, çocukların karakterlerin yanında yürüdüğünü, hikâyelere dokunduğunu ve sanatçıların kitaplardan hareketle yeni anlatılar oluşturduğunu belirtti. Rami Kütüphanesi’nin tarihi atmosferinin da hazırlanan sanat dünyasının bir parçasına dönüştüğünü söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>500’Ü AŞKIN ETKİNLİK DÜZENLENDİ</h3>

<p>Rami Çocuk ve Sanat Bienali yalnızca sergi ve enstalasyonlardan oluşmadı. Bienal kapsamında tekil olarak 500’ü aşkın atölye, söyleşi, panel, yazar-çizer buluşması, tiyatro ve sinema gösterimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Programlarda çocuk edebiyatı, illüstrasyon, hikâye anlatıcılığı ve sanatın farklı disiplinleri ele alındı. Çocukların üretim süreçlerine doğrudan katılabildiği atölyeler, bienalin etkileşimli bölümleri arasında yer aldı.</p>

<h3>“RAMİ’DE ÇOCUK KİTAPLARINDAN YENİ BİR ŞEHİR KURDUK”</h3>

<p>Rami Kütüphanesi Müdürü Ali Çelik, bienalin kütüphanenin yaşayan bir kültür merkezi olma hedefinin örneklerinden biri olduğunu söyledi. Çelik, bahçeden koridorlara, sergi alanlarından okuma bölümlerine kadar farklı noktaların çocukların keşfedebileceği alanlara dönüştürüldüğünü belirtti.</p>

<p>Çelik, “Rami’de adeta çocuk kitaplarından yeni bir şehir kurduk.” ifadelerini kullanarak 650 bin ziyaretçiye ulaşılmasının kütüphanenin kitap okuma işlevinin yanında kültür ve sanat buluşmalarına da ev sahipliği yaptığını gösterdiğini ifade etti.</p>

<h3>AİLELER DE DENEYİMİN PARÇASI OLDU</h3>

<p>Rami Çocuk ve Sanat Bienali Danışma Kurulu Başkanı Şeyma Asker, bienalde çocukların izleyici konumunda bırakılmadığını, düşünen, merak eden, tasarlayan ve üreten bireyler olarak merkeze alındığını söyledi.</p>

<p>Ailelerin de sürecin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirildiğini belirten Asker, çocukların anne babaları, büyükanne ve büyükbabalarıyla aynı eserlerin karşısında birlikte keşif yapabildiğini ifade etti. Bienalin farklı kuşakları aynı kültür ve sanat deneyiminde buluşturduğunu belirtti.</p>

<h3>DÜNYA ÇOCUK EDEBİYATININ İSİMLERİ RAMİ’YE GELDİ</h3>

<p>Bienal, Türkiye’den yazar, çizer ve sanatçıların yanı sıra dünya çocuk edebiyatı ve illüstrasyon alanından isimleri de İstanbul’da bir araya getirdi. Uluslararası Çocuk Kitapları Kurulu Yürütücü Direktörü Carolina Ballester, Hans Christian Andersen Ödülleri Jüri Başkanı Shereen Kreidieh ve Bratislava İllüstrasyon Bienali Direktörü Petra Flach etkinliğin konukları arasında yer aldı.</p>

<p>Hans Christian Andersen Ödüllü Brezilyalı yazar ve çizer Roger Mello, Brezilyalı çizer Rodrigo Mattioli ile İranlı çizer Shima Zarei de programa katıldı. Uluslararası buluşmalarda çocuk kitaplarının geleceği, kültürel çeşitlilik, yerel hikâyelerin evrensel dili ve illüstrasyon sanatının çocukların dünyasındaki yeri ele alındı.</p>

<h3>İKİNCİ BİENAL İÇİN HAZIRLIKLAR BAŞLADI</h3>

<p>Rami Çocuk ve Sanat Bienali İcra Kurulu Başkanı ve ÇOKGENÇ Yönetim Kurulu Başkanı Melike Günyüz, resimli çocuk kitaplarının yalnızca okunup rafa kaldırılan eserler olmadığını, sanatın farklı disiplinlerine ilham verebilecek geniş bir dünya barındırdığını göstermek istediklerini söyledi.</p>

<p>650 bin kişinin deneyime katılmasının bienalin toplumdaki karşılığını gösterdiğini ifade eden Günyüz, ikinci Rami Çocuk ve Sanat Bienali için hazırlıklara başlandığını açıkladı. İkinci bienalin iki yıl sonra düzenlenmesi planlanıyor.</p>

<h3>RAMİ’DEKİ DENEYİM ANADOLU’YA TAŞINACAK</h3>

<p>İkinci bienale kadar iki yıl boyunca beklenmeyeceğini belirten Günyüz, belirli aralıklarla kapsül bienaller düzenlenmesinin planlandığını söyledi. Programların özellikle Anadolu’daki çocuklar ve ailelerle buluşturulması hedefleniyor.</p>

<p>Rami’de oluşturulan kitap, sanat ve hayal gücü odaklı modelin Türkiye’nin farklı şehirlerine taşınması planlanırken çocukların ve ailelerin benzer kültürel deneyimlere erişebilmesi amaçlanıyor.</p>

<h3>ÇOK SAYIDA KURUM VE KURULUŞ DESTEK VERDİ</h3>

<p>Rami Çocuk ve Sanat Bienali, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayelerinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ev sahipliğinde ve Halkbank’ın ana sponsorluğunda gerçekleştirildi. Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, Rami Kütüphanesi ile Çocuk ve Gençlik Kültürü Derneği iş birliği yaptı.</p>

<p>Türk Telekom, TÜBİTAK, Yeşilay, Ziraat Katılım, Kastamonu Entegre, Fatih Kalemcilik, ZOHO Mimari Tasarım, Mega KidsLab ve Pelikan Basım da bienale destek veren kuruluşlar arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/uc-ayda-650-bin-ziyaretci-25-enstalasyon-14-sergi-7-dijital-deneyim</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/08/rami-kutuphanesi-sergi-1.jpg" type="image/jpeg" length="68711"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Sessiz Zarafet” sergisi Tophane-i Âmire’de açıldı: 200 tesbih ve 90 hat eseri ücretsiz görülebilecek]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/sessiz-zarafet-sergisi-tophane-i-amirede-acildi-200-tesbih-ve-90-hat-eseri-ucretsiz-gorulebilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/sessiz-zarafet-sergisi-tophane-i-amirede-acildi-200-tesbih-ve-90-hat-eseri-ucretsiz-gorulebilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Koleksiyoner Mehmet Çebi’nin seçkisiyle hazırlanan “Sessiz Zarafet” sergisi, 16 sanatçının 90 hat ve hilye eseriyle 200 özel seçki tesbihini Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde bir araya getirdi. Sergi, 29 Ağustos’a kadar her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz ziyaret edilebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Klasik sanatların çağdaş yorumlarını bir araya getiren “Sessiz Zarafet” sergisi İstanbul’da sanatseverlerle buluştu. Koleksiyoner Mehmet Çebi’nin seçkisiyle hazırlanan sergi, Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nin tarihi atmosferinde hat, hilye ve tesbih sanatının farklı örneklerini aynı çatı altında topladı.</p>

<p>Sergide toplam 200 tesbih ile 90 hat ve hilye eseri yer alıyor. Hat eserlerinin yaklaşık yarısını hilyeler oluştururken, farklı kuşaklardan sanatçıların celi sülüs, nesih, kûfi, makılî, celi divani, ta‘lik ve gubari gibi farklı yazı türlerinde hazırladığı çalışmalar ziyaretçilere sunuluyor.</p>

<h3>SESSİZ ZARAFET SERGİSİ NEREDE?</h3>

<p>“Sessiz Zarafet” sergisi, İstanbul’daki Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde ziyaret edilebiliyor. Tarihi mekânda düzenlenen sergi, klasik hat sanatı ile tesbih sanatının farklı örneklerini aynı seçki içerisinde buluşturuyor.</p>

<p>Geleneksel hat formlarının renk, ölçek, yüzey ve kompozisyon açısından çağdaş yaklaşımlarla yeniden ele alındığı eserlerde klasik üslup ile modern ifade biçimleri birlikte yer alıyor.</p>

<h3>SESSİZ ZARAFET SERGİSİ NE ZAMANA KADAR AÇIK?</h3>

<p>Sergi, 29 Ağustos’a kadar ziyaretçilere açık olacak. Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’ndeki “Sessiz Zarafet”, her gün 10.00 ile 18.00 saatleri arasında gezilebilecek.</p>

<p>Sergiye giriş ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Sanatseverler, 200 tesbih ile 90 hat ve hilye eserinden oluşan seçkiyi belirtilen tarihe kadar görebilecek.</p>

<h3>90 HAT VE HİLYE ESERİ SERGİLENİYOR</h3>

<p>“Sessiz Zarafet”te yer alan 90 hat eserinin yaklaşık yarısını Hilye-i Şerif çalışmalarının oluşturduğu belirtiliyor. Sergide celi sülüs, nesih, kûfi, makılî, celi divani, ta‘lik ve gubari gibi yazı türlerinde hazırlanmış eserler bulunuyor.</p>

<p><img alt="Sessiz Zarafet (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/08/sessiz-zarafet-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Seçkinin dikkat çeken çalışmalarından bazılarını Fatiha ve Fetih surelerinin celi sülüsle yazıldığı eserler oluşturuyor. Kur’an-ı Kerim’in tamamının gözle zor görülecek kadar küçük boyutlu gubari ve şikeste hatla ana kompozisyonun içerisine işlendiği çalışma da serginin öne çıkan eserleri arasında yer alıyor.</p>

<h3>TESBİH SEÇKİSİNDE 200 ESER YER ALIYOR</h3>

<p>Serginin tesbih bölümünde 200 özel seçki eser bulunuyor. İstanbul’un 16. yüzyıldan itibaren önemli üretim merkezlerinden biri olduğu tesbih sanatının farklı malzeme ve işçilik anlayışlarını yansıtan örnekleri ziyaretçilere sunuluyor.</p>

<p>Eserlerin önemli bölümü 33 ve 99 taneli formlardan oluşuyor. Tesbihlerde kullanılan malzemeler ve işçilik teknikleri, farklı dönemlerin ve ustalık anlayışlarının izlerini taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KEHRİBARDAN FİLDİŞİNE FARKLI MALZEMELER KULLANILDI</h3>

<p>Tesbih seçkisinde kehribar, mercan, kuka, necef, firuze ve sedef gibi geleneksel malzemelerin yanı sıra manda boynuzu, gergedan boynuzu, balina dişi, fildişi ve yılan ağacından hazırlanan örnekler de yer alıyor.</p>

<p>Farklı malzemelerden üretilen tesbihler, biçim ve işçilik açısından geniş bir çeşitlilik sunarken, serginin geleneksel sanatların farklı alanlarını bir arada gösteren yapısını tamamlıyor.</p>

<h3>MEHMET ÇEBİ: HAT VE TESBİH KUŞAKTAN KUŞAĞA AKTARILAN BİR HAFIZA</h3>

<p>Serginin koleksiyoneri Mehmet Çebi, hat ve tesbihin gündelik hayat ile manevi dünya arasında kurulan bağın iki güçlü ifadesi olduğunu söyledi. Hat sanatının sözü ölçü ve güzellikle buluşturduğunu, tesbihin ise eli, zihni ve gönlü aynı istikamette bir araya getirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Sessiz Zarafet (4)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/08/sessiz-zarafet-4.jpg" width="1280" /></p>

<p>Çebi, “Her iki sanat da sabır, disiplin ve usta-çırak ilişkisiyle kuşaktan kuşağa aktarılan bir hafızaya dayanır. Hilye-i Şerif ise Hz. Muhammed’e duyulan sevginin hat sanatındaki en zarif ifadelerinden biridir” dedi.</p>

<h3>HİLYE-İ ŞERİF’E AYRI BİR YER VERİLDİ</h3>

<p>Mehmet Çebi, Hilye-i Şerif’in yazıyı, anlamı ve estetiği aynı levhada bir araya getirdiğini belirterek gelenek içerisindeki önemine dikkat çekti. “Sessiz Zarafet” hazırlanırken köklü mirasın günümüz sanatçılarının elinde nasıl yaşamaya devam ettiğini göstermeyi amaçladıklarını ifade etti.</p>

<p>Çebi ayrıca koleksiyonculuğun yalnızca eserleri muhafaza etmekten ibaret olmadığını, eserleri yeniden kültürel dolaşıma kazandırmanın da koleksiyonculuğun önemli bir parçası olduğunu söyledi.</p>

<h3>SERGİDE 16 SANATÇININ ESERİ BULUNUYOR</h3>

<p>Klasik sanat formlarının çağdaş yorumlarla sunulduğu sergide 16 sanatçının eserleri yer alıyor. Seçkide Abdullah Çoban, Ayşe Karakuş, Cevat Huran, Emre Sessiz, Ferdin Velizade, Gürkan Pehlivan, Hüseyin Hüsnü Türkmen, İbrahim Halil İslam, Muhammed Enes Huri, Muhammed Firas, Muhammed Neccar, Mustafa Özçelik, Osman Kul, Said Abuzeroğlu, Seyit Ahmet Bursalı ve Zeynep Çolak Saka’nın çalışmaları bulunuyor.</p>

<p>Proje direktörlüğünü Metehan Kaptan’ın üstlendiği sergi, hat, hilye ve tesbih sanatını farklı kuşak ve tekniklerden örneklerle bir araya getiriyor.</p>

<h3>AYŞE KARAKUŞ’TAN 5 HİLYE-İ ŞERİF</h3>

<p>Sergide eserleri bulunan iki kadın hattattan biri olan Ayşe Karakuş da 5 Hilye-i Şerif çalışmasıyla seçkide yer alıyor. Karakuş’un 13 yıl önce 123x87 ölçülerinde hazırladığı ilk hilyelerinden biri de sergide sanatseverlerle buluşuyor.</p>

<p><img alt="Sessiz Zarafet (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/08/sessiz-zarafet-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Karakuş, serginin çok renkli ve alışılmışın dışında eserler içerdiğini belirterek, kadın hattat olarak böylesi bir seçkide yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<h3>SESSİZ ZARAFET SERGİSİ ZİYARET BİLGİLERİ</h3>

<p><strong>Sergi:</strong> Sessiz Zarafet<br />
<strong>Yer:</strong> Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi<br />
<strong>Son tarih:</strong> 29 Ağustos<br />
<strong>Ziyaret saatleri:</strong> Her gün 10.00-18.00<br />
<strong>Giriş:</strong> Ücretsiz<br />
<strong>Eser sayısı:</strong> 200 tesbih, 90 hat ve hilye eseri<br />
<strong>Sanatçı sayısı:</strong> 16</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/sessiz-zarafet-sergisi-tophane-i-amirede-acildi-200-tesbih-ve-90-hat-eseri-ucretsiz-gorulebilecek</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/08/sessiz-zarafet-3.jpg" type="image/jpeg" length="22805"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TYB İstanbul’da “Sanal Kuşatma ve Medya Krizi” raporu açıklandı: Dijital tehditlere karşı ortak politika çağrısı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/tyb-istanbulda-sanal-kusatma-ve-medya-krizi-raporu-aciklandi-dijital-tehditlere-karsi-ortak-politika-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/tyb-istanbulda-sanal-kusatma-ve-medya-krizi-raporu-aciklandi-dijital-tehditlere-karsi-ortak-politika-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Maarif Platformu tarafından Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesinin katkılarıyla hazırlanan “Sanal Kuşatma ve Medya Krizi: Dijital Tehditler, Ekranın Kurtuluşu ve Çözüm Yolları” raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda dijital medyanın aile, çocuklar, eğitim, üretim kültürü, oyun alışkanlıkları ve şiddet örüntüleri üzerindeki etkileri ele alınırken, çözüm için eğitimden hukuka kadar geniş kapsamlı politikalar önerildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Maarif Platformu tarafından Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesinin katkılarıyla hazırlanan “Sanal Kuşatma ve Medya Krizi: Dijital Tehditler, Ekranın Kurtuluşu ve Çözüm Yolları” başlıklı rapor, İstanbul’da düzenlenen toplantıyla kamuoyuna açıklandı. TYB İstanbul Şubesinin merkezi Kızlarağası Medresesi’nde gerçekleştirilen toplantıda, akademisyen, yönetmen, sanatçı ve medya uzmanlarından oluşan geniş bir katkı kurulunun hazırladığı çalışmanın içeriğine ilişkin bilgi verildi.</p>

<p>Raporda dijital medyanın toplum üzerindeki etkileri yalnızca ekran bağımlılığı başlığıyla sınırlı tutulmadı. Aile kurumu, çocukların zihin dünyası, doğal yaşam biçimleri, üretim kültürü, oyun alışkanlıkları, şiddet örüntüleri, eğitim, sanat, hukuk ve medya alanları birlikte ele alındı.</p>

<h3>RAPOR DİJİTAL BAĞIMLILIKLA SINIRLI DEĞİL</h3>

<p>Toplantıda konuşan Maarif Platformu Başkanı Osman Çakmak, hazırlanan raporun yalnızca dijital bağımlılık veya medya şiddeti tartışmalarına odaklanmadığını söyledi. Çakmak, eğitim, aile, din, sanat, medya ve hukuk gibi farklı alanların aynı çalışma içerisinde değerlendirildiğini belirtti.</p>

<p>Dijital medya meselesinin yalnızca ekran süresi üzerinden ele alınamayacağını ifade eden Çakmak, ekranın arkasındaki niyetin, yönlendirme biçimlerinin ve üretilen içeriklerin de incelenmesi gerektiğini söyledi. Raporda dijital ortamların birey ve toplum üzerindeki etkilerinin çok yönlü biçimde değerlendirilmesinin amaçlandığını kaydetti.</p>

<h3>“BUGÜNÜN TEMEL MESELESİ ZİHİN İNŞA ETME MESELESİDİR”</h3>

<p>TYB İstanbul Şubesi Başkanı Mahmut Bıyıklı ise dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir dönüşüm olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Dijitalleşmenin kültürü, aileyi ve toplumun geleceğini doğrudan etkileyen bir boyuta ulaştığını söyleyen Bıyıklı, dünyanın geniş çaplı bir dijital kuşatma içerisinde bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Bıyıklı, ekranların artık yalnızca vakit geçirilen araçlar olmadığını belirterek dijital platformların insanların neyi seveceğinden neyi tüketeceğine, neye inanacağından neyi değerli kabul edeceğine kadar geniş bir alanda yönlendirici hale geldiğini söyledi. Çocukların ve gençlerin zihin dünyasının aile ve okulun yanı sıra dijital platformlar ve algoritmalar tarafından da şekillendirildiğine dikkati çekti.</p>

<h3>YASAKLAMA VE SINIRLAMA TEK BAŞINA YETERLİ GÖRÜLMÜYOR</h3>

<p>Mahmut Bıyıklı, dijital tehditlerle mücadelede yalnızca yasaklama ve sınırlama yöntemlerinin yeterli olmayacağını söyledi. Çocukların ekran karşısından uzaklaştırılmasının tek başına çözüm oluşturmayacağını belirten Bıyıklı, dijital ortamda hangi hikâyelerin, değerlerin ve insan tasavvurunun sunulduğunun da önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kültür, tarih ve medeniyet birikiminden beslenen filmler, çizgi filmler, oyunlar ve dijital içeriklerin üretilmesi gerektiğini belirten Bıyıklı, kendi hikâyesini anlatamayan toplumların başka toplumların değer dünyasının tüketicisi haline gelebileceğini söyledi.</p>

<h3>MİLLİ VE YERLİ İÇERİK ÜRETİMİ VURGUSU</h3>

<p>Bıyıklı, bir milletin ortak hafıza, ortak ideal ve ortak kültür çevresinde şekillendiğini belirterek dijital medya üzerinden aile, dayanışma, merhamet, sorumluluk ve üretme kültürü gibi değerlerin aşınmasının uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.</p>

<p>Genç kuşakların önemli ölçüde küresel dijital endüstrilerin ürettiği içeriklerle karşı karşıya kaldığını söyleyen Bıyıklı, kendi kültürel ve medeniyet birikimini çağın dijital araçlarıyla buluşturan içeriklerin artırılması gerektiğini belirtti. Raporda yalnızca sorunların tespit edilmediğini, milli ve yerli kültür temelinde çözüm yollarının da önerildiğini kaydetti.</p>

<h3>İSDAV VE ULUSLARARASI SİNEMA DERNEĞİ DE TOPLANTIDA YER ALDI</h3>

<p>Toplantıda İstanbul Stratejik Düşünce Eğitim Sağlık ve Araştırmalar Vakfı Başkanı Mustafa Şatıroğlu ile Uluslararası Sinema Derneği Başkanı Nazif Tunç da konuşma yaptı.</p>

<p>Toplantıya farklı disiplinlerden isimlerin katılması, raporun yalnızca medya veya teknoloji alanıyla sınırlı olmayan yapısını ortaya koydu. Çalışmada dijitalleşmenin toplumsal ve kültürel etkilerinin farklı uzmanlık alanları üzerinden değerlendirilmesi hedeflendi.</p>

<h3>DİJİTAL İÇERİKLERİN AİLE ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ ELE ALINDI</h3>

<p>Raporda medya içeriklerinde bireysel özgürlük ve kişisel mutluluk temalarının öne çıkmasının aile, dayanışma ve ortak sorumluluk kavramlarını geri plana ittiği değerlendirmesine yer verildi.</p>

<p>Aile yapısındaki değişimlerin medya içeriklerinden bağımsız ele alınamayacağı belirtilirken, boşanma oranlarındaki artış, doğurganlık hızındaki düşüş ve evlilik yaşının yükselmesi gibi gelişmelerin de aynı toplumsal dönüşüm içerisinde incelenmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<h3>ÜRETİMDEN TÜKETİME GEÇİŞ DE RAPORDA İNCELENDİ</h3>

<p>Çalışmada köyden kente ve üretimden tüketime yönelen toplumsal dönüşüm de ele alındı. Söz konusu dönüşümün bireyin toprağa, emeğe ve üretme kültürüne olan bağını zayıflattığı değerlendirmesinde bulunuldu.</p>

<p>Dijital tüketim kültürünün de toplumsal dönüşümün bir parçası olduğu belirtilen raporda, bireylerin yalnızca içerik değil yaşam biçimi açısından da tüketici konumuna yöneldiği ifade edildi.</p>

<h3>ÇOCUKLARIN EKRANLARDA MARUZ KALDIĞI ŞİDDETE DİKKAT ÇEKİLDİ</h3>

<p>Raporda çocukların karşılaştığı dijital içeriklerde şiddetin giderek normalleştiği değerlendirmesine de yer verildi. Şiddet içeriklerinin çocukların oyunlarına ve davranış biçimlerine yansıdığı, geleneksel oyunların yerini giderek şiddet temelli taklit davranışlarının almaya başladığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocukların ekran içerikleriyle kurduğu ilişkinin yalnızca vakit geçirme alışkanlığı olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanırken, izlenen içeriklerin davranış kalıpları ve değer dünyası üzerindeki etkilerinin de dikkate alınması gerektiği kaydedildi.</p>

<h3>ÇÖZÜM İÇİN GENİŞ KAPSAMLI POLİTİKA ÇAĞRISI</h3>

<p>“Sanal Kuşatma ve Medya Krizi” raporunda dijital medyanın yol açtığı sorunların yalnızca bireysel tedbirlerle çözülemeyeceği belirtildi. Aile, eğitim, kültür, sanat, medya, hukuk ve içerik üretimi alanlarında ortak ve uzun vadeli politikaların geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Raporda dijital tehditlerle mücadelede içerik kalitesinin artırılması, kültürel değerleri destekleyen üretimlerin çoğaltılması ve çocukların karşılaştığı dijital ortamların daha güvenli hale getirilmesi gerektiği ifade edildi. Toplumsal düzeyde kalıcı sonuç alınabilmesi için farklı kurumların ve uzmanlık alanlarının birlikte hareket etmesi gerektiği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/tyb-istanbulda-sanal-kusatma-ve-medya-krizi-raporu-aciklandi-dijital-tehditlere-karsi-ortak-politika-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 04:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/08/typ-istanbul.jpg" type="image/jpeg" length="18765"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medreseden dijitale: 6 bin 388 yazma eser araştırmacıların erişimine açıldı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/medreseden-dijitale-6-bin-388-yazma-eser-arastirmacilarin-erisimine-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/medreseden-dijitale-6-bin-388-yazma-eser-arastirmacilarin-erisimine-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, kataloglama ve dijitalleştirme çalışmaları tamamlanan 6 bin 388 yazma eseri çevrim içi erişime sundu. Yüzde 59’unu İslami ilimlere ait eserlerin oluşturduğu koleksiyonda müellif hattı nüshalar, icazetnameler, tefsirler, cönkler, tezhipli ve minyatürlü yazmalar yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, satın alma yoluyla oluşturduğu “Yeni Yazmalar Koleksiyonu”nda yer alan 6 bin 388 yazma eserin kataloglama ve dijitalleştirme çalışmalarını tamamladı. Osmanlı ilim, kültür ve edebiyat tarihine ilişkin çok sayıda kaynağı bir araya getiren eserler, kurumun Yazma Eser Portalı üzerinden araştırmacıların erişimine açıldı.</p>

<p>Koleksiyon, medrese geleneğinden İslami ilimlere, klasik edebiyattan halk şiirine kadar geniş bir alana yayılan yazmaları içeriyor. Müellif hattı nüshalar, icazetnameler, mecmualar, tezhipli ve minyatürlü eserler, farklı dönemlerde oluşan ilim ve sanat birikiminin yazılı örnekleri arasında bulunuyor.</p>

<h3>KOLEKSİYONUN YÜZDE 59’UNU İSLAMİ İLİMLER OLUŞTURUYOR</h3>

<p>Yeni Yazmalar Koleksiyonu’ndaki eserlerin konu dağılımında İslami ilimler ilk sırada yer alıyor. Tefsir, fıkıh, hadis, kelam ve İslam düşüncesi gibi alanları kapsayan eserler, koleksiyonun yaklaşık yüzde 59’unu oluşturuyor.</p>

<p>İslami ilimlerin ardından dil ve dilbilim, edebiyat ve belagat ile felsefi ilimlere ilişkin yazmalar geliyor. Alan çeşitliliği, koleksiyonun yalnızca dinî ilimler açısından değil, Osmanlı dönemindeki eğitim, edebiyat ve düşünce hayatına yönelik araştırmalar bakımından da geniş bir kaynak niteliği taşımasını sağlıyor.</p>

<h3>ESERLERİN YÜZDE 57’Sİ ARAPÇA KALEME ALINDI</h3>

<p>Koleksiyonda bulunan eserlerin yüzde 57’si Arapça, yüzde 38’i Türkçe, yüzde 4,5’i ise Farsça kaleme alındı. Arapça eserlerin ağırlığı, medreselerde yürütülen İslami ilimler çalışmalarında kullanılan kaynakların dil yapısını da yansıtıyor.</p>

<p>İbranice, Süryanice, Yunanca, Peştuca, Kürtçe, Urduca ve Latince yazılmış eserler de koleksiyonda yer alıyor. Farklı dillerdeki yazmalar, Anadolu ve Osmanlı coğrafyasındaki ilmî ve kültürel etkileşime ilişkin araştırmalara kaynak oluşturuyor.</p>

<h3>EN ESKİ YAZMA HİCRİ 702 TARİHİNİ TAŞIYOR</h3>

<p>Erişime açılan 6 bin 388 yazma eserin 2 bin 130’unda istinsah tarihi bilgisi bulunuyor. Tarihi belirlenebilen en eski yazma, hicri 702 tarihli “Haşiye ala Şerhi’l-Varakat” adlı eser olarak kayıtlarda yer alıyor.</p>

<p>Eser, İmamü’l-Haremeyn el-Cüveyni’nin İslam hukuk usulüne dair “el-Varakat” adlı kitabına Firkah tarafından yazılan şerh üzerine kaleme alınan bir haşiyeden oluşuyor. Koleksiyonda hicri 718, 762, 786 ve 789 tarihlerini taşıyan başka yazmalar da bulunuyor.</p>

<p>Erken dönem eserleri arasında Kadı Beyzavi’nin “Envaru’t-Tenzil” adlı tefsirinin nüshası ile Hacı Paşa’nın tıp alanındaki eserine ait nüshalar yer alıyor. Tarihlendirme bilgileri, koleksiyonun Osmanlı klasik döneminin yanı sıra Anadolu Selçuklu ve Beylikler dönemlerine kadar uzanan geniş bir zaman aralığını kapsadığını gösteriyor.</p>

<p>Tarihi bilinen yazmaların büyük bölümünü 18. ve 19. yüzyıllarda istinsah edilen eserler oluşturuyor. Farklı yüzyıllara ait nüshalar, metinlerin zaman içerisindeki dolaşımının, çoğaltılmasının ve eğitim kurumlarında kullanılmasının izlenmesine imkân veriyor.</p>

<h3>MÜELLİF HATTI NÜSHALAR KOLEKSİYONDA YER ALIYOR</h3>

<p>Yeni Yazmalar Koleksiyonu’nda, doğrudan eserin müellifi tarafından kaleme alınan 10’dan fazla müellif hattı nüsha bulunuyor. Müellif hattı eserler, bir metnin aslına en yakın biçiminin belirlenmesi ve farklı nüshalar arasındaki değişikliklerin incelenmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p>Metin tenkidi çalışmalarında kullanılan söz konusu nüshalar, eserlerin sonraki dönemlerde istinsah edilen örnekleriyle karşılaştırılmasına imkân sağlıyor. Koleksiyonda ayrıca icazetnameler, zengin mecmualar, tezhipli yazmalar ve minyatürlü eserler bulunuyor.</p>

<p>İcazetnameler, medrese ve ilim geleneğinde bir hocanın öğrencisine belirli bir eseri okutma, rivayet etme veya bir ilim dalında yetkinlik sahibi olduğunu bildirme amacıyla verdiği belgeler arasında yer alıyor. Koleksiyondaki icazetnameler, Osmanlı ilim çevrelerindeki hoca-talebe ilişkilerinin ve ilmî silsilelerin araştırılmasına kaynak sağlıyor.</p>

<h3>CÖNKLERDE YUNUS EMRE VE HALK ŞAİRLERİNİN ŞİİRLERİ BULUNUYOR</h3>

<p>Koleksiyonda yer alan 33 cönkte Âşık Ömer, Kuddusi, Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal ve Yunus Emre gibi şairlerin şiirleri bulunuyor. Çoğunlukla halk şairlerinin eserlerinin, ilahilerin, nefeslerin, destanların ve farklı sözlü kültür ürünlerinin kaydedildiği cönkler, halk edebiyatının yazılı kaynakları arasında kabul ediliyor.</p>

<p>Cönklerdeki şiirler, Anadolu’nun farklı bölgelerinde oluşan dinî, tasavvufi ve edebî birikimi yansıtıyor. Yunus Emre ve Kuddusi gibi mutasavvıf şairlerin şiirleri ile Karacaoğlan, Âşık Ömer ve Pir Sultan Abdal’a ait metinlerin aynı koleksiyonda bulunması, yazmaların medrese kültürünün yanında halk kültürüne ilişkin kaynakları da kapsadığını gösteriyor.</p>

<h3>TEZHİPLİ VE MİNYATÜRLÜ ESERLER DİJİTAL ORTAMA AKTARILDI</h3>

<p>Yeni Yazmalar Koleksiyonu, metinlerin yanı sıra geleneksel kitap sanatlarının örneklerini taşıyan eserleri de içeriyor. Tezhipli sayfalar, minyatürler, ciltler, hat örnekleri ve farklı dönemlere ait süsleme unsurları dijital ortamda incelenebiliyor.</p>

<p>Eserlerin yüksek çözünürlüklü biçimde dijitalleştirilmesi, araştırmacıların yazma nüshaların metin, hat, kâğıt, cilt ve süsleme özelliklerini birlikte değerlendirmesine imkân veriyor. Fiziksel nüshalar üzerindeki kullanımın azalması, eserlerin yıpranmadan korunmasına da katkı sağlıyor.</p>

<h3>YAZMA ESER PORTALINDA 485 BİN ESER BULUNUYOR</h3>

<p>Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, TÜYEK Yazma Eser Portalı’nın 485 bin eser içerdiğini ve araştırmacılara hızlı ve kesintisiz erişim imkânı sunduğunu belirtti. Yılmaz, yazma eserlerin dijitalleştirilmesinin kültürel mirasın korunması bakımından önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Dijitalleştirmenin muhteva ve görselliği afetlere karşı koruduğunu kaydeden Yılmaz, fiziksel eserlerin yıpranma oranının da büyük ölçüde azaldığını söyledi. Normal şartlarda ulaşılması güç olan yazmalara portal aracılığıyla kolay biçimde erişilebildiğini belirten Yılmaz, kurumun örnek bir yazma eser portalına sahip olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Yılmaz, portalın zengin içeriği, hızlı çalışma sistemi ve kolay erişilebilirliği nedeniyle dünyanın farklı bölgelerinden takdir gördüğünü aktardı. Araştırmacılar, katalog bilgileri tamamlanan eserleri portal üzerinden inceleyebiliyor.</p>

<h3>KURUM 20 BİNE YAKIN YAZMA ESER SATIN ALDI</h3>

<p>Coşkun Yılmaz, Türkiye Yeni Yazmalar Koleksiyonu’nun kurum tarafından satın alınan eserlerden oluşturulduğunu bildirdi. Yazma eserini satmak isteyen kişilerden bedeli ödenerek alım yapıldığını belirten Yılmaz, kurumun kültürel mirasın korunması ve kayıt altına alınması konusunda çalışmalar yürüttüğünü söyledi.</p>

<p>Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının bugüne kadar 20 bine yakın eser satın aldığını açıklayan Yılmaz, eser alım çalışmalarının devam ettiğini kaydetti. Satın alınan yazmalar, kataloglama, tasnif, koruma ve dijitalleştirme işlemlerinin ardından araştırmacıların kullanımına sunuluyor.</p>

<h3>OSMANLI İLİM VE EDEBİYAT TARİHİNE KAYNAK SAĞLAYACAK</h3>

<p>Koleksiyonda bulunan İslami ilimlere ait eserler, müellif hattı nüshalar, icazetnameler, mecmualar, cönkler, tefsirler, tıp yazmaları, tezhipli ve minyatürlü eserler farklı araştırma alanlarına kaynak oluşturuyor. Yazmalar, Anadolu Selçuklu döneminden Beyliklere, Osmanlı döneminden yakın yüzyıllara kadar uzanan ilmî ve kültürel birikimi yansıtıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni Yazmalar Koleksiyonu’nun İslam ilimleri, tasavvuf, klasik Türk edebiyatı, halk edebiyatı, dil, felsefe, tıp, sanat tarihi ve kitap sanatları üzerine yürütülecek çalışmalarda başvuru kaynaklarından biri olması bekleniyor. Dijital erişim sayesinde Türkiye’den ve farklı ülkelerden araştırmacılar, koleksiyondaki eserleri çevrim içi olarak inceleyebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/medreseden-dijitale-6-bin-388-yazma-eser-arastirmacilarin-erisimine-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 04:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/08/yazma-eserler-1.jpg" type="image/jpeg" length="13516"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ossama Bawardi: Dünyanın neresinde olursa olsun zulüm gören herkes için film yaparım]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/ossama-bawardi-dunyanin-neresinde-olursa-olsun-zulum-goren-herkes-icin-film-yaparim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/ossama-bawardi-dunyanin-neresinde-olursa-olsun-zulum-goren-herkes-icin-film-yaparim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin’in Oscar adayı “Filistin 36”nın yapımcısı Ossama Bawardi, Filistin sinemasının direniş üzerine kurulu olduğunu belirterek, yapımcılığı toplumsal ve ulusal bir sorumluluk olarak gördüğünü söyledi. Bawardi, dünyanın neresinde olursa olsun zulüm gören insanların hikâyelerini anlatmaya hazır olduğunu ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Filistin sinemasının önde gelen yapımcılarından Ossama Bawardi, Türkiye’de vizyona giren ve Filistin’in Oscar adayı olarak gösterilen “Filistin 36” filmi dolayısıyla Filistin sinemasını, işgal koşullarında film üretmenin zorluklarını ve sinemanın direnişteki rolünü anlattı.</p>

<p>“Vaat Edilen Cennet”, “Bu Denizin Tuzu”, “Öğretmen”, “Ben Bir Yabancıydım” ve “Güle Güle Tiberias” gibi uluslararası yapımlarda görev alan Bawardi, TRT 12 Punto’nun davetlisi olarak Türkiye’ye geldi. Doğduğundan bu yana Filistin’de yaşadığını belirten yapımcı, hayatının sonuna kadar ülkesinde yaşamayı ve direnişe ilişkin filmler üretmeyi sürdüreceğini söyledi.</p>

<p><strong><em>Yeni Şafak'tan Sevda Dursun'a konuşan Bawardi,</em></strong> 7 Ekim 2023’ten sonra Filistin’de film çekmenin daha da zorlaştığını, buna karşın Filistinli sinemacıların daha büyük riskler almaya hazır hale geldiğini ifade etti. Filistin davasının dünya kamuoyundaki görünürlüğünün arttığını kaydeden Bawardi, farklı ülkelerdeki izleyicilerin Filistin filmlerine yönelik ilgisinin de çoğaldığını dile getirdi.</p>

<h3>FİLİSTİN SİNEMASI DİRENİŞ ÜZERİNE KURULU</h3>

<p>Filistin’de hayatın her alanında olduğu gibi sinemanın da direniş üzerine kurulu olduğunu söyleyen Bawardi, işgal koşullarının günlük yaşamın en basit eylemlerini bile zorlaştırdığını belirtti. Bir çocuğu okula bırakmak gibi sıradan bir işin dahi işgal nedeniyle büyük bir zorluk ve zulüm haline gelebildiğini ifade etti.</p>

<p>Sinemacılığın her ülkede zor bir meslek olabileceğini kaydeden Bawardi, Filistin’de film üretmenin mevcut koşullar nedeniyle bir mucizeye dönüştüğünü söyledi. Filistinli sinemacıların taşıdığı sorumluluğun diğer ülkelere kıyasla daha ağır olduğunu vurgulayan yapımcı, sinemanın yalnızca sanatsal değil, toplumsal ve siyasi bir anlam da taşıdığını belirtti.</p>

<h3>KAMERANIN AKTİF ROLÜNÜ İLK FİLMİNDE FARK ETTİ</h3>

<p>Direnişin yalnızca film yapma biçiminde değil, seçilen yaşam tarzında da bulunduğunu belirten Bawardi, komedi filmleri dahil bütün yapımların siyasi bir yön taşıdığını söyledi. Kültür ve sanat alanında çalıştıktan sonra 22 yaşında sinemaya yöneldiğini anlatan Bawardi, ilk filmi “Vaat Edilen Cennet” sırasında kameranın direniş için aktif bir rol oynayabileceğini fark ettiğini ifade etti.</p>

<p>Bawardi, sinemanın Filistinlilerin yaşadıklarını görünür kılan ve uluslararası kamuoyuna aktaran önemli araçlardan biri olduğunu söyledi. Film üretimini ülkesindeki gelişmelerden bağımsız değerlendirmediğini belirten yapımcı, kariyerini Filistin direnişi ve halkın yaşadığı gerçeklik doğrultusunda şekillendirdiğini kaydetti.</p>

<h3>“YAŞADIĞIMIZ İLK SOYKIRIM DEĞİL”</h3>

<p>Bawardi, 7 Ekim 2023 öncesi ve sonrasında Filistinli sinemacılar açısından temel yaklaşımın büyük ölçüde değişmediğini söyledi. Filistin halkının benzer yıkımları 1930’larda, 1940’larda, 1967 Savaşı sırasında ve intifada dönemlerinde de yaşadığını belirten Bawardi, Gazze’de yaşananların uzun yıllardır devam eden kanlı olaylar zincirinin yeni bir halkası olduğunu ifade etti.</p>

<p>Gazze’deki savaşın Filistin halkının ve genel olarak insanlığın yaşadığı en büyük felaketlerden biri olduğunu dile getiren Bawardi, İsrail yönetiminin yalnızca film yapımını değil, günlük yaşamı ve her türlü faaliyeti daha da zorlaştırdığını kaydetti.</p>

<p>Filistinli sinemacıların yeni dönemde daha fazla risk almaya hazır olduğunu gözlemlediğini söyleyen Bawardi, özellikle 1948 öncesi Filistin topraklarında yaşayan Filistinliler açısından konuların daha net hale geldiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“NORMALLEŞME BİZİ BİR YERE GÖTÜRMEYECEK”</h3>

<p>Bawardi, 7 Ekim sonrasında normalleşme yaklaşımının Filistinlileri bir sonuca ulaştırmayacağı yönündeki kanaatin güçlendiğini belirtti. Bir şeyleri değiştirmek isteyen herkesin açık bir duruş sergilemesi gerektiğinin artık daha geniş kesimler tarafından kabul edildiğini söyledi.</p>

<p>Filistin sinemasının dünya genelindeki yolculuğuna da değinen Bawardi, 7 Ekim’den sonra Filistin davasının dünya kamuoyunda daha görünür hale geldiğini ifade etti. Farklı ülkelerdeki insanların geçmişe kıyasla Filistin filmlerini daha fazla izlemek ve tanımak istediğini kaydetti.</p>

<p>Artan ilginin Filistinli sinemacıların eserlerine daha geniş bir izleyici kitlesine ulaşma imkânı sağladığını belirten Bawardi, film üretiminin işgal altındaki yaşamı ve Filistin halkının deneyimlerini anlatmada etkili bir araç olduğunu söyledi.</p>

<h3>YAPIMCILIĞI TOPLUMSAL VE ULUSAL SORUMLULUK OLARAK GÖRÜYOR</h3>

<p>Filistin’in özgürlüğüne kavuşmasının ardından da benzer filmler üretmeye devam edeceğini belirten Bawardi, işgal sona erse bile ülkenin karşı karşıya kalacağı çok sayıda toplumsal sorun bulunacağını söyledi.</p>

<p>Yıllar boyunca ana vatanından koparılan Filistinlilerin farklı kültürel yapılar oluşturduğunu ifade eden Bawardi, gelecekte söz konusu yapıların ve toplumsal meselelerin de sinemanın konusu olacağını kaydetti.</p>

<p>Filmlerini yalnızca ülkesinin işgal altında olması nedeniyle yapmadığını vurgulayan Bawardi, yapımcılığın toplumsal ve ulusal bir sorumluluk taşıdığına inandığını söyledi. Dünyanın neresinde olursa olsun ezilen insanların yanında yer aldığını ifade eden yapımcı, zulüm gören herkesin hikâyesini anlatan bir film yapmaya hazır olduğunu belirtti.</p>

<h3>YENİ PROJESİ SURİYE’DEKİ SUÇLARI ANLATACAK</h3>

<p>Ossama Bawardi, üzerinde çalıştığı yeni projenin Suriye’de Beşşar Esed yönetimi döneminde işlendiğini belirttiği suçları konu alacağını açıkladı.</p>

<p>Filistin dışındaki coğrafyalarda zulüm gören insanların hikâyeleriyle de ilgilendiğini söyleyen Bawardi, sinemanın baskı, işgal ve şiddet karşısında tanıklık görevi üstlendiğini ifade etti. Yapımcılık anlayışının yalnızca ulusal sınırlarla sınırlı olmadığını kaydeden Bawardi, farklı halkların yaşadığı acıları sinema aracılığıyla anlatmayı amaçladığını söyledi.</p>

<h3>“ÇEKMEDEN ÖLMEK İSTEMEDİĞİM FİLM FİLİSTİN 36’YDI”</h3>

<p>Hayatı boyunca çekmek istediği en önemli filmin “Filistin 36” olduğunu belirten Bawardi, söz konusu projeyi tamamladığını söyledi. Filistin için her zaman büyük ölçekli ve destansı bir film yapmayı hedeflediğini ifade eden yapımcı, yıldız oyuncuların yer aldığı ve önemli bir yönetmenin imzasını taşıdığı bir yapım hayal ettiğini anlattı.</p>

<p>“Filistin 36” ile söz konusu hedefini gerçekleştirdiğini kaydeden Bawardi, filmin Filistinli kahramanları onurlandırdığını ve yücelttiğini söyledi. Yapımdan büyük gurur duyduklarını belirten Bawardi, bir film yapımcısı olarak temel görevlerinden birini yerine getirdiğini hissettiğini dile getirdi.</p>

<h3>AİLESİNİN HİKÂYESİNİ VE FİLİSTİN MÜZİKLERİNİ ANLATMAK İSTİYOR</h3>

<p>“Filistin 36”nın ardından hayata geçirmek istediği başka projeler de bulunduğunu belirten Bawardi, kendi ailesinin hikâyesini sinemaya aktarmak istediğini söyledi.</p>

<p>Bawardi, 1970’li yılların başındaki Filistin müziklerini konu alan bir film üzerinde de çalışmak istediğini ifade etti. Kişisel ve toplumsal hafızayı bir araya getiren yapımlar üretmeyi planladığını belirten yapımcı, Filistin kültürünün farklı yönlerini gelecek kuşaklara aktarmayı amaçladığını kaydetti.</p>

<h3>YÖNETMENİN TUTKUSU PROJEYE KATILIMINI BELİRLİYOR</h3>

<p>Bir filmin fikir aşamasından geliştirme sürecine, yapımdan dağıtıma kadar uzanan bütün yolculuğundan keyif aldığını belirten Bawardi, söz konusu süreçte çok sayıda sorun ve zorlukla karşılaşıldığını söyledi.</p>

<p>Bir filmi en fazla şekillendiren unsurun sinemacının ve özellikle yönetmenin projeye duyduğu tutku olduğunu ifade eden Bawardi, yönetmenin filme yaklaşımının kendisini doğrudan etkilediğini kaydetti.</p>

<p>Bawardi, bir projeye nasıl ve hangi ölçüde dahil olacağını büyük ölçüde yönetmenin tutkusu ve filme bağlılığının belirlediğini söyledi. Yapımcı olarak filmin bütün aşamalarını takip ettiğini ifade eden Bawardi, yaratıcı sürecin merkezinde yönetmenin vizyonunun bulunduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/ossama-bawardi-dunyanin-neresinde-olursa-olsun-zulum-goren-herkes-icin-film-yaparim</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 22:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/07/ossama-bawardi.jpg" type="image/jpeg" length="71224"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hasan Aycın'ın arşivi dijitalde erişime açıldı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/hasan-aycinin-arsivi-dijitalde-erisime-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/hasan-aycinin-arsivi-dijitalde-erisime-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim ve Sanat Vakfı tarafından hazırlanan "Hasan Aycın Dijitalleştirme Projesi" kapsamında oluşturulan dijital arşiv araştırmacıların erişimine açıldı. Arşivde Hasan Aycın'ın çizgilerinin yanı sıra taslakları, eskizleri, kişisel notları, fotoğrafları ve belgeleri de yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim ve Sanat Vakfı (BİSAV) tarafından hazırlanan "Hasan Aycın Dijitalleştirme Projesi" kapsamında oluşturulan Hasan Aycın Arşivi dijital ortamda erişime açıldı.</p>

<p>Türkiye'de çizgi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Hasan Aycın'ın yıllara yayılan arşivi kapsamında sanatçının farklı mecralarda yayımlanan çizgileri ile daha önce yayımlanmamış çizgileri, taslakları, eskizleri, kişisel notları, fotoğrafları, belgeleri, defterleri ve sanatı üzerine kaleme alınan yazı ile araştırmalar dijital ortama aktarıldı.</p>

<p>Hasan Aycın Koleksiyonu, Bilim ve Sanat Vakfı'nın e-Arşiv sistemi üzerinden araştırmacıların erişimine sunuldu.</p>

<h3>PANELLE TANITILDI</h3>

<p>Dijital arşivin erişime açılması dolayısıyla Bilim ve Sanat Vakfı'nın Vefa Salonu'nda "Siyah Beyaz Arasında Bir Çizgizâr: Hasan Aycın" başlıklı panel düzenlendi.</p>

<p>Betül Demir'in takdim ettiği programın açılış konuşmasını Mustafa Özel yaptı.</p>

<p>Panelin moderatörlüğünü Cemal Şakar üstlenirken, Hediyetullah Aydeniz, Yusuf Ziya Gökçek ve Murat Pay konuşmacı olarak yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ÇİZGİLER VE ARŞİV BELGELERİ DİJİTAL ORTAMA AKTARILDI</h3>

<p>Proje kapsamında Hasan Aycın'ın çizgilerinin yanı sıra kişisel arşivinde bulunan taslaklar, eskizler, notlar, fotoğraflar, belgeler, defterler ile sanatı üzerine hazırlanan yazı ve araştırmalar da kayıt altına alındı.</p>

<p>Dijital arşivin, Hasan Aycın'ın eserleri üzerine çalışma yürüten araştırmacılar ile Türkiye'nin kültür, sanat ve yayın tarihi alanında araştırma yapanlara kaynak oluşturması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/hasan-aycinin-arsivi-dijitalde-erisime-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/07/hasan-aycin.jpg" type="image/jpeg" length="54317"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gökhan Özcan, Kağıt Ev’de yazının sessiz yolculuğunu anlattı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/gokhan-ozcan-kagit-evde-yazinin-sessiz-yolculugunu-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/gokhan-ozcan-kagit-evde-yazinin-sessiz-yolculugunu-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Yazarlar Birliği'nin büyük ilgi gören "Kağıt Ev Yazar Söyleşileri"nin son konuğu yazar Gökhan Özcan oldu. "Yaşamak ve Diğer Şeyler" başlıklı söyleşide Özcan, yazının doğasına, okurla kurduğu mesafeye ve Ankara'nın unutulmayan edebiyat mahfillerine uzanan hatıralarını edebiyatseverlerle paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Yazarlar Birliği'nin (TYB) edebiyatın nabzını tutan etkinliklerinden "Kağıt Ev Yazar Söyleşileri", yeni bir buluşmayla okur ve yazarı aynı çatı altında buluşturdu. Yönetmenliğini Sıddık Yurtseven'in üstlendiği söyleşi serisinin son programı, 27 Haziran 2026 Cumartesi günü TYB D. Mehmet Doğan Divanı'nda gerçekleştirildi.</p>

<p>Salonun her köşesine yayılan dikkatli sessizlik, bu kez kendine özgü anlatımı ve deneme türüne kazandırdığı içten diliyle tanınan usta yazar Gökhan Özcan'ın sözlerine eşlik etti. Edebiyatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği söyleşi, "Yaşamak ve Diğer Şeyler" başlığı altında yazının insanla, hayatla ve hafızayla kurduğu ilişki üzerine derinlikli bir sohbet atmosferinde geçti.</p>

<h3>YAZININ İKİ FARKLI YOLCULUĞU</h3>

<p>Konuşmasında yazma eyleminin her yazar için aynı kapıdan başlamadığını dile getiren Gökhan Özcan, yazarların zihinsel üretim biçimleri bakımından iki farklı eğilim gösterdiğini söyledi. Merhum Rasim Özdenören'i anarak kendi yazma serüvenini de anlatan Özcan, bazı yazarların metni zihninde tamamladıktan sonra kâğıda aktardığını, kendisinin ise yazının yönünü masa başında keşfedenler arasında yer aldığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Gg" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/06/gg.jpg" width="1280" /></p>

<p>"İki tür yazar vardır. Bir kısmı yazıyı zihninde tamamen planlayıp bitirdikten sonra kâğıda döker. Rahmetli Rasim Abi tam olarak böyleydi. Diğer kısım ise masaya oturduğunda yazmaya başlayanlardır. Ben bu ikinci gruba dâhilim. Bunun da ayrı bir heyecanı var; 'Acaba bugün ne yazdım?' diyerek ilk okuyucusu yine kendim oluyorum." sözleriyle yazının kendisi için aynı zamanda bir keşif yolculuğu olduğunu anlattı.</p>

<h3>"KİTAP, OKURUYLA BAŞ BAŞA KALMALIDIR"</h3>

<p>Günümüzde yazarlığın zaman zaman gösterişli imza günleri ve popüler kültürün ürettiği görünürlük üzerinden tanımlandığını belirten Özcan, edebiyatın esas yerinin kitap sayfaları olduğunu vurguladı.</p>

<p>Kitapları üzerine uzun değerlendirmeler yapmayı tercih etmediğini ifade eden Özcan, "Edebiyat doğurgan bir yapıya sahiptir; bu yüzden işi kâğıdın üzerinde bırakmak, kitapla okuru baş başa koymak en doğrusudur. Kendi halimde, yayınevimdeki o sakin yerleşiklikle bu yolculuğu sürdürmeye çalışıyorum." dedi.</p>

<h3>SAKARYA ÇAY OCAĞI'NDA BÜYÜYEN EDEBİ MUHABBETLER</h3>

<p>Söyleşinin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Ankara'nın edebiyat hafızasında önemli bir yere sahip Sakarya Çay Ocağı'na dair anlattıkları oldu. Gazetedeki yönetim değişikliği sonrasında işsiz kaldıkları dönemde yolu aynı masalarda kesişen genç edebiyatçıların, burada yalnızca çay içmediklerini; aynı zamanda fikirlerini, metinlerini ve hayallerini de paylaştıklarını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Sokakta kalmıştık âdeta, Sakarya Çay Ocağı'na çöktük. Parası olan çayları ödüyordu. Öğle saatlerinden başlayıp hava karardıktan sonra çay ocağı kapanıncaya kadar bitmeyen sohbetler oluyordu; şiir, öykü, müzik, futbol, siyaset... Herkes yazdıklarını getiriyordu, orada okunuyordu. Bir dergi çıkarma fikri oluştu yavaş yavaş. Çubuk'tan başını Köfteci Mehmet Bodur'un çektiği başka bir grupla tanıştık. Onlar da dergi çıkarma arayışındaydı. Projeleri birleştirdik ve bunun sonucunda Albatros çıktı." sözleriyle bir dönemin edebiyat iklimini dinleyicilerle paylaştı.</p>

<h3>HAT SANATINDAN ANLAMLI HEDİYE</h3>

<p>Programın sonunda TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammet Enes Kala, günün anısına Gökhan Özcan'a, hat sanatının önemli isimlerinden Ali Hüsrevoğlu'nun eserlerinden oluşan bir tablo takdim etti.</p>

<p><img alt="27465" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/06/27465.jpg" width="1280" /></p>

<p>Kağıt Ev Yazar Söyleşileri, edebiyatın yalnızca metinlerde değil, hatıralarda, sohbetlerde ve ortak hafızada da yaşamaya devam ettiğini bir kez daha gösteren buluşmalarından birini daha geride bıraktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/gokhan-ozcan-kagit-evde-yazinin-sessiz-yolculugunu-anlatti</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 00:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/06/gokhan-ozcan.jpg" type="image/jpeg" length="66981"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hâne İslam Sanatları Sergisi Bursa'da sanatseverlerle buluştu]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/hane-islam-sanatlari-sergisi-bursada-sanatseverlerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/hane-islam-sanatlari-sergisi-bursada-sanatseverlerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Albayrak Grubu tarafından hazırlanan Hâne İslam Sanatları Sergisi, Türkiye ve Avrupa'daki yolculuğunun yeni durağı olan Bursa'da kapılarını açtı. Ziraat Katılım sponsorluğunda düzenlenen sergi, 5 Temmuz'a kadar Bursa Güzel Sanatlar Galerisi'nde ücretsiz ziyaret edilebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Albayrak Grubu'nun İslam sanatlarını farklı şehirlerle buluşturmayı amaçlayan Hâne İslam Sanatları Sergisi, Bursa'da sanatseverlerin ziyaretine açıldı.</p>

<p>Daha önce yurt içinde Şanlıurfa, Mersin ve Trabzon'da, yurt dışında ise Paris ve Madrid'de ziyaretçilerle buluşan sergi, yeni durağı olan Bursa Güzel Sanatlar Galerisi'nde kapılarını açtı.</p>

<p>Ziraat Katılım sponsorluğunda düzenlenen serginin açılışına Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Bursa Bölge Müdürü Ali Fuat Gölbaşı, Albayrak Medya Genel Müdürü Abdullah Hanönü, Albayrak Grubu Kurumsal İletişim Koordinatörü Esad Sivri, Yeni Şafak yazarı Ömer Lekesiz ve hattat Muhammed Yaman katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>GELENEKSEL SANATLAR ÇAĞDAŞ SANAT MEKÂNINDA SERGİLENİYOR</strong></h3>

<p>Hâne İslam Sanatları Sergisi, Bursa Güzel Sanatlar Galerisi'nde ziyaretçilerini ağırlıyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyet gösteren galeri, resim ve plastik sanatlar alanındaki sergilere ev sahipliği yaparken, Hâne ile birlikte geleneksel İslam sanatlarını da sanatseverlerle buluşturuyor.</p>

<p>Sergi, geleneksel sanat anlayışı ile çağdaş sergileme mekânını aynı çatı altında bir araya getiriyor.</p>

<h3><strong>BURSA'NIN SANAT MİRASIYLA BULUŞTU</strong></h3>

<p>Osmanlı Devleti'nin ilk başkenti olan Bursa, hat sanatı ve geleneksel süsleme sanatları açısından önemli merkezler arasında yer alıyor.</p>

<p>Kentte bulunan Ulu Cami, farklı hattatlar tarafından kaleme alınan 192 hat eseriyle öne çıkarken, Yeşil Cami ve Yeşil Türbe de erken Osmanlı döneminin çini sanatını yansıtan önemli yapılar arasında bulunuyor.</p>

<p>Hâne İslam Sanatları Sergisi de Bursa'nın tarihi ve kültürel mirasıyla aynı atmosferde ziyaretçilerini ağırlıyor.</p>

<h3><strong>ALBAYRAK GRUBU'NUN BURSA'DAKİ İKİNCİ SERGİSİ</strong></h3>

<p>Albayrak Grubu, daha önce adalet temasını işleyen Âdil-i Mutlak sergisini de Bursa'da sanatseverlerle buluşturmuştu.</p>

<p>Grup, bu kez "ev" kavramını merkeze alan Hâne İslam Sanatları Sergisi ile Bursa'daki kültür ve sanat etkinliklerine bir yenisini ekledi.</p>

<h3><strong>SERGİ 5 TEMMUZ'A KADAR ZİYARET EDİLEBİLECEK</strong></h3>

<p>Hâne İslam Sanatları Sergisi, 27 Haziran-5 Temmuz tarihleri arasında Bursa Güzel Sanatlar Galerisi'nde ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/hane-islam-sanatlari-sergisi-bursada-sanatseverlerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/06/hediye-takdimi-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="85807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[D. Mehmet Doğan'ın kültür mücadelesi yaşatılıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/d-mehmet-doganin-kultur-mucadelesi-konusuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/d-mehmet-doganin-kultur-mucadelesi-konusuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) tarafından düzenlenen Babıâli Toplantısı'nda, ömrünü Türk diline ve kültürüne adayan mütefekkir ve yazar D. Mehmet Doğan'ın hayatı, eserleri, Türkçe mücadelesi ve fikir dünyasına katkıları değerlendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) tarafından düzenlenen Babıâli Toplantısı'nda, Türk düşünce ve kültür hayatının önemli isimlerinden D. Mehmet Doğan'ın hayatı, eserleri ve Türkçeye yaptığı katkılar ele alındı.</p>

<p>Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı'nın konuşmacı olarak katıldığı programda, D. Mehmet Doğan'ın hayatı, hatıraları, kurucu şahsiyeti, Türkçe üzerine yaptığı çalışmalar, Mehmet Âkif Ersoy'a ilişkin araştırmaları, öncülük ettiği kurumlar ve geride bıraktığı fikrî miras değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda ayrıca D. Mehmet Doğan'ın Türkçenin korunması, tarih şuurunun güçlendirilmesi ve Türk dünyasının kültürel birlikteliğine yönelik ortaya koyduğu fikirler ile medeniyet tasavvuru farklı yönleriyle ele alındı.</p>

<h3><strong>TÜRKÇE VE KÜLTÜR MÜCADELESİ DEĞERLENDİRİLDİ</strong></h3>

<p>Programda, D. Mehmet Doğan'ın Türk düşünce hayatına kazandırdığı eserler, yetiştirdiği nesiller üzerindeki etkisi ve kültür hayatına yaptığı katkılar üzerinde duruldu. Doğan'ın dil, tarih ve medeniyet anlayışı ile Türkiye'de fikir hayatına bıraktığı kalıcı izler katılımcılarla paylaşıldı.</p>

<h3><strong>TÜRK DÜŞÜNCE HAYATINDA KALICI İZLER BIRAKTI</strong></h3>

<p>1947 yılında Ankara'nın Kalecik ilçesinde doğan D. Mehmet Doğan, Türkiye Yazarlar Birliği'nin kurucu genel başkanı olarak uzun yıllar görev yaptı. Türk dili, kültürü ve medeniyet düşüncesi üzerine kaleme aldığı eserlerle tanınan Doğan, özellikle hazırladığı <strong>Büyük Türkçe Sözlük</strong> ile Türk sözlükçülüğüne önemli katkı sağladı.</p>

<p>Doğan, <strong>Batılaşma İhaneti</strong>, <strong>Türkçe Düşünmek Türkçeyi Düşünmek</strong>, <strong>İstiklal Marşı: Bin Yılın Destanı</strong> ve Mehmet Âkif Ersoy üzerine kaleme aldığı araştırmalarıyla Türk düşünce hayatında önemli eserler ortaya koydu. Kültür ve edebiyat alanında birçok kurumun kuruluşunda aktif rol üstlenen Doğan, Türkiye'de Türkçe hassasiyeti ve kültür politikaları konusunda yürüttüğü çalışmalarla tanındı.</p>

<p>11 Ağustos 2024'te Ankara'da hayatını kaybeden D. Mehmet Doğan, geride Türk dili, kültürü ve medeniyet düşüncesine ilişkin çok sayıda eser ve fikir mirası bıraktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/d-mehmet-doganin-kultur-mucadelesi-konusuldu</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/06/mehmet-dogan-45.jpg" type="image/jpeg" length="63663"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Takiyyuddin Râsıd’ın 500. Doğum Yılına Özel “Gökküre” sergisi Rami'de]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/takiyyuddin-rasidin-500-dogum-yilina-ozel-gokkure-sergisi-ramide</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/takiyyuddin-rasidin-500-dogum-yilina-ozel-gokkure-sergisi-ramide" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmanlı bilim tarihinin önde gelen isimlerinden Takiyyuddin Râsıd’ın doğumunun 500. yılı dolayısıyla hazırlanan “Gökküre: Değişimler Çağı Şafağında Osmanlılar’da Matematik Bilimleri” yazma eser sergisi, 26 Haziran’da Rami Kütüphanesi’nde ziyaretçilerini ağırlamaya başlayacak. Sergide nadir yazma eserler ile tarihi astronomi aletleri bir araya getirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı bilim tarihinin önemli isimleri arasında gösterilen matematikçi ve astronom Takiyyuddin Râsıd’ın doğumunun 500. yılı dolayısıyla hazırlanan “Gökküre: Değişimler Çağı Şafağında Osmanlılar’da Matematik Bilimleri” yazma eser sergisi, İstanbul’daki Rami Kütüphanesi’nde ziyaretçilerle buluşacak.</p>

<p>Klasik İslâm astronomisinin son büyük temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Takiyyuddin Râsıd’ın bilimsel mirasını merkeze alan sergi, 16. yüzyılda Osmanlı ilmî birikiminin matematik bilimleri ve teknoloji alanındaki gelişimini yansıtmayı amaçlıyor. Sergi kapsamında dönemin bilimsel çalışmalarına ışık tutan çok sayıda yazma eser ve tarihi materyal bir araya getirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TAKİYYUDDİN RÂSID’IN ESERLERİ SERGİDE YER ALACAK</h3>

<p>Sergide, Takiyyuddin Râsıd tarafından kaleme alınan eserlerin yanı sıra matematik, misâha, geometri, optik, hey’et, mîkât, takvim, robotik, mekanik ve coğrafya alanlarında hazırlanan nadir yazma eserler ziyaretçilerin erişimine sunulacak. Osmanlı ilim geleneğinin farklı disiplinlerine ait eserler aracılığıyla dönemin bilimsel üretim kapasitesinin kapsamlı şekilde ortaya konulması hedefleniyor.</p>

<h3>TARİHİ ASTRONOMİ ALETLERİ DE SERGİLENECEK</h3>

<p>Yazma eserlerin yanında tarihi astronomi aletleri de sergide yer alacak. Bilimsel gözlem ve hesaplama faaliyetlerinde kullanılan araçlar, ziyaretçilere Osmanlı dönemindeki astronomi çalışmalarına ilişkin somut örnekler sunacak. Sergi, yazılı kaynaklar ile bilimsel ekipmanları aynı çatı altında buluşturarak dönemin bilgi üretim süreçlerine dair bütüncül bir perspektif oluşturacak.</p>

<h3>AÇILIŞI MEHMET NURİ ERSOY GERÇEKLEŞTİRECEK</h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirilecek serginin açılışı, 26 Haziran Cuma günü saat 10.30’da yapılacak. Açılış programı, Rami Kütüphanesi bünyesinde bulunan TÜYEK Sergi Salonu’nda düzenlenecek.</p>

<h3>BİLİM TARİHİ MERAKLILARINA VE ARAŞTIRMACILARA YÖNELİK İÇERİK</h3>

<p>Osmanlı bilim geleneğinin önemli mirasını görünür kılmayı amaçlayan sergi, bilim tarihi alanında çalışan araştırmacılar ile konuya ilgi duyan ziyaretçilere kapsamlı bir içerik sunmayı hedefliyor. Takiyyuddin Râsıd’ın bilimsel çalışmalarının yanı sıra Osmanlı dünyasında matematik bilimlerinin gelişimine ilişkin eserlerin de yer aldığı sergi, dönemin bilimsel birikimini farklı yönleriyle ele alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/takiyyuddin-rasidin-500-dogum-yilina-ozel-gokkure-sergisi-ramide</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/06/rami.jpg" type="image/jpeg" length="69131"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Albaraka Türk, Karnesini Getiren Öğrencilere Kitap Hediye Edecek]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/albaraka-turk-karnesini-getiren-ogrencilere-kitap-hediye-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/albaraka-turk-karnesini-getiren-ogrencilere-kitap-hediye-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Albaraka Türk ve Albaraka Yayınları, karne dönemine özel bir kampanya başlattı. 26 Haziran’dan itibaren karneleriyle Albaraka Türk şubelerine gelen öğrencilere, Albaraka Yayınları Çocuk ve Genç Kitaplığı’ndan seçili eserler hediye edilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Albaraka Türk ile Albaraka Yayınları, eğitim öğretim yılının sona ermesi dolayısıyla öğrencilere yönelik kitap hediye kampanyası düzenledi. “Karnenizi Getirin Kitabınızı Alın” sloganıyla hayata geçirilen kampanya kapsamında, öğrenciler karneleriyle birlikte Albaraka Türk şubelerine başvurarak çeşitli kitaplara ücretsiz olarak ulaşabilecek.</p>

<p>Kampanyanın 26 Haziran itibarıyla başlayacağı belirtilirken, uygulamanın öğrencilerin karne sevincine ortak olmayı ve okuma alışkanlığını desteklemeyi amaçladığı ifade edildi.</p>

<h3>KARNE SEVİNCİNE KİTAP HEDİYESİ</h3>

<p>Kampanya kapsamında yapılan açıklamada, bir eğitim yılının emek, gayret ve başarıyla tamamlanmasının mutluluğunun paylaşıldığı belirtildi. Açıklamada, öğrencilerin yeni bilgiler, deneyimler ve hatıralarla dolu bir yılı geride bıraktığına dikkat çekilerek karne sevincine ortak olmaktan memnuniyet duyulduğu ifade edildi.</p>

<p>Her karnenin gösterilen emeğin ve sabrın bir hatırası olduğu vurgulanan açıklamada, öğrencilere küçük ancak anlamlı bir hediye sunulmasının hedeflendiği kaydedildi.</p>

<h3>ALBARAKA YAYINLARI’NDAN SEÇİLİ ESERLER DAĞITILACAK</h3>

<p>Albaraka Türk ve Albaraka Yayınları tarafından yürütülen kampanya çerçevesinde, karnesini Albaraka Türk şubelerine getiren öğrencilere Albaraka Yayınları Çocuk ve Genç Kitaplığı’nda yer alan seçili eserlerin hediye edileceği bildirildi.</p>

<p>Kampanyanın, öğrencilerin tatil döneminde kitaplarla buluşmasına katkı sağlamasının amaçlandığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KAMPANYA 26 HAZİRAN’DA BAŞLIYOR</h3>

<p>Kampanyadan yararlanmak isteyen öğrencilerin karneleriyle birlikte kendilerine en yakın Albaraka Türk şubesine başvurmaları gerekiyor. Kampanyanın 26 Haziran’dan itibaren uygulanacağı duyuruldu.</p>

<p>Açıklamada ayrıca öğrencilere yönelik olarak “Okuma sevincinizin hiç bitmemesi dileğiyle, yeni kitaplarda, yeni dünyalarda buluşmak üzere” mesajına yer verildi.</p>

<p><img alt="Albaraka Kitap" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/06/albaraka-kitap.png" width="1024" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/albaraka-turk-karnesini-getiren-ogrencilere-kitap-hediye-edecek</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/06/karne-hediyesi-gorsel.jpg" type="image/jpeg" length="19975"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UNESCO "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanlı İsmail Araç vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/unesco-yasayan-insan-hazinesi-unvanli-ismail-arac-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/unesco-yasayan-insan-hazinesi-unvanli-ismail-arac-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bergama’da Antik Çağ’dan günümüze ulaşan parşömen üretimini geleneksel yöntemlerle sürdüren UNESCO "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanlı İsmail Araç, 93 yaşında yaşamını yitirdi. Parşömen sanatına 71 yılını adayan Araç, yetiştirdiği çıraklarıyla mesleğin geleceğe taşınmasını sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in Bergama ilçesinde geleneksel parşömen üretiminin ve karabatak dericilik geleneğinin son büyük temsilcilerinden UNESCO "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanlı İsmail Araç, 93 yaşında hayatını kaybetti. Yaşlılığa bağlı sağlık sorunları ve solunum yetmezliği nedeniyle evinde yaşamını yitiren Araç'ın ölümü, yakınları, öğrencileri ve kültür-sanat camiasında üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Bergama'nın kültürel mirasının korunması ve yaşatılması için uzun yıllar emek veren Araç için Bergama Yeni Cami'de cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazının ardından gerçekleştirilen tören sonrası Araç'ın cenazesi Bergama Mezarlığı'nda toprağa verildi.</p>

<h3>PARŞÖMEN SANATININ SON BÜYÜK USTALARINDANDI</h3>

<p>1933 yılında Bergama'da dünyaya gelen İsmail Araç, insanlık tarihinin en önemli kültürel miraslarından biri olarak kabul edilen parşömen sanatının günümüzdeki son temsilcileri arasında yer aldı. Bergama Krallığı döneminde M.Ö. 2'nci yüzyılda geliştirilen ve yazı tarihinin dönüm noktalarından biri kabul edilen parşömeni geleneksel yöntemlerle üretmeye devam eden Araç, mesleğini yaşamının son dönemine kadar sürdürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Parşömen üretiminde hiçbir kimyasal madde kullanmayan Araç, oğlak ve keçi derilerini geleneksel yöntemlerle işleyerek yazı yazılabilir hale getiriyordu. Ağır fiziksel emek gerektiren üretim sürecini uzun yıllar boyunca büyük ölçüde tek başına sürdüren usta sanatçı, özgün teknikleriyle yerli ve yabancı araştırmacıların da ilgisini çekti.</p>

<h3>71 YILLIK MESLEK HAYATI</h3>

<p>İsmail Araç, 1953 yılında Bergama'daki Tabakçılar Köprüsü altında başladığı dericilik mesleğini aralıksız 71 yıl sürdürdü. Geleneksel deri işçiliği ile parşömen üretimini bir arada devam ettiren Araç, meslek yaşamı boyunca Bergama'nın tarihi ve kültürel kimliğinin korunmasına katkı sundu.</p>

<p>Özellikle "kavaleto" olarak adlandırılan geleneksel bıçaklarla gerçekleştirdiği işçilik, parşömen üretim tekniklerinin özgün biçimde günümüze taşınmasında önemli rol oynadı. Araç'ın atölyesi, yıllar içerisinde araştırmacılar, akademisyenler ve kültürel miras uzmanları tarafından ziyaret edilen önemli merkezlerden biri haline geldi.</p>

<h3>UNESCO VE KÜLTÜR BAKANLIĞI TARAFINDAN ONURLANDIRILDI</h3>

<p>Geleneksel Türk el sanatlarının yaşatılmasına yönelik çalışmaları nedeniyle İsmail Araç'a çeşitli ulusal ve uluslararası unvanlar verildi.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2017 yılında "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" olarak tescillenen Araç, 2021 yılında ise UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanına layık görüldü. Söz konusu unvan, geleneksel bilgi ve becerileri yaşatarak gelecek kuşaklara aktaran kişilere veriliyor.</p>

<h3>PARŞÖMEN SANATINI ÇIRAKLARINA EMANET ETTİ</h3>

<p>Mesleğinin yok olmasını istemeyen İsmail Araç, yaşamının son yıllarında bilgisini ve tecrübesini yeni kuşaklara aktarmaya odaklandı. Geleneksel parşömen sanatının devamlılığını sağlamak amacıyla Demet Sağlam Tokbay ve Nesrin Ermiş Pavlis'i yetiştiren Araç, çıraklarına ustalık yetkisi verdi.</p>

<p>Düzenlenen "peştemal kuşatma" töreniyle öğrencilerine icazet veren usta sanatçı, yüzyıllardır süregelen parşömen üretim geleneğinin devam etmesi için önemli bir adım attı. Araç'ın yetiştirdiği çırakların, Bergama'nın simgelerinden biri haline gelen bu zanaatı gelecek nesillere aktarması hedefleniyor.</p>

<h3>BERGAMA'NIN KÜLTÜREL HAFIZASINDA İZ BIRAKTI</h3>

<p>İsmail Araç, yalnızca bir zanaatkâr olarak değil, Bergama'nın kültürel kimliğinin korunmasına katkı sağlayan önemli isimlerden biri olarak hafızalarda yer edindi. Antik Çağ'dan miras kalan parşömen üretim tekniklerini günümüze taşıyan Araç, Türkiye'nin somut olmayan kültürel mirasının yaşatılmasında önemli rol üstlendi.</p>

<p>UNESCO tarafından tescillenen bilgi ve deneyimini öğrencilerine aktararak mesleğinin devamlılığı için çalışan Araç, ardında hem yetiştirdiği ustaları hem de yüzyıllardır süregelen bir kültürel mirası bıraktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/unesco-yasayan-insan-hazinesi-unvanli-ismail-arac-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 05:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/05/7ee02520-kultur-dunyasinin-aci-kaybi-unesco-yasayan-insan-hazinesi-ismail-arac-yasamini-yitirdi.jpg" type="image/jpeg" length="61772"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ümmet coğrafyasının sessiz vicdanı: Âkif Emre vefatının 9’uncu yılında rahmetle anıldı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/ummet-cografyasinin-sessiz-vicdani-akif-emre-vefatinin-9uncu-yilinda-rahmetle-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/ummet-cografyasinin-sessiz-vicdani-akif-emre-vefatinin-9uncu-yilinda-rahmetle-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci-yazar Âkif Emre’nin vefatının üzerinden 9 yıl geçti. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan yazarlara, akademisyenlerden gazetecilere kadar çok sayıda isim yayımladıkları mesajlarla merhum Âkif Emre’yi rahmet ve minnetle andı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merhum Âkif Emre, vefatının 9’uncu yılında yayımlanan mesajlarla anıldı. 23 Mayıs 2017’de geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Emre için siyaset, medya, akademi ve düşünce dünyasından çok sayıda isim sosyal medya hesaplarından paylaşım yaptı.</p>

<p>Yeni Şafak’ın kurucuları arasında yer alan, Dünya Bülteni’nin genel yayın yönetmenliğini yürüten ve özellikle ümmet coğrafyasına dair çalışmalarıyla tanınan Âkif Emre’nin ardından yapılan paylaşımlarda; fikir adamlığı, gençlere verdiği destek, medeniyet perspektifi ve ilkeli duruşu öne çıkarıldı.</p>

<h3>NUMAN KURTULMUŞ: “ÜMMET COĞRAFYASINDA HOŞ BİR SADA BIRAKTI”</h3>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yayımladığı mesajda Âkif Emre’yi rahmetle andı. Kurtulmuş paylaşımında, “Fikriyle ve ameliyle ümmet coğrafyasında hoş bir sada bırakmış kıymetli dostum Âkif Emre’yi rahmetle ve hürmetle yad ediyorum. Mekânı cennet, makamı ali olsun” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kurtulmuş’un mesajında kullandığı “ümmet coğrafyasında hoş bir sada bırakmak” vurgusu, Emre’nin özellikle İslam dünyasına yönelik çalışmalarına yapılan güçlü bir gönderme olarak değerlendirildi.</p>

<h3>TAHA KILINÇ: “BİZLERE TAKİP EDİLECEK PARLAK BİR İZ BIRAKTI”</h3>

<p>Gazeteci-yazar Taha Kılınç, “Âkif Emre Ağabey’e rahmetle” başlıklı yazısında hem kişisel hatıralarını anlattı hem de Emre’nin genç kuşaklar üzerindeki etkisini aktardı.</p>

<p>Kılınç, Âkif Emre’nin vefat haberini aldığı anı unutamadığını ifade ederken, kısa süre önce birlikte yeni projeler üzerine konuştuklarını anlattı. Emre’nin “Haberiyat” isimli dijital yayın girişimine büyük önem verdiğini belirten Kılınç, onun gençleri teşvik eden ve yeni isimlere alan açan yönüne dikkat çekti.</p>

<p>Yazısını, “Tanıyan-tanımayan herkesin ardından rahmet okuduğu bir Müslüman olabilmek… Yaşadığın dosdoğru, sessiz ve minnetsiz hayatla bu zor işi başardın. Bizlere de takip edilecek parlak bir iz bıraktın” sözleriyle tamamladı.</p>

<h3>COŞKUN YILMAZ: “GAVURUN VURDUĞU YERDEN VURAN DOST DEĞİLDİR”</h3>

<p>Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz da yayımladığı mesajda Âkif Emre’nin dostluk anlayışını yansıtan sözlerini paylaştı. Yılmaz, Emre’nin “Dost, dostça eleştirilir. Gavurun vurduğu yerden vuran dost değildir” ifadelerini hatırlattı.</p>

<p>Âkif Emre ile çok sık görüşmediklerini ancak her karşılaşmalarında derin iz bırakan sohbetler yaptıklarını belirten Yılmaz, “Fakir’in ki bir anlamda hüzünlü bir geç okuyuş gibisi” sözleriyle Emre’yi geç keşfetmenin hüznünü dile getirdi.</p>

<p>Paylaşımında ayrıca düşünür İhsan Fazlıoğlu’nun “Sûreti ile Sîreti Arasında Âkif Emre” başlıklı yazısına da yer veren Yılmaz, Emre’nin yalnızca gazeteci değil, aynı zamanda güçlü bir fikir ve ahlak insanı olduğunu vurguladı.</p>

<h3>MUSTAFA ŞENTOP: “MEDENİYETİN KIRIK HALKALARINI BİRBİRİNE EKLEMEYE ÇALIŞTI”</h3>

<p>Eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop da Âkif Emre’nin vefat yıldönümünde yayımladığı mesajında, onun medeniyet perspektifine dikkat çekti.</p>

<p>Şentop paylaşımında, “Makine mühendisiydi; ama asıl mühendisliğini medeniyetin kırık halkalarını birbirine eklemekte yaptı. Pakistan’dan Endülüs’e, Kudüs’ten Saraybosna’ya her şehirde bir iz bıraktı; çünkü o şehirlerin her biri önce onun kalbinde yaşıyordu” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şentop’un mesajı, Emre’nin şehirler, hafıza ve medeniyet üzerine yürüttüğü çalışmaları öne çıkaran değerlendirmeler arasında yer aldı.</p>

<h3>MÜFİD YÜKSEL: “RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ”</h3>

<p>Araştırmacı-yazar Müfid Yüksel de paylaşımında, Âkif Emre’nin 2017’deki vefatının ardından kaleme aldığı makaleyi yeniden yayımladığını belirtti.</p>

<p>Yüksel mesajında, “Âkif Emre’nin 2017’deki vefatı ardından yayınladığım makale. Vefatının 9. sene-i devriyesinde rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhuna Fatiha” ifadelerine yer verdi.</p>

<h3>İBRAHİM TİĞLI: “ONUN BOŞLUĞU HALA DOLDURULAMADI”</h3>

<p>Gazeteci İbrahim Tiğlı ise paylaşımında, Âkif Emre’nin düşünce dünyasındaki yerinin hâlâ doldurulamadığını ifade etti.</p>

<p>Tiğlı, “Bugün Âkif Emre abinin vefatının yıldönümü. 9 yıl oldu ama onun boşluğu hâlâ doldurulamadı. Belki de Türkiye’deki Müslüman geleneğin son temsilcisiydi. Duruşunu hiç kaybetmemişti. O duruşu hâlâ özlüyoruz” dedi.</p>

<h3>HACI BAYRAM TÜRKOĞLU: “ÜMMET COĞRAFYASI MEFKÛRESİNE İMAN ETMİŞ BİR FİKİR ERBABIYDI”</h3>

<p>Yazar Hacı Bayram Türkoğlu da mesajında Âkif Emre’yi “hikmet dolu yaşamıyla düşünce dünyasında zarafetle parlayan bir entelektüel” olarak tanımladı.</p>

<p>Türkoğlu paylaşımında, Emre’nin “ümmet coğrafyası mefkûresine iman etmiş değerli fikir erbabı” olduğunu belirterek, vefatının 9’uncu yılında rahmet ve dua ile andığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ABDULHAMİT GÜL: “HAKİKATİN SESİNİ SAVUNAN BİR VİCDAN”</h3>

<p>Eski Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de yayımladığı mesajda Âkif Emre’nin fikir ve vicdan yönüne dikkat çekti.</p>

<p>Gül paylaşımında, “Zamanın ruhuna karşı hakikatin sesini savunan bir vicdan ve fikir işçisi olan Âkif Emre ağabeyi dar-ı bekaya irtihalinin yıl dönümünde rahmetle yad ediyorum” dedi.</p>

<p><img alt="Akif Emre 45" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/05/akif-emre-45.jpg" width="957" /></p>

<p>Âkif Emre’nin fikirleri ve eserleriyle genç nesillere yol göstermeye devam ettiğini belirten Gül, onun tavizsiz duruşunun bugün de derin izler bıraktığını ifade etti.</p>

<h3>SERKAN KAYALAR: “BU DÜNYADAN BİR ÂKİF EMRE GEÇTİ”</h3>

<p>TİKA Başkanı Serkan Kayalar da yayımladığı mesajda kısa ama dikkat çekici ifadeler kullandı.</p>

<p>Kayalar paylaşımında, “Bu dünyadan bir Âkif Emre geçti. Ne mutlu ona ki hayır ve güzelliklerle yâd ediliyor her daim. Vefatının yıl dönümünde rahmet ve dua ile” sözlerine yer verdi.</p>

<h3>“İSTİKAMET ÜZERE YAŞANAN BİR ÖMÜR”</h3>

<p>1957 yılında Kayseri’de dünyaya gelen Âkif Emre, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Mavera dergisi ve Akabe Yayınları’nda yöneticilik yaptı, Seha Neşriyat bünyesinde İslam Dünyası Ansiklopedisi projesini yönetti.</p>

<p>Yeni Şafak’ın kurucuları arasında yer alan Emre, Dünya Bülteni’nin genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Endülüs’ten Filistin’e, Balkanlar’dan Kudüs’e uzanan geniş bir coğrafyada yaptığı çalışmalarla “Ümmet Coğrafyacısı” olarak anıldı.</p>

<p>“İzler”, “Göstergeler”, “Çizgisiz Defter”, “Aliya” ve “İstanbul’u Yeniden Düşünmek” gibi eserleriyle geniş bir okur kitlesine ulaşan Âkif Emre, vefatının üzerinden geçen 9 yıla rağmen fikirleriyle yaşamaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/ummet-cografyasinin-sessiz-vicdani-akif-emre-vefatinin-9uncu-yilinda-rahmetle-anildi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/05/akif-emre.jpg" type="image/jpeg" length="92678"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek'i unutmadı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/cumhurbaskani-erdogan-necip-fazil-kisakureki-unutmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/cumhurbaskani-erdogan-necip-fazil-kisakureki-unutmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şair ve düşünce adamı Necip Fazıl Kısakürek’i vefatının 43’üncü yılında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla andı. Erdoğan, Kısakürek için “Şairler sultanı, büyük dava ve aksiyon adamı” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk edebiyatının önemli isimlerinden merhum Necip Fazıl Kısakürek’i vefat yıl dönümünde yayımladığı mesajla andı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, merhum Kısakürek için<strong><em> “Hak bildiği yolda gözünü budaktan sakınmayan şairler sultanı, büyük dava ve aksiyon adamı Üstat Necip Fazıl Kısakürek’i ebedî âleme irtihalinin 43’üncü yılında rahmetle, minnetle, özlemle yâd ediyorum.”</em></strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Paylaşımda, Kısakürek’in portresinin yer aldığı özel bir görsele de yer verildi. Görselde şairin doğum ve ölüm tarihleri olan “26 Mayıs 1904 – 25 Mayıs 1983” bilgileri dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TÜRK EDEBİYATININ ETKİLİ İSİMLERİNDEN BİRİYDİ</h3>

<p>Türk düşünce ve edebiyat hayatında önemli bir yere sahip olan Necip Fazıl Kısakürek; şiir, tiyatro, hikâye ve fikir yazılarıyla geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı.</p>

<p>“Çile”, “Sakarya Türküsü”, “Kaldırımlar” ve “Esselâm” gibi eserleriyle tanınan Kısakürek, özellikle Cumhuriyet dönemi Türk şiirinde etkili isimler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Büyük Doğu hareketinin kurucusu olan Kısakürek, uzun yıllar boyunca çıkardığı dergiler ve konferanslarla fikir dünyasında da etkili oldu.</p>

<h3>HER YIL FARKLI ETKİNLİKLERLE ANILIYOR</h3>

<p>Necip Fazıl Kısakürek için her yıl vefat yıl dönümünde çeşitli anma programları, söyleşiler ve kültürel etkinlikler düzenleniyor.</p>

<p>Edebiyat çevreleri tarafından Türk şiirinin önemli temsilcilerinden biri olarak değerlendirilen Kısakürek’in eserleri, farklı kuşaklar tarafından hala ilk günkü heyecanla okunmaya devam ediyor.</p>

<p><img alt="Necip Fazıl" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/05/necip-fazil.jpg" width="2000" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/cumhurbaskani-erdogan-necip-fazil-kisakureki-unutmadi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/05/necip-fazil-22.jpg" type="image/jpeg" length="46223"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıldız Holding’de “Gök Kubbe” sergisi sanatseverlerle buluştu]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/yildiz-holdingde-gok-kubbe-sergisi-sanatseverlerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/yildiz-holdingde-gok-kubbe-sergisi-sanatseverlerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akademisyen ve sanatçı Nevzat Yıldırım’ın İstanbul’un tarihi camileri ve kubbelerini fotoğraf sanatıyla yeniden yorumladığı “Gök Kubbe” sergisi, Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü’nde açıldı. Sergi, 26 Temmuz’a kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akademisyen ve sanatçı Nevzat Yıldırım’ın İstanbul’un tarihi camileri ve kubbelerini fotoğraf sanatının özgün diliyle yorumladığı “Gök Kubbe” sergisi, Yıldız Holding’in ev sahipliğinde sanatseverlerle buluştu.</p>

<p>Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü’ndeki Seminer Salonu’nda düzenlenen serginin açılışı; Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, holding yöneticileri ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık iki yıllık çalışmanın ürünü olan sergide, İstanbul’un tarihi camileri ile kubbeleri ışık, zaman, mekan ve mimari formlar üzerinden yeniden yorumlanıyor.</p>

<h3>İSTANBUL’UN KUBBELERİ FOTOĞRAF SANATIYLA YENİDEN YORUMLANDI</h3>

<p>Sanatçı Nevzat Yıldırım, orta format kamera ve üst üste pozlama tekniği kullanarak oluşturduğu eserlerde zamanı ve mekanı çoğullaştıran katmanlı bir görsel anlatı kurdu.</p>

<p>Sergide yer alan çalışmalarda İstanbul’un tarihi camileri, ışığın, mevsimin ve farklı bakış açılarının etkisiyle yeniden ele alınıyor. Kubbe formu ise geçmiş ile bugün arasında görsel ve düşünsel bir köprüye dönüştürülüyor.</p>

<h3>MURAT ÜLKER: “İSTANBUL’UN ÇOK KATMANLI DOKUSUNA YENİ BİR BAKIŞ SUNUYOR”</h3>

<p>Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, sergiye ilişkin değerlendirmesinde sanatsal faaliyetleri desteklemeyi önemli bir sorumluluk olarak gördüklerini belirtti.</p>

<p><img alt="Holding" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/05/holding.jpg" width="1280" /></p>

<p>Ülker, “Sanatçı Nevzat Yıldırım’ın ‘Gök Kubbe’ sergisi, İstanbul’un tarihî camilerini ve kubbelerini fotoğrafın özgün diliyle ele alarak sanatın geçmişle bugünü, hafızayla geleceği birbirine bağlayan gücünü hissettiriyor; bu kadim şehrin çok katmanlı dokusuna yeni bir bakış sunuyor.” dedi.</p>

<p>Nevzat Yıldırım’ın fotoğraf sanatını güçlü ve evrensel bir dile dönüştürdüğünü ifade eden Ülker, İstanbul’un ışığını ve ruhunu etkileyici bir görsel anlatıya dönüştüren seçkiyi sanatseverlerle buluşturmaktan memnuniyet duyduklarını söyledi.</p>

<h3>TÜTÜNCÜ: “KÜLTÜREL YAŞAMA DEĞER KATAN ÇALIŞMALARI DESTEKLEMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”</h3>

<p>Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü de sanatın medeniyet birikimini geleceğe taşıyan temel unsurlardan biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Tütüncü, “Sanatı toplumla buluşturmayı, sanatçılarımıza destek olmayı ve kültürel mirasımızın daha geniş kitlelerle buluşmasına katkı sağlamayı önemsiyoruz.” diye konuştu.</p>

<p>Yıl boyunca Çamlıca Kampüsü’nde kalıcı sergiler ve farklı sanat etkinlikleri düzenlediklerini belirten Tütüncü, kültür ve sanat çalışmalarına destek vermeyi sürdüreceklerini kaydetti.</p>

<h3>YILDIRIM: “KUBBELER ORTAK HAFIZANIN SEMBOLÜ”</h3>

<p>Sanatçı Nevzat Yıldırım ise İstanbul’un kubbelerini geçmiş ile bugün arasında güçlü bir görsel köprü olarak gördüğünü söyledi.</p>

<p>Yıldırım, yaklaşık iki yıl boyunca İstanbul’un tarihi camilerini, kubbelerini ve yapıların ışıkla kurduğu ilişkiyi takip ettiğini belirtti.</p>

<p>Fotoğraflarında tek bir anı belgelemek yerine zamanı ve mekanı çoğullaştırmayı amaçladığını ifade eden Yıldırım, ışığın çalışmalarındaki belirleyici unsur olduğunu söyledi.</p>

<p>Yıldırım, “Bu serginin, ziyaretçilerinde İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasına dair yeni duygular ve düşünceler uyandırmasını diliyorum.” dedi.</p>

<p>İstanbul’un kubbelerinin, Osmanlı’dan günümüze uzanan çok katmanlı bir medeniyet hafızasına katkı sunduğunu belirten Nevzat Yıldırım, Yeni Şafak’a şöyle konuştu: “Kubbeleri, farklı yıllardan itibaren farklı düşünceden, inançtan, kültürden hatta ulustan insanları aynı çatı altında, aynı düşünce etrafında toplayan, birleştiren ve bir araya getiren çok önemli bir mimari form olarak görüyorum. Bu anlamda İstanbul’a ilhamla baktım, kubbeleri fotoğrafladım. Bu sergi çerçevesinde de Süleymaniye’den Ayasofya’ya, Kariye’den Zeyrek Camii’ne kadar geniş bir yüzyıla dayanan tarihi camilerimizin farklı tekniklerle çekilmiş fotoğrafları mevcut.”</p>

<h3>SERGİ 26 TEMMUZ’A KADAR ZİYARET EDİLEBİLECEK</h3>

<p>“Gök Kubbe” sergisi, Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü Seminer Salonu’nda 26 Temmuz tarihine kadar haftanın her günü 09.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.</p>

<p>Sergi, randevu alınarak ücretsiz şekilde gezilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/yildiz-holdingde-gok-kubbe-sergisi-sanatseverlerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/05/istanbul-kubbe-sergisi.jpg" type="image/jpeg" length="58992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazze atmosferi ancak böyle bir çalışmayla yansıtılabilirdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/gazze-atmosferi-ancak-boyle-bir-calismayla-yansitilabilirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/gazze-atmosferi-ancak-boyle-bir-calismayla-yansitilabilirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Okçular Vakfının desteğiyle hazırlanan “Gazze Mektupları” sergisi, Üsküdar Meydanı’nda sanatseverlerle buluştu. Sergi, Gazze’de yaşanan insani dramı dijital sanat ve teknolojik uygulamalarla ziyaretçilere aktarmayı amaçlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Okçular Vakfının desteğiyle hazırlanan “Gazze Mektupları” sergisi, Üsküdar Meydanı’nda ziyarete açıldı. Gazze’de yaşanan insani krizin bireyler üzerindeki etkisini sanat ve teknoloji aracılığıyla anlatmayı hedefleyen sergi, ziyaretçilere interaktif bir deneyim sunuyor.</p>

<p>Küratörlüğünü Şirvan Avcı’nın üstlendiği sergi projesi, Desa Deneyim tarafından geliştirildi. Sergide Gazze halkından gelen mektuplar, çocukların çizimleri ve bölgeden ulaştırılan video kayıtları yer alıyor.</p>

<h3>DİJİTAL SANAT VE TEKNOLOJİ BİR ARAYA GETİRİLDİ</h3>

<p>Sergide hologram teknolojisi, artırılmış gerçeklik uygulamaları ve özel olarak hazırlanan dijital video içerikler kullanıldı. Organizasyon kapsamında ziyaretçilere yalnızca görsel bir deneyim değil, savaşın insani boyutunu hissettirmeyi amaçlayan bir anlatım sunuluyor.</p>

<p>Projede, çağdaş sanat ile ileri teknolojinin bir araya getirilerek Gazze’de yaşananların uluslararası standartlarda aktarılması hedefleniyor.</p>

<h3>“FİJİTAL BİR SERGİ OLUŞTURDUK”</h3>

<p>Serginin küratörü Şirvan Avcı, klasik sergicilik anlayışının dışına çıkmak istediklerini belirtti.</p>

<p><img alt="3Q2 L H 1778512455 571" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/05/3q2-l-h-1778512455-571.jpg" width="1280" /></p>

<p>Avcı, hem fiziki bir Gazze atmosferi oluşturduklarını hem de bunu dijital ögeler, animasyonlar, hologramlar ve hiper gerçekçi videolarla desteklediklerini söyledi.</p>

<p>Bölgeden gelen gerçek görüntülerin kullanıldığı bir video duvarı hazırladıklarını ifade eden Avcı, “Mapping çalışmalarıyla tüm bu unsurları bir araya getirerek ‘fijital’ bir sergi oluşturduk” dedi.</p>

<h3>“İNSANLARIN GAZZE İLE BAĞ KURMASINI İSTEDİK”</h3>

<p>Sergide gerçek hikâyeleri merkeze aldıklarını belirten Avcı, ziyaretçilerin bir apartman girişinden başlayarak sokak ve tünel bölümlerinden geçtiği bir kompozisyon oluşturduklarını anlattı.</p>

<p>Gazze’den gelen gerçek görüntü ve videoların kullanıldığını kaydeden Avcı, amaçlarının insanların Gazze ile duygusal bağ kurmasını sağlamak olduğunu ifade etti.</p>

<p>Serginin sonunda ziyaretçilerin Gazze’ye gönderilmek üzere mektup yazabilecekleri özel bir alan da oluşturulduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SERGİ 2 HAZİRAN’A KADAR ZİYARET EDİLEBİLECEK</h3>

<p>Ücretsiz olarak ziyaret edilebilen “Gazze Mektupları” sergisi, 2 Haziran 2026 tarihine kadar Üsküdar Meydanı’nda açık olacak.</p>

<p><img alt="O6V L H 1778512441 7724" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/05/o6v-l-h-1778512441-7724.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/gazze-atmosferi-ancak-boyle-bir-calismayla-yansitilabilirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/05/lre-f-q-1778512414-0667.jpg" type="image/jpeg" length="34681"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Bereket Dairesi” sergisi Üsküdar’da ziyaretçilerini ağırlayacak]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/bereket-dairesi-sergisi-uskudarda-ziyaretcilerini-agirlayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/bereket-dairesi-sergisi-uskudarda-ziyaretcilerini-agirlayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YediHilal Derneği tarafından Peygamber Efendimiz’in doğumunun hicri 1500’üncü yılı dolayısıyla hazırlanan “Bereket Dairesi” sergisi, 11 Mayıs’ta Üsküdar Mimar Sinan Galerisi’nde kapılarını açtı. Sergi, 21 Haziran 2026’ya kadar ziyaret edilebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Peygamber Efendimiz’e duyulan muhabbetin sanat ve kültürel hafıza üzerinden ele alındığı “Bereket Dairesi” sergisi, İstanbul’da sanatseverlerle buluştu. YediHilal Derneği ile Vakıf Katılım iş birliğiyle hazırlanan sergi, Üsküdar Mimar Sinan Galerisi’nde ziyarete açıldı.</p>

<p>Peygamber Efendimiz’in doğumunun hicri 1500’üncü yılı vesilesiyle hazırlanan sergide, farklı sanatçıların bu tema etrafında ürettiği eserler yer alıyor.</p>

<h3>HALK MÜSLÜMANLIĞI KOLEKSİYONUNDAN ESERLER</h3>

<p>Sergide, koleksiyoner Fatih Ketancı’nın “Halk Müslümanlığı” koleksiyonundan seçilen çalışmalar da ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.</p>

<p>Dini temalı matbu halk resimleri, litografiler, kartpostallar, fotoğraflar ve levhalar serginin ana omurgasını oluşturuyor.</p>

<p>Sergi kapsamında Medine, Mekke ve İstanbul’un manevi mekanlarına ilişkin anlatıların yanı sıra Veysel Karani, Eyüp el-Ensari ve Buhûrîzâde Mustafa Itrî gibi önemli şahsiyetlere dair izler de yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Bereket Adresi" class="detail-photo img-fluid" height="666" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/05/bereket-adresi.jpg" width="533" /></p>

<h3>SERGİDE FARKLI SANATÇILARIN ESERLERİ BULUNUYOR</h3>

<p>Proje yönetmenliğini Ramazan Karabacak’ın üstlendiği serginin proje müellifliği ve küratörlüğü ise Numan Noyan Küçük tarafından yürütülüyor.</p>

<p>Sergide Ali Yasir Çıraklı, Beyza Ünlüsoy, Betül Morgül, Elif Kerra Çakır, Ersin Şahin, Eslem Bulut, Muhammed Nur Anbarlı, Münif Fehim Özarman, Tarık Akın, Tuba Asiltürk İlhan, Sevde Ataç ve Yasin Çetin’in eserleri yer alıyor.</p>

<h3>21 HAZİRAN’A KADAR ZİYARET EDİLEBİLECEK</h3>

<p>“Bereket Dairesi” sergisi, 11 Mayıs-21 Haziran 2026 tarihleri arasında haftanın her günü 10.00 ile 22.00 saatleri arasında Üsküdar Mimar Sinan Galerisi’nde ziyaret edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis, Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/bereket-dairesi-sergisi-uskudarda-ziyaretcilerini-agirlayacak</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/05/aff47fd3-50ckue7n7sixa82dvbpvy.jpg" type="image/jpeg" length="84661"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aristoteles’in “Ruh Üzerine”si yeni baskısıyla yeniden okurla buluştu]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/aristotelesin-ruh-uzerinesi-yeni-baskisiyla-yeniden-okurla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/aristotelesin-ruh-uzerinesi-yeni-baskisiyla-yeniden-okurla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aristoteles’in insan, canlılık ve düşünce üzerine temel metinlerinden biri kabul edilen “Ruh Üzerine”, Zeki Özcan çevirisiyle Albaraka Yayınları tarafından yayımlandı. Eser, ruh-beden ilişkisi, duyum, düşünce ve bilme gibi meseleleri merkeze alan kapsamlı yaklaşımıyla klasik felsefenin temel kaynakları arasında gösteriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antik Yunan düşüncesinin kurucu filozoflarından Aristoteles’in “Ruh Üzerine” adlı eseri, Albaraka Yayınları etiketiyle yeni baskısıyla okurla buluştu. Aristoteles’in canlılık, ruh, düşünce ve algı meselelerini sistematik biçimde ele aldığı eser, yalnızca klasik felsefenin değil, insanın ne olduğu sorusuna odaklanan bütün düşünce tarihinin temel metinleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Eserde, ruhun mahiyeti, ruh ile beden arasındaki ilişki, duyuların işleyişi, imgeleme, düşünme, bilme ve hareket gibi başlıklar ayrıntılı biçimde inceleniyor. Aristoteles, ruhu bedenden bağımsız gizemli bir yapı olarak değil, canlı varlığı canlı kılan temel ilke olarak ele alıyor.</p>

<h3>CANLILIK VE DÜŞÜNCE AYNI BÜTÜN İÇİNDE ELE ALINIYOR</h3>

<p>“Ruh Üzerine”, bitkisel hayat, duyusal hayat ve düşünceyi birbirini dışlamayan fakat derecelenen yetiler olarak değerlendiren yaklaşımıyla dikkat çekiyor.</p>

<p>Eserde canlı varlıklardaki yetilerin ayrımı, ortak duyu, edilgin ve etkin zekâ, pratik akıl ve hareketin nedeni gibi başlıklar geniş bir çerçevede tartışılıyor.</p>

<p>Metin, yüzyıllar boyunca yalnızca Aristoteles yorumcularının değil, insanı anlamaya çalışan farklı düşünce geleneklerinin de temel başvuru kaynaklarından biri olarak kabul edildi.</p>

<h3>FELSEFE TARİHİNDEKİ ETKİSİ SÜRÜYOR</h3>

<p>Aristoteles’in eseri, Platon’dan Descartes’a, Aquinas’tan Husserl’e uzanan geniş düşünce hattında etkisini sürdüren temel kaynaklar arasında gösteriliyor.</p>

<p>Canlılık, algı ve zihnin doğasına ilişkin modern tartışmalarda da referans niteliğini koruyan eser, klasik psikolojinin ve doğa felsefesinin temel metinlerinden biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3>ZEKİ ÖZCAN ÇEVİRİSİYLE YAYIMLANDI</h3>

<p>Eseri Türkçeye kazandıran Zeki Özcan, farklı felsefe disiplinlerinde uzun yıllara yayılan akademik çalışmaları ve çevirileriyle tanınan isimler arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dil felsefesi alanındaki çalışmalarıyla bilinen Özcan, Türkiye Felsefe Derneği tarafından verilen 2020 Prof. Dr. Necati Öner Felsefeye Hizmet Ödülü’ne layık görülmüştü.</p>

<p>Kitapta yer alan “Çeviri Üzerine” ve “Giriş” bölümleri de Aristoteles’in “De Anima” adlı eserinin Batı düşüncesindeki yerini ve farklı çeviri geleneklerinin felsefi önemini ele alıyor.</p>

<h3>KLASİK METİNLERE YENİDEN DÖNÜŞ ÇAĞRISI</h3>

<p>Yeni baskıda yer alan değerlendirmelerde, insanı yalnızca biyolojik ya da yalnızca bilinç sahibi bir varlık olarak açıklamanın yetersiz kaldığına dikkat çekiliyor.</p>

<p>“Ruh Üzerine”, canlılık, duyu, düşünce ve hareket arasındaki ilişkiyi katmanlı bir düşünceyle ele alması nedeniyle bugün de güncelliğini koruyan klasik eserler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Albaraka Yayınları’nın hazırladığı baskının, hem Aristoteles’i ilk kez okuyacaklar hem de klasik metinleri yeni çeviriler eşliğinde yeniden değerlendirmek isteyenler için önemli bir kaynak niteliği taşıdığı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis, Kitap</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/aristotelesin-ruh-uzerinesi-yeni-baskisiyla-yeniden-okurla-bulustu</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 05:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/05/banner-1425x534-2.jpg" type="image/jpeg" length="80970"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İSAM’ın 9. Yaz Araştırma ve Eğitim Destek Programı başvuruları başladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/isamin-9-yaz-arastirma-ve-egitim-destek-programi-basvurulari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/isamin-9-yaz-arastirma-ve-egitim-destek-programi-basvurulari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenen 9. Yaz Araştırma ve Eğitim Destek Programı’nın başvuruları başladı. Doktora düzeyindeki araştırmacılara yönelik program, 7-31 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) tarafından düzenlenen Yaz Araştırma ve Eğitim Destek Programı’nın (YADEP) dokuzuncusu için başvurular alınmaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk kez 2016 yılında hayata geçirilen programın, 7 Temmuz - 31 Temmuz 2026 tarihleri arasında İSAM bünyesinde gerçekleştirileceği bildirildi.</p>

<p>İlahiyat ve İslami İlimler alanında doktora yapan araştırmacılara yönelik hazırlanan program için başvuruların 20 Mayıs 2026 tarihine kadar çevrim içi olarak yapılabileceği açıklandı.</p>

<h3>ARAŞTIRMACILARA AKADEMİK DESTEK SUNULACAK</h3>

<p>İSAM tarafından yürütülen Araştırmacı Yetiştirme Projesi kapsamında gerçekleştirilen programın, katılımcılara araştırma imkanı sunmayı hedeflediği belirtildi.</p>

<p>Program kapsamında düzenlenecek eğitim seminerleriyle araştırmacıların akademik gelişimlerine katkı sağlanmasının amaçlandığı ifade edildi.</p>

<p>Katılımcıların ayrıca İSAM çevresindeki akademik ortamlarla tanışma fırsatı elde edeceği kaydedildi.</p>

<h3>PROGRAM YAZ DÖNEMİNDE GERÇEKLEŞTİRİLECEK</h3>

<p>YADEP’in yaz dönemlerinde düzenlenen bir eğitim destek programı olduğu belirtilirken, araştırmacılara akademik çalışma süreçlerinde katkı sunacak çeşitli faaliyetlerin program kapsamında yer alacağı bildirildi.</p>

<p>Programın, doktora düzeyindeki araştırmacıların akademik üretim süreçlerini desteklemeye yönelik hazırlandığı ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/isamin-9-yaz-arastirma-ve-egitim-destek-programi-basvurulari-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 21:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/05/isam-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="71517"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5. Uluslararası İslam Kültür ve Medeniyeti Sempozyumu başladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabizim.com/5-uluslararasi-islam-kultur-ve-medeniyeti-sempozyumu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabizim.com/5-uluslararasi-islam-kultur-ve-medeniyeti-sempozyumu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Müslüman Azınlıklar” temalı 5.⁠ Uluslararası ⁠İslam Kültür ve Medeniyeti Sempozyumu Kocaeli’de başladı. İHH ve Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öncülüğünde, birçok kuruluşun katkılarıyla düzenlenen sempozyuma 15 farklı ülkeden konuşmacı katılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><font face="tahoma, sans-serif" size="4">Bu yıl 5’ncisi düzenlenen Uluslararası İslam Kültür ve Medeniyeti Sempozyumu 8-10 Mayıs tarihlerinde Kocaeli’de düzenlenecek. Sempozyumun ilk gün programı Kocaeli Kongre Merkezi’nde yoğun katılımla başladı. 15 ülkeden 30’u aşkın konuşmacının katılımıyla 10 oturumun düzenleneceği sempozyum, İHH İnsani Yardım Vakfı, Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Halep Üniversitesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Müftülüğü, Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Kocaeli İlahiyat Vakfı, İNSAMER, Yeryüzü Avukatları Derneği (WOLAS), Göç ve Diaspora Vakfı ve Dijital Hafıza Derneği tarafından ortaklaşa düzenlenecek.</font></p>

<p><strong><font face="tahoma, sans-serif" size="4">“Müslümanlar nüfuzlu olursa dünya adalet içinde yaşar”</font></strong></p>

<p><font face="tahoma, sans-serif" size="4">Açılış programında konuşan Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı ve İslam Kültür ve Medeniyeti Sempozyumu Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdullah Kahraman, “İki türlü azınlık vardır: Nüfus ve nüfuz açısından. Dünyada Müslüman nüfusu artmasına rağmen maalesef nüfuzunun azaldığını görmek bize gerçekten hüzün veriyor. Müslümanların nüfuzunun olması sadece siyasi ve ideolojik bir keyfiyet değildir. Müslümanlar, nüfusça olduğu gibi nüfuz bakımından da etkili olursalar, dünya sulh, barış ve adalet içerisinde yaşar. Kan, gözyaşı, zulüm ve hicran olmaz” dedi.</font></p>

<p><strong><font face="tahoma, sans-serif" size="4">“Gazzeli çocukların feryadını duyuyoruz”</font></strong></p>

<p><font face="tahoma, sans-serif" size="4">İlk Müslüman azınlığın Peygamber Efendimiz döneminde Habeşistan’a hicret eden Müslümanlar olduğunu belirten Kahraman, Müslümanların nüfuzunun azalmasından insanlığın kötülüğünü düşünenlerin yararlandığının altını çizdi. Kahraman, “Döviz karşısında insanlığa her gün değer kaybettiren bir takım müstekbirlerle, mütekebbirlerle bugünün dünyası maalesef baş başa. Onun için biz her gün masum çocukların feryatlarını, kadınların tarumar edildiğini, değerlerin ayakaltına alındığını maalesef seyrediyoruz. Her akşam ve sabah televizyonlarda Gazzeli çocukların feryadını dinliyoruz. Silkinip yeniden kendimize gelmemiz, insanlık için nüfuzumuzu artmamız gerekiyor. ” dedi.</font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><font face="tahoma, sans-serif" size="4">“Müslümanlara karşı sorumluluklarımız var”</font></strong></p>

<p><font face="tahoma, sans-serif" size="4">Halep Üniversitesi Şeriat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Muhammed Şâşû, Müslümanlar olarak, diğer Müslümanlara karşı sorumluluklarımızın olduğunu belirtti. Şâşû, konuşmasına şöyle devam etti: “Allahu Teâlâ şöyle buyurmaktadır: ‘Müminler ancak kardeştir.’ Bu sempozyum vesilesiyle Müslüman azınlıkların sorunlarının ve yaşadıkları zorlukların dile getirilerek çözüm arayışları olacağını ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.</font></p>

<p><strong><font face="tahoma, sans-serif" size="4">“Müslüman azınlıkların haklarını savunabilecek özel bir merkez kurulmalı”</font></strong></p>

<p><font face="tahoma, sans-serif" size="4">Malezya Dışişleri Bakanı Özel Danışmanı Dr. Abdurrezzak Ahmed ise, Patani ve Mindanoa’da İHH’nın sadece insani yardım sağlamakla kalmadığını, bir arabulucu olarak barışı savunduğunu belirtti. “İHH’nın insani diplomasi çalışmaları bize, azınlık haklarının korunmasının sadece hükümetlerin yapabileceği bir iş olmadığını, sivil toplum kuruluşlarının da katılması gerektiğini bir kere daha gösterdi. Buradan uluslararası topluma çağrı yapmak istiyorum. Müslüman azınlıklarla ilgili veri toplayabilecek, araştırma yapabilecek ve bu toplulukların haklarını savunabilecek özel bir merkezin kurulması gerekiyor” dedi.</font></p>

<p><strong><font face="tahoma, sans-serif" size="4">“Sorunları tespit edersek, çözümleri de oluşturabiliriz”</font></strong></p>

<p><font face="tahoma, sans-serif" size="4">İHH Genel Başkanı Av. Bülent Yıldırım da, “Çok önemli bir toplantı. Bu toplantının asıl önemli kısmı yarın ve sonraki gün çalıştaylarda olacak. Müslümanların sorunlarını tespit edebilirsek çözümlerini de oluşturabiliriz. Özellikle son dönemlerde göç hadiselerinin fazlalaşmasıyla birlikte dünyanın her tarafında Müslümanlarla diğer dinlerden insanların iletişimlerinin daha da arttığına şahit oluyoruz” dedi.</font></p>

<p><img alt="5. Uluslararası İslam Kültür Ve Medeniyeti Sempozyumu Başladı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/05/5-uluslararasi-islam-kultur-ve-medeniyeti-sempozyumu-basladi-3.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong><font face="tahoma, sans-serif" size="4">“Sumud gemileri yolda”</font></strong></p>

<p><font face="tahoma, sans-serif" size="4">Osmanlı döneminde farklı dinlerden ve kültürlerden insanların 400 yıl boyunca barış içinde yaşadığını hatırlatan Yıldırım, “Fakat 1. Dünya Savaşı’ndan sonra otorite başkalarının eline geçti. Ve dünyanın her tarafından kan ve gözyaşı var. Şu anda 3. Dünya Savaşı’nı yaşıyoruz ve bu savaşı da büyütüyorlar. Sizden dua istiyorum, Sumud gemileri yolda. İsrail, Avrupa’nın tam sınırında tam müdahale etti, dedi ki ‘ben bir terör örgütüyüm, devlet mevlet değilim ve dünyaya da bunu kabullendireceğim.’ 600 mil uzakta müdahale etti, zannetti ki vazgeçeceğiz. Vazgeçmiyoruz, yola devam edeceğiz Allah’ın izniyle. Girit’te gemiler tekrar toparlanıyor, Türkiye’den de katılımlar olacak Akdeniz’de buluşulacak ve Gazze’ye doğru gideceğiz. Bu sadece Gazze’deki ablukayı kırma operasyonu değil, dünya siyonizminin bariyerlerini yok etme operasyonu” dedi.</font></p>

<p><strong><font face="tahoma, sans-serif" size="4">“Müslümanlar tarih boyunca önemli medeniyet birikimleri ortaya koydular”</font></strong></p>

<p><font face="tahoma, sans-serif" size="4">Kocaeli Vali Yardımcısı Salih Bıçak ise, “Bu yıl Müslüman Azınlıklar başlığıyla gerçekleştirilen sempozyumun son derece önemli ve çok boyutlu bir meseleyi ele aldığına inanıyorum. Milyonlarca Müslüman farklı coğrafyalarda, farklı siyasi ve kültürel yapılar içerisinde hayatlarını idame ettirmektedirler. Tarih boyunca Müslümanlar, yalnızca çoğunluk oldukları coğrafyalarda değil, azınlık oldukları coğrafyalarda da önemli medeniyet birikimleri ortaya koymuşlardır” dedi.</font></p>

<p><strong><font face="tahoma, sans-serif" size="4">“Müslüman azınlıkların tecrübelerinin akademik bakış açısıyla ele alınması önemli”</font></strong></p>

<p><font face="tahoma, sans-serif" size="4">Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, “Küreselleşmenin hızlandığı, göç hareketlerinin arttığı, toplumsal dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde Müslüman azınlıkların yaşadığı tecrübelerin akademik bir bakış açısıyla ele alınması önemlidir. Bu yönüyle sempozyumun dini hayattan hukuk düzenine, toplum psikolojisinden siyasete, kültürden sanata kadar geniş bir çerçevede önemli çalışmalara ve bilimsel değerlendirmelere zemin hazırlayacağına inanıyorum” diye konuştu.</font></p>

<p><font face="tahoma, sans-serif" size="4">Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın da, “İslamofobi meselesi ele alınmadan bu meselenin konuşulması mümkün değil. Azınlığa yönelik öfkenin ve şiddetin arttığı yerlerde bir fobinin de olduğunu unutmadan bu meseleyi geniş bir pencereden ele almak gerekiyor” şeklinde konuştu.</font></p>

<p><img alt="5. Uluslararası İslam Kültür Ve Medeniyeti Sempozyumu Başladı (8)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabizimcom.teimg.com/dunyabizim-com/uploads/2026/05/5-uluslararasi-islam-kultur-ve-medeniyeti-sempozyumu-basladi-8.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong><font face="tahoma, sans-serif" size="4">Konferans ve panel düzenlendi</font></strong></p>

<p><font face="tahoma, sans-serif" size="4">Protokol konuşmalarının ardından ilk gün programı, AGİT İslamofobik Nefret Suçlarıyla Mücadele Eski Özel Temsilcisi Prof. Dr. Bülent Şenay’ın konferansıyla devam etti.</font></p>

<p><font face="tahoma, sans-serif" size="4">Sonrasında Jeopolitik Müslüman Azınlık Bölgeleri başlıklı panel düzenlendi. İHH Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Hüseyin Oruç’un moderatörlüğünü yaptığı panelde, İHH Moro Temsilcisi Ömer Kesmen, Patani Birleşik Özgürlük Örgütü’nü temsilen (PULO) Kasturi Mahkota, Dünya Keşmir Özgürlük Hareketi’ni temsilen (WKFM) Dr. Müzzemmil Eyyûb Thakur, Arakan Rohingya Ulusal Konseyi’ni temsilen (ARNC) Enver Arakani ve TDV İslam Araştırmaları Merkezi Doç. Dr. Yaşar Çolak konuşmacı olarak yer aldı.</font></p>

<p><font face="tahoma, sans-serif" size="4">Sempozyumun ilk gün programı düzenlenen panelin ardından sona erdi. </font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Havadis</category>
      <guid>https://www.dunyabizim.com/5-uluslararasi-islam-kultur-ve-medeniyeti-sempozyumu-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 21:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabizimcom.teimg.com/crop/1280x720/dunyabizim-com/uploads/2026/05/5-uluslararasi-islam-kultur-ve-medeniyeti-sempozyumu-basladi-9.jpg" type="image/jpeg" length="98941"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
