Roma’dan İslâm’a Ekonomi, Aile ve Toplum

İngiliz akademisyen Simon Swain, Brynson’ın Management of the Estate ya da Türkçe olarak Mülk Yönetimi şeklinde ifade edilebilecek ve esasında Romalı seçkin sınıflara tavsiye niteliğinde yazdığı kitabı günümüz okuruna tanıtmayı hedefliyor ve bu kitabın tahlilini yapıyor. Kitabın günümüze aktarılışı bir yana etkilediği çağları düşündüğümüzde “Roma’dan İslâm’a Ekonomi, Aile ve Toplum” son derece kıymetli bir eser olarak dikkatleri çekiyor. Gerek kıyaslamalar gerekse de kitabın ilk ve tek çevirisinin olması ayrıca bir kıymet katmaktadır.

Brynson’ın Mülk Yönetimi kitabının çevirisi Arapça olarak yapılmış, Arapça metin Simon Swain tarafından İngilizce’ye çevrilmiştir. Brynson’ın kitabı milattan sonra birinci yüzyılda yazılmış ve İslâm dünyasına önemli etkilerde bulunmuştur.

Kitap, güzel bir “Giriş”in ardından çeviri metni ile başlıyor. İlk çeviri Arapça’dan olduğu için yazar da buna sadık kalarak “Rahman, Rahîm, yâr ve yardımcım olan Allah'ın adıyla” diye başlıyor. Verilen bilgiye göre kitabın Arapça tercümesindeki başlık bu şekilde.

Simon Swain bir kitap incelemesi yapıyor ve Brynson'ın asırlar evvel yazdığı kitabı günümüz insanına aktarıyor. Kitaptan anladığımız kadarıyla Brynson, kıymeti tam olarak bilinebilmiş bir isim değil. Geç Roma İmparatorluğu'ndaki politik düşüncelere etkisi, İslâm ekonomi düşüncesine katkısı kabul edilse de milliyetçi ve dini sebepler Brynson ismini bilmeyenlerin sayısını bir hayli artırmış. Kitapta Brynson'ın kitabının temel olarak dört bölümden oluştuğu ve bu bölümlerin mal ve parayla, köle ve hizmetçilerle, kadın ve evliliğin rolüyle ve son olarak çocuk eğitimiyle ilgili olduğu belirtiliyor. Kitabın alınıp İslâm dünyasında çevrilmesi, ondan faydalanılması ve toplum hayatına etki etmesi kültürler ve medeniyetler arasındaki etkileşimin hangi ölçülerde gerçekleştiğini göstermektedir. Simon Swain'in ayrıca İslâm hâkimiyeti dikkat çekicidir.

Mülk Yönetimi, milattan sonra birinci yüzyılda yazılmış olsa da eserin Arapçaya ve diğer dillere çevirisi Tercüme Hareketi’nin bir parçası olarak sekizinci yüzyıldan sonraya rastlar. Bizim şimdi ulaştığımız eserlerin keşfi de bu hareket çerçevesinde yürütülen çalışmaların sonucudur.

Muhakkak ki Simon Swain’in kitabı hem kendi incelemesini hem de incelediği kitabı barındırması bakımından ikili bir yapıyla karşımıza çıkıyor. Bu anlamda bizler Brynson’ın kitabını Swain’in gözünden okuyoruz. Brynson’ın fikirlerini öğrendiğimiz kadar onun değer verilip çevrilen bu eserinin İslâm dünyasında bulduğu karşılığı da görüyoruz. Anlatıldığı biçimiyle İslâm dünyasının dışa kapalı, etkileşimden uzak ve gelişmeyi engelleyen bir yapısının olmadığı çok uzaklardan gelen bu eserin çevirisi ve yaydığı etkilerle kendisini gösteriyor.

Swain’in tahlilinde İslâmi yönetim şekline dair önemli ipuçları verilmektedir. Örneğin özel mülkiyet ve sermaye konusunda kişilerin hakkı korunur ancak şimdilerde alışık olduğumuz vahşi kapitalizmin acımasız kuralları uygulanmaz. Burada doğrudan doğruya kamu vicdanı harekete geçer ve menfaat artık kişisel olmaktan çıkıp toplumsal hâle gelir. Örneğin bir tüccarın malını istediği zaman piyasaya sürme “hakkı” olduğu halde stokçuluk yapmak yerine dengeleri bozmayacak biçimde malını satması öngörülür. Bu kurallar çoğunlukla da kendiliğinden yani bir yazılı kurala dayanmaksızın uygulanır. İslâm, aynı zamanda temeli sağlam bir ahlâk kültürünün de mimarıdır çünkü. Kitap bir bütün olarak ele alınsa da belki algıda seçicilik bakımından sürekli İslâmi bakış açısına göz atma gereği hissediyoruz. Bu yoğun kitabı sadeleştirmenin ya da basit bir biçimde ele almanın bir yolu da budur.

Mülkiyet bölümünde İbn Haldun’un medeniyet, şehirleşme gibi konuları işleyen ve devletlerin yükselişini ve çöküşünü inceleyen Mukaddime isimli eserine atıf var. Eser, daha çok toplum hayatı, ekonomi, şehirleşme gibi konuları barındırması dolayısıyla bir kaynak olarak kullanılmış.

Köleler konusunda çeşitli öğütler veren Brynson’a göre köleler fazla çalıştırılmamalıdır. Bu yolla onların işlerine olan bağlılıkları ve hevesleri artacak bu da verimlerini yükseltecektir. Ayrıca Brynson için kölelerin sosyal hayatın devamlılığı açısından önemi büyüktür. Bu, yaşadığı dönemle alakalı olarak gelenekselci bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Aynı şekilde en iyi kölenin genç köle olduğunu düşünmesi de bu kapsamda değerlendirilmelidir.

En dikkat çekici bölümlerden birisi ailenin ele alındığı bölümdür. Bu bölümde evlilik, hanım ve erkek çocuklar gibi konular işlenmiş. Okurken kitabın yazıldığı dönemi, aile yapısını ve dolayısıyla zamanın ruhunu iyice kavramak ve buna göre hareket etmek gereklidir. Şimdiki özgürlük, dayanışma, bireyselcilik, demokrasi, insan hakları, akrabalık ilişkileri, toplu yaşama, ekonomik şartlar gibi faktörleri hesaba katmak ve bunu tüm kitap boyunca uygulamak gerekiyor. Şimdiki anlayışla Brynson’ı yargılamak veya doğru-yanlış eğrisinde seyrettiğini söylemek doğru olmaz. Yazar, Brynson’ın yazdıklarını inceliyor ve oradan çıkarımlar yapıyor ama bizlere çeşitli kaynaklardan döneme ait bilgiler de veriyor. İslâm’ın konuya nasıl baktığı en fazla ilgimizi çeken kısım. Bunlardan birinde Simon Swain, hadislerden referansla kadının eşinin yokluğunda mülkün koruyucusu olduğunu ortaya koyuyor.

Simon Swain tarafından yazılan ve Türkçe çevirisini Yusuf Sami Kamadan’ın yaptığı “Roma’dan İslâm’a Ekonomi, Aile ve Toplum” Albaraka Yayınları tarafından Türk okurlara kazandırılmıştır. Kitapta bulunan eşsiz bilgiler, ilgili dönemlere ait bakış açıları ve İslâm’ın konuları nasıl gördüğü, yabancı bir gözle ama tam bir hâkimiyetle anlatılmıştır.

YORUM EKLE

banner19

banner26