Zamanımızın gençlerinden biri!

İstanbul'da motosikletiyle yanınızdan bir devrim gibi geçen biri olursa o Yasin Şafak'tır muhtemelen!

Zamanımızın gençlerinden biri!

Beylerbeyinin kısa tarihi: 9 Şubat 2008, Çamlıca Cad. No: 36 / A, Beylerbeyi

Biz çoğunlukla sokakta, caddede rastlaşırız Yasin Şafakla. Mesela Üsküdar’da bir gece vakti kanaat lokantasının önünde mırıldanarak geçerken yalnız başına, yan taraftan gözüme sanki gölgesi görünmüştür. Bu gölge gibi yanımdan geçip giden görüntü bizim Yasine benziyor tereddüt’ümü nasıl giderebilirim derken, arakama dönüp Yasin diye seslenmişimdir. Aaa! Sahiden Yasin! O vakit Kıbrıs’ta askerliğini yapmaktadır çünkü. Ooo! Abi demeler. Birbirine sarılmalar, hoşbeşler, ayaküstü loş bir ışığın altında… 

Ya bir dergi, ya bir kitap, hiç olmadı; yürek dolusu sevgiyle musahafalaşırız

Yeni çıkmış mürekkep kokusu daha üzerinde olan “Işık Oyunları” adlı şiir kitabımı  takdim ediyorum orada… 

Yani birçok defa böyle olmuştur. Ya abi sana gelmeyi düşünüyordum, derken, ben, yapma yahu, demek burada görüşmek varmış, serzenişiyle tebessüm etmişimdir… Yani böyle karşılıklı ne diyorlar buna? Birini özlediğinizde, ya da ziyaret etmeyi düşündüğünüzde aniden o kişi karşınıza çıktığında. Yani birden oluşan bu duruma telepati mi diyorlar. 

Bağlantı her daim korunmalı

Akşama yakın Taha Özalp ile geldiler. Taha’yı epeydir görmedim. Çalıştığı  işyerinden ayrılmış başka bir işe girecekmiş diye duymuştum. İyi oldu tabii onu da görmüş oldum. Yeni işine Pazartesi günü başlamış. Bu iyi diyorum. Yasin ile Taha ile el sıkışıyor içeriye buyur ediyorum. Anında da Taha’ya takılıyorum. Neden telefonlarıma cevap vermiyorsun. O da benim telefonumun cevap vermediğini söylüyor. Telefonun hattını değiştirdiğim için yeni numaramı veriyorum ve böylece mesele halloluyor. Yasin ve düldülü DarGah'ın önünde

Yasin Şafak Bir Nokta dergisinde yazıyor. Hikâye mi sana yazdırmıyor kendini yoksa sen mi yazmıyorsun hikâyeyi, diyerek takılıyorum. Yoo, diyor yazıyorum. Geçende Süleyman Çelikle birlikte Mürsel’e uğradığımızda iyi demişti, Yasin yazmaya başladı. Daha başlarda bana her gelişinde konuştuğumuz şey temelde yazmakla alakalı şeylerdi. Tabii daha başka şeyler de konuşulmuştur. Hayata dair, çevreye dair, dostlara, arkadaşlara dair şeyler. Çünkü dostluklar önemlidir.  

Yasin bir de bir romanın içinde saklı bir imge gibi durmaktadır farkında olmadan. O ne zamandır, ne zaman çıkacaktır ortaya belli değil. 

Ara not: Yazılacak daha çok şey kalmıştır zihnimizde!

 

Nureddin Durman devrimci duygularla yazdı

Güncelleme Tarihi: 01 Nisan 2010, 12:32
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
ali fuad balkanlı
ali fuad balkanlı - 9 yıl Önce

adamım sevgili yasin!
nurettin durman ağabey ne güzel de anlatmış seni ya hû!!!

korkuluk
korkuluk - 9 yıl Önce

severiz yasin abiyi.
mütevazi, iyi insan...

beytullah emrah
beytullah emrah - 9 yıl Önce

yasin şafak, her daim diri tuttuğu heyecanı ve umudu ile, onca koşturmacanın içinde herkesi kuşatabilen muhabbet ehli haliyle sevdiğimiz bir abimizdir. kendisine selam gönderiyoruz.

Gülnihal Bimahal
Gülnihal Bimahal - 9 yıl Önce

Bu şahsiyeti sık sık Üsküdar'da motoruyla "vın"larken görüyorum. Sanırım Çınardibi'ne takılıyor. Zaten Üsküdar'ın okumuş adamları orada çaydan demleniyorlar.

banner19

banner13