banner17

Zamanı utandıran çocukluğun on yaşıdır o!

Filistin’in ve dahası mücadelenin ve zulmün ve özgürlüğün yankısız sesidir Hanzala..

Zamanı utandıran çocukluğun on yaşıdır o!

 

Kendi içine devrilenlere sırtını dönen, yüzünü güne ve güneşe çeviren, herkesin kendi acılarından pay biçtiği, masumiyetin ve mücadelenin dimdik, yalınayak bekleyen günü…. Zamanı utandıran hep çocukluğunun on yaşı, yaralarından kan sızan Filistin gibi yamalı elbisesi, kavganın tecessüm etmiş hali…Hanzala

Hanzala tepeden tırnağa acı, boğazımıza düğümlenen dikenli tel. Çoğu zaman susan, büyük acıları içimizde dilsizleştiren zulmün soluk resmi…

Onun Filistinli Muhammed gibi, Zeyneb gibi, Fatıma gibi yalınayak gölgesiz acıları var

Hanzala bir gün Naci el-Ali ile buluştu bir mülteci kampının duvarlarında, tam da ait olduğu yerde, tam da acının ve kederin kaçınılmaz olduğu güneşsiz sabahsız bir mülteci kampında… Duvarları yıkmak istiyordu Naci el-Ali; en çok da utanç duvarını… Bu yüzden Hanzala’nın gören gözü, işiten kulağı, taş atan eli oldu Naci el-Ali.

HanzalaHanzala’ya kimlik biçmeyen, onu hiçbir ırka mal etmeyen, pusulasını kaybetmiş bir haritada dahi yüzünü hakka ve hakikate dönmüş, kalemini kurşun yaparak siyonist İsrail’i kızdırmış bir adam Naci el-Ali. İçimize büyük bir umut bırakarak: Hanzala’nın bir gün tekrar büyüyecek olmasını hayal ederek. Bu kerbela kokulu çiçeğin ait olduğu toprağa tekrar canlı olarak döndüğünde dallarına çiçeklerin yürüyeceğini bekleyerek dua ediyoruz.

Hanzala: On yaşında doğmuş vicdanımızın yankısız çığlığı… Zulüm perdesinin kalktığı gün aramıza döndüğünde onu tanıyamayacak olduğumuzu da bilmeliyiz. Çünkü onun ürkek bir güvercinden bile masum bir boynu ve hâlâ defterlerinde kuş resimleri var, Çünkü onun Filistinli Muhammed gibi, Zeyneb gibi, Fatıma gibi yalınayak gölgesiz acıları var.

Hanzala elbet aynasını bulur bir günHanzala

Arap Baharı bile Hanzala’ya çiçek açtıramadı. Arap özgürlük mücadelesinin bu muhkem anıtına şu sıralar daha çok ihtiyacımız var: Diktatör zalimlerin kan sızan dişlerini gösterecek, tek silahları olan taşlarla putları devirecek bir Hanzala’ya bir Naci el-Ali’ye.

Ve Naci el-Ali Mossad tarafından şehit edildi. Çizgisini aştığı için, Hanzala’nın gelip içimizi çizdiği, bu yaranın akan kanını hepimize gösterdiği için, şehit edildi.

Ve şimdi Hanzala’yı gül yüzlü çocukları cennete götürürken hayal edin. Hayatlarının son perdesinde Hanzala’nın yüzünü gördüklerini hayal edin. Hanzala’nın Furkan’ın elinden tutup uçtuğunu hayal edin.

 

Bedrettin Kara hatırlattı

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2012, 03:54
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20