banner17

Yüzü Rahman ismine ayna idi

'Tayyi mekân edebilen bir veli bile uçağı ve diğer araçları kullanmalıdır. Bu Allah'ın kulları üzerinde bir hakkıdır.' dermiş.

Yüzü Rahman ismine ayna idi

İnsan için yalnızlık ne derece ıstırap vericiyse, kulluğun zirvesinde bayrağı dalgalananlar için yalnızlık yalnızlıktan azade hakiki dost ile hakiki sevgili ile bir olmanın ve cem olmanın diğer adıdır. Bilenler bilir, Muhammed Raşit Efendi'nin köyünün yalnızlığı ve uzaklığı ve aslında kalabalık ve gönüllere yakınlığı insanların hemen dikkatini çeken bir unsur. Benim de ilk dikkatimi bu çekmişti. Onun farklılıkları harman eden nazarıyla sarıp sarmalanan gözden ırak ama gönüllere yakın bu köy Muhammed Raşit Hazretlerini hem gözlerden saklamış hem de gözlerin ona çevrilmesinde önemli bir etken olmuştu.

Muhammed Raşit Hazretlerinin mütebessim çehresinin arkasındaki yalnızlık kalabalıklar içinde de insanın kalbine kendine dönebileceği gerçeğini hatırlatırdı bize. Ellerini arkadan bağlayıp yürüyen bu insan hem hüznü ve merhameti hem de heybetli ve özgüvenli duruşuyla 'siz önemlisiniz, kıymetinizin farkına varın' mesajını verirdi.

Mescidi NebeviHayatı anlayan hakikatli bir insandı

80'li ve 90'lı yıllar Türkiye de dindar kesimin nispeten daha çekingen davrandığı gözlenir. Teknoloji, iletişim ve kitle iletişim araçlarının hızla gelişmesi ve bunların net bir şekilde tanımlanamaması biraz kafa karışıklığına sebep oldu. Bu meyanda Muhammed Raşit Hazretlerinin teknoloji hakkındaki tespiti şudur: "Tayyi mekân edebilen velilerin bile uçağı ve diğer araçları kullanmalıdır. Bu Allah'ın kulları üzerinde bir hakkıdır.” Böyle bir bakıştan süzülen nazara hedef olmak için her gün yüzlerce binlerce insan evlerinden memleketlerinden kalkıp onun köyüne giderdi. O her gün yüzlerce insanla görüştüğü halde yüzündeki tebessüm hiç eksik olmazdı. Fakat o tebessümün arkasındaki hüzünlü bakış var ya, işte o bakış insanın ciğerini dağlardı.

"Allah'tan korkunuz"

Diğer bir dikkat çeken yönü korkudan uzak olması idi. İhtilal yıllarının çalkantısı Seyda'nın denizinde de dalgalanmalara sebep olmuştu. Gökçeada'ya sürgün edildiğinde ailesi de onunla beraber adaya yerleşmişlerdi. Fakat bu durum onun hizmetine sekte vurmamış daha bir şevkle vazifesine sarılmasına vesile olmuştu. Evlerine yerleştiğinde aile halkına: “ Allah bizi deniyor, şimdi daha fazla ibadete sarılmalıyız.” Diyerek sürgün edilmesinden dolayı bizim dünyamızdan kendine bir muhatap seçmemiş, kimseden korkmadığı yalnızca Allah'tan korktuğunu göstermişti. Onun yetiştirdiği âlimlerden Gavsı Sani Hazretleri de “Korkmayınız eğer korkacaksanız Allah'tan korkunuz.” Diye bu hususta bizlere güzel bir formül sunmuştur.

Muhammed Raşit Hz.İlim ve hizmet

İlimle uğraşan insan ona göre en kıymetli insan idi. İlim öğrencisinin yolu, meşrebi önemsizdi onun için. Eğer ilimden uzak ise bir kimse abid de olsa sofi de olsa hüsrandadır, derdi. ”Siz dininizi beldenizde bulunan en büyük alimlerden öğrenin, herkese fetva sormayın.” Diyerek ilmin kıstaslarını da ortaya koymuştu. Üzerinde durduğu bir diğer önemli husus da hizmetti. Gençlik döneminde ilim eğitiminden arta kalan zamanını hem babası hem de mürşidi olan Gavs hazretlerinin sofilerine hizmet edermiş. Kimse onun Gavs (k.s)'nın oğlu olduğunu anlamazmış. ”Siz köprü gibi olun insanlar üzerinize basıp geçse vazifenizi yerine getirin.” dermiş. Onun gönlü kulları Allah'a ulaştıran bir köprü olsa gerek. Yunus'un dediği “Hepsinden iyice bir gönle girmektir.” Dediği gönül böyle bir gönül olsa gerek.

Muhammed Raşit Efendi, 20.yüzyılın en münevver şahsiyetlerinden biriydi. Onun elindeki meşale bugün başka bir çok arifin elinde insanlığın yolunu aydınlatmaya devam ediyor.

 

Tuğba Kaya hatırlattı

Güncelleme Tarihi: 26 Ocak 2011, 18:18
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
seeyah
seeyah - 8 yıl Önce

EYVALLAH

Mehmet Emir
Mehmet Emir - 8 yıl Önce

Böyle güzel ve büyük bir Allah dostunu bizlere hatırlattığınız için teşekkürler.

selman zor
selman zor - 8 yıl Önce

o şimdi çoook yakın ve çoook üzgün ve çok uzak her şeyden .

banner8

banner19

banner20