Yıldız Ramazanoğlu'nu Geç Okudum!

Öykü, bu medeniyetin sülüs yazısıdır. Öykücü ise Mevlana ile, Hz.Ali Cenklerini anlatan Hikâyeperdazlarla kıyaslanır.

Yıldız Ramazanoğlu'nu Geç Okudum!

Yıldız Ramazanoğlu, geleneği de çağdaş anlatıyı da iyi harmanlıyor…

 

Geçen gün ömürdendir.

Okunmamış sıkı bir kitap ise dilimizdeki kekemeliğimize gafletle yapılmış bir katkıdır.

Yıldız Ramazanoğlu öykülerini geç fark eden bir okuyucuyum. Bu geç kalmışlık hissiyle yazıyorum yazımı.

 

Yaklaşık üç aydır Yıldız Ramazanoğlu kitaplarını okumak için geniş zamanlar kolluyordum. Baktım ki geniş zaman diye bir şey yok; ne vakit iki dakika boş vakit buldumsa okudum öyküleri. Bazen teneffüslerde bile okudum. Hatta haftada bir saat olan okuma dersini her sınıf için iki saate bile çıkardığım oldu. Ama, şunun farkına vardım ki; Derin Siyah'ın ve Zilha Günü'nün bitmemesini istiyordum. Bazen Ölümsüz Öykü'ye bazen de Bülent Somay'ın Çok Bilmiş Özne'sine göz attım. Ama, gönlüm Yıldız Ramazanoğlu kitaplarındaydı.

 

Yıldız Ramazanoğlu'na dair özel bilgilerim neler? Burhan Kavuncu Bey'in eşi, eczacı, aktivist, Atasoy Müftüoğlu Günü vesilesiyle sunumlar sırasında o mahcup edası ve titiz kelimeleri. Başkaca da bir şey bilmem özeline dair. Lakin, öykülerine baktığımda, bakmanın yeterli olmadığını, görmem gereken bir “anlatıcı” olduğunu anladım.

 

Esra Elönü'ne kulak verelim: “Başörtülü bir kız bisiklete binebilir, piyano çalabilir, kiraz toplayabilir, bilebilir, topa vurabilir, laiklik konusunda çok güzel bir kompozisyon yazıp ağzınızı beyninizin mağarasına kadar açık bırakabilir, felsefe yapabilir, uçurtma uçurabilir, sizden ilginç kareler bulup aklınız kadar kısa film çekebilir, tespihte çeker fotoğraf da…”

 

Yukarıdaki alıntının sebebi ne? Sebebi şu ki; Zira Yıldız Ramazanoğlu yetkin bir öykücü. Sait Faik ve Çehov öykülerindeki sadelik, basit ve ayrıntıyı anlatma mükemmelliği Yıldız Ramazanoğlu'nun kaleminde var. Kelimelere değer veren, israfa kaçmayan, bir “kesim”in öyküsünü yazmayan bir yazar Yıldız Ramazanoğlu. Bu yollu yazmasında, bu ufuk genişliğinde eczacı ve aktivist olmasının etkisi var mıdır, bilmem ama “derin” ve dili canlandıran bir taraf var öykülerinde.

 

Hayat her ne kadar hızlanmış olsa da öykü kahramanları bu hızın nelere gebe olduğundan kaygı duyarlar. Gece Kuşu, Teyzemin Aynasız Günü, Anemon Çiçeği… Günübirlik hayatlarımızda ıskaladığımız kahramanları barındırır içinde. Kadınlar; çalışan, bekleyen, mürüvvetini görmek isteyen, darda kalan kadınlar. Bu kadınların dünyaya dokunma biçimleri; siyasi değil, hayatîdir! Bu hayatilik öyle allı pullu cümlelerle anlatılmaz. Bir ortaokul talebesi de güngörmüş bir amca da aynı kelimelerle okuyabilirler ve Ramazanoğlu'nun çizdiği resmi fark edebilirler.

 

Belki yavan bir yorum olacak, sanki forumda teşekkür etmek gibi görülecek lisanım ama bu böyle: Yıldız Ramazanoğlu güzel yazıyor. Etkili yazıyor. Okunası öyküler kaleme alıyor. Çeşme başındaki kızların kikirdeyerek konuşmalarını hikâyeleştirse yine derin bir metin gibi okuyabilirsiniz öykülerini.

 

Bağdat Fragmanı ve İçimden Geçen şehirler ayrı bir yazının konusu. İkna Odası ise başlı başına bir dosya konusu. Kırmızı, Derin Siyah ve Zilha Günü öykü okumayı seven ya da “okumak istiyorum ama şöyle ferah, dünyaya dokunan, dünyadan koparan bir kitap var mı” diyenler için bulunmaz kitaplar.

Şaşkınım. Zira, yanı başımda bir pınar varmış ve ben  o pınarın suyundan içmediğim için utanıyorum şimdi. Mustafa Kutlu, Hüseyin Su, Cihan Aktaş öykülerinin yanına Yıldız Ramazanoğlu kitaplarını nazikçe yerleştiriyorum. Uzun zamandır hırpalayarak kitap okumamıştım. Ama Zilha Günü hırpalayarak okuduğum son kitap.

 

Umarım, Yıldız Ramazanoğlu pınar gibi akan üslubu ve duruluğuyla yeni hikâyeler yazar ve ben o kitapları hırpalayarak okurum!

 

Şuna eminim ki Türk Edebiyatında öykü eleğinden epey yazar dökülecek. Ama kalbur üstünde kalacak öykücülerden biri de Yıldız Ramazanoğlu'dur. Bu sebepten, kitaplarını çocuklarım için saklamaya devem edeceğim.

 

Zeki Bulduk
Yayın Tarihi: 30 Mart 2009 Pazartesi 12:46 Güncelleme Tarihi: 06 Nisan 2009, 13:19
banner25
YORUM EKLE

banner26