banner17

Yeryüzü mayalanır kalbin orta yerinde

Kızgın olduğu zamanlarda bile sesi kır çiçeği boyunu geçmez. Mehmet S. Fidancı’yı yazdı Mehmet Aycı..

Yeryüzü mayalanır kalbin orta yerinde

 

Kelimeleri gelin eder gibi konuşur.

Diyelim iki bin kilometrelik bir yola gittiniz, tutar mavinin, yeşilin, sarının fotoğrafını çeker, rüzgârda uçuşan bir yaprağın bile hatırı vardır.

Sadece kalbin kadrajlanmayacağını bilir.

Yürürken ağır yürür, bakarken insanın içini okur gibi ağır bakar, okurken ağır okur, gülümserken ağır gülümser.

İncitmez, incinir.

Kızgın olduğu zamanlarda bile sesi kır çiçeği boyunu geçmez.

Kırılgan aşkların adamıdır, kırılır, yine kırılır, yine kırılır; kendi kırıklarından sarar başkalarının yaralarını…Mehmet S. Fidancı

Yüzü bir güven adasıdır

Şairdir.

Kelimeleri kalbinde dolaştırır dudaklarından önce…

Şiirin şu sürgünlük yurdunda bir sığınak olduğu yanılsamasına düşmez… Sığınak arayışıdır en fazla… Çıbansız olsa da ruhu Şi’rpençe çıkarmıştır. Kapanan Pencere ve Kalbin Orta Yeri ile kendi yaraları için de, insanlığın yaraları için de kabuk kaldıran şiirler söyler.

Denemeleri de şiire dâhildir. Yol Gösterici’si kendidir biraz; Bakışlar Kıyısı’nda şiirin ve hayatın kıyılarında dolaşır.

Yüzü bir güven adasıdır. Sesi gibi çiçekli ve toprağa yakın. Maskesi sadece sakalı…

Körpe uyanışların, körpe heyecanların, ruhunun gözeneklerinden hayata uç veren körpe dal uçlarının yalancı baharına büyük bir olgunlukla gülümser…

Sadece insanın tasarlanmayacağı derin bilgisiyle dolaşır aramızda…

Hadi bir dergi çıkaralım deyince ilk akla gelenlerden

Ankara’nın tasarımcısı…

Şehrin değil elbette, Ankara’daki yayınevlerine yüzlerce kitap kapağı yaptı. Pek çok derginin doğumuna tanıklık etti. Kapağından iç tasarımına, hatta dizgisine kadar onun elinden geçti.

Mehmet S. FidancıHatır gönül belasına akıl terini döktüğü, tek kuruş almadığı işlerin haddi hesabı yok…

Kurumsal kimlik çalışmaları… Kamu kurum ve kuruluşlarına logolar… Seçimlerde pek çok siyasi partinin kampanyasının akıl babası/hocası…

El emeği teşekkürle ödeşilmez ya, Mehmet S. Fidancı’nın el emeğinin, göz nurunun çok değil çeyreği ödenseydi, dünyalık ihtiyacı olmazdı. Yüzü yumuşak… Hakkını bile isterken yüzü kızaracak kadar narin…

En sıradan işlere bile özenli…

Hadi bir dergi çıkaralım deyince ilk akla gelenlerden; ondaki heyecanın, yeni bir kitabın doğumundaki el titremesinin mesleğiyle izah edilemez bir tarafı var.

Her daim güzelin peşinde…

Yalnız kaldığında yüzüne döner; aynasız… Yüzünü kalbiyle yıkar dalgınlaştığında.

Öyledir.

 

Mehmet Aycı yazdı

Güncelleme Tarihi: 17 Ekim 2012, 11:36
YORUM EKLE
YORUMLAR
selçuk küpçük
selçuk küpçük - 6 yıl Önce

biz ona "fidancı" deriz. benim için önemli bir adam. aynı gelenekten geliyoruz ve bu yüzden onu ayrıca seviyorum. şiir işlerine başladığımda -metinleri ile- ilk önümde duranların başında gelir. "bizim" eski dergilerde şiirlerini okur ve hep tanışmak isterdim.ikinci kasetimin kapağını yapan adam. ankara'ya varınca telefonla ilk aradıklarımdan.. hürmetler abim...

Cengizhan Orakçı
Cengizhan Orakçı - 6 yıl Önce

Fidancı benim kardeşim; yüz yıllardan beri hem de...İyi ki kardeşim, iyi ki var.Ankara'yı çekilir kılan adamlardandır.Sevgili Aycı da ne güzel yazmış, kalemine sağlık...

banner8

banner19

banner20