banner17

Yekta Beyamca'nın güzel yolu!

Nurettin Durman Beylerbeyinde bir zatı muhteremi yâd ediyor: Yekta Bey Amca

Yekta Beyamca'nın güzel yolu!

“Padişah-ı  Âlem olmak bir kuru gavga imiş,

Bir Veli’ye bende olmak cümleden a’lâ imiş.” 

M. Yekta Dümer
(+)

Ağır, temkinli ve sakin bir konuşma tarzına sahip muhterem bir duruşu vardı. Hani insan ilk gördüğünde sakıncasız bir alaka ile başlar ya muhabbete. Öyle bir şey işte…  Yürüyüşü, mekândan içeri girişi, selam verişi bana hep bir başkalık duygusu verirdi.  Başka türlü hal ve tavırları  olan bir muhterem yaşlı büyüğümüzdü o. Ciddiyetini hiç bozmaz o ciddiyet ve vakar içinde adeta nasihat eder gibi konuşurdu. Zaten daha kapıdan içeri adım atarken bile hissedilir olmuştu sebebi varlığının o mülayim ve muttaki tezahürü.

Ben nerede karşılaşsak hep ona ya, Bey Amca veya Yekta Bey Amca diye hitap etmeyi bir alışkanlık haline getirmiş ve hatta başka bir hitap şeklini dahi aklıma getirmemiş  ve o hal içersinde sohbetimizi sürdürür olmuştum. Bir şey olacaksa olur sözü ne kadar doğru imiş meğer. Ben daha Beylerbeyi’ne gelmeden Divanyolu Işık Sokak’ta çalışırken damadı Adnan Beyi tanımıştım. Beylerbeyi’nde karşılaşınca daha bir samimiyet oluştu aramızda. Nihayetinde aynı semtte oturuyoruz artık. Arabacılar Sokak’tan evime giderken de Yekta Bey Amca yaz günlerinde çoğunlukla balkonunda oturmuş olur; selamlaşmamız, dualaşmamız devam ederdi. Biri kız bir erkek iki sevimli torunu vardı. Torunlarını çok severdi. Zaten kendisi de sevimli, sakallı bir dede idi.

Hak ve Hakikat Yolcularını İrşad, M. Yekta DümerVaniköy güzergâhında muhabbetli dostluklar

Uzun bir müddet Cuma günleri Beylerbeyi Yalıboyu Caddesinde trafik ışıklarının orda onu bastonuyla beklerken görür ben camiye doğru giderken onun nereye gittiğini merak ederdim. Sonunda işi keşfedince biraz rahatlamış biraz da belki kıskanmıştım. Yekta Bey Amca Cuma vakitlerini meğer Vaniköy Camiinde İmam Musa Temiz Hocaefendiyle geçirmekte imiş. Yıllar sonra Musa Temiz Hocayı Kur’an okurken dinleyince anlamış oldum meselenin güzelliğini. Belki de bu bir kuşak olarak mutedil, muhabbetli insanlar böyleydi.  Beşiktaş, Beylerbeyi, Vaniköy güzergâhında böyle mehabetli dostluklar oluyordu demek.

Bu tuhaf merakımı da böylece hal etmiş Yekta Bey Amca ile daha deruni meseleleri idrak etmeye başlamıştım. Bana artık Beşiktaşlı Yahya Efendi Dergâhından söz eder olmuş Dergâhın son postnişini Abdülhay Efendinin evlad-ı manevisi olduğunu ifşa etmişti. Artık kısa da sürse sohbetlerimiz bu minval üzere devam eder olmuştu.

Yahya Efendi'nin kabriGeç kalan kitaplar…

Yekta Bey Amca kitaplarla haşir neşir iken şiirler yazıyor, bir taraftan kendi telif eserlerini hazırlıyor bir taraftan da Şeyhi Abdülhay Hazretlerinin hayatı ve derslerini toparlamaya, onları gün yüzüne çıkarmaya gayret ediyordu. Sohbetimizin her seferinde eserlerinden söz ediyor bana bilgiler veriyordu.  Artık konu yazdığı yazacağı ve ne zaman yayınlayacağı eserleri idi.

Nihayet bir gün uğradığında dört adet kitap hazırladığını ve yayınlanması için Sinan Yayınlarına teslim ettiği müjdesini vermiş oldu gayet mütebessim, mütevekkil bir yüz ifadesi eşliğinde. Zaman geçiyor tabii. Biz zatı muhterem ile sohbete devam ediyoruz her rastlaştığımızda. Tabii ben soruyorum hemen tez canlı ve aceleci bir tavır sergileyerek: Kitaplar ne oldu Bey Amca? Kitaplar ne zaman çıkacak Bey Amca?  O ise: Çıkacak inşallah, çıkacak. Yayınevinin biraz eli darda imiş, düzeltince çıkaracaklar… Tabii ben gene bir acelecilik örneği sergileyip: Siz de oradan alın başka yayınevine verin kitaplarınızı, diyorum. Olmaz evladım öyle şey, diyor bana. Elleri bollaşınca basacaklar kitapları, diye eklerdi gayet mutmain bir ses tonuyla.

Yahya Efendi Dergahı

Beylerbeyi 29 Teşrinievvel 1977 tarihli önsözüyle eserini yayınevine teslim etmiş oluyor Yekta Bey Amca. Kitaplar bu gün çıkacak yarın çıkacak, yayınevi kendini toparlayıp eserlerin hepsini basacak diye beklerken 1906 yılında İstanbul’un Hırka-i Şerif semtinde doğmuş olan Yekta Bey Amca 11 Kasım 1979 Pazar günü saat 20.05’te Beylerbeyi’nde vefat ediyor. Tabii bu muhterem zat hasretle beklediği kitaplarının yayınlanışını dünya gözüyle göremiyor. Şeyhini, mürşidini, Yahya Efendi Dergâhının son postnişini Abdülhay Efendinin hayatı ve derslerini  “Hak ve Hakikat Yolcularını İrşad” adıyla anlattığı kitabı Ocak 1980’de yayınlanmış oldu. Kitabı muhabbetimize binaen bir kadirşinaslık örneği olarak torunu Serhat Beyin bana getirdiğini hatırlıyorum. Mehmet Yekta Dümer Bey Amcaya rahmet dilerken geriye kalıcı bir eser bıraktığını, önemli olanın hayatta iken hayırlı bir iş yapmak olduğunu bir defa daha idrak ediyorum. 

 

 

Nurettin Durman Yekta Bey Amcayı hayırla yâd etti

Güncelleme Tarihi: 23 Aralık 2010, 09:40
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20