banner17

Veda Hutbesini O bugün irad etmişti

Tarihte bugün; Efendimiz (s.a.s.) son kez mübarek devesi Kusva'nın üzerinde Ashabına seslendi!

Veda Hutbesini O bugün irad etmişti

Veda Hutbesi adından anlaşılacağı üzere Peygamber Efendimiz (s.a.s.) veda nitelikli ashabına son seslenişi, hutbesi idi.  Mübarek devesi Kusva’nın üzerine pür-nur bedenleriyle inci gibi dökülen sözlerle Allah-u Teâlâ’yı şahit kılarak, bizlere ilmi hükümleri beyan ediyordu.

Ezberlenilecek tılsımlı bir hazine…

Lise yıllarımdayken kıymettar edebiyat hocamız Veda Hutbesini ezberlememizi ve bu hutbe ile sözlü yapacağını söylemişti. Haftalarca Veda Hutbesini bizlere açıklayan, ilerde insan hakları davamız için bu hutbenin büyük önemle işimize yarayacağını söyleyen hocamız, o yıllarda biz talebelerine ezberletilecek en güzel mirası ezberletmişti. Günümüzde hangi hoca talebelerine Veda Hutbesini ezberletiyor bilmiyorum ama o yıllarda bu güzel hutbeyi okulda ezberlememiş olsaydım yine de ailem bana Veda Hutbesini ezberletecekti. Gelin sizler de bugünün hürmetine kendimize, evlatlarımıza Veda Hutbesini öğretelim. Akşam, çay keyifli sohbetlerimizde Veda Hutbesini konuşalım, hangi emanetleri bırakmış ikrar edelim, hangi yasaklar konulmuş gözden geçirelim… Hatırlayalım…  Emin olun hayatınızı, yaşam düsturunuzu çok etkileyecek.

Zülhuleyfe’de hazırlık var!

Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in Hicretin onuncu senesinde hacc-ı şerif niyeti ile Mekke-i Mükerreme’ye gideceği ilan olundu. Efendimiz (s.a.s.) ile hac etmek isteyenler Medine-i Münevvere’de toplanmaya başladılar. Zilhicce’ye beş gün kala öğle namazını eda ettikten sonra ehl-i beyti ve ashabı ile Medine’den yola çıkarak, Zülhuleyfe’de ihrama girip öğle namazından sonra kırk bin hacı ile Mekke-i Mükerreme yoluna koyuldular. Zilhicce’nin dördüncü (Pazar) günü sabah erkenden büyük bir hac kafilesi ile Mekke’ye vardılar. Benii Şeybe kapısından Harem-i Şerife girdiler. Hac mevsimi o günlerde mart ayında idi. Cuma günü arife olup Nebiler Nebisi Fahri âlem (s.a.s.) yüz bin kadar Müslüman hacı ile haccı ekber eylediler.

Veda Hutbesi kervanı…

Efendimiz (s.a.s.) son kez hac edenler aslında bir nevi veda hutbesi için kervana Veda Hutbesikoyulanlardı.  Mübarek Efendiler Efendisi (s.a.s.) o gün gayet müessir bir hutbe okudular ve hutbede cahiliyet devrinden kalan kan davalarını yasak etti, faizi kaldırdı ve şöyle buyurdular:

“Ey İnsanlar! Sizin, kadınlarınız üzerinde haklarınız vardır. Amma onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Onlar sizin hukukunuza riayet etmelidir, siz de onlara güzel muamele etmelisiniz.

Mü’minler hep birbirinin kardeşidir. Bir kimseye – rızasıyla vermesi hariç- kardeşinin malı helal olmaz.

Ben size lazım olan ahlakı tebliğ ettim ve size iki güzel emanet bıraktım ki onlara sarıldıkça hiçbir vakit dalalette kalmazsınız. Onların biri Allah’ın kitabı olan Kuran’dır ve diğeri Peygamberin (s.a.s.) sünnetidir.”

Allah Rasulu (s.a.s.) Mina’da okuduğu hutbesinde ümmetine hitapları: “Her birinizin kanı ve malı diğerine haramdır. Kıyamet gününde Rabbinizin huzuruna geleceksiniz. O da amellerinizden soracak ve amellerinizin karşılığını verecektir. Sakın benden sonra küffar gibi fırka fırka olup da birbirinizin boynunu vurmayasınız.”

Bilen bilmeyene tebliğ edecek!

Daha birçok dini hükümleri beyan ettikten sonra “ Ey İnsanlar! Tebliğ ettim mi?” diye sordu. Ashabı Kiram’ın “evet” demeleri üzerine mübarek ellerini göğe kaldırarak “Şahit Ol Ya Rabb! Şahit Ol Ya Rabb! Şahit Ol Ya Rabb!” diye nida ettiler.

“Burada bulunanlar bulunmayanlara tebliğ etsinler.” buyurdu ve Sevgililer Sevgilisi (s.a.s.) sevgili ümmetine veda etti.

Topukları  üzerinde geri dönenlerden olmayalım!..

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) vefatından sonra Hazreti Ebubekir bir hutbesinde; Veda Haccı günlerini hatırlatarak, Efendimiz (s.a.s.) vefatından sonra şeytanın insanların ensesine daha bir şevkle oturduğunu, onları eski sapıklıklarına geri çevirdiğinden bahsediyordu. Ve şu ayeti celile’yi okuyarak bir nevi insanları silkeliyordu. "Muhammed sadece bir peygamberdir ve ondan önce de nice Peygamberler gelip geçmiştir. Eğer o ölür veya öldürülürse topuklarınız üzerinde geriye mi döneceksiniz? Kim topukları üzerinde geriye dönerse bilsin ki o Allah'a hiç bir zarar veremez! Muhakkak Allah şükredenlerin mükâfatını verecektir!"(Ali İmran suresi 144.ayet)

 

Hatice Tüfekci bu kutlu sözleri hatırlattı

Güncelleme Tarihi: 27 Şubat 2011, 11:40
YORUM EKLE
YORUMLAR
dilek
dilek - 8 yıl Önce

inş allah nasip eder ezberlemeye

banner8

banner20