banner17

Var mı böyle milletvekili?

TBMM'de yüzlerce milletvekili var ama en renklileri Kamer Genç ve Osman Durmuş. Daha nitelikli renkleri neden yok Meclisin?

Var mı böyle milletvekili?

Var mı böyle bir milletvekili?

Bu bu millete hakaret değil mi? Daha nitelikli renkleri neden yok Meclisin?

‘Ne hayal, ne kuruntu, hakikat istiyorum. Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum’ diyen güzel insan, iyi şair ve ezber bozan siyasetçinin ölüm yıl dönümüydü  dün. Bize unutturmak isteyenlere inat tekrar hatırlıyoruz Osman Yüksel Serdengeçti’yi. 

Ortada Osman Yüksel Serdengeçti. Sağ yanında Ahmet KabaklıO bir yazar, şair ve siyasetçi

Kendisini rahmetle anıyor ve keşke tekrar öyle milletvekilleri gelse bu ülkeye diyoruz. Ömrü  boyunca dobralığından ve açık sözlülüğünden hiç taviz vermeyen Osman Yüksel Serdengeçti, bir aksiyon adamı, yazar, şair ve siyasetçi. 

Şairliğinin en büyük onayı da NFK’ten gelmiştir Serdengeçti’ye. Üstad Necip Fazıl ‘benden sonra iki şair vardır bu ülkede' diyerek methetmiştir şairliğini. 

Serdengeçti’yi belki Gandi’ye de benzetebiliriz. Sistem ve örümcek kafalarla alay etmeyi iyi bilen ve seven birisi. Celallendiği zamanda sözünü esirgemeyen bir eylemci kendisi.

Osman Yüksel SerdengeçtiYüksek makamın alçak vekili!

Çeşitli olaylara karışmasıyla hapse atıldıktan sonra, tekrar öğrenimine geri dönmek istemesini reddeden dönemin Milli Eğitim Bakanına Yüksek makamın alçak vekili diye bir dilekçe yazarak tekrar hapishanenin yolunu gözlemiştir. Kendisinin soy ismini şekillendiren Serdengeçti dergisi de, çok zaman yasaklanmış, toplatılmış ve imtiyaz sahibi olan şahsını hapse sokturmuştur. 

Kendisinin birçok mizahi vakaları  da vardır. Bir defasında TRT radyosunda çalışırken ‘Allah’ dediği için mahkemeye çıkarılan Serdengeçti’ye hakim sorar: 

-Evladım, sen bu radyoda Allah demenin yasak olduğunu bilmiyor musun!?

—Allah, Allaah! Öyle mi!?

Ön sıralarda gübre var!

Sivri bir zekaya sahip olan Serdengeçti, kendisine sataşanları birkaç kelimeyle yerin dibine sokar. Lafını hiç esirgemez ve dobra dobra söyler her şeyi. 

Milletvekilliğinin ilk gününde Hüseyin Üzmez’le Meclise girerken döner kapıyı geçen Serdengeçti, döneklik bu meclisin kapısında başlıyor demiş. Gereksiz gördüğü her şeye, gereksiz diyebilen bir insandır Serdengeçti. Gereksiz oturumlar, gereksiz toplantılar, gereksiz oylamalar. Hatta bir defasında boş  işler dediği bir oturumda gübre meselesi konuşuluyormuş. Demirel meselenin çözümünü milletvekillerine sormuş, herkes bir şeyler söylemiş. En son Serdengeçti söz isteyince herkes hayret ve ilgiyle ona doğru dönmüş. İşte Serdengeçti’nin çözümü:

“Sayın Genel Başkan bu işin çözümü çok kolay. Şu ön sıralarda oturan yiyip de çıkarmayan vekilleri tarlalarda şöyle bir dolandırıp def-i hacet yaptırın gübre meselesi hallolur.”Osman Yüksel Serdengeçti

Kravatın belinde işi ne? 

Serdengeçti’nin akıllarda iz bırakan bir başka hatırası da malumunuz kravattır. Meclis oturumlarına çok defa kravatsız geldiği için ikaz alan Serdengeçti, en sonunda sokulmaz oturuma. Kravatını alıp gelen Serdengeçti, meğer kravatı boynuna değil beline bağlamış. Lütfen boynunuza takın diye aldığı ikaza, kanunnamede öyle bir kural yok diyip alay eden Serdengeçti, belindeki kravatla oturuma iştirak eder ve hiç kimse karışamaz. 

Bir başka ileri çıkışı da Türk Milliyetçiliğidir Serdengeçti’nin. Tanrı Türk’ü korusun diyenlerle alay eder ve evet Tanrı Türkü, Allah Müslümanı korusun derdi. 

MHP yeni kurulduğunda partinin amblemiyle ilgili tartışmalar başlar. Muhafazakâr kesim 3 hilal, İstanbullu Türkçüler ise bozkurtta ısrar eder. Osman Yüksel ise, Anadolu insanının gözünde kudretin ve bereketin timsali olduğu için amblem olarak öküzü önerir.

Parmak basmak lazım! 

Bir defasında merhuma gazeteci gelir ve sorar:

-Efendim, meclis izlenimlerinizi alabilir miyim?

-Şöyle özetleyeyim, bir tarafta Süleyman Bey’in değnekçileri, parmakçıları, yani her şeye parmak kaldıranlar, diğer tarafta ise her şeye parmak atanlar. Sonuç olarak birileri parmak kaldırıyor, birileri parmak atıyor. Fakat yaranın üzerine parmak basan yok! 

Yine bir defasında, bir mesele ile alakalı meclis kürsüsünde konuşurken CHP milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak protesto eder ve konuşmasını engellemeye çalışırlar. Bunun üzerine Osman Yüksel Serdengeçti, bu meclisin yarısı hıyar, deyip kürsüden iner. Bunun üzerine CHP’li vekiller meclisin şahs-ı manevisine hakaret söz konusudur. Lütfen sözünü geri al, diye itirazda bulunurlar. Bu kez Serdengeçti yeniden kürsüye gelip şöyle der:  
 
-Tamam sözümü geri alıyorum. Bu meclisin yarısı hıyar değil.  

Araba markası  gibi

Serdengeçti bir defasında Cebeci'de evini kiralamaya gelen müşteriye evini şöyle methetmiş:

Ev çok merkezi bir yerde. camdan hastane manzaralı, balkondan hapishane, kapıdan çıktığında da mezarlığa bakar. Zaten hayat da bu üçü arasından geçer. 

Osman Yüksel Serdengeçti yaşamının hapishane ve hastane süreçlerini tamama erdirdikten sonra, kendisinin araba markası gibi diye isimlendirdiği Parkinson hastalığı ile iyice iş göremez hale gelmiştir. 

Hastalığının bu neticesinde titreyen ellerine bakarken şu cümleyi kurduğu söylenir:

‘Bir zamanlar ülkeyi karıştıran ben, şimdi bir çayı bile karıştıramıyorum.’ 

10 Kasımda, hakikat isteğinin tecellisi üzerine Hakka varmış ve Daru’l Beka’ya göç etmiş o gönül insanını Fatihalarla, Yasinlerle yad ediyoruz! .  

 

 

 

Mehmet Bahadıroğlu Bir Nesli Böyle Mahvettiler kitabını arayarak haber verdi.

Güncelleme Tarihi: 16 Kasım 2010, 01:49
YORUM EKLE
YORUMLAR
ayşe yurtseven
ayşe yurtseven - 8 yıl Önce

Rasih Yılmaz'ın Toros Yüzlü Adam kitabı...

Osman DOST
Osman DOST - 8 yıl Önce

Bir davaya sahip olmanın vakarını taşımanın örneği Osman Yüksel SERDENGEÇTİ. Bir Anadolu Alpereni muhterem insan. Cenab-ı Hakk Sevdikleriyle beraber haşreylesin İnşallah.

fkgk
fkgk - 8 yıl Önce

hakikaten serdengeçtiymiş! ismi gibi maşallah,bize daha çok serden geçtiler lazım,allah rahmet etsin.

mustafa şengül
mustafa şengül - 8 yıl Önce

ne yazık ki ozamanın meclisinde onun gibi sözünü ve fikrini açıklayan vekiller mevcuttu. Şimdi ise kamer genç gibi sözünü değil çiçeleri sulayan vekiller var?

nevfel özen
nevfel özen - 8 yıl Önce

Kendisi hemsehrim olur .ve ilk islamla şereflendiğimde gülünç hakikatler ve mabetsiz şehir tüm kitaplarını bir solukta okumuştum.derdi tasası islam olan bir insandı serdengeçti onun için serdengeçti deniyor zaten .rahmetle yad ediyorum.

serdar
serdar - 8 yıl Önce

abdurrahim karakoç yaşayan bir "serdengeçti"dir.

Celal Altundal
Celal Altundal - 8 yıl Önce

Üstad Necip Fazil Kisakürek'in en yakin arkadaslarindan biriydi, bildigim kadariyla üstadin yaninda en rahat davranan ve ona espiri yapabilen tek kisiydi, Allah rahmet eylesin, mekani cennet olsun.

fatih abadi
fatih abadi - 7 yıl Önce

AZİZ MUHTEREM KARDEŞİM... Mademki İslam’ın her derdine razı olduğunu bildiriyorsun, bu müjdenle bize aşk ve şevk veriyorsun, o halde iyi dinle: VAZİFEN, dikenler arasından güller toplayacaksın. Ayağın çıplaktır, batacak. Elin açıktır, ısıracak. BUNA SEVİNECEKSİN. Çöllere sürülürsen KANINLA AĞAÇ YETİŞTİRECEKSİN. Kutuplara sürülürsen ISINLA SEBZE YETİŞTİRECEKSİN. Yeşilliği sevmeyenler olacak. Yakacaklar, yıkacaklar. Sen bunu SABIRLA SEYREDECEKSİN.


banner8

banner19

banner20