Vakur, iyimser, değerli bir sinemacıydı Erol Mermer

Erol Mermer, geçtiğimiz hafta ağırbaşlılıkla, sessiz sedasız ayrıldı aramızdan. Serdar Arslan, Erol Hoca’yı rahmetle anmak adına Mehmet Nuri Yardım, Mehmet Uyar ve İhsan Kabil'e Erol Mermer'i sordu.

Vakur, iyimser, değerli bir sinemacıydı Erol Mermer

Sinema okumalarımı yoğunlaştırdığım, tabiri caizse sinemaya yeni yeni merak saldığım yıllarda adını duymuştum Erol Mermer’in. Bir süre sonra, 2010 yılında, ESKADER bünyesinde bir senaryo atölyesi açıldığını duydum. Eğitmen Erol Mermer’di. O yıllarda Kocaeli’nde görev yapmama rağmen atölyeye katılmaya karar verdim. Gidip kayıt oldum, dersler başladı. Erol Mermer Hoca, 2010 Avrupa Kültür Başkenti çalışmalarında danışmanlık görevini sürdürüyordu aynı zamanda. Bu görevin yoğunluğundan olacak derslere genelde geç geliyordu. Bazen de dersler tümüyle iptal oluyordu. Bu şartlarda atölye ancak bir- bir buçuk ay kadar devam edebildi.

Tavrı, sinemaya nasıl bir mesafeden bakılacağını öğretiyordu

O süre içinde senaryo yazımına dair pratikte çok şey öğrendiğimi söyleyemem fakat Erol Mermer Hoca’nın bizzat kendisini tanımak en büyük kazançtı. Hocalığının yanında insan olarak varlığı insana çok şey öğretiyordu. Sakin ve vakur olmanın bir insanda nasıl ete kemiğe bürüneceğine dair çok iyi bir örnekti varlığı. İyimserliği, insana değer veriyor oluşu da aynı zamanda.

Sinema ile bu kadar içli dışlı olmasına rağmen sinema ile arasında çok ölçülü bir mesafe vardı. Bu mesafe bakışını, duyuşunu keskinleştiriyordu. Türkiye’de medya ile kurulan ilişkinin hem sektörel hem de toplumsal olarak problemli olması, Erol Mermer gibi değerli bir insanın fark edilmesine engel oldu. Böyle olmasa onun sinemaya bakışındaki bu ölçü çok şey öğretebilirdi bizlere.

Erol Mermer, 7 Nisan 2015 günü tavrına yakışır şekilde ağırbaşlılıkla, sessiz sedasız ayrıldı aramızdan. Nur içinde yatsın. Erol Mermer Hoca’yı rahmetle anmak adına yakınında bulunmuş, onu tanıyan birkaç isimden görüşler aldık.

Mehmet Nuri Yardım (Yazar): “Sahici bir dost, hakiki bir gönül insanıydı”

Bilindiği gibi arkadaşlıklar kolay kurulur, ama dostlukların temeli sağlam olsa gerek. Pek durmalı dostane münasebetler! Zira kısa, gelip geçici yakınlıkların hiçbir anlamı yok. Merhabalar içten, tebessümler yürekten olmalı. Dost, dostuna her zaman sırtını dönebilmeli. Merhum Erol Mermer de böyle sahici bir dost, hakiki bir gönül insanıydı. En sıkıntılı zamanlarında bile tebessümünü yüzünden eksik etmedi. Çünkü ‘tebessümün mümine sadaka’ olduğuna inanan iman erlerindendi.

Fotoğraf çekti, belgesel yaptı, filmlere ve dizi filmlere imza attı. Ders verdi, yeni sinemacılar yetiştirdi. Hizmetleri sessiz ama kalıcı oldu. O zaten kendisini öne çıkarmayan, hep geri plânda kalmayı seven bir kalender adamdı.

Erol Mermer’i nisyana terk edecek mi dostları? Sanmıyorum, hâtıralar hâfızalarda kaldıkça zor unutulur o aziz insan. Her zaman rahmet dilekleriyle, güzel anılarla ve manevî hediyelerimizde hatırlayacağız o mübarek adamı. Eyüp Sultan Hazretlerine komşu oldu ya, ümidimiz o ki inşallah, Hazret-i Peygamber’e de yakın ve yârân olacak.

Mehmet Uyar (Senarist): “Onu gördüğünüzde umutlanırdınız, içiniz ışırdı”

Onu, inancı için mücadele etmekten taviz vermeyen, tebessüm eden bir dost, bilinçli ve sevdalı bir sinemacı olarak hatırlayacağım.

1993 yılında TGRT televizyonunda tanıştık ilk kez. Öylesine insancıl, öylesine güler yüzlü ve iyimser bir yönetmendi ki… Daha ilk günlerde bakışı ve duyuşuyla aynı noktada buluşmuş, arkadaş olmuştuk. Beraber bir filmde çalışacaktık, nasip olmadı. Ama dostluğumuz aralıklı olarak sürdü. Değişik toplantılarda görüşüyor, sohbet ediyorduk.

İlk tanıdığım günden bugüne dava samimiyetinden hiç taviz vermeyen, umudunu asla yitirmeyen, halinden asla şikâyet etmeyen, insanlara ve olaylara güzel bakmasını başaran bir insandı, bir güzel yönetmendi o. Yıllarca sinemada inanmış nesiller yetişmesi için çalıştı, dersler verdi, bilgisini heyecanını aktardı gençlere, yol gösterdi.

Oldukça mütevazıydı, onu gördüğünüzde umutlanırdınız, içiniz ışırdı… Kimseyi eleştirmezdi, insanların güzel taraflarını gösterirdi. Eleştirirken yapıcı olmaya çalışırdı.

Tebessümüyle umutlar veren, inancının samimiyetini titizlikle yansıtan, güzel filmler çeken, güzel sinemacı gençler yetiştiren bir yönetmen, bir hoca, bir dosttu… Tebessümün yönetmeni, yönetmenin tebessümüydü o. Eserlerini ve tebessümünü hoş bir sedâ gibi hatıra bırakarak gitti bu yalan dünyadan. Allah rahmet eylesin.

İhsan Kabil (Sinema Yazarı): “Daima yapıcı bir tavır içinde oluyordu”

Rahmetli Erol Mermer çok iyi niyetli bir insan profili sergiliyordu. Konuşmalarında genellikle güler yüzlü, konuyu etraflıca ele alan ve daima yapıcı bir tavır içinde oluyordu. Bulunduğu çalışma ve fikir ortamlarında çok gözlem yaptığı intibaını bırakıyordu; birçok kişiyi tanıdığını belli ediyor, kültürel bir birikimle fikirlerini beyan ediyordu.

Rahatsızlığını dışarıdan hiç belli etmemiş, bilmeyenler için sıhhatli bir görünüm ortaya koyuyordu. Ruhu şad olsun…

Serdar Arslan konuştu

Yayın Tarihi: 15 Nisan 2015 Çarşamba 12:26 Güncelleme Tarihi: 04 Kasım 2019, 23:01
YORUM EKLE

banner19

banner36