banner17

Uzaklardan bir güzel insan Hamid Abi

Hamid Abi’nin resmi görevi dışında yaptıkları, "Allah rızası ve Afgan halkının huzuru" başlığı altında ele alınabilir..

Uzaklardan bir güzel insan Hamid Abi

 

Hamid Abi bugün Türkiye'de. Ankara diye bir şehirde. Bense İstanbul adlı bir şehirdeyim. O, uzaklardan, dünyanın en uzak Afganistan'ından kalkıp buralara kadar geldi. Ama, ben şuradan, iki üç saatlik mesafeden yanına varamadım. Oysa, bizleri Celalabad'dan Rustak'a kadar dolaştırmadık yer bırakmamıştı. O bizi dolaştırdıkça içimizdeki karmaşa çözülmüş, içimize kaçan ipin ucunu bulmuştuk. Evet, Hamid Abi bir yolgösterendi. İsterseniz bir yolgezer de diyebilirsiniz. Yolunu aramayanlara dahi bir yol bulma şevki verecek denli yoğun bakan gözleri var onun.

Allah rızası ve Afgan halkının huzuru için

Sene 1979. Ruslar Afganistan'a girdiklerinde babası şehid olur. O, amcasıyla birlikte, daha sekiz yaşında, 28 günlük bir yürüyüşten sonra Pakistan'a varır. Yürüyüş dediğime bakmayın; Afgan dağlarında yürümek, tırmanmak, sürünerek gitmek, açlık, saklanmak, soğuklar... Yani yürümek dediğin tam anlamıyla o güzergahta savaşmak olsa gerek.Hamid Abi Afganistan

Üniversite eğitimi için Türkiye'ye gelene kadar neler yaptı, yazmayacağım. Hatta hangi alanda eğitim aldığını, ne görevde bulunduğunu da yazmayacağım. Zira resmi görevi dışında yaptıkları "Allah rızası ve Afgan halkının huzuru" başlığı altında ele alınabilir. Bu sebepten yüzüne yoğunlaşmakta fayda var:

Yüzü, masum çocuk yüzüdür. Ama mücahitlerin direncini ve vazgeçme bilmeyen ibadet çabasını hemen ele verir. Yetimhaneler, üniversite ve lise hazırlık kursları, yurtlar, hastalar bir biçimde aşinadırlar Hamid Abi’nin yüzüne. Onun bakışlarının değmediği bir harabe neredeyse yoktur cihadın ve acının topraklarında. O harabe nasıl inşa edilecektir, bir ülke nasıl yeniden toparlanacaktır, şehitlerin çocukları ülkelerine ve nefslerine nasıl sahip çıkacaklardır; o yüzdeki her bir çizgi bu soruların eseridir.

Yolların gide gide biteceğinin, dertlerin sırtlanınca hafifleyeceğinin, yetimlerin, yüzüne gülümseyen bir insan gördüklerinde güleceklerinin kanlı canlı ispatıdır Hamid Abi.

Her gün şehitlerin ruhuna dokunup, o ruhtan gelen eczayı sürüyor yaralı kardeşlerine

O, şu sıralarda, Ankara'da bir misfirhanede. Ülkesi için, ümmet için, hayırlı bir gelecek için; direnmekten, sabretmekten, öğrenmek ve öğretmekten, selam vermekten, yazmaktan, okumaktan, gülümsemekten, Müslümanca bir hayattan yana kullanıyor oyunu. Dört çocuğu, annesi, eşi, yetimler,  koskoca bir Afgan halkı dünyanın en uzak Afganistan’ında, Hamid Abi’nin her yola çıkışında ardından dua ediyorlar. Geri gelsin, geldiğinde yanında her zaman taşıdığı umut olsun, diye.

Hamid Abi’nin silahla işi yok. Evet, mücahitler toprağında doğdu, o topraklarda tırnağıyla kazıyor toprağı. Her gün şehitlerin ruhuna dokunup, o ruhtan gelen eczayı sürüyor yaralı kardeşlerine. Daha çok okuyan, daha çok çalışan, daha çok iman etmiş bir millet için gecesini gündüzüne katıyor.

Ve bir adam gelip size, sizi yeniden öğretebilir, kelimesiz

Hamid Abi, kayaların, rüzgârların, silahların, düşmanların, hainlerin ezmeye çalıştığı bir halkın içerisinde kayayı delen incir misali dostlarıyla birlikte. Sabrı, çalışkanlığı, cesareti ve Müslümanca dokunuşu nesnelere ve olaylara... İşte bu sebepten Abimdir o. Biliyorum, dünyanın farklı yerlerinde birçok Hamid Abim var. Kardeşin kardeşe kuyu kazdığı yerde durup “ben de hayfımı alacağım” derseniz Hamid Abileri tanımadan göçüp gidersiniz dünyadan; kardeş kurşunuyla. Oysa, gitmediğiniz yer cennetiniz olabilir. Ve bir adam gelip size, sizi yeniden öğretebilir, kelimesiz.

Hamidler, Müslümanların yalnızca modern zamanlara değil, tüm zamanlara vereceği cevabı yüzlerinde ve hallerinde taşıyanlardır.

Bu gece, Ankara olmak isterdim. Kalbime yakın bir yerde, Hamid Abi’nin uykusu bölünmeden güzel bir uyku çekmesi için belki de. Çünkü, gittiğinde uykuları delik deşik olacak ve yollara düşecek kardeşleri ve başkaları için, hiç sorgulamadan.

 

Zeki Bulduk, aklı erdikçe özleyecek Afganistan'ı

Güncelleme Tarihi: 21 Temmuz 2012, 12:55
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20