banner16

Ümmet ve Gönül İnsanı: Musa Topbaş Efendi

"... Yemekler ikram edilmiş, o sadece teberrüken yemeklerden birer kaşık ya almış ya almamış, ihvan kardeşlerine ikram etmişti. Çocukluğumuzdaki bu manzara ile dimağımıza ‘’güzel insanlar az yer’’ kelamı nakşedilmişti." Sami Büyükkaynak, Musa Topbaş'ı yazdı...

Ümmet ve Gönül İnsanı: Musa Topbaş Efendi

Vefat ettikten sonra bir insan hakkında hüsnü şehadette bulunmak, onu tezkiye etmek mühim. Ve aynı zamanda insan varlığı için önemli bir murat. Peki o insanın haberi var mı bundan? Haberi olduğu zannedilir ama haberi olmadığı varsayılsa bile bu durum onun için bir mürüvvettir. Yaşadığı yıllar içinde hep iyi işler yapmak için mücadele etmiş, iyilik öncüsü olmuş, iyiliğin yayılması için gayret göstermiş bir insanın ‘’hayırsızca’’ anılması mümkün müdür? Elbette ki Hayır! Onun için ancak ‘’ne iyi insandı’’ hayır cümlesi kullanılır. Musa Topbaş efendi içinse ‘’ne iyi insandı’’ tezkiye cümlesine ‘’ne güzel bir kuldu’’ cümlesini de eklemek mümkün. Çünkü o, yaşadığı 83 yıllık ömrünü İslam’a adamış bir gönül insanı olarak tamamlamıştır.

Musa Efendi’yi ilk olarak rahmetli dedemin Konya Çimenlik’deki mütavazi bahçesinde bir öğle yemeğine davet ettiği gün görmüştüm. Bahçenin girişine amcaoğullarım ile sıraya girmiş Musa Efendi’yi karşılamıştık. Hepimizle tek tek ilgilenmişti. Biz de elini öpmüştük. Hepimize cübbesinin cebinden çıkardığı zebra marka kalemleri hediye etmiş ve hayırlı evlatlar olmamız için dua etmişti. Bizim için çok değerli bir hediye idi. Hem de hediye ‘’kalem’’ idi. Yıllarca yazmaya kıyamadığımız "zebra marka kalem’’. Çünkü o kalemi bir ‘’güzel’’ hak insanı hediye etmişti.

Sonra babaannemin ve gelinlerinin binbir emekle hazırladıkları Konya usulü yemekler ikram edilmiş, o sadece teberrüken yemeklerden birer kaşık ya almış ya almamış, ihvan kardeşlerine ikram etmişti. Çocukluğumuzdaki bu manzara ile dimağımıza ‘’güzel insanlar az yer’’ kelamı nakşedilmişti. Sonra Sadık Dânâ mahlasıyla kaleme aldığı ‘’İslam Kahramanları’’ isimli çalışmasından bölümler okutmuştu. Sukut haliyle, kayısı ve armut ağaçlarının gölgesinde, güller arasında dinlemiş ve memnuniyetle bahçeden ayrılmıştı.

İyi insanlar etraflarına ışık saçarlar. Onlar kardeşlerinin sıkıntısına ortak olmak, dertlerini gidermek için çabalarlar. Bunun en güzel tezahürlerini Musa efendinin hayatında rastlamak mümkün. Vefatından sonra yakınlarının tezkiye cümlelerinde bunlar ortaya çıkmıştır. Öyle ki Onu eski yazı yasaklandığında geçim zorluğu çekmeye başlayan hattatların yazdıkları eserlerini satın alarak destek olan biri olarak görüyorsunuz. Bosna savaşında Müslüman Boşnaklara yardım etmek için çabalayan bir Müslüman kardeş olarak görüyorsunuz. Türkî Cumhuriyetler Rusya’dan ayrılınca oralarda İslam’dan bihaber kalmış Kardeşleri için kurs, okul açmak için gayret eden, oralardan talebe getirip yetiştirmek için eğitim yuvaları açan bir gönül insanı olarak görüyorsunuz. Nerede bir sıkıntı var, dert var, çözmek için, dertlilere el uzatmak için çabalayan bir ümmet adamı… İşte hayırla anılmak, tezkiyede bulunmak bu gayretlerle oluyor. Tezkiyeyi insan kendi kazanıyor ve ahirete taşıyor.

Vefatının 18.yılında Ümmet Adamı, gönül insanı Musa Topbaş Efendiyi rahmetle anıyoruz…

 

Sami Büyükkaynak

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2017, 15:44
banner12
YORUM EKLE
banner8
SIRADAKİ HABER

banner7

banner6