banner17

Türkiye'nin bir numarası olun

Recep Şentürk Hoca, hal ve tavrıyla, dersleriyle ve kitaplarıyla farkını hemen hissettirir.

Türkiye'nin bir numarası olun

Mütebessim bir çehre

Üniversitedeki ofisine gittiğinizde mütebessim bir çehre karşılar sizi. Hal hatır sorar önce. Ardından hemen ikramlarda bulunur “Hocam sağ olun ama çok kalmayacağım, müsaitseniz bir soru sorup çıkacağım.” demenize hiç aldırmadan. O bir başka hocadır: Recep Şentürk.

Osmanlı tarihini alışılmışın dışında, fevkalade bir üslupla dinlersiniz ondan. Koçi Bey, Maverdi, Katip Çelebi gibi Osmanlı siyaset düşüncesinin oluşmasında büyük katkıları olan birçok düşünürün eserlerini okuyup anlamanıza vesile olur. “İbn-i Haldun’u anlarsak medeniyetler çatışması olmaz” diyen Recep Hoca, İbn Haldun’u sevdiriverir size ve “Mukaddime” eserini sabırla okuyup, bitirirsiniz. Tüm bunların yanı sıra fıkıh bilgilerini de vermek suretiyle çok boyutlu, zevkli, faydalı bir derse iştirak edersiniz. Ayrıca, derste öğrencilerine yaptırdığı sunumlarla da onları keşfetmeye çalışır adeta. İlim yolundaki ilk kapıyı aralamalarına ön ayak olur.

Hâsılı, günümüzde öğrenciler hala kimi profesörlerin odasının önünden bile geçemezken, kanaatimce tevazuluğu ve tebessümü ile temayüz eden hocamızın kapısı sonuna kadar açıktır.

Recep Şentürkİlk tanışma

Sene 2008. Mekân, Fatih Üniversitesi. Recep Hoca ile tanışıklığım 2. sınıfta, bir dersin ödevi için kendisiyle söyleşi yapmaya gittiğimiz gün başladı. İlk defa gördüğümde sezmiştim ki, hoca farklı biriydi. Nitekim, ilim sahibi olduğu yüzüne sirayet etmişti adeta. Sonraki zamanlarda kendisine talebe olmak ve ondan dersler almak nasip oldu. Sivil Toplum ve Demokrasi, Türk Siyaset Düşüncesinin Kaynakları, Osmanlı Sosyal ve Siyasal Kurumları hayatımda önemli yer teşkil eden, çok verim aldığım derslerdi.

Zeki insanlar sosyal bilimler ile meşgul olmalıdır

İmam hatip lisesinde iken çok başarılı olan Şentürk, üniversiteye giriş sınavından yüksek bir puan alır. Çevresi tarafından tıp fakültesine gitmesi yönündeki telkinlere hiç aldırış etmez ve birincilikle Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne girer. Zira şu kanaattedir Recep Hoca: “Zeki insanlar sosyal bilimler ile meşgul olmalıdır.” Eğitim sistemimizde sayısal-sözel zeka düalitesi veya sayısal bilimlerin daha cazip görülmesi gibi oluşmuş ve zihne yerleşmiş olan birtakım yanlış kanaatlerin dışına çıkar.

İlahiyat Fakültesini bitirdikten sonra, -yani temelleri sağlam attıktan sonra- batı bilimini öğrenmek için sosyolojide yüksek lisans yapmaya karar verir. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nde Ümit Meriç’in asistanı olarak yola koyulur. İlim yolunda kararlılıkla ilerleyen Recep Hoca doktorasını Amerika’daki Colombia Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde yapar. Doktorasını bitirdikten sonra bir ilim yuvası olan İSAM’da araştırmacı olarak çalışmaya başlar.

Recep ŞentürkDil konusuna da çok önem veren Recep Hoca, günümüzde İngilizce, Arapça, Osmanlıca ve Farsça bilmeyen bir sosyal bilimcinin, yetkin bir sosyal bilimci olamayacağı kanaatindedir.

İstanbul’da oturmayın, yaşayın

Recep Hoca, sık sık “İstanbul’da oturmak ile yaşamak apayrı şeylerdir, İstanbul’da yaşayın, gezerek öğrenin.” der. Verdiği Osmanlı Tarihi derslerinde tarihi bir de yerinden öğrenmek gerektiği düşüncesiyle, öğrencileriyle birlikte Süleymaniye Kütüphanesi’nde fevkalade bir ders işler. Öğrencilerini el yazma eserlerle baş başa bırakır ve tarih kokusunu bir kez daha hissetmelerini sağlar. Kütüphane ve kitap sevdalısı olan Recep Hoca, öğrencilerine mutlaka İslam Araştırmaları Merkezi kütüphanesini de gezdirir. Recep Hoca’yı bulabileceğiniz bir mekândır İSAM Kütüphanesi. Oradaki odasına gittiğinizde bir dolu kitapla karşılaşırsınız. Örneğin; dedesinden miras kalmış bir kitap gösterir size. El yazması bu esere dokunarak ilim ve tarih kokusunu duyarsınız. Evet, Recep Hoca’nın bize söylediği İstanbul’da yaşamak böyle bir şey olsa gerek, kitaplarla yaşamak…

Recep Şentürk, Açık Medeniyetİdealler ve hedefler

İlk dersindeki “İdealiniz nedir?” sorusuna mukabil sınıftaki arkadaşlar, “Öğretmen olmak, zengin olmak, akademisyen olmak…” şeklinde cevap verdiler. Sakin bir şekilde dinledikten sonra “Durun” dedi. “Bunlar ideal değil, hedeflerdir; bunlar zaten olacak şeylerdir. İdeal ise bambaşka bir şey. Mesela idealiniz şu olmalı: Ben dünyanın ya da Türkiye’nin 1 numaralı sosyologu olmalıyım” dedi büyük işlere talip olan Recep Hoca. İşte ideal böyle bir şey belki de; insanın içinde bir şeylerin kıpırdamasına vesile olan fevkalade duygu…

Kitaplarını okumalısınız

Recep Şentürk’ün “Türk Düşüncesinin Sosyolojisi: Fıkıh’tan Sosyal Bilimlere”, “İnsan Hakları ve İslam: Sosyolojik ve Fıkhî Yaklaşımlar”, “Malcolm X”, “Yeni Din Sosyolojileri”, “Toplumsal Hafıza: Hadis Rivayet Ağı”, “Modernleşme ve Toplumbilim” gibi kitaplarının yanı sıra son çıkan kitabı da “Açık Medeniyet”tir. Bu kitabında okurlarına, çok medeniyetli toplum ve dünya düzeni projesinin temellerini çok yönlü bir tarzda sunmaktadır. Okunması tavsiye olunur.

Bu yazımla hakiki manada tanıtamadığım Recep Şentürk, mutlaka istifade edilmesi gereken bir cevher... Bu yıl okulumuzda olmayışının hüznünü fakat aynı zamanda onu tanıyıp talebesi olmanın memnuniyetini de ifademle birlikte kendisine selam ediyorum…

 

Fatma Alpay Recep Şentürk’ün öğrencisi olmanın şevkiyle yazdı

Güncelleme Tarihi: 12 Nisan 2011, 19:57
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Hüseyin Gündoğdu
Hüseyin Gündoğdu - 8 yıl Önce

sevgili fatma,
Recep hoca gibi kıymetli hocalar senin gibi kadirşinas öğrenciler olmadan 'ideal'lerine ulaşamaz. onun bir hoca sıfatıyla ideali gençlerimizin ilmin asıl kaynaklarına ulaşmalarını ve İslam coğrafyasında üretilip unutulmuş değerleri yeniden insanlığın hizmetine sunmalarını sağlamaktır. ben de kendisinin öğrencisi olma bahtiyarlığına ulaşmış biri olarak sana bu kadirşinasça tavrın için teşekkür eder, bundan sonraki hayatında da kendisinin dizinin dibinden ayrılmamanı tavsiye eder

Enes Bahadıroğlu
Enes Bahadıroğlu - 8 yıl Önce

Recep Şentürk hocayı takdir ederim. Her ne kadar "insan hakları" konusunda yazıp çizdikleri bir tür kafa karışıklığının işaretlerini verse de önemli çalışmalar yapar. Herşeyden önce M. Emin Er hocamızın talebesi olması ve yaptığı çalışmalarda İslam İlim ve Kültür birikimine sadık kalması takdir edilesi vasıflarıdır. Ancak Recep hocanın insanlarla ilişkisi bu yazıda anlatıldığı kadar "yalın" değildir.

A.A
A.A - 8 yıl Önce

kıskandım doğrusu ... talebesi olmaktan gurur duyacağım hayranı olduğum hocalardandır jendisi :))

banner8

banner19

banner20