Türki Cumhuriyetler hep gündemde olmalı

Türkçe üzerine ve Türki Cumhuriyetler üzerine çalışıp didinen bir Yavuz Bülent Bakiler var.

Türki Cumhuriyetler hep gündemde olmalı

Milletimize has bir özellik midir yoksa her millette var mıdır bilinmez. Yiğitler, iyi insanlar hep vefatlarından sonra anlaşılmış ve değer bulmaya başlamışlardır. Divan şairi Baki’nin de dediği gibi bir çok iyi insanın kadri, seng-i musallada bilinmiştir. Mehmet Akif  geçmişten, Muhsin Yazıcıoğlu  günümüzden bir örnek.

Bir daha ya görürüz...

Hocamız bizi konferansa götürürken, “Bu konferansa mutlaka gelmelisiniz, hocamız oldukça yaşlı ve hasta. Belki de bir daha görme şansınız olmayacak.” demişti. Allah uzun ömürler versin. Yavuz Bülent Bakiler ömrü boyunca Türkçe’ye hizmet etmiş, Türkçe’nin yaşayan çınarlarından biri. Hukuk fakültesi mezunu olmasına rağmen daha çok bir edebiyat ve kültür adamı olarak bilinen Yavuz Bülent Bakiler’in duyarlı olduğu ve ömrünü adadığı iki ana mesele var. Bunlardan biri Türkçe, diğeri de esaretten kurtulduktan sonra bir kimlik sorunu yaşayan Türk dünyası. Bakiler Türkçe için  her zaman çok çalışmış, Türkçe’nin  güncel sorunları ile her zaman alakalı olmuş ve bu yolda eserler hazırlamış ve konferanslar vermiştir. Bir televizyon kanalında Türkçe’nin doğru kullanımı ile ilgili  Sözün Doğrusu programını hazırlamış ve bu  programın içeriğini aynı ismi taşıyan iki kitapta toplamıştır. Kitaplarda Türkçe’nin doğru ve güzel kullanılması üzerinde durulmuş, yanlış  kullanımlar ve doğruları gösterilmiştir. Kitapları, modern ve gelişmiş bir imla ve söyleyiş kılavuzu şeklinde özetleyebiliriz. Yine konferanslarında Türkçe’nin nasıl katledildiğini, bir kasabadaki marketin tabelasının bile nasıl dilimize acımasızca zarar verdiğini ve yerel yönetimlerin nasıl buna bir engel getirmediğini sorgulamıştır.

Tartışılan fikirlerYavuz Bülent Bakiler

Yavuz Bülent Bakiler’in dil, din ve millet konusunda çok tartışılan bir görüşü de mevcuttur. Bâkiler  milletlerin hayatında iki ana unsurun önemli olduğunu –dil ve din – bunlardan en önemlisinin ise dil olduğunu söyler. Bâkiler bu durumu  şöyle açıklıyor. Peygamber Efendimiz bir hadisi şerifinde ‘Din nasihattir’ buyuruyor. Biz aynı toplum içinde aynı dili paylaşmadıktan  ve birbirimizi anlayamadıktan sonra  nasihat etme yani dini anlatma imkanımız da olmayacaktır. Dinin anlatılması, tebliğ edilmesi için de dil birliği yani aynı dili konuşmak elzemdir. (Bakiler'in hem dili dinden öne alması hem de dil birliğini öne alıp başka dilleri baskılamaya kapı aralamak anlamına gelebilecek bu yaklaşımına sitemizin genel yayın yönetmenin de, takipçilerinin bir çoğunun da katılmadığını biliyoruz.)

Bâkiler, Türkçe konusundaki hassasiyeti sebebi  ile Türkçe’ye yapılan her hizmeti takdir  etmiştir. Şöyle ki onu her zaman Türkçe Olimpiyatları ödül törenlerinde görmek mümkündür. Bâkiler  bu konuda ‘Türkistan Türklerinin yeniden kendi özlerine, köklerine dönmesinden korkanlar oralarda açılan özel okulların kapatılmasını istiyorlar. Moskova ağzıyla söze başlıyorlar’ diyor. Aynı zamanda bu okulları konu alan ve Işığın Gülleri adlı televizyon programları da hazırlamıştır. Hocanın Türkçe konusundaki ustalık ve hassasiyetini anlayabilmek için onu dinlemeniz gerekli ve yeterlidir. Dinleme imkanı olmayanların ise Yalnızlık, Duvak, Seninle, Harman adlı şiir kitaplarını okumaları yeterli olacaktır. Yavuz Bülent Bakiler bu kitaplarda Anadolu’nun dertlerini, çilesini, sanatını, inanışlarını sade bir Türkçe ile ve yüreğimize işleyecek kadar sıcak yorumluyor.

Türk dünyasına eğilmeli mutlaka!

Yavuz Bülent Bakiler’in Türk dünyası noktasındaki hassasiyeti ve çalışmaları da takdire şayandır. Kendisi Türk dünyasını bazen resmi görevlerle bazen de şahsi çabaları sonucunda dolaşmış, buralardaki Türklerin sorunlarının devletimiz tarafından fark edilmesini sağlamış ve buralardaki izlenimlerini Üsküp’ten Kosova’ya, Türkistan Türkistan, Azerbaycan Yüreğimde Bir Şahdamardır isimleriyle kitaplaştırmıştır. Yine bütün Türk cumhuriyetlerini konu alan yüz bölümlük  Bizim Türkümüz adlı televizyon programını hazırlamıştır.

Bu çalışmalar sonucunda kendisine Azerbaycan Gence ve Bakü Asya Üniversiteleri tarafından fahri edebiyat doktoru ünvanı ve Elçibey Araştırma Komisyonu tarafından Türklüğe Hizmet Ödülü verilmiştir.

Dilim döndüğünce Yavuz Hoca’yı anlatmaya çalışsam da onun şiirlerinin tadını sizlere sunmam imkansız. Tanıyabilmek için Anamın Namazları, Anadolu, Azerbaycan Yüreğimde Bir Şahdamardır şiirleri ile başlayabilirsiniz. Yavuz Hoca halen Türkiye Gazetesi’nde köşe yazıları yazmaya devam ediyor.

Hamdi Enes Akçay, Kadri seng-i musallada bilinmesin diye yazdı

Yayın Tarihi: 29 Haziran 2011 Çarşamba 13:51 Güncelleme Tarihi: 29 Haziran 2011, 13:52
YORUM EKLE
YORUMLAR
Adem Sade
Adem Sade - 12 yıl Önce

Daha geçen gün Türkçe olimpiyatlarını eleştirdiğimiz için anamıza babamıza laf eden adam değil mi bu? Yok, Allah razı olsun. Kalsın bence. Kendi kendine didinebilir.

banner19

banner36