Taşrada bir derviş subaşı direngenliği taşır

Heyecanı gözlerindeki uyku, yılgınlık ve yorgunluk bulutlarını güneşe tebdil edecek kadar güçlüdür. Muhsin İlyas Subaşı’yı yazdı Mehmet Aycı..

Taşrada bir derviş subaşı direngenliği taşır

 

Kulaklarının çocukluğu “Bedir” türküsüyle hüzne alışmıştır; armağanlar dolu gelir boş gider dizesinde hücreleri bile irkilir.

Bedenin göçmenliği kısa devre ve dar alandadır. Ruhu yerleşiktir; coğrafyamızın her yerinde aynı anda eğlenir ve yurtlanır.

Ruhunda Balkan ırmakları, Kuzey ırmakları, Güneyin sıcak ırmakları, Hint ırmakları, Türk ülkelerindeki küçük büyük ırmaklar yan yana akar.

Heyelanların ve heyecanların adamıdır. Kayıplarımızın, yenilgilerimizin, uygarlık yolumuzu kapatan teressübatın nelere yol açtığını, değiştirdiğimiz makası, açmaya çalıştığımız yeni yolları ve evimizi başımıza yıkan çökeltileri iyi bilir. Bu ağırlıktan kurtulmak için her çarenin, her düşüncenin peşinden ayaklarıyla, gönlünün ayaklarıyla, heyecanının ayaklarıyla bir ömür koşturmuştur.

Heyecanı gözlerindeki uyku, yılgınlık ve yorgunluk bulutlarını güneşe tebdil edecek kadar güçlüdür.

Gençlere adı hayat bilgisi olmayan derslerde hayat bilgisi dersleri vermiştir.

Bir özge subaşıdır.

Taşra dergilerinde, taşra gazetelerinde bir derviş subaşı direngenliğiyle tahribata ve tahrifata karşı kalemiyle yüreğinin aidiyet kentlerinin her burcunda, her ara sokağında aynı anda görev yapmıştır.

İçlidir. Ağlasa gözyaşından tanımsız ırmaklar çıkar.

Karalığı kendi bahtından değil, bu toprakların yaşadığı bahtsızlıkları kendi bahtsızlığı olarak görmesindendir.

Konuşkan bir yüzü, konuşkan bir yürüyüşü, konuşkan bir mizacı vardır. Elleriyle ve saçlarıyla da konuşur.

Ay tutulmasından ve güneş tutulmasından korkar.

Yağmur duası için daima hazırlıklıdır.

Alnını hamaylı niyetine taşır; ayrıca muska sihir istemez.

Muhsin İlyas Subaşı bu, ağabeyimiz.

Edebiyatın her alanında eserler verdi.

Yerel medyada yazarlıktan yöneticiliğe pek çok işte çalıştı.

Öğretmenliğinde yüzlerce talebe yetiştirdi.

Yüzü Beylikler döneminden kalma bir fermanın altındaki “yazıldı” ibaresidir.

Böyle biliriz.

 

Mehmet Aycı yazdı

Güncelleme Tarihi: 12 Eylül 2013, 11:08
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13