Tarihî ve metafizik boyutu vurgulayan bir hoca

Öğrencilerine ve okurlarına ‘İslam Düşüncesine Giriş’ kitabının yazarı Burhanettin Tatar’ı sorduk.

Tarihî ve metafizik boyutu vurgulayan bir hoca

Burhanettin Tatar

Dostum Abdullah Başaran’ın kısa bir süre Samsun’da görev yaptıktan sonra Ankara’ya dönmesi, ilim açısından oldukça değerli bir müjdeyi de getirdi bana: Burhanettin Tatar’ın İslam Düşüncesine Giriş (Dem Y., 2009) kitabı. Samsun’da Hoca’yla bizzat tanışma fırsatı ve derslerine iştirak etme şansı bulan Abdullah, kitabı ivedilikle okumam gerektiğini söyledi.

Kitabı edindim ve okuduğumda İslam düşüncesi ve özellikle onu şekillendiren ayet ve hadisler üzerine yeni yorumlarla karşı karşıya olduğumu gördüm. Ebu’l-Alâ Afîfî’nin (İslam Düşüncesi Üzerine Makaleler, çev. Ekrem Demirli, İz Y., 2. b. 2011) ve Mehmet Bayrakdar’ın (İslâm Düşüncesi Yazıları, Elis Y., 2004) İslam düşüncesi yorumlarını da hesaba kattığımızda, bu üç kaynak bize sağlam bir İslam düşüncesi perspektifi sunmaktan geri kalmıyor.

Tatar’ın öğrencisi olmuş Samsun’dan isimlere ve Ankara’dan makaleleri ve kitapları aracılığıyla Hoca’yla tanışıklığı olan arkadaşlara, Burhanettin Tatar’ı ve İslam düşüncesi yorumlarını sordum. Burhanettin Tatar’ın akademik yönü de konu oldu satırlara, öğrencileriyle arasında hâsıl olan muhabbet de. Tatar halen Samsun OMÜ İlahiyat Fakültesi’nde öğretim üyesi.

Betül Akın (OMÜ İlahiyat Fakültesi, öğrenci): “İlahiyatçıların felsefeye “sapkın düşünceler” gözüyle bakmasına çok içerler”

Betül AkınÇok uç bir konuyu anlatırken dahi elindeki kalemle konuya ışık tutacak bir örnek verebilen adamdır Burhanettin Tatar. Hangi konuyu, hangi filozofu anlatırsa anlatsın kendisini bizzat tanımayan bir öğrenci asla fikirlerini bilemez, tarafsız ve nötrdür hep. Az güler, ciddi ve sakin yapılıdır. Ders saatleri dışında öğrenciyle oturup sohbet etme, bir şeyler paylaşma alışkanlığı yoktur. Bu biraz yoğunluğundan kaynaklanır, biraz da “konuşacak bir şey bulamıyorum her öğrenciyle” der, bu sebepledir…

İstisnalardan olmak böyle bir hoca için güzel şey. Sırf bu sebeple de öğrencilerin genelinin onun hakkındaki fikirlerine cevap niteliğinde bir cümlesi vardır: “Felsefeciler siyasetçiler gibi konuşmaz, bu yüzden fildişi kulelerde gibi görünürler” der. İlahiyatçıların felsefeye “sapkın düşünceler” gözüyle bakmasına çok içerler ve “felsefî tutumlarınız İslam’ı ne kadar anladığınızı ve anlayabileceğinizi gösterir” der.

Onu anlayan ve anlamak isteyen öğrencilere zamanla felsefeyi, düşünmeyi, sorgulamayı öğretti ve sevdirdi. Üzerimde samimi bir şekilde emeği geçtiğine inandığım sayılı hocalarımdan.

Sema Çevirici (AÜ İlahiyat Fakültesi, öğrenci): Hadis tarihinde sıkça gündeme gelen konuları felsefî bir üslupla ele alıyor”Sema Çevirici

İlk olarak, yazılarında çok güçlü bir örgüsü var, aradan bir cümleyi çıkarınca bütün paragraf çökmüş gibi oluyor. Şu ana kadar okuduğum yazılarında zaid bir cümle görmedim. Anlam üzerine çalışmış olması hasebiyle yazılarında bunu oldukça sık işliyor. Onu okumaya başladığınızda derin bir düşüncenin içine girdiğinizi fark ediyorsunuz. Yanılmıyorsam doktorası hermenötik üzerine ve bu birikimini çalışmalarına oldukça iyi yansıtıyor. Özellikle anlam üzerinde durması ve bu bağlamda Kur’an ve hadisin anlamı ve anlaşılması üzerine dikkatleri çekmesi söz konusu.

Ben bir hadis talebesi olarak onu ilk defa bu çalışmaları hasebiyle tanıdım. Burhanettin Tatar tek tek hadisler ile başlı başına hadis fenomeninin aynı şeyler olmadığını söyler. O, “Hadis Tarihinde Metin Merkezli Düşüncenin Diyalektik Yapısı Üzerine” adlı makalesinde orijinal hadis ile diğer hadislerin arasındaki ayrıma dikkat çekmekte. Meselenin detaylarına vakıf olmak isteyenler bu makaleye başvurabilirler.

Netice olarak Burhanettin Tatar aslında hadis tarihinde sıkça gündeme gelen konuları felsefî bir üslupla ele alarak ve hermenötik bilgisini de işin içine katarak oldukça farklı bir yaklaşım sergiliyor.

Hüseyin AyçiçekHüseyin Ayçiçek (öğretmen): Dışarıdan bakıldığında havas ehli olarak gözükse de, avamdan da az da olsa sıkı dostları vardır”

İslam felsefesi ve sanatı ile barışık bir entelektüldir Burhanettin Hoca. İyi bir akademisyendir, iyi adamları bilir ve iyi pipo severdir. Dışarıdan bakıldığında havas ehli olarak gözükse de, avamdan da az da olsa sıkı dostları vardır. Samsun’da gizli ney âşıkları oluşturacak kadar, ney üstadı olduğunu ve edep ehli olmakla, musikişinaslığın kan bağı olduğunu fısıldar kalplerimize Burhanettin Hoca...

Zeynelabidin Hüseyni (AÜ İlahiyat Fakültesi, öğrenci): Burhanettin Tatar’a ilim talipleri olarak çok şey borçluyuz”Zeynelabidin Hüseyni

İslam Düşüncesine Giriş kitabını okumuştum. İslam düşüncesinin söylenmiş boyutlarının ön plana çıkarılıp henüz söylenmemiş boyutlarının göz ardı edildiği; klasik İslam düşüncesi ile diğer İslam düşünceleri arasında zaman, mekân ve bilgi algısı açısından farklılaşmaların olduğu; gelenekselci ve modernist tanımlamaların İslam düşüncesini aktiflikten pasifliğe ve nesne durumuna düşürdüğü; Gazâli’nin felsefeyi İslam düşüncesi için sadece bir giriş ve eşik rolünü üstlenebileceği; Kur’an’ın, vahyin tarihsel ve metafiziksel boyutlarının olduğu; İslam düşüncesinin yatay anlamadan ziyade dikey anlamayla oluştuğu; metafiziği kendi başlangıç noktası, kendisine karanlık olan aklın geriye doğru düşünme hareketi içine girmesi olarak tanımlaması… Daha da uzatabileceğim bu bir çırpıda söylediğim örnekleri Tatar’ın düşüncelerinden devşirdim. Burhanettin Tatar’a ilim talipleri olarak çok şey borçluyuz.

Fatma Nur Kuloğlu (OMÜ İlahiyat Fakültesi, öğrenci): Sevdiğimiz insanlarla muhabbet başkadır, Burhanettin Hoca’yla da öyle oldu”

Fatma Nur KuloğluFakültede ismini sıkça duyduğum Burhanettin Tatar’ın odasına düştü yolum. Bu kadar sevilmesinin nedenini hem merak ediyor hem de onunla tanışmak için heyecanlanıyordum. Sevilen insanlarla, sevdiğimiz insanlarla muhabbet başkadır, Burhanettin Hoca’yla da öyle oldu. Ve muhabbete çay eşlik eder genelde.

Karadeniz’de herhangi bir misafirliğe gittiğinizde size portakal suyundan ziyade çay ikram edilir. Çünkü çay muhabbettir. Velhasıl, Burhanettin Hoca’nın “Çay içer misin?” sorusuna sevinmiştim. Ve bu soruya biraz utana sıkıla “Hayır diyemem hocam” diyerek cevap verdim.  Ardından gelen cümleler tebessüm ettiriciydi sadaka niyetine.

-Çay içen öğrenciyi severim.

-Ben de çay ısmarlayan hocayı severim hocam.

Hafif bir tebessüm çok yakışmıştı, muhabbete, çaya, bize.

Hüseyin Emre Duran (OMÜ İlahiyat Fakültesi, öğrenci):Burhanettin Hoca’yı tanıdığıma gerçekten şükrediyorum”

Sözkonusu Burhanettin Tatar olunca kelime bulmakta zorluk çekiyorum. Amerika’da kelam üzerine doktora yapmış, ileri düzeyde İngilizce ve yanında düzeyini bilmediğim birkaç dil daha biliyor. Profesyonel anlamda müzikle ilgileniyor. Aynı zamanda hattat. Genel kültürü çok zengin ve bir o kadar da mütevazı. Burhanettin Hoca’yı tanıdığıma gerçekten şükrediyorum. Temennim daha uzun yıllar adından söz edilsin, unutulmasın.

Abdullah Başaran'ın objektifinden Burhanettin Tatar

M. Fatih Kutan sordu soruşturdu

Burhanettin Tatar fotoğrafı: Abdullah Başaran

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2016, 17:35
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13