Tanımamız gereken biri var!

Püf noktasından Mavi Marmara'ya, sosyolojiden sinemaya uzanan bir hayatı, Bedir Afşin'i yakından tanımak istedik.

Tanımamız gereken biri var!

Bedir Afşin, tanımanız gereken bir isim. En azından sinema sektöründe genç yaşıyla ters orantılı olarak çok iş başardığı için, haberdar olmanız gereken biri. Aslen Malatyalı ve 1987 doğumlu. İstanbul Üniversitesi'nde İşletme okurken, bir şeyler ters gelmiş kendisine, eğitimini yarıda bırakmış. Şimdilerde Plato MYO'da Sinema Tv öğrencisi, aynı zamanda Anadolu Üniversitesi'nde Sosyoloji okuyor. Öğrencilik durumunu sorduğumuzda gülerek “Ömrüm bitecek ama öğrenciliğim bitmeyecek sanırım” diyor. Bu güzel sanrıyı dua kabul edip, amin diyoruz.

Bedir Afşin
Bedir Afşin

Bedir Afşin, şimdiye kadar 6 kısa film çekmiş. Özellikle “Öteki Çocuklar” filmi epey olumlu eleştiri almış. Yakın zamanda bazı vakıflarda ve söyleşi ortamlarında, sinema üzerine konuşmalar yaparken de gördük kendisini. Başarısı çok dikkat çekmiş ve çoğumuzun yakından tanıdığı güzel isimlerle beraber sinema ve tiyatro üzerine planlar yapmışlar. Bu isimleri söylemekten şimdilik hazzetmese de, güzel planlardan birini bugünlerde sıkça duyuyoruz: “Ölüyoruz Demek Ki Yaşanılacak” isimli bir tiyatro oyunu, Mavi Marmara'nın hikayesini sahnelere taşıyor. “Tek derdimiz derdimizi paylaşmak” sloganıyla girişilen iş, Bedir Afşin'in 2008 yılında kurduğu Genç Öncüler Tiyatro Topluluğu tarafından üstlenilmiş. Daha önce Necip Fazıl Kısakürek'in Püf Noktası isimli oyununu oynayan grup, Sedat Doğan'ın yazdığı bu teksti heyecanla karşılamış. “Oyuncuların ve yapımcıların hepsi Mavi Marmara hakkında benzer şeyleri mi düşünüyor?” diye sorduğumuzda, “Zaten inanmadığınız bir şeyi ne sinemada, ne tiyatroda seyirciye sunamazsınız” diyor Bedir Afşin. “Biz de buna dikkat ettik tabi. Bu müslümanca bir duruştur.”

Rol yapmayın!

Sohbet sırasında Mavi Marmara günlerine geri dönüyoruz. Bedir Afşin, o geminin gidişini bir mecburiyet olarak görüyor ve ekliyor: “Vicdanın öldüğü yerlerde, vicdan sahibi insanlar, oradakilere yardıma gittiler. Bütün olay bu. Yaşanılanlar alelade olmaktan çok uzak, destansı şeyler. Bir destandır Mavi Marmara. Art niyetsiz bir eylemdir. Sabırın bittiği bir yerde, bir şeyler yapma ihtiyacı duyanlar o gemideydiler.”

Bedir AfşinKonuşma uzadıkça, müslümanların Mavi Marmara'ya yapılan baskını duyduğu zaman neler hissettiğini konuşuyoruz. Aslında konu bir müslüman meselesi de değil, insanlık meselesi. Bedir Afşin, haberi alır almaz soluğu İsrail Konsolosluğu önünde almış. İçindeki bir şeyler yapma isteğini bugün bile tam tarif edemiyor. Karşısında duran bina, binayı saatlerce seyretmesi, haykırmak istemesi, hiçbir şey yapamamın çaresizliği ve eş zamanlı olarak birilerinin gemide yaşadığı acı... O günlerde hissettiklerini asla unutamayacağını söylüyor. Bu tiyatro oyunu için çalıştırdığı oyunculara da sık sık “Rol yapmayın. Kendinizi o gemide hissedin” telkininde bulunmuş.

Oyun provalarının, belgesel ve kısa film planlarının ve güzel düşüncelerinin arasında, uzun ve keyifli bir sohbette, siyonizmden ne kadar nefret ettiğimizi anlatıyoruz birbirimize. “Herkes çocuğuna siyonizmi öğretmeli ve bütün müslümanlar var gücüyle kendini güçlü sanan bu zihniyetten nefret etmeli” diyoruz sonunda. Nefret etmenin önemini bilsek de, sadece hissetmekle kalmayıp, sevgisini ve nefretini projelere döken bu adamı ve samimiyetini takdir ediyoruz.

Ps: Kahveleri Bedir Afşin ısmarlıyor.

 

Sümeyye Karaarslan konuştu

Güncelleme Tarihi: 12 Şubat 2011, 10:24
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
mary and max
mary and max - 10 yıl Önce

ps değil dip not

banner19

banner13

banner26