banner17

Soyadı kaderi olmuş bir yazar o!

Ömer Yalçınova, bir sorusunun ışığında takipçiliği, inceliği, temkinli eleştirelliği ile tanıdığımız, sevdiğimiz Suavi Kemal Yazgıç’ı yazdı..

Soyadı kaderi olmuş bir yazar o!

 

Arkadaşlıklar düşünülünce, insanlar şu şekilde ikiye ayrılabilir: Yanından ferahlayarak, bir de yanından sıkıntılanarak ayrıldıklarımız. Suavi Kemal Yazgıç birinci gruba giriyor. Gerçi onunla uzun boylu bir arkadaşlığımız, yani birlikteliğimiz olmadı. Sanırım iki defa yüz yüze görüşebildik. Birincisi Ankara’da Vadi Yayınları’nda gerçekleşti, ikincisi Kahramanmaraş Belediyesi’nin düzenlediği Şiir Festivali’nde.Suavi Kemal Yazgıç

İkisinde de kendi adıma ferahlık duyduğumu, iyi ki Suavi Kemal’le sohbet ettiğimi, aynı masayı paylaştığımı düşünmüşümdür. Hele ikinci karşılaşmamızda, “Beni görüyorsun, neden yanıma gelmiyorsun?” demişti, buna verebilecek bir cevap bulamamıştım. Şimdi şöyle düşünüyorum: Bu soru Suavi Kemal’i daha yakından tanımamızı sağlayabilir.

Suavi Kemal Yazgıç imzası, üslubu, dili, tarzı ve fikirleri ile kendini belli eder

Suavi Kemal, bilinen her manada şair ve yazardır. Bir tane de hikâye kitabının olduğunu hatırlıyorum: Kırk Gri Hırka (2002, Eylül y.). Sebepsiz Serçe (2001, Birey y.) ve Taş Suya Değince (2007, Ebabil y.) ise şiir kitaplarının ismi. Avrupa Birliği (2005, İnsan y.) ise araştırma kitabı. Bunlarla birlikte sanırım bugüne kadar değişik dergi ve gazetelerde yayımlanan yazıları toparlanırsa, ortaya epey bir kitap çıkar. Hepsinde de Suavi Kemal Yazgıç imzası, üslubu, dili, tarzı ve fikirleri ile kendini belli eder.

Çok yazdığından olabilir; onun yazıları renksizmiş, kokusuzmuş, hatta imzasızmış gibi algılanmaya açık. Bununla birlikte dikkatli bir okuyucu için, onun bütün yazdıklarında imzasını, üslubunu, dilini ve tarzını bütün belirleyiciliği ve etkileyiciliğiyle görmek mümkün. Artık yazmak hususunda ustalaşmış bir isimden söz ediyoruz. Rahat bir üslup, okuyucuyu yormayan ama mutlaka okuyucuya, ele aldığı konuyla ilgili ilginç ipuçları sunabilen bir tarz: Suavi Kemal Yazgıç tarzı. O yüzden Suavi Kemal Yazgıç imzası taşıyan her şey gönül rahatlığıyla okunabilir. Çünkü onun yazdıkları, okuyucusunu eli boş döndürmeyen türdendir.

Suavi Kemal YazgıçSuavi Kemal’in eleştirel bir zekası vardır

Bir okuyucunun edebiyat ve düşünce ortamında, hele edebiyat dergilerinde nelerin olup bittiğini takip etmesi için Suavi Kemal’in yazılarını okuması yeterli. Takipçiliğiyle birlikte aslında o, dikkat çekici bir eleştirelliğe de sahiptir. Şöyle söyleyelim: Suavi Kemal’in eleştirel bir zekası vardır. Meselenin can alıcı noktasını kolaylıkla yakalar. Ve onu ortaya sürer. Meselenin açıklarını el kolaylığıyla bulur. Ve onları dile getirir. Çünkü okuduklarını çok kolay kavrar ve yerli yerinde değerlendirmeyi başarır. Ve bunları yaptığı zaman ayrıca ele aldığı meselenin olumsuz taraflarını göstermesine gerek kalmaz. Yapı zaten bundan sonra kendiliğinden dağılır.

Suavi Kemal, bu yöntemini/yönünü kolay kolay kullanmamıştır. Takip edebildiğim kadarıyla, son dört yıldır, yazılarında bu yöntemini terk etmiştir. Yine de yazılarında ele aldığı konunun püf noktalarını işaret etmekten geri durmuyor. Suavi Kemal, ele aldığı eserin püf noktalarını, açıklarını, zayıflıklarını yakalar, belirtir ama onların üzerine gitmez. Daha doğrusu yazılarının çatısını onlardan oluşturmaz. Eleştirilerinin nedenlerini, gelişimini, sonuçlarını, etkilerini açıklığa kavuşturmaz. Öyle olduğundan, aslında tespitleri gövdeleşmemiş, bakımı yapılmamış, gereği kadar beslenmemiş fidanlara benzer. O yüzden de taşıdıkları etkileyiciliği sanki kendi kendilerine ekarte etmişlerdir.

Hassaslık, onun şiirleri için daha uygun bir kelimedirSuavi Kemal Yazgıç

Hassas okuyucu için Suavi Kemal’in tespitleri gerçek bir fidandır. Yazıların içinde her ne kadar onlar büyütülmemişse de, hassas okuyucunun zihninde büyüme imkânlarını her zaman taşırlar. Çünkü aslında Suavi Kemal’in hikâye ve şiirleri de hassas okuyuculara hitap eder, hassasiyeti bünyelerinde taşırlar. Kırılgan gibi görünürler, gayet liriktirler fakat ne kırılganlık ne de liriklik Suavi Kemal’in şiirlerini açıklar. Hassaslık, onun şiirleri için daha uygun bir kelimedir. Şiirlerinde konuları hassas yönlerinden yakalar. Onunla da iktifa etmez, o hassasiyete uygun bir dil ve üsluba ulaşır.

Geldik haberimizin başında söyleyip geçtiğimiz noktaya. Suavi Kemal bana sormuştu:  “Beni görüyorsun, neden yanıma gelmiyorsun?” Cevap verememiştim. Şimdi de bu soruyu cevaplayamam. Sadece aklıma geldikçe içimde bir sızı duyarım. Çünkü bu soruda Suavi Kemal’in kişiliğini, arkadaşlığını ve tüm yazdıklarını özetleyen bir ton ve hassasiyet var.

 

Ömer Yalçınova yazdı

Güncelleme Tarihi: 10 Temmuz 2012, 12:30
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20