Şiirlerinin tamamını ezbere biliyormuş

Söylediklerinin kendine özgülüğü kalıbın klişeleşme tehlikesini eritiyor. Cemal Safi’yi yazdı Mehmet Aycı.

Şiirlerinin tamamını ezbere biliyormuş

Sahneyi seviyor.  Sahneyi sevmiyorsa da sahne onu seviyor.Cemal Safi

Kelimeleri parlatan, cilalayan, kırığını lehimleyen, gözeneklerini dolduran, bırakın kelimeyi harflerin hakkını yerli yerince veren bir sesi var.

Hani tanımıyor olsanız, yüzünü görmemiş, yanında yürümemiş, hal hatır sormamış olsanız, adam safi sesten ibaret diyebileceğiniz bir gücü var.

İyi film seslendirir; umurunda değil.

Provaya, eğitime gerek yok, al, karakterine uygun bir filmde başrolü oynar; umurunda değil.

Muhatabı kim olursa olsun aynı tebessüm, aynı nezaketle mukabele ediyor

Dünya da umurunda değil. Hoş, dünyanın da o umurunda değil.  Kavgadan nizadan, açlıktan tokluktan, varlıktan yokluktan, markette ekmeğin, bakkalda sütün fiyatından haberi yok.  Kaygısının da hemen hepimizin kaygılandığı gündelik telaşla bir ilgisi yok.

Kaygısız değil elbette. O dışarıdan mukassi görünen mekândaki letafeti hücrelerine, genlerine kadar içselleştirmiş.

Muhatabı kim olursa olsun aynı tebessüm, aynı nezaketle mukabele ediyor.

Alkışı seviyor. Şiir okurken “es” veriyor ki, alkış tamam olsun. Hele, “alkışlayan elleriniz dert görmesin, Reşat Altını görsün” temennisi, o kendine özgü sahne performansını daha da çekici kılıyor.

Şiirlerinin tamamı ezberinde… Ezberi de şiirlerinde.

Cemal SafiKitapları başkalarının ısrarı üzerine basıldı

Saçları her daim taralı, yüzü her daim tıraşlı, üstü başı her daim, özenli ve düzenli.

Kullanım biçimiyle hece şiirinde su götürmez bir ustalığı var.

Krallığı sevmediği için kendi âleminde kral demezsek de post sahibi olduğu kesin…

Şiirleriyle arabeskin gönül kırgınlıklarına, ayrılığa, aşka bakan yüzüne ayrı bir soluk getirenlerden… Şiirlerinin neredeyse tamamı bestelendi, bir kısmı sanat musikisi formunda, haylisi arabesk… Arabeske, onun ifade ve ihata ettiği alana burun kıvıran Türk okumuşlarının yabancısı…

Kitapları başkalarının ısrarı üzerine basıldı, “ben söylerim, yeterli, kitap olsa da bir olmasa da bir” diyenlerden…

Güçlü bir istidat… Yeteneğini ustalığa dönüştürenlerden… Söylediklerinin kendine özgülüğü kalıbın klişeliğini eritiyor.

Cemal Safi bu… Yüzü bir pir-muganın bir rindin arabesk olmayan yüzü…

Gözleri iki köz… Böyle biliriz.

Mehmet Aycı 

Yayın Tarihi: 18 Nisan 2021 Pazar 09:30 Güncelleme Tarihi: 18 Nisan 2021, 09:59
banner25
YORUM EKLE

banner26