Sena Ajans sanki bir sohbet evi gibiydi

Hiçbir zaman hırs yapmayan, zerre kadar dünyaya değer vermeyen ihlaslı bir Müslümandı Abdülkadir Kibar. Yaşar Yeşil yazdı..

Sena Ajans sanki bir sohbet evi gibiydi

 

Nutkum tutulmuştu. Telefondaki sese bir an ne diyeceğimi bilemedim. Daha sonra dudaklarımdan ayet dökülüverdi. “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun”...  Birkaç defa tekrarladım. O'ndan geldik, O'na döneceğiz.

Abdülkadir Ağabey vefat etmişti.

Her ölüm haberi insanı hüzne boğar. Hele bu, bir tanıdığınız, kıymetli, güzel bir insan ise... Abdülkadir Kibar Ağabeyin vefat haberini aldığımda uykum kaçtı ve saatlerce yatakta kıvrandım. O anda ne kadar hatıra varsa zihnime üşüştü, bir film şeridi gibi gözlerimin önüne geldi ve bir türlü gitmek bilmedi.Abdülkadir Kibar

Sena Ajans, bir işyerinden ziyade sanki sohbet eviydi

Sanırım onu en son Fatih Camii'nin yanında görmüştüm. Selamlaşıp kısa da olsa sohbet etmiştik. Her zamanki gibi mütebessimdi. Peki, Abdülkadir Ağabey'i nasıl tanımıştım?

Liseyi bitirdikten birkaç yıl sonraydı, iş arıyordum. Bir arkadaşım, beni alıp Cağaloğlu'na, Abdülkadir Ağabey'in yanına götürdü. Abdülkadir Ağabey o zamanlar, bir iş hanının ikinci katında Sena Ajans adlı bir matbaayı işletiyordu, ortağı Mehmet Eskibağ ile birlikte.

Kendisiyle tanıştık ve 1996 yılının ortalarında Sena Ajans'ta işe başladım. Uzun boyu, gür sakalı, heybetli görünümüyle bende müthiş bir etki uyandırmıştı Abdülkadir Ağabey. Sanırım kafamdaki Müslüman tipolojisi o olmalıydı. Hoş sohbet biriydi. Daima mütebessimdi. Ağır bir insandı ve oldukça sevecendi. Çok sakin olmasının benim gözümde ayrı bir yeri vardı. Telaşsız biriydi.

Sena Ajans, bir işyerinden ziyade sanki sohbet eviydi. O yıllarda Abdülkadir Ağabeyin yanına çok sayıda misafir gelirdi. Hatırlayabildiğim kadarıyla, yazar Dücane Cündioğlu, kitapçı Musa Ağabey, Mazlumder eski başkanlarından avukat Şadi Çarsancaklı, Abdüsselam Sesli ve daha birçok insan Abdülkadir Ağabeyi ziyaret ederdi. Bu ziyaretlerde siyasi, aktüel ve İslami meseleler konuşulur ve tartışılırdı. Tabi biz de nasibimizce bu sohbetlerden faydalanırdık.

Hiçbir zaman hırs yapmadı ve zerre kadar dünyaya değer vermedi

Abdülkadir Ağabey, Fatih'te oturan bir Üsküdarlı idi. Birlikte çalışırken, bazı zamanlar beraber Üsküdar'a geçerdik. Haftada bir veya iki gün sohbet için Üsküdar'a gelip giderdi. Muhterem babası, Üsküdar'da, bizim sokakta oturuyordu. Bu nedenle Abdülkadir Ağabey Üsküdar'la bağını koparamamıştı. Babasını ziyarete geldiğinde veya sohbet için Üsküdar'a geçtiğinde de zaman zaman kendisiyle görüşüp selamlaşırdık.

İşyerinde, zaman zaman anılarını da dinlemişimdir Abdülkadir Ağabeyin. Paşakapısı Cezaevi önünde komünistler tarafından nasıl kıstırıldığını ve canını nasıl kurtardığını kendine has üslupla anlatırdı ve bizi müthiş heyecanlandırırdı.

Namazını her daim kılan, ihlaslı bir Müslümandı Abdülkadir Ağabey. Zaman zaman Burhan Kavuncu Ağabeyin yanına uğrar, selam verip sohbet ederdi. Güzel insanlarla birlikteliğini her zaman sürdürdü. Ben dâhil birçok insanda emeği vardır kendisinin.  Hiçbir zaman hırs yapmadı ve zerre kadar dünyaya değer vermedi.

Abdülkadir KibarAbdülkadir Ağabey, 1980 sonrası kendisine daha güzel bir sayfa açarak mütevazı bir şekilde yaşamayı birçok şeye tercih etti. Ailesine, arkadaşlarına, inancına ve davasına sadık bir yaşam sürdürdü ve o şekilde Hakk'a yürüdü. Allah mekânını cennet etsin.

Güle güle mütebessim insan

Kötü haber tez ulaşır derler, gerçekten de öyle... O kötü haberi Ahmedi Aliceoğlu kardeşim verdi telefonda. İki gün önce (Pazar günü), Abdülkadir Ağabeyin hastanede yoğun bakımda yattığını söyledi. Ziyaretçi kabul etmediklerini ekledi. Ziyaretçi kabul etseler bile, yüreğim o heybetli muhteşem insanı oralarda görmeye dayanamazdı.

O sevecen insanı, vefat etmeden önce, sağlıklı haliyle bir kez daha görmek isterdim. Mütebessim çehresine bakmak ve en meşhur sözü olan “hayırlısı olsun Yaşar” deyişindeki o gür sesi işitmek isterdim.

Şair Cemal Süreya, “Her ölüm erken ölümdür” der. Sanırım bu söz, herhalde en fazla Abdülkadir Ağabey için söylenilebilecek bir söz. Rabbim onu cennetine koysun.

Güle güle mütebessim insan.

Güle güle davasına sadık insan.

Seni her zaman, gür sakalın, heybetli görünümün ve mütebessim çehrenle hatırlayacağım.

 

Yaşar Yeşil yazdı

Güncelleme Tarihi: 04 Ekim 2012, 11:48
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
nevzat özkaya
nevzat özkaya - 7 yıl Önce

inanamıyorum bir türlü Abdulkadir ağabeyin vefatına. hani pazar günü ziyarete gittiğimde gerçekten bir umut vardı kalkacak diye yüreğimde. ama nafileymiş. öte yandan söylenen, bu duruma geldikten sonra kalkan olmazmış demişlerdi. hiç inandırıcı değildi. ya şimdi her adını andığımda gözlerim doluyor ağabey. ey güzel insan. bütün rahmetler sana. rabbim bizleri birlikte haşreder inşallah. evet yaşar kardeşim doğru söyler. onda hiç dünya hırsı yoktu. tok insandır herşeyile tok.gözü tok, gönlü tok.

Arif Dülger
Arif Dülger - 7 yıl Önce

Allah gani gani rahmet eylesin. Kendisini şahsen tanımak nasip olmadı. Okuduklarımdan, duyduklarımdan 'erbab-ı zâhir'in anlıyamayacakları değerli bir insan, samimi bir müslüman olduğunu anladım. İnşaallah, rahmetli gibi 'hükmi kazaya zerre kadar inadı olmayan'larla cennet-i âlâ'da komşu oluruz.

Yalçın
Yalçın - 7 yıl Önce

Sevgili Yaşar kardeşim, Abdülkadir abi ve Mehmet abiyle benim tanışmama da sen vesile olmuştun. Güzel insanları hayatımıza kattığın için ayrıca teşekkür ederim.Selam ve dua ile.

banner19

banner13