Sami Efendi, bir Allah dostuydu

Sami Efendi ile ilk hatıram, vefat ettiği gün, dedemin sevdiği şeyhine döktüğü gözyaşları... Sami Büyükkaynak, Mahmud Sami Ramazanoğlu hazretlerini yazdı.

Sami Efendi, bir Allah dostuydu

 

 

Yıl 1984… Şubat ayının 12. günü… Dedem rahmetlinin evindeyiz. Yaşım 7. Telefon aniden çalmaya başladı. Telefona dedem baktı. Alo dedi. Sonra dilinden “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun” ayeti kerimesi döküldü. Telefonu kapattı, sonra gözlerinden yaş akmaya başladı. Dedemin, ilk defa ağladığını gördüm. “N’oldu, dedeciğim?” diye sorduk. “Sami Efendim Rabbine kavuşmuş; Allah rahmet eylesin, Cennette buluştursun!’’ dedi ve odasına kapandı.

Kişinin edebli oturuşu, onun Müslümanlığının semeresidir

Sami Efendi’yle ilgili ilk hatıram bu, yani vefat ettiği gün, dedemin sevdiği Şeyh’ine döktüğü gözyaşları. Sonraki günler, babamdan Sami Efendi’yi sorduğumu hatırlıyorum. Konya’da 60-70 li yılların en büyük evlerinden olan Hacı Süleyman Dedemin evine, her Konya’yı teşrif ettiklerinde geldiklerini, sohbet yaptıklarını anlatırdı babam. Dedem vefat ettiği gün, rahmetli babaannem, dedemin kefenini getirdi, içinde bir kalıp sabun vardı. Meğer bu sabun, Sami Efendi’nin geldiği bir gün elini yıkadığı sabunmuş. Dedem, sabunu hemen almış, saklamış, teberrüken cenazesinde bu sabunla yıkanmayı vasiyet etmiş. Çok severmiş Şeyh’ini dedem. Çocuk yaşlarımdan bunları hatırlıyorum.

Sami Efendi’nin çok fotoğrafı yok. İki fotoğrafını biliyorum. İlk fotoğrafta dizüstünde oturmuş vaziyette Sami Efendi. Edebli oturuş. Müslümanca bir kaide. Vakur bir duruş. Teyakkuz hali. Sanki, “İslam, Müslüman’ın oturuşuna bile müdahale eder. Kişinin edebli oturuşu, onun Müslümanlığının semeresidir” demek ister Sami Efendi. Hatta rivayet edildiğine göre, kendisi uyurken dahi, ayaklarını uzatarak yatmamıştır. Vefat ettiği an, ayaklarından can gidince, ayaklarını uzatmıştır. Bu fotoğrafta aynı zamanda, “Müslüman daima teyakkuz halindedir, hep uyanıktır; uyuşukluk, rehavet Müslüman’a yakışmaz!” demek ister Sami Efendi. Her an mücadele edecekmiş gibi uyanık olmayı öğütler Sami Efendi.

Sevgilisi’ne doğru yürüyor…

Diğer fotoğraf, ihramlı vaziyette, Babu’s-Selam’a doğru yürürken çekilmiş. Rabbine kavuşmaya gidercesine hızlıca yürüyor Sami Efendi. Sevenin sevdiğine kavuşmasının iştiyakıyla yürüyüşü gibi, Sevgilisi’ne doğru yürüyor Sami Efendi. Bir an evvel Kâbetullah’a yüz sürmenin arzusuyla koşuyor. Allah için, Allah’a doğru yol almanın heyecanını taşıyor Sami Efendi. 20’lik delikanlı gibi, hızlıca, sanki koşarak gidiyor Sami Efendi. Bu fotoğraf, Allah aşkıyla, ibadet şuuruyla hareket eden bir Allah dostunun ruh halini yansıtıyor.

Sami Efendi, Türkiye’de Allah demenin yasak olduğu yıllarda bir neslin inşası için tabiri caizse iğneyle kuyu kazmış, zor şartlarda bir kişiye “Allah!” dedirtmenin mücadelesini vermiştir. Tren vagonlarında, faytonlarda İslam’ı ihsan kıvamında yaşamanın inceliklerini insanlara anlatmıştır. Bahauddin Nakşibend’in izini 20 yüzyıla taşımış, güzel kul olmanın inceliklerini tebliğ etmiştir. Yüzüne bakıldığı zaman Allah’ı hatırlatan bir çehreyle, çevresine maddi manevi ışık saçmış bu güzel insanı, vefatının otuzuncu yılında rahmetle anıyoruz.

 

Sami Büyükkaynak yazdı

Güncelleme Tarihi: 12 Şubat 2014, 15:06
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13