Şairimiz Cahit Koytak

Cuma günleri Beylerbeyi camiine cuma namazı kılmak için geliyor. İki üç yıl önce gibiydi; bir defasında gördüğümde oğullarıyla gelmişti camiye..

Şairimiz Cahit Koytak

Şairimiz Cahit Koytak

 

 

16 Mayıs 2008, Cuma - Beylerbeyi

Değerli şairimiz kaç defa gelmiş beni yerimde bulamamış. Cuma günleri Beylerbeyi camiine cuma namazı kılmak için geliyor. İki üç yıl önce gibiydi; bir defasında gördüğümde oğullarıyla gelmişti camiye.

 

Geçen hafta gelmiş bir de not bırakmıştı. “Değerli kardeşim, Bu cuma da görüşmek nasip olmadı; cuman ve bütün günlerin bereketli olsun! Selam ve sevgilerimle, Cahit Koytak – 8 Mayıs 2008”. Bu gün karar verdim başka bir yere gitmeyecek ve Cahit Beyi yakalayacağım. Bir de ayın başında bir şiir gecesinde karşılaşmış ve bana o zaman söylemişti. “Geliyorum siz yoksunuz,” diye. Meğer cuma namazının farzını kılıp, yani cemaatle kılınan iki rekât farzı kılıp çıkıyormuş. Demek o yüzden karşılaşamıyor muşuz! Bense, “Ooo! demiştim, bir dört rekât daha kılıyorum, o da yetmiyor bir de zuhruahir kılıyorum dört rekât, bir de vaktin son sünneti,” demiş ve gülüşmüştük Metin Önal Mengüşoğlu'yla ve masada olanlarla.

 

Bu gün iş tamam… Kararlıyım. Farzı kıldım, camiinin bahçe kapısından çıktım. Bakındım sağa sola Cahit Bey görünürlerde yok. Aklıma geldi dükkâna doğru yürüdüm. Baktım dükkânın önünde durmuş bakınıyor ve bir şeyler bulmaya çalışıyor. Kırmızı ışık bir türlü yeşile dönüşmüyor. Nihayet geçebiliyorum karşıya ve Cahit Beye görünmeden yanına varıyorum. Geçen hafta yaptığı gibi çantasından bir kâğıt çıkarmış ve bana gene bir not yazıyor. Yazısı da güzelmiş hani…“Nurettin Beyciğim, Kardeşim, Hayırlı Cumalar, selamlar, sevgiler- Cahit”

 

İkramda bulunmak için ana caddeye iniyoruz. Kahvenin önünde bir masa var oraya oturuyoruz. Çay içiyoruz. Kitaplardan, şiirden konuşuyoruz. Dünya şiiri ve Türk şiirinden... Müslümanların yazdığı şiirden söz ediyor.  Cahit Koytak çok geniş düşünüyor. Şiiri herkese yazmalı, diyor; bunun batısı doğusu yok, diye ekliyor. Doğu da batıda Allah'ındır, değil mi, diyor. Artık zihnimizden bir takım şeyleri atmalıyız, geçmişten özümseyerek geleceğe aktarmalıyız, diyor.

 

On kitaplık şiirleri birikmiş. Onları düzenlemiş, tekrar gözden geçirip iyi bir yayınevinde bastırmayı düşünüyor. Şiir kitaplarını bastıktan sonra, bir de Kur'an Çevirisi hazırlığı olduğunu söylüyor. Meal değil de adını “Çeviri” olarak koyduğunu söylüyor. Tabii “Bir Kur'an Çevirisi” bu şiir kitaplarının basılmasından sonra olacak, diyor. Sohbet arasında da benim kitaplar için pek öyle hevesim yok ama çocuklar görsün, diye ekliyor. Zaten çocuklarının da ısrarı varmış kitapların basılması hakkında. Cahit Bey gülerek, Çıkar bir gün elbet bizim de kitabımız, diyor… Cahit Koytak bilgi yönünden çok donanımlı bir şair. Bir kaç dil bilmesi de tabii ki büyük bir avantaj sağlıyor ona. Zeki bir adam, akıllı bir adam… Akletmeyi beceriyor.

 

Kardelen dergisini çıkarmaya başladığımız 1990 yılında, Müştehir Karakaya ile gene bir cuma günü Cahit Koytak'la ru-be-ru (yüz yüze) tanışmak için Sultan Hamam'daki Hacopulo Hanındaki manifaturacılık yaptığı işyerine gitmiştik. Bizi iyi karşılamıştı Cahit Bey… Ortağı Yaşar Bostan ile tanışıklığımız ise daha eskidir. 80'li yıllardan beri tanışır, görüşür ve epeyce de severiz birbirimizi. Cahit Koytak, o yıllarda Yaşar Bostan Bey ile ortak iş yapıyordı.

 

Eski deyimle Bezzazlık (manifaturacılık) yapıyorlardı. Sekiz yıl kadar devam etmiş bu ortaklık. Cahit Koytak ağabeyiyle ve başkalarıyla da ortak iş yapmış öğrendiğime göre.  Sanıyorum, “Tüccarın Günlüğü” adlı uzun şiiri, “Ortağım öteki yüzüm / Öteki şeklim / Sırtımı yasladığım duvar / Boğazımı kolladığım ustura / Giderek kan deverânına karışan / Çene suyum / Anahtarlarımı ve yüzüklerimi / Pıçaklarımı kargılarımı kementlerimi / Yutan balina” dizeleriyle örülü şiiri ortaklıklarından birindeki zamanlarda yazmıştır… 1987 yılında Kelime dergisinde yayınlanan şiirleri ile ismen tanışmıştık. “Gemi Şiirleri, Mezmurlar, Huş Ağacı Hakkında Bilgi Topluyorum,” adlı şiirleri yeni bir açılım olarak gelmişti bana ve bir hayli sevmiştim bu şiirleri. “Tayfalarla çok kolay / Ahbap olmasından belliydi / Amcam bir gün cebinden / Bir gemi çıkaracak.” Kelime dergisinin Eylül sayısıydı ve aynı dergide yazıyorduk… Haziran ayında da şairimiz Cahit Zarifoğlu vefat etmişti…

 

“İlk Atlas” adlı şiir kitabı 1990 yılında yayımlandı. Hâlâ hatırlarım, Yazı Yayıncılık şiir kitapları yayınlıyordu. Bir seri halinde kitaplar birer birer çıkıyordu. Ben de bir dosya vermiştim fakat yayınlanmaya değer görülmemişti. Hüseyin Atlansoy orada çalışıyordu. Ahmet Kot yayınevinin sahibiydi. Piyerloti Caddesi'nde yukarda Hasan Aycın'ın Aycan Grafik'e uğruyorduk. Daha aşağıda Kadırga'ya inen sokağın birindeydi Yazı Yayıncılık. Müştehir Karakaya ile Hüseyin'i ziyarete gitmiştik. Bu vesileyle Ahmet Kot ile de tanışmış olduk. Bir nezaket içinde çıkan kitapları bize hediye etti. Bir hayli kitap... Lakin utandım, fazla almadım. Şimdi bakıyorum da kütüphaneme üç tane kitap almışım. Oysa ısrar etmişti Ahmet Kot, bunlar sizin hakkınız, istediğiniz kadar alın, diye. İlk Atlas – Cahit Koytak, Bir Gecenin Şiiri – Cumali Ünaldı, İyilik – Necati Polat… Aldığım kitaplar bunlardı. Sıkı şairlerdi bunlar. İlk Atlas önemli bir şairin önemli bir kitabı olarak anılır oldu. O gün bu gündür Cahit Koytak meğer şiirlerini damıtarak kâğıtlara döküyormuş. Arada bir de dergilerde yayınlıyormuş. Birikmiş dosyalar, tasarımlar, planlar-projeler. Hayat bizden hareket bekliyormuş meğer. Şairler susarsa olmaz tabii…

 

 

 

Nureddin Durman, hatıralarla karışık anlattı.

Güncelleme Tarihi: 24 Eylül 2010, 16:38
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Zeki Bulduk
Zeki Bulduk - 12 yıl Önce

öRNEK OLARAK:

""ben yokum beni karıştırmayın

odalar dolusu kitap
bunca basılı kağıt
akıl ve selüloz karışımı
hamurdan yoğrulmuş kafalarımız ;
mezarlarınıza kapanmış konuşuyorsunuz
vıdı vıdı konuşacaksınız

melekler perçemlerinizden tutuncaya kadar
kurtların , böceklerin çeneleriyle…

ben yokum beni karıştırmayın:
kulaklarımı balçıkla sıvadım ben ,
-yukarıdakiler de
dualarınıza, aminlerinize…

vıdı vıdı vıdı vıdı..
bunca sözü nereden buluyorsunuz?""

Abi seni seviyoruz

ibrahim çetinel
ibrahim çetinel - 12 yıl Önce

ve yağmur tutyor bütün golleri...

Cesur KÜÇÜK
Cesur KÜÇÜK - 12 yıl Önce

"Generaller Niçin Sokağa Çıkamaz" ve "Sisifos'un Köyü" gibi iki güzel darbe karşıtı şiir yazdığı için sevilir.

mehmet gurel
mehmet gurel - 12 yıl Önce

ermeniler hakkinda, hırant dink'in arkasından kendisini ermenilerden sayarak şiir yazdığı için sevilmez

Hatice Algın
Hatice Algın - 12 yıl Önce

bu yüzden sevilir. her şiirini beğeniyle okumasam da özgün ve sıradışı bir üslubu var. ilk "Sisifos'un köyü" ile keşfettik kendisini. Takdir ettiğimiz bir şair.

Hasan Sarı
Hasan Sarı - 12 yıl Önce

Müslümanların, masum bir adamın katledilmesi karşısında şiirler onurlu bir duruş sergileyebildiğini gösterdiği için sevilir.

m. fatih kutan
m. fatih kutan - 12 yıl Önce

cahit koytak, kalbine aldığı kelimeyi kendine özgü 'içten' bir yontu aletiyle ondan eşsiz anlamlar şekillendiren şairimizdir. insana dair takındığı duyarlı ve onurlu kelimeleri, mehmet gürel bey gibilerin fanatikleşmesine bir nebze de olsa tentürdiot görevi görmüyorsa, varın siz düşünün şiir ile ondan nasiplenmek arasındaki uçurumları. ölünün ardından ağlamak da suç olmuş, 'ölüsü sevilen çocuklar'ın ardından elbet yanacağız, onların tarafında duracağız. bizim kalbimiz var. bu önemli.

Adem Turan
Adem Turan - 12 yıl Önce

Cahit Koytak ve Nurettin Durman...
Sizlei seviyoruz ağır ağabeyler...
İyi ki varsınız...

banner19

banner13

banner26