Sadettin Kaynak: Bir büyük beste kaynağı

Sadettin Kaynak, 'İncecikten bir kar yağar/ Tozar Elif Elif diye' diye başlayan enfes şarkının bestekârı. Yalnız 'Elif' şarkısı mı ki besteledikleri? Daha yüzlercesi… Birbirine yabancı iki kıta gibi görülmek istenen, klasik musikimizle halk musikimizi büyük bir ustalıkla bağdaştıran, cem eden bir bestekârdır O. Muaz Ergü yazdı.

Sadettin Kaynak: Bir büyük beste kaynağı

 

 

Saadettin Kaynak, “İncecikten bir kar yağar/Tozar Elif Elif diye” diye başlayan enfes şarkının bestekârı. Yalnız “Elif” şarkısı mı ki besteledikleri? Daha yüzlercesi… Birbirinden uzak, birbirine yabancı iki kıta gibi görülmek istenen, gösterilmeye çalışılan klasik musikimizle halk musikimizi büyük bir ustalıkla bağdaştıran, cem eden bir bestekârdır O. İki damarın terkibinden oluşan şarkılar. Türkü kıvamında… Kulaklarımızda ve gönlümüzde ölümsüz tatlar bırakan bir terkip. Üç yüze yakın bestenin yanında musiki zirvelerine bağdaş kurmuş bir icracıdır da Kaynak. Klasik medeniyetimizin yüksek kültür ve algı imbiğinden süzülüp gelen, modern zamanlarda bile her dinlediğimizde mest eden, yüreğimizin en tenhalarında seher yelleri estiren, zülüfleri tel tel taranmış bir hasretin buğulu pencerelerinden ufuklara baktıran bir ruhla seslenir. O engin ruhla ses verir şarkılara.

Kaybolup giden geleneğin son halkası

Yılmaz Öztuna’nın belirttiği üzere 1895’de İstanbul’da doğmuş Saadettin Kaynak. Babası Fatih Camii imamlarından Alâeddin Efendi. Evet, bu önemli bir ayrıntı. O zamanlar, bugünkü gibi imamlar, müezzinler yalnızca namaz kıldırmakla görevli memurlar olarak algılanmıyordu. Camiler âdeta birer edebiyat ve musiki ocakları gibiydi. Müthiş bir müktesebata sahip cami musikisi vardı. Ezan, temcîd, münaacat, selâ, kamet, tekbir, salâvat, mevlit, ilâhi, naat… Birbirinden farklı birçok formda icra edilirdi. On yaşında hafız olur Kaynak. Sesi çok güzel ve etkileyicidir. Hocaları Hafız Melek Efendi, Hafız Cemal Efendi, Neyzen Emin Efendi’dir. Bir büyük geleneğin içinden gelir. Kaybolup giden geleneğin son halkası. Hayatımızdan yavaş yavaş çekilen bir terekenin içinden seslenir.

Hafızdır… İlahiyat eğitimi almıştır… Sultan Selim Camii’nin birinci imamı, Sultanahmet Camii’nin ikinci imamı… Saadettin Kaynak’ın müzik tarihimizdeki yerini biricikleştiren olgunun temelinde 1912 yılında ihtiyat zabiti (yedek subay) olarak Diyarbakır’da askerlik yapması yatar. Urfa, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Malatya, Mardin gibi şehirlerini dolaşır. Bu vesileyle bölgenin musiki yapısını tanır. Halk musikisinin kaynaklarını etüt eder. Özellikle “Harput musikisi” dikkatini fazlasıyla çeker. Neredeyse yöredeki bütün türküleri, şarkıları, makamları dinler ve kayıt altına alır. Harput musikisindeki çeşitlilik ve makamlar çok etkiler kendisini. Bestelerinde yoğun olarak bu yörenin etkileri görülür.

Bir ömrün vasiyeti

Saadettin Kaynak’ın ömür serencamı birkaç yönden değerlendirilmeye layık. Tek bir yönüyle değerlendirilmesi eksik kalır. Osmanlı klasik musikisinin son temsilcilerinden. İyi bir eğitim ve terbiye sisteminden geçmiş. Cumhuriyet döneminin ilk zamanlarını yaşamış. Geçiş dönemlerini görmüş. Yaşadığı zamanlarda klasik musikiyi yozlaştırmakla suçlanmış. Ama bugün klasik musikiye geçişte adeta bir köprü görevi görüyor. Musikimize onun getirdiği sistem üzerinden girmek zorunluluğu var. Öte yandan Cumhuriyet döneminin hilkat garibelerinden olan Türkçe Kur’an ve Türkçe ezan projelerinde yer almış. Hangi saiklerle bu projeye dâhil olmuş bilemiyoruz ama Kaynak’ın içinde bulunduğu durum, o zamanların derin paradoksunu gösteriyor.

Musikimizin tartışmasız büyük bestekârlarından Saadettin Kaynak, film müziği besteleri de yapmak zorunda kalmış. Amerika’dan yayılan filmcilik furyası Türkiye’ye de sirayet edince bu filmlere müzik yapılması gerekmiş. Besteleri Saadettin Kaynak yapmış, güfteleri ise genelde Vecdi Bingöl yazmış. Ayrıca Kaynak’ın, Hafız Kemal’le bir plakları da var. Yine 1955’de bir film müziği çalışması yaparken felç geçirir. Altı yıl felçli olarak yaşamını sürdürür. 3 Ocak 1961 yılında Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde vefat eder. Vasiyeti çok manidardır: “Bu evde benim bir pardösüm, iki kat elbisem, bir bavulum, bir radyom, bir buzdolabım var. Bunları Gülfiye'ye bırakıyorum. Benim evimde birikmiş param yoktur. Emri hak vaki olduğu zaman Sıraselviler'deki apartmanımın 1, 3, 9 numaralı dairelerinden kiralar alınıp cenazemin teçhiz ve tekfinine (kefenleme işlemi) sarf edilsin. Cenaze namazım Nuruosmaniye Cami Şerifi'nde kılınsın. Merkezefendi’de kabrim hazırdır. Kabir taşımı Gülfiye yaptırır. Yazılacak şey şudur: Sultanselim Cami Şerifi Başimamı ve Sultanahmet Cami Şerifi İkinci İmamı ve Hatibi Meşhur Bestekâr Hacı Hafız Sadettin Kaynak'ın ruhuna fatiha.”

 

Muaz Ergü yazdı

Güncelleme Tarihi: 03 Şubat 2014, 15:47
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13