Repertuarı geniş bir adamdır C. Sipahioğlu

Kayseri’de semt semt seferlere çıkıp halkı bilinçlendirme operasyonları gerçekleştiren Celalettin Sipahioğlu, istediği düzeyde ekibi olmasa da, tek başına bile epey hayırlı işlere imzasını atmış..

Repertuarı geniş bir adamdır C. Sipahioğlu

 

Kimi insan vardır, yazardır; yazarlığıyla ön plana çıkar ve onu o meyanda yazdığı eserlerle anarsınız, tanırsınız. Kimi insan vardır, ilim adamıdır; ilmî sahada uğraşları dikkat çeker ve onlarla o kişiyi değerlendirirsiniz. Kimi insan vardır, iyi bir radyocudur; yaptığı programlarla ve sunumuyla akla gelir ve öylece o kişiden bahis açarsınız. Ve kimi insan da vardır ki, dağcıdır; o tepe senin bu tepe benim, keşfe çıkar durur, bu evsaftaki kişiden dem vurulacağı zaman dağ maceraları ilk sırayı alır.

Eğer kaleminize misafir etmek istediğiniz şahıs bir alanda at koşturuyorsa, işiniz kolay; o yönünü anlatır, o yönüyle kendinize bir çizgi belirlersiniz. Ama yok, eğer zihin oltanıza takılan nasipli şahsiyet el attığı her yere silinmez izler bırakıyorsa; işte işiniz orada zor mu zor demektir. “Kişinin kendine açtığı zararı başka hiç kimse açamazmış” sözünün muhatabı olduğunuzun resmidir bu yaptığınız.

Zor kişilerden birini tasvir etmenin zorluğunu yaşadığımı ifade etmeliyim. Ama tercihimizi yaptık bir kere; Mevlam hayır getire! Uzun lafın kısası, simamız Celalettin Sipahioğlu… Celalettin Sipahioğlu, Erzurum İslamî İlimler Fakültesi mezunu. Dilinden hiç düşürmediği Yusuf Ziya Kavakçı’dan ders almış; dersini iyi almış olsa gerek ki, Hoca’nın adını hep yaşatmıştır.Celalettin Sipahioğlu

Usul ilimlerine vakıf bir Müslüman. Bir vakitler gördüğümüz hadis usulü derslerimizde, bizi hadis ilmine ısındıracak pek çok kitap ismi vermişti. Listedeki eserleri okuyan kişi, iyi bir mesafe kat etmiş demektir. Konuları sunuş şekli açık ve ciddidir Hoca’nın. Ciddi olanlar ancak lezzetine varabiliyordu derslerin zaten.

Tek başına epey hayırlı işlere imzasını atmıştır

Celalettin Hoca, iyi bir radyocudur da. Radyo kanalıyla yaptığı pek çok güzel iş vardır. Kayseri’de faaliyet gösteren Furkan Radyo ve Birlik FM radyo kanallarının yıllardır emektarlığını yapar, yüklerini sırtlanır. Gerek maddi planda, gerek manevi olarak ayakta kalmaları için olağanüstü mücadele vermiştir ve hâlâ veriyor da. Bu anlamda takdire şayandır yaptığı iş. Haftalık programlar hazırlayıp sunuyor. Programlarında genel olarak ilmî, kültürel ve sosyal konulara değiniyor. Diksiyonunun düzgünlüğü kendini dinlettirir cinstendir. Her zaman tebriği hak ediyor bu bakımdan.

Radyoculuk bağlamında bazı zamanlar tiyatrolar da hazırlamıştır. Eğer oyunculuk kabiliyeti yüksek olanları keşfedebilirse daha yapacak çok işi var. Oyuncu bulamamanın ızdırabını hep yaşamıştır. Yeri gelmişken bir hatırasını aktaralım burada: Asr-ı Saadet’i konu alan bir tiyatro çalışması için, Ebu Cehil rolünü verecek kimse bulamaz. Güç bela bir delikanlıya rolü kabul ettirir. Provalar yapılır ara verilmeden. Ebu Cehil rolünü iyice kanıksayan genç kardeşimiz, bir vakit sonra Hoca’ya der ki; “Hocam, ben şimdi anladım ki bu oyunda en kötü insan benim!” Hoca bu söz karşısında gülmemek için dudaklarını ısırır, başını başka yöne çevirir, belki müsait olsaymış kahkahayı basarmış. Tabi Hoca bu, kahkaha yakışır mı ona. Durumu idare etmeye çalışmış. İdare etmekten başka çaresi mi var; yoksa elindeki tek adamı da kaybetme riskine girecek.

Celalettin SipahioğluBunların yanında başarılı bir hatiptir de. Sair zamanlarda konferans ve seminer türü organizeler gerçekleştirir. Hem organize eder, hem de konuşmacı olarak sahnede bulunur. Kayseri’de semt semt seferlere çıkıp halkı bilinçlendirme operasyonları gerçekleştirmiştir. İstediği düzeyde ekibi olmasa da, tek başına bile epey hayırlı işlere imzasını atmıştır. Ama evlatları büyüdü artık; onları aşına katık yapabilir.

Bir de dağcılığı vardır Celalettin Sipahioğlu’nun. Özellikle Pazar günleri her sabah namazını Camii Kebir’de kıldıktan sonra dostlarıyla bir araya gelerek; bir hafta, ver elini Ali Dağı, diğer hafta Yılanlı Dağı, bir diğer hafta başka bir dağ olmak üzere yürüyüş yaparlar. Yürüyüşlerinde tefekkür iklimine dalmayı unutmazlar. Yaz-kış demeden bu uygulamalarını sürdürürler. Onlar için gelenek halini almıştır dağ yürüyüşleri. Pek kimsenin bilmediği ve yapmadığı bir orijinalliktir bu.

Asıl değinilmesi gereken yönü ise yazarlığıdır Hoca’nın

Ayrıca, üzerinde durma ihtiyacı hissettiğim başka bir güzelliği de, hacc-umre ibadetlerini yerine getirenlere yaptığı rehberlik/kılavuzluk hizmetidir. İşittiğimize göre, Celalettin Hoca’yla birlikte hacc veya umre yapanlar, ibadetlerinden aldıkları hazzı hiç unutamıyorlarmış. Bütün uygulamaları, yaşıyormuşçasına anlatmaya ve kavratmaya çalışan kendine has üslubuyla, insanlara akıllarından hiç çıkaramayacakları vakitler geçirtiyormuş. Yakın zaman önce yine umredeydiler; kafilesindekilerden dinlemek gerek yaşadıklarını.Celalettin Sipahioğlu

Asıl değinilmesi gereken yönü ise yazarlığıdır Hoca’nın. ‘94 yılında Yakup Seyyidoğlu müstearıyla çıkardığı Hz. İbrahim’i ve davetini konu alan samimi kitap çalışması Kur’an’a Göre Hz. İbrahim ve Tebliğ Metodu, o günlerde bir boşluğu doldurmuştur. Davet ve tebliğ çalışması içerisinde olanlar için ve İbrahimî bir metodla yol almak isteyenler için önemli bir kaynaktır. Bugüne de yarına da hitap eden eserin yeni baskısı yapılmadı. Sebebini bilemesek de, yeni baskıyla okurlarına bir iyilikte bulunma hayrına erişmelidir bence Hoca. Hafızam beni yanıltmıyorsa, “gözden geçirerek yeniden bastırmayı düşünüyorum” demişti bir ara.

2012’nin başlarında Fecr Yayınları’ndan çıkan Namaz-Allah İle Buluşma isimli, adından da anlaşılacağı üzere namaz muhtevalı kitabı, önemsenmeyi hak edici türdendir. Sipahioğlu’nun çok zamandır elinde tuttuğu ve yeni çalışmalarını da ekleyerek bir araya getirip bizlere kazandırdığı eserdir. Namazın ruhundan şeklî hareketlerine, içinde okunacak sûre ve dualardan dışında okunan tesbihata kadar geniş çaplı olarak ele aldığı bir çalışma. Namazı hem tanıtan hem de sevdiren bir uğraş olma özelliğini taşıyor. Kılmak için değil, yaşamak için ikame edilmelidir namaz Hoca’ya göre. Ki asıl manası ve gayesi de budur zaten namaz ibadetinin.

Celalettin SipahioğluSon olarak da, 2009 yılının Mart-Nisan-Mayıs ayları olmak üzere toplam üç sayı çıkma özgürlüğünü yaşayan Müslümanca dergisini çıkardığını paylaşmakta yarar var. Mutfağında ben acizin de bulunduğu dergi, pek çok kimse tarafından beğenilmişti. İçeriğiyle ve ebatıyla dikkat çekmişti, sevilmişti, beklenmişti. Lakin ömrü fazla sürmedi. Nasip üç sayıyaymış. O da, kapanmış dergiler müzesine kaldırılmak için sırasını bekliyor.

Celalettin Hoca’nın son yıllarda aksattığını düşündüğüm ilmî çalışmalarına ağırlık vermesi ve öncekinden daha ileri seviyeye ulaştırması gerekir. Ona bu yakışır. Kendisini fazlaca alıkoyan dünya meşgalelerinden bir sıyrılabilse ah, ne güzel işler ortaya koyacak Allah bilir!

İşte o böyledir. Allah (azze ve celle) ne güzel kullar bağışlıyor dünyaya değil mi? Kıymetlerini bilip istifade etmenin yoluna koyulmalı. Bunu bilir, bunu söyler, bunu işlerim.

 

Fatih Pala yazdı

Güncelleme Tarihi: 03 Mayıs 2013, 16:36
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13