Reform değil, yenilenme!

Hayreddin Karaman biz müslümanlar için neden önemlidir? Karaman Hoca'yı, bir kitaptan yola çıkarak yeniden hürmet ve muhabbetle hatırlatmak istedik.

Reform değil, yenilenme!

Uzun bir süredir Hayreddin Karaman Hocadan bahsetmek istiyordum. O'nun gibi büyük bir düşünür-âlimi anlatmaya çalışmak bir cesaret işidir. Ve ben bu cesareti kendimde görmüyordum. Nihayet okuduğum ve ufuk açıcı bulduğum bir kitaptan yola çıkarak anlatmak nasip oldu: Çağdaş İslam Düşünürleri.Cağfer Karadaş, Çağdaş İslam Düşünürleri

Ensar Neşriyat'tan çıkan bu kitabın editörü Cağfer Karadaş. Giriş bölümünde uzun ve zihin açıcı bir şekilde İslam düşüncesinin panoramasını veren Karadaş, daha sonra kalemi Süleyman Uludağ Hocaya bırakıyor. ‘Günümüzde İslam Düşüncesinin Problemleri'ni Uludağ Hoca'nın perspektifinden okuyoruz. On üç âlimin, mütefekkirin yaşamlarının ve düşüncelerinin anlatıldığı kitapta, Hayreddin Hocayı Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde profesör olan damadı Ahmet Saim Kılavuz çok yönlü olarak okuyuculara tanıtmış.

Orta ikiden terk!

1934 doğumlu Hayreddin Karaman ilkokul bitince ortaokula başlar ve bir yıl sonra terk eder okulu. Demircilik ve terzilik öğrenmek için çabalar. On beş yaşındayken anne babasından habersiz Ankara’ya gider ve orada işportacılık yapar. Bu ticaret tecrübesi onda ileride iyi bir tüccar olabileceği inancı oluşturur. Bu yüzden yaşamının hiç bir evresinde maişet (geçim) kaygısı ve korkusu yaşamamış Karaman Hoca.

Ve karlı bir gece vakti pencereden dışarıyı seyrederken bir kadın molla olan annesinin Ku’ran okuyan sesi, onun Yüce Kitab’a yönelmesine vesile olur. Doğrudan Kur’an’dan başlar okumaya. Süleyman Uludağ ve Lütfi Kazancı hocaların kayınpederleri olan Hafız Kemal Efendi’den tecvid okur. Kur’an’ı anlama merakı ve sevdası onu Arapça öğrenmeye de sevkeder. Çorum’da Bakkal Yahya Efendi’den sarf okur. İzhar’ı bitirir. Kafiye’nin ortasındayken İmam-Hatip okullarının açıldığını duyuran tellalın heyecanlı sesini işitir.

Hayreddin Karaman, Mukayeseli İslam Hukuku18 yaşında İmam-Hatip’e başladı

Açılan yedi İmam-Hatip’e de başvurur Hayrettin Karaman. Evrakta eksiklik ve yaş probleminden dolayı, büyük bir heyecanla öğrenime başladığı Konya İmam-Hatip’ten ilişiğini keserler. Devrin Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri’ye bir telgraf çekerek durumunu bildirir. 18 yaşında olmasına rağmen kaydı yapılır. Abdullah Ulubay Hocaefendiden ve Hacı Veyiszade Mustafa Efendiden dersler alır. Arapçasını ilerletir. Arif Etik’ten Farsça’yı öğrenir.

'Geçiş Dönemi Kuşağı'ndan Hayreddin Karaman

Cumhuriyetin hemen sonrasında doğanların oluşturduğu ve kendisinin de mensubu bulunduğu kuşak için ‘Geçiş Dönemi Kuşağı’ diyen Hayreddin Karaman Hocanın İstanbul Yüksek İslam Estitüsü’nde dersler aldığı değerli isimlerden bazıları şunlardır: Celaleddin Ökten, Ömer Nasuhi Bilmen, Ahmet Davutoğlu, Muhammed Tavit et-Tanci, Yaman Dede, Halil Can, Nihat Sami Banarlı, Mahir İz, Ali Üsküdarî, Zekai Konrapa, Nureddin Topçu…

Empoze edilmek istenen bir kültür ve medeniyetle, korunmak istenen bir kültür ve medeniyetin çalkantılı, problemli ve ikilemli çekişmesi içerisinde büyüyen Karaman Hoca, 1963 yılında Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun olur. İki yıllık öğretmenlikten sonra asistan ve içtihatla fıkıh öğretim üyesi olur.Hayreddin Karaman

Büyük maziden umut dolu atiye: Nesil dergisi

1976-1980 yılları arasında 48 sayı yayımlanan Nesil dergisini çıkaranlar arasında o da vardır. Büyük maziyi ümit dolu atiye bağlayacak olan imam-hatip okulları ve bunların üstünde yer alan yüksek İslam enstitüleri ve ilahiyat fakülteleri için bu dergi sahih bir ortam olma amacındaydı. Tefrikaya, grupçuluğa, hizipçiliğe yer vermeyen, dedikoduya ve sokak siyasetine tenezzül etmeyen, din ticareti yapmayan, iman ve ihlası şiar edinen, ilahi vahiy ile te’yid edilmiş akıl, ilim ve mantık yolunu benimsediğini dile getiren dergi, Hayreddin Hocanın nasıl bir düşünüş biçimiyle yoluna devam ettiğini göstermesi açısından önemlidir.

İslamcı=Müslüman

Hem Meşrutiyet dönemi İslamcılığı hem de günümüz İslamcılığı ile kendi dava ve konumunu farklı gören Karaman Hoca, ille de kendisi için İslamcı denilecekse bu sıfatın müslüman ile aynı anlama geldiğini kabul etmek gerektiğini söyler. Müslüman (İslamcı) dünyayı tanır, başka inançlar, dünya görüşleri, hayat tarzları hakkında bilgi sahibi olur. Ancak bunları büyütmez, kendini hiç bir alanda geri ve aşağı görmez. Allah’ın irade ve rızasını gözetir. İslamcı vahye ve İslam aklına dayanır. Beşerî ve tarihî katkısı olan kurum, değer ve kuralların eskiyeni olursa, bunları yine kendine ait araçlarla (tecdid, ictihad yöntemiyle) yeniler.

Hayreddin Karaman, Bir Varmış Bir Yokmuşİctihad zorunludur

Âlim, aydın ve düşünürlerin inanç, düşünce, bilgi ve davranış bütünlüğü içerisinde olmaları gerektiğini daima vurgulayan Karaman Hoca, ihlas ve samimiyetten uzak davranışlar ortaya koyanları da eleştirmiştir.

İctihad’ı, yürüyen ve değişen hayat şartlarının çıkardığı problemleri, Kitap ve Sünnet’in ışığı altında kafa yorarak, çözüm ve hükme bağlama olarak niteleyen Karaman Hoca, bunu hem dinî bir görev hem de hayatî bir zorunluluk olarak kabul eder. İhtisas dönemi olan çağımızda ise, her biri gerekli olan din ilimleriyle, hukuk, iktisat, sosyoloji, psikoloji, uluslararası ilişkiler gibi yardımcı ilimlerin bir veya birkaçında uzman kişilerin oluşturacağı ictihad şurasında, mutlak ictihad şartlarının gerçekleşebileceğini söyler.

Şekil-öz dengesi nasıl sağlanır?

Hayreddin Karaman, taklidi caiz görmekle beraber her müslümanın dinin inceliklerini öğrenmek zorunda olduğunu belirtir. Bağlayıcı olanın Allah’ın hükmü olduğu görüşünü dile getiren hoca, müctehidlerin görüşlerinin prensip olarak bağlayıcı olmadığını da ekler. Taklitçi fukahanın yazdığı eserlerdeki örneklerin değişmeme sebebini, özümseme eksikliğine ve hata etme korkusuna bağlar. Şekil-öz arasındaki denge, fıkıh usulu kitaplarındaki ölçütlere göre kurulabilir. Fakat günümüzde çağdaş hayattan gelen baskılar bu dengeyi bozmaktadır. Sağlıklı yolu ise şöyle tarif eder: Kendimizi başkalarına beğendirmek uğruna değiştirmek ve bozmak değil, kendimiz olmak, kendimiz kalmak, alternatif sunmak, Allah’ın murat ettiği hayat tarzını keşfetmek ve bunu yaşamımıza uygulamaktır.Hayreddin Karaman, Günlük Hayatımızda Helaller ve Haramlar

Reform özü bozar, tecdid ve ihya medeniyeti inşâ eder!

Hayreddin Hoca bid’at ve hurafelere karşı çıkarken ne İbn Hazm, İbn Teymiyye, Vahhabiler ve Kadızadeliler gibi ifrata varabilen mücadele biçiminin ne de aşırı müsamaha gösteren yöntemin doğru bir yaklaşım olduğuna inanır. Önceleri onun yenilikçi ve ictihad yanlısı fikirlerinden etkilenen bazı akademik çevreler, daha sonra kendisini muhafazakâr olmakla itham etmişlerdir. O ise tebliğde aydın-halk, düşünür-avam ilişkilerinde; toplum değerlerini ve anlayışını tamamen tersyüz edecek bir üslup ve yöntem izlenmesinin olumlu sonuç vermeyeceğini söylemiştir. Toplumla barışık fakat aynı zamanda yanlışlıkları giderme yolunu tutmak gerektiğine inanmış ve ona göre hareket etmiştir. Aşırılık ve yanlışlıkları giderme yolunda geleneksel bilgi ve kültürü eski diye tamamen dışlamamış, yeniyi de sadece yeni diye baş tacı etmemiştir. Hem geleneksel düşünce ve kültüre, hem de modern düşünce ve kültüre eleştirel bir gözle bakmıştır. Yenilenmenin şart olduğunu söyleyen Karaman Hoca, reformun, özü ve aslı bozan bir başkalaşma olduğunu kabul etmiştir. Tecdid ve ihya ise, O’na göre, İslam kültür ve medeniyetinin iç dinamikleri ile kendini yenilemesi, yeniden inşâsı demektir.

Hayreddin Karaman, Hayatımızdaki İslamNeye evet, neye hayır?

Laikliğin hiç bir tanımının İslam’la uyumlu olmadığına inanan Karaman Hoca, laik bir rejimde yaşamak zorunda olan müslümanların ‘demokratik hukuk devleti’nin özgürlükçü söylemini deneyip görmeleri gerektiğini söyler. Hayrettin Hoca halen Türkiye’de İslamlaşma ve önündeki engelleri dile getirmeye devam ediyor.

Kısaca Hayreddin Karaman Hoca, çağın anlayışıyla çatışma veya uyum sağlamaya hayır, ictihad ve tecdidle problemi aşmaya ve kendi parametrelerimizle ‘yeniden inşâ’ya evet diyor.

 

Mustafa Nezihi Pesen anlattı

Yayın Tarihi: 30 Ağustos 2010 Pazartesi 13:54 Güncelleme Tarihi: 04 Eylül 2010, 22:27
banner25
YORUM EKLE

banner26