banner17

Psikolog hiç beklemediği bir cevap almış

Züleyha Hanım, 17 yaşından beri felç ve bu imtihanı en güzel şekilde verenlerden biri..

Psikolog hiç beklemediği bir cevap almış

 

Heyecanlıydık, Züleyha Ablamız ziyaret isteğimizi kabul ettiğinde... Cuma günüydü ve biz o görüşmeyi Allah'ın bize nasip ettiği bir Cuma ikramı olarak görüyorduk. Üsküdar'dan, iskelenin karşısındaki çiçekçiden onun sevdiğini duyduğumuz yirmi üç kırmızı gül aldık. Efendimiz (s.a.v)'in nübüvvet yılı sayısınca severmiş gülleri... Tabii ki ziyaretçilerinden gül gibi bir isteği yok. Ancak hoşuna gittiğini bir konuşma arasında söylemesi yetiyor sevdiklerinin onu sevindirmek isteyişine...

Bu arada gülleri aldığımız çiçekçiler bize, nerden anladılarsa, “siz de Kur’an hocası mısınız” diye sordular. Arkadaşlarımızın isimlerini verip tanıyıp tanımadığımızı sordular. Hüdayi Vakfı’ndan arkadaşlarımız, Sagem Derneği aracılığıyla çiçekçi teyzelerimizin ayağına kadar gelip onlara Kur’an öğretiyorlarmış. Bize ve arkadaşlarımıza da dua ettiler bu arada... Dualarımızı ve güllerimizi alıp vapura bindik.

"Yaşayan bir yatır görmek istiyorsanız, Züleyha Ablanızı ziyaret edin kızım"

Gülün simgelediği Peygamberimiz'e (s.a.v) salavatlar göndererek gidiyorduk. Kapısına geldik ve heyecanımız artmıştı. Çünkü Osman Nuri Topbaş Hocamızın onu ne kadar sevdiğini duymuştuk. Hatta onun için, “yaşayan bir yatır görmek istiyorsanız, Züleyha Ablanızı ziyaret edin kızım” dediğini duymuştuk. Ve çok şükür o ziyaret bize de nasip olmuştu.
Kapıda bizi güler yüzüyle yaşlı annesi karşıladı ve eve buyur etti. Tam biz girerken yaklaşık yirmi kişilik bir grup ziyaretten çıkıyordu. Onların yüzlerinin güzelliklerle dolduğunu fark ettik Ablamızın yanına girmeden...

Ve yanına girdiğimizde ise gül yüzüyle, gül kokusuyla karşıladı bizi... Güllerimizi verdik ve “yirmi üç tane severmişsiniz Ablacım” dedik. Çok şaşırdı, “ben bunu bir kez konuşma arasında öylesine söylemiştim” dedi. Mutlu olmasına çokça mutlu olduk. Tam biz girdik, Hüdayi Kur'an Kursu’ndan yaklaşık otuz ilahiyat talebesi geldi. Oda küçüktü ama rabbim öyle bereketlendiriyordu ki... Çokta sıcaktı ama rabbim ferahlatıyordu.

Beni bu hale Rabbim soktu, o benim geleceğimi düşünür

On yedi yaşında iken küçük bir çocuğun itmesi ve sonra yere düşmesiyle boyundan aşağısı felç olmuş Züleyha Ablamızın... Olayın en başında dahi, bunun Allah'tan geldiği bilincini, sabrını korumuş ki Peygamberimiz de “gerçek sabrın musibetin ilk anında gösterildiğini” buyurmuştur.

Züleyha Ablamız’ın, olayın ilk anında hiçbir isyan cümlesi kurmaması, acıları haricinde yüzünü bile ekşitmemesi yakınlarının onun delirdiğini sanmasına sebep olmuş. Buna binaen psikolog çağırmışlar “bizim kız galiba delirdi” diye... Psikologla konuşurken psikolog ona bundan sonra ne olacağını sormuş, o da “ben bunu niye düşüneyim ki, kim beni bu hale getirdiyse o düşünsün” demiş. Psikolog, normal bir tavır olarak gördüğü için bu sözü, birden heyecanlanmış fakat ardından sorduğu sorunun cevabı ile şaşırmış bu seferde...  Züleyha Ablamız, “beni bu hale Rabbim soktu, o benim geleceğimi düşünür. Niye ben kendi kafamı yorup canımı sıkayım ki... Bu beden Allah'ın, o halde ister alır ister verir. Bu beni zerre üzmez. Gözlerimi de alabilir” deyince, psikolog, Züleyha Ablamızın gösterdiği tavrın en normal tavır olduğunu anlamış.

Züleyha Ablamız felç kalınca biri ona sormuş “bu haksızlık değil mi” diye... Züleyha Ablamız da cevap vermiş: “Haksızlık değil, ikram... Hiç mi şikayet etmez insan, evet etmiyor. Maşallah Barekallah... Rabbim bana dedi ki 'kulum sen biraz otur.' Allah'ım benden her şeyimi alsın, zaten herşeyim onun... Yalnızca benden kendisini almasın.”

Rabbim manzarayı hemen göstermedi bana

Ziyaret edenlerden bir kardeş pantolon giymenin lanetlenmiş olduğunu bildiğini fakat vazgeçemediğini söyledi Ablamıza... “Kızım” dedi yumuşak ses tonuyla, “bu aslında öyle basit bir şey ki baktığın zaman... Benden seni pantolon giymemen için ikna etmemi istiyorsun, peki peygamberimiz aleyhisselatü vesselamın laneti ile beraber pantolon giymenin uygun olabileceğine sen beni ikna et. Bak kızım Allah bizleri daha büyük şeylerle sınıyor ki ona yaklaşalım, pantolon konusu O'nun yolunda feda edilmesi gereken, aşılması gereken küçük bir basamak... Sizler daha büyük basamaklara layıksınız.”

Benim baktığım açıdan çok farklı bakmıştı Züleyha Abla... Hikmet gözüyle baktığı çok belliydi. Dişim ağrıyordu bir aydır ama doktor korkumdan gidemiyordum. Züleyha Ablanın da ağrımış dişi ve doktora gitmiş. Züleyha Ablamız ağlamış doktorda... “Ben bu dişe bakamadım Allahım, sen bana emanet verdin ama ben insanlar tiksinir diye çok da söyleyemedim, çekindim fırçalayın demeye” demiş. Utandım bunu duyunca, hiç aklıma gelmedi. Dişim emanet ve ben onu elim tuttuğu halde çürüttüm.

Züleyha Ablamız senelerce gözünü dikmek zorunda kaldığı tavanı öyle bir anlatıyor ki... “Tabi” diyor, gülümsüyor sonra, “Rabbim manzarayı hemen göstermedi bana... Sabır lazım kızım” dedi, “Sabretmek lazım ki hikmet kapıları açılsın.” Züleyha Ablamıza bir ziyaretlerinde boğaz manzaralı bir ev hediyesi verilmiş de kabul etmemiş Ablamız. “Aman ya Rabbi” demiş, “ben bu tavanda cenneti görmüşken bana bir daha göstermeyecek misin de dünyadan güzel manzaralar sunuyorsun. Yok ya Rabbi, ben senin cennetini isterim.”

Saatlerce dizinin dibinde huzurla oturabilirdik

Naz yapıyor Rabbine, sevdiğine... “Ben” diyor, “kabre girdiğimde sorgu sual melekleri gelirse, bana ‘Rabbin kim’ derse, kovalarım onları. Ben ömrüm boyunca O'ndan ayrı mı kaldım ki şimdi onlar bana ‘Rabbin kim’ desinler.” İçimden dedim ki ahsen-i takvim bu olsa gerek...

Hepimizin kalbine dokunan sözler söyledi Ablamız... Ayrı ayrı ddua etti hepimize, isimlerimizi öğrendi. Son olarak hepimiz elinden öptük, dua istedik. Saatlerce dizinin dibinde huzurla oturabilirdik ama yormak istemiyorduk. Kalkmak için izin istedik gül yüzlü Ablamızdan... Ve küçüklüğünden beri ettiği duayı etti bize: “Rabbim yarattıklarıyla değil, kendisiyle meşgul etsin” dedi. Aminlerle ayrıldık Ablamızdan. Şimdi her Merter'den geçişimde gözümde, her secdemde duyduğu secde hasretiyle aklımda, cennette de beraber olmak için duamda.

İşte Züleyha Abla hakkında bir kaç şey... O derya gibi insan yanında Rabbimin gösterdiği hikmetlere hayran kalıyoruz. Cenab-ı Hak bizlere de hikmete aşina beden versin, meşguliyetimizi, tercihimizi kendisi eylesin vesselam.

 

Eslem Nilay Bozdemir yazdı

GYY notu: Züleyha Hanım’ın fotoğrafını yayınlamak isterdik lakin kendilerinin fotoğraf çektirmeyeceğini bildirdi Eslem Hanım. Biz yine de çekmelerini istedik ama baktık hiç olacak gibi denilmiyor. Haberi giremeyeceğimizi söyledik. Bunun üzerine Eslem Hanım’ın annesi manşette gördüğünüz çizimi yaptı. Eslem Hanım’ın annelerine teşekkür ediyoruz.

Güncelleme Tarihi: 24 Ağustos 2012, 02:54
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
medeni yusufoğlu
medeni yusufoğlu - 6 yıl Önce

Hak teala her asırda enbiyalarından birer veche gösterir insanlığa,bu da Eyyüp A.S. misali ilahi bir ihtar dır insanlığa,beraberinde sabrınıda veriyor mutlaka,,onların sabır ibadeti vesilesiyle başımıza taş yağmıyor,rahmeti ilahi devam ediyor...ne mutlu onların dualarını alanlara..

aydın başar
aydın başar - 6 yıl Önce

Allah razı olsun çok istifadeli bir yazı...

aydın başar
aydın başar - 6 yıl Önce

Allah razı olsun çok istifadeli bir yazı...

Mr Demiryumruk
Mr Demiryumruk - 6 yıl Önce

Allah cümlemize böyle bir iman nasip etsin. İşte gerçek manada bir babayiğit...

emine zeynep
emine zeynep - 6 yıl Önce

2-3 defa ziyaret etmiştim .. o ağır imtihan karşısında sabır abidesi züleyha abla .....yatağın içinde bir melek... Allah selamet versin....

zeynep inan
zeynep inan - 6 yıl Önce

Eslem Hanım, Züleyha Hanımı bize tanıttınız, sağ olun. Allah sizi ve o güzel resmi çizen annenizi "yarattıklarıyla değil, kendisiyle meşgul etsin" alıntı :) İstanbul'a gelince Züleyha Hanımı ziyaret etmeyi bize de nasip etsin.

vicdan yıldırım
vicdan yıldırım - 6 yıl Önce

Züleyha Hanım ettiği bu dua ile- “Rabbim yarattıklarıyla değil, kendisiyle meşgul etsin” -hemhal olmuş. Allah bizlere de nasip etsin. Züleyha Hanım gibi Hakk dostlarının varlığından bizleri haberdar edenlere de selam olsun.Allah razı olsun.

müzeyyen
müzeyyen - 6 yıl Önce

Sevgili züleyha ablamız 2 yıl önce kaybettiğim babamın konuşabilen versiyonu onu bir kaç kez ziyaret ettim ve ondan Allaha teslim olamaının güzellığini gördüm aynen rahmetli babam gibi.canım babam 16,5 yıl hiç şikayet etmeden yaşadı hamdolsun sonunda hocamızın duasını da aldı.Bu yaşamlar inşallah hepimize, imtihanın nasıl kabullenildiğinin bir özetidir.


banner8

banner19

banner20