Peygamberlerle dost bir şair!

İbrahim Yolalan şiiri nasıl bir şiir, okurunda ne gibi tesirler bırakıyor, Mehmet Baş yazdı.

Peygamberlerle dost bir şair!

Gök Meclisinde Bir Şair: İbrahim Yolalan

Onda her mısra Mısır’ın gizli hazinelerini saklayan bir kripto. Derin bir düşüncenin yansıması ve uzun süren bir uğraşın sonucu. Seçkin ve seçici bir şairle karşı karşıyayız. O kelimeleri ay tutulduğunda rüzgârda sallanan bir mum ışığı gibi saklar ruhunun göklerinde. Sonra med cezirlerin peşinde bir artar bir azalır. Sonra güneş gibi doğar kelimeler ülkesinin kalbinden.

Uzun süren şiir macerasına bir iç seyahat arzusuyla bir dönem ara veren şair gönül otağında demlenmenin verdiği güçle yeniden şiirler yazmaya devam eder. Şair iç plandaki yolculuğu tamamlamadan dış âlemdeki yolculuğu tamamlamanın anlamsız olduğunu çok iyi bilir.

O şiiriyle yeni dünyalar kurar. Şiir onun için kimi zaman bir cinnet kimi zaman bir kendini buluş kimi zaman bir avuntudan ibarettir. O hayatı tüm şubeleriyle yaşayan bir şairdir.
Onun şiirleri sayfalarca anlatılacak meseleleri kısaca anlatmanın ipuçlarıyla doludur.
Şair hadiselere vahyin penceresinden bakar ve şiirlerinde bu billur kaynaktan beslenir.
Ve şairimizin bizi Kur’an iklimine götüren ruhumuza peygamberlerin nefesini üfleyen bir şair olarak karşımıza çıkar.


Peygamberlerle dost bir şiir
İbrahim Yolalan şiiri sürprizlerle doludur. Kıvrak bir zekânın ürünü olan şiirler okuyucuyu rutinin dışına çıkararak ansızın başka yerlere götürür. Uçuk havari alışılagelmiş hayatımızın birdenbire değişmesinin ve ansızın çalan zilin şiiri olarak modernizmin çarmıhına gerilen göklerin misafiri Peygamberi hatırlatır bize.
Şair ilham rüzgârlarına açılan sinesini şiirin harmanında savurmakta kelimelerin içinden geçenleri anlatmak için çaresiz kaldığını vurgular. Mısralarında hayatı anlamlı kılan temel unsurun aşk olduğunu anlatır.
“sahibim yüreğime sahip ol” diyen şairimiz tevekkül kapısından münacat kapısına bir yol açar.
“melon şapkalı şizofren ressamın yere değmeyen alnının resmi” şiirinde batılılaşma maceramıza değinirken bu mayanın tutmadığını Batıyla aramızda bir doku uyuşması yaşadığımızı mısralarında ne güzel anlatır.

Şairimiz içindeki çocuğa seslenerek “bitmiş bir masal değilsin ki daha” muştusuyla umudu çerçeveletirken, mısralarıyla erguvanların türküsünü çağırır bize.
O, sözlerin kelimelerin ötesinde anlatılamayan bir lisanın peşindedir.

Fildişi kulede değil!

Semavi ülkelere kanatlanmak isterken ayağına takılan birer taş gibidir sözlükler. Beden kafesinde ruhun esirliğine dünya sürgünlüğüne bir sitem vardır mısralarında.
Şair, şiir sultanının tahtında kelimeler ülkesine fermanlar göndermektedir. Yalan dünyanın sağır sessizliğine karışmış umursamazlık şairin türkülerini bilemez.
Bir Peygamber aşığı olan şairimiz Efendimize olan hasretini “muhacir” isimli şiirinde ne güzel dile getirmiştir.
Şair şiirlerinde en gizli remizlerini kullanarak tasavvuftaki hayranlık makamını, zıtların zıtlıktan çıktığı yeri, Allahın varlığı karşısında bir hiç olmayı anlatır. Ve aşkla teslim olur sultanlar sultanına.
Şairde ontolojik bir kaygı bir varoluş sorgulaması vardır. Şiirlerin ana temalarını genelde bu âleme geliş sebebinin sorgulanması ve varlığın anlamı teşkil eder.
Şair mücadelenin içindedir ve mücadeleden çekilmeye hiç niyeti yoktur. O, fildişi kulesine çekilmiş sanat adamlarına inat sonuna kadar mücadele içinde olduğunu haykırır dünyaya.
Aynı zamanda bir eğitimci olan şair, mücevher gibi işlediği kelimeleri şiirin okyanusunda bir gemi gibi yüzdürmektedir. Yetiştirdiği her öğrenci, onun insan isimli tahlili asırlar sürecek bir şiiridir.


Mehmet Baş haber verdi

Güncelleme Tarihi: 29 Şubat 2012, 23:28
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
selçuk küpçük
selçuk küpçük - 7 yıl Önce

sevgili yolalan... kırağı'nın kayıp şairi... dergah'taki yeni şiirini geçtiğimiz aylarda okuduk. şiirimizin senin duyarlılığına ihtiyacı var. bizi "uçuk havarinin son sözleri"nden mahrum bırakma.

Mustafa Uğur Başer
Mustafa Uğur Başer - 3 yıl Önce

Kitap bana bugün ulaştı. Çok sevindim.Bu kitabın devamının geleceğini tahmin ediyorum.

Tayyib Atmaca
Tayyib Atmaca - 3 yıl Önce

İbrahim Yolalan karınca misali yürüdü ama yol aldı. Şiire karşı Klas Duruşundan ödün vermedi. İlk kitabı ile "keşke çıkarmasaydım" demeyecek şairler arasına yazdırdı kendini. Gıpta etmekle birlikte yüreğimi yüreğine yaslayarak tebrik ediyorum.

banner19

banner13