banner17

Onun için asıl görev camiden çıkınca başlıyor

İmamlar yalnızca cami içerisinde değil, aynı zamanda günlük yaşamda da üzerlerine düşen sorumluluğun bilincinde olmalılar. İşte Çanakkale'de imamlık görevini sürdüren Recep Yalçın da bu gayretli ve kıymetli imamlarımızdan biri. Enes Yaşar yazdı.

Onun için asıl görev camiden çıkınca başlıyor

Müslüman kalbinin ümmet olma bilinciyle yoğrulduğu ve İslam'ın ebedi taşıyıcılığının yapıldığı ilahi mekanlarımızdır camiler... Gönlümüzün kendisine beş vakit bir nehir gibi aktığı kutlu bir beldenin ruhudur. Bu nedenle topluluklar hep camilerin etrafından başlamışlardır bir medeniyeti inşa etmeye. Elbette bu medeniyetlere asıl ruhu verenlerse Muhammedi ahlakı ve yaşam biçimini kendisine rehber edinen imamlarımız ve kanaat önderlerimiz olmuşlardır. Bu nedenle imamlar ve kanaat önderleri yalnızca cami içerisinde değil, aynı zamanda günlük yaşamda da üzerlerine düşen sorumluluğu her zaman için yerine getirme gayreti içerisinde olmuşlardır. İşte Çanakkale'de imamlık görevini sürdüren Recep Yalçın da bu gayretli ve kıymetli imamlarımızdan biridir.

Şu an Kınalı Kuzular Camii'nde imamlık görevini yaklaşık 3 yıldan beri sürdüren Recep Hocamız, aynı zamanda da Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde eğitim hayatını sürdürmeye devam ediyor. Yaşının genç olmasına rağmen "yaşlılık gelmeden gençliğin kıymetini bilin" hadisini kendisine düstur edinmiş olması nedeniyle de kendisini Çanakkale'deki birçok etkinliğin içerisinde görmek mümkün. En başta yönetim kurulunda olduğu Çanakkale Uluslararası Öğrenci Derneği, İHH, İlim Yayma Cemiyeti ve üniversitedeki bir takım kulüpler...

Asıl görevinin camiden çıkınca başladığına inananlardan

İsimden ziyade yapılan çalışmaların mahiyetine önem veren bir kişiliğe sahip olduğu için hayrın olduğu her yerde onu görmek mümkün. Kimi zaman Çanakkale'deki Uluslararası Öğrenci Derneği bünyesinde yapılan Türkiye turu gezilerinde, kimi zaman İHH'nın Suriye tırlarında, kimi zaman da İlim Yayma Cemiyeti'nin sosyal aktivitelerinde. Fakat her zaman için toplumun içerisinde ve onlarla iç içe, el ele...

Bu nedenle Recep Hocanın da işi vaktinden çok olanlardan birisi olduğunu söyleyebiliriz. Öyle ki o da asıl görevinin camiden çıkınca başladığına inananlardan. Bulduğu her fırsatı bu sebeple değerlendirmeye çalışıyor. Zaten bu gibi çalışmaların içerisinde yer almaya başlaması da bu vesileyle olmuş. Arkadaşlarıyla Suriye'ye yardım tırı gönderme çabasıyla çıktıkları yolda Çanakkale'deki bir çok gönüllü ve farklı çalışmalar yapan kişilerle tanışmış. O günden sonra da bu faaliyetlerden kopamamış. Onun için en büyük deneyim ise uluslararası öğrencilerle yaptıkları çalışmalar olmuş. Yurtdışından eğitim görmek için Türkiye'ye gelen öğrencilerle birlikte olmak kendisine daha da fazla ümmet olma bilinci kazandırmış. Öyle ki bu gelen öğrencilerle hiç bir bağı ve ortak yanı olmamasına rağmen yalnızca ümmet olmaları hasebiyle bir araya gelebilmişler. Kendi ifadesiyle "bu vesileyle Somali'den, Afganistan'dan, Suriye'den, Filistin'den ve daha bir çok yerden gelen öğrencilerle kardeşlik bağlarımızı güçlendirmiş olduk." Ayrıca bu sosyal çalışmalar kendisinin diğer şehirlerde aynı faaliyetleri sürdürenleri de tanımasını sağlamış. Böylelikle yeni yeni dostlar da kazanma imkanı bulmuş.

Öğrencilere iyi bir abi, cemaatine iyi bir evlat

Tüm bunların yanı sıra insanların zihninde oluşturulmaya çalışılan “imamların yalnızca cami içerisinde görevlerini yerine getirilebileceği” fikrinin ancak bu şekilde kırılabileceği kanaatinde olan Recep Hoca, bu nedenle toplumun gönlünü önce bir birey olarak kazanmak gerektiğine inanan bir kişiliğe sahip. Bu nedenle de yeri geldiğinde öğrencilere iyi bir abi, cemaatine iyi bir evlat olmaktan asla geri durmuyor. Çevresindeki insanları kazanma yolunun fedakarlık olduğu bilinciyle hareket ederek vaktini adeta onlar için vakfediyor. Öyle ki modern yaşamın toplumu birey merkezli yaşamaya mahkum ettiği şu günlerde bu davranışın oldukça önemli bir fedakarlık olduğu kanaatindeyim.

Son olarak Recep Hocanın kendi hisleri ve temennileriyle bitirmek istiyorum. "Allah herkese bulunduğu şehirlerde hayır kapılarını aralamayı nasip etsin. Özellikle imamlık görevini ifa edenlerin, görevlerinin yalnızca cami içerisinde olmadığını çevrelerindeki insanlara bir kez daha hatırlatmaları gerektiğine inanıyorum. Bunu yaptıklarında görecekler ki hem cemaatlerindeki verimlilik artacak, hem de günlük yaşamlarında ümmet olma şuurunu daha fazla hissedecekler."

 

Enes Yaşar yazdı

Güncelleme Tarihi: 16 Ekim 2015, 13:56
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20