Önemli dergileri takip eden bir Kadiri şeyhi

Mustafa Necati Efendi İttihad-ı İslam idealine bağlı bir Kadiri şeyhi imiş. Göreüştüğü isimler, takip ettiği gazete ve dergiler bu tasdikliyor. Divan'ı ise muhteşem... Zeki Dursun yazdı.

Önemli dergileri takip eden bir Kadiri şeyhi

 

Divan okumaya meraklı mısınız bilmem ama bir vakit öncesine kadar beni “sıkan” şeylerden biri de, “divan” okumaktı. Açıp bir “divan”ı okumak, onunla hemdem olmak bizim için yorucu, bir o kadar da “fuzuli” bir eylemdi. Ta ki Mustafa Çiçekler Hoca’nın dersinde,  Cuma namazı öncesinde Ankaravi Hazretleri’nin, “Mesnevi Şerhi”ni okuyuncaya kadar. Ankaravi Hazretleri, Hazret’in sözlerini şerh ederken bende kapılar açtı, kapılardan hanlara geçtim sanki. Her han odası başka bir hale soktu; “Halden hale akmak bu mu acep?” diye sordum kendime.

İttihad-i İslam idealine bağlı bir mürşid

Sonra Melami meşayıhından İzmirli Hasan Fehmi Hazretleri hacmi küçük, derinliği büyük “Divan”ı ile perçemini kaldırdı. Sonra her yerde nerdeyse bir “divan”, bir beyit, bir dörtlük seslendikçe seslendi kulaklarıma. Gavurdağı’nda bir köye yerleşmek zorunda kalan Kadiri Mustafa Necati Efendi’nin “Güldeste-i Necati” adlı “Divan”ı ile buluşmam böyle bir süreçte gerçekleşti. (Uludağ Yayınları, 2014)

Karşımda bilinen bir Kadiri şeyhi yoktu. Farklı olduğu “Divan”ındaki cümlelerden belli oluyordu. Mahmut Sami Ramazanoğu Hazretleri, Darendeli Hulusi Efendi Hazretleri, Cizreli Şeyh Seyda Hazretleri, Kilisli Mükerrem Safi ve Bediüzzaman ile görüşmüş bir veli. Bunlarla da yetinmemiş ve her gün bir günlük gazete takip ederek “Sebilürreşad”, “Ehl-i Sünnet”, “Büyük Doğu”, “Serdengeçti”, “Hilal” ve “İslam” dergilerini takip etmiş. Hatta Eşref Edip, Necip Fazıl, Salih Özcan gibi isimlerle mektuplaşmaları var. Hâsılı, ittihad-i İslam idealine bağlı bir mürşid, kenarda oturmayı tercih edenlerden değil.

Cehalet rüzgarlarına karşı deyişler

Hazırlanan kitabın içinde Mustafa Necati Efendi’ye ait, “Tasavvuf ve Tarikat” adını taşıyan bir mensur eser var. Bu eserinde hazret, mürid- mürşit ilişkisinden bahsediyor. “Vesile-i Necat” adlı bölüm, “Divan”ın ana bölümü. Mustafa Necati Efendi buradaki deyişlerini, cehalet rüzgârlarına karşı söylediğini belirtiyor. Bu bölümde, “elif” harfinden “ye” harfine bir dizin oluşturuyor. “Mertebe-i iman”dan, şeriattan, tarikattan, zikrullahtan ve nafile ibadetlerden bahseder bu bölümde.

Mustafa Necati Efendi, sufi düşüncenin modernizmle tanışma çağında kelam söyleyen bir sufi olduğu için, kelam-i kibarları önem arz etmektedir. Âdâb bahsindeki şu beyitler ve dörtlükler bir sufinin çağına bakışını yansıtmaktadır:

İyi ile kötüyü beyan etti

Medeniyetlere temel attı o

Tütün şeytanın mekri olupdur

Fasık kişilerden bize kalubdur

Okuyan olur âlim

Okumaz cahil zalim

Kıl devam ol muallim

Oku sevgilim oku

Şeytan hemrah olmuş iğvalandırır

İstidraçla gezüp halkı kandırır

İşittim kürsüden vaiz kızıp koğlayı koğlayı

Ki kimse dünyada görmez ol â’lâlardan â’lâyı

Namık Kemal gibi oldum hakikat mübtelasından

Nerde olsam çekerim dil belasından

Sözüm tutan şehadetler bulur iman cilasından

Necati sözlerim haktır usanmam Hak sadasından

Önde cehalet evranı

Sağda taassup yılanı

Solda farmason sırtlanı

Tutman arkadan kolumu

Cumhuriyet Türkiye’sinde, Mustafa Necati Efendi gibi bir şekilde var olma savaşı içinde olan mürşitlerin kelamları, modernizm ve tasavvuf ilişkisini anlamak bakımından önemli. Sufi tecrübenin Cumhuriyet'le imtihanlarını okumak isteyenler için “Güldeste-i Necati” okurlarını bekliyor.

 

Zeki Dursun yazdı

Güncelleme Tarihi: 28 Mart 2014, 14:51
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26