Ona talebe olabilmek için bölüm değiştirenler vardı

Büyük hoca olmak ve Türk halkının büyük bir değeri olmak Ali Nihad Tarlan hocanın yaşamı ve yaşattığı şekilde olsa gerektir. Yavuz Ertürk yazdı.

Ona talebe olabilmek için bölüm değiştirenler vardı

Yaşamış olduğu yirminci asra hem eser üretme hem de insan yetiştirme noktasında damga vuran isimlerden biri olan Ali Nihat Tarlan hoca, hem çalıştığı alanda hem de farklı alanlardan takipçileri, dinleyicileri olan bir hoca olarak hafızalarda yer etmiştir. Bugün edebiyata ilgisi olan, farklı alanlarda çalışmalar yapmış ya da tahsil görmüş birçok insanın dahi hayır dua, minnet, şükran ve özlemle yâd ettiği bir isim olmuştur.

Onlarca akademisyenin yetişmesinde önemli bir rol üstlenmiş, sadece akademik çalışmalarıyla değil, nazım ve nesir alanında verdiği şahsi ürünleriyle de edebiyatımıza katkıda bulunmuştur.

Edebiyatımızın ilk doktoru

İslam edebiyatında önemli bir yer teşkil eden Leyla ile Mecnun mesnevisini doktora tezi olarak hazırlayan Tarlan hoca, bu çalışmasıyla edebiyat alanının ilk doktoru olma payesini de almıştır.

Çalışmalarında 16. ve 17. asır divan edebiyatı üzerinde yoğunlaşmış olan Tarlan hoca Şeyhi Divanının Tedkiki, Fuzulî Divanı Şerhi, Metin Tamiri, Hayali Bey Divanı, Necati Bey Divanı, Edebiyat Meseleleri, Edebi San’atlar gibi sayısız eser hazırlamış, yayınlamış ve telif etmiştir. Öyle ki Ali Nihat Tarlan “şerh-i mütûn” (metinler şerhi) profesörü olarak nam yapmıştır.

Tarlan hocanın asıl uzmanlık alanı divan edebiyatı olmasına rağmen Farsça’dan tercümeler yapacak kadar bu dile de hakimdir. Muhammed İkbal’in bazı eserlerini Türkçe’ye kazandıran Tarlan hoca, Yavuz Sultan Selim’in Farsça divanını da dilimize kazandırmıştır.

Tarih düşürmede üstad kabul edilir

Metin şerhi denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Ali Nihat Tarlan’ın “Şeyhî Dîvanı Tedkiki” adlı çalışması sistematik divan tahlili konusunda son derece önemli bir eser olarak kabul edilir. “Fuzuli Divanı Şerhi” adlı çalışması da hocanın kendi tabiriyle “80 yıllık ömrün mahsulü”dür.

Ali Nihat Tarlan’ın hocalık yaptığı dönemlerde geri plana itilen, sahiplenilmeyen eski edebiyat mahsülleri Tarlan hoca ve yolunun sürdürücüleriyle yeniden canlanıp anlam kazanmaya başlamıştır.

Sadece metin şerhinde değil metin neşrinde de önemli bir yere sahip olan Tarlan hoca, aruz, hece ve serbest nazımda şiirler yazmış, ayrıca tarih düşürme konusunda da üstad kabul edilmiştir.

Tarlan hocanın talebesi olmak için bölüm değiştiren hocalar var!

Ali Nihat Tarlan’ın edebiyatımız açısından en önemli özelliklerinden biri olarak edebiyatın güzelliklerini aktarmadaki etkileyiciliği de öne çıkmaktadır. Çalıştığı fakültede ya da fakülte dışında katıldığı seminer ve toplantılardaki anlatımı sayesinde farklı bölüm ve alanlardan kayıt sildirip Tarlan hocaya talebe olmak için edebiyat bölümüne geçen isimleri de hatıralarından veya yakınlarından öğreniyoruz. Bu isimlerin başında da daha önce birer yazıyla tanımaya ve tanıtmaya çalıştığımız Prof. Dr. Mehmet Çavuşoğlu ve Prof. Dr. Âmil Çelebioğlu hocalar gelir. Her iki hoca da hukuk fakültesindeki kayıtlarını sildirip edebiyat fakültesinin Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne kayıt yaptırarak Prof. Dr. Ali Nihat Tarlan hocanın talebesi olurlar. Tarlan hocanın rahle-i tedrisinden geçen isimlerden biri de Prof. Dr. Haluk İpekten hocadır. Merhum Haluk İpekten de, Mehmet Çavuşoğlu ve Âmil Çelebioğlu hocalar gibi düşünce, birikim ve çalışmalarında çok önemli bir yere sahip olan Tarlan hocadan feyz alan talebelerindendir.

Bu halka dağılmasın, büyüsün, çoğalsın

Büyük hoca olmak ve Türk halkının büyük bir değeri olmak Ali Nihad Tarlan hocanın yaşamı ve yaşattığı şekilde olsa gerektir ki arkasında çok büyük işler başarmış nice ismin yetişmesini sağlamış, onlar da bir zincirin halkası misali kendilerinden sonraki nesillerin yetişip kendilerini yetiştirmelerini sağlamışlardır. Bu zincir halkalarının çoğalarak devam etmesi ve dağılmaması duasıyla...

 

Yavuz Ertürk yazdı

Güncelleme Tarihi: 22 Ekim 2015, 11:57
banner12
YORUM EKLE

banner19