banner17

Ona karikatürist demek yanlış!

Çizgileriyle adeta şiirler yazan, hikayeler anlatan bir isim: Hasan Aycın..

Ona karikatürist demek yanlış!

Hasan Aycın; ne mizah ustası ne de bir karikatürist, daha ziyade iyi bir şair düşünür gibi gelmiştir bana. Siz bu konuda ne düşünürsünüz bilemem, ama yerli yerinde bir benzetme bu, biz ona yine de çizgi ustası diyeceğiz, karikatürist onu karşılamada yetersiz ve yavan kalıyor. Ustanın çizgileriyle ilk Yedi İklim’de karşılaştım.

10969Şair - çizer birlikteliği

O zamanlar çizgiler, şiirlerden ayrı ve önce yayımlanıyordu; derginin son sayılarında gördüğüm kadarıyla artık usta çizere şairlerin arasında yer veriliyor. Eminim şairler de Hasan Aycın’la aynı dergide şiir yayımlamaktan memnuniyet duyuyorlardır.

Hasan Aycın’ın çizgileri, bende çarpıcı kısa şiir tadı  yaratmıştır hep; kimi zaman Filistinli bir çocuğun taşı olmuş, kimi zaman Afrika’daki aç bir zencinin sesi, sadece kendi ülkesinin veya dindaşlarının sorunlarını gündeme taşımamış, insanın kıymetine binaen dinler üstü –her şeye rağmen Müslümanlık merkezdedir- bir bakışla olayları yorumlamıştır. Çizgilerindeki hislilik ve imanda Âkif’ten geri kalmaz.  

Çizgileri süsten uzak oldukça yalın bir dille yansıyor karşısındakine, mesaj ya çok yumuşuyor, insanı derinlerden etkiliyor ya da sivrileşerek insan bilincine saplanıyor ve insana çığlıklar attırıyor. Hasan Aycın, adeta kenarda kalmış, kimsenin dikkatini çekmeyen bir dünyayla, nesnelerdeki mahcup bir ayrıntıyla muhabbet etmeye başladığında, hakikatleri görmekte zorlananlar için kalemi birdenbire büyütece dönüşüyor; ustanın asıl gücü tam bu noktada ortaya çıkıyor: Bir kum tanesinden dağ, su damlasından deniz yapmak sanatı onunki.

Konusu da konumu da hayali değil; gerçek

Onun çizgileri, parça parça birleştirildiğinde bir hikâye de anlatır bize. Hasan Aycın; bilerek veya bilmeyerek -ilki daha akla yatkın geliyor, çünkü sanatçı diğer insanlardan farklı olarak bilinç-altını da kontrol edebilme yeteneğine sahiptir.- belli bir tema etrafında dolaştırır kalemini, hikâye tamamlandığında başka bir temaya geçer. Bu da onun çizgilerinin belli bir bütünlüğe kavuşmasını sağlar. Herhangi bir yayında tek başına gördüğünüz çizgiler, zihinlerde bir kompozisyon yaratmaz; ancak Hasan Aycın’ın eserlerine baktıysanız ya da bir sergisine katıldıysanız, onlarca çizginin birer uzuv gibi bir araya gelerek nasıl vücut meydana getirdiğini hiç zorlanmadan görmüşsünüzdür.

Hasan Aycın, bir tesadüfle çizgi ustası olmamıştır; onun çizgileri ustanın iyi bir modern resim bilgisine sahip olduğunu gösteriyor. Çağın önemli ressamlarını iyi tetkik etmiş, ama onun sanatının resimle bir ilgisi de yoktur. Çizgiyle karikatürlerdeki gibi bir tip değil, yaratılması zor olan bir karakter ortaya çıkarmıştır. Edebiyatımızda onlarca roman yazıp da Raskolnikov gibi bir karakter yaratan kaç romancımız var? Bildiğim kadarıyla yok.

Hasan Aycın, ciddi anlamda bir deha, millet olarak onun kıymetini bilmeliyiz.   

Çizgi seçkisine göz atmak için tıklayın.

 

Tarık Erbaş, çizgileri şiir gibi okudu

Güncelleme Tarihi: 28 Ocak 2010, 21:20
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
hemşehri-balıkesir
hemşehri-balıkesir - 9 yıl Önce

çizgiyle aram iyideğil.hasan beyi balıkesir imam hatipten arkadaşları vasıtasıyla tanıdım.gazetelrden sergi haberlerini okuyorum.sanatın hepsinde zarafet ve estetik var.ben de baktığım çizgilerinde zarif bir hat güzelliği hissederim hep.çizginin de belagat ve fesahatı vardır sanıyorum.belki oçizgilerin silsile gizemi bunda saklıdır

banner8

banner19

banner20