banner17

O, Meriç kıyısında filizlenen Ümit!

Ümit Meriç, Cemil Meriç'in kızı olmakla beraber aynı zamanda kalbiyle düşünen, konuşan, paylaşan birisi..

O, Meriç kıyısında filizlenen Ümit!

“Bir ulu mabedin fikir işçisiyiz biz” diyor Cemil Meriç… Materyalist kökenden gelip ömrünün son demlerinde hidayete eren bu büyük fikir adamı, frankofon yetişme tarzını ve aklî melekelerle üstün bir kavrayışa sahip benliğini bulunduğu seviyeden insanlara aktarmaya çalışırken, meşhur atasözünü biraz yalancı çıkarmış sanki; mum dibine ışık vermiş… Düşünmenin suç olduğu dönemlerde cesurca düşünmeyi öğretmiş.

14270

Başını örtememenin iç burukluğuyla emekliliğini istedi

Ümit Meriç, Cemil Meriç’in kızı… Onun tanınmışlığının sebebi Cemil Meriç gibi bir babaya sahip olmasından kaynaklanmıyor ancak. Henüz gençlik çağlarından itibaren batılı yazarların eserlerinde kendisini bulamayarak öz medeniyetinin unutulmaya yüz tutan eserleri arasında kendisini aramaya başlamış. İstanbul Üniversitesinde sosyoloji profesörlüğü yaparken, yıllarca ibadetlerini eksiksiz yapmasına rağmen devlet memuru olmasından ötürü başını örtememiş olmanın iç burukluğuyla emekliliğini isteyerek zamanını tamamen yazı hayatına adamış Ümit Hanım…

İçimdeki Cennete Yolculukİçimizdeki cennete çağırıyor

Herhangi bir organizasyonda kendisiyle karşılaşmanız olağan, sıradan bir insan gibi sade yaşıyor. Ansızın Kadıköy rıhtımında görebilirsiniz onu mesela. Ve ne zaman karşılaşsanız, o asaletli çehresinde bir vakar görüp irkilirsiniz. Babası Cemil Meriç daha çok aklî melekeleriyle hadiseleri kavramaya çalışırken, o daha çok kalbî bir duyuşla mekânların dahi hissiyatını idrake azmediyor. Bunu, özellikle verdiği röportajlarda ve bu röportajların bir kısmının derlemesinden oluşturulan İçimdeki Cennete Yolculuk kitabında fark edebilirsiniz.

En çok etkilendiği an

Çocuklara iman aşılamak için periyodik olarak Afrika’ya ziyaretler düzenliyor Ümit Hanım. Onun hayata bakışı, sanki bütün bir insanlığı göğsüne bastıracak bir anne şefkatini içeriyor. 24 saatlik zaman diliminde onu en çok etkileyen an, güneşin doğuşundan hemen öncesi, sabah ezanının okunduğu o koyu lacivert serinlik. Onun sabah namazına olan tutkusu, onu yakından takip eden her insanın muhakkak fark ettiği bir derinliği.

Gönül gözüyle görüyoruz diyelim, peki ya gönül dilinde konuşabiliyor muyuz?

Cemâdât ve nebatât dâhil bütün bir mahlûkat ile konuşuyor gönül dilinde. Zaten bunu da sıkça dile getiriyor. Gönül gözüyle görmektir kimisinin vasfı ama gönül dilinde konuşmayı biraz da ondan öğrenmek lazım aslında. Zaten röportajlarının derlendiği o kitap için, “içimde bir cennet var, ben oraya yolculuk ediyor ve oraya varmak için bütün varlığıyla tüm dünyayı seviyorum” diyebilmek de kolay bir şey olmasa gerek…

“Türkiye’nin Örtülü Gerçeği”ni de çalıştı

Üstad Necip Fazıl Kısakürek gibi mükemmeliyetçi bir kişiliğe sahip bir insan bile, Ümit Hanım henüz bir üniversite öğrencisiyken onu yüzüne karşı övmüş. Gerçi bu durumu Ümit Hanım’ın dilinden duymak imkânsız ama onu şahsen yakinen tanıyanlar bunu hemen sizin kulağınıza fısıldayabiliyor.

2007 senesinde “Türkiye’nin Örtülü Gerçeği” isimli, Başörtüsü problematiği temeline oturtulmuş anket çalışmasını da Ferhat Kentel ile birlikte Ümit Hanım yapmış ve bununla alakalı bir basın açıklamasında bulunmuştu.

Ümit Meriç’in dilinden sabah namazı vakti

Ümit Hanım’ın sosyolojiyle alakalı kitapları da bulunmakta… Ancak özellikle en son çıkan Kalbiyle Yazan 5 Yazardan Namazın Güzellikleri / 5 Vakit İstanbul kitabında onun kaleme aldığı sabah namazı kısmını okumanızı ve bir martının kanatlarına takılıp Kâbe’den yola çıkarak Sidney, Paris, Tayland gibi birçok şehirde birçok insanın kalbindekileri hissettikten sonra İstanbul semasına inmenizi tavsiye kabilinden zikredelim.

Ümit Meriç, kalbiyle yazan, kalbindekileri avuçları içine alarak merhamet yokluğundan dudakları çatlayan insanlığa bir nefes gölgelik, bir damla serinlik olmaya çalışan bir gönül… Onun, yaptıklarıyla aslında bize göstermeye çalıştığı, hemen yanı başımızda akan Meriç nehrinin çağlayan sularından buz gibi bir abdest alarak ahirete niyet etmekten ibaret…

 

 

 

Ali Sürmelioğlu Meriç’in kıyısında abdeste niyet etti

Güncelleme Tarihi: 01 Mayıs 2010, 23:53
YORUM EKLE
YORUMLAR
Rüştü Özdemir
Rüştü Özdemir - 9 yıl Önce

Kitabı önceki sene okudum. Herhalde Cemil Meriç'e kotlandığımızdan hafif geldi kitap. Aslında bayanların anılarını da severdim, sevmiştim. Bir dinazorun anıları, Geçtim dünya üzerinden ve Oma'dan sonra Ümit Meriç giderdi de. Kitabı zor bitirdim. Sonra Şasa'nın anıları ile toparladım kendimi. Dil sorunlu hani. Hayatında en sevmediği sözcük olan "ben"i hiç kullanmamış bir düşünürün kızı her satıra benle girip benle çıkmış maşaallah!

Behiye
Behiye - 9 yıl Önce

Ümit Meriç'in İçimdeki Cennete Yolcluk kitabını beğenerek okudum Prof olmasının yanında dine yöneldikten sonra neredeyse bütün kaynak eserleri okmuş kendisini bu konuda büyük bir gayretle geliştirmiş olmasına imrendim ve okumaktan gittikçe uzaklaşan gençlere çok iyi bir örnek olduğunu düşünüyorum

banner8

banner19

banner20