banner17

O, Kur'an'ı sesiyle taşıdı!

Mustafa İsmail, Kuran'ın içinden geçerek bize ulaşan ender bir ses..

O, Kur'an'ı sesiyle taşıdı!

Mustafa İsmail ve kızıMısır’ın yanık çocuğu

Mısır... Nil'in en büyük çocuğu. Peygamber hikâyeleriyle büyüyen belde. Büyük zalimlerin karşısına büyük nebileri çıkaran çöl çocuğu. Güzelliğin simgesi Yusuf bir kuyudan çıkarılmış ama sonrasında Mısır'ın dişi kumpaslarıyla daha büyük bir 'kuyu'ya atılmıştı. Sonra güneş, ay ve onbir yıldız Yusuf'un düşünden gelip gelip secde etmişlerdi O'na. Hani Resul Musa Nil'in en çalkantılı dönemlerinden birinde kundağa sarılmıştı ya annesi tarafından. Oradan Firavun'un karısının kalbine akmıştı. Atası Yusuf'tan kalan miras tarumar edilmiş, esaret günleri başlamıştı. Sonraki firavunlara su-i misal zulmüyle Firavun, Nil'in kana boyanmasına sebep olacak denli azıtınca, kalbine giden tüm yolları kapatınca inananlarını alıp yola çıkıyordu Hz. Musa. Ki O'nun kalbi Tur dağında cennet Nil'i olmuştu çoktan. Velhasıl bir yanı hep duru ama taşkın bir ırmaktı Mısır'ın, bir yanı da hep çöle bakıyordu. 

Niçin bu denli güzel ve yakıcıdır Mısır'ın sesi? Kur'an'ı ve şarkıları  bu kadar etkileyici okumalarının, teganni etmelerinin sebepleri ne ola? Yoksa ayrılık hasretiyle yanan baba peygamber Yakub'un Kenan ilinden Nil'e ulaşan ah u vahları ve gözyaşları mı bunca yakıcı kılıyor Mısırlı kadınların ve erkeklerin sesini? Yusuf'un cemaline vurulup dile düşen Zeliha'nın imkansız aşkının efsanesi mi bu toprakları böyle kararsız kılan? Öyle ya musiki biraz da dalgalanmaktır neşeyle, sevinçle, kederle... Aşkının esiri Züleyha'nın kalbi ancak müslüman şairlerin merhametli mısralarında sükun bulacak çok sonradan. Ama Mısır dalgalanmaya, çalkalanmaya, karışmaya devam edecek hep. Yunan geçecek oralardan, Roma, İskender, Bizans... Sonra Son Müjdeci'nin meşalesiyle fetih hareketini başlatan arkadaşları. Mısır olmasaydı Elhamra olur muydu acaba? Mısır öyleyse Afrika müslümanlığının annesi olduğu gibi Endülüs'ü de vareden kaderin de eşidir. Şark'ın büyük sultanı Salahaddin, sırtını Mısır'a dayayarak Kudüs'ü Haçlılar'ın elinden almıştır. Fatimiler biraz da olsa Şiilik'in koyu kederini ve başkaldırı isteğini katmışlardır herhalde bu topraklara. 

Mustafa İsmailTarifi ne mümkün

Mustafa İsmail'i anlatmak için oturdum klavyenin başına. Gel gör ki Mısır'ı, Nil'i, Sina Çölü'nü anlamak ve aşmak ne kadar zorsa Mustafa İsmail'in dinleyeni sarıp sarmalayan okuyuşunu ve sesini anlatmak da o kadar zordur. Çok uzun bir yolculuğa çıkmış bir adam edasıyla başlar okumaya. Mahlûk olmayan bir sırrı bizimle paylaşmanın ağırbaşlılığı içinde gayet vakur. Yusuf'un en güzel hikâyesini hiç bilmiyormuşuz gibi, ilk defa duyuyormuşuz gibi hayranlıkla ve hüzünle dinleriz O'ndan. Kuyulardan çıkıp hapislere düşeriz, hapisten çıkıp kıtlık günlerinin zorluğunda Yusuf'a yalvarırız bize erzak versin diye. Ertesi gün Nuh'un ' rabbi inni mağlub ' feryadını işitiriz Mustafa İsmail'in Kuran'ın içinden geçerek bize ulaşan sesinden. ' fantasir ' deriz bazen ağlayarak, kendini yenik sayan ve henüz gemisini yapmamış 'ikinci atamız'la beraber. 

Yüce Nebi'nin Mekke sokaklarında Allah'ın azabını, kıyameti, yeniden dirilişi anlatırken nasıl ateşi görerek geri çekildiğini anlamaya başlarız biraz biraz. Çünkü gerçekten Mustafa İsmail ateşin sıcaklığını ve korkunçluğunu öyle bir yüklüyor ki okuyuşuna, sesine ürpermemek mümkün değil. İşte o ayetleri okuduğu bir gün... Büyük bir cami. Cemaat korkuyla, ürpertiyle, gözyaşı içinde dinliyor Şeyh'i. Cemal Abdunnasır girer kapıdan içeri. Kalabalık şöyle bir dalgalanır. Mustafa İsmail niçin geçer birden o ayetleri? Niçin cennet nimetlerini anlatan ayetleri okumaya başlar?

Mısır seni anlamak mümkün mü? Mısır nice 'ihvan'a kıydın.Mısır bir kanal açtın, oradan giren İngiliz kalbine musallat oldu. Hala çıkaramadın galiba.    Mısır sen o Kuran'ı nasıl okuyorsun öyle? Mustafa İsmail bir köyden gelip tüm Araplar'ın kalbine dokundu, tüm Müslümanları titretti. Ama Mısır'ın zalimleri de dünyanın diğer zalimleri gibi kötülük yapmaya devam ettiler. Mustafa İsmail biliyorum sen yaratılmış harften yaratılmamış öze ulaşmaya çalıştın her okuyuşunda. Ama niçin yetmedi sesin zindanların kapısını açmaya? Kalplere vurulan mühür yüzünden miydi yoksa? Hasan el-Benna şehid edilirken Mustafa İsmail kırk yaşındaydı. Kral Faruk iktidardaydı. Seyyid Kutup, Cemal Abdunnasır tarafından idam edilirken altmışlı yaşlarını aşmıştı O. Devlet erki, Kuran'ı dinleyin ama anlamayın dedikçe daha bir mücessem hale getiriyordu anlamı. Derin anlamı sesinin tüm imkânlarını kullanarak görünür hale getirmek için çırpınıyordu. Müzikalite gemisini bizim için o eşsiz okyanusta gezdirip duruyordu. 

Mustafa İsmailTürkiye'ye de gelmiş bir ara. Sultanahmet Camii'nde binlerce Müslüman coşkuyla dinlemiş O'nu. Evet O bir sanatçıydı aynı zamanda. Kuran'ın ruhuna ters düşmeyecek şekilde musikinin tüm imkânlarından faydalanıyordu. Manayı ve dinleyicilerin ruh halini göz önünde bulundurarak makamdan makama geçişi en güzel şekilde gerçekleştiriyordu. Ama bunu bir tasannuya (yapaylığa/ artistliğe) sapmadan, kapılmadan yaptığını anlıyorum O'nu dinlerken. O'ndan en güzel 'sözler'i dinlerken. 

Kur’an’a sığındı

Mustafa İsmail Kur'an'a kaçmıştır belki de. Tıpkı binlerce Müslümanın kaçtığı gibi. Bir yağma ve baskı zamanında yaşamış olan nice kişi korkup saklanırken O sesini kullanıp Kuran'ı tertile sığındı. Kur'an'ın emrine verdi sesini. Kur'an da O'nun sesini güzelleştirdikçe güzelleştirdi. Milyonlarca mümini bitmeyen heyecanı, edebi ve icrasıyla Kur'an okuma macerasına ortak etti, ediyor. Kolaycılığa, abartıya kaçmadan Kur'an'a yakışan bir edayla okuyan birini mi dinlemek istiyorsunuz? Buyrun! Mustafa İsmail'in sunduğu 'ezeli' ziyafet devam ediyor.   

Mustafa İsmail’den Bakara Suresi’nin son ayetlerini dinlemek için tıklayın.

 

Mustafa Pesen hayırla andı 

Güncelleme Tarihi: 26 Şubat 2010, 18:54
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Yuşa IRMAK
Yuşa IRMAK - 9 yıl Önce

Mustafa bey allah razı olsun... Çok toparlayıcı bir yazı olmuş. Emeğiniz için teşekkür etmek istiyorum...Kabul buyrun inşallah..

mustafa nezihi
mustafa nezihi - 9 yıl Önce

çok sağolun yuşa bey... sizin yazdıklarınızın katkısını unutmamak gerek.

banner8

banner19

banner20