O, klişeyi tasfiye etti!

Şair ve yazarlarımıza Hakan Şarkdemir'in şiirlerini sorduk. Bakın ne cevaplar aldık..

O, klişeyi tasfiye etti!

Murat Üstübal: “Kozmopolit bir şiir yazıyor”Murat Üstübal

Hakan Şarkdemir, bireyin dünyasından topluluğun dünyasına geçişi (bir bakıma tekillikten çoğulluğa geçişi) yeni metropol hayatının içinde algılamasıyla birlikte şiirindeki ses ve ritim düzensizliklerini, anarşik imgeselliği bu anlayışa göre konuşlandırmasıyla diğer modern epik şairlerden ayrılır. Entropi içinde kuruyor şiirini bence. Çetrefilliliği her daim şiir bütününe yayabiliyor, bu bakımdan da kozmopolit bir şiir yazıyor. Güçlü otokontrol ile anidenliğin iç içe olması çok şaşırtıcı gelmiştir bana; Şarkdemir şiiri sanırım asıl gücünü ethos-pathos sağduyusunu kurmasıyla kazanıyor. Şiirinde görsel metaforların varlığı onun çizim yapmaya yatkınlığıyla ilişkilendirilebilir sanıyorum.

Evren Kuçlu: “Şiirlerinden klişeyi tasfiye etti”Evren Kuçlu

Hakan Şarkdemir, birçoklarının yazmayı denemeye dahi cesaret edemeyeceği incelikte bir şiirin her şeyine yetmiş usta bir şair. Daha ilk kitabından başlayarak şiirini; ritim, anlam ve poetikası açısından sorunlarından arındırdığı için yetkin bir şair olarak belirdi önümüzde. Dilin enlemesine ve boylamasına şiir sahası içindeki bütün hareketlerini kolaylaştıran zor bir şiir tertip etti o. Şiirlerinden klişeyi tasfiye ettiği, akranlarının büyük çoğunluğundan tiz ses çıkardığı ve değindiği meselenin önemini azaltmadığı için sağlam bir şiir çıkardı ortaya. Dolayısıyla modern ve imkânlarla dolu bir şiir Şarkdemir şiiri.

Berşan Durmuş: “Yol açıcı ve hudud tayin edici bir sınırda duruyor”

PerdeModern Türk şiiri, Türk varlığına ve Türkiye'nin devamına sağladığı imkânlar bakımından diğer tüm sanatların kendini hizalaması gereken bir yerde durmaktadır. Türkiye'de var olduğu iddia edilen sanatların, Türkiye'nin varlığıyla mukayyet verimleri dışındaki tüm üretimlerinin bir kıymet-i harbiyesi olmadığını ve Türkiye'siz de yaşayabilecek ya da başka bir kültüre tahvil edildiğinde kolayca intibak edebilecek bir 'sanat/şey'in Türkiye için gereksizliğini şiir bize açıkça göstermiştir.

Şarkdemir şiiri, Batık Değirmenler'den beri Türkçe'nin imkânlarından ve/ya imkânsızlıklarından devşirdiği tüm anlam ve biçimleriyle şiir için yol açıcı ve hudud tayin edici bir sınırda durmaktadır. Gerek dile ve işçiliğe verdiği kıymet gerekse de şiir kuramını ve modern epik şiiri kendi şiirine çatması bakımından çok dikkate değer bir şiirdir. Özellikle siyasal iktidar odaklı bir hainliğe ve bu siyasal hainliğe kültürel enstrüman olması için yavşakça güçlendirilen muhafazakar kültür/sanat oyunbazlıklarına maruz kaldığımız bu zamanlarda Türk şiiri ve onun içinde de Şarkdemir şiiri gerek Türkçe'ye gerekse de Türkiye'ye sağladığı imkânlar bakımından mutlaka önemsenmelidir. “... siliniyor ve yakıyorum korsan ceketimi”

Zeynep ArkanZeynep Arkan: “Onun şiiri ne eksik ne de fazla bir izlenim bırakır”

Hakan Şarkdemir şiiri, şiirin özüne dair barındırdığı unsurlarla birlikte oldukça hareketli ve hakikidir. Ne eksik ne de fazla bir izlenim bırakır okuyucusunda. Ayıklanmış, titizce seçilmiş, çarpıcı ve estetik mısralarıyla daima kalıbına uyan, bütünlüklü şiirler yazmıştır. Bu şiirler yer yer poz verse de, esaslı pozlar açığa çıkarır. Türkçe bilgisi ve hâkimiyetine dair söylemek istediğim ise; kelimeleri, bize daima bir özeni ve dikkati resmeder.

Suavi Kemal Yazgıç: “Hiçbir kelimeye ambargo koymadı”

Suavi Kemal YazgıçHakan Şarkdemir, şiir hakkında düşünmeyi de en az şiiri kadar önemseyen şairlerden biridir.

Neyi niçin yaptığını, neyi yapmadığını belli bir düşünsel altyapının üzerine kurarak etraflıca düşünmüştür. Şiirinde müziğin özel bir yeri vardır. Hiçbir kelimeye ambargo koymamıştır. Öte yandan şiirinde yer verdiği hiçbir kelimede, ‘şiir içinde/şiirde bu kelime de bulunsun’ züppeliği taşımaz. Her kelimesi şiirin bütünlüğü içinde anlamlı bir yerde durur.

Yavuz Altınışık: “Onunki denenen bir değişkenlik”

Hakan Şarkdemir’in şiir tarihine bakıldığında, Batık Değirmenler’den Tadat’a kadar geçen süre içinde gerek biçim gerekse içerik anlamında birtakım değişikliklere kapı aralandığı görülecektir. Yavuz Altınışık

Bu anlamda, Batık Değirmenler’de görülen biçimsel sabitlik, Tadat’ta az da olsa belli bir değişkenliğe bırakılmıştır. Son dönemde Karagöz dergisinde yayınlanan şiirlerine bakıldığında ise bu değişkenliğin daha geniş bir yelpazeye yayıldığı görülecektir. Burada kastedilen değişkenlik, şiirdeki biçimsel ve dilsel boyutlarda adeta denenen bir değişkenliktir.

Hafifliğe yaslanmadan ve işin ucunu da kaçırmayacak bir dikkatle şiirlerini değişimin haddesinden geçirmesi ise kendisini tekrara düşürmeyecek bir dirliğe tutunmasını sağlıyor. Dolayısıyla dirliği ve düzenliği olan bir şiiri var Şarkdemir’in. Diğer yandan Şarkdemir’in, benim açımdan, disiplin altına alınmış kontrollü bir dilin tonlamasıyla şiirini yazdığını söyleyebilirim. Sanırım ondaki bu dilsel disiplinlilik onun askerî lise mezunu olmasından kaynaklanıyor. Sonuç olarak yeni formların açılımında olmasına rağmen merkezini kaybetmeyen bir şiirin sahibidir Şarkdemir.

Mustafa Celep: “Bugün Hakan Şarkdemir eleştirisinden de bahsedebiliriz”

‘9o kuşağı içerisinde, şiir ve eleştiri bağlamında Hakan Şarkdemir’in önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum. Mustafa Celep

Beni daha çok Şarkdemir’in şiirinden ötede özellikle Kahramanın Dönüşü adlı kitabıyla modern eleştiriye sağladığı katkı ve eleştiri dağarcığımıza sunduğu kelime ve kavramlar ilgilendiriyor. Belli bir analize tâbi tutmadan söylersek, örneğin Mükemmel Kısa Şiir, Mükemmel Uzun Şiir, Mükemmel Acemilik, Müziksel İfade gibi tanımlar, ciddi bir şiir eleştirisinde pekâlâ esas alacağımız sağlam bir ölçüt olabilirler. Şarkdemir’in eleştirel kavramlar öne sürdüğünü de göz önünde bulundurursak, bu gün rahatlıkla bir Hakan Şarkdemir eleştirisinden bahsedebiliriz.

Bunun tabii bir arka planı var; Eliot var mesela, Pound var, Bahtin ve Todorov gibi modern eleştirinin mimarları var. Topyekûn bir Hakan Şarkdemir şiirinin ve eleştirisinin berisinde upuzun bir İngiliz-Amerikan şiir ve eleştirisi var. Şarkdemir’in ‘Yeninin Sınırları’ adlı yazısını günümüz şiirinde yapılan yenilik tartışmaları ekseninde okuyabiliriz. Şiirin oluşum sürecini ve doğasını düşünenler için Acemilik Günleri ve Okuyucunun Zihni’ni okumak ufuk açıcı olabilir. Epik şiir eleştirisinde Hakan Şarkdemir’in Kahramanın Dönüşü kitabının durup okumamız, ‘notlar almamız’ gereken önemli bir kılavuz olduğunu düşünüyorum.

Biricik E. Doğan: “Onun şiirinin esini, kendi yarattığı ayrıksı bir esindir”Biricik E. Doğan

Hakan Şarkdemir, adeta Türk şiirinin gizli kahramanlarından biri gibi.

Hem şiirde çok yetenekli olmasına hem de düzyazıda sağlam bir çizgi çizmesine rağmen hakkında hemen hemen hiç yazı yok. Onun şiirinin esini, kendi yarattığı ayrıksı bir esindir. İnsanlık bilgisi şiire ustaca yedirilmiştir, şiirin derininde aklın işleyişini, besteli tıkırtılarını duyar gibisinizdir. Bana öyle geliyor ki sevdiğim bütün iyi şairlere ünsiyeti var Şarkdemir’in. Firesiz şiirler yazmakta benzeri az; hem ‘hakan’ hem ‘şark’ hem ‘demir’, daha ne olsun?

 

 

 

Vural Kaya gündeme taşıdı

Yayın Tarihi: 07 Mayıs 2010 Cuma 20:22 Güncelleme Tarihi: 11 Mayıs 2010, 20:33
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet Emre Ayhan
Mehmet Emre Ayhan - 12 yıl Önce

Bu soruşturmaya verilen cevapları okuyunca "iyi ki" dedim kendi kendime, "şiirden pek bir şey anlamıyorum." Allah'a şükür bir okur olarak kendimce bir şiir zevkim-beğenim var; yoksa bu şiir denizinde, hele bir de yardımcılarım, pusulam vs. yukarıdaki kavramlar, tanımlamalar, sıfatlar olursa kaybolurum sanırım alimallah!? Sahi, şiir bu kadar zor mu ya Hu?!

adil
adil - 12 yıl Önce

acaip yorumlar ha!! konuşan şairlerin setikleri kelimelere bakın, kızsı... :))) uzayda mı yaşıyonuuuuuuzzz???

rıza şancı
rıza şancı - 12 yıl Önce

Berşan yine mi "naralan"dın arkadaşımya. Sakin ol biraz...
Çok sevdim yazılı görüşünü ayrıca Şarkdemir hakkındaki.
Bu yolda da ilerlemeli bence.

çok şekerya
çok şekerya - 12 yıl Önce

hakan şarkdemir uzmanlarından berşan durmuş'un "hudud tayin edici sınır" şeklindeki canalıcı postmodern tespitinin "sınır tayin edici hudud" olarak değiştirilmesini talep ediyorum.

Ahmet Ar
Ahmet Ar - 12 yıl Önce

Ne çok şey biliyor bu insanlar?.. İnsan komplekse kapılıyor. Ben niye böyle "lâf"lar edemiyorum diye çatlayacağım! Bu kadar çok "lâf"ı tertipleyip yine de hiçbir şey demeyebilmek de bir beceri ister herhalde. Ne bileyim, benim "ayrıksı" bir kişiliğim ve de kaabiliyetim yok galiba. Diyenlere de yiyenlere de âfiyet olsun! Selam ve muhabbetler.

haşim
haşim - 12 yıl Önce

kanımca şarkdemir'in şiiri ve eleştirileri hakkında sessiz kalınmasının nedeni, dergiler arasına ekilmiş nifak ve düşmanlık tohumlarıdır. Her dergi bir diğerini öne çıkarsa mesela, çok verimli ve canlı bir şiir ortamı doğabilirdi. Şarkdemir'i görebilecek namuslu eleştirmen ne zaman çıkar artık bu şartlarda bilemem.

haşim
haşim - 12 yıl Önce

mesela karagöz'ün 90'lar sayısında h.arslanbenzer ve çevresi yok. h.arslanbenzerin yeni çıkan yıllığında da şarkdemir ve özbahçe yok. neden çünkü araları bozuk. eh böyle olursa gerisini de düşünmeye gerek yok. keşke bir edebiyat dayanışması olsaydı aramızda. ama hayır çünkü herkes birbirine düşman.

sevim
sevim - 12 yıl Önce

çok istifade ettim. şairlerin diğer şairler hakkındaki samimi görüşleri her zaman önemlidir. yıllar sonra bile. teşekkürler.


banner19

banner36