banner17

O da bir Eşrefpaşalı ama!

Cezayir'den İzmir'e, İzmir'den İtalya'ya bir yolcu: İzmirli Mehmet Emin Efendi...

O da bir Eşrefpaşalı ama!

Adı: Mehmet EminSolda Zaki Baba, sağda ise Mehmet Emin Efendi

Soyadı: Hepbildikler

Doğum Yeri: İzmir

Doğum Tarihi: 1930

Baba Adı: Mehmet

Anne Adı: Atiye

Ev Adresi: Attilla Mah. no: 26 Eşrefpaşa/İzmir

Yukarıda dünyalık kimliği yazılı zat-ı muhterem ile tanışıklığımız 29 Ekim 2006 olarak kayıtlı bende. Editörlüğünü yaptığım Birdenbire dergisinin tanıtım gecesinde yanımda oturan boyca küçük, zayıf, ihtiyar amca oymuş.

Görünüşe aldanmanın bir örneği daha. Ama benimle konuşmaya başladığında Türkçe ifadeler kimi zaman yerini Arapça ya da İngilizce ifadelere bırakıyordu. An'ı not alıyordu. Aynı hastalık bende de olduğu için ilgimi çekti. Sohbet sohbeti, konu konuyu açtı. İzmir Torbalı'da oturduğundan bahsediyor ve hanesine beklediğini söylüyordu. Kalem elinde not defterini şunu kayıt düştü: Zeki Dursun-Birdenbire Dergisinin genç editörü-Yıldız Has Öğrenci Yurdu-Taksim/İstanbul. Allah bu genci muvaffak eylesin. Tabi, kendisi de benim An yazıcısı olduğumdan haberi yoktu. Hemen yazdıklarını bir kağıda gizlice not ettim. 76 yaşında bir ihtiyar amca Arapça biliyor, İngilizce konuşuyor. İnsanları dil öğrenmeye ve okumaya davet ediyordu. Kimdi bu amca?

Yukarıda açık künyesi yazılı olan zat…

Mehmet Emin Hepbildikler Efendi, Torbalı'da dünyaya gelir. Fakirlik yüzünden gıdasız kalır, ailesi şifa bulsun diye Torbalı'nın Karakuyu köyünde ikamet etmek zorunda kalır. İlkokul 4. Sınıftan eğitimi bıraktırılır. Köyün her işine koşar: İnek güder, koyun sürülerine çobanlık yapar, tütün tarlasında çalışır, üzüm bağlarında üzüm keser, kışın zeytin toplar, yazın harman döver…

Baba tarafından Cezayirli

16199

Mehmet Emin Efendi'nin babası Hacı Muhammed Sadık, Cezayir doğumlu bir Araptır. Fransız Lejyonu olarak tutulmuştur. Her türlü ordu işinde görevliyken kaderin cilvesi onu İzmir'e taşımış.

Evde anne vardır, dördü oğlan biri kız beş kardeş vardır, baba da Türkçeyi az bildiği için işsizdir. Sokak sokak gevrek satar Mehmet Emin ve ağabeyleri. 20 yaşında askere gitmek için başvurur ama beden yaşı askerliğe uygun görülmez.

Bu sırada 30 Lira haftalık alıyordur. 20 Lirasını annesine verir, 10 lirasıyla da İngilizce öğrenmek için kursa gider. Yalnızca dil öğrenmekle kalmaz Mehmet Emin, dağcılık gruplarına da katılır. İzmir çevresindeki bütün dağlar ile hemhal olur. Karabelen, Yamanlar, Spil Dağı, Ödemiş-Bozdağı sırdaşları olur.

Münacatı Rabbinedir

İaşenin temini için mesai de aynen devam eder. Bir gece, saat 12 gibi evine varır. Yorgundur. Her tarafı toz topraktır. Ama bir saniye bile uyuyamaz. Sıkıntı içindedir. Kalkar yatağın içinde saatlerce gözyaşında halini Rabbine arz eder. Zaten bütün ömrü boyunca sadece Rabbini halinden haberdar etmiştir. Nato'da çalıştığı ağabeyi Ahmet ona Subaylar Kulübü'nde iş bulur. İşinin adı marangozluktur. Maaşı artar, rahata kavuşur. Dua makbul olmuştur.

Gel Tevhide Gel 

Vesile olan olmuştur ve Su Deposu semtinde Tevhid sohbetlerinin müdavimi olur Mehmet Emin. Her akşam ya da iki akşamda bir sohbetlere gider. Semt, bir Melami yatağına dönmüştür. Herkesin bir sebeple Bektaşi tarikinden olması gibi semtte yaşayanlar da bir sebeple Melami olmuşlar. Sohbetler bazen sadece ilahiler üzerinden demleniyor bazen de bir atışma içinde cereyan ediyor.

Ormancı Ahmet Kumanlıoğlu Efendi'ye seyahat ediliyor bazen. Bu seyahatlerde yoldaşı Kuşadalı İbrahim Efendi oluyor. Kah uyumlu kah münazaralı pek çok konuyu anlamaya gayret ediyorlar.

16200

Yoldaki Kandiller

Dünya meşgaleleri arasında fırsat buldukça Şeriat-Tarikat-Hakikat ve Marifet sınırlarında dolaşıp İlm-i Ledün dağarcığına bir nebze de olsa bir şeyler ilave olabilir mi? Sevdasıyla nasibine çıkan her meslek-i Muhammediyye'den istifade eder.

Uzun yıllar Risale-i Nur taifesiyle Türkiye'nin da sayılı dershanelerinde ders dinledi. Gittiği her yerde akıllı ve edip dostlar edinir. Risale-i Nur Cemaatinin sevilen isimlerinde Çantacı nam Necmi Ağabeyle uzun yıllar geçirdi.

Nakşibendilerin sohbetlerinde bulunur. Rufai dostlarından Hisar Çeyiz sahibi Burhan Efendi; insan tartıcı Kantarcı Ömer Dede, Hamzavi Melamilerden Merhum Ziya Baba sohbet halkasında dostları oldu.

Turgutlu'dan Parmaksız Ali Efendi, arıcılık yapan Ege'yi karış karış dolaşan bir zattır. Yalnızca yakından tanıyanların anlayabileceği ve razı olacağı özel halleri vardır. Yazmak bize düşmez.

Turgutlu'dan Naneci Hüseyin Efendi ile bir kahve içimi kadar sohbet etmesine rağmen o sohbetin lezzeti hala dimağındadır.

Çeyrek Dünya16201

Hak nasip eder, Kuşadalı Fehmi Efendi'yi de vesile kılar ki Mehmet Emin Efendi dünyanın değişik ülkelerine seyahat edebilsin. Fehmi Özden Efendi, Neyzen Mevlevi Sencer Derya, neyzen ve ebrucu(ifade kendisine aittir) Nuri Pınar Yıldırım Makedonya'ya seyahat ederler.

Oradan İtalya'ya geçerler. İtalyan Müslüman Hatice Paola Kimsel'in evinde misafir olurlar. Hatice Hanım ve eşi Serdar Bey'in vesilesiyle ziyaretten bir sene önce Kuşadası'nda Müslüman olan İtalyan Müslümanlarla bir araya gelirler.

İtalya'dan Tunus'a seyahat edilir. Tunus seyahatini Libya seyahati izler.

Libya'daki seyahat epey zorlu geçer. Oradan Mısır'a geçerler. Mısır, Libya ile kıyaslanmayacak kadar daha rahattır. Gaziantep'ten Türkiye'ye giriş yaparlar. Siverek'teki dostlarla bir araya gelirler ve sohbet halkası kurulur.

33 gün sürer bu çeyrek dünya seyahati. Bereketli bir seyahat olarak yer eder gönüllerde.

Son Hâl

Özellikle meşrebi gereği kendisinden izin dairesi kadar bahsedebildik. Rahmetin ayrıntıda saklı olduğunu bildiğimiz halde izin çıkmadığı için yazamadık.

Mehmet Emin Efendi, bahçe bekler Torbalı'da. Meraklısı gitsin işin rahmetini fem-i muhsininden dinlesin.

 

Zeki Dursun, müsaade edilen kadarını aktardı        

Güncelleme Tarihi: 19 Haziran 2010, 23:06
YORUM EKLE
YORUMLAR
zeynep kasap
zeynep kasap - 8 yıl Önce

güzel bir araştırma yazısı yalnız başlıktaki 'ama' kısmını anlayamadım açıklarsanız sevinirim.. aması ne?

SELİM POLAT
SELİM POLAT - 8 yıl Önce

SELAMUNALEYKUM FEHMİ ÖZDEN EFENDİYE SELAM İMANINA BENİM İCİN İYİ BAK NASİPSE ALLAHÜTAALANIN KARSISINDA SENDEN İSTİYECEGİM.............selimpolat33@hotmail.com

Bülent
Bülent - 6 yıl Önce

Resimlerdeki bizden önce gidenlere selam olsun erenlerHuu

n. hepbildikler
n. hepbildikler - 5 yıl Önce

Eşrefpaşa'nın nâmı berduş yatağıdır. Oradaki serserilerin arasından böyle bir cevherin çıkması istisnadır.Ağabeyleri gibi kendini kurtarmış nadir insanlardandır.Bu durum ailesinin köklerinden gelen nezih aile terbiyesi ve İslam kültürüdür. ama'sı budur işte :)

banner8

banner19

banner20