banner17

O, artık Erzurum'dan ayrılıyor

Kitapçılığa, yayıncılığa adanan bir ömür onunkisi. 12 Eylül darbesinin baskıcı günlerinden, 90'ların hızlı günlerine ve bugünlere...

O, artık Erzurum'dan ayrılıyor

Bir insanın yıllardır tanıdığı birini mi anlatması mı daha zordur yoksa yeni tanımaya başladığı birini mi? Bana ikisi de kolay gelmiyor. Ama güzel adamları anlatmak gerekiyor. Sevdiğimiz insanları anlatmak, bazılarınca basit bir övgü olarak yaftalansa bile, Rabbbimiz’in nimetlerini anmak, tahdis etmek bir gönül borcudur.

İki yıldır yaşadığım şehir Erzurum’da, kendisinden çok şey öğrendiğim bir ağabeyi anlatmak istiyorum. Aslında bu hikayenin kahramanını anlatırken 70’lerin sonu Türkiye’sinin, İslami hassasiyet sahibi Müslümanlarının macerasından anekdotlar da anlatılmış olacak. 

Mahmut BalcıAntep yılları...

Köyden kente göçenlerden O da. Önce Kilis’te İmam-Hatip’in orta kısmını okur. Lise-1’de hocaların baskıcı eğitimine dayanamayarak ayrılır İmam-Hatip Lisesi’nden. Kendisine bir veli bularak kaydını Antep’teki liseye aldırır. Okuduğu lisede pek çok ideolojiye mensup öğrenci vardır. Soldakiler komünisttir, sağdakiler ülkücü. Bir de Akıncılar vardır. Bu ideolojik kamplaşma Türkiye’nin pek çok yerinde olduğu gibi burda da kanlı sonuçlara sebebiyet verir. Ayrıca bu kamplaşmanın tarafları benimsedikleri dünya görüşlerini karşı tarafa benimsetmek veya kendi haklılıklarını/üstünlüklerini kabul ettirmek için bir gayret içerisindedirler. Bu da okumayı ve yenilenmeyi gerektirmektedir. Ama bir Müslümanın ulaşacağı fazla kitap yoktur. Belki de Mahmut Balcı Ağabey’in içine kitapçı olma düşüncesi belirsiz bir şekilde o günlerde düşmüştür.

Komünistken şakirt olan arkadaşının daveti

Ama evvela üniversiteyi kazanması gerekmektedir. Lisede komünistken İzmir’de bir fakülteyi kazanıp şakirt olan bir arkadaşı, Mahmut Balcı’yı İzmir’e davet eder. Balcı da üniversiteye daha iyi hazırlanabilmek için bir süre Kestanepazarı’nda misafir olarak kalır. Daha sonra öğrencilerin kaldığı cami altındaki bir misafirhaneye yerleşir. 

12 Eylül darbesinin baskıcı günleri... Cebinde Yeni Devir gazetesi, aklında yoğun bir şekilde okuduğu kitapların hasılası. Allah Vardır, Risale-i Nurlar; Bedir Yayınları’nın, Akçağ Yayınları’nın, Nur Yayınları’nın kitapları okunmakta, tartışılmakta. Darü’l-harp, darü’l-İslam polemikleri, Yusuf Kerimoğlu’lar, Ali Ünal’lar...

Üniversite kitabevi açılışı 26 Kasım 1995
Üniversite kitabevi açılışı 26 Kasım 1995
Hürsöz
Tek-Yay, Hürsöz

Seyyar kitapçılıktan Tek-Yay bayiliğine

1983’te Erzurum İlahiyat’ı kazanıp buraya geldiğinde bu tartışmalar devam etmektedir. Malatyalılar ekibi etkindir bu şehirde. Abdurrahman Gazi Vakfı yeni kurulmuştur. Hira Kitapevi’nde toplanan Beşir Atalay, İhsan Süreyya Sırma gibi isimler gözaltına alınmıştır. Mahmut Balcı hem ilahiyat tedrisine devam etmekte hem de kitapla olan bağını pekiştirmektedir. Başlamış olduğu seyyar kitapçılık macerasına değinirken blok halinde kitap satın alındığını da belirtelim. Çünkü kitap okuma, değerlendirme, tartışma grupları vardır. Bu yüzden bir kitaptan 10, 20 hatta 30 adet bile satın alınmaktadır. Sonrasında özellikle Mustafa Ağırman Hoca’nın teşvikiyle, yol göstericiliğiyle 1986 yılında merkezi Ankara’da bulunan Tek-Yay’la bağlantı kurar ve Yılmaz Ensarioğlu kendisine Tek-Yay bayiliğini verir.

Böylece Mahmut Balcı’nın kurduğu kitapevi kısa sürede şehrin önemli buluşma noktalarından biri olma özelliği kazanır. Düşünsel, fikri, siyasi tartışmaların yapıldığı samimi ve küçük bir mektep hüviyeti kazanır. Bu arada Zaman gazetesi ilk kurulduğunda, Mehmet Doğan’ın önerisiyle gazetenin ilk temsilcisi olur. Daha sonraki dönemlerde bir süreliğine Yeni Şafak gazetesinin de temsilciliğini yapacaktır. 

İhtar Yayıncılık günleri...

Mahmut Balcı’nın girişimciliği, gayreti, çalışkanlığı; disiplinli, planlı ve özverili çalışma biçimi onu daima zinde tutacak ve yaşadığı şehirde daima olumlu işler yapmasına yol verecektir. Bu samimane üretme, varetme iştiyakı 1986’dan itibaren İhtar Yayınlarını ortaya çıkarır. Şeriati’nin Her Hicret Bir İnkılaptır, İhtar’ın ilk kitaplarındandır. Nurullah Genç’in şiir kitapları ve tıpkı yayımladıkları her kitabın başında bulunan besmeleyle Giddens’ın Sosyolojiye Giriş kitabı… 

Mahmut Balcıİstanbul'da Birey'li yıllar...

1997’den sonra İstanbul’da meşhur Üretmen Han günleri başlar. Artık İhtar, Birey’e dönüşmüştür. Birey’e verilen küçücük bir yerle başlayan Sultanahmet Dini Yayınlar Fuarı günleri… Henüz Birey’in fazla kitabı yoktur. Mahmut Balcı, Sezai Karakoç’tan yazılı izin alarak kitaplarını satmaya başlar. İbrahim Sadri’yle ilk imza gününü düzenler. Birey, ardarda güncel meselelerin nabzını tutan kitaplar yayımlamaya başlar. Nazlı Ilıcak, Mehmet Kazcı, Şükrü Karatepe, Mehmet Barlas, Mehmet Altan kitapları… Denemeleriyle Ahmet Kekeç, İdris Özyol… İlk kitaplarıyla Tarık Tufan, İsmail Kılıçarslan gibi isimler... O dönemde Ahmet Hakan’ın Kanal7’de düzenlediği İskele Sancak programında dile getirilen, tartışılan konuların kitaplaştırılması... Felsefe, sosyoloji, yakın tarihi daha çok siyasal açıdan okuyan, anlatan kitaplar….

Kitapsevelerin gönlünde taht kurdu

Daima bir projesi, hayırlı işler için gayreti olan Mahmut Balcı’nın Tek-Yay’la başlayan meskun kitapçılık serüveni, 1995’ten itibaren Üniversite Kitapevi’yle 2011’e dek sürdü. Mahmut Balcı hiç bir zaman sadece bir kitapçı olmadı. Balcı’nın Erzurum’a kattıklarının, kazandırdıklarının son iki yılına şahit oldum. Onlarca akademisyenden, yazardan, şairden dinlediğim sitayişkar sözler de O’nun hizmetlerinin büyüklüğüne, kıymetine işaret etmektedir. Yıllardır büyük bir özveriyle, fedakarlıkla, çalışkanlıkla, samimiyetle onlarca önemli ismi Erzurumlular’la buluşturdu. Balcı’nın Kitapevi sıcak bir buluşma, tanışma, tartışma, görüş alışverişinde bulunma yeri oldu. Geniş kitap yelpazesiyle kitapseverlerin gönlünde taht kurdu.

Mahmut BalcıBalcı'nın Erzurum macerası sona erdi

Gülümsemeyi ve gülümsetmetmeyi bilen, 50 yıllık ömrünün yarısından fazlasını ideal bir kitapçı ve yayıncı olma gayretiyle geçiren Mahmut Balcı Erzurum’dan ayrılıyor. Frankfurt Kitap Fuarı’na da katılmış bir yayıncı olarak bundan sonra İstanbul’da Birey Yayınları ismiyle hizmete devam edecek. Kendisine hayırlı, bereketli, sıhhatli bir ömür diliyoruz. Son olarak çıkarılmasına öncülük ettiği iki dergiyi de buraya not düşmek gerekir. Daha etkili olanı Kalem ve Onur, diğeri de Editör'dür. Bu dergileri de not düşmek gerekir çünkü bu iki derginin isminde bile Mahmut Balcı'nın şahsiyetinin ve duruşunun küçük bir fotoğrafını görürüz.

 

 

Mustafa Nezihi uzun bir öyküyü kısaca anlattı

Güncelleme Tarihi: 20 Nisan 2011, 17:17
YORUM EKLE
YORUMLAR
Emre Bahçeci
Emre Bahçeci - 8 yıl Önce

Sayın, Mahmut Balcı'ya hoşgeldiniz demek istiyorum. Bu vesile ile yazıda geçen yanlış anlamaya müsait şu cümleyi düzeltmek istiyorum: "Sezai Karakoç'tan yazılı izin alarak kitaplarını satmaya başlar." Fuarlarda karışıklığa sebebiyet vermemek için, fuar yönetimince, fuara katılan yayınevlerinden kitaplarını bulunduracakları yayınlara ait izin belgesi istenir. Böyle bir şey olmasın. Cümleden başka anlamlar çıkıyor.

vakanüvis
vakanüvis - 8 yıl Önce

umulur...

banner8

banner19

banner20