banner17

Niye bu denli öfkeli?

Kadir Mısıroğlu'nu ziyaret ettik Sebil'de… Tam beş saat süren sohbette nelerden bahsetmedi ki…

Niye bu denli öfkeli?

Geçenlerde bir akşam, Üsküdar’daki Doğancılar yokuşunu tırmandık ve yolun sonundaki Sebil’e uğrayıp oradan kana kana içtik. Yani Sebil Yayınevi’ne gittik ve Kadir Mısıroğlu’yla uzun uzun hasbihal eyledik. İftarı birlikte yaptıktan sonra yaklaşık beş saat boyunca oradaydık. Beş saatin üç saatini, kesintisiz sohbet etmek suretiyle ihya ettik. Genç Dergi yazı işleri müdürü Süleyman Ragıp Yazıcılar ve Selim Tiryakiol’la birlikte…Kadir Mısıroğlu

Kadir Mısıroğlu resmî tarih yalanlarını ortaya döken, Lozan hezimetine kapsamlı olarak ilk dikkat çeken, cesur, gözü pek, keskin dilli, insanı çok iyi tahlil edebilen bir şahsiyet... Özellikle de İslam’ı bu toplumun kalbinden ve hayatından çıkarmaya çalışan zihniyetle mücahede ederek ömür tüketmiş bir fikir adamı… İnsanlar tarafından, televizyondaki hararetli konuşmalarından tanınmakta ve hakikat olarak gördüğü şeyi olduğu gibi söylemesiyle bilinmekte...

Biz de, sohbet ettiğimiz zaman zarfı içerisinde ona dair birçok çok izlenim edindik. Tok sesi, tesirli bakışları, kendine olan güveni, kusursuz hitabeti, heybetli ama güler yüzü, mütevazı yaşantısı ve boğaza nazır mekânı hafızamın ‘unutulmazlar’ listesine kazındı.

Hakk’ın hâkimiyeti için dua ediyor!

Gençler tarafından çevrelendiğinde, Cumhuriyet dönemine ve o devirde yaşanılanlara mutlaka değiniyor üstat. O günleri anlatmanın ve yaşanan hakikatleri aktarmanın, üzerine adeta farz olduğu düşüncesiyle bunu yapıyor. Kronolojik yaşı ilerledikçe kalbindeki heyecan tazelenen ve ilerleyen yaşına rağmen enerjisini kaybetmeyen Kadir Mısıroğlu, on yıllardır uğrunda çalıştığı ve özlemini çektiği ‘Hakk’ın hâkimiyeti’ni dünya gözüyle görmek için dua ediyor. Şahit olduk Ya Rabbi!

Keskin eleştirileri, toplumun ezberlerini bozması, Allah’tan başka kimseden korkmaması gibi karakteristik özellikleri nedeniyle, insanlar onu çok sert birisiymiş gibi algılıyor. Yakınlaştığınızda çok da öyle olmadığını anlıyorsunuz. Aklını kullanmadan davranan bazı kişilerin ‘ahmak’ olduklarını iddia eden çeşitli değerlendirmeleri dikkate değer. Hakkında bazı olumsuz şeyler söylense bile Kadir Mısıroğlu, ülkemizde yetişmiş bir değerdir. Kadrini kıymetini bilmemiz gerek!

Korkak mümin gençleri cesaretlendirmeye çalışıyorum!

Kadir Mısıroğlu’nun şahsının haricinde çalıştığı ortam da çok güzel. Çünkü bir nevi şahsiyet inşâ eden bir okul gibi Sebil Yayınları. Çalışma odasında çoğunlukla sabahtan akşama kadar başı eğik, pısırık, yüzü duvara dönük, korkak müslüman gençleri cesaretlendirmek için uğraştığını belirtiyor üstat. Cami hutbesinde, dini sosyal hayattan tecrit etmeyi amaçlayan çeşitli inkılâpları öven bir imama; cemaatin ve hocanın duyacağı şekilde tepki gösterdikten sonra camiden çıkıp giden bir adam o.

Bazı eleştiri yöntemleri tartışılabilir belki ama üstadın özgüveni tartışmaya kapalı. Özellikle mümin insanların İslâm’a verdikleri büyük zararlar konusunda çok hassas düşünüyor. O zaman hiddetleniyor, celalleniyor. “Bunu kafirler yapsa neyse” diyor. Öte yandan çok farklı yönleri de var. Sebil Yayınevi’nin mütevazı bütçesine aldırmadan, ziyaretine gidenlere bolca kitap hediye ediyor mesela. Yakinen öğrenmiş oldum. Soru sordukça kitap hediye etti bana. Vedalaşırken, 4 tane kitabın koltuğumun altında olduğunu fark ettim.

Kadir Mısıroğlu, Necmettin Erbakan'ın sağında
(+)

Şiirsel bir üslupla aforizma tadında cümleler

Türkçe’ye ve kavramlarımıza çok önem veriyor. Bozuk Türkçe’ye revaç verilmesi durumunda, akaidin dahi tahrif olacağını söylüyor. Dile bu denli hassasiyet görmesinin temelinde, ‘kavram’larımızın namusumuz olduğuna dair inancı yatıyor olsa gerek. Çünkü bize ait kavramlar cümlelerimizden çıktığında, başkalarının tanımlarıyla kendimizi adlandırırız. Bu da, kişilik ve şahsiyetimizin iflas ettiğinin göstergesidir.

İrticalen yaptığı konuşmalarda bile şiirsel ve felsefî bir üsluba sahip. Birçok cümlesi aforizma niteliğinde. Örneğin konuşmasının bir yerinde şöyle diyordu: “Bazı adam çınar ağacı gibidir ama ondan kereste bile olmaz. İhtişamlıdır, görkemlidir ama bir gram meyvesi yoktur. Yalnızca gölge eder.” Uyduruk bir dille, insanlara bir hayrı  olmayan kitaplar bastıklarını söylediği yazarlar için, “ishal olmuş gibi yılda on kitap yazıyorlar” diyor.

Kadir Mısıroğlu
(+)

İnsanlar harap haldeyken dünya imar edilmez!

Mısıroğlu, üniversite sınavında en düşük puanı alan öğrencileri fen fakültelerine göndermek gerektiğini söyledikten sonra bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Çünkü mühendislerin yapacağı işi makineler yapabilir. Fakat insan beyninin işleyişi başka hiçbir varlıkta yoktur. Düşünen makine yapamazsın!” İnsanlar harap haldeyken, mühendis olup dünyayı imar etmenin beyhude olduğunu ifade ediyor. Velhasıl üniversite tercihi yapacak gençleri sosyal bilimlere yönlendiriyor Mısıroğlu.

Türbeye girerken başını örtüp, türbeden çıktıktan sonra başörtüsünü çantaya atan hanımların bu davranışına; “Ölüden dişiliğini saklıyor ama diriden saklamıyor”  diyerek dikkat çekiyor.

Sana nasip olmaz mahpusluk şerefi

Sohbetimiz esnasında, kısaca özetlenemeyecek kadar çok şeyden bahsettik. Son olarak bizlerle paylaştığı bir anısını da aktarayım:

Kadir MısıroğluAralarında imamların ve hocaların da bulunduğu bir grup ziyaretçi hapiste iken Kadir Mısıroğlu’nu ziyarete gelir. Bu hadise ‘80 darbesinden sonra cereyan etmektedir. Üstad, askerî cezaevinden sivil cezaevine nakledilmiştir ve görüşme demir teller ardından da olsa mümkün olmaktadır. Ziyaretçiler geldiğinde Kadir Mısıroğlu yüksek sesle, vahyi ortadan kaldırmak için çalışanların aleyhinde sözler sarf eder. Sert ifadelerle mahkemeyi ve yöneticileri eleştirir. Hocalardan biri çok korkar. Parmaklıkların arasından elini uzatarak Mısıroğlu’nu susturmaya çalışır, hatta ağzını kapatmaya uğraşır. “Aman sus Kadir, yoksa bizi de hapse atarlar” der. Bu durum üzerine Kadir Mısıroğlu pısırık hocaya; “Korkma hoca, hapse girme şerefi sana nasip olmaz” şeklinde mukabele eder.

Bu arada hemen haber verelim; Kadir Mısıroğlu'nun Tahrif Hareketleri-1 isminde yeni bir eseri çıktı. Kültürümüzü yozlaştırma gayretlerini, Türkiye'deki tahrip ve tahrif hareketlerini gözler önüne seren bir eser…

 

Abdullah Yalnız, Sebil’den kana kana içti

GYY'nin notu: Kadir Mısıroğlu Bey’in dil hususundaki yaklaşımına gözü kapalı amenna dememeli, dil hususunda Diriliş-Mavera dergilerinin açtığı bereketli, ufku geniş yolu göz ardı etmemelidir. Değerlerimizin kıymeti elbette bilinmeli. Onlara saygısızlık etmemeli. Zira ne çektiysek meseleleri adabıyla eleştiremeyip önüne gelen müslümana saldıranlardan, onları yok sayanlardan çektik!

Güncelleme Tarihi: 31 Ağustos 2010, 11:51
YORUM EKLE
YORUMLAR
ömer faruk kaptan
ömer faruk kaptan - 8 yıl Önce

muhafazakar. sağcı.

gençlik ona itibar etmedi.

gençlere padişah posterleri sattırmaktan başka bir yol açmadı.

yol bilir mi, o da belli değil.

başörtüsü yasağı, kürt sorunu, alevilik, işsizlik... hak getire...

gene de bayazıt'te kendi standında her yanda fotokopi çıktıları yapıştırmış: ÜSTAD KADİR MISIROĞLU!

nuri pakdil'in UMUT oyununda KOYUNSUZ ÇOBAN TABLOSU vardır.

üstatsın anladık. peki kimin üstadısın?

Ahmet Şamilov
Ahmet Şamilov - 8 yıl Önce

Bu notum GYY ye; Kadir Mısıroğlu Bey'in dil konusundaki yaklaşımıyla Diriliş-Mavera dergilerinin açtığı bereketli yolun farklarını notunuzda belirtirseniz aklımızda soru işareti kalmaz.

Ahmet Şamilov
Ahmet Şamilov - 8 yıl Önce

Haber için teşekkürler, çok güzel olmuş.

Semiha Nur
Semiha Nur - 8 yıl Önce

Kadir Mısıroğlunu anlamak çok güç doğrusu. Bir yandan İslam uğruna senelerce çalışıp didinmiş insanlara olmadık şeyler söylüyor bir yandan da İslam için mücadele ediyor!
Bir kaç ay evvel bizde bir grup arkadaşla yanına gitmiştik (ki ne kadar doğru yaptık bilmiyorum) Necip Fazıl başta olmak üzere Mehmet Akif Ersoy, Fethullah Gülen, Ahmed Şahin(vs) gibi bir çok mütedeyyin şahsiyyeti olmadık ithamlarla suçladı. Bu hareketleri ona yakışmadı!!!

RbetülA
RbetülA - 8 yıl Önce

kadir beyi şimdilerde takip etmesem de vakt-i zamanında sebil dergisinin vesile olduğu hayırlardan biliyorum. burada habere başlık olan cümlesine anlam veremedim. müslümanın fen ya da sosyal bilim seçme lüksü mü var? okuduğu bölüm ne olursa olsun her alanda uzmanlaşmalı insan, tıpkı kendisinin de hayran olduğu osmanlıdaki gibi... tıpkı marangoz ya da tüccar olan peygamberlerin aynı zamanda topluma lider olması gibi...

memir
memir - 8 yıl Önce

DÜNYABİZİMDE KADİR MISIROĞLU İSTEMİYORUZ!

Mücahid-i İslam
Mücahid-i İslam - 8 yıl Önce

GYY'ye hatırlatmak isteriz ki, Maveracılarla üstadın dil anlayışları birbiriyle ortak noktaları olan değil, birbirinden ayrı şeylerdir. Tamamen farklıdırlar ve seçmek isteyen illâ birini seçmelidir. Artı ve eksi yanyana durmaz. (GYY'nin notu: Artı olan Diriliş Mavera çizgisinin dil tutumudur!)

mehmet etik
mehmet etik - 8 yıl Önce

yorumlara bakıyorum da müslüman gençliğin mücadele adamlarına karşı bakış açıları değişmiyor.hiçbir değerimizi kolayca harcama gibi bir lüksümüz yok.üstadın gençleri sosyal bilimlere yönlendirmesi de anlaşılamamış.


banner8

banner19

banner20