banner17

Nedir bu Mor Taka

Adem Turan, Yaşar Bedri ve Mor Taka'nın ne demek olduğunu sordu, soruşturdu.

Nedir bu Mor Taka

MEHMET ŞAMİL BAŞ

Mehmet Şamil BaşMuhalif Rüzgârın Dergisi: Mor Taka

Yaşar Bedri Özdemir Trabzon’un çalışkan yüzlerinin en önemli karelerinden birini taşır. Onun Trabzon’un kadim kültürüne yaptığı katkı sadece yayınlanan kitaplarıyla, ressamlığıyla, hattatlığıyla, fotoğrafçılığıyla sınırlı değil elbette. Edebiyat dergiciliğinin Trabzon ayağında kendini hep yolda buldu. Onun ifadesiyle “Ezgi, Çıkın, Dinç Adımlar sanat-edebiyat dergilerine ilk kan nakli, Yakın Kültür, Gelecek, ve Ada dergilerine bir kaç ünite serum”du. Hayat verdiği ve en çok önemsediği ise “şiir ve kent kültürü” alt başlığıyla çıkardığı Mor Taka dergisi. Bu yüzden kaptanı olmayı hak ediyor Trabzon dergiciliğinin.

Şunun altını çizmek gerekir ki her şair asi bir ruh taşıyor ve şiirin tez canlı hevesleri ile beklentilerin dizginleri ele alması arasında kalemle boğuşuyor. Büyük şehirlerin, büyüklüklerini sayıklarken ötekileştirdiği merkezlerin en can alıcı noktalarından biridir Trabzon. Özellikle son yıllarda teknolojinin farklı imkânlarıyla tanışan Trabzon, merkez-taşra ayrımının bellekte harmanlanan tartışmalarına kendini hedefe koyarak tavrını alıyor. Anadolu’da çıkan ilk dergi olan Kehkeşan’a da mekân olmuş Trabzon’un Mor Taka gibi rüzgârı ve rotası güçlü bir dergiyle ülkenin her noktasına sefer düzenlemesi bu bakımdan sürpriz değil. 140 sayfa, büyük boy olarak nicelik ve niteliği göz ardı etmeden Türkiye pratiklerinde zorluğuna rağmen yazın ittifakına katkı payının düşünen bir inanç sergiler Yaşar Bedri’nin Mor Taka’sı.

12 sayıda 500 farklı kalem

Mor Taka ilk planda çok şiir yayınlayan bir dergi olarak gözükmekte; ne var ki derginin bir sayısında yayınlanmış nitelikli şiirler derginin o sayısı için gelen şiirlerin onda biri kadar. Bu bakımdan Mor Taka’nın “Türkiye’nin şiir nabzı Mor Taka’da atıyor” sloganı, sloganın önüne geçen bir gerçek. Derginin şiire karşı gösterdiği bu tutumun kendini ön planda tutması Türkiye’nin şair birikimini mürettebatı olarak görmesi sonucunu doğuruyor. Usta kalemlerin Mor Taka çatısı altında siyasi ya da dinî bir ideoloji gözetmeksizin yer almaları da bu sonucun bir göstergesidir. 12 sayıda 500 farklı kalemin dergide yer alması da ancak bu şekilde izah edilebilir. Bu açıdan ötekileşme sorununu gizli tavır olarak kabul eden dergilerden ayrılıyor Mor Taka. Üzerindeki ağırlığa dayanamayıp edebiyatın engin denizinde alabora olsa bile şimdiden Mor Taka’nın yapmış oldukları, edebiyat araştırmacılarının hayranlığını belleklerde saklıyor.

 

MUSTAFA AKAR

Mustafa Akarİlginç Bir Dergi Mor Taka

Yaşar Bedri şiiri bana uzak bir şiir. Biraz sentetik, biraz kitabi, biraz da kültürel buluyorum üstelik. Bu şiirin okuru hâlâ var ama. Bana uzak olan bu şiir kimlere yakındır, hangi kertelerde okurlarla ya da diğer şairlerle akrabadır bunu da bilmiyorum üstelik. Karamsar bir şiiri var sanki. Yaşar Bedri bu anlamda hem merkezden uzak, hem de şiiriyle kendini bu alana bırakmış bir şair izlenimi doğurmuştur bende.

Kendisiyle sanırım Trabzon’da bir şiir etkinliğinde karşılaşmıştık. Çok konuştuğumuzu hatırlamıyorum. Roman yazdığından bahsetmişti o zaman yanılmıyorsam. Sonradan çıktı da o roman. Ne o romanına bakabildim ne de yeni yazdığı şiirlere. Mor Taka dergisini de epeydir karıştırmadım. İlginç bir dergi Mor Taka. Dergi yayınına devam etmedeki çabası da güzel bence. Özellikle taşrada bir edebiyat dergisini yürütmek epeycene zor bir iştir. Sadece bu çabasıyla bile ilgiyi hak ediyor.

 

MUSTAFA CELEP

MUSTAFA CELEPDerviş Ve Güzellik

Bir şairin kişide yer etmesi hep insani açıdan olur. İtizal etmiş bir dünyada şairin insani vasıflarla mücehhez oluşu, çevresindeki kişiler tarafından hemen her zaman sığınılacak bir yurt olarak algılanır. Bir de şairin sanatında topyekûn insaniyete çağrı olarak telaffuz edilecek tutumları, durum alışları vardır, o ayrı bir bahis konusu. İnsan anılarıyla barışık yaşamalı. Her tür sıkıntıyla baş etmek zorunda kalabilirsiniz. Dünyanın türlü halleriyle hallenmiş olabilirsiniz. Türlü sınavlara ve kıstırılmışlıklara maruz kalabilirsiniz. Bütün bunlar mümkündür, yaşanması gerekiyordu ve yaşandı. Anıların kişide yer etmesi, canımızdan taşmaları ve bize bir insan sıcaklığını duyurması dolayısıyladır.

Üniversitede yeniyetme bir öğrenci olarak Yaşar Ağabeyin iş yerine giderken bütün bunları düşünmüyordum belki ama Trabzon’un kapalı iklimi ve hareketli insanları yanında bu çok renkli ve derviş meşrep şairin geniş ve çok boyutlu dünyası, bir insan olarak şairin portresinin başlangıç cümleleri olabileceğini anımsattı bana. O ağırkanlı ve sakin duruşum, şimdiden daha nesnel olarak baktığımda anlamlı ve benim açımdan alışılmışın dışındaydı.

Yaşar Bedri kucak açmıştı bana. Biz kimdik ve başka kucak açanlar kimlerdi? Başta Rahmetli Muhammet Esat Eroğlu, Şamil Baş, Muammer Yavaş. Üniversite sınavını kazandığımda şair ağabeyim Nurettin Durman ilk olarak Yaşar Bedri’nin Trabzon’daki işyerinin adresini vermişti bize. Bundan daha büyük bir sevinç olabilir miydi? Rahmetli Esat ağabeyle ilk olarak orada tanıştım. Esat ağabeyin bende benim gelişmemde büyük katkıları oldu. Yaşar Bedri, işyerindeki olgun ve ciddi duruşundan bir şey kaybetmedi ve her zaman yanına gittiğimde kütüphanesi benimdi artık!

Bir şehzade şehri olarak Trabzon’dan bana Yaşar Bedri Ağabeyin vakur duruşuyla Rahmetli Esat Ağabeyin hemen her zaman gülümseyen yüzü kaldı.

 

MUSTAFA OĞUZ

Mustafa OğuzŞiirini Yaşayan Bir Şâir

Yaşar Bedri, yaşamı dolu dolu yaşayan, yaşamı şiir gibi yaşayan bir şair. Uzaktan bu izlenimi ediniyorum. Şiirini yaşayan ve şiiri kendine dert edinen bir şair o. Gerek yaşamında gerekse yazdıklarında bu kendini gösteriyor. Mor Taka'ya gelince, kaptanın takası yaşamı gibi dolu dolu... Öylesine dolu ki bu, güzel ile çirkin birbirine giriyor bu takada. Mor Taka iyi bir dergi olmasına karşın bu tıkış tıkışlık nedeniyle kendini okutmakta zorlanan bir dergi... Yani satışı zayıf ama kendisi güçlü bir dergi... Kaptanın bu düzensizliği giderip elindeki dergiyi güzel satabilmesini dilerim. Mor Taka'ya uzun soluklu seferler...

 

AHMET USTA

Adam Gibi Adam

Görülsün, görülmesin, sürekli ışığını yakan adam: Yaşar Bedri. Komşulukla başlayan tanışıklığımız 90’lı yıllara dayanır. Arayanın bulabileceği bir değer. Sizi çeken bir dost, bir gönül insanı. Sımsıcak. Adam gibi adam. Bir derviş. Bir gezgin. Ne çok bizden biri. İçine çeker sohbeti. Söz mutlaka şiire döner Yaşar ağbide. Sohbet uzar da uzar. Sıkılmazsınız asla! Raftan mutlaka bir kitap çekilir. Bir çuval adamla çıkarılan dergilerin âlâsını tek başına çıkarır. Sayfalarını işleyen bir nakkaş olur. Zamanın O’nda farklı bir anlamı vardır.

Yeryüzünün aldığı anlama dönüşür O’nda zaman. Fotoğrafçıdır. Enerjisi sürekli sizi şaşırtır. Kendisine ihanet etmeyen şiire yaslanır daha çok. Şairdir. Ekmeğinde alın teri vardır; reklâmcıdır, nakkaştır. Küçük atölyesi her şeyidir, daha çok da gariplerin, meczupların sofrasıdır. Onlarca dergiden sonra çıkardığı dergi MOR TAKA’dır. Şiir ve kent kültürü dergisi ele aldığı dosyaların bütün taraflarını barındırır içinde, dergi kitaba dönüşür. Bu kadar işin içinden hakkını vererek çıkan ikinci bir adam yoktur herhalde. Tanıyanlar bilir bu sözün ne anlama geldiğini. “Rüzgâr muhalif esmezsedemir alır bu dergi”nin anlamı burada gizlidir. Yüreğinden sürekli kuşlar uçuran adam. Selam sana…

 

MUSTAFA UÇURUM

Mustafa UçurumKaradeniz Gibi                             

Tanımaktan mutluluk duyduğum kişiler albümümde yeri olan bir isimdir Yaşar Bedri ismi. Onu anlatmak için kullanabileceğim şair, yazar, fotoğraf sanatçısı, reklâmcı, motosiklet tutkunu, ressam, hattat, nakkaş… gibi sıfatların hepsi de onun üzerinde çok iyi duruyor. Bir süre “Ada” da bekledikten sonra sefere çıktığı “Mor Taka” sıyla ne çok yolcu taşıdı öyle, hepimiz şahit olduk.  Mor Taka; dosyalarıyla, yıllıklarıyla, yer verdiği isimlerin çeşitliğiyle ve özgünlüğüyle kaptanına yakışan yolculuklara çıktı.  Yaşar Bedri, Karadeniz gibi fırtınası üzerinden hiç eksilmeyecek bir kaptan olarak kalbimize seferler yapmaya devam edecek. Çünkü hepimizin içinde dinmek bilmez ağır bir “âh” var.

 

MÜŞTEHİR KARAKAYA

Müştehir KarakayaYaşar Bedri İle İlk Karşılaşma…

1993 yılının bir hazan günü olsa gerek, Nurettin Durman ile düş çınarı altında oturuyorduk. Bir baktık, omzunda fotoğraf makinesi, sırtında gazeteci yeleğiyle, saçları yeni yeni kırlaşmaya başlamış bir adam; hemen hemen benim boyumda, bize doğru geliyor. Bizi arıyormuş. Bu adam Mor Taka’nın kaptanı, nam-ı diğer Reis Yaşar Bedri’den başkası değildi. İlk karşılaşmamız böyle oldu. Her neyse, uzun hikâye, geçmiş günler…

Geçen yıllarda Samsun Şiir Günleri’nde kendisine sitem ettim:“Be Reis!” dedim. “Mor Taka mı bize küskün yoksa biz mi, belli değil…Üç, bilmem kaç defa sana söylememe rağmen bana dergi postalamadınız, takip edemiyorum yani. Biz Reis’i seviyoruz, Mor Taka’yı da, o bizleri seviyor mu, bilemem!”

 

OSMAN KOCA

Osman KocaKaptanı cevval, şiir sevdalısı ve kalender biridir       

Çıkılan onca sefer ardından takalar içinde morumsu olanı abordalaşarak rıhtıma göz kırpar. Kaptanı cevval, delişmen, şiir ve yazın sevdalısı ilginç bir o kerte alegoriye yatkın biridir. Çamçaklar boşlatılıp güvertelerde asudeliğe yer ayrılırken takalığından vazgeçip edebiyat sahiline yanaşan bu deniz-gah’ta her bi şey en ince detayına kadar konuşulmuş, yerel ve üniversal türler cenderesinde başat rol oynayan her zamanki gibi elbet ve ilelebet şiir olmuştur.

Takanın seyrüsefer ettiği sulumtırak coğrafya umumiyetle Trabzon olsa da, memleketin ahvali şeraiti hiç göz ardı edilmeksizin ve zaman ile zemin farkları kaale alınmaksızın hep bütün ülkedir. Bu ülkede şiire meraklı, nazım sevdalısı, yer yer öykü ve denemelere de müracaat eden ehil ya da çırak ne kadar kalem erbabı varsa hepsinin en uğrak ve işlek mekanlarından biri hiç kuşku yoktur ki mor taka’dır. Bu yönüyle “mor taka” Türkiye’de rüştünü ispatlamış on dergiden biridir dense, mübalağa edilmiş sayılmaz. Kaptanına gelince dedik ya hareketli, kımıl, şiir düşkünü, dergi üftadesi kalender biridir. Zatı alilerini dünya gözüyle görmek şimdiye dek kısmet olmadıysa da, edebiyat denizinde ayrı kulvarlarda yüzmüşlüğümüz vakidir. Bu vesileyle kaptanı ve yolcularıyla edebiyatın sulak çocuğu takaların moru mosmoru dergimize kucak dolusu sevgiler…

 

 

SAİD ERCAN

Said ErcanMor Taka Ve Yaşar Bedri         

Yaşar Bedri Özdemir’den bahsetmek belki de umuttan, hayattan, mücadeleden, sanatçı olmaktan, bahsetmek kadar geniş bir konudur çünkü karşınızdaki insan sadece bir şair değildir. Yaşar Bedri’de herkes hayatının bir kesitini bulabilir, O karşınıza bazen bir çaycı olarak çıkmıştır, bazen marangoz, bazen hattat, bazen ressam, bazen reklamcı, bazen dergici, bazen fotoğrafçı ama her zaman şair, her zaman sanatçı olarak çıkmıştır. Çağlayan bir su gibidir Yaşar Bedri daima şırıl şırıl daima yaşam dolu, onca zorluğa göğüs germiş fakat yılmamayı öğretmiştir ardı sıra gelenlere.

Sonra Mor Taka Türkiye’nin en önemli şairlerinden Yaşar Bedri’nin en kemale ermiş edebiyat düşü. Türk şiir hayatına damgasını vurmuş, şiir dergiciliğinde zirve bir dergi. Türkiye’de Cevat Çapan ile Nurettin Durman’ın, Veysel Çolak ile Adem Turan’ın, Erdem Beyazıt ile Ahmet Oktay’ın aynı anda yazdığı tek dergidir. Taşrada çıkan bir merkez dergisidir. Gelenekten kopmadan geleceğe yön vermenin nasıl olacağını öğreten dergidir.

Kültür Bakanlığı’na resti çekecek kadar yürek dergisidir. Bundan onlarca yıl sonra bile anılacak Şiir işçilerinin gözbebeği olan bir kuşak dergisidir. Orda bir Mor Taka vardır uzaklarda ve birilerinin yok saymasına rağmen var olmaya devam edecektir.

 

Adem Turan soruşturdu.

Güncelleme Tarihi: 24 Ekim 2009, 11:04
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
İrfan Yüksek
İrfan Yüksek - 9 yıl Önce

Sanırım en doğru şeyleri Mustafa Akar söylemiş. diğerleri biraz da hatır gönül meselesi yapmaya çalışmışlar gibi geldi bana.

DÜnya Bizim Okuru
DÜnya Bizim Okuru - 9 yıl Önce

Dünya bizim'e böyle dosya haberler yayınladığı için teşekkür etmek istiyorum, genel yayın yönetmeninin dergiciliğe özellikle de anadolu/taşra dergilerine verdiği önemi bildiğimden dergi haberlerine daha çok yer vermesini diliyorum.

yaşar bedri gibi küstülmüş güzel adamlar genç kuşaklarca bilinip takip edilmeli.

a.h.şahinbey
a.h.şahinbey - 9 yıl Önce

çocukken trabzondaydım yani büyük bir çocukken. nasıl görmedim yaşar bedri' yi bilemiyorum. okuyun ve anlamaya çalışın büyük şair.

banner19

banner13

banner20