Ne dernekleri var memleketimin!

Derdi olan için yapacak işler bitmez! Sorun ne yapacağını bilemeyen bir düzlemden çıkamamakta…

Ne dernekleri var memleketimin!

İnsanlara hizmet etmek diğergâmlığın zirve noktasıdır. Hizmetin çeşitli yöntemleri ve araç-gereçleri var. Kimisi kalemini kuşanır; popüler kültürün naylon edebiyat yoluyla boğmaya çalıştığı İslamî edebî kültürü, mürekkebinin son damlasına kadar savunur. Bazısı salatalığa-limona şarkı yazan snopların olduğu bir toplumda Üstadların; Mehmet Âkif’in, Necip Fazıl’ın, Sezai Karakoç’un şiirlerini besteleyerek hizmet eder. (Ki bu anlamda çalışma yapan Aykut Kuşkaya, Ömer Karaoğlu, Taner Yüncüoğlu, Mustafa Demirci ve Yusuf Goncagül gibi isimleri takdirle anmak gerek…)Kaynaşlılılara Hizmet Derneği

Birtakım mümin kardeşlerse, amatör bile olsa bir dergi çıkararak fikirle dokunmuş bir halka oluşturur. Bazıları bir kısa film çekerek insanlara yararlı olur. Site kurarak dünyayı kucaklayanımız da vardır, mübarek gecelerde cep harçlığıyla broşür bastırıp dağıtarak mahalli ‘çalışan’ da… Velhasıl insanlara faydalı olmanın, özellikle de mümin kardeşlerin derdiyle dertlenmenin tezahürü olan birçok hizmet şekli var.

İşlevsel bir hizmet etme yöntemi: Dernekçilik

Bu hizmet yöntemlerinin en önemli ve işlevsel olanlarından biri de dernek kurmak… Dernek gibi legal bir yapılanma aracılığıyla çok güzel çalışmalara, başarılı organizasyonlara imza atılabiliyor. İşte böyle bir hizmet anlayışıyla, Türkiye çapında faaliyetler gerçekleştiren ve Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın önderliğinde hareket eden gönüllü ağabeyler var. İllerde, ilçelerde ‘hizmet dernekleri’ kurarak, o bölgenin/yörenin fakirlerini manevi olarak nüfuslarına geçiriyorlar. Yoksullardan sorumlu olduklarının bilinciyle onlara erzak, giyim ve para gibi yardımlarda bulunuyorlar.

Bu bağlamda yakın çevremde 3 tane farklı isimde fakat aynı kaynaktan beslenen ve hizmet eden dernek var. İki tanesi Sakarya’nın ilçelerinde kurulmuş ve bu yerleşim yerlerini ihya ediyor: Akyazılılara Hizmet Derneği ve Hendeklilere Hizmet Derneği… Bu iki derneğin müntesipleri Çanakkale’yle ilgili halka açık programlar yapıyor. Mahalle muhtarlıklarını gezerek yardıma muhtaç fertleri tespit ve tedavi ediyorlar. Bunların yanı sıra Kutlu Doğum Haftası’na özel projeler de geliştiriyorlar. Halka pilav ve aşure dağıtmak, kitap sergisi açmak, sohbet ve seminerler organize etmek, üniversite içinde dinî kitap dağıtmak, tiyatro veya manevi bir atmosferde geçen geceler düzenlemek gibi…

Kaynaşlılılara Hizmet Derneği
(+)

Bu dernek başka…

Faaliyetlerini çok takdir ettiğim ve yaptıkları güzel işlerden dolayı sermest olduğum üçüncü dernek ise daha da aktif çalışıyor. İsmi “Kaynaşlılılara Hizmet Derneği”. 2006 yılında Düzce’nin Kaynaşlı ilçesinde doğmuş ve çalışmalarını da ağırlıklı olarak bu ilçeye hasretmiş bir yapılanma.

Demin bahsettiğim yoksullara yardım ve diğer hizmetleri zaten yapan bu dernek; ayrıca gözyaşı geceleri düzenliyor ve Kur’an ziyafetleri veriyor. Kurdukları namaz gönüllüleri platformu bünyesinde gerçekleştirdikleri konferans ve seminerlerle “namazla diril(t)meye” çalışıyorlar. Bu bağlamda Ahmet Bulut’u da ilçeye çağırarak, halkın istifadelenmesini sağladılar.

Kaynaşlılılara Hizmet Derneği
(+)

Kimi zaman da, adeta bir belediyeymişçesine büyük işlere imza atıyor Kaynaşlılılara Hizmet Derneği. Yaptıkları güzel işlerden biri de, Ramazan ayı boyunca iftar vermeleri... Üstelik 40-50 kişiye değildi bu iftar. Sayı zaman zaman 600-700’e kadar varsa da ortalama 300-400 kişiye oruç açtırıldı. Malum olduğu üzere böylesine bir iftar ve böyle bir organizasyon, ancak belediyeler tarafından geniş imkânlar seferber edilerek hazırlanabiliyor. Ama Kaynaşlılılara Hizmet Derneği bünyesinde bir araya gelen birkaç gönüllü ağabeyin, yoğun gayreti ve aşkı-şevki neticesinde mümin yurttaşlar böyle bir hayır işinden istifade ettiler. İftar hizmetinin yanı sıra, geniş kapsamlı bir “Ramazan Yardım Organizasyonu” da gerçekleştirdiler.

Örnek olacak bir iftar verme faaliyeti!

Dahası vurgulamam gerekir ki derneğin ‘iftar verme’ projesi de örnek olacak cinsten. Yalnızca sokakta kalanlara, fakirlere kurulan bir iftar sofrası değil onlarınki. Ailesiyle iftara gelen ve maddi durumu yerinde olan insanlar da bu Halil İbrahim sofrasındaydılar. İkramlar, tarihî Cuma Camii avlusunda kurulan “iftar bahçesinde” yapıldı. Derneğin yöneticilerinden olan, güler yüzlü ve hizmet eri Yusuf Demir, “Burası fakirlerin kendini fakir hissetmeyecekleri ve sadece fakirlerin gelmedikleri bir iftar yemeği” demişti sohbetimiz esnasında. “İftar çadırı” gibi artık bana iyiden iyiye çağdışı gelen bir formatta verilmemesi, ayrıca takdire şayan bir hizmet. Üstü açık bir alanda, piknik yapar gibi bir ortamda ve gayet intizamlı şekilde dağıtılan yemeklerle iftar açmak da bir başka oluyor yani… Hele de iftardan sonra çay ikram eden bir derneğin himmetindeyseniz…

Kaynaşlılılara Hizmet Derneği
(+)

Ali Baba’nın bir türbesi var

Derneğin çalışmaları hız kesmiyor. KAYHİDER’in organizatörlüğünde, Kaynaşlı halkı geleneksel olarak her yıl Haziran ayında ilçede bulunan Ali Baba Türbesi’nde toplanıyor. Dernek ikramlı bir toplantı düzenliyor ve burada vatandaşları bir araya getirerek, onlara mutlu saatler yaşatıyor. Güzel insanları da organizasyonlarına davet ederek, insanların o toplantılardan ruhanî bir bereket elde etmelerine vesile oluyorlar. Tabii ki verilen ikramlardan en güzeli, mevlüt okutmak ve misafirlere bir sohbet sofrası kurmak… 2010 yılında 14 Haziran’da yapılan buluşma ise, birçok kişinin ihtidasına vesile olan Nimetullah Hoca’nın da katılımıyla geçen yıllara oranla oldukça kalabalıktı.

Dünyaca ünlü TV 5 kanalında programlara çıkan ve 15 yıldır Japonya’da insanları İslam’a davet eden imam emeklisi, Nimetullah Hoca (Halil İbrahim Yurt) yaptığı sohbetle insanların ufkunu açtı. Kaynaşlı Eskiköy Mahallesi’nde bulunan Ali Baba Türbesi’nde tertiplenen bu faaliyete belediye başkanı İsmail Korkmaz, Düzce Merkez Kur’an Kursu öğrenci ve öğretmenlerinin yanı sıra yaklaşık iki bin vatandaş katıldı. Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden, Doç. Dr. Recep Cici de bir konuşma yaptı. Ardından yemek ikramı oldu ve dua edilerek program sonlandı. Bu projeyi 4. kez tertipleyen KAYHİDER yetkilileri, geleneğin devam edeceğini belirtiyorlar.

Gerçek erzak yardımı gönüllere yapılandır!

Belirtmek gerekir ki hizmet etmek demek; insanlara para, mal-mülk-yiyecek gibi yalnızca maddi konularda destek olmak değildir. Onları güzide şahsiyetlerle, ilim ve irfanla buluşturarak gönüllerindeki açlığı da gidermek, ruhsal yaralarına çözüm bulmak ve onların manevi gereksinimlerini de karşılamaktır. İşte Kaynaşlılılara Hizmet Derneği de hizmeti böyle anlıyor. Sadece Ramazan’da erzakları sırtlanıp, yoksullara dağıttıktan sonra bir yıl boyunca, ertesi Ramazan’a kadar hizmeti ‘pas geçen’ hayırseverlerden değiller onlar. Sürekli ve çok boyutlu bir yardım anlayışları var.

Dernekçiler toplum mimarlarıdır!

Hâsılı kelâm, ellili yaşlardaki ruhu genç ağabeylerimiz mümin kardeşlerine hizmete devam ediyorlar. Onlar iş yapıyorlar iş! Sözle yürütmeye çalışmıyorlar gemilerini. Bizler de inanan ve entelektüel uğraşlar içinde olan gençler olarak; masa başında kalmamalı ve aksiyoner olmamız gerektiğinin farkında olmalıyız. Sevgilimiz veya sevdiklerimiz dışındaki insanları da sevebilmeli, zor durumdaki insanları kalbimizde ve zihnimizde ağırlamayı bilmeliyiz. Sonra da onlara hizmet etmeliyiz. Tabii ki bu hizmetin çeşitli şekillerde olabileceğini biliyoruz. Dernek kurmak ve böyle bir yoldan insanlara yararlı olmak da bir yöntem… Gelin bir dernek kurun veya kurulmuş olan derneğin elinden tutun, faaliyetlerine katılın, madden veya bedenen destek olun… Müminlerin kurduğu derneklerin artması ve toplumun gözüne giren işler yapması, insanların dine ve dindarlara olan bakışlarını daha çok olumlulaştırır. Böylece toplumsal dönüşüm noktasında hiç umulmadık bir kale kazanılmış olur. Derneklerin faaliyetleri sosyal yapıyı inşasında çok önemlidir. Bu anlamda güzel işler yapan dernek yöneticileri, toplum mimarlarıdır. Dernekçilik yapmayı düşünenlerin şimdiden yolu açık olsun!

 

Abdullah Yalnız haber verdi

GYY'nin notu: Dernek kurmak konusunda aman uyaralım sizi. Başınız çok ağrır. Hazır kurulmuş bir dernekte kimi okumalar düzenlemek mesela harika bir faaliyettir. Birçok derneğin yapamadığı bir faaliyettir.

Herkesler bin kişilik iftarlar verebilir ama haftada iki sayfa Mesnevi, hadis okumayı bir faaliyet olarak beceremez, beceremiyor!!!!

Güncelleme Tarihi: 22 Eylül 2010, 16:36
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26