Müslümanca duyuşun Özdenörencesi

73 yıl önce Mayıs ayında dünyaya gözlerini açtı iki Maraş klasiği, Alâeddin ve Rasim Özdenören kardeşler…

Müslümanca duyuşun Özdenörencesi

 

İki insanın arasındaki bağlılık, gönüllerin birbirine nüfuz edebildiği kadardır; ikinin bir olabildiği, benliğin ortadan kalktığı kadardır... İkiz kardeşler vardır; kaderleri birlikte doğmak olduğu halde hayatın rüzgârı onları farklı alanlara savurur. İkiz kardeşler vardır; kader onları kalemin mürekkebiyle tanıştırır, aynı yolda omuz omuza yürürler. 73 yıl önce Mayıs ayında dünyaya gözlerini açtı iki Maraş klasiği, Alâeddin ve Rasim Özdenören kardeşler…

Medeniyetin Burçları - Rasim Özdenören Kitabı’nda yer alan M.Nezir Eryarsoy’un yazısına göre onlar yüksek tahsil yapmaya gidene kadar aynı yatağı paylaşmışlar. Daha ilkokul yıllarında anneleri onları sabah namazına kaldırırmış. İki kardeş evlerinin alt katındaki mutfakta bulunan çeşmeden defalarca abdest almışlar. O gün okula gittiklerinde kendini yetişkin, büyük bir adam gibi görmüş Rasim Özdenören. Daha ilkokul üçüncü sınıfa giderken okudukları masal kitaplarıyla kazanmışlar okuma zevkini. Ortaokul ikinci sınıftayken ayrılmış öğrenim hayatları. Yazı hayatına ise daha lise yıllarında başlamışlar.Rasim Özdenören

Bir dergiye yazmak, edebiyat yoluna hizmetin ilk basamağıdır. Onların hayat yolu edebiyatın parke taşlarından döşenmiştir. Onların adımları cümlelere ve mısralara takılır. Sermest duyguları aşk yolcusu, mısraları ve satırları hüznün soluğu… Sahifelerinde dağlardan aşağı inercesine bir coşku ki dokunduğu yeri yeşerten… Sonrası buğday ve ayçiçeği tarlalarında kelebeklerle yarışan şiirler, yazılar... Güneşin kollarında, dökülen yaprakların konfetisine tutunan yazılı seslenişler… Birisi şiir büyütmüştür bağrında, diğeri öykü…

Gölgeler dünyasından kopmadıkça insan, hakikat dünyasını bulamaz. Bu yüzdendir iki kardeşin mana arayışları. Bu yüzdendir manaya olana hayranlıkları. Dosdoğru yola “dava” deyişleri bu yüzdendir...

Müslümanca düşünme ve yaşamayı sanat bilerek kağıda yansıttılar

Ötelere uzanmak derinlik ister, iman ister, farkındalık ister.  Mavera Dergisi’nde yazmaya başladıklarında çizgileri belirginleşmişti. Onlar “yedi güzel adam” ifadesiyle efsaneleştiler: Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Erdem Bayazıt, Alaeddin Özdenören, Akif İnan, Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören… Yedi Güzel Adam’dan biri olmak her ikisi için de arkadaşlığın, dostluğun, vefanın, birlik ve beraberliğin örneği oldu. Zaman içinde Sezai Karakoç ve Nuri Pakdil’in yerini Hasan Seyithanoğlu ve Ersin Nazif Gürdoğan aldı.

Özdenören kardeşler Müslümanca düşünme ve yaşamayı sanat bilerek kağıda yansıttılar. İnandıkları gibi düşünüp inandıkları gibi yaşadılar. Din adına basmakalıp söylencelerden sıyrılarak Müslümanca yaşamanın yollarını ilimle araladılar. Edebiyatı bu yolda basamak olarak kullanarak birçok insana şiir, deneme ve hatıra yazılarıyla ulaştılar.

Alaeddin ÖzdenörenOnlar, herkesin baktığından farklı olarak baktılar dünyaya ve herkesten farklı bir şekilde algıladılar dünyayı. Evrensel bir düşünce ekseninde kelimeleri imanla yoğurdular. Güçlü tasvirlerle zihinlerde nice tablolar ve portreler çizdiler.

Rasim Özdenören aşk kavramını çeşitli açılardan incelerken ayetleri ve hadisleri ihmal etmedi. Hikâyelerinde ve düşünce yazılarında konunun derinliğine inerken evrenselliği elden bırakmadı. Hüzün sağanağında acı ve kederi işleyen Alaeddin Özdenören sırılsıklam bir yalnızlığın hediyesini, gönüllerde şiirle yer bularak aldı. O, herkesin baktığından farklı olarak baktı dünyaya ve herkesten farklı bir şekilde algıladı dünyayı. Şair yüreği hüzün, ayrılık, ölüm, keder gibi duygular işledi mısralara. İnandığı dava uğruna zindan kapılarına eyvallah etmedi.

Doğum ile hayatı tefekkür etmek, ancak, ölüm ile gerçek ve ebedi hayata geçileceğini idrak etmekle mümkün. İmtihan dünyasında sorular yok, ameller var. İkiz kardeş olmak nefes sayısını ikizlemez. Biri erken ayrılır dünyadan, diğeri yalnızlığıyla kalır. Peygamber Efendimiz gibi 63 yıl yaşadı Alaeddin Özdenören. Her gidiş dirilişin ilk basamağıdır. Kalanlar hasretin kucağında, kıyamet gününde yeniden doğuyor gibi uyanmayı beklerler.

 

Sergül Vural yazdı

Güncelleme Tarihi: 20 Mayıs 2013, 15:44
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13