Muhacir şairlerden biriydi!

Hakiki manada başarıya ulaşabilmek için 'önce maneviyat' diyen Akif İnan, hayatı boyunca, değerlerine sahip çıkabilen bir neslin yetişmesi mücadelesini vermiş.

Muhacir şairlerden biriydi!

İmanın yükselen sesiydi o. Edebin ve hayanın şairiydi. Mısralarını okudukça zamanı aşan sesi gönül pınarlarımıza çağlayanlar gibi akar, çizdiği imajların büyüsüyse gönlümüze değerek bizi bizden alır ve manalar aleminde bir yolculuğa çıkartırdı. Adeta düşünceler diyarında Akif İnanrehberliğimizi yapardı kelimeleri.

Bir medeniyet haritası onun şiiri

İçinde birikmiş olan  duygu yoğunluğunun kıpırtıları hareketlenmeye başladığındaysa güneşin o pırıltılı ışıkları etrafında aralanan kapı, bizleri kurulmuş olan yeni bir dünya düzenine davet ederek ışıyan gün yüzünün medeniyet haberciliğini yapardı. Akif İnan’ın şiirlerinin en büyük özelliği ise divan şiirini ve halk şiirini bir arada kullanarak edebiyatımıza yeni bir soluk getirmiş olmasıdır. Erdem Bayazıt’ın tabiriyle onun şiirleri  “klasik tarzla yeni arasında” köprü vazifesi gören bir medeniyet haritasıdır.

Ne uzak durdu ne körü körüne bağlandı

Akif İnan

Evet, Akif İnan’ın şiir ve yazılarına bu açıdan bakabildiğimiz takdirde, eserlerinin genel olarak bir medeniyet problemi üzerinde kurulmuş olduğunu görürüz. Çünkü o, sorunların nedenlerini medeniyetten kopuş olarak nitelemekte ve medeniyetin tekrardan ayağa kalkabilmesi için varlık mücadelesi verebilmenin gayesini gütmekteydi. Tabii bunları yaparken medeniyet konusunda ön plana çıkmış olan iki görüşten, ne ondan uzak durma, ne de körü körüne bağlanma gibi bir tutumu da asla benimsememiştir. Olayları çok iyi bir şekilde gözlemleyerek teşhis etmiş ve tedavi yöntemlerini ortaya koymuştur.

Akif İnan
Akif İnan

Değerlerine sahip çıkan bir nesil için çalıştı

Zarif ve kararlı kişiliği meselenin sadece şiir yazmakla halledilemeyeceğini de öne sürerek, fikriyatın pratiğe dökülmesi gerektiği inancındaydı. Çünkü bugüne kadar büyük bir özveriyle meydana getirmiş olduğu eserleri içerisinde bulunduğu eğilimin fikri yapısını ortaya koymaktadır. Yani geçmişine sahip çıkarak yeni bir medeniyetin inşâsı için yılmadan, usanmadan çağın karanlıkları karşısında topluma ışık tutma gayretiyle yanan fertlerin mücadelesini anlatır bizlere. Bir nevi sanata sosyal boyutuyla mana kazandırmış olan bu şair, hayatı ve medeniyeti, sanatla iç içe olması gereken vazgeçilmez olgular olarak görmektedir. Onun nazarında adımlar ne kadar sağlam olursa olsun, temel sağlam olmadıkça bireylerin hedeflerine ulaşması mümkün değildir. Hakiki manada başarıya ulaşabilmek için ‘önce maneviyat’ diyen Akif İnan, hayatı boyunca, değerlerine sahip çıkabilen bir neslin yetişmesi mücadelesini vermiştir. Eğitimci yanı ise bu noktada geniş kitlelerin bu doğrular etrafından bilgilendirilmesini ve bilinçlendirilmesini sağlayarak sağlam temellerin atılmasını sağlamıştı.

Muhacir şairler kervanından bir şair

Ve bunun yanısıra yeri geldiğinde kalemine sarılabilen bir şair, yeri geldiğindeyse haklı mücadelesini sürdürebilen bir eylem adamı olarak karşımıza çıkan Akif İnan’ın, düşünceleriyle amel ediyor olması onun filozofik bir düşünce sisteminden ayrılarak, Muhammedî bir düşünce sisteminin içersinde yer aldığını göstermektedir. Şunu da unutmamak gerekir ki Akif İnan, muhacir şairler kervanına katılmış ender şahsiyetlerden bir tanesidir. Medeniyetin ihyası için fikrî mücadelesinden hiçbir zaman vazgeçmeyerek kişisel haklarından dahi feragat etmesi bunun en büyük göstergesidir. Ayrıca toplumun çözülmelerine karşı, çağı iman zırhıyla bürüme gayesi bugünkü nesillere bırakabileceği değer arz eden hazinelerin de ötesinde bir şeydir. O da, tıpkı hocası Hoca Ali Efendi gibi kendisinden sonraki nesillere bir şeyler bırakabilmeyi bu yüzden kendisine gaye edinmiş ve kardeşlerinin dertleriyle dertlenenler halkasına katılmıştı. Ve yazın hayatı boyunca da bu güzel anlayışı kendisine aşılayan hocasını kaleme alamamanın üzüntüsünü hep içinde hissetmişti. Özellikle de yakın dostu Necip Fazıl’ın, O ve Ben kitabına benzer bir eser yazmak isteyip de, vakit bulamadığından dolayı yazamamış olması onu sık sık hayıflandırarak üzüntüye sevk ediyordu.

Büyük Doğu’nun da özel bir yeri varAkif İnan

Fakat biliyoruz ki Akif İnan, bunun dışında birçok eser vermiş ve dergi çalışmalarında bulunmuştur. Özellikle dergi faaliyetlerinde kendisinin de içinde bulunduğu “Yedi Güzel Adam”, Mavera dergisini çıkartmışlardı. Dergi, “yaşama biçimi halinde öz uygarlığı yeniden yürürlüğe koyma davasını güdenlerin edebiyat alanındaki bir buluşma yeri" olarak görüldüğü için edebiyat burada bir nevi medeniyet köprüsünün ayağı olarak da nitelendirilebilir. Ayrıca Necip Fazıl’ın çıkarmış olduğu Büyük Doğu dergisinin de Akif İnan’da özel bir yeri olduğu muhakkaktır. Çünkü Necip Fazıl’ın, konferans için Ankara’ya geldiğinde Akif İnan’ın evinde kalmayı özellikle tercih ediyor olması aralarında ayrı bir muhabbet bağının gelişmesine vesile olmuştu.

Son olarak da mazinin Akif İnan için çok önemli olduğunu bilmemiz gerekmektedir. Kaleminin gücünü geçmişin derinliklerinden alan bu şairin mısralarını okurken şiirlerine tarihin gözleriyle bakabilmeliyiz. Kalemini kuşandığı günden beri geleneğe bağlı bir şekilde hareket ederek din, edebiyat ve medeniyet düşüncesi üzerinden insanlığa yol göstermiş olan bu şairi rahmetle anıyoruz.

 

Enes Yaşar onu anmayı görev bildi

Yayın Tarihi: 26 Haziran 2010 Cumartesi 13:16 Güncelleme Tarihi: 29 Haziran 2010, 20:48
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
fkgk
fkgk - 11 yıl Önce

acaba oğuz atay ın bir bilim adamının romanında anlattığı prof.mustafa inan la bir bağlantısı varmıdır.merak ettim. (not: yokmuş!

Arif Altunbaş
Arif Altunbaş - 11 yıl Önce

Mehmet akif İnana Hocamızı hatırlamak ve onu bizlere hatırlatman bir vefakarlıktır.
Onun hep vefalı idi dostları...Kendisi ise;bir vafa anıtı idi....
Binlerce talebe yetiştirdi.
Yüzlerce konferans verdi.
Ülkemizde adam gibi bir islam gençliği yetişsin diye gece gündüz durmadan çalıştı,didindi.
Rahat uyu Hocam ..Çizgini sürdürenler var.Seni hatırlıyanlar var..
Allahın rahmeti üzeriene olsun.
Kabrin nur ile dolsun.
Selam Hakka tabi olanlara...
Onun dostlarına,onu unutmıyanlara.

banner26