Meryem Canan Ceylan yeniden yazmalı

Yetmişli yıllarda oyuncu olarak geçirdiği hayatından tevbe ederek, Müslümanca bir hayatla şereflenen bir mühtedidir Canan Ceylan. Rabbinin dininin gerektirdiği gibi bir ömür sürdürmeyi karar verdikten sonra, isminin başına bir de Meryem’i koyar. Fatih Pala yazdı.

Meryem Canan Ceylan yeniden yazmalı

 

 

İhtida etmek; hidayete ermek, hidayet yolunu tercih etmek, fıtratına dönmek, temiz fıtratta karar kılmak demektir. Şeytanî ve cahilî düşünce ve yaşayışlardan uzaklaşıp, onlara bir daha dönmemek üzere özüyle söz vermektir ihtida etmek. Onunla buluşan, felah bulmuştur. Ona yakın durmayan ise helak olmuştur. Kutlu bir yolun yolcusu olmanın diğer adıdır, hidayet.

Cahiliyeden hidayete

Yetmişli yıllarda tiyatro ve sinemalarda oyuncu olarak geçirdiği hayatından tevbe ederek, seksenlerin başında Müslümanca bir hayatla şereflenen bir mühtedidir Canan Ceylan. Rabbinin aziz dini olan İslam’ın gerektirdiği gibi bir ömür sürdürmeyi aklına ve kalbine yerleştirdikten sonra, isminin başına bir de Meryem’i koyar. O artık Meryem Canan Ceylan’dır. Hakkın yolunu tercih edip batıldan nasıl feragat ettiğini “Sahneden Mabede” ile “Batıldan Hakka Dönünce Görüp Düşündüklerim” isimli iki kitabında anlatır. Eski günlerini “cahiliye dönemi” olarak görür; tıpkı şehid Seyyid Kutup gibi. Bu iki eserinde, anlatır da anlatır. Başka kimselerin, aynı tuzakların avı olmaması için anlatır.

İnsanların, Yüce Yaratanları’nın emirlerinin dışında bir yürüyüş sergilemelerine bir anlam veremez. Rabbe kulluk vazifesi için verilen bedenin, şeytanî ve şehevî arzuların iğrençliklerine kurban edilmesine hep içerler. Kadının, sadece dişiliğiyle önplanda tutulmasını hayretle karşılar; esasen onurlu bir kimliğin ve kişiliğin simgesi olarak görür kadın olmayı.

Daha sonraki yıllarda, düşüncelerini insanlara ulaştırmak gayesiyle kitap yazmaya devam eder. İlk iki kitabı harici, bir de şunlara imza atar Meryem Canan Ceylan: “Acı Gerçekler”, “Bir Garip Ülke”, “Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak Hz. Aişe”, “Kadın ve Erkek Arasındaki Sadakat ve Aşk Farkı”. Bu eserleriyle, Müslüman kadının olması gerektiği yeri belirginleştirir. Müslüman kadının, toplum içerisinde Müslümanca söz söyleme hakkına sahip olduğunu hatırlatır karanlık zihinlere. Kadının, “cennet olucu” ve “cennete götürücü vasıflar”ı kuşanması gerektiğini de ayrıca akıllara kazımış oluyor bu tavrıyla. Bunların yanı sıra Ceylan, davetçi bir kimliğe bürünmüş olduğunu da kitapları vesilesiyle aktarmaya çalışır.

Meryem Canan'ın selamını almaya gönül rahatlığıyla hazırım!

Tarihlerini hatırlayamasam da, Akit/Vakit Gazetesi’nde uzun bir süre köşe yazarlığı yaptı. Yazılması gerekenleri, yapılması önem arz eden şeyleri silinmez nitelikteki kaleminin mürekkebiyle, ülkesi insanlarına ulaştırmanın gayesini güttü gazete yazılarıyla. Yazdığı günlerde, gazetede okumadan geçmediğim nadir yazarlardan biriydi. Düşünceleri, nazarımda kıymetliydi; hepsi okunmalı ve üzerinde durulmalıydı bana göre. Emine Şenlikoğlu’nun “kadınların kaleminden kadın erkek herkese” hitap eden Mektup Dergisi’nde de, zaman zaman makalelerini yayımlatmıştı.

Ya şimdi? İşte bu sorunun cevabını ben de bilmiyorum. Şimdi ne yapar, ne eder, ne söyler, ne yazar ve neyi yaşar bilmiyorum. Açıkçası, bilmeyi çok isterim; başka isteyenlerin de çıkacağını düşünüyorum. Onun gibi bir değerin sessiz kalması, onun gibi bir değerden habersiz kalmamız biz Müslümanlar için kayıp sebebidir. Düşünen, üreten ve bunları kardeşleriyle paylaşanların yeri, ayrı olmalı bizlerde. Bir zamanların “yazdıklarıyla hayır getirenler”inden olduğu kanaatini taşıdığım Meryem Canan Ceylan’a, bu sözlerimizi iletecek taliplilerin çıkması, bizi hem memnun ve mutlu edecek, hem de onların şahsına yönelik dualarımızın kapısını aralayacaktır.

Meryem Canan Ceylan, yeni bir kitapla ya da Yeni Akit, Yeni Şafak, Milli Gazete, Milat, Star gibi bir gazetede köşe yazarlığıyla ya da Özgün İrade, Vuslat, Nida, Genç Birikim, İtibar vb. dergilerde makale yazılarıyla biz okuyucu kardeşlerine yeniden bir selam verebilir mesela. Bu selamı, gönül huzuruyla alacağımızdan ve gereğini yapacağımızdan hiç ama hiç şüpheleri olmasın.

 

Fatih Pala yazdı

Güncelleme Tarihi: 30 Ocak 2014, 17:03
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13