Memleketle dolu bir hayat ve memleket kokulu hikayelerin sahibi: Şevket Bulut

Kilis’ten Maraş’a, Sivas’a, Adana’ya ve Erzurum’a memleketle dolu bir hayat ve memleket kokulu hikayelerin sahibidir Şevket Bulut.

Memleketle dolu bir hayat ve memleket kokulu hikayelerin sahibi: Şevket Bulut

 

1936 yılının Temmuz ayında Kilis’te doğan Şevket Bulut, önce babasının sonra da annesinin erken gelen ölümleriyle kimsiz kimsesiz kalmış, eğer anneannesi Elif Nine’nin ısrarına kapılıp da okumasaymış küçük kardeşi Hikmet Usta gibi minare ustası olacak ve bizi onca güzel hikayeden mahrum bırakacakmış… Belki minareci ol(a)mamış, ama her biri minare gölgesinde yazılmış çok güzel hikayelerden ses vermiş…

1946’da 10 yaşındayken babasını ve 1952’de 16 yaşındayken annesini kaybeden bu güzel adam okuma uğruna neler çekmiş, nelere katlanmış, bunu hem anlamak hem de anlatmak hiç de kolay değil.

Mesela, sanki de saf bir örnek olarak, hayata çırak olarak başlamış ve çorapçılıktan köşkerliğe, gazete satıcılığından inşaatçılığa kadar çırak olarak başlayıp her birinde bir iz bıraktığı bir çok ilk işler yapmış.

Bunca çıraklık tecrübesinden olacak, kısa zamanda çıraklığını yaptığı hemen her işin önce kalfası sonra da ustası olabilmiş. Misal mi, onun hep takdir edilen inşaatçılığı ve hikayeciliği…

Okuma peşinde memleketten memlekete Kefensiz Ölüler, Şevket Bulut

Aslında sanat hayatına şiirle başlamış Şevket Bulut. 1954’te ‘Genç Kilis’ gazetesinde ilk şiiri yayınlanmış ve kısa bir zaman sonra inşaat okulunda okumak üzere Adana Yapı Enstitüsü’ne kaydolmak üzere Adana’ya gitmiş. İş, ekmek ve eğitim peşinde yapayalnız bir gencin örnek mücadelesi içinde geçen bu ilk gençlik çağlarında Şevket Bulut adeta kendi kendine hem analık hem de babalık etmiş. Büyük usta Mustafa Kutlu’nun deyimiyle, her nerede olursa olsun sanat ve edebiyatla bağını koparmayan Şevket Ağabey, Adana’da da boş durmamış ve hem okulunu okuyup hem de Adana’da yayınlanan ‘Bugün’ gazetesinde şiirlerini yayınlamaya devam etmiş. Heyhat ki, Erzurum’da tanıştığı Mehmet Kaplan Hoca’ya şiirini beğendiremediği için, şiirden vaz geçerek hikayede karar kılmış ve bu karardan sonra asıl sanatını hikaye ile sergilemeye başlamış.

Erzurum’da yükselen bir inşaatçı ve bir Hikayeci

Şevket Bulut’un Erzurum’a gelişi 1957 yılına rastlıyor. Adana’da Lise öğrenimi gibi gördüğü inşaat enstitüsünden mezun olduktan sonra ön lisans olarak kazanmış olduğu ‘Tekniker Okulu’nda okumak üzere Erzurum’a  gelmiş ve bu şehirde hem inşaatçılığının hem de hikayeciliğinin seviyesini yükseltme fırsatı bulmuş. Onun hayatında oldukça önemli bir yeri olan bu 3 yıl kendi ifadesiyle de büyük kazanım yılları olmuş. Çünkü hem hayatla hem taşrada bir memleketle hem de memleketin içinden gelen hikayelerle Erzurum’da tanışmış Şevket Bulut.

Aynı yıllarda ‘Hareket’ dergisi ekolüyle de tanışan Şevket Bulut, Erzurum’da tanıştığı Mehmet Kaplan Hoca’ya şiir ve hikayelerini gösterme fırsatı bulmuş. İşte bu tanışma sonrasında Şevket Bulut’un sanat hayatı adeta gerçek zeminine ulaşmıştır diyebiliriz. Zira ondaki tahkiye kabiliyetini gören Mehmet Kaplan Hoca onu şiirden vazgeçirerek hikayeye yönlendirmiş.

Hekatçı Behçet’in Kahvesinde başlayan Hikaye…

Şevket Bulut’un Erzurum’da tanıdığı tek önemli sima elbette Mehmet Kaplan Hoca değil. Çünkü Erzurum’daki bu öğretim yıllarında şehrin merkezindeki en eski mahallelerinden biri olan Karaköse Mahallesi’ndeki kıraathanesiyle meşhur ‘Hekatçı- Hikayeci Behçet Usta’yı da Erzurum’da tanımış ve yerel ağızla ‘hekat- hikaye’ anlatan bu bilge adam bir anda halkı ve halkın gerçeklerini anlatmanın derinliğine çekivermiş Şevket Bulut’u. Onu bu kadar etkileyen bu bilge hikayecinin yanında o yıllar Erzurum’da oldukça emek işi bir biçimde süren aşıklık geleneğinin etkisini de eklemek gerekiyor.

Ve Hikaye ile çıkılan yolda giderek Ustalarla tanışma- Ustalaşma

Al Karısı, Şevket BulutBaşta da söylediğimiz gibi, Şevket Bulut aslen Kilisli olmasına rağmen ülkenin pek çok yerinde bulunmuş ve bir memleket adamı olarak şekillenmiş adeta. Maraş’ta geçirdiği ilk gençlik yıllarında uzaktan uzağa ‘Özdenören kardeşleri’ kendisine dost ve usta olarak bellemiş ve sürekli takip etmiş. O kadar ki, Şevket Bulut’u bu anlamda Maraşlı hikayecilerden sayan antoloji yazarlarından bile bahsetmek mümkün. Adana’daki Lise öğrenimi sırasında ‘Bugün ‘ gazetesindeki şiirleri dolayısıyla uzun zaman Adanalı şairler arasında sayılmış ve Erzurum’daki yılların sonunda da kendisinin Erzurum’dan etkilenmesi bir yana Erzurum’da da çokça kişinin dostu ve arkadaşı olarak büyük bir etki bırakmış. İşte bu yüzden bugün için Şevket Bulut ve hikayeciliği denilirken bu şehirlerin hemen tümünün  akla gelmesi ve bu şehirlerdeki sanat çevrelerinin hiçbir zaman kendilerinden ayırmadıkları ve tanımakla mutlu oldukları bir memleket adamı olarak kabul görüşüne şaşırmamak gerekiyor.

Onu bu anlamda, Erzurumlu, Maraşlı, Sivaslı, Adanalı bile saymak mümkün…

Şevket Bulut için ne demişlerdi?..

‘Hikayecilik romancılık gibi değildir. Hikayeci de romancı gibi değildir. Hikayeci dünyaya kısa bir pencereden bakar. Ben gerçekçi bir hikayeciyim. Konularımı Anadolu insanından seçiyorum. Benim hikayelerimin özü Dede Korkut’a, Meddah geleneğine, Hacivat ve Karagöz’e dayanır. Benim hikayelerimde Köroğlu vardır. Bu bizim kendi özelliğimizden ziyade zengin kültürümüzden kaynaklanır… Ö.Seyfettin hikayelerinde tarihe yaslanmıştır. Ben de konularımı halkımdan aldığım efsanelerden seçtim, bunları modern bir anlayış ve hikaye üslubuyla yazmaya çalıştım.’ der, Şevket Bulut.

Şevket Bulut hikayeciliğinde dikkati çeken en önemli özellik, onun hikayelerinin bir çok folklorik ögeye yaslanmasıdır. Hikayelerinde kaçakçılıktan, suç ve zina olaylarına kadar pek çok konu hem yerel değerler hem de evrensel iyiyi kucaklayacak bir netlikte Müslüman Anadolu insanının perspektifinden verilir. Sanki İnşaatçılığı gibi hikayeleri de bütün doğallık ve saflıklarına rağmen kolayca sökülemeyecek kuvvetli bir yapıya sahiptir.

Mustafa Kutlu onun için; ‘Şevket Abi, dünyanın en iyi insanlarından biriydi.’ der ve devam eder. ‘Çok sıcak ve mütevazi bir insandı… Klasik hikayeciliğimize Anadolu’nun temiz, has ruhunu yerleştirmiştir.’

Rasim Özdenören’e göre ise, önce gıyaben tanıdığı ve daha sonra yüz yüze tanıştığı, Şevket Bulut; tam bir tevazu adamıdır ve bu tevazuu dolayısıyla da kendinden ve hikayelerinden çok Rasim Özdenören’in hikayelerinden bahseden bir güzel Anadolu Hikayecisidir…

Beşir Ayvazoğlu ise Şevket Bulut’tan şöyle söz eder; Bulut, aralarında yaşadığı insanları ve o insanların her leye rağmen yitirmedikleri değerleri anlatan bir hikayecidir. Başı sonu belli bir hikayedir onun hikayesi ve ne söylemek istiyorsa doğrudan söyleyen bir hikayedir…

Aydınlara karşı halkı savunan Hikayeci

Ona bir Anadolu gerçekçisi de diyebiliriz. Çünkü onun en önemli özelliği memleket insanını, bir ‘cahiller topluluğu’ olarak gören ve böylece memlekete yabancılaşan nice aydının aksine tam bir münevver tavrıdır… Şevket Bulut gerek hayatında ve gerekse hikayelerinde halkı, hep bir şeyler öğretilen değil, hep bir şeyler öğrenilen bir kaynak olarak görmüş bir gönül adamıdır… Değil mi ki, bu gün bile sıkıntısını çokça çektiğimiz ‘aydın yabancılaşması’ na karşı kendisini tarif ederken; ‘Ben bu aydınlara karşı halkı savundum..’ diyebilmiştir.

Yayınlanan Hikayeleri

1996 yılında vefat eden ve Kuyruğu Kesilen At adlı hikayesi TRT tarafından kısa metrajlı film olarak da çekilen Şevket Bulut’un bu hikayesi daha sonra ‘Obalar ve Atlar’ ismiyle uzun metrajlı film olarak da çekilmiştir.  Mustafa Kutlu’nun deyimiyle; ‘Riyasız halkın, doğrudan ifadeli klasik hikayesini bir köy çeşmesi duruluğunda anlatan..’ Şevket Bulut’un yayınlanmış kitapları şunlardır…

Al karısı                  1971- Hareket Yayınları

Sarı Arabalar         1974- Hareket Yayınları

Dilek Çınarı             1975- Türk Edebiyatı Yayınları

Kefensiz Ölüler      1984- Dergah Yayınları

Sınırdaki Tarla        1996- Dolunay Yayınları

Yıkık Minare           1996- Dolunay Yayınları

Baharı Göremeyen çocuklar- 1996- Dolunay Yayınları

Şahin Torun bir hikayeciyi hatırlattı

 

 

 

Yayın Tarihi: 18 Kasım 2011 Cuma 21:07 Güncelleme Tarihi: 22 Ağustos 2017, 11:48
banner25
YORUM EKLE

banner26