Mehmet Emin Ulu'ya Dikkat Edin

Mehmet Emin Ulu Tokat'ta yaşıyor. Aslına bakarsanız emekli bir insan o..

Mehmet Emin Ulu'ya Dikkat Edin

Bu Adama Dikkat!

 

 

 

Mehmet Emin Ulu Tokat'ta yaşıyor. Aslına bakarsanız emekli bir insan o. Bu cümleyi sarf edişime kesinlikle gülüyordur, buna eminim. Evet, emekli, emeksizlerden değil o. Elazığ'dan kalkan bir otobüs buluşturdu ikimizi. Oysa aynı etkinlik içinde üç gün boyunca dolaşmış, birbirimizi fark etmeden geçip gidivermişiz. Gazeteci olduğumu öğrenince şöyle bir gerilere gidiverdi. 1978'lerde İstanbul2da dolaştık. Öğrenci olarak geldiği bu şehirde büyük acılar yaşamıştı.

 

Malum, bizim masal gibi dinlediğimiz bir dönemin "akıncı"larından biri o. Sistemin gadrine rağmen nasıl çırpındığını anlattı bir bir.

 

Çok sayıda öğrenci yetiştirmiş, gönlünün uzanıverdiği her kişiyi sevgi halkasına katıvermiş. Üniversiteden emekli olduğu günden beri sanki hiçbir şey değişmemişçesine çabalarını sürdürüyor.

 

Çok sayıda kitabı varmış, bazılarını görmüşüm ve geçmişim. Çok sayıda senaryosu var.

Hiçbirinden haberdar olmamışım. Kalın ciltli araştırma kitapları yayımlanmış, "taşra" parantezine alıp umursamamışım. Eserleri sahneye taşınmış, rolümü unutuvermişim.

 

Mehmet Emin Ulu projelerini anlattıkça "yok artık" dedim. Senaryolarından birini götürmüş çok bildiğimiz bir kanala. İlgilenmişler, ne güzel demişler, çay, kahve?

 

Sonra dönmüş memleketine. Kulağı telefonda beklemiş de beklemiş. Tokat, İstanbul'a o kadar uzakmış ki, bir türlü beklenen haber yol bulup dağları aşıp varamamış oralara. Sonra bir gün çekim ekibinin geldiğini duymuş. Senaryosunu teslim ettiği kanaldan geliyormuş ekip. Çekmeye "çalıştıkları" ise kendi hikayesiymiş! Umursamaz tavırlarla, ciddiyetsiz bir şekilde çekimler başlamış. Film çekilecek ama yöreyi bilen yok! Çaresiz gelmişler bölgenin en iyi araştırmacısına, canlı hafızasına.

 

Kendi senaryosunun bilinçsiz ellerde heba edilmesine daha fazla dayanamamış, gidin başka yerde çekin filminizi, bu yüzsüzlüğe benim tahammülüm yok demiş. Sonrası mı, çekilen görüntüler o kanalda TV filmi olarak sessizce yayınlanıvermiş. Senaryosundaki nüansları görmemelerine kızmış aslında, çalıp oynamalarına değil.

 

Anadolu'nun hikayelerini toplamış bir bir. Onları senaryo haline getirirken, zihninde büyük prodüksiyonlar planlamış. Osman Sınav'la randevulaşmışlar. İki tarafı da heyecanlandırmış proje. Lakin tam gelineceği sırada Sınav büyük bir rahatsızlık geçirmiş, proje de kalıvermiş. “İstanbul yakın değil ki, gideyim günlerce bekleyeyim.” diyor Ulu. İstanbul, onu ve projelerini "beklemeye" almış, elden ne gelir. Sonra bir gün Sinan Çetin'in yapım şirketiyle görüşmüş. Proje "kallavi", iş gelip sponsor meselesine dayanmış, n'apsın Emin Ulu. Dönmüş yeniden Tokat'a. Kitapları Ankara'da Meneviş Yayınları'ndan çıkıyor. Çocuklara yönelik yayın yapan bir kanal davet etmiş, görüşmeler yapılmış, "ırak"lık burada da devreye girmiş, devamı gelmemiş projelerin.

 

Dedim ki, “Ya Ankara? Sen tam TRT'lik projelerden söz açıyorsun.” Meğer oralar da ziyaret edilmiş. Devlet Baba'nın kapısı öyle ha deyince açılmıyor ki. Yanlış kişiler yüzünden doğru yerlere ulaşamamış. İbrahim Şahin'in haberi olsa, TRT sıkı bir prodüksiyona imza atacak ama…

Peki ama, nedir beni bunca heyecanlandıran bu proje. Kuru tarih anlatımlarından sıkılanlar için gerçek olaylardan yola çıkan kurmacayla bütünleşen geçmişin ve bugünün filmi anlattığı. Kurtuluş Savaşı'ndan, casusluk hikayelerinden, şaşırtıcı yolculuklara kadar ne ararsan var içinde. Sürprizlere açık, tüm toplumu heyecanlandıracak ilginç bir hikâye…

 

Yapımcı olarak kimler mi var aklında. Osman Sınav ya da Ahmet Yenilmez.

15 yaşındaki bir delikanlının 1. Cihan Savaşı'nda Tokat'tan Yemen'e gidişini, esaretini, ardından Medine üzerinden Kudüs'e, Şam'a, Halep'e varışını, hazin savaş manzaraları eşliğinde anlattığı hikayeyi, türküsüyle bildiğimiz “Hey Onbeşli Onbeşli” adlı on kitapta toplayan Mehmet Emin Ulu'ya ilk haber TRT'den mi gelir bilinmez ama, Anadolu'yu yoklamak artık "farz" oldu.

Sıkılmadınız mı ekrandaki tarih soslu, bizimsi dizilerden…

 

 

Bünyamin Yılmaz, gözlerimizi biraz daha dikkatle açmaya davet etti.

Güncelleme Tarihi: 29 Eylül 2010, 00:30
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
emel
emel - 11 yıl Önce

EMİN ULU HOCAMIZ.ÇOK KIMETLİ HOCALARIMIZDANDIR.ÜNV DEN TANIYORUM EMİN ULU'YU ...BAŞAK BİR GÖZLE BAKMAYI ÖĞRETEN,MUHTEŞEM İNSAN...SAYGIYLA SELAMLIYORUM...

Abdurrahman sahin
Abdurrahman sahin - 11 yıl Önce

fazla söze gerek yok genelde insan elindekini kaybedince degerini anliyor. ölüncekiymetlenir. kiymetli oldugu yasarken anlisilabilseydi ne güzel olurdu.

ahmet erdin
ahmet erdin - 10 yıl Önce

sayın mehmet emin ulu hocamla sandıklı ulu camide ikindi namazı sonrası tanımış oldum. eserlerinden istifade edeceğim.saygılarımla başarılar dilerim.
sandıklı ulu camii i.h.

Mustafa
Mustafa - 10 yıl Önce

Sayın hocamı gerçekten çok iyi tanıyorum, yıllardır yaptıkları ile bir bir ilegeniyor takıp edıyorum , çalışmalarından hep haberdarım.
İnşallah çalışmalarında başarılara ulaşır, Tek duam bu hocam için, Çok çaba sarf edıyor, Çok Çalışıyor ama karşılığını bulamıyor. İyiniyetını kullanıyorlar hocamın:( Hocam bizler için çok değerli ve anlamlıdır. İnşallah Aradağını en kısa zamnda bulur

gözekseli
gözekseli - 10 yıl Önce

bu yazarımıza ulaşmak istiyorum onbeşlier gidiyor kitabı hakkında soru soracağım

...
... - 10 yıl Önce

ogrencılerden toplar toplar yazıları sonra kıtap yapıp yenıden ogrencılere satan bır adam... Nefret ederdım bunun derslerınden

Mevlüde
Mevlüde - 10 yıl Önce

okuldayken heyecanla beklediğim ders hocamın dersiydi o hep en iyisini hak etti ve öğrencilerine de en iyisini vermeye çalıştı almak isteyenlere ne mutlu...
hocam Allah kaleminizin ve yüreğinizin yardımcısı olsun...

erkut akarsu
erkut akarsu - 10 yıl Önce

evet teşekkür diye başlık attım çünki Sayın Hocam Emin ULU bey gerçek bir tarih aşığı anlatımı ifadesiyle bilgisi ile önünde saygı ile eğildiğim çok kıymetli bir bilgedir . saygılarımla


banner19

banner26