banner17

Malik b. Nebi'nin devrimci yolu!

Sömürgecilik hala gece yarısı çanlarını çalıp sömürge halkını uykuya devam etmeye çağırıyorsa da, artık uyku saati geçmiş, dünya Müslümanlarının teslimiyetçilik ruhu dönmemek üzere gitmiştir. (Malik Bin Nebi)

Malik b. Nebi'nin devrimci yolu!

“Sömürgecilik hala gece yarısı çanlarını çalıp sömürge halkını uykuya devam etmeye çağırıyorsa da, artık uyku saati geçmiş, dünya Müslümanlarının teslimiyetçilik ruhu dönmemek üzere gitmiştir.”(Malik Bin Nebi)Malik Bin Nebi

Ülkesinin, fiziki sömürünün doğrudan muhatabı olmasının verdiği dertlenme neticesinde İslam ümmetinin dirilişi ile ilgili yepyeni kapılar açan Malik bin Nebi, maalesef ülkemizde pek de tanınmamaktadır. Her ne kadar üstad Malik bin Nebi’nin kitapları erken tarihlerde (1960’larda) Türkçeye kazandırılmış olsa da, sonraki süreçte bu değerli aydının kitapları ve fikirleri hak ettiği değeri görmemiştir. 2000’li yıllarda da unutuluşa terk edilmiştir.

Kullandığı dil itibariyle, kimi zaman eleştirilere maruz kalsa da; böyle bir ‘fikir savaşçısı’nın verdiği mücadeleden ve onun teorik tanımlamalarından bihaber olmak, bizlerin gafleti olsa gerek… Zira, gerek fikri gerekse de fiziki olarak dünya müstekbirlerinin sömürü ve zulümlerine maruz kaldığımız böyle bir dönemde, Malik bin Nebi’nin o devrimci duruşundan nasiplenmemiz elzem gözüküyor.

Bu sebeple; isterseniz, gelin birazcık onu tanımaya gayret gösterelim.

Mücadele dolu hayatı ile örnek bir şahsiyet

Kur'an Fenomeni, Malik Bin NebiMalik bin Nebi, 28 Ocak 1905`te Cezayir’de doğdu. Henüz hayatının ilk yıllarından itibaren Fransız sömürge sisteminin uygulamalarının Cezayir’de şekil bulması dolayısıyla, gözlemlediği bu tecrübe, hayatının geri kalanında ciddi bir etki bırakır.

İlk ve orta öğrenimini bir Fransız okulunda tamamladıktan sonra öğrenimine devam etmek üzere 1930 Eylül'ünde Fransa`ya giden Malik bin Nebi, Doğu Araştırmaları Sınavı’na girmesinin engellenmesi neticesinde Elektrik Mühendisliği Enstitüsü’ne girer. Her ne kadar bu enstitüden mezun olmuş olsa da, zamanının büyük bir kısmını felsefe, sosyoloji gibi sosyal bilimlere vukufiyet sağlamakla geçirir. Küçüklüğünden beri içerisinde yaşadığı sömürge ortamını tanımlamada ciddi bir gayrete sahip olması hasebiyle; ‘medeniyet, sömürge, bağımsızlık’ gibi konularla fazlasıyla meşgul olmuştur. Bu bilinç ışığında, Fransa’da yaşayan Kuzey Afrikalı gençlerin ve Cezayirli işçilerin bilinçlenmeleri çalışmalarına ciddi katkı sağlamıştır.

Politik baskılar neticesinde birkaç kez hapishaneye giren Malik bin Nebi, 1956’da Kahire’ye gider. Burada Arapçasını ilerletir ve evinde gençlere yönelik dersler başlatır. Süreç içerisinde bu düşüncelerini farklı Arap coğrafyalarında konferanslar aracılığıyla dile getiren Malik bin Nebi, zamanla Arap dünyasında tanınmaya başlanır. Cezayir`in bağımsızlığını kazanmasından sonra 1963'te ülkesine dönen Malik Bin Nebi, hayatının geri kalanını öğrencilerle ve aydınlarla yaptığı derslere adamıştır.Çağa Tanıklığım, Malik Bin Nebi

Malik Bin Nebi’nin pratik mücadelesi…

Malik bin Nebi, salt bir teorik mücadelenin öncüsü değildir. Hayatının her evresinde, insanlara hem fikirleriyle hem de pratik önderliğiyle öncülük etmiştir. Bu örnekliğini, Cezayir’e geri döndükten sonra, Cezayir Üniversitesi’ndeki öğrencilerle ve aydınlarla yaptığı derslerde ve okul içerisinde verdikleri mücadelelerde görmek mümkündür. Örneğin, Üstad Malik b. Nebi, Marksistlerin ağırlıklı olduğu üniversitede bir mescid açılması için büyük çaba harcamış ve bu çabayı, o esnada çok önemli bir uygulama olarak görmüştür. O kadar ki, bu konu ile ilgili şu sözü sarf etmiştir: "Namaz kılmak için üniversite içerisinde elde edilen bir metrekare, üniversite dışında elde edilen çok geniş mekândan daha hayırlıdır."

Malik bin Nebi, öğrencileriyle haftalık fikri toplantılar gerçekleştirmek üzere evini kullanıma açmıştır. Üniversitenin mescidinden başlayan bu oturumlar ve faaliyetler, bilinçli İslami bir kültürel harekete dönüşerek, nitelikli bireylerin yetişmesine vesile olmuştur. İşte bu hareketin içerisinde bulunan iki isme kulak vermek, sanıyorum onun pratik mücadelesini anlamak açısından da önemli olacaktır.

Dr. Abdullatif Ubade:

İslam Önderleri Serisi: Malik Bin Nebi, Fatih OkumuşGerçekten de Malik b. Nebi, ev oturumlarında devrimsel bir çözümü yerine getirmeye çalışıyor ve insanları ona yöneltiyordu. Bu oturumlar, Fransızca konuşan aydınlar için cumartesi günü, Arapça konuşan aydınlar için ise pazar günleri düzenleniyordu. Hafta sonu tatili, zaman olarak, cumartesi öğleden sonrası ve pazar gününe denk geliyordu. Oturum ikindi namazından hemen sonra başlıyor ve akşam namazından hemen sonra bitiyordu. Zamanla bu oturumlara halk arasında yaygın olmayan bir İslami kıyafet içerisinde bacılarımız da gelmeye başladı. O, ufku geniş, meselelere vakıf, herhangi bir devşirme ideolojiye bağlı kalmaksızın başarılı bir metoda sahipti. Bunu o oturumları izleyen biri rahatlıkla görebiliyordu.

Dr. Muhammed Salim:

Şunu söyleyebilirim ki Malik b. Nebi'nin düşüncesi kendine güveni sağlamış, Batı düşüncesi ve Cezayir Üniversitesi'ndeki sola karşı mücadelede güç kazandırmıştır. Malik b. Nebi'nin öğrencileri imkânların azlığına ve o şartlarda hâkim olan terörist havaya rağmen İslam'a karşıt akımlara göğüs germiştir. 70'lerin sonlarında İslam'a karşıt akımlar hezimete uğramış; üniversite, enstitü ve orta öğretimde kültürlü İslami akım hâkim olmuştur.

 

İsmail Duman ilk defa duyacaklar için haber verdi

Malik b. Nebi hakkında İsmail Duman’ın yazdığı diğer yazımız için tıklayınız: http://www.dunyabizim.com/news_detail.php?id=5369

Güncelleme Tarihi: 14 Ocak 2011, 08:36
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Alperen Gençosmanoğlu
Alperen Gençosmanoğlu - 8 yıl Önce

İsmail Duman'a bize Malik b. Nebi'yi hatırlattığı için teşekkür etmek istiyorum. Malik b. Nebi İslam düşüncesiyle bağımızın koptuğu 19.yy'dan sonraki İslam Düşüncesi için öenmli bir isim. Bu vesileyle dönüp bakmak nasip olur inşallah, bu arada Şam'da yaşıyan İsmail Duman'dan Malik b. Nebi'nin en önemli öğrencilerinden biri olan Cevdet Said ile de yapılacak bir söyleşi birlikte çekilmiş fotoğraflarını burada görmek istiyoruz inşallah...Nakısalarıyla birlikte kendisini rahmetle anılyoruz..

serdar
serdar - 8 yıl Önce

malik bin nebi mısır firavun'u abdunnasır'ın beslemesi bir tipti. bu durum kendisini elbette mısır firavunuyla bir tutulması demek değildir ama o dönemde müslüman kardeşlerin içinde bulınduğu durumu da göza ardı etmemeli!!!

banner8

banner19

banner20